Trafik kazalarında maddi ve manevi tazminat sorumluluğu

Taleple bağlılık kuralı ve Kıdem Tazminat Tavanı
8 Ağustos 2014
Ticareti usulsüz terk
14 Ekim 2014
Hepsini göster

Özü; 1) Desteğin ve davacı Ahmet’in iş göremezlik zararının doğru tespit edilebilmesi için öncelikle adı geçenlerin düzenli ve sürekli nitelikteki aylık gelirlerinin somut delillerle ispatlanması gereklidir.

2) Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önüne alarak hükmedeceği manevi tazminatın adalete uygun olması, zenginleşme aracı olmaması, özendirici nitelikte bulunmaması gerekir. Tazminatın amacı zarara uğrayanda bir huzur duygusu doğurmaktır.

3)Ölüm aylığının peşin sermeye değerinin tavan destekten yoksun kalma tazminatından mahsubu gerektiğinin hükme esas alınan bilirkişi raporunda düşünülmemesi isabetli değildir.

4)İhbar olunan davalı sigorta şirketi ödemeyi yargılama aşamasında ödediğinden güncelleme yapılmadan sadece 18.000,00 TL’nin hesaplanan tazminattan mahsup edilmesi gerekirken faizi ile birlikte mahsup edilmesi doğru olmadığı gibi, davacı kız çocukları için 22 yaş yerine, 18 yaşına kadar destek zararı hesaplanmış olması, davanın kabul ve red oranı nazara alındığı halde yargılama giderlerine hatalı olarak hükmedilmiş olunması isabetli değildir.

         T.C.
    YARGITAY
17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/18995
KARAR NO : 2014/7602

Y A R G I T A Y   İ L A M I

MAHKEMESİ : İstanbul 14. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 23/05/2013
NUMARASI : 2002/878-2013/265
DAVACILAR : ………
DAVALILAR : ……
İHBAR OLUNAN : 1-İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı 2-Yapı Kredi Sigorta A.Ş
BİRLEŞEN DAVA
MAHKEMESİ : Fatih 3.Asliye Hukuk Mahkemesi
KARAR TARİHİ : 6.5.2003
NUMARASI : 2002/958-2003/310

…………….Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraf vekilleri dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalı tarafa ait araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile meydana gelen kazada desteklerinin öldüğünü açıklayıp, fazlaya dair haklarını saklı tutarak davacı eş Derya . için 50.000 TL manevi., 30.000 TL tedavi, defin, destek, davacı çocuklar Emre., Habibe . ve Emine . için 25.000’er TL manevi ve 25.000’er TL destekten yoksun kalma tazminatının, davacı anne Emine . için 25.000 TL manevi, 10.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının, davacı Ahmet için 100.000 TL manevi ve 135.000 TL tedavi ve iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacılar vekili ıslah ile maddi tazminat talebi miktarı toplamını bilirkişi raporu doğrultusunda davacı Derya için 100.696 TL, Emre için 16.812 TL, çocuk Emine için 23.020 TL, Habibe için 21.100 TL, anne Emine için 23.020 TL, ahmet için 261.745 TL’ye yükseltmiştir.

Birleştirilen dava ile de aynı kazadan dolayı; ölen sürücü Murat’ın mirasçıları olan davacılar için 1.000’er TL destek, 10.000’er TL manevi, 800 TL defin tazminatı, 3.500 TL cenaze gazete ilan bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili istenmiş ıslah ile de destek tazminatı istemi, davacı Tülin için 62.843,37 TL, Selin için 2.265,94 TL’ye çıkarılmıştır.
Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; asıl davanın kısmen kabulü ile; davacı Derya için 50.000 TL manevi, 89.701,16 TL destek, 375 TL defin, Emre için 25.000 TL manevi, 7.964,46 TL destek, Habibe için 25.000 TL manevi, 9.976,36 TL destek, çocuk Emine için 25.000 TL manevi, 7.964,46 TL destek, anne Emine için 25.000 TL manevi, 6.463,13 TL destekten yoksun kalma tazminatının, davacı Ahmet için 80.000 TL manevi, 255.529,02 TL iş göremezlik tazminatının davalı Fatma, Olgun, Selin ve Ayhan’dan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, birleştirilen davanın kısmen kabulü ile, davacı Fatma için 5.000 TL manevi, 60.619,88 TL destek, 375 TL defin, Olgun için 5.000 TL manevi, Selin için 5.000 TL manevi, 2.265,94 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Ahmet ve Törem Çorap San. Tic. Ltd. Şti’den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili, birleştirilen davanın davacıları vekili, davalı Ayhan ve Olgun vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl davanın davacıları vekili, birleştirilen davanın davacıları (asıl davanın davalıları) vekili, davalı Ayhan vekili ve davalı Olgun vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. BK nun 45/2 (TBK 53) maddesi gereği, Ölüm neticesi olarak diğer kimseler müteveffanın yardımından mahrum kaldıkları takdirde, onların bu zararını da tazmin etmek lazım gelir. Davalıların ödemesi gereken tazminat miktarı gerçek zarar kadardır. Davacıların desteği Hulusi kaza sonucu ölmüş, davacı Ahmet ise malul kalmış ve aylık gelirlerinin asgari ücret düzeyinde olduğu kabul edilerek yapılan destek ve iş göremezlik zararı miktarına itibar edilmiştir. Bu sebeple desteğin ve davacı Ahmet’in iş göremezlik zararının doğru tespit edilebilmesi için öncelikle adı geçenlerin düzenli ve sürekli nitelikteki aylık gelirlerinin somut delillerle ispatlanması gereklidir. Mahkemece desteğin ve davacının yaptığı iş de nazara alınarak bu doğrultuda tüm yasal deliller usulen toplanmalı, çalıştıkları şirketin defter kayıtları incelenmeli, aylık gelir miktarı net olarak tespit edilemediği durumda asgari ücrete göre hesaplama yapılmalıdır. Anılan hususlar yerine getirilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
3-Mahkemece manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önüne alarak hükmedeceği manevi tazminatın adalete uygun olması, zenginleşme aracı olmaması, özendirici nitelikte bulunmaması gerekir. Tazminatın amacı zarara uğrayanda bir huzur duygusu doğurmaktır. Somut olayda, tarafların kusur oranı, davacının ve ölenlerin yaşları, ekonomik sosyal durumları, duyulan acı gibi nedenler dikkate alındığında, asıl davanın davacıları için hükmedilen manevi tazminat miktarı yüksek düzeyde olup, hükmedilen manevi tazminatlardan bir miktar indirim yapılarak karar verilmesi gerekmektedir.

4-Davacılara desteği Hulusi’nin ölümü ile Bağ-Kur tarafından dul ve yetim aylığı bağlanmıştır. Kaza tarihide dikkate alındığında 1479 sayılı yasanın 63. maddesi uyarınca Bağ-Kur’a tanınan rücu hakkı gereği, bağlanan ölüm aylığının peşin sermeye değerinin tavan destekten yoksun kalma tazminatından mahsubu gerektiğinin hükme esas alınan bilirkişi raporunda düşünülmemesi isabetli değildir.

5-Kabule göre de; hükme esas alınan bilirkişi raporunda sigorta şirketinin ödediği 18.000 TL’nin işlemiş faizi ile birlikte hesaplanan tazminattan mahsup edilmiş olması doğru değildir. Zira ihbar olunan davalı sigorta şirketi ödemeyi yargılama aşamasında ödediğinden güncelleme yapılmadan sadece 18.000,00 TL’nin hesaplanan tazminattan mahsup edilmesi gerekirken faizi ile birlikte mahsup edilmesi doğru olmadığı gibi, davacı kız çocukları için 22 yaş yerine, 18 yaşına kadar destek zararı hesaplanmış olması, davanın kabul ve red oranı nazara alındığı halde yargılama giderlerine hatalı olarak hükmedilmiş olunması isabetli değildir.

SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenle asıl davanın davacıları vekili, birleşen davanın davacıları(asıl davanın davalıları) vekili, davalı Ayhan vekili ve davalı Olgun vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenle davacılar vekilinin, 3 ve 4 numaralı bette açıklanan nedenlerle birleştirilen davanın davacıları (asıl davanın davalıları) vekili, davalı Ayhan vekili ve davalı Olgun vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 1.100,00 TL vekalet ücretinin temyiz eden davacılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalılara verilmesine, 1.100,00 TL vekalet ücretinin temyiz eden davalılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacılara verilmesine, duruşmada vekille temsil olunmayan davalı Ayhan Tekeli yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde tüm temyiz edenlere geri verilmesine 13.5.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.