İcra ve İflas Kanunu

Türk Borçlar Kanunu
4 Temmuz 2014
Avukatlık Kanunu
4 Temmuz 2014
Hepsini göster

İcra ve İflas Kanunu

Kanun Numarası: 2004

Kabul Tarihi: 09/06/1932

Yayımlandığı Resmi Gazete Tarihi: 19/06/1932

Yayımlandığı Resmi Gazete Sayısı: 2128

Açıklama:

1 – 18/02/1961 tarih ve 538 sayılı Kanunun 143. maddesi gereğince, bu kanunda yazılı olan aşağıdaki terimler, karşılarında gösterildiği şekilde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir:

            Cumhuriyet Müddeiumumisi       : Cumhuriyet Savcısı

            İstida                           : Dilekçe

            İtirazın ref’i (Ref’i itiraz) : İtirazın kaldırılması

            Kaza Dairesi                 : Yargı çevresi

            Muavin                         : Yardımcı

            Muhakeme usulü                      : Yargılama usulü

            Müruru zaman               : Zamanaşımı

            Salahiyet                                  : Yetki

            Temyiz Mahkemesi       : Yargıtay

            Zabıt (Varakası)                        : Tutanak

2 – 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 105. maddesi ile, 2004 sayılı Kanuna eklenen “Geçici Madde 3” gereğince, aşağıda verilen ibareler, karşılarında gösterildiği şekilde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir:

            “icra reisi”                     : “icra tetkik mercii hakimi”

            “icra hakim yardımcısı”: “icra tetkik mercii hakimi”

            “icra hakimliği”              : “icra tetkik mercii hakimi”

            “ikametgah”                  : “yerleşim yeri”

            “menkul”                                  : “taşınır”

            “gayrimenkul”               : “taşınmaz”

            “teferruat”                     : “eklenti”

3 – 12/02/2004 kabul tarihli, 21/02/2004 tarih ve 25380 sayılı R.G.de yayımlanan 5092 sayılı Kanunun 11. maddesi ile, 2004 sayılı Kanuna eklenen “Geçici Madde 6” gereğince, aşağıda verilen ibareler, karşılarında gösterildiği şekilde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir:

            “icra tetkik mercii”                     : “icra mahkemesi”

            “tetkik mercii”               : “icra mahkemesi”

            “mercii”                                    : “icra mahkemesi”

            “icra mercii hakimi”                   : “icra hakimi”

            “mercii hakimi”                         : “icra hakimi”

BİRİNCİ BAP: Teşkilat ve muhtelif hükümler

İcra daireleri: (*)

Açıklama:

(*) “İcra daireleri ve memurları:” olan madde başlığı, 02.07.2012 kabul tarihli, 05.07.2012 tarih ve 28344 sayılı R.G.de yayımlanan 6352 sayılı Kanunun 1. maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.

Madde 1 – (Değişik madde: 02.07.2012 – 6352 S.K./1. md.)(*)

Her asliye mahkemesinin yargı çevresinde yeteri kadar icra dairesi bulunur.

Her icra dairesinde Adalet Bakanlığı tarafından atanacak bir icra müdürü, yeteri kadar icra müdür yardımcısı, icra katibi ile adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonları tarafından görevlendirilecek mübaşir ve hizmetli bulunur.

İcra müdür ve icra müdür yardımcıları, Adalet Bakanlığı tarafından yaptırılacak yazılı sınav ve Adalet Bakanlığı tarafından yapılacak sözlü sınav sonucuna göre atanırlar. İcra katipleri arasından Adalet Bakanlığı tarafından yaptırılacak yazılı sınav ve Adalet Bakanlığı tarafından yapılacak sözlü sınav sonucuna göre de icra müdür veya icra müdür yardımcılığı kadrolarına atama yapılabilir.

İcra katipliğine ilk defa atanacaklar, kamu görevlerine ilk defa atanacaklar için yapılacak merkezi sınavda başarılı olanlar arasından Adalet Bakanlığının bu konuda yetki vereceği adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonları tarafından yapılacak uygulama ve sözlü sınav sonucuna göre; unvan değişikliği suretiyle atanacaklar ise uygulama ve sözlü sınav sonucuna göre atanırlar. Unvan değişikliği suretiyle icra katipliğine atanacaklar tahsis edilen kadronun yüzde ellisini geçemez.

İcra müdür ve icra müdür yardımcıları ile icra katiplerinin, yazılı sınav, sözlü sınav, görevlendirme, nakil, unvan değişikliği, görevde yükselme ve diğer hususları yönetmelikle düzenlenir.

İcra dairelerinde, gerektiğinde, Adalet Bakanlığı tarafından belirlenecek esaslar çerçevesinde, adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonu tarafından zabıt katibi, mübaşir ve hizmetli görevlendirilir.

İcra müdürü, icra müdür yardımcısı veya icra katibinin herhangi bir nedenden dolayı yokluğu halinde görev ve yetkileri, adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonu tarafından görevlendirilecek yazı işleri müdürü veya zabıt katibi tarafından yerine getirilir.

Adalet Bakanlığı, icra dairelerini bir arada bulundurmaya ve aynı icra mahkemesine bağlamaya yetkilidir.

Açıklama:

(*) Maddenin değiştirilen metinleri için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 1 – Her asliye mahkemesinin kaza dairesinde lüzumu kadar icra dairesi bulunur.

            Her dairede Adliye Vekaletince tayin edilecek bir icra memuriyle ihtiyaca göre muavin ve mahallerince tayin olunacak katip ve mübaşir ve sair müstahdemler bulunur.

            Ayrıca icra memuru olmıyan yerlerde bu vazife mahkeme başkatipleri tarafından görülür.

            Adliye Vekaleti tensip edeceği sulh mahkemelerine bu mahkemelerin salahiyetli oldukları işlerde icra salahiyetini verebilir. Bu halde icra vazifesi mahkeme katibi tarafından ifa olunur.

            Birden ziyade asliye mahkemesi olan şehirlerde Adliye Vekaleti icra dairelerini bir arada bulundurmağa ve aynı tetkik merciine bağlamağa salahiyetlidir.

———————————————–

2 – 02.07.2012 kabul tarihli, 05.07.2012 tarih ve 28344 sayılı R.G.de yayımlanan 6352 sayılı Kanunun 1. maddesiyle değiştirilen madde:

            Madde 1 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/1 md.)

            Her asliye mahkemesinin yargı çevresinde yeteri kadar icra dairesi bulunur. Her icra dairesinde Adalet Bakanlığınca atanacak bir icra memuru ile yeteri kadar yardımcı ve mahallince atanacak katip, mübaşir ve sair müstahdemler bulundurulur.

            Ayrıca icra memuru olmıyan yerlerde bu vazife mahkeme başkatipleri tarafından görülür.

            Adalet teşkilatı sulh mahkemesinden ibaret bulunan yerlerde Adalet Bakanlığı bu mahkemelere görmeye yetkili olduğu işlerce icra yetkisini verebilir. Bu takdirde icra memuruna ait görev ve yetkiler mahkeme başkatibi, yokluğu halinde zabıt katibi tarafından yerine getirilir.

            Birden ziyade asliye mahkemesi olan yerlerde Adalet Bakanlığı icra dairelerini bir arada bulundurmaya ve aynı icra mahkemesine bağlamaya yetkilidir.

İflas daireleri:

Madde 2 – Her asliye mahkemesinin yargı çevresinde lüzumu kadar iflas dairesi bulunur.

Birinci madde iflasları daireleri hakkında da caridir.

İcra iflas dairelerinin birleştirilmesi:

Madde 3 – İcra ve iflas işleri bir dairede birleştirilebilir.

İcra mahkemesi:

Madde 4 – (Değişik madde: 03/07/1940 – 3890/1 md.)(*)(***)

(Değişik fıkra: 17/07/2003 – 4949 S.K./1. md.)(**) İcra ve iflas dairelerinin muamelelerine karşı yapılan şikayetlerle itirazların incelenmesi icra mahkemesi hakimi yahut kanun gereğince bu görev kendisine verilmiş olan hakim tarafından yapılır. İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığınca icra mahkemesinin birden fazla dairesi kurulabilir. Bu durumda icra mahkemesi daireleri numaralandırılır. İcra mahkemesinin birden fazla dairesi bulunan yerlerde iş dağılımı ve buna ilişkin esaslar, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenir. Her icra mahkemesi hakimi, kendisine Adli Yargı Adalet Komisyonu Başkanlığınca dönüşümlü olarak bağlanan icra ve iflas dairelerinin muamelelerine yönelik şikayetleri ve itirazları inceler, bu dairelerin gözetim ve denetimlerini yapar, idari işlerine bakar.

İcra yetkisini haiz sulh mahkemelerinin muamelelerine karşı vuku bulacak şikayet ve itirazların icra mahkemesi o mahkemenin hakimidir.

Açıklama:

(*) 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

(**) 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 1. maddesi ile değiştirilen fıkra için Tarihçeye bakınız.

(***) Madde, 4949 sayılı kanunla değişik haliyle 31/10/2003 tarihinden itibaren uygulanır.

Tarihçe:

1 – 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 4 – İcra ve İflas dairelerinin muamelelerine karşı yapılan şikayetlerle itirazların tetkik mercii; Mahkeme reisi veya hakimi ve bulunan yerlerde müstakil icra hakimleriyle muavinleri yahut kanun mucibince bu vazife kendilerine verilmiş olan hakimlerdir.

            172 nci maddede yazılı itirazların tetkik mercii ticaret davasını gören mahkemedir.

            İcra salahiyetini haiz sulh mahkemelerinin muamelelerine karşı vukubulacak şikayet ve itirazların tetkik mercii o mahkemenin hakimidir.

            Bu kanunda gösterilen haller müstesna olmak üzere tetkik merciinin vereceği kararlar kabili temyiz olmayıp kat’idir.

————————

2 – 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 1. maddesi ile değiştirilen fıkra metni:

            İcra ve iflas dairelerinin muamelelerine karşı yapılan şikayetlerle itirazların tetkik mercii mahkeme reisi veya hakimi ve bulunan yerlerde müstakil icra hakimleriyle muavinleri yahut kanun mucibince bu vazife kendilerine verilmiş olan hakimlerdir.

Sorumluluk:

Madde 5 – (Değişik madde: 06/06/1985 – 3222/1 md.)(*)

İcra ve İflas Dairesi görevlilerinin kusurlarından doğan tazminat davaları, ancak idare aleyhine açılabilir. Devletin, zararın meydana gelmesinde kusuru bulunan görevlilere rücu hakkı saklıdır. Bu davalara adliye mahkemelerinde bakılır.

Açıklama:

(*) 06/06/1985 tarih ve 3222 sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 06/06/1985 tarih ve 3222 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 5 – İcra ve iflas memurları ve muavinleri ve icra ve iflas dairelerinin katip ve mübaşir ve müstahdemleri, kusurlarından ileri gelen zarar ve ziyandan mesuldürler. Bu zarar ve ziyan davasına mahkemede bakılır.

            (Ek fıkra: 18/02/1965 – 538 S. K.) Zarara uğrıyan şahıs mesuliyet davasında aynı zamanda Devleti de hasım gösterebilir; bu halde verilen karar Devlet aleyhine de kesin hüküm teşkil eder.

Zimmet:

Madde 6 – (Değişik madde: 06/06/1985 – 3222/2 md.)(*)

İcra dairesine tevdi veya bu dairece tahsil olunan veya muhafaza altına alınan paraların, ilgili memur tarafından zimmete geçirilmesi halinde, zimmete geçirilen miktar, cezai takibat sonucu beklenmeden ve tazmin yolunda bir hükme hacet kalmaksızın hazine tarafından derhal icra veznesine yatırılır. Devletin asıl sorumlulara rücu hakkı saklıdır.

Açıklama:

(*) Maddenin değişen metinleri için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 6 – Mutazarrır sabit olan zarar ve ziyanını kusuru yapandan veya kefilinden ister. Bunlardan istifası mümkün olmazsa Devletten ister. Bu takdirde Hazinenin asıl mesullere ve kefillerine rücu hakkı mahfuzdur.

            Devlet mesuliyetine iştirak eylediği vazifedarlardan teminat isteyebilir.

————————-

2 – 06/06/1985 tarih ve 3222 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 6 – Zarara uğrayan şahıs, sabit olan zarar ve ziyanını kusurlu olandan veya kefilinden ister. Bunlardan istifası mümkün olmazsa Devletten ister. Şu kadar ki, icra dairesine tevdi veya bu dairede tahsil olunan paraların ve 88 inci maddenin birinci fıkrasında sayılan değerlerin ilgili memur tarafından zimmete geçirilmesi halinde Devlet hak sahiplerine karşı birinci derecede sorumludur. Her iki halde de Hazinenin asıl sorumlulara ve kefillerine rücu hakkı saklıdır.

            Devlet, sorumluluğuna iştirak ettiği vazifelilerden teminat istiyebilir.

Zarar ve ziyan davasının zamanaşımı:

Madde 7 – Zarar ve ziyan davası, mutazarrır olan tarafın zararı öğrendiği günden bir sene ve her halde zarar ve ziyanı mucip fiilin vukuundan on sene geçmesiyle zamanaşımına uğrar.

Şu kadar ki zarar ve ziyan cezayı mucip bir fiilin neticesi olupta ceza kanunları bu fiili daha uzun bir müddetle zamanaşımına tabi tutmakta ise hukuk davasında da ceza zamanaşımı cari olur.

Tutanaklar:

Madde 8 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/4 md.)(*)

İcra ve iflas daireleri yaptıkları muamelelerle kendilerine vaki talep ve beyanlar hakkında bir tutanak yaparlar. Sözlü itirazlar ile talep ve beyanların altları ilgililer ve icra memuru veya muavini veya katibi tarafından imzalanır.

(Ek fıkra: 02.07.2012 – 6352 S.K./2. md.) İcra ve iflas dairelerince verilen kararlar gerekçeli olarak tutanaklara yazılır.

İlgililer bu tutanakları görebilir ve bunların örneğini alabilir.

İcra ve iflas dairelerinin tutanakları, hilafı sabit oluncaya kadar muteberdir.

Açıklama:

(*) 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 8 – İcra ve iflas daireleri yaptıkları muamelelerle, kendilerine vaki talepler ve beyanlar hakkında zabıt tutarlar.

            Alakası olan kimse bu zabıtları görebilir ve bunların suretini alabilir.

            İcra ve iflas dairelerinin zabıtları, hilafı sabit oluncaya kadar muteberdir.

Paranın ödenmesi ve değerli eşyanın muhafazası: (*)

Açıklama:

(*) “Para ve değerli eşyanın tevdii:” olan madde başlığı, 02.07.2012 kabul tarihli, 05.07.2012 tarih ve 28344 sayılı R.G.de yayımlanan 6352 sayılı Kanunun 4. maddesiyle, 05.01.2013 tarihinde yürürlüğe girmek üzere metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.

Madde 9 – (Değişik madde: 02.07.2012 – 6352 S.K./4. md.)(*)(**)

İcra ve iflas dairelerine yapılacak her türlü nakdi ödeme, Adalet Bakanlığı tarafından uygun görülecek bankalarda icra ve iflas dairesi adına açılan hesaba yapılır. Haciz sırasında, borçlu veya üçüncü kişiler tarafından yapılan ödeme nedeniyle tahsil edilen paralar, en geç tahsilatın yapıldığı günü takip eden ilk iş günü çalışma saati sonuna kadar banka hesabına yatırılmak üzere icra veya mahkeme kasalarında muhafaza edilir.

İcra ve iflas dairelerince yapılması gereken her türlü nakdi ödeme, ilgilisinin gösterdiği banka hesabına aktarılmak üzere, icra müdürü tarafından resen bankaya verilecek talimat gereği yapılır. Talimat, paranın icra ve iflas dairesi hesabına yatırılmasını takip eden en geç üç iş günü sonuna kadar verilir.

İcra ve iflas daireleri aldıkları kıymetli evrak ve değerli şeyleri kasalarında, zorunlu hallerde ise kiralanacak banka kasalarında muhafaza ederler.

Açıklama:

(*) Maddenin değişen metinleri için Tarihçeye bakınız. Son değişiklik 05.01.2013 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Tarihçe:

1 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 9 – İcra ve iflas daireleri aldıkları paraları ve kıymetli evrak ve değerli şeyleri nihayet ertesi günü sağlam bir bankaya ve bulunmıyan yerlerde mahkeme veya icra sandıkları bırakmağa mecburdurlar.

———————————————–

2 – 06/08/1997 tarih ve 4301  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 9 – İcra ve İflas daireleri; aldıkları paraları ve kıymetli evrak ve değerli şeyleri, nihayet ertesi iş günü, çalışma saati sonuna kadar, sermayesinin yarısından fazlası, Devlete ait bulunan bankalardaki hesaplarına yatırmaya, banka bulunmıyan yerlerde icra veya mahkeme kasalarında muhafazaya, kasa da olmıyan mahallerde malsandıklarına bırakmaya mecburdurlar.

            İcra ve İflas dairelerinin para ve değerli şeyleri yatıracakları bankalar hazırlanacak yönetmelikte gösterilir.

———————————————–

3 – 02.07.2012 kabul tarihli, 05.07.2012 tarih ve 28344 sayılı R.G.de yayımlanan 6352 sayılı Kanunun 4. maddesiyle değiştirilen madde:

            Madde 9 – (Değişik madde: 06/08/1997 – 4301/19 md.)

            İcra ve İflas daireleri aldıkları paraları ve kıymetli evrak ve değerli şeyleri, nihayet ertesi işgünü çalışma saati sonuna kadar Adalet Bakanlığınca uygun görülen bankalardaki hesaplarına yatırmaya, banka bulunmayan yerlerde icra veya mahkeme kasalarında muhafazaya, kasa bulunmayan yerlerde ise mal sandıklarına bırakmaya mecburdurlar.

İş görmekten memnuiyet :

Madde 10 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/6 md.)(*)

İcra ve iflas işlerine bakan memur ve müstahdemler

1. Kendisinin,

2. Karı veya kocasının, nişanlısının yahut kan ve sıhri usul ve füruunun veya üçüncü derece dahil olmak üzere bu dereceye kadar olan kan ve sıhri civar hısımlarının,

3. Kanuni mümessili veya vekili yahut müstahdemi bulunduğu bir şahsın,

Menfaati olan işleri göremeyip derhal icra mahkemesine haber vermeye mecbur dur. İcra mahkemesi müracaatı yerinde görürse o işi diğer bir memura, bulunmıyan yerlerde katiplerinden birine verir.

Açıklama:

(*) 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 10 – İcra ve iflas işleriyle meşgul memur ve müstahdemler:

            1 – Kendisinin,

            2 – Karısının, nişanlısının yahut kan ve sıhri usul ve füruunun veya üçüncü derece dahil olmak üzere bu dereceye kadar olan kan ve sıhri civar hısımlarının,

            3 – Kanuni mümessili veya vekili yahut müstahdemi bulunduğu bir şahsın menfaati olan işleri görmeyip derhal tetkik merciini haberdar etmeğe mecburdur. Tetkik mercii müracaatı varit görürse o işi diğer bir memura, bulunmayan yerlerde katiplerden birine verir.

İcra mahkemesi hakiminin reddi :(*)

Açıklama:

(*) “İcra hakimi ve yardımcılarının reddi:” olan madde başlığı, 02/03/2005 kabul tarihli, 18/03/2005 tarih ve 25759 sayılı R.G.de yayımlanan 5311 sayılı Kanunun 1. maddesi ile, 01/04/2005 tarihinden geçerli olmak üzere metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.

Madde 10/a – (Değişik madde: 02/03/2005 – 5311 S.K./1. md.)(*)

İcra mahkemesi hakimi reddedildiği takdirde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunundaki hükümler uygulanır. Ret talebinde bulunan, dilekçesinde ret sebeplerini delilleri ile birlikte bildirmek zorundadır.

Ret talebinin reddi hakkındaki karara karşı istinaf yoluna başvurulması, hakimin işe bakıp karar vermesine engel değildir. Ret talebinin reddi hakkındaki kararın kaldırılması halinde reddedilen hakimin verdiği karar yerine getirilmez. Bu durumda dosya, bölge adliye mahkemesince icra mahkemesinin başka bir dairesine, o yerde icra mahkemesinin başka bir dairesi yoksa en yakın icra mahkemesine gönderilir. 40 ıncı madde hükümleri kıyas yoluyla uygulanır.

Açıklama:

(*) 02/03/2005 kabul tarihli, 18/03/2005 tarih ve 25759 sayılı R.G.de yayımlanan 5311 sayılı Kanunun 1. maddesi ile, 01/04/2005 tarihinden geçerli olmak üzere (5328 sayılı kanunla yürürlük tarihi 01/06/2005 olarak değiştirilmiştir.)değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 02/03/2005 kabul tarihli, 18/03/2005 tarih ve 25759 sayılı R.G.de yayımlanan 5311 sayılı Kanunun 1. maddesi ile değiştirilen madde metni:

            Madde 10/a – (Ek madde: 18/02/1965 – 538/7 md.)

            İcra hakimi veya yardımcıları reddedildiği takdirde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunundaki hükümler uygulanır. Ret talebinde bulunan dilekçesinde ret sebeplerini delilleri ile birlikte bildirmek zorundadır.

            Ret talebinin reddi hakkındaki kararın temyizi, icra hakiminin işe bakıp karar vermesine mani değildir. Ret talebinin reddi hakkındaki kararın bozulması halinde reddedilen hakimin verdiği kararın yerine getirilmesi geri bırakılır. Bozma kararına uyularak ret talebi kesin surette kabul edilirse karar kaldırılır. 40 ıncı madde hükümleri kıyasen uygulanır.

Memnu işler :

Madde 11 – Tetkik vazifesini gören hakimler ve icra ve iflas memur ve müstahdemleri, dairelerince takip edilmekte olan bir alacak veya satılmakta bulunan bir şey hakkında kiminle olursa olsun kendileri veya başkaları hesaplarına bir akit yapamazlar. Yaparlarsa hükümsüzdür.

İcra dairesine ödeme :

Madde 12 – (Mülga madde: 02.07.2012 – 6352 S.K./105. md.)(*)

Açıklama:

(*) Maddenin değiştirilen ve yürürlükten kaldırılan metinleri için Tarihçeye bakınız. 02.07.2012 kabul tarihli, 05.07.2012 tarih ve 28344 sayılı R.G.de yayımlanan 6352 sayılı Kanunun 105. maddesiyle yürürlükten kaldırma hükmü 05.01.2013 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Tarihçe:

1 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 12 – İcra dairesi takipte bulunan alacaklı hesabına verilen paraları kabule mecburdur. Bununla borçlu borcundan kurtulur.

———————————————–

2 – 02.07.2012 kabul tarihli, 05.07.2012 tarih ve 28344 sayılı R.G.de yayımlanan 6352 sayılı Kanunun 105. maddesiyle yürürlükten kaldırılan madde:

            Madde 12 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/8 md.)

            İcra dairesi, takibedilmekte olan bir para alacağına mahsuben borçlu veya üçüncü şahıs tarafından ödenen paraları kabule mecburdur. Bununla borçlu bu miktar borcundan kurtulur.

Gözetim ve denetim :

Madde 13 – (Değişik madde: 06/06/1985 – 3222/3 md.)(*)(***)

(Değişik cümle: 17/07/2003 – 4949 S.K./2. md.)(**) İcra ve iflas daireleri, 4 üncü maddedeki esaslara göre icra mahkemesi hakiminin daimi gözetimi ve denetimi altındadır. Bu daireler Cumhuriyet savcıları ve adalet müfettişleri vasıtası ile denetime tabi tutulur. Cumhuriyet savcıları bu daireleri yılda en az bir defa denetlerler.

İcra ve iflas memur ve yardımcılarının disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerinden dolayı, haklarında Devlet Memurları Kanununun disiplin cezalarına ilişkin hükümleri uygulanır.

Açıklama:

(*) Maddenin değişen metinleri için Tarihçeye bakınız.

(**) 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 2. maddesi ile değiştirilen cümle için Tarihçeye bakınız.

(***) Madde, 4949 sayılı kanunla değişik haliyle 31/10/2003 tarihinden itibaren uygulanır.

Tarihçe:

1 – 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 13 – Tetkik vazifesini gören hakimler icra ve iflas dairelerini murakabe ederler. Bu daireler Cumhuriyet müddeiumumilerinin daimi murakabesi altında olup en az senede bir defa teftiş olunur.

            Görülecek hata ve kusurlardan dolayı icra ve iflas memur ve muavinleri hakkında Adliye Vekaletince aşağıdaki inzibati cezalardan her hangi biri tatbik olunur:

            1 – Tevbih,

            2 – Dörtte üçünü geçmemek üzere aylıktan kesme,

            3 – Altı ayı geçmemek üzere işten el çektirme,

            4 – Azil.

            Bunlardan tevbih ve aylıktan kesme cezalarına tetkik mercii vazifesini gören hakim dahi karar verebilir. Bu karar aleyhine Adliye Vekaleti memurin inzibat komisyonunda itiraz olunabilir.

            Ancak hakim sınıfından tayin olunan icra ve iflas memurları hakkında hakimler kanunu hükümleri caridir.

            İnzibati cezalar adli takiplere mani değildir.

————————-

2 – 06/06/1985 tarih ve 3222 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 13 – Tetkik mercii vazifesini gören hakimler icra ve iflas dairelerini murakabe ederler. Bu daireler cumhuriyet müddeiumumilerinin daimi murakabesi altında olup en az senede bir defa teftiş olunur. Bundan başka icra daireleri tefrik olunacak adliye müfettişleri vasıtasiyle de devamlı olarak teftişe tabi tutulur.

            Görülecek hata veya kusurlardan dolayı icra ve iflas memur ve muavinleri hakkında Adliye Vekaletince aşağıdaki inzibati cezalardan her hangi biri tatbik olunur:

            1 – Tevbih,

            2 – Dörtte üçü geçmemek üzere aylıktan kesme,

            3 – Altı ayı geçmemek üzere işten el çektirme,

            4 – Azil.

            Bunlardan tevbih ve aylıktan kesme cezalarına tetkik merci vazifesini gören hakim dahi karar verebilir. Bu karar aleyhine Adliye Vekaleti memurin inzibat komisyonunda itiraz olunabilir.

            Ancak hakim sınıfından tayin olunan icra ve iflas memurları Hakkında Hakimler Kanunu hükümleri caridir.

            Adli takipler inzibati cezalara mani değildir.

————————-

3 – 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 2. maddesi ile değiştirilen cümle metni:

            İcra ve iflas daireleri tetkik mercii hakiminin daimi gözetimi ve denetimi altındadır.

Birinci teftiş :

Madde 13/a – (Ek madde: 18/02/1965 – 538/9 md.)

13 üncü maddeye göre Cumhuriyet savcılarınca ilk defa yapılacak teftişin, geçen bir yıllık işlemlere şamil olmak üzere her sene Ocak ayı içinde yapılması ve düzenlenecek raporların birer örneğinin icra ve iflas dairesi ile Cumhuriyet savcılığında saklanması (…)(*) gereklidir.

Teftişlerin yapılması, savcılıkların açık olması hallerinde bunun kimler tarafından yerine getirileceği ve teftiş raporlarının nasıl düzenleneceği yönetmelikte belirtilir.

Açıklama:

(*) Burada yer alan “, diğer örneğinin ise en geç o ayın sonunda Adalet Bakanlığına gönderilmesi” ibaresi, 02.07.2012 kabul tarihli, 05.07.2012 tarih ve 28344 sayılı R.G.de yayımlanan 6352 sayılı Kanunun 5. maddesiyle madde metninden çıkartılmıştır.

Tüzük, yönetmelik ve yargıtay kararları :

Madde 14 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/10 md.)(*)

Bu kanunun uygulama şekli tüzükle, icra ve iflas daireleri ile icra mahkemelerinde tutulacak defterlerle dosyaların ve diğer basılı kağıtların düzenlenme şekilleri Adalet Bakanlığınca hazırlanacak yönetmelikle tayin ve tesbit olunur.(**)

(Mülga İkinci fıkra: 06/06/1985 – 3222/47 md.)(***)

(Ek fıkra: 17/07/2003 – 4949 S.K./3. md.)(****) Yargıtay, icra ve iflas işlerine ait kararların tamamını düzenli olarak yayımlar. Buna ilişkin esaslar Yargıtay tarafından yönetmelikle düzenlenir.

Açıklama:

(*) 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

(**) Söz konusu tüzük için, Tüzükler menüsündeki “İcra ve İflas Kanununun Tatbikatına Dair Nizamname”ye bakınız.

(***) 06/06/1985 tarih ve 3222 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılan fıkra için Tarihçeye bakınız.

(****) 4949 sayılı kanunla yapılan değişiklik 31/01/2004 tarihinden itibaren uygulanır.

Tarihçe:

1 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 14 – İcra Vekilleri Heyeti bu kanuna dair nizamnameler çıkarır.

            İcra ve İflas işlerine ait temyiz içtihatları, muntazaman neşir ve tamim edilir.

————————-

2 – 06/06/1985 tarih ve 3222 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılan fıkra metni:

            İcra ve iflas işlerine ait Yargıtay kararları, çıkarılacak resmi bir kararlar dergisinde muntazaman yayınlanır.

Harçlar :

Madde 15 – (Değişik madde: 03/07/1940 – 3890/1 md.)(*)

İcra ve iflas harçlarını kanun tayin eder. Kanunda hilafı yazılı değilse, bütün harç ve masraflar borçluya ait olup neticede ayrıca hüküm ve takibe hacet kalmaksızın tahsil olunur.

İcra takiplerinde, müzahereti Adliye kararları takibe yetkili icra mahkemesi tarafından Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 465 ve müteakip maddelerine tevfikan ittihaz olunur.

Açıklama:

(*) 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 15 – İcra ve İflas harçlarını kanun tayin eder.

            Kanunda hilafı yazılı değilse, bütün harç ve masraflar borçluya ait olup neticede ayrıca hüküm ve takibe hacet kalmaksızın tahsil olunur.

Şikayet ve şartlar :

Madde 16 – (Değişik madde: 03/07/1940 – 3890/1 md.)(*)

Kanunun hallini mahkemeye bıraktığı hususlar müstesna olmak üzere İcra ve İflas dairelerinin yaptığı muameleler hakkında kanuna muhalif olmasından veya hadiseye uygun bulunmamasından dolayı icra mahkemesine şikayet olunabilir. Şikayet bu muamelelerin öğrenildiği tarihten yedi gün içinde yapılır.

Bir hakkın yerine getirilmemesinden veya sebepsiz sürüncemede bırakılmasından dolayı her zaman şikayet olunabilir.

Açıklama:

(*) 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 16 – Kanunun hallini mahkemeye bıraktığı hususlar müstesna olmak üzere icra ve iflas dairelerinin yaptığı muameleler hakkında kanuna muhalif olmasından veya hadiseye uygun bulunmamasından dolayı tetkik merciine şikayet olunabilir. Şikayet bu muamelenin öğrenildiği tarihten beş gün içinde yapılır.

            Bir hakkın yerine getirilmemesinden veya sebepsiz sürüncemede bırakılmasından dolayı her zaman şikayet olunabilir.

Şikayet üzerine yapılacak muameleler :

Madde 17 – Şikayet icra mahkemesince, kabul edilirse şikayet olunan muamele ya bozulur, yahut düzeltilir.

Memurun sebepsiz yapmadığı veya geciktirdiği işlerin icrası emrolunur.

Yargılama usulleri :

Madde 18 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/11 md.)(*)

(Değişik fıkra: 02.07.2012 – 6352 S.K./6. md.)(*) İcra mahkemesine arzedilen hususlar ivedi işlerden sayılır ve bu işlerde basit yargılama usulü uygulanır.

Şu kadar ki, talep ve cevaplar dilekçe ile olabileceği gibi icra mahkemesine ifade zaptettirmek suretiyle de olur.

(Değişik fıkra: 17/07/2003 – 4949 S.K./4. md.)(**) Aksine hüküm bulunmayan hallerde icra mahkemesi, şikayet konusu işlemi yapan icra dairesinin açıklama yapmasına ve duruşma yapılmasına gerek olup olmadığını takdir eder; duruşma yapılmasını uygun gördüğü takdirde ilgilileri en kısa zamanda duruşmaya çağırır ve gelmeseler bile gereken kararı verir. Duruşma yapılmayan işlerde icra mahkemesi, işin kendisine geldiği tarihten itibaren en geç on gün içinde kararını verir. Duruşmalar, ancak zorunluluk halinde ve otuz günü geçmemek üzere ertelenebilir.

Açıklama:

(*) Maddenin değişen metinleri için Tarihçeye bakınız.

(**) 4949 sayılı kanunla yapılan değişiklik, 30/07/2003 tarihinden sonra yapılacak şikayetler hakkında uygulanır.

Tarihçe:

1 – 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 18 – Tetkik merciine arzedilen hususlarda basit usulü muhakeme tatbik olunur. Şu kadar ki talep ve cevaplar istida ile olabileceği gibi ifade zaptettirmek suretiyle de olur.

            Kanunda sarahat bulunmıyan hallerde tetkik mercii veya ticaret mahkemesi iki taraf arasında duruşma yapılmasına lüzum olup olmadığını takdir eder. Duruşma en kısa müddet içinde yapılarak karara raptolunur.

————————-

2 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 18 – Tetkik merciine arzedilen hususlardan basit usulü muhakeme tatbik olunur.

            Şu kadar ki, talep ve cevaplar istida ile olabileceği gibi ifade zaptettirmek suretile de olunur.

            Kanunda sarahat bulunmayan hallerde tetkik mercii iki taraf arasında duruşma yapılmasına lüzum olup olmadığını takdir eder. Duruşma en kısa müddet içinde yapılarak karara raptolunur.

————————-

3 – 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 4. maddesi ile değiştirilen fıkra metni:

            Kanunda sarahat bulunmıyan hallerde tetkik mercii iki taraf arasında duruşma yapılmasına lüzum olup olmadığını takdir eder; duruşma yapılmasını tensip ettiği takdirde tarafları en kısa zamanda duruşmaya çağırır ve gelmeseler bile icabeden kararı verir. Duruşma yapılmıyan işlerde merci, işin kendisine geldiği tarihten itibaren en geç on gün içinde kararını verir. Duruşmalar ancak zaruret halinde ve onbeş gün geçmemek üzere talik olunabilir.

———————————————–

4 – 02.07.2012 kabul tarihli, 05.07.2012 tarih ve 28344 sayılı R.G.de yayımlanan 6352 sayılı Kanunun 6. maddesiyle değiştirilen 1. fıkra:

            İcra mahkemesine arzedilen hususlarda basit yargılama usulü uygulanır.

Müddetler

Başlaması ve bitmesi :

Madde 19 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/12 md.)(*)

Gün olarak tayin olunan müddetlerde ilk gün hesaba katılmaz. Ay veya sene olarak tayin olunan müddetler ayın veya senenin kaçıncı günü işlemeye başlamış ise biteceği ay veya senenin aynı gününde ve müddetin biteceği ayın sonunda böyle bir gün yoksa ayın son gününde biter.

Bir müddetin sonuncu günü resmi bir tatil gününe rastlarsa, müddet tatili takibeden günde biter.

Müddet, son günün tatil saatinde bitmiş sayılır.

Açıklama:

(*) 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 19 – Gün olarak tayin olunan müddetlerde ilk gün hesaba katılmaz.

            Ay veya sene olarak tayin olunan müddetler ayın veya senenin kaçıncı günü işlemeğe başlamış ise biteceği ay veya senenin aynı gününde ve müddetin biteceği ayın sonunda böyle bir gün yoksa ayın son gününde, sonuncu gün bir tatile tesadüf ederse tatili takip eden günde biter.

            Müddet son günün akşamı tatil saatinde bitmiş sayılır.

Müddetlerin değiştirilmemesi:

Madde 20 – Bu kanunun tayin eylediği müddetleri değiştiren bütün mukaveleler hükümsüzdür. Ancak her hangi bir müddetin geçmesinden istifade hakkı olan borçlu bu hakkından vazgeçebilir. Bu vazgeçme üçüncü şahıslara tesir etmez.

İcra tebliğleri:

Madde 21 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/13 md.)(*)

İcra dairelerince yapılacak tebliğler yazı ile ve Tebligat Kanunu hükümlerine göre olur. Bu tebliğler makbuz karşılığında doğrudan doğruya tevdi suretiyle de yapılabilir.

İlamda ve 38 inci maddeye göre ilam hükmünde sayılan belgelerle ipotek senedinde yazılı olan adresi değiştiren alacaklı veya borçlu; keyfiyeti birbirlerine noter vasıtasiyle bildirmiş olmadıkça, tebligat aynı adrese yapılır ve bu adreste bulunmadığı takdirde Tebligat Kanununun 35 inci maddesi uygulanır.

Adres değişikliği, yukarıdaki fıkra gereğince alacaklı veya borçlu tarafından diğer tarafa tebliğ olunduğu halde eski adrese tebligat yaptırarak Tebligat Kanununun 35 inci maddesinden faydalanmış olan taraf bu suretle diğer tarafa verdiği bütün zararları yüzde 15 fazlasiyle ödemeye mecbur olduğu gibi hakkında 343 üncü maddedeki ceza da uygulanır.

Açıklama:

(*) Maddenin değişen metinleri için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 21 – İcra dairelerince yapılacak tebliğler yazı ile olur.

————————-

2 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 21 – İcra dairelerince yapılacak tebliğler yazı ile olur.

            Bu tebliğler alakadarın muvafakatiyle ve makbuz mukabilinde doğrudan doğruya tevdi suretiyle de yapılabilir.

İcranın durdurulması:

Madde 22 – Şikayet, icra mahkemesince karar verilmedikçe icrayı durdurmaz.

Kanundaki Istılahlar:

Madde 23 – (Değişik madde: 14.01.2011 – 6103 S.K./41. md.)(*)

Bu Kanunun uygulanmasında;

1. “İpotek” tabiri ipotekleri, ipotekli borç senetlerini, irat senetlerini, eski hukuk hükümlerine göre tesis edilmiş taşınmaz rehinlerini, taşınmaz mükellefiyetlerini, bazı taşınmazlar üzerindeki hususi imtiyazları ve taşınmaz eklenti üzerine rehin muamelelerini,

2. “Taşınır rehni” tabiri, teslime bağlı rehinleri, Türk Medeni Kanununun 940 ıncı maddesinde öngörülen rehinleri, ticari işletme rehnini, hapis hakkını, alacak ve sair haklar üzerindeki rehinleri,

3. Sadece “Rehin” tabiri, “ipotek” ve “taşınır rehni” tabirlerine giren bütün taşınır ve taşınmaz rehinlerini,

ihtiva eder.

Açıkça öngörülen istisnalar dışında, bayrağına ve bir sicile kayıtlı olup olmadığına bakılmaksızın bütün gemiler hakkında bu Kanunun taşınırlara ilişkin hükümleri uygulanır. Bu Kanun uyarınca gemi siciline verilecek şerhler, Türk Ticaret Kanununun 977 nci maddesi hükmüne tabidir.

Açıklama:

(*) Maddenin değiştirilen metinleri için Tarihçeye bakınız. Son değişiklik 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girer.

Tarihçe:

1 – 29/06/1956 tarih ve 6763 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 23 – Bu kanundaki manasına göre:

            (İpotek) tabiri ipotekleri, ipotekli borç senetlerini, irat senetlerini, eski hukuk hükümlerine göre yapılmış gayrimenkul rehinlerini, gayrimenkul mükellefiyetlerini, bazı gayrimenkuller üzerindeki hususi imtiyazları ve gayrimenkul teferruatı üzerine terhin muamelelerini;

            (Menkul rehni) tabiri teslimi meşrut rehinleri, hayvan rehinlerini, hapis hakkını, alacak ve sair hakların terhinini;

            Sadece (rehin) tabiri menkul ve gayrimenkul rehinlerini ihtiva eder.

            (Gayrimenkul) tabiri gemilere de şamildir.

———————

2 – 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 5. maddesi ile değiştirilen fıkra metni:

            (Menkul rehni) tabiri, teslimi meşrut rehinleri, hayvan rehinlerini, hapis hakkını, alacak ve sair haklar üzerindeki rehinleri,

———————————————–

3 – 14.01.2011 kabul tarihli, 14.02.2011 tarih ve 27846 sayılı R.G.de yayımlanan 6103 sayılı Kanunun 41. maddesiyle değiştirilen madde:

            Madde 23 – (Değişik madde: 29/06/1956 – 6763/42 md.)

            Bu kanunun tatbikında:(ipotek) tabiri ipotekleri, ipotekli borç senetlerini, irat senetlerini, gemi ipoteklerini, eski hukuk hükümlerine göre tesis edilmiş taşınmaz rehinlerini, taşınmaz mükellefiyetlerini, bazı taşınmazlar, üzerindeki hususi imtiyazları ve taşınmaz eklentisi üzerine rehin muamelelerini,

            (Değişik fıkra: 17/07/2003 – 4949 S.K./5. md.) (Taşınır rehni) tabiri, teslime bağlı rehinleri, Türk Medeni Kanununun 940 ıncı maddesinde öngörülen rehinleri, ticari işletme rehnini, hapis hakkını, alacak ve sair haklar üzerindeki rehinleri,

            Sadece (Rehin) tabiri, (İpotek) ve (Taşınır rehni) tabirlerine giren bütün taşınır ve taşınmaz rehinlerini ihtiva eder.

            (Taşınmaz) tabiri, gemi siciline kayıtlı olan gemilere de şamildir. Diğer gemiler bu kanun hükmünce taşınır sayılır.

İKİNCİ BAP: İlamların İcrası

I. Para ve Teminattan başka Borçlar Hakkında İlamların İcrası:

Taşınır teslimi:

Madde 24 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/14 md.)(*)(***)

Bir taşınırın teslimine dair olan ilam icra dairesine verilince icra memuru bir icra emri tebliği suretiyle borçluya yedi gün içinde o şeyin teslimini emreder.

İcra emrinde; alacaklı ve borçlunun ve varsa mümessillerinin adları ve soyadları ile şöhret ve yerleşim yerleri hükmü veren mahkemenin ismi ve hükmolunun şeyin neden ibaret olduğu, ilamın tarih ve numarası ve icra mahkemesinden veya istinaf veya temyiz yahut iadei muhakeme yoliyle ait olduğu mahkemeden icranın geri bırakılması hakkında bir karar getirilmedikçe cebri icraya devam olunacağı yazılır.(*4*)

Borçlu, bu emri hiç tutmaz veya eksik bırakır ve hükmolunan taşınır veya misli yedinde bulunursa elinden zorla alınıp alacaklıya verilir.

Yedinde bulunmazsa ilamda yazılı değeri alınır. Vermezse ayrıca icra emri tebliğine hacet kalmaksızın haciz yoliyle tahsil olunur. Taşınır malın değeri, ilamda yazılı olmadığı veya ihtilaflı bulunduğu takdirde, icra memuru tarafından haczin yapıldığı tarihteki rayice göre takdir olunur.(**)

Hükmolunan taşınırın değeri, borsa veya ticaret odalarından, olmıyan yerlerde icra memuru tarafından seçilecek bilirkişiden sorulup alınacak cevaba göre tayin edilir.

İlgililerin bu hususta icra mahkemesine şikayet hakları vardır.

(Mülga fıkra: 14.01.2011 – 6103 S.K./41. md.)(*5*)

Açıklama:

(*) Maddenin değişen metinleri için Tarihçeye bakınız.

(**) Fıkranın son cümlesinde yer alan “takip tarihindeki” ibaresi, 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 6. maddesi ile “haczin yapıldığı tarihteki” şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

(***) Madde, 4949 sayılı kanunla değişik haliyle 30/07/2003 tarihinden sonra yapılacak hacizlerde uygulanır.

(*4*) Fıkrada yer alan “veya istinaf” ibaresi, 02/03/2005 kabul tarihli, 18/03/2005 tarih ve 25759 sayılı R.G.de yayımlanan 5311 sayılı Kanunun 2. maddesi ile, 01/01/2004 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere eklenmiştir.

(*5*) 14.01.2011 kabul tarihli, 14.02.2011 tarih ve 27846 sayılı R.G.de yayımlanan 6103 sayılı Kanunun 41. maddesiyle, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmek üzere yürürlükten kaldırılan 7. fıkra için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 24 – Bir menkulün teslimine dair olan ilam icra dairesine verilince icra memuru bir icra emri tebliği suretiyle borçluya beş gün içinde o şeyin teslimini emreder.

            İcra emrinde: Alacaklı ve borçlunun ve varsa mümessillerinin isim ve şöhret ve ikametgahları, hükmü veren mahkemenin ismi ve hükmolunan şeyin neden ibaret olduğu ve olbaptaki ilamın tarih ve numarası ve tetkik merciinden veya temyiz yahut iadei muhakeme yoliyle ait olduğu mahkemeden icranın geri bırakılması hakkında bir karar getirilmedikçe cebri icraya devam olunacağı yazılır.

            Borçlu, bu emri hiç tutmaz veya eksik bırakır ve hükmolunan menkul veya misli yedinde bulunursa elinden zorla alınıp alacaklıya verilir.

            Yedinde bulunmazsa ilamda yazılı değeri alınır. Vermezse ayrıca icra emri tebliğine hacet kalmaksızın haciz yoliyle tahsil olunur. Değeri ilamda yazılı olmayıpta ihtilaflı bulunursa icra memuru tarafından takdir olunur.

            Hükmolunan menkulün değer bahası borsa veya ticaret odalarından, olmayan yerlerde icra memuru tarafından intihap olunacak ehlivukuftan sorulup alınacak cevaba göre tayin edilir.

            Alakadarların bu hususta tetkik merciine şikayete hakları vardır.

————————-

2 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 24 – Bir menkulün teslimine dair olan ilam icra dairesine verilince icra memuru bir icra emri tebliği suretiyle borçluya yedi gün içinde o şeyin teslimini emreder.

            İcra emrinde; alacaklı ve borçlunun ve varsa mümessillerinin isim ve şöhret ve ikametgahları, hükmü veren mahkemenin ismi ve hükmolunan şeyin neden ibaret olduğu ve olbaptaki ilamın tarih ve numarası ve tetkik merciinden veya temyiz yahut iadei muhakeme yoliyle ait olduğu mahkemeden icranın geri bırakılması hakkında bir karar getirilmedikçe cebri icraya devam olunacağı yazılır.

            Borçlu, bu emri hiç tutmaz veya eksik bırakır ve hükmolunan menkul veya misli yedinde bulunursa elinden zorla alınıp alacaklıya verilir.

            Yedinde bulunmazsa ilamda yazılı değeri alınır. Vermezse ayrıca icra emri tebliğine hacet kalmaksızın haciz yoliyle tahsil olunur. Değeri ilamda yazılı olmayıp da ihtilaflı bulunursa icra memuru tarafından takdir olunur.

            Hükmolunan menkulün değer bahası borsa veya ticaret odalarından, olmayan yerlerde icra memuru tarafından intihap olunacak ehli vukuftan sorulup alınacak cevaba göre tayin edilir.

            Alakadarların bu hususta tetkik merciine şikayet hakları vardır.

            (Ek fıkra: 29/06/1956 tarih ve 6763 S.K.) 26 ncı maddenin 3 ve 4 üncü fıkraları, gemi siciline kayıtlı olmıyan gemiler hakkında da tatbik olunur.

———————————————–

3 – 14.01.2011 kabul tarihli, 14.02.2011 tarih ve 27846 sayılı R.G.de yayımlanan 6103 sayılı Kanunun 41. maddesiyle yürürlükten kaldırılan 7. fıkra:

            26 ncı maddenin 3 ve 4 üncü fıkraları, gemi siciline kayıtlı olmıyan gemiler hakkında da uygulanır.

Çocuk teslimi:

Madde 25 – (Değişik madde: 03/07/1940 – 3890/1 md.)(*)

Çocuk teslimine dair olan ilam icra dairesine verilince icra memuru 24 üncü maddede yazılı şekilde bir icra emri tebliği suretiyle borçluya yedi gün içinde çocuğun teslimini emreder. Borçlu bu emri tutmazsa çocuk nerede bulunursa bulunsun ilam hükmü zorla icra olunur.

Çocuk teslim edildikten sonra diğer taraf haklı bir sebep olmaksızın çocuğu tekrar alırsa ayrıca hükme hacet kalmadan zorla elinden alınıp öbür tarafa teslim olunur.(**)

Açıklama:

(*) 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

(**) Fıkrayla ilgili olarak, bu Kanunun 341 inci maddesine bakınız.

Tarihçe:

1 – 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 25 – Çocuk teslimine dair olan ilam icra dairesine verilince icra memuru 24 üncü maddede yazılı şekilde bir icra emri tebliği suretiyle borçluya beş gün içinde çocuğun teslimini emreder. Borçlu bu emri tutmazsa çocuk nerede bulunursa bulunsun ilam hükmü zorla icra olunur.

            Çocuk teslim edildikten sonra diğer taraf haklı bir sebep olmaksızın çocuğu tekrar alırsa ayrıca hükme hacet kalmadan zorla elinden alınıp öbür tarafa teslim olunur.

Çocukla şahsi münasebet tesisine dair ilamın icrası:

Madde 25/a – (Ek madde: 18/02/1965 – 538/15 md.)

Çocukla şahsi münasebetlerin düzenlenmesine dair ilam hükmünün yerine getirilmesi talebi üzerine icra memuru, küçüğün ilam hükümleri dairesinde lehine hüküm verilen tarafla şahsi münasebette bulunmasına mani olunmamasını; aksi halde ilam hükmünun zorla yerine getirileceğini borçluya 24 üncü maddede yazılı şekilde bir icra emri ile tebliğ eder. Bu emirde ilam hükmüne aykırı hareketin 341 inci maddedeki cezayı müstelzim olduğu da yazılır.

Borçlu bu emri tutmazsa ilam hükmü zorla yerine getirilir. Borçlu alacaklının şikayeti üzerine ayrıca 341 inci maddeye göre cezalandırılır.

Madde 25/b – (Ek madde: 17/07/2003 – 4949 S.K./7. md.)(*)

Çocukların teslimine ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair ilamların icrası, icra müdürü ile birlikte Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu tarafından görevlendirilen sosyal çalışmacı, pedagog, psikolog veya çocuk gelişimcisi gibi bir uzmanın, bunların bulunmadığı yerlerde bir eğitimcinin hazır bulunması suretiyle yerine getirilir.

Açıklama:

(*) Madde, 30/07/2003 tarihinden sonra, ilam hükmünün zorla icra edileceği çocuk teslimlerinde ve çocukla şahsi münasebet tesislerinde uygulanır.

Taşınmaz tahliye ve teslimi :

1 – Borçlunun elinde ise:

Madde 26 – (Değişik madde: 14.01.2011 – 6103 S.K./41. md.)(*)

Bir taşınmazın tahliye ve teslimine dair olan ilam, icra dairesine verilince icra müdürü 24 üncü maddede yazılı şekilde bir icra emri tebliği suretiyle borçluya yedi gün içinde hükmolunan şeyin teslimini emreder.

Borçlu taşınmazı işgal etmekte iken bu emri tutmazsa, ilamın hükmü zorla icra olunur.

Alacaklıya teslim olunan taşınmaza haklı bir sebep olmaksızın tekrar giren borçlu ayrıca hükme hacet kalmadan zorla çıkarılır.

Taşınmazın içinde bulunup da ilamda dahil olmayan eşya çıkarılarak borçluya teslim ve hazır değilse vekiline veya ailesi halkından veyahut müstahdemlerinden reşit bir kimseye tevdi olunur. Bunlardan da kimse bulunmazsa mezkur eşya masrafı ileride borçluya ödetilmek üzere peşin olarak alacaklıdan alınıp emin bir yerde veya alacaklının yedinde hıfzettirilir ve icra dairesince hemen yapılacak tebligat üzerine borçlu eşyanın bulunduğu mahalde ise beş ve değil ise otuz gün içinde eşyayı almaktan veya masrafı ödemekten imtina eder yahut lüzum görülürse icra müdürü icra mahkemesinin kararıyla bunları satıp tutarından masrafı ifa eder. Fazla kalırsa borçlunun adına, Adalet Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikte nitelikleri belirlenen bankalardan birine yatırılır.

Açıklama:

(*) Maddenin değiştirilen metinleri için Tarihçeye bakınız. Son değişiklik 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girer.

Tarihçe:

1 – 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 26 – Bir gayrimenkul veya bir geminin tahliye ve teslimine dair olan ilam icra dairesine verilince icra memuru 24 üncü maddede yazılı şekilde bir icra emri tebliği suretiyle borçluya beş gün içinde hükmolunan şeyin teslimini emreder.

            Borçlu gayrimenkulü veya gemiyi işgal etmekte iken bu emri tutmazsa ilamın hükmü zorla icra olunur.

            Alacaklıya teslim olunan gayrimenkule veya gemiye haklı bir sebep olmaksızın tekrar giren borçlu ayrıca hükme hacet kalmadan zorla çıkarılır.

            Bunların içinde bulunupta ilamda dahil olmayan eşya çıkarılarak borçluya teslim ve hazır değilse vekiline veya ailesi halkından veyahut müstahdemlerinden reşit bir kimseye tevdi olunur. Bunlardan da kimse bulunmazsa mezkur eşya masrafı ilerde borçluya ödetilmek üzere peşin olarak alacaklıdan alınıp emin bir yerde veya alacaklının yedinde hıfzettirilir ve icra dairesince hemen yapılacak tebligat üzerine borçlu eşyanın bulunduğu mahalde ise beş ve değilse otuz gün içinde eşyayı almaktan veya masrafı ödemekten imtina eder yahut lüzum görülürse icra memuru tetkik merciinin karariyle bunları satıp tutarından masrafı ifa eder. Fazla kalırsa borçlu namına sağlam bir bankaya yatırılır.

—————————

2 – 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 8. maddesi ile değiştirilen cümle metni:

            Fazla kalırsa borçlunun namına sağlam bir bankaya yatırılır.

———————————————–

3 – 14.01.2011 kabul tarihli, 14.02.2011 tarih ve 27846 sayılı R.G.de yayımlanan 6103 sayılı Kanunun 41. maddesiyle değiştirilen madde:

            Madde 26 – (Değişik madde: 03/07/1940 – 3890/1 md.)(*)(**)

            Bir taşınmaz veya bir geminin tahliye ve teslimine dair olan ilam icra dairesine verilince icra memurunun 24 üncü maddede yazılı şekilde bir icra emri tebliği suretiyle borçluya yedi gün içinde hükmolunan şeyin teslimini emreder.

            Borçlu taşınmazı veya gemiyi işgal etmekte iken bu emri tutmazsa, ilamın hükmü zorla icra olunur.

            Alacaklıya teslim olunan taşınmaza veya gemiye haklı bir sebep olmaksızın tekrar giren borçlu ayrıca hükme hacet kalmadan zorla çıkarılır.

            Bunların içinde bulunup da ilamda dahil olmayan eşya çıkarılarak borçluya teslim ve hazır değilse vekiline veya ailesi halkından veyahut müstahdemlerinden reşit bir kimseye tevdi olunur. Bunlardan da kimse bulunamazsa meskur eşya masrafı ileride borçluya ödetilmek üzere peşin olarak alacaklıdan alınıp emin bir yerde veya alacaklının yedinde hıfzettirilir ve icra dairesince hemen yapılacak tebligat üzerine borçlu eşyanın bulunduğu mahalde ise beş ve değil ise otuz gün içinde eşyayı almaktan veya masrafı ödemekten imtina eder yahut lüzum görülürse icra memuru icra mahkemesinin karariyle bunları satıp tutarından masrafı ifa eder. (Değişik cümle: 17/07/2003 – 4949 S.K./8. md.) Fazla kalırsa borçlunun adına, Adalet Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikte nitelikleri belirlenen bankalardan birine yatırılır.

            (*) 29/06/1956 tarihli ve 6763 sayılı Kanunun 42 nci maddesi ile bu maddede geçen “Gemi” kelimeleri “Gemi siciline kayıtlı olan gemi” şeklinde değiştirilmiştir.

            (****) Madde, 4949 sayılı kanunla değişik haliyle 31/10/2003 tarihinden itibaren uygulanır.

2 – Taşınmaz üçüncü şahıs elinde ise :

Madde 27 – Taşınmaz, üçüncü bir şahıs tarafından davadan sonra ve hükümden evvel tapuya tescil edilmiş bir akte müsteniden işgal edilmekte ise alacaklı borçlunun o şahsa karşı malik olduğu hakları haiz olur. Bu şıkkı ihtiyar etmezse borçlusuna karşı tazminat davası açabilir. Şu kadar ki suiniyet sahibi üçüncü şahıslara karşı umumi hükümler mahfuzdur.

(Mülga fıkra: 14.01.2011 – 6103 S.K./41. md.)(*)

Açıklama:

(*) 14.01.2011 kabul tarihli, 14.02.2011 tarih ve 27846 sayılı R.G.de yayımlanan 6103 sayılı Kanunun 41. maddesiyle, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmek üzere yürürlükten kaldırılan 2. fıkra için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 14.01.2011 kabul tarihli, 14.02.2011 tarih ve 27846 sayılı R.G.de yayımlanan 6103 sayılı Kanunun 41. maddesiyle yürürlükten kaldırılan 2. fıkra:

            (Ek fıkra: 29/06/1956 – 6763/42 md.) Gemi siciline kayıtlı olan gemi, borçlunun elinde bulunmazsa alacaklı borçlunun gemiyi işgal etmekte olan şahsa karşı sahip olduğu hakları haiz olur. Şu kadar ki, gemi üçüncü bir şahıs tarafından davadan sonra ve hükümden önce gemi siciline geçirilmiş bir akit sebebiyle işgal edilmekte ise birinci fıkra hükmü tatbik olunur.

Taşınmaz davalarında hükümlerin tapu sicil dairesine tebliği: (*)

Açıklama:

(*) “Taşınmaz davalarında hükümlerin tapu ve gemi sicil dairelerine tebliği:” olan madde başlığı, 14.01.2011 kabul tarihli, 14.02.2011 tarih ve 27846 sayılı R.G.de yayımlanan 6103 sayılı Kanunun 41. maddesiyle, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmek üzere metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.

Madde 28 – (Değişik madde: 14.01.2011 – 6103 S.K./41. md.)(*)

Taşınmaz davalarında davacının lehine hüküm verildiği takdirde mahkeme davacının talebine hacet kalmaksızın hükmün tefhimi ile beraber hulasasını tapu sicili dairesine bildirir. İlgili daire bu ciheti hükmolunan taşınmazın kaydına şerh verir. Bu şerh, Türk Medeni Kanununun 1010 uncu maddesinin ikinci fıkrası hükmüne tabidir.

Taşınmaz davası üzerine verilen karar ileride davacının aleyhine kesinleşirse mahkeme, derhal bu hükmün hulasasını da tapu sicili dairesine bildirir.

Açıklama:

(*) Maddenin değiştirilen metinleri için Tarihçeye bakınız. Son değişiklik 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girer.

Tarihçe:

1 – 29/06/1956 tarih ve 6763 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 28 – Gayrimenkul davalarında davacının lehine hüküm sadır olduğu takdirde mahkeme davacının talebine hacet kalmaksızın hükmün tefkimi ile beraber hulasasını tapu dairesine bildirir. Tapu dairesi bu ciheti hükmolunan gayrimenkulün kaydına şerh verir. Bu şerh tasarruf hakkının her hangi bir şekilde kullanılmasına mani olmaz.

            Gayrimenkul davası ileride davacının aleyhine katileşirse mahkeme derhal bu hükmün hulasasını da tapu dairesine bildirir.

———————————————–

2 – 14.01.2011 kabul tarihli, 14.02.2011 tarih ve 27846 sayılı R.G.de yayımlanan 6103 sayılı Kanunun 41. maddesiyle değiştirilen madde:

            Madde 28 – (Değişik madde: 29/06/1956 – 6763/42 md.)

            Taşınmaz davalarında davacının lehine hüküm verildiği takdirde mahkeme davacının talebine hacet kalmaksızın hükmün tefhimi ile beraber hulasasını tapu ve gemi sicili dairelerine bildirir. İlgili daire bu ciheti hükmolunan taşınmaz veya geminin kaydına şerh verir. Bu şerh Medeni Kanunun 920 nci maddesinin ikinci fıkrası ve tescil edilmiş gemiler hakkında da Ticaret Kanununun 879 uncu maddesinin ikinci fıkrası hükmüne tabidir.

            Taşınmaz davası üzerine verilen karar ileride davacının aleyhine kesinleşirse mahkeme, derhal bu hükmün hulasasını da tapu veya gemi sicili dairesine bildirir.

Taşınmaz hakkındaki hükümden sonra yedin tebeddülü :

Madde 29 – (Değişik madde: 14.01.2011 – 6103 S.K./41. md.)(*)

Hükmün tapu sicili dairesine bildirilmesinden sonraki tebeddüllerin icra muamelelerine tesiri olmaz. Hükümde gösterilen şey kimin elinde ise ondan alınıp alacaklıya teslim olunur.

Şu kadar ki, o yerde bulunan üçüncü şahıs bu malı borçludan teslim almış olmayıp onu doğrudan doğruya işgal etmekte bulunduğunu bildiren bir tapu sicili kaydı gösterirse mahkemeye müracaatla dava açması için kendisine yedi gün mühlet verilir. Bu müddet içinde dava açılırsa icra geri bırakılır.

Açıklama:

(*) Maddenin değiştirilen metinleri için Tarihçeye bakınız. Son değişiklik 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girer.

Tarihçe:

1 – 29/06/1956 tarih ve 6763 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 29 – Hükmün tapu dairesine bildirilmesinden sonraki tebeddüllerin icra muamelelerine tesiri olmaz. Hükümde gösterilen yer kimin yedinde ise ondan alınıp alacaklıya teslim olunur.

            Şu kadar ki; o yerde bulunan üçüncü şahıs yedini veya mülkiyetini borçludan telakki etmeyip doğrudan doğruya işgal ettiğine dair tapu kaydı gösterirse mahkemeye müracaatla dava açması için kendisine yedi gün mühlet verilir. Bu müddet içinde dava açılırsa icra geri bırakılır.

———————————————–

2 – 14.01.2011 kabul tarihli, 14.02.2011 tarih ve 27846 sayılı R.G.de yayımlanan 6103 sayılı Kanunun 41. maddesiyle değiştirilen madde:

            Madde 29 – (Değişik madde: 29/06/1956 – 6763/42 md.)

            Hükmün tapu veya gemi sicili dairesine bildirilmesinden sonraki tebeddüllerin icra muamelelerine tesiri olmaz. Hükümde gösterilen şey kimin elinde ise ondan alınıp alacaklıya teslim olunur.

            Şu kadar ki, o yer veya gemide bulunan üçüncü şahıs bu malı borçludan teslim almış olmayıp onu doğrudan doğruya işgal etmekte bulunduğunu bildiren bir tapu veya gemi sicili kaydı gösterirse mahkemeye müracaatla dava açması için kendisine yedi gün mühlet verilir. Bu müddet içinde dava açılırsa icra geri bırakılır.

Bir işin yapılmasına veya yapılmamasına dair olan ilamlar :(*)

Açıklama:

(*) “Bir işin yapılmasına dair olan ilamlar:” olan madde başlığı, 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 9. maddesi ile metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.

Madde 30 – Bir işin yapılmasına mütedair ilam icra dairesine verilince icra memuru 24 üncü maddede yazılı şekilde bir icra emri tebliği suretiyle borçluya ilamda gösterilen müddet içinde ve eğer müddet tayin edilmemişse işin mahiyetine göre başlama ve bitirme zamanlarını tayin ederek işi yapmağı emreder.

Borçlu muayyen müddetlerde işe başlamaz veya bitirmez ve iş diğer bir kimse tarafından yapılabilecek şeylerden olur ve alacaklı da isterse yapılması için lazımgelen masraf icra memuru tarafından ehlivukufa takdir ettirilir. Bu masrafın ilerde hükme hacet kalmaksızın borçludan tahsil olunup kendisine verilmek üzere ifasına alacaklı muvafakat ederse alınıp hükmolunan iş yaptırılır. Muvafakat etmezse ayrıca hükme hacet kalmadan borçlunun kafi miktarda malı haciz ile paraya çevrilerek o iş yaptırılır.

İlam, bir işin yapılmamasına mütedair olduğu takdirde icra dairesi tarafından ilamın hükmü borçluya aynı müddetli bir emirle tebliğ olunur. Bu emirde ilam hükmüne muhalefetin 343 üncü maddedeki cezayı müstelzim olduğu yazılır.

(Ek fıkra: 17/07/2003 – 4949 S.K./9. md.)(*) Bir işin yapılmasına veya yapılmamasına dair olan ilam hükmü yerine getirildikten sonra borçlu, ilam hükmünü ortadan kaldıracak bir eylemde bulunursa, mahkemeden ayrıca hüküm almaya gerek kalmadan, önceki ilam hükmü tekrar zorla yerine getirilir.

Açıklama:

(*) 4949 sayılı kanunla eklenen fıkra, 30/07/2003 tarihinden sonra ilam hükmünü ortadan kaldıracak borçlu eylemlerinde uygulanır.

İrtifak haklarına mütedair ilamlar: (*)

Açıklama:

(*) “İrtifak haklariyle gemi üzerindeki intifa haklarına mütedair ilamlar:” olan madde başlığı, 14.01.2011 kabul tarihli, 14.02.2011 tarih ve 27846 sayılı R.G.de yayımlanan 6103 sayılı Kanunun 41. maddesiyle, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmek üzere metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.

Madde 31 – (Değişik madde: 14.01.2011 – 6103 S.K./41. md.)(*)

Bir irtifak hakkının kaldırılmasına yahut böyle bir hakkın tahmiline mütedair ilam icra dairesine verilince icra müdürü 24 üncü maddede yazılı şekilde yedi günlük bir icra emri gönderir. Borçlu muhalefet ederse ilamın hükmü zorla icra olunur.

Açıklama:

(*) Maddenin değişen metinleri için Tarihçeye bakınız. Son değişiklik 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girer.

Tarihçe:

1 – 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 31 – Bir irtifak hakkının kaldırılmasına yahut öyle bir hakkın tahmiline mütedair ilam icra dairesine verilince icra memuru 24 üncü maddede yazılı şekilde beş günlük bir icra emri gönderir. Borçlu muhalefet ederse ilamın hükmü zorla icra olunur.

———————————————–

2 – 29/06/1956 tarih ve 6763 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 31 – Bir irtifak hakkının kaldırılmasına yahut öyle bir hakkın tahmiline mütedair ilam icra dairesine verilirse icra memuru 24 üncü maddede yazılı şekilde yedi günlük bir icra emri gönderir. Borçlu muhalefet ederse ilamın hükmü zorla icra olunur.

———————————————–

3 – 14.01.2011 kabul tarihli, 14.02.2011 tarih ve 27846 sayılı R.G.de yayımlanan 6103 sayılı Kanunun 41. maddesiyle değiştirilen madde:

            Madde 31 – (Değişik madde: 29/06/1956 – 6763/42 md.)

            Bir irtifak hakkının veya gemi siciline kayıtlı olan bir gemi üzerindeki intifa hakkının kaldırılmasına yahut böyle bir hakkın tahmiline mütedair ilam icra dairesine verilince icra memuru 24 üncü maddede yazılı şekilde 7 günlük bir icra emri gönderir. Borçlu muhalefet ederse ilamın hükmü zorla icra olunur.

II. Para ve Teminat Verilmesi Hakkındaki İlamların İcrası :

İcra emri ve muhtevası :

Madde 32 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/16 md.)(*)

Para borcuna veya teminat verilmesine dair olan ilam icra dairesine verilince icra memuru borçluya bir icra emri tebliğ eder. Bu emirde 24 üncü maddede yazılanlardan başka hükmolunan şeyin cinsi ve miktarı gösterilir ve nihayet yedi gün içinde ödenmesi ve bu müddet içinde borç ödenmez veya hükmolunan teminat verilmezse icra mahkemesinden veya istinaf veya temyiz yahut iadei muhakeme yolu ile ait olduğu mahkemeden icranın geri bırakılmasına dair bir karar getirilmedikçe cebri icra yapılacağı ve bu müddet içinde 74 üncü madde mucibince mal beyanında bulunması ve bulunmazsa hapis ile tazyik olunacağı, mal beyanında bulunmaz veya hakikata muhalif beyanda bulunursa hapis ile cezalandırılacağı ihtar edilir.(**)(***)(*4*)

(Ek fıkra: 02.07.2012 – 6352 S.K./7. md.) Yabancı devlet aleyhine başlatılan ilamlı icra takiplerine ilişkin icra emrinde uluslararası andlaşmalar saklı kalmak kaydıyla, borçlu devlete ait olan mallar hakkında cebri icra yapılabileceği hususu ayrıca ihtar edilir.

Açıklama:

(*) 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

(**) İkinci cümlede yer alan “hapis ile tazyik olunacağı ve” ibaresi, 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 10. maddesi ile “hapis ile tazyik olunacağı, mal beyanında bulunmaz veya” şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

(***) 4949 sayılı kanunla yapılan değişiklik, 30/07/2003 tarihinden sonra gönderilecek icra emirlerinde uygulanır.

(*4*) Maddede yer alan “temyiz yahut” ibaresi, 02/03/2005 kabul tarihli, 18/03/2005 tarih ve 25759 sayılı R.G.de yayımlanan 5311 sayılı Kanunun 3. maddesi ile, 01/01/2004 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere “istinaf veya temyiz yahut” şeklinde değiştirilmiştir.

Tarihçe:

1 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 32 – Para borcuna veya teminat verilmesine dair olan ilam icra dairesine verilince icra memuru borçluya bir icra emri tebliğ eder. Bu emirde 24 üncü maddede yazılanlardan başka hükmolunan şeyin cinsi ve miktarı gösterilir ve nihayet beş gün içinde ödenmesi ve bu müddet içinde borç ödenmez veya hükmolunan teminat verilmezse tetkik merciinden veya temyiz yahut iadeli muhakeme yoluyle ait olduğu mahkemeden icranın geri bırakılmasına dair bir karar getirilmedikçe cebri icra yapılacağı ve bu müddet içinde 74 üncü madde mucibince mal beyanında bulunması ve bulunmazsa hapis ile tazyik olunacağı ve hakikate muhalif beyanda bulunursa hapis ile cezalandırılacağı ihtar edilir.

            Bir şahıs hakkında para borcuna dair birden ziyade ilamın icrası aynı günde istenmişse icra dairesi bunların icra emirlerini aynı zamanda tebliğ eder.

İcranın geri bırakılması :

Madde 33 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/17 md.)(*)

İcra emrinin tebliği üzerine borçlu yedi gün içinde dilekçe ile icra mahkemesine başvurarak borcun zamanaşımına uğradığı veya imhal veya itfa edildiği itirazında bulunabilir. İtfa veya imha iddiası yetkili mercilerce re’sen yapılmış veya usulüne göre tasdik edilmiş yahut icra dairesinde veya icra mahkemesinde veya mahkeme önünde ikrar olunmuş senetle tevsik edildiği takdirde icra geri bırakılır.

İcra emrinin tebliğinden sonraki devrede tahakkuk etmiş itfa, imhal, veya zamanaşımına dayanan geri bırakma istekleri her zaman yapılabilir. Bunlardan itfa veya imhale dayanan istekler mutlaka noterlikçe re’sen yapılmış veya tasdik olunmuş belgelere veya icra zaptına istinat ettirilmelidir.

İcra mahkemesi, geri bırakılma talebini reddettiği takdirde borçlu ancak istinaf veya temyiz yoluna başvuru süresi içinde alacağı karşılıyacak nakit veya icra mahkemesince kabul edilecek taşınır rehin veya esham veya tahvilat veya taşınmaz rehni yahut muteber bir banka kefaleti göstermek şartiyle istinaf veya temyiz yoluna başvurabilir. Borçlunun yeter malı mahcuz ise veya borçlunun talebi üzerine istinaf veya temyiz yoluna başvuru süresi içinde yeter malı haczedilmişse bu fıkrada yazılı teminatı göstermeye lüzum yoktur.(**)

Borçlu olmadığı parayı ödemek mecburiyetinde kalan borçlunun 72 nci madde mucibince istirdat davası açarak paranın geriye verilmesini istemek hakkı saklıdır.

Açıklama:

(*) Maddenin değişen metinleri için Tarihçeye bakınız.

(**) Fıkrada yer alan “temyiz süresi” ibareleri, 02/03/2005 kabul tarihli, 18/03/2005 tarih ve 25759 sayılı R.G.de yayımlanan 5311 sayılı Kanunun 4. maddesi ile, 01/01/2004 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere “istinaf veya temyiz yoluna başvuru süresi” şeklinde, “temyiz yoluna gidebilir.” ibaresi de “istinaf veya temyiz yoluna başvurabilir.” şeklinde değiştirilmiştir.

Tarihçe:

1 – 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 33 – Tetkik mercii, borçlunun istidası üzerine borcun itfa veya imhal edildiği, resmi yahut ikrar edilmiş bir vesika ile anlaşıldığı veya ilam müruru zamana uğradığı takdirde icranın geri bırakılmasını emreder. Bu hallerin haricinde tetkik merciince icra geri bırakılmaz.

Geri bırakılma talebinin kabul veya reddine mütedair olan kararlar on gün içinde temyiz olunabilir.

————————-

2 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 33 – Tetkik mercii, borçlunun istidası üzerine borcun itfa veya imhal edildiği, resmi veya ikrar edilmiş bir vesika ile anlaşıldığı veya ilam müruruzamana uğradığı takdirde icranın geri bırakılmasını emreder. Bu hallerin haricinde tetkik merciince icra geri bırakılamaz.

            Tetkik mercii, geri bırakılma talebini reddettiği takdirde borçlu ancak nakit veya mercice kabul edilecek menkul rehin veya esham veya tahvilat veya gayrimenkul rehni yahut muteber bir banka kefaleti göstermek şartiyle temyiz yoluna gidebilir.

            Borçlunun kafi malı mahcuz ise ikinci fıkrada yazılı teminatı göstermeğe lüzum yoktur.

            72 nci madde mucibince borçlu olmadığı parayı ödemek mecburiyetinde kalan borçlunun umumi hükümler dairesinde mahkemeye müracaat ederek paranın geriye verilmesini istemek hakkı mahfuzdur.

İlamın zamanaşımına uğradığı iddiası :

Madde 33/a – (Ek madde: 18/02/1965 – 538/18 md.)

İlamın zamanaşımına uğradığı veya zamanaşımının kesildiği veya tatile uğradığı iddiaları icra mahkemesi tarafından resmi vesikalara müsteniden incelenerek icranın geri bırakılmasına veya devamına karar verilir.

Alacaklı, icranın geri bırakılması kararının kesinleştiğinin kendisine tebliğinden sonra, zamanaşımının vaki olmadığını ispat sadedinde ve 7 gün içinde umumi mahkemelerde dava açabilir. Aksi takdirde icrası istenen ilamın zamanaşımına uğradığı hususu kesin hüküm teşkil eder.

İcranın devamına karar verilmesi halinde 33 üncü maddenin son fıkrası burada da uygulanır.

III. Müşterek Hükümler :

İcranın nereden isteneceği :

Madde 34 – İlamların icrası her icra dairesinden talep olunabilir. Alacaklı yerleşim yerini değiştirirse takibin yeni yerleşim yeri icra dairesine havalesini isteyebilir.

Takibin başlaması :

Madde 35 – Takip, ilamın icra dairesine tevdii ile başlar. İstiyen alacaklıya kayıt numarasını mübeyyin bedava ve pulsuz bir ilmühaber verilir.

İcranın geri bırakılması için verilecek süre :(*)

Açıklama:

(*) “İcranın geri bırakılması için verilecek mühlet :” olan madde başlığı, 02/03/2005 kabul tarihli, 18/03/2005 tarih ve 25759 sayılı R.G.de yayımlanan 5311 sayılı Kanunun 5. maddesi ile, 01/04/2005 tarihinden geçerli olmak üzere metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.

Madde 36 – (Değişik madde: 02/03/2005 – 5311 S.K./5. md.)(*)(**)

İlama karşı istinaf veya temyiz yoluna başvuran borçlu, hükmolunan para veya eşyanın resmi bir mercie depo edildiğini ispat eder yahut hükmolunan para veya eşya kıymetinde icra mahkemesi tarafından kabul edilecek taşınır rehni veya esham veya tahvilat veya taşınmaz rehni veya muteber banka kefaleti gösterirse veya borçlunun hükmolunan para ve eşyayı karşılayacak malı mahcuz ise icranın geri bırakılması için bölge adliye mahkemesi veya Yargıtaydan karar alınmak üzere icra müdürü tarafından kendisine uygun bir süre verilir. Bu süre ancak zorunluluk halinde uzatılabilir.

Borçlu, Devlet veya adli yardımdan yararlanan bir kimse ise teminat gösterme zorunluluğu yoktur.

Ücreti ilgililer tarafından verilirse bölge adliye mahkemesi veya Yargıtayca icranın geri bırakılması hakkındaki karar icra dairesine en uygun vasıtalarla bildirilir.

Nafaka hükümlerinde böyle bir süre verilemez.

Bölge adliye mahkemesince başvurunun haklı görülmesi halinde teminatın geri verilip verilmeyeceğine karar verilir. Yargıtayca hükmün bozulması halinde borçlunun başvurusu üzerine, bozmanın mahiyetine göre teminatın geri verilip verilmeyeceğine mahkemece kesin olarak karar verilir.

Bölge adliye mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmesi veya Yargıtayca hükmün onanması halinde alacaklının istemi üzerine başkaca işleme gerek kalmaksızın teminata konu olan para alacaklıya ödenir. Mal ve haklar ise, malın türüne göre icra dairesince paraya çevrilir. İlam alacaklısının teminat üzerinde rüçhan hakkı vardır.

Açıklama:

(*) Maddenin değişen metinleri için Tarihçeye bakınız.

(**) Değiştirilen madde, 01/04/2005 tarihinden geçerli olmak üzere (5328 sayılı kanunla yürürlük tarihi 01/06/2005 olarak değiştirilmiştir.) yürürlüğe girer.

Tarihçe:

1 – 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 36 – İcra emirlerinde yazılı müddetlere kanunen zammı lazım gelen müddetler mahfuz olduğu gibi ilami temyiz eden borçlu temyiz davasında haksız çıktığı takdirde hükmolunan şeyi eda ve teslim edeceğine dair kavi kefalet göstermiş yahut hükmolunan para ve eşyayı resmi bir mevkie depozito etmiş veya hasmı tarafından mal ve mülkleri haczedilmiş olduğunu ispat ederse icranın geri bırakılması için Temyiz Mahkemesinden karar alınmak üzere icra memuru tarafından kendisine münasip bir mühlet verilir.

            Borçlu Devlet veya muzahereti adliyeye nail bir kimse ise yukardaki fıkrada yazılı teminatın bulunduğunu ispata hacet kalmaksızın kendisine bu mühlet verilir.

            Ücreti alakadar tarafından verilirse Temyiz Mahkemesi icranın geri bırakılması hakkındaki kararı icra dairesine telgrafla bildirir.

            Nafaka hükümlerinde böyle bir mühlet verilemez.

————————-

2 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 36 – İlamı temyiz eden borçlu hükmolunan para veya eşyanın resmi bir mevkie depozito edildiğini ispat eder yahut hükmolunan para veya eşya kıymetinde mercice kabul edilecek menkul rehin veya esham veya tahvilat veya gayrimenkul rehin veya muteber banka kefalet gösterirse veya borçlunun hükmolunan para ve eşyayı karşılayacak malı mahcuz ise icranın geri bırakılması için Temyiz Mahkemesinden karar alınmak üzere icra memuru tarafından kendisine münasip bir mühlet verilir. Bu mühlet ancak zaruret halinde uzatılabilir.

            Borçlu, Devlet veya muzahereti adliyeye nail bir kimse ise yukarıdaki fıkrada yazılı teminatın bulunduğunu isbata hacet kalmaksızın kendisine bu mühlet verilir.

            Ücreti alakadar tarafından verilirse Temyiz Mahkemesi icranın geri bırakılması hakkındaki kararı icra dairesine telgrafla bildirir.

            Nafaka hükümlerinde böyle bir mühlet verilemez.

————————-

3 – 02/03/2005 kabul tarihli, 18/03/2005 tarih ve 25759 sayılı R.G.de yayımlanan 5311 sayılı Kanunun 5. maddesi ile değiştirilen madde metni:

            Madde 36 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/19 md.)

            İlamı temyiz eden borçlu hükmolunan para veya eşyanın resmi bir mercie depo edildiğini ispat eder yahut hükmolunan para veya eşya kıymetinde icra mahkemesince kabul edilecek taşınır rehin veya esham veya tahvilat veya taşınmaz rehin veya muteber banka kefaleti gösterirse veya borçlunun hükmolunan para ve eşyayı karşılayacak malı mahcuz ise icranın geri bırakılması için Yargıtaydan karar alınmak üzere icra memuru tarafından kendisine münasip bir mühlet verilir. Bu mühlet ancak zaruret halinde uzatılabilir.

            Borçlu, Devlet veya adli müzaherete nail bir kimse ise teminat göstermek mecburiyeti yoktur.

            Ücreti ilgililer tarafından verilirse Yargıtayca icranın geri bırakılması hakkındaki karar icra dairesine telgrafla bildirilir.

            Nafaka hükümlerinde böyle bir mühlet verilemez.

            Yargıtayca hüküm bozulduğu takdirde borçlunun müracaatı üzerine, bozmanın mahiyetine göre teminatın geri verilip verilmiyeceğine mahkemece kesin olarak karar verilir.

            Yargıtayca ilamın onanması halinde, alacaklının talebi üzerine, başkaca muameleye hacet kalmaksızın teminata konu olan para alacaklıya ödenir, mal ve haklar ise, malın nev’ine göre icra memurluğunca paraya çevrilir. İlam alacaklısının teminat üzerinde rüçhan hakkı vardır.

Haciz veya iflas istemek yetkisi :

Madde 37 – İcra emrinde yazılı müddet geçtiği halde borcunu ödemiyenlerin malları haczolunur yahut borçlu iflasa tabi eşhastan olupta alacaklı isterse salahiyetli ticaret mahkemesince iflasına karar verilir.

İlam mahiyetini haiz belgeler :

Madde 38 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/20 md.)(*)

Mahkeme huzurunda yapılan sulhlar, kabuller ve para borcu ikrarını havire’sen tanzim edilen noter senetleri, istinaf ve temyiz kefaletnameleri ile icra dairesindeki kefaletler, ilamların icrası hakkındaki hükümlere tabidir. Bu maddedeki icra kefaletleri müteselsil kefalet hükmündedir.(**)

Açıklama:

(*) 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

(**) Maddede yer alan “noter senetleri ve” ibaresi, 02/03/2005 kabul tarihli, 18/03/2005 tarih ve 25759 sayılı R.G.de yayımlanan 5311 sayılı Kanunun 6. maddesi ile, 01/01/2004 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere “noter senetleri, istinaf ve” şeklinde değiştirilmiştir.

Tarihçe:

1 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 38 – Mahkeme huzurunda yapılan sulhlar, kabuller ve para borcu ikrarını havi resen tanzim edilen noter senetleri ve temyiz kefaletnameleriyle icra dairesindeki kefaletler ilam hükmündedir.

Zamanaşımı :

Madde 39 – İlama müstenit takip, son muamele üzerinden on sene geçmekle zamanaşımına uğrar.

Noter senedine müstenit takip, senedin mahiyetine göre borçlar veya ticaret kanunlarında muayyen olan zamanaşımlarına tabidir.

İcranın iadesi :

Madde 40 – (Değişik fıkra: 02/03/2005 – 5311 S.K./7. md.)(*) Bir ilamın bölge adliye mahkemesince kaldırılması veya temyizen bozulması icra muamelelerini olduğu yerde durdurur.

(Değişik fıkra: 02/03/2005 – 5311 S.K./7. md.)(*) Bir ilam hükmü icra edildikten sonra bölge adliye mahkemesince kaldırılır veya yeniden esas hakkında karar verilir ya da Yargıtayca bozulup da aleyhine icra takibi yapılmış olan kimsenin hiç veya o kadar borcu olmadığı kesin bir ilamla tahakkuk ederse, ayrıca hükme hacet kalmaksızın icra tamamen veya kısmen eski haline iade olunur.

Ancak üçüncü şahısların hüsnü niyetle kazandıkları haklara halel gelmez.

Açıklama:

(*) 02/03/2005 kabul tarihli, 18/03/2005 tarih ve 25759 sayılı R.G.de yayımlanan 5311 sayılı Kanunun 7. maddesi ile, 01/04/2005 tarihinden geçerli olmak üzere (5328 sayılı kanunla yürürlük tarihi 01/06/2005 olarak değiştirilmiştir.)değiştirilen 1. ve 2. fıkralar için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 02/03/2005 kabul tarihli, 18/03/2005 tarih ve 25759 sayılı R.G.de yayımlanan 5311 sayılı Kanunun 7. maddesi ile değiştirilen 1. ve 2. fıkralar:

            Bir ilamın nakzı icra muamelelerini olduğu yerde durdurur.

            Bir ilam hükmü icra edildikten sonra nakzedılipte aleyhinde icra yapılmış olan kimsenin hiç veya o kadar borcu olmadığı kati bir ilamla tahakkuk ederse ayrıca hükme hacet kalmaksızın icra tamamen veya kısmen eski haline iade olunur.

Umumi hükümler :

Madde 41 – Kanunun bu ikinci babında yazılı hükümlere mugayir olmıyan diğer hükümleri ilama müstenit takiplerde de cereyan eder.

ÜÇÜNCÜ BAP: İlamsız takip

I. TAKİBİN MUHTELİF TARZLARI :

Para borcu ve teminat için takip :

Madde 42 – Bir paranın ödenmesine veya bir teminatın verilmesine dair olan cebri icralar takip talebiyle başlar ve haciz yoliyle veya rehnin paraya çevrilmesi yahut iflas suretiyle cereyan eder.

(Ek fıkra: 02.07.2012 – 6352 S.K./8. md.) Yabancı devlet aleyhine ilamsız takip yoluna başvurulamaz.

İflasa tabi şahıslar hakkındaki takip :

Madde 43 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/21 md.)(*)

İflas yolu ile takip, ancak Ticaret Kanunu gereğince tacir sayılan veya tacirler hakkındaki hükümlere tabi bulunanlar ile özel kanunlarına göre tacir olmadıkları halde iflasa tabi bulundukları bildirilen hakiki veya hükmi şahıslar hakkında yapılır. Şu kadar ki, alacaklı bu kimseler hakkında haciz yolu ile de takipte bulunabilir.

Bu yollardan birini seçen alacaklı bir defaya mahsus olmak üzere o yolu bırakıp harç ödemeksizin diğerine yeni baştan müracaat edebilir.

Açıklama:

(*) 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 43 – Ticaret Kanunu hükmünce iflasa tabi tutulmaları lazımgelen hakiki veya hükmi şahıslar hakkında alacaklı adi iflas yoliyle veya poliçe ve emre muharrer senetlerle çeklere mahsus yolda iflas istiyebileceği gibi haciz yoliyle de takip yapabilir.

            Bu yollardan birini ihtiyar eden alacaklı, bir defaya mahsus olmak üzere o yolu bırakıp diğerine yeni baştan müracaat edebilir.

Ticareti terk edenler:

Madde 44 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/22 md.)(*)

Ticareti terk eden bir tacir 15 gün içinde keyfiyeti kayıtlı bulunduğu ticaret siciline bildirmeye ve bütün aktif ve pasifi ile alacaklılarının isim ve adreslerini gösteren bir mal beyanında bulunmaya mecburdur. Keyfiyet ticaret sicili memurluğunca ticaret sicili ilanlarının yayınlandığı gazete’de ve alacaklıların bulunduğu yerlerde de mutat ve münasip vasıtalarla ilan olunur. İlan masraflarını ödemiyen tacir beyanda bulunmamış sayılır.

Bu ilan tarihinden itibaren bir sene içinde, ticareti terk eden tacir hakkında iflas yolu ile takip yapılabilir.

Ticareti terk eden tacir, mal beyanının tevdii tarihinden itibaren iki ay müddetle haczi kabil malları üzerinde tasarruf edemez.

Üçüncü şahısların zilyedlik ve tapu sicili hükümlerine dayanarak iyi niyetle elde ettiği haklar saklıdır. Ancak karı ve koca ile usul ve füru, neseben veya sıhren ikinci dereceye kadar (Bu derece dahil) hısımlar, evlat edinenle evlatlık arasındaki iktisaplarda iyi niyet iddiasında bulunulamaz.

(Değişik fıkra: 17/07/2003 – 4949 S.K./11. md.)(**)(***) Mal beyanını alan merci, keyfiyeti tapu veya gemi sicil daireleri ile Türk Patent Enstitüsüne bildirir. Bu bildiri üzerine sicile, temlik hakkının iki ay süre ile tahdit edilmiş bulunduğu şerhi verilir. Keyfiyet ayrıca Türkiye Bankalar Birliğine de bildirilir.

Bozulmaya maruz veya muhafazası külfetli olan veya tayin edilen kanuni müddet içinde değerinin düşmesi kuvvetle muhtemel bulunan mallar hakkında, tacirin talebi üzerine, mahkemece icra memuru marifetiyle ve bu kanun hükümleri dairesinde bu malların satılmasına ve bedelinin 9 uncu maddede yazılı bir bankaya depo edilmesine karar verilebilir.

Açıklama:

(*) 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

(**) 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 11. maddesi ile değiştirilen fıkra için Tarihçeye bakınız.

(***) 4949 sayılı kanunla yapılan değişiklik, 30/07/2003 tarihinden sonra verilecek mal beyanlarında uygulanır.

Tarihçe:

1 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 44 – İflasa tabi olupta ticaretlerini terkeylediklerini kanun dairesinde ilan eden şahıslar hakkında ilan tarihinden itibaren bir sene içinde iflas yoliyle takip yapılabilir.

———————–

2 – 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 11. maddesi ile değiştirilen fıkra metni:

            Mal beyanını alan merci, keyfiyeti tapu veya gemi sicil dairelerine bildirir. Bu bildiri üzerine sicile temlik hakkının iki ay süre ile tahdit edilmiş bulunduğu şerhi verilir.

Rehin ve ipotekle temin edilmiş alacaklar:

Madde 45 – Rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoliyle takip yapabilir. Ancak rehinin tutarı borcu ödemeğe yetmezse alacaklı kalan alacağını iflas veya haciz yoliyle takip edebilir.

(Ek fıkra: 21/02/2007 – 5582 S.K./1. md.) 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 38/A maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan konut finansmanından kaynaklanan rehinle temin edilmiş alacaklar ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığının rehinle temin edilmiş alacaklarının takibinde, rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılabilir veya haciz yoluna başvurulabilir.

Poliçe ve emre muharrer senetlerle çekler hakkındaki 167 nci madde hükmü mahfuzdur.

İpotekle temin edilmiş faiz ve senelik taksit alacaklarında, alacaklının intihabına ve borçlunun sıfatına göre, rehinin paraya çevrilmesi veya haciz yahut iflas yollarına müracaat olunabilir.

(Ek fıkra: 27/05/1933 – 2228/1 md.; Mülga fıkra: 29/06/1956 – 6763/42 md.)(*)

Açıklama:

(*) 29/06/1956 tarih ve 6763 sayılı Kanun ile yürürülükten kaldırılan fıkra için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 29/06/1956 tarih ve 6763 sayılı Kanun ile yürürülükten kaldırılan fıkra metni:

            Ticari rehinler hakkında Ticaret Kanunun hükümleri mahfuz olup alacaklı dilerse Ticaret Kanununa, dilerse bu kanun hükümlerine göre rehinin paraya çevrilmesini isteyebilir.

Haciz yoliyle takip:

1 – Umumiyetle:

Madde 46 – Takip diğer bütün hallerde haciz yoliyle yapılır. Borçlu tüccar sıfatını yeni iktisap etmişse bundan evvel aleyhinde talep edilmiş hacizler iflasına hükmolunmadıkça eskisi gibi icra olunur.

2 – Hukuku amme borçları:

Madde 47 – Para cezasiyle diğer hukuku amme borçlarının takibi hakkındaki kanunlar hükmü mahfuzdur. Şu kadar ki, Devletin bir akitten veya haksız bir fiilden doğan alacakları hakkında bu kanunun hükümleri cereyan eder.

Zabıt ve müsadere edilen eşyanın paraya çevrilmesi:

Madde 48 – Devletin cezai ve mali kanunları mucibince zabıt ve müsadere edilmiş olan şeylerin paraya çevrilmesi o kanunların hükümlerine göre yapılır.

Rehin karşılığı ödünç verenler:

Madde 49 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/23 md.)(*)

Rehin karşılığı yapılan ödünç verme işlerinde Medeni Kanun ile Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası ve Türkiye Emlak Kredi Bankasının özel kanunlarında paraya çevirmeye dair hükümleri saklıdır.

Açıklama:

(*) 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 49 – Rehin mukabilinde yapılan ödünç verme işlerinde Kanunu Medeni ile Ziraat ve Emlak ve Eytam Bankalarının hususi kanunlarında paraya çevirmeğe müteallik olarak mevcut olan hükümler mahfuzdur.

II. YETKİ

Yetki ve itirazları:

Madde 50 – (Değişik madde: 03/07/1940 – 3890/1 md.)(*)

Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe salahiyetlidir.

Yetki itirazı esas hakkındaki itirazla birlikte yapılır. İcra mahkemesi tarafından önce yetki meselesi tetkik ve kati surette karara raptolunur.

İki icra mahkemesi arasında yetki noktasından ihtilaf çıkarsa Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 25 inci maddesi hükmü tatbik olunur.

Açıklama:

(*) 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 50 – Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun salahiyete dair hükümleri kıyas yoliyle tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe esas olan aktin yapıldığı icra dairesi de takibe salahiyetlidir.

            Salahiyet itirazı esas hakkındaki itirazla birlikte yapılır. Tetkik mercii tarafından önce salahiyet meselesi tetkik ve kati surette karara raptolunur.

            Karar, salahiyetsizliğe dair ise on gün içinde temyiz olunabilir.

            İki tetkik mercii arasında salahiyet noktasından ihtilaf çıkarsa Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 25 inci maddesi hükmü tatbik olunur.

III. TATİLLER VE TALİKLER

Tatiller:

1 – Bütün borçlular hakkında:

Madde 51 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/24 md.)(*)

Güneşin batmasından bir saat sonra ile güneşin doğmasından bir saat önceye kadarki devrede (Gece vakti) ve tatil günlerinde takip muameleleri yapılamaz. Ancak, gece iş görülen yerlerde gece vakti hasılat haczi mümkündür. Tatil günlerinde haciz ve tebligat yapılabileceği gibi muhafaza tedbirleri de alınabilir. Borçlunun mal kaçırdığı anlaşılırsa gece vakti dahi haciz yapılması caizdir. Bir borçlu hakkında kanunda gösterilen sebeplerden dolayı icra talik edilmiş veya konkordato için mühlet verilmiş ise, o borçluya karşı takip muamelesi yapılamaz.

Açıklama:

(*) 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 51 – Gece iş görülen yerlerde hasılat haczinden başka güneş battıktan doğuncaya kadar ve haciz veya muhafaza tedbirleri ile tebligat işleri müstesna olmak üzere tatil günlerinde hiç bir takip muamelesi yapılamaz. Bir borçlu hakkında kanunda tayin edilmiş sebeplerden dolayı icra talik edilmiş veya konkordato için mühlet verilmiş ise o borçluya karşı da takip muamelesi yapılamaz. Borçlunun mal kaçırdığı anlaşılırsa gece dahi haciz yapılması caizdir.

2 – Borçlunun ailesinden birinin ölümü halinde:

Madde 52 – Karısı yahut kocası ve kan ve sıhriyet itibariyle usul veya füruundan birisi ölen bir borçlu aleyhindeki takip, ölüm günü ile beraber üç gün için talik olunur.

3 – Terekenin borçlarında:

Madde 53 – Terekenin borçlarından dolayı ölüm günü ile beraber üç gün içinde takip geri bırakılır. Mirasçı mirası kabul veya reddetmemişse bu hususta Kanunu Medenide muayyen müddetler geçinceye kadar takip geri kalır.

İcra takibi sırasında borçlu öldüğünde tereke henüz taksim edilmemiş veya resmi tasfiyeye tabi tutulmamış yahut mirasçılar arasında aile şirketi tesis olunmamışsa borçlu hayatta olsaydı hangi usul tatbik olunacak idi ise terekeye karşı ona göre takip devam eder.

Bu takibin mirasçıya karşı devam edebilmesi ancak rehinin paraya çevrilmesi veya haciz yollariyle kabildir.

4 – Tutukluluk ve hükümlülük halinde:

Madde 54 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/25 md.)(*)

Mümessili olmıyan bir tutuklu veya hükümlü aleyhine takipte, mümessil tayini vesayet makamına ait olmadıkça, icra memuru bir mümessil tayin etmesi için kendisine münasip bir mühlet verir ve takibi bu sürenin bitmesine bırakır. Bu mühlet içinde temsilci tayin edip icra dairesine bildirmiyen tutuklu veya hükümlü hakkında takibe devam olunur.

Mal kaçırılması ihtimali olan hallerde bu mühlet içinde de haciz yapılabilir.

Açıklama:

(*) 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 54 – Mümessili olmayan bir mevkuf veya mahpus aleyhine takipte mümessil tayini vesayet makamına ait olmadıkça icra memuru bir mümessil tayin etmesi için kendilerine bir mühlet verir ve takibi bu müddetin bitmesine bırakır.

5 – Askerlik halinde:

Madde 54/a – (Ek madde: 18/02/1965 – 538/26 md.)

Askerlik hizmetinin devamı müddetince erler, onbaşılar ve kıta çavuşları (Uzman veya uzatmalı çavuş ve onbaşılar hariç) aleyhine takipte, icra memuru, bir mümessil tayin etmesi için kendisine münasip bir mühlet verir ve takibi bu sürenin bitmesine bırakır. Bu müddet içinde temsilci tayin edip icra dairesine bildirmiyenler hakkında takibe devam olunur.

Mal kaçırılması ihtimali olan hallerde bu mühlet içinde de haciz yapılabilir.

6 – Borçlunun ağır hastalığı halinde:

Madde 55 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/27 md.)(*)

Takip borçlunun mümessil tayin edemiyecek derecede ağır hastalığı halinde muayyen bir zaman için icra memurluğunca talik olunabilir. Ağır hastalığın resmi belge ile tahakkuku lazımdır.

Mal kaçırılması ihtimali olan hallerde hastalığın devamı sırasında da haciz yapılabilir.

Açıklama:

(*) 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 55 – Takip borçlunun mümessil tayin edemeyecek derecede ağır hastalığı halinde muayyen bir zaman için icra memurluğunca talik olunabilir. Ağır hastalığın resmi vesika ile tahakkuku lazımdır.

Talikın müddetlerin cereyanına tesiri:

Madde 56 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/28 md.)(*)

Takip talikleri esnasında müddetlerin cerayanı durmaz. Müddetin nihayeti bir talik gününe rastlarsa müddet talikin bitiminden sonra bir gün daha uzatılır.

Açıklama:

(*) 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 56 – Tatiller ve takip talikleri esnasında müddetlerin cereyanı durmaz, fakat müddetin nihayeti bir tatil veya talik gününe tesadüf ederse müddet tatil yahut talikın hitamından sonra, üç gün daha uzatılır.

IV. İCRA TEBLİĞLERİ

İcra tebliğleri:

Madde 57 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/29 md.)(*)

İcraya ait tebliğlerde Tebligat Kanunu hükümleri uygulanır. Ancak borçlu, kendilerine kanunen mümessil tayin olunması icabeden şahıslardan ise icra memuru kısa bir zamanda mümessil tayin edilmesini ait olduğu makamdan ister.

Tebliğ, Medeni Kanunun 159 ve 396 ncı maddelerine göre mezun olanların meslek veya sanatına mütaallik muamelelerden doğmuş bir borca dair ise kendilerine yapılır.

Açıklama:

(*) Maddenin değişen metinleri için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 57 – İcraya ait tebligatta Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri caridir. Ancak borçlu, kendilerine kanunen mümessil tayin olunması icabeden şahıslardan ise icra memuru kısa bir zamanda mümessil tayin edilmesini ait olduğu makamdan ister.

            Tebliğ Kanunu Medeninin 159 ve 396 ncı maddelerine göre mezun olanların meslek veya sanatına müteallik muamelelerden doğmuş bir borca dair ise kendilerine yapılır.

V. TAKİP TALEBİ

Takip talebi ve muhtevası:

Madde 58 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/30 md.)(*)

(Değişik fıkra: 02.07.2012 – 6352 S.K./9. md.)(*4*) Takip talebi icra dairesine yazılı veya sözlü olarak ya da elektronik ortamda yapılır.

Talepte şunlar gösterilir:

1. (Değişik bend: 02.07.2012 – 6352 S.K./9. md.)(*4*) Alacaklının ve varsa kanuni temsilcisinin ve vekilinin adı, soyadı; alacaklı veya vekili adına ödemenin yapılacağı banka adı ile hesap bilgileri; varsa Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası veya vergi kimlik numarası; şöhret ve yerleşim yeri; alacaklı yabancı memlekette oturuyorsa Türkiye’de göstereceği yerleşim yeri (Yerleşim yeri gösteremezse icra dairesinin bulunduğu yer yerleşim yeri sayılır.);

2. (Değişik bend: 02.07.2012 – 6352 S.K./9. md.)(*4*) Borçlunun ve varsa kanuni temsilcisinin adı, soyadı, alacaklı tarafından biliniyorsa Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası veya vergi kimlik numarası, şöhret ve yerleşim yeri;

Bir terekeye karşı yapılan taleplerde kendilerine tebligat yapılacak mirasçıların adı, soyadı, biliniyorsa Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası veya vergi kimlik numarası, şöhret ve yerleşim yerleri;

3. (Değişik bend: 17/07/2003 – 4949 S.K./12. md.)(**)(***) Alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarı ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizi;

4. Senet, senet yoksa borcun sebebi;

5. Takip yollarından hangisinin seçildiği;

Alacak belgeye dayanmakta ise, belgenin aslının veya alacaklı yahut mümessili tarafından tasdik edilmiş, borçlu sayısından bir fazla örneğinin takip talebi anında icra dairesine tevdii mecburidir.

Alacaklıya takip talebinde bulunduğuna ve verdiği belgelere, talep ve takip masraflarına dair bedava ve pulsuz bir makbuz verilir.

Açıklama:

(*) 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

(**) 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 12. maddesi ile değiştirilen (3) numaralı bend için Tarihçeye bakınız.

(***) 4949 sayılı kanunla yapılan değişiklik, 30/07/2003 tarihinden sonra yapılacak takiplerde uygulanır.

(*5*) 02.07.2012 kabul tarihli, 05.07.2012 tarih ve 28344 sayılı R.G.de yayımlanan 6352 sayılı Kanunun 9. maddesiyle, 05.01.2013 tarihinde yürürlüğe girmek üzere değiştirilen 1. fıkra ile 2. fıkranın (1) ve (2) numaralı bendleri için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 58 – Takip talebi icra memuruna yazı ile veya şifahen yapılır ve talepte şunlar gösterilir:

            1 – Alacaklının ve varsa vekilinin isim, şöhret ve ikametgahı; ve alacaklı yabancı memlekette oturuyorsa Türkiye’de göstereceği ikametgahı, (ikametgah gösterilmezse icra dairesi ikametgahı sayılır).

            2 – Borçlunun ve varsa kanuni mümessilinin isim, şöhret ve ikametgahı.

            Bir terekeye karşı yapılan taleplerde kendilerine tebligat icra edilecek olan mirasçıların isim, şöhret ve ikametgahları,

            3 – Alacağın veya talep olunan teminatın Türk parasiyle tutarı ve faizli alacaklarda faizin miktariyle işlemeğe başladığı gün,

            4 – Senet, senet yoksa borcun sebebi.

            Rehinli alacaklarda 145 inci maddedeki kayıtların dahi ilavesi lazımdır.

            Alacak vesikaya müstenit ise aslının veya tasdikli suretinin takip talebi anında icra dairesine tevdii mecburidir.

            İsteyen alacaklıya takip talebinde bulunduğuna ve tevdi ettiği vesikalara ve verdiği masraflara dair bedava ve pulsuz bir makbuz verilir.

————————-

2 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 60 – Takip talebi üzerine icra dairesi bir ödeme emri yazar.

            Emir:

            1 – 58 inci madde mucibince takip talebine derci lazımgelen kayıtları,

            2 – Borcun ve masrafları yedi gün içinde ödenmesi, borç teminat itası mükellefiyeti ise teminatın bu müddet zarfında gösterilmesi ihtarını,

            3 – Borcun tamamına veya bir kısmına yahut alacaklının takibat icrası hakkına dair bir itirazı varsa yine bu yedi gün içinde bildirmesi ve bu müddet içinde 74 üncü madde mucibince mal beyanında bulunması ve bulunmazsa hapisle tazyik olunacağı ve hakikate muhalif beyanda bulunursa hapisle cezalandırılacağı ihtarını,

            4 – Borç ödenmez veya itiraz olunmazsa cebri icraya devam edileceği beyanını,

            ihtiva eder.

            Ödeme emri iki nüsha olarak tanzim kılınır. Bir nüshası borçluya diğeri alacaklıya verilir. İki nüsha birbirine uymadığı takdirde borçlununki muteber addolunur.

            Alacaklıya verilen nüsha hiç bir resim ve harca tabi değildir.

——————-

3 – 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 12. maddesi ile değiştirilen (3) numaralı bend metni:

            3. Alacağın ve istenen teminatın Türk parası ile tutarı ve faizi, alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün;

———————————————–

4 – 02.07.2012 kabul tarihli, 05.07.2012 tarih ve 28344 sayılı R.G.de yayımlanan 6352 sayılı Kanunun 9. maddesiyle değiştirilen 1. fıkra ile 2. fıkranın (1) ve (2) numaralı bendleri:

            Takip talebi icra memuruna yazı ile veya sözlü olarak yapılır.

            1. Alacaklının ve varsa kanuni temsilcisinin ve vekilinin adı, soyadı, (Ek ibare: 02/04/1998 – 4358/3 md.) vergi kimlik numarası şöhret ve yerleşim yeri; alacaklı yabancı memlekette oturuyorsa Türkiye’de göstereceği yerleşim yeri (Yerleşim yeri gösteremezse icra dairesinin bulunduğu yer yerleşim yeri sayılır);

            2. Borçlunun ve varsa kanuni temsilcisinin adı, soyadı, (Ek ibare: 02/04/1998 – 4358/3 md.) alacaklı tarafından biliniyorsa vergi kimlik numarası şöhret ve yerleşim yeri;

            Bir terekeye karşı yapılan taleplerde kendilerine tebligat yapılacak mirasçıların adı, soyadı, şöhret ve yerleşim yerleri;

Takip masrafları:

Madde 59 – (Değişik madde: 06/06/1985 – 3222/4 md.)(*)

Takip masrafları borçluya aittir. Alacaklı, yapılmasını talep ettiği muamelenin masrafını ve ayrıca takip talebinde bulunurken borçlunun 62 nci maddeye göre yapabileceği itirazın kendisine tebliğ masrafını da avans olarak peşinen öder.

Alacaklı ilk ödenen paradan masraflarını alabilir.

Açıklama:

(*) 06/06/1985 tarih ve 3222 sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 06/06/1985 tarih ve 3222 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 59 – Takip masrafları borçluya aittir. Alacaklı, yapılmasını talep ettiği muamelenin masrafını peşin verir, vermezse talep hükümsüzdür.

            Alacaklı ilk ödenen paradan masraflarını alabilir.

VI. ÖDEME EMRİ VE İTİRAZ

1 – Ödeme emri ve muhtevası:

Madde 60 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/31 md.)(*)

(Değişik fıkra: 02.07.2012 – 6352 S.K./10. md.)(**) İcra müdürü takip talebinin bu Kanunda öngörülen şartları içerdiğine karar verirse ödeme emri düzenler. Talebin kabul edilmemesi halinde verilen karar tutanağa yazılır.

Emir:

1. (Değişik bend: 02.07.2012 – 6352 S.K./10. md.)(**) Alacaklının veya vekilinin banka hesap numarası hariç olmak üzere, 58 inci maddeye göre takip talebine yazılması lazım gelen kayıtları,

2. (Değişik bend: 02.07.2012 – 6352 S.K./10. md.)(**) Borcun ve masrafların yedi gün içinde icra dairesine ait ödeme emrinde yazılı olan banka hesabına ödenmesi, borç, teminat verilmesi mükellefiyeti ise teminatın bu süre içinde gösterilmesi ihtarını,

3. Takibin dayandığı senet altındaki imza kendisine ait değilse yine bu yedi gün içinde bu cihetin ayrıca ve açıkça bildirilmesi; aksi halde icra takibinde senedin kendisinden sadır sayılacağı, Senet altındaki imzayı reddettiği takdirde icra mahkemesi önünde yapılacak duruşmada hazır bulunması; buna uymazsa vaki itirazın muvakkaten kaldırılmasına karar verileceği,

Borcun tamamına veya bir kısmına yahut alacaklının takibat icrası hakkına dair bir itirazı varsa bunu da aynı süre içinde beyan etmesi,

İhtarını,

4. Senet veya borca itirazını bildirmediği takdirde yukarda yazılı yedi günlük süre içinde 74 üncü maddeye göre mal beyanında bulunması ve bulunmazsa hapisle tazyik olunacağı; mal beyanında bulunmaz veya hakikate aykırı beyanda bulunursa ayrıca hapisle cezalandırılacağı ihtarını,

5. Borç ödenmez veya itiraz olunmazsa cebri icraya devam edileceği beyanını, İhtiva eder.

Ödeme emri iki nüsha olarak düzenlenir. Bir nüshası borçluya gönderilir, diğeri icra dosyasına konulur. Alacaklı isterse kendisine ayrıca tasdikli bir nüsha verilir. Nüshalar arasında fark bulunduğu takdirde borçludaki muteber sayılır.

Alacaklıya verilen nüsha hiçbir resim ve harca tabi değildir.

Açıklama:

(*) Maddenin değişen metinleri için Tarihçeye bakınız.

(**) 02.07.2012 kabul tarihli, 05.07.2012 tarih ve 28344 sayılı R.G.de yayımlanan 6352 sayılı Kanunun 10. maddesiyle, 05.01.2013 tarihinde yürürlüğe girmek üzere değiştirilen 1. fıkra ile 2. fıkranın (1) ve (2) numaralı bendleri için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 60 – Takip talebi üzerine icra dairesi bir ödeme emri yazar.

            Emir:

            1 – 58 inci madde mucibince takip talebine derci lazımgelen kayıtları,

            2 – Borcun ve masrafların on gün içinde ödenmesi, borç teminat itası mükellefiyeti ise teminatın bu müddet zarfında gösterilmesi ihtarını,

            3 – Borcun tamamına veya bir kısmına yahut alacaklının takibat icrası hakkına dair bir itirazı varsa yeni bu on gün içinde bildirmesi ve bildirmediği takdirde bu müddet içinde 74 üncü madde mucibince mal beyanında bulunması ve bulunmazsa hapis ile tazyik olunacağı ve hakikate muhalif beyanda bulunursa hapis ile cezalandırılacağı ihtarını,

            4 – Borç ödenmez veya itiraz olunmazsa cebri icraya devam edileceği beyanını ihtiva eder.

———————————————–

2 – 02.07.2012 kabul tarihli, 05.07.2012 tarih ve 28344 sayılı R.G.de yayımlanan 6352 sayılı Kanunun 10. maddesiyle değiştirilen 1. fıkra ile 2. fıkranın (1) ve (2) numaralı bendleri:

            Takip talebi üzerine icra dairesi bir ödeme emri yazar.

            1. 58 inci maddeye göre takip talebine yazılması lazım gelen kayıtları,

            2. Borcun ve masrafların yedi gün içinde ödenmesi, borç teminat verilmesi mükellefiyeti ise teminatın bu süre içinde gösterilmesi ihtarını,

2 – Ödeme emrinin tebliği:

Madde 61 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/32 md.)(*)

Ödeme emri borçluya takip talebinden itibaren nihayet 3 gün içinde tebliğe gönderilir. Takip belgeye dayanıyorsa, belgenin tasdikli bir örneği ödeme emrine bağlanır.

Müşterek borçlular aynı zamanda takip ediliyorlarsa hepsinin veya bir kısmının bir mümessil tarafından temsil edilmeleri hali müstesna olmak üzere her birine ayrı ayrı ödeme emri tebliğ edilmek lazımdır.

Bir borçlu hakkında aynı günde birden ziyade takip talebi varsa icra dairesi bunların ödeme emirlerini aynı zamanda tebliğe gönderir.

Kanunen eklenmesi gereken müddetler saklıdır.

Borçlu hakkında bir icra dairesinde ayrı ayrı günlerde birden ziyade takip talebinde bulunulmuş ise bunlardan hiçbirinde kendisinden daha eski olan talepten önce ödeme emri tebliğe gönderilemez.

Açıklama:

(*) 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 61 – Ödeme emri borçluya takip talebinden itibaren nihayet üç gün içinde tebliğ edilir. Takip vesikaya müstenitse alacaklı veya mümessili tarafından verilecek imzalı sureti ödeme emrine raptolunur.

            Müşterek borçlular aynı zamanda takip ediliyorlarsa hepsinin veya bir kısmının bir mümessil tarafından temsil edilmeleri hali müstesna olarak her birine ayrı ayrı ödeme emri tebliğ edilmek lazımdır.

            Kanunen zammı lazımgelen müddetler mahfuzdur.

            Bir borçlu hakkında aynı günde birden ziyade takip talebi varsa icra dairesi bunların ödeme emirlerini aynı zamanda tebliğ eder.

            Borçlu hakkında muhtelif günlerde birden ziyade takip talebi varsa bunlardan hiç biri kendinden evvelki talepten önce icra edilemez.

İTİRAZ

1 – Süresi ve şekli:

Madde 62 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/33 md.)(*)

İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur. (Değişik cümle: 17/07/2003 – 4949 S.K./13. md.)(***) İtiraz, takibi yapan icra dairesinden başka bir icra dairesine yapıldığı takdirde bu daire gereken masrafı itirazla birlikte alarak itirazı derhal yetkili icra dairesine gönderir; alınmayan masraftan memur şahsen sorumludur.

(Değişik fıkra: 17/07/2003 – 4949 S.K./13. md.)(**)(*****) Takibe itiraz edildiği, 59 uncu maddeye göre alacaklının yatırdığı avanstan karşılanmak suretiyle üç gün içinde bir muhtıra ile alacaklıya tebliğ edilir.

(Ek fıkra: 17/07/2003 – 4949 S.K./13. md.)(****)(*****) Borçlu veya vekili, dava ve takip işlemlerine esas olmak üzere borçluya ait yurt içinde bir adresi itirazla birlikte bildirmek zorundadır. Adresini değiştiren borçlu yurt içinde yeni adres bildirmediği ve tebliğ memurunca yurt içinde yeni adresi tespit edilemediği takdirde, takip talebinde gösterilen adrese çıkarılacak tebligat borçlunun kendisine yapılmış sayılır.

Borcun bir kısmına itiraz eden borçlunun o kısmın cihet ve miktarını açıkça göstermesi lazımdır. Aksi takdirde itiraz edilmemiş sayılır.

(Mülga fıkra: 17/07/2003 – 4949 S.K./103. md.)(******)

Borçlu takibin müstenidi olan senet altındaki imzayı reddediyorsa, bunu itirazında ayrıca ve açıkça beyan etmelidir. Aksi takdirde icra takibi yönünden senetteki imzayı kabul etmiş sayılır.

Borçluya, itiraz eylediğine dair bedava ve pulsuz bir belge verilir.

Açıklama:

(*) Maddenin değişen metinleri için Tarihçeye bakınız.

(**) Fıkranın değişen metinleri için Tarihçeye bakınız.

(***) 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 13. maddesi ile değiştirilen cümle için Tarihçeye bakınız.

(****) Fıkra, 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 13. maddesi ile madde metnine üçüncü fıkra olarak eklenmiş olup diğer fıkralar buna göre teselsül ettirilmiştir.

(*****) 4949 sayılı kanunla yapılan değişiklikler, 30/07/2003 tarihinden sonra yapılacak itirazlarda uygulanır.

(******) 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 103. maddesi ile yürürlükten kaldırılan fıkra için Tarihçeye bakınız. Kanun metninde her ne kadar dördüncü fıkra yürürlükten kaldırılmıştır demekteyse de 4949 sayılı kanunla madde metnine üçüncü fıkra olarak bir fıkra eklenmesi sebebiyle beşinci fıkra yürürlükten kaldırılmıştır.

Tarihçe:

1 – 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 62 – İtiraz etmek isteyen borçlu itirazını ödeme emrinin tebliği tarihinden on gün içinde istida ile veya şifahen icra dairesine bildirmeğe mecburdur.

            Borcun bir kısmına itiraz eden borçlunun o kısmın cihet ve miktarını açıkça göstermesi lazımdır. Aksi takdirde itiraz edilmemiş sayılır.

            Borçlu isterse itirazda bulunduğuna dair kendisine bedava ve pulsuz bir vesika verilir.

————————-

2 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 62 – İtiraz etmek isteyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden yedi gün içinde istida ile veya şifahen icra dairesine bildirmeğe mecburdur.

            Borcun bir kısmına itiraz eden borçlunun o kısmın cihet ve miktarını açıkça göstermesi lazımdır. Aksi takdirde itiraz edilmemiş sayılır.

            Borçlu isterse itirazda bulunduğuna dair kendisine bir vesika verilir. Bu vesika hiç bir resim ve harca tabi değildir.

————————-

3 – 06/06/1985 tarih ve 3222 sayılı Kanun ile değiştirilen fıkra metni:

            Takibe itiraz edildiği üç gün içinde bir muhtıra ile alacaklıya tebliğe gönderilir. İtirazla birlikte tebliğ masraflarını ödemeyen borçlu itiraz etmemiş sayılır.

————————-

4 – 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 13. maddesi ile değiştirilen cümle metni:

            İtiraz, takibi yapan icra dairesinden gayrı bir icra dairesine yapıldığı takdirde bu daire gereken harç ve masrafları itirazla birlikte alarak yetkili icra dairesine gönderir.

————————-

5 – 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 13. maddesi ile değiştirilen ikinci fıkra metni:

            (Değişik fıkra: 06/06/1985 – 3222/5 md.) Takibe itiraz edildiği, borçlunun yatırdığı veya 59 uncu maddeye göre alacaklının yatırdığı avanstan karşılanmak suretiyle üç gün içinde bir muhtıra ile alacaklıya tebliğe gönderilir.

————————-

6 – 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 103. maddesi ile yürürlükten kaldırılan fıkra metni:

            Borçlu itirazında sebep bildirmediği takdirde itirazın kaldırılması duruşmasında ancak alacaklının istinat ettiği senet metninden anlaşılan itiraz sebeplerini ileri sürebilir.

2 – İtiraz sebepleri:

Madde 63 – (Değişik madde: 17/07/2003 – 4949 S.K./14. md.)(*)(**)

İtiraz eden borçlu, itirazın kaldırılması duruşmasında, alacaklının dayandığı senet metninden anlaşılanlar dışında, itiraz sebeplerini değiştiremez ve genişletemez.

Açıklama:

(*) Maddenin değiştirilen metinleri için Tarihçeye bakınız.

(**) 4949 sayılı kanunla değiştirilen madde, 30/07/2003 tarihinden sonra yapılacak itirazın kaldırılması duruşmalarında uygulanır.

Tarihçe:

1 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 63 – Muteriz, itirazında bildirdiği delil ve sebeplerle bağlı değildir.

———————

2 – 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 14. maddesi ile değiştirilen madde metni:

            Madde 63 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/34 md.)

            Borçlu, 62 nci maddenin dördüncü fıkrasındaki istisnalar dışında, itiraz sebeplerini değiştiremez ve genişletemez.

3 – Alacaklıya verilecek nüsha:

Madde 64 – (Değişik madde: 03/07/1940 – 3890/1 md.)(*)

İtiraz, alacaklıya mahsus ödeme emri nüshasına kaydedilir. İtiraz vakı olmazsa bu husus dahi işaret olunur.

Bu nüsha itirazdan sonra veya itiraz müddetinin bitmesi üzerine alacaklıya verilir.

Açıklama:

(*) 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 64 – Alacaklı isterse ödeme emrine müddeti içinde borçlu tarafından itiraz edilip edilmediğine dair icra dairesince kendisine bir vesika verilir.

4 – Gecikmiş itiraz:

Madde 65 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/35 md.)(*)

Borçlu kusuru olmaksızın bir mani sebebiyle müddeti içinde itiraz edememiş ise paraya çevirme muamelesi bitinceye kadar itiraz edebilir.

Ancak borçlu, maniin kalktığı günden itibaren üç gün içinde, mazeretini gösterir delillerle birlikte itiraz ve sebeplerini ve müstenidatını bildirmeye ve mütaakıp fıkra için yapılacak duruşmaya taallük eden harç ve masrafları ödemeye mecburdur.

İtiraz üzerine icra mahkemesi ancak gecikme sebebinin mahiyetine ve hadisenin özelliklerine göre takibin tatilini tensip edebilir. İcra mahkemesi, tetkikatını evrak üzerinde yapar. Lüzumu halinde iki tarafı hemen davetle mazeretin kabule şayan olup olmadığına karar verir. Duruşmaya karar verilmemesi halinde borçludan alınan masraflar kendisine iade olunur.

Mazeretin kabulü halinde icra takibi durur. Aynı celsede alacaklı itirazın kaldırılmasını sözlü olarak da istiyebilir. Bu takdirde tahkikata devam olunarak gerekli karar verilir.

Daha önce borçlunun mallarına haciz konulmuşsa mazeretin kabulü kararının tefhim veya tebliği tarihinden itibaren alacaklı yedi gün içinde, icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını istemez veya aynı süre içinde 67 nci maddeye göre mahkemeye başvurmazsa haciz kalkar.

Açıklama:

(*) 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 65 – Borçlu kusuru olmaksızın bir mani sebebiyle müddeti içinde itiraz edememiş ise paraya çevirme muamelesi bitinceye kadar itiraz edebilir.

            Ancak borçlu maniin kalktığı günden itibaren üç gün içinde mazeretini gösterir delillerle birlikte itirazını bildirmeğe mecburdur.

            İtiraz üzerine tetkik mercii takibin tatilini tensip edebilir. Merci, her iki tarafı hemen davetle dinledikten sonra mazeret ve itirazın varit olup olmadığına karar verir.

5 – İtirazın hükmü :

Madde 66 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/36 md.)(*)

Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz müddetinde değilse alacaklının talebi üzerine icra memuru takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder. Borçlu, borcun yalnız bir kısmına itirazda bulunmuşsa takibe, kabul ettiği miktar için devam olunur.

Borçlu itirazında imzayı reddetmişse alacaklı derhal icra dairesinden tatbika medar imzaların celbini istiyebilir.

Açıklama:

(*) 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 66 – Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. Borçlu yalnız borcun bir kısmı hakkında itirazda bulunmuş ise kabul ettiği miktar için alacaklı takibe devam olunmasını istiyebilir.

6 – İtirazın hükümden düşürülmesi :(*)

Açıklama:

(*) “6 – İtirazın iptali : ” olan üst başlık, 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 15. maddesi ile metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.

a) İtirazın iptali :(*)

Açıklama:

(*) “a) Mahkemeye başvurmak suretiyle :” olan madde başlığı, 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 15. maddesi ile metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.

Madde 67 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/37 md.)(*)

(Değişik fıkra: 17/07/2003 – 4949 S.K./15. md.)(*)(**) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.

(Değişik fıkra: 09/11/1988 – 3494/1 md.)(*) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.(***)

İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.

(Mülga fıkra: 17/07/2003 – 4949 S.K./103. md.)(*)

Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.

(Ek fıkra: 02.07.2012 – 6352 S.K./11. md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.

Açıklama:

(*) Maddenin değiştirilen ve yürürlükten kaldırılan metinleri için Tarihçeye bakınız.

(**) 4949 sayılı kanunla yapılan değişiklik, 30/07/2003 tarihinden sonra yapılacak itirazlarda uygulanır.

(***) Fıkrada yer alan “yüzde kırkından” ibaresi, 02.07.2012 kabul tarihli, 05.07.2012 tarih ve 28344 sayılı R.G.de yayımlanan 6352 sayılı Kanunun 11. maddesiyle “yüzde yirmisinden” şeklinde değiştirilmiştir.

Tarihçe:

1 – 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 67 – Takip talebine itiraz edilen alacaklı itirazın ref’i talebinde bulunmak istemezse hakkını almak için umumi hükümler dairesinde mahkemeye müracaat edebilir.

            Borçlunun haksızlığına karar verilirse iki tarafın vaziyetine ve davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre yüzde ondan aşağı olmamak üzere alacaklı lehine münasip bir tazminat takdir olunur.

            İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise borçlu hakkında tazminat hükmolunması suiniyetin sübutuna bağlıdır.

————————-

2 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 67 – Takip talebine itiraz edilen alacaklı itirazın ref’i talebinde bulunmak istemezse hakkını almak için umumi hükümler dairesinde mahkemeye müracaat edebilir.

            Borçlunun haksızlığına karar verilirse iki tarafın vaziyetine ve davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre yüzde ondan aşağı olmamak üzere alacaklı lehine münasip bir tazminat takdir olunur.

            İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise borçlu hakkında tazminat hükmolunması suiniyetin sübutuna bağlıdır.

            Alacaklı itirazı öğrendiği tarihten itibaren altı ay içinde refi talebinde bulunmazsa artık bir daha ilamsız takip talebinde bulunamaz.

————————-

3 – 09/11/1988 tarih ve 3494 sayılı Kanun ile değiştirilen fıkra metni:

            Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.

————————-

4 – 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 15. maddesi ile değiştirilen fıkra metni:

            Takip talebine itiraz edilen ve itirazın kaldırılması için mercie müracaat etmek istemiyen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, umumi hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.

————————-

5 – 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 103. maddesi ile yürürlükten kaldırılan metni:

            Alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde itirazın kaldırılması talebinde bulunmazsa bir daha ilamsız takip talebinde bulunamaz.

b) İtirazın kesin olarak kaldırılması :(*)

Açıklama:

(*) “b) İtirazın kesin olarak kaldırılması suretiyle :” olan madde başlığı, 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 16. maddesi ile metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.

Madde 68 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/38 md.)(*)

(Değişik fıkra: 17/07/2003 – 4949 S.K./16. md.)(*) Talebine itiraz edilen alacaklının takibi, imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede yahut resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye müstenitse, alacaklı itirazın kendisine tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde itirazın kaldırılmasını isteyebilir. Bu süre içerisinde itirazın kaldırılması istenilmediği takdirde yeniden ilamsız takip yapılamaz.

Borçlu itirazını varit gösterecek hiçbir belge ibraz edemezse icra mahkemesi itirazın kaldırılmasına karar verir.

İtiraz birinci fıkrada gösterilen senet veya makbuz yahut belgeye müstenit ise itirazın kaldırılması talebi reddolunur.

Borçlu murisine ait bir alacak için takibedilmekte olup da, terekenin borca batık olduğunu ileri sürerse bu hususta ilam getirmesi için kendisine münasip bir mühlet verilir. Bunun dışında itirazın kaldırılması talebinin kabul veya reddi için ileri sürülen iddia ve savunmalar bekletici mesele yapılamaz.

(Değişik fıkra: 09/11/1988 – 3494/2 md.)(*) Borçlunun gösterdiği belge altındaki imza alacaklı tarafından inkar edilirse hakim, 68/a maddesinde yazılı usule göre yaptığı inceleme neticesinde imzanın alacaklıya ait olduğuna kanaat getirdiği takdirde alacaklının itirazın kaldırılması talebini reddeder ve alacaklıyı sözü edilen belgenin taalluk ettiği değer veya miktarın yüzde onu oranında para cezasına mahkum eder. Alacaklı genel mahkemede dava açarsa bu para cezasının infazı dava sonuna kadar tehir olunur ve alacaklı bu davada alacağını ve imzanın kendisine ait olmadığını ispat ederse bu ceza kalkar.

Alacaklı duruşmada bizzat bulunmayıp da imza vekili tarafından reddolunduğu takdirde vekil mütaakıp oturumda müvekkilini imza tatbikatı için hazır bulundurmaya veya masraflarını vererek davetiye tebliğ ettirmeye mecburdur. Kabule değer mazereti olmadan gelmiyen alacaklı borçlunun dayandığı belgede yazılı miktar hakkındaki itirazın kaldırılması talebinden vazgeçmiş sayılır.

(Ek fıkra: 06/06/1985 – 3222/6 md.; Değişik fıkra: 09/11/1988 – 3494/2 md.)(*), (Değişik cümle: 17/07/2003 – 4949 S.K./16. md.)(*)(**) İtirazın kaldırılması talebinin esasa ilişkin nedenlerle kabulü halinde borçlu, talebin aynı nedenlerle reddi halinde ise alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilir. Borçlu, menfi tespit ve istirdat davası açarsa, yahut alacaklı genel mahkemede dava açarsa, hükmolunan tazminatın tahsili dava sonuna kadar tehir olunur ve dava lehine sonuçlanan taraf için, daha önce hükmedilmiş olan tazminat kalkar.(***)

Açıklama:

(*) Maddenin değişen metinleri için Tarihçeye bakınız.

(**) 4949 sayılı kanunla fıkrada yapılan değişiklik, 30/07/2003 tarihinden sonra yapılacak itirazın kaldırılması taleplerine uygulanır.

(***) Fıkrada yer alan “yüzde kırktan” ibaresi, 02.07.2012 kabul tarihli, 05.07.2012 tarih ve 28344 sayılı R.G.de yayımlanan 6352 sayılı Kanunun 12. maddesiyle “yüzde yirmiden” şeklinde değiştirilmiştir.

Tarihçe:

1 – 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 68 – Talebine itiraz edilen alacaklının takibi imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen bir senede yahut resmi dairelerin veya salahiyetli makamların salahiyetleri dahilinde ve usulüne göre verdikleri makbuz veya vesikaya müstenit ise alacaklı itirazın ref’ini istiyebilir.

            Borçlu itirazını varit gösterecek hiç bir vesika gösteremezse tetkik mercii itirazın ref’ine karar verir.

            Borçlunun gösterdiği vesikanın imzası ihtilaflı ise itirazın muvakkaten ref’ine karar verilir.

            İtiraz birinci fıkrada gösterilen senet veya makbuz yahut vesikaya müstenit ise itirazın ref’i talebi reddolunur.

            İtirazın muvakkat olmıyarak ref’ine ve refi talebinin reddine dair olan kararlar on gün içinde temyiz olunabilir.

————————-

2 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 68 – Talebine itiraz edilen alacaklının takibi imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen bir senede yahut resmi dairelerin veya salahiyetli makamların salahiyetleri dahilinde ve usulüne göre verdikleri makbuz veya vesikaya müstenit ise alacaklı itirazın refini isteyebilir.

            Borçlu itirazını varit gösterecek hiç bir vesika göstermezse tetkik mercii itirazın refine karar verir.

            İtiraz birinci fıkrada gösterilen senet veya makbuz yahut vesikaya müstenit ise itirazın refi talebi reddolunur.

            Takip birinci fıkrada yazılan bir vesikaya müstenit değilse alacaklı itirazın muvakkaten refini isteyebilir. Borçlu borcu tanımaz veya imzasını inkar ederse merci hakimi iki tarafın verdikleri izahattan ve bizzat veya ehlivukuf marifetiyle münker imzanın alacaklının medarı tatbik olarak ibraz edeceği imza ile yahut borçluya yazdıracağı yazılarla tatbik ve tetkikinden veya sair delail karinelerden borçluya ait olduğuna kanaat getirirse itirazını muvakkaten refine karar verir.

            Borçlunun gösterdiği vesika altındaki imza alacaklı tarafından inkar edilirse hakim, dördüncü fıkrada yazılı usule tevfikan yaptığı tetkikat neticesinde imzanın alacaklıya ait olduğuna kanaat getirdiği takdirde alacaklının ref’i itiraz talebini reddeder.

            İmza tatbikında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun ehlivukufa ait hükümleriyle 309 uncu maddesinin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları ve 310, 311 ve 312 nci maddeleri hükümleri tatbik olunur.

————————-

3 – 09/11/1988 tarih ve 3494 sayılı Kanun ile değiştirilen fıkra metni:

            Borçlunun gösterdiği belge altındaki imza alacaklı tarafından inkar edilirse hakim, 68/a maddesinde yazılı usule göre yaptığı inceleme neticesinde imzanın alacaklıya ait olduğuna kanaat getirdiği takdirde alacaklının itirazın kaldırılması talebini reddeder ve alacaklıya 50 liradan 5 000 liraya kadar para cezasına mahkum eder. Bu suretle tayin edilen para cezalarının tahsili Amme Alacaklarının Tahsili Usulü hakkındaki Kanun hükmüne tabidir. Alacaklı genel mahkemede dava açarsa bu para cezasının tahsili dava sonuna kadar tehir olunur ve alacaklı bu davada alacağını ve imzanın kendisine ait olmadığını ispat ederse bu ceza kalkar.

————————-

4 – 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 16. maddesi ile değiştirilen fıkra metni:

            Talebine itiraz edilen alacaklının takibi, imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını mutazammın bir senede yahut resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye müstenitse, alacaklı itirazın kaldırılmasını isteyebilir.

————————-

5 – 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 16. maddesi ile değiştirilen son fıkranın ilk cümlesi:

            İtirazın kaldırılması talebinin kabulü halinde borçlu, bu talebin reddi halinde ise alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine yüzde kırktan aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilir.

c) İtirazın geçici olarak kaldırılması :(*)

Açıklama:

(*) “c) İtirazın muvakkaten kaldırılması suretiyle:” olan madde başlığı, 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 17. maddesi ile metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.

Madde 68/a – (Ek madde: 18/02/1965 – 538/39 md.)

(Değişik fıkra: 17/07/2003 – 4949 S.K./17. md.)(*)(**) Takibin dayandığı senet hususi olup, imza itiraz sırasında borçlu tarafından reddedilmişse, alacaklı itirazın kendisine tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde itirazın geçici olarak kaldırılmasını isteyebilir. Bu halde icra hakimi iki taraftan izahat alır.

Senet altındaki imzayı reddeden borçlu takibi yapan icra dairesinin yetki çevresi içinde ise, itirazın kaldırılması için icra mahkemesi önünde yapılacak duruşmada, mazeretini daha önce bildirip tevsik etmediği takdirde, bizzat bulunmaya mecburdur. İcra dairesinin yetki çevresi dışında ödeme emri tebliğ edilen borçlu, istinabe yolu ile isticvabına karar verilmesi halinde, aynı mecburiyete tabidir.

Tatbika medar imza mevcutsa bununla, yoksa borçluya yazdıracağı yazı ve attıracağı imza ile yapılacak mükayese ve incelemelerden veya diğer delil ve karinelerden icra mahkemesi, reddedilen imzanın borçluya aidiyetine kanaat getirirse itirazın muvakkaten kaldırılmasına karar verir. Hakim lüzum görürse, oturumun bir defadan fazla talikine meydan vermiyecek surette, bilirkişi incelemesi de yaptırabilir.

İmza tatbikında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun bilirkişiye ait hükümleri ile 309 uncu maddesinin 2 nci, 3 üncü ve 4 üncü fıkraları ve 310, 311 ve 312 nci maddeleri hükümleri uygulanır.

(Değişik fıkra: 09/11/1988 – 3494/3 md.)(*) Yapılacak duruşmada, yukarıda yazılı mazerete dayanmaksızın, borçlunun hazır bulunmaması halinde icra mahkemesince başka bir cihet tetkik edilmeksizin itirazın muvakkaten kaldırılmasına ve borçlunun sözü edilen senede dayanan takip konusu alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkumiyetine karar verilir. Duruşmaya gelmeyen borçlunun itirazının muvakkaten kaldırılmasına ve hakkında para cezasına karar verilebilmesi için keyfiyetin davetiyeye yazılması şarttır.

(Değişik fıkra: 09/11/1988 – 3494/3 md.)(*) İcra hakimi, imzanın borçluya aidiyetine karar verdiği takdirde borçluyu sözü edilen senede dayanan takip konusuna alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkum eder. Borçlu, borçtan kurtulma, menfi tespit veya istirdat davası açarsa, bu para cezasının infazı dava sonuna kadar tehir olunur ve borçlu açtığı davayı kazanırsa bu ceza kalkar.

Borçlu inkar ettiği imzayı, itirazın kaldırılması duruşmasında ve en geç alacaklının senedin aslını ibraz ettiği celsede kabul ederse, hakkında para cezası hükmolunmaz ve kendisine yargılama giderleri yükletilmez. Şu kadar ki, kötü niyetle takibe sebebiyet veren borçlu yargılama giderleri ile mülzem olur. Senedin aslı takip talebi anında icra dairesine tevdi edilmiş ise, icra dairesinin yetki çevresi içinde ödeme emri tebliğ edilen borçlu hakkında bu fıkra hükmü uygulanmaz.

(Ek fıkra: 06/06/1985 – 3222/7 md.; Değişik fıkra: 09/11/1988 – 3494/3 md.)(*) İtirazın muvakkaten kaldırılması talebinin kabulü halinde borçlu, bu talebin reddi halinde ise alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilir. Borçlu, borçtan kurtulma, menfi tespit veya istirdat davası açarsa, yahut alacaklı genel mahkemede dava açarsa hükmolunan tazminatın tahsili dava sonuna kadar tehir olunur ve dava lehine sonuçlanan taraf için, daha önce hükmedilmiş olan tazminat kalkar.(***)

Açıklama:

(*) Maddenin değiştirilen metinleri için Tarihçeye bakınız.

(**) 4949 sayılı kanunla yapılan değişiklik, 30/07/2003 tarihinden sonra yapılacak itirazlarda uygulanır.

(***) Fıkrada yer alan “yüzde kırktan” ibaresi, 02.07.2012 kabul tarihli, 05.07.2012 tarih ve 28344 sayılı R.G.de yayımlanan 6352 sayılı Kanunun 13. maddesiyle “yüzde yirmiden” şeklinde değiştirilmiştir.

Tarihçe:

1 – 09/11/1988 tarih ve 3494 sayılı Kanun ile değiştirilen fıkra beş ve altı:

            – Yapılacak duruşmada, yukarda yazılı mazerete dayanmaksızın, borçlunun hazır bulunmaması halinde mercice başka bir cihet tetkik edilmeksizin itirazın muvakkaten kaldırılmasına karar verilir. Duruşmaya gelmiyen borçlunun itirazının muvakkaten kaldırılmasına karar verilebilmesi için keyfiyetin davetiyeye yazılması şarttır.

            – Merci hakimi, imzanın borçluya aidiyetine karar verdiği takdirde borçluyu 50 liradan 5 000 liraya kadar para cezasına mahkum eder. Borçlu, borçtan kurtulma, menfi tesbit veya istirdat davası açarsa, bu para cezasının tahsili dava sonuna kadar tehir olunur ve borçlu açtığı davayı kazanırsa bu ceza kalkar.

————————-

2 – 09/11/1988 tarih ve 3494 sayılı Kanun ile değiştirilen sekizinci fıkra metni:

            İtirazın muvakkaten kaldırılması talebinin kabulü halinde borçlu, bu talebin reddi halinde ise alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine yüzde onbeşten aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilir. Borçlu borçtan kurtulma, menfi tespit veya istirdat davası açarsa yahut alacaklı genel mahkemede dava açarsa, hükmolunan tazminatın tahsili dava sonuna kadar tehir olunur ve dava lehine sonuçlanan taraf için, daha önce hükmedilmiş olan tazminat kalkar.

————————-

3 – 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 17. maddesi ile değiştirilen fıkra metni:

            Takibin dayandığı senet hususi olup imza, itiraz sırasında borçlu tarafından reddedilmişse, alacaklı itirazın muvakkaten kaldırılmasını istiyebilir. Bu halde icra hakimi iki taraftan izahat alır.

Borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen kredilerde itirazın kesin olarak kaldırılması:

Madde 68/b – (Ek madde: 09/11/1988 – 3494/4 md.)

Borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen kredilerde krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafın kredi sözleşmesinde belirttiği adresine, borçlu cari hesap sözleşmesinde belirtilen dönemleri veya kısa, orta, uzun vadeli kredi sözleşmelerinde yazılı faiz tahakkuk dönemlerini takip eden onbeş gün içinde bir hesap özetini noter aracılığı ile göndermek zorundadır. (Değişik cümle: 17/07/2003 – 4949 S.K./18. md.)(*) Sözleşmede gösterilen adresin değiştirilmesi, yurt içinde bir adresin noter aracılığıyla krediyi kullandıran tarafa bildirilmesi halinde sonuç doğurur; yeni adresin bu şekilde bildirilmemesi halinde hesap özetinin eski adrese ulaştığı tarih tebliğ tarihi sayılır.

Süresi içinde gönderilen hesap özetinin muhtevasına, alındığından itibaren bir ay içinde itiraz etmeyen krediyi kullanan taraf, hesap özetinin gerçeğe aykırılığını ancak borcunu ödedikten sonra dava edebilir.(**)

Kredi sözleşmeleri ve bunlarla ilgili süresinde itiraz edilmemiş hesap özetleri ile ihtarnameler ve krediyi kullandıran tarafından usulüne uygun düzenlenmiş diğer belge ve makbuzlar bu Kanunun 68 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen belgelerden sayılırlar. Krediyi kullanan taraf, itiraz etmediği hesap özetinin dayandığı belgelerde kendisine izafe edilen imzayı kabul etmiş sayılır. Bu hüküm bu Kanunun 150/a maddesinin söz konusu olduğu hallerde de aynen uygulanır.(***)

(Ek fıkra: 17/07/2003 – 4949 S.K./18. md.)(****) Krediyi kullanan tarafın kredi hesabının kesilmesine veya borcun ödenmesine ilişkin ihtarname içeriğine itiraz etmiş olması, kredi hesabının kesilmesi ve borcun ödenmesine ilişkin ihtarnameden önce tebliğ edilen ve itiraz edilmeyerek kesinleşmiş bulunan faiz tahakkuk dönemlerine ilişkin hesap özetlerinin muhtevasına itiraz edilmemiş olmasının sonuçlarını ortadan kaldırmaz. Bu durumda, önceki dönemlere ilişkin kesinleşmiş hesap özetleri hakkında ikinci fıkra hükümleri uygulanır.

Açıklama:

(*) 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 18. maddesi ile değiştirilen cümle için Tarihçeye bakınız.

(**) Fıkrada yer alan “aldığı” ibaresi, 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 18. maddesi ile “gönderilen” şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

(***) Fıkranın birinci cümlesinde yer alan “ihtarnameler ve” ibaresi, 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 18. maddesi ile metne ilave edilmiştir.

(****) 4949 sayılı kanunla eklenen fıkra hükmü, 30/07/2003 tarihinden sonra tesis edilen kredi işlemlerinden kaynaklanan takiplerde uygulanır.

Tarihçe:

1 – 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 18. maddesi ile değiştirilen cümle metni:

            Sözleşmede gösterilen adresin değiştirilmesi ancak noter aracılığı ile krediyi kullandıran tarafa bildirildiği takdirde hüküm ifade eder.

İtirazın muvakkaten kaldırılmasının hükümleri:

Madde 69 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/40 md.)(*)

İtirazın muvakkaten kaldırılmasına karar verilir ve ödeme emrindeki müddet geçmiş bulunursa alacaklının talebi ile borçlunun malları üzerine muvakkat haciz konur.

İtirazın muvakkaten kaldırılması kararının tefhim veya tebliğinden itibaren yedi gün içinde borçlu, takibin yapıldığı mahal veya alacaklının yerleşim yeri mahkemesinde borçtan kurtulma davası açabilir. Bu davanın dinlenebilmesi için borçlunun dava konusu alacağın yüzde 15 ini ilk duruşma gününe kadar mahkeme veznesine nakden depo etmesi veya mahkemece kabul edilecek aynı değerde esham ve tahvilat veya banka teminat mektubu tevdi etmesi şarttır. Aksi takdirde dava reddolunur.

Borçlu yukarda yazılı müddet içinde dava etmez veya davası reddolunursa itirazın kaldırılması kararı ve varsa muvakkat haciz kesinleşir.

Davanın reddi hakkındaki karara karşı istinaf yoluna başvuran borçlu, ayrıca 36 ncı madde hükümlerini yerine getirmek şartiyle, icra dairesinden mühlet istiyebilir.(***)

(Değişik fıkra: 09/11/1988 – 3494/5 md.)(**) Borçtan kurtulma davasında haksız çıkan taraf, dava veya hükmolunan şeyin yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere münasip bir tazminatla mahkum edilir.(*4*)

Açıklama:

(*) 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

(**) 09/11/1988 tarih ve 3494 sayılı Kanun ile değiştirilen fıkra için Tarihçeye bakınız.

(***) Fıkrada yer alan “kararı temyiz eden” ibaresi, 02/03/2005 kabul tarihli, 18/03/2005 tarih ve 25759 sayılı R.G.de yayımlanan 5311 sayılı Kanunun 8. maddesi ile, 01/01/2004 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere “karara karşı istinaf yoluna başvuran” şeklinde değiştirilmiştir.

(*4*) Fıkrada yer alan “yüzde kırkından” ibaresi, 02.07.2012 kabul tarihli, 05.07.2012 tarih ve 28344 sayılı R.G.de yayımlanan 6352 sayılı Kanunun 14. maddesiyle “yüzde yirmisinden” şeklinde değiştirilmiştir.

Tarihçe:

1 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 69 – İtirazın muvakkaten ref’ine karar verilir ve ödeme emrindeki müddet geçmiş bulunursa alacaklının talebiyle borçlunun malları üzerine muvakkat haciz konur.

            Muvakkaten refi kararının tefhim veya tebliğinden itibaren yedi gün içinde borçlu takibin yapıldığı mahal veya alacaklının ikametgahı mahkemesinde (borçtan kurtulma) davası açabilir.

            Borçlu bu müddet içinde dava etmez veya davası reddolunursa itirazın ref’i kararı ve varsa muvakkat haciz katileşir.

            Davasının reddi hakkındaki kararı temyiz eden borçlu icra dairesinden 36 ncı madde mucibince mühlet istiyebilir.

            Borçtan kurtulma davasında haksız çıkan taraf, dava veya hükmolunan şeyin yüzde onundan aşağı olmamak üzere münasip bir tazminat ile mahkum edilir.

————————-

2 – 09/11/1988 tarih ve 3494 sayılı Kanun ile değiştirilen fıkra metni:

            Borçtan kurtulma davasında haksız çıkan taraf, dava veya hükmolunan şeyin yüzde 15 inden aşağı olmamak üzere münasip bir tazminatla mahkum edilir.

Karar ve müddet

Madde 70 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/41 md.)(*)

İcra mahkemesi, itirazın kaldırılması hakkındaki talep üzerine iki tarafı davet eder ve 18 inci madde hükmüne göre kararını verir.

Açıklama:

(*) 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 70 – Tetkik mercii itirazın ref’i hakkındaki talep üzerine 18 nci madde hükmüne tevfikan iki tarafı davet eder ve beş gün içinde kararını verir.

İcra mahkemesinin karariyle takibin talik veya iptali:

Madde 71 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/42 md.)(*)

Borçlu, takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun ve ferilerinin itfa edildiğini yahut alacaklının kendisine bir mühlet verdiğini noterden tasdikli veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispat ederse, takibin iptal veya talikini her zaman icra mahkemesinden istiyebilir.

Borçlu, takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun zamanaşımına uğradığını ileri sürecek olursa, 33a. maddesi hükmü kıyasen uygulanır.

Açıklama:

(*) Maddenin değişen metinleri için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 71 – Borçlu borcun ana ve faizlerinin ve masrafların itfa edildiğini yahut alacaklının kendisine bir mühlet verdiğini noterden tasdikli veya imzası ikrar edilmiş vesika ile isbat ederse takibin iptal yahut talikini her zaman tetkik merciinden istiyebilir.

Takibin iptal veya taliki talebinin kabul veya reddine mütedair olan kararlar on gün içinde temyiz olunabilir.

————————-

2 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 71 – Borçlu borcun ana ve faizlerinin ve masrafların ifa edildiğini yahut alacaklının kendisine bir mühlet verdiğini noterden tasdikli veya imzası ikrar edilmiş vesika ile ispat ederse takibin iptal yahut talikını her zaman tetkik merciinden isteyebilir.

Menfi tesbit ve istirdat davaları:

Madde 72 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/43 md.)(*)

Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir.

İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.

İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir.

(Değişik fıkra: 09/11/1988 – 3494/6 md.)(**) Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez.(***)

(Değişik fıkra: 09/11/1988 – 3494/6 md.)(**) Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz.(*4*)

Borçlu, menfi tesbit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir.

Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını istiyebilir.

Menfi tesbit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. Davacı istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lazım gelmediğini ispata mecburdur.

Açıklama:

(*) 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

(**) 09/11/1988 tarih ve 3494 sayılı Kanun ile değiştirilen dördüncü ve beşinci fıkralar için Tarihçeye bakınız.

(***) Fıkrada yer alan “yüzde kırktan” ibaresi, 02.07.2012 kabul tarihli, 05.07.2012 tarih ve 28344 sayılı R.G.de yayımlanan 6352 sayılı Kanunun 15. maddesiyle “yüzde yirmiden” şeklinde değiştirilmiştir.

(*4*) Fıkrada yer alan “yüzde kırkından” ibaresi, 02.07.2012 kabul tarihli, 05.07.2012 tarih ve 28344 sayılı R.G.de yayımlanan 6352 sayılı Kanunun 5. maddesiyle “yüzde yirmisinden” şeklinde değiştirilmiştir.

Tarihçe:

1 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 72 – Takibe itiraz etmemiş veya ettiği itiraz hakkında ref’i kararı verilmiş olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı ödemek mecburiyetinde kalan şahıs ödediği tarihten itibaren bir sene içinde umumi hükümler dairesinde mahkemeye müracaat ederek paranın geriye alınmasını istiyebilir.

            Bu dava, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi müddeaaleyhin ikametgahı mahkemesinde de açılabilir. Davacı yalnız paranın verilmesi lazım gelmediğini ispata mecburdur.

————————-

2 – 09/11/1988 tarih ve 3494 sayılı Kanun ile değiştirilen dört ve beşinci fıkra metinleri:

            – Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hüküm kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısiyle alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar her halde yüzde onbeşten aşağı tayin edilemez.

            – Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine, münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tesbit davası açmaya zorlıyan takibin haksız ve kötü niyetle olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebiyle uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde onbeşinden aşağı olamaz.

Hususi hükümler:

Madde 73 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/44 md.)(*)

Rehnin paraya çevrilmesi yoliyle takipteki ödeme emirleri için 146, 147, 149b, 150, 150a; iflas yoliyle adi takipteki ödeme emirleri için 155 ve 156 ve kambiyo senetleri hakkındaki hususi takip usullerindeki ödeme emirleri için 168 ila 170 ve 171 ve 172 nci maddelerdeki hususi hükümler uygulanır.

Açıklama:

(*) 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 73 – Rehinlerin paraya çevrilmesinde ödeme emirleri için 145 inciden 147 nci, poliçe ve emre muharrer senet ve çek üzerine yapılan takipte de ödeme emriyle itiraz hakkında 168 den 176 ncıya kadar olan maddelerdeki hususi hükümler tatbik olunur.

DÖRDÜNCÜ BAP: Haciz yoliyle takip

I. MAL BEYANI

Beyanın muhteviyatı:

Madde 74 – Mal beyanı, borçlunun gerek kendisinde ve gerek üçüncü şahıslar yedinde bulunan mal ve alacak ve haklarında borcuna yetecek miktarın nevi ve mahiyet ve vasıflarını ve her türlü kazanç ve gelirlerini ve yaşayış tarzına göre geçim membalarını ve buna nazaran borcunu ne suretle ödeyebileceğini yazı ile veya şifahen icra dairesine bildirmesidir.

Beyan mecburiyeti müddeti, başlangıcı:

Madde 75 – (Değişik madde: 06/06/1985 – 3222/8 md.)(*)

İtirazının iptaline veya kat’i veya muvakkat surette kaldırılmasına karar verilen borçlu, bu kararın kendisine tebliğinden itibaren üç gün içinde yukarıdaki maddede gösterildiği üzere beyanda bulunmaya mecburdur.

İptal veya kaldırma kararı borçlunun vicahında verilmiş ise bu müddet, kararın tefhiminden başlar.

Açıklama:

(*) 06/06/1985 tarih ve 3222 sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 06/06/1985 tarih ve 3222 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 75 – İtirazın kati veya muvakkat surette ref’ine karar verilen borçlu bu kararın kendisine tebliğinden itibaren üç gün içinde yukarki maddede gösterildiği üzere beyanda bulunmaya mecburdur.

            Refi kararı borçlunun vicahında verilmiş ise bu müddet, kararın tefhiminden başlar.

Hapis ile tazyik:

Madde 76 – (Değişik madde: 24/05/1962 – 51/ 1 md.)(*)

Mal beyanında bulunmıyan borçlu, alacaklının talebi üzerine beyanda bulununcaya kadar icra mahkemesi hakimi tarafından bir defaya mahsus olmak üzere hapisle tazyik olunur. Ancak bu hapis üç ayı geçemez.

Açıklama:

(*) Maddenin değişen metinleri için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 76 – Mal beyanında bulunmıyan borçlu beyanda bulununcaya kadar icra memuru tarafından bir defaya mahsus olmak üzere hapis ile tazyik olunur. Ancak bu hapis üç ayı geçemez.

————————-

24/05/1962 tarih ve 51 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 76 – Mal beyanında bulunmayan borçlu alacaklının talebi üzerine beyanda bulununcaya kadar icra memuru tarafından bir defaya mahsus olmak üzere hapis ile tazyik olunur. Ancak bu hapis üç ayı geçemez.

Sonradan kazanılan veya ziyadeleşen malların beyanı:

Madde 77 – İcra dairesine vaki olan beyanda malı olmadığını bildirmiş veya borcuna yetecek mal göstermemiş yahut beyandan imtina etmiş olan borçlu sonradan kazandığı malları ve kazancında ve gelirinde vukua gelen tezayütleri yedi gün içinde mezkur daireye taahhütlü mektupla veya şifahi olarak bildirmeğe mecburdur.

II. HACİZ

Haciz:

1 – Talep Müddeti

Madde 78 – (Değişik madde: 03/07/1940 – 3890/1 md.)(*)

Ödeme emrindeki müddet geçtikten ve borçlu itiraz etmiş ise itirazı refolunduktan sonra mal beyanını beklemeksizin alacaklı haciz konmasını isteyebilir.

(Değişik fıkra: 06/06/1985 – 3222/9 md.)(**) Haciz istemek hakkı, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren bir sene geçmekle düşer. İtiraz veya dava halinde bunların vukuundan hükmün katileşmesine kadar veya alacaklıyla borçlunun icra dairesinde taksit sözleşmeleri yapmaları halinde taksit sözleşmesinin ihlaline kadar geçen zaman hesaba katılmaz.

Alacaklı isterse, haciz talebinin vukuuna dair bir vesika verilir. Bu vesika hiç bir harç ve resme tabi değildir.

Haciz talebi kanuni müddet içinde yapılmaz veya geri alındıktan sonra bu müddet içinde yenilenmezse dosya muameleden kaldırılır.

Yeniden haciz istemek, alacaklı tarafından vukubulan yenileme talebinin borçluya tebliğine mütevakkıftır. İlama müstenit olmayan takiplerde yenileme talebi üzerine yeniden harç alınır Yenileme masraf ve harçları borçluya tahmil edilmez.

Açıklama:

(*) Maddenin değişen metinleri için Tarihçeye bakınız.

(**) 06/06/1985 tarih ve 3222 sayılı Kanun ile değiştirilen fıkra için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 78 – Ödeme emrindeki müddet geçtikten ve borçlu itiraz etmişse itirazı refolunduktan sonra mal beyanını beklemeksizin alacaklı haciz konmasını isteyebilir.

            Haciz istemek hakkı ödeme emrinin tebliği tarihinden altı ay geçmekle düşer. İtiraz veya dava halinde bunların vukuundan hüküm katileşinceye kadar geçen zaman hesaba katılmaz.

            Alacaklı isterse haciz talebinin vukuuna dair bedava ve pulsuz bir vesika verilir.

————————-

2 – 06/06/1985 tarih ve 3222 sayılı Kanun ile değiştirilen fıkra metni:

            Haciz istemek hakkı, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren bir sene geçmekle düşer. İtiraz veya dava halinde, bunların vukuundan hükmün katileşmesine kadar geçen zaman hesaba katılmaz.

2 – Hacze başlama müddeti:

Madde 79 – İcra dairesi talepten nihayet üç gün içinde haczi yapar.

(Değişik fıkra: 06/06/1985 – 3222/10 md.)(*) Haczolunacak mallar başka yerde ise haciz yapılmasını malların bulunduğu yerin icra dairesine hemen yazar. Bu halde hacizle ilgili şikayetler, istinabe olunan icra dairesinin tabi bulunduğu icra mahkemesince çözümlenir. (Ek cümle: 17/07/2003 – 4949 S.K./19. md.) Resmi sicile kayıtlı malların haczi, takibin yapıldığı icra dairesince, kaydına işletilmek suretiyle doğrudan da yapılabilir.(**)

Açıklama:

(*) 06/06/1985 tarih ve 3222 sayılı Kanun ile değiştirilen fıkra için Tarihçeye bakınız.

(**) Madde, 4949 sayılı kanunla değişik haliyle 30/07/2003 tarihinden sonra yapılacak hacizlerde uygulanır.

Tarihçe:

1 – 06/06/1985 tarih ve 3222 sayılı Kanun ile değiştirilen fıkra metni:

            Haczolunacak mallar başka yerde ise haciz yapılmasını malların bulunduğu yerin icra dairesine hemen yazar.

Haciz yapan memurun salahiyeti:

Madde 80 – (Değişik madde: 03/07/1940 – 3890/1 md.)(*)

İcra memuru haczi kendi yapabileceği gibi yardımcı veya katiplerinden birine de yaptırabilir.

Borçlu haciz sırasında malın bulunduğu yerde bulunmaz ve hemen bulundurulması mümkün olmazsa haciz, gıyabında yapılır.

Talep vukuunda borçlu kilitli yerleri ve dolapları açmağa vesair eşyayı göstermeğe mecburdur. Bu yerler icabında zorla açtırılır.

(Değişik fıkra: 18/02/1965 – 538/45 md.)(**) Haczi yapan memur, borçlunun üzerinde para, kıymetli evrak, altın veya gümüş veya diğer kıymetli şeyleri sakladığını anlar ve borçlu bunları vermekten kaçınırsa, borçlunun şahsına karşı kuvvet istimal edilebilir.

Açıklama:

(*) 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

(**) 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen fıkra için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 80 – İcra memuru haczi kendi yapabileceği gibi muavin veya katiplerinden birine de yaptırabilir.

            Borçlu haciz sırasında malın bulunduğu yerde bulunmaz ve hemen buldurulması mümkün olmazsa haciz, gıyabında yapılır.

            Talep vukuunda borçlu kilitli yerleri ve dolapları açmaya ve sair eşyayı göstermeğe mecburdur. İcabında zorla açtırılır.

————————-

2 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen fıkra metni:

            Haciz yapan memur, borçlunun üzerinde, para, kıymetli evrak, altın veya gümüş veya diğer kıymetli şeyleri sakladığını ve bunları icra memuruna tevdi etmeyi reddettiğini görürse borçlunun şahsına karşı kuvvet istimal olunabilir.

Zabıta memurlariyle muhtarların vazifeleri:

Madde 81 – Zor kullanma hususunda bütün zabıta memurları icra memurunun yazılı müracaatı üzerine kendisine muavenet ve emirlerini ifa etmekle mükelleftirler.

Köylerde haczi yapan memurun emirlerini muhtarlar da ifaya mecburdurlar.

Haczi caiz olmıyan mallar ve haklar:

Madde 82 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/46 md.)(*)

Aşağıdaki şeyler haczolunamaz:

1. Devlet malları ile mahsus kanunlarında haczi caiz olmadığı gösterilen mallar,

2. (Değişik bent: 02.07.2012 – 6352 S.K./16. md.)(***) Ekonomik faaliyeti, sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan borçlunun mesleğini sürdürebilmesi için gerekli olan her türlü eşya,

3. (Değişik bent: 02.07.2012 – 6352 S.K./16. md.)(***) Para, kıymetli evrak, altın, gümüş, değerli taş, antika veya süs eşyası gibi kıymetli şeyler hariç olmak üzere, borçlu ve aynı çatı altında yaşayan aile bireyleri için lüzumlu eşya; aynı amaçla kullanılan eşyanın birden fazla olması durumunda bunlardan biri,

4. Borçlu çiftçi ise kendisinin ve ailesinin geçimi için zaruri olan arazi ve çift hayvanları ve nakil vasıtaları ve diğer eklenti ve ziraat aletleri; değilse, sanat ve mesleki için lüzumlu olan alet ve edevat ve kitapları ve arabacı, kayıkçı, hamal gibi küçük nakliye erbabının geçimlerini temin eden nakil vasıtaları,

5. Borçlu ve ailesinin idareleri için lüzumlu ise borçlunun tercih edeceği bir süt veren mandası veya ineği veyahut üç keçi veya koyunu ve bunların üç ay lık yem ve yataklıkları,

6. Borçlunun ve ailesinin iki aylık yiyecek ve yakacakları ve borçlu çiftçi ise gelecek mahsül için lazım olan tohumluğu,

7. Borçlu bağ, bahçe veya meyva veya sebze yetiştiricisi ise kendisinin ve ailesinin geçimi için zaruri olan bağ bahçe ve bu sanat için lüzumlu bulunan alet ve edevat,

Geçimi hayvan yetiştirmeye münhasır olan borçlunun kendisi ve ailesinin maişetleri için zaruri olan miktarı ve bu hayvanların üç aylık yem ve yataklıkları,

8. Borçlar Kanununun 510 uncu maddesi mucibince haczolunmamak üzere tesis edilmiş olan kaydı hayatla iratlar,

9. Memleketin ordu ve zabıta hizmetlerinde malul olanlara bağlanan emeklilik maaşları ile bu hizmetlerden birinin ifası sebebiyle ailelerine bağlanan maaşlar ve ordunun hava ve denizaltı mensuplarına verilen uçuş ve dalış tazminat ve ikramiyeleri,

Askeri malullerle, şehit yetimlerine verilen terfi zammı ve 1485 numaralı kanun hükmüne göre verilen inhisar beyiye hisseleri,(**)

10. Bir muavenet sandığı veya cemiyeti tarafından hastalık, zaruret ve ölüm gibi hallerde bağlanan maaşlar,

11. Vücut veya sıhhat üzerine ika edilen zararlar için tazminat olarak mutazarrırın kendisine veya ailesine toptan veya irat şeklinde verilen veya verilmesi lazım gelen paralar,

12. (Değişik bent: 02.07.2012 – 6352 S.K./16. md.)(***) 12. Borçlunun haline münasip evi,

13. (Ek bent: 02.07.2012 – 6352 S.K./16. md.) Öğrenci bursları.

Medeni Kanunun 807 nci maddesi hükmü saklıdır. 2, 3, 4, 5, 7 ve 12 numaralı bendlerdeki istisna, borcun bu eşya bedelinden doğmaması haline münhasırdır.

(Ek fıkra: 02.07.2012 – 6352 S.K./16. md.) Birinci fıkranın (2), (4), (7) ve (12) numaralı bentlerinde sayılan malların kıymetinin fazla olması durumunda, bedelinden haline münasip bir kısmı, ihtiyacını karşılayabilmesi amacıyla borçluya bırakılmak üzere haczedilerek satılır.

(Ek fıkra: 02.07.2012 – 6352 S.K./16. md.) İcra memuru, haczi talep edilen mal veya hakların haczinin caiz olup olmadığını değerlendirir ve talebin kabulüne veya reddine karar verir.

Açıklama:

(*) Maddenin değişen metinleri için Tarihçeye bakınız.

(**) 1485 sayılı Kanun 2951 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmış, 2951 sayılı Kanunun yerini ise 3480 sayılı “Maluller ile Şehit Dul ve Yetimlerine Tütün ve Alkol Ürünlerinin Satış Bedellerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanun” kanun almıştır.

(***) 02.07.2012 kabul tarihli, 05.07.2012 tarih ve 28344 sayılı R.G.de yayımlanan 6352 sayılı Kanunun 16. maddesiyle değiştirilen (2), (3) ve (12) numaralı bentler için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 82 – Aşağıdaki şeyler haczolunamaz:

            1 – Devlet malları;

            2 – Borçlunun zati ve mesleği için lüzumlu elbise ve eşyası ile borçlu ve ailesine lüzumu olan yatak takımları ve ibadete mahsus kitap ve eşyası;

            3 – Vazgeçilmesi kabil olmıyan mutfak takımı ve pek lüzumlu ev eşyası;

            4 – Borçlu çiftçi ise kendisinin ve ailesinin maişetleri için zaruri olan arazisi ve çift hayvanları ve diğer teferruatı, değilse sanat ve mesleği için lüzumlu olan alat ve edevat ve kitapları;

            5 – Borçlu ve ailesinin idareleri için lüzumlu ise borçlunun tercih edeceği bir süt veren mandası veya ineği yahut üç keçi veya koyunu ve bunların bir aylık yem ve yataklıkları;

            6 – Borçlu ile ailesinin iki aylık yiyecek ve yakacakları;

            7 – Borçlar Kanununun 510 uncu maddesi mucibince haczolunamamak üzere tesis edilmiş olan kaydi hayatla iratları;

            8 – Memleketin ordu ve zabıta hizmetlerinde malul olanlara bağlanan tekaüt maaşlariyle bu hizmetlerden birinin ifası sebebiyle ölenlerin ailelerine bağlanan maaşlar;

            (Ek: 27/5/1933 tarih ve 2228 Sayılı Kanunun hükmüdür.) Askeri malullerle şehit yetimlerine verilen terfih zammı ve 1485 numaralı kanun hükmüne göre verilen İnhisar beyiye hisseleri.

            9 – Bir muavenet sandığı veya cemiyeti tarafından hastalık, zaruret ve ölüm gibi hallerde bağlanan maaşlar;

            10 – Vücut veya sıhhat üzerinde ika edilen zararlar için tazminat olarak mutazarrırın kendisine veya ailesine toptan veya irat şeklinde verilen veya verilmesi lazımgelen paralar;

            11 – Borçlunun haline münasip evi (ev kıymetçe fazla ise bedelinden haline münasip bir yer alınabilecek miktarı borçluya bırakılmak üzere haczedilerek satılır.)

            Kanunun Medeninin 807 inci maddesi hükmü mahfuzdur.

            2, 3, 4 ve 5 numaralı fıkralardaki istisna borcun bu eşya bedelinden tevellüt etmemesi haline münhasırdır.

            Bir malın haczi caiz olup olmadığı hakkında tetkik mercii tarafından verilecek kararlar on gün içinde temyiz olunabilir.

————————-

2 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 82 – Aşağıdaki şeyler haczolunamaz:

            1 – Devlet mallariyle mahsus kanunlarında haczi caiz olmadığı gösterilen mallar,

            2 – Borçlunun zatı ve mesleki için lüzumlu elbise ve eşyasiyle borçlu ve ailesine lüzumu olan yatak takımları ve ibadete mahsus kitap ve eşyası,

            3 – Vazgeçilmesi kabil olmayan mutfak takımı ve pek lüzumlu ev eşyası,

            4 – Borçlu çiftçi ise kendisinin ve ailesinin maişetleri için zaruri olan arazi ve çift hayvanları ve nakil vasıtaları ve diğer teferruatı ve ziraat aletleri, değilse, sanat ve mesleği için lüzumlu olan alat ve edevat ve kitapları ve arabacı, kayıkçı, hamal gibi küçük nakliye erbabının geçinmelerini temin eden nakil vasıtaları,

            5 – Borçlu ve ailesinin idareleri için lüzumlu ise borçlunun tercih edeceği bir süt veren mandası veya ineği veyahut üç keçi veya koyunu ve bunların üç aylık yem ve yataklıkları,

            6 – Borçlu ve ailesinin iki aylık yiyecek ve yakacakları ve borçlu çiftçi ise ayrıca gelecek mahsul için lazım olan tohumluğu,

            7 – Borçlu bağ, bahçe veya meyva veya sebze yetiştirici ise kendisinin ve ailesinin maişetleri için zaruri olan bağ, bahçe ve bu sanat için lüzumlu bulunan alat ve edevat,

            Geçimi hayvan yetiştirmeğe münhasır olan borçlunun kendisi ve ailesinin maişetleri için zaruri olan miktarı ve bu hayvanların üç aylık yem ve yataklıkları,

            8 – Borçlar Kanununun 510 uncu maddesi mucibince haczolunmamak üzere tesis edilmiş olan kaydi hayatla iratlar,

            9 – Memleketin ordu ve zabıta hizmetlerinde malul olanlara bağlanan tekaüt maaşları ile bu hizmetlerden birinin ifası sebebiyle ailelerine bağlanan maaşlar ve ordunun hava ve denizaltı mensuplarına verilen uçuş ve dalış ikramiyeleri,

            10 – Bir muavenet sandığı veya cemiyeti tarafından hastalık, zaruret ve ölüm gibi hallerde bağlanan maaşlar,

            11 – Vücut veya sıhhat üzerine ika edilen zararlar için tazminat olarak mutazarrırın kendisine veya ailesine toptan veya irat şeklinde verilen veya verilmesi lazım gelen paralar,

            12 – Borçlunun haline münasip evi (Ancak evin kıymeti fazla ise bedelinden haline münasip bir yer alınabilecek miktarı borçluya bırakılmak üzere haczedilerek satılır). Mesken hacizlerinde ihale tarihine kadar şikayet caizdir.

            Kanunu Medeninin 807 nci maddesi hükmü mahfuzdur.

            2, 3, 4, 5 ve 7 numaralı fıkralardaki istisna borcun bu eşya bedelinden tevellüt etmemesi haline münhasırdır.

———————————————–

3 – 02.07.2012 kabul tarihli, 05.07.2012 tarih ve 28344 sayılı R.G.de yayımlanan 6352 sayılı Kanunun 16. maddesiyle değiştirilen (2), (3) ve (12) numaralı bentler:

            2. Borçlunun zatı ve mesleki için lüzumlu elbise ve eşyasiyle borçlu ve ailesine lüzumu olan yatak takımları ve ibadete mahsus kitap ve eşyası,

            3. Vazgeçilmesi kabil olmıyan mutfak takımı ve pek lüzumlu ev eşyası,

            12. Borçlunun haline münasip evi (Ancak evin kıymeti fazla ise bedelinden haline münasip bir yer alınabilecek miktarı borçluya bırakılmak üzere haczedilerek satılır.)

Kısmen haczi caiz olan şeyler:

Madde 83 – (Değişik madde: 03/07/1940 – 3890/1 md.)(*)

Maaşlar, tahsisat ve her nevi ücretler, intifa hakları ve hasılatı, ilama müstenit olmayan nafakalar, tekaüt maaşları, sigortalar veya tekaüt sandıkları tarafından tahsis edilen iratlar, borçlu ve ailesinin geçinmeleri için icra memurunca lüzumlu olarak takdir edilen miktar tenzil edildikten sonra haczolunabilir.

(Değişik fıkra: 12/04/1968 – 1045/1 md.)(**) Ancak haczolunacak miktar bunların dörtte birinden az olamaz. Birden fazla haciz var ise sıraya konur. Sırada önde olan haczin kesintisi bitmedikçe sonraki haciz için kesintiye geçilemez.

Açıklama:

(*) 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

(**) 12/04/1968 tarih ve 1045  sayılı Kanun ile değiştirilen fıkra için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 83 – Maaşlar, tahsisat ve her nevi ücretler, intifa hakları ve hasılatı, nafakalar, tekaüt maaşları, sigortalar veya tekaüt sandıkları tarafından tahsis edilen iratlar borçlu ve ailesinin geçinmeleri için icra memurunca lüzumlu olarak takdir edilen miktar tenzil edildikten sonra haczolunabilir. Ancak haczolunacak miktar bunların dörtte birinden aşağı olamaz.

            Miktara veya bunun tezyit veya tenzili taleplerine dair tetkik mercii tarafından verilecek kararlar on gün içinde temyiz olunabilir.

————————-

2 – 12/04/1968 tarih ve 1045  sayılı Kanun ile değiştirilen fıkra metni:

            Ancak haczolunacak miktar bunların dörtte birinden aşağı olamaz.

Önceden yapılan anlaşmalar:

Madde 83/a – (Ek madde: 18/02/1965 – 538/47 md.)

82 ve 83 üncü maddelerde yazılı mal ve hakların haczolunabileceğine dair önceden yapılan anlaşmalar muteber değildir.

Yavrulu hayvanların haczi:

Madde 83/b – (Ek madde: 18/02/1965 – 538/47 md.)

Hayvan hacizlerinde, anaları tarafından beslenme ve bakılmaya muhtaç olan yavrular analarından ayrı haczedilemiyecekleri gibi bunların anaları da yavrularından ayrı haczedilemezler.

Taşınmaz Rehni Kapsamındaki Eklentinin Haczi:

Madde 83/c – (Ek madde: 09/11/1988 – 3494/7 md.)

Taşınmaz rehni ipotek akit tablosunda sayılı bulunan eklenti taşınmazdan ayrı olarak haczedilemez.

Türk Kanunu Medenisinin 777 nci maddesi hükmü saklıdır.

Yetişmemiş mahsullerin haczi :

Madde 84 – Yetişmemiş her nevi toprak ve ağaç mahsulleri yetişmeleri zamanından en çok iki ay evvel haczolunabilir. Bu suretle haczedilen mahsullerin borçlu tarafından başkasına devri haczeden alacaklıya karşı hükümsüz olup icranın devamına mani olmaz.

Alacağı taşınmaz rehinle temin edilmiş olan alacaklının mütemmim cüz olarak merhunun yetişmemiş mahsulleri üzerinde haiz olduğu hakka halel gelmez. Şu kadar ki mürtehin rehinin icraca paraya çevrilmesi için mahsullerin yetişmesinden evvel takip talebinde bulunmuş olmalıdır.

Taşınır ve taşınmaz malların haczi :

Madde 85 – (Değişik madde: 03/07/1940 – 3890/1 md.)(*)(****)

Borçlunun kendi yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır mallariyle taşınmazlarından ve alacak ve haklarından alacaklının ana, faiz ve masraflar da dahil olmak üzere bütün alacaklarına yetecek miktarı haczolunur.

(Değişik fıkra: 09/11/1988 – 3494/8 md.)(**) Borçlu yahut borçlu ile birlikte malı elinde bulunduran şahıslar, taşınır mal üzerinde üçüncü bir şahsın mülkiyet veya rehin hakkı gibi sınırlı bir ayni hakkının bulunması veya taşınır malın üçüncü şahıs tarafından haczedilmiş olması halinde bu hususu haciz yapan memura beyan etmek ve beyanının haciz tutanağına geçirilmesini talep etmek, haczi yapan memur da borçluyu yahut borçlu ile birlikte malı elinde bulunduran şahısları bu beyana davet etmek zorundadır. Bu tür mallar ile üçüncü şahıs tarafından ihtiyaten haciz veya istihkak iddia edilmiş bulunan malların haczi en sonraya bırakılır.(***)

Ancak haczolunan taşınmaz artırmaya çıkarılmadan borçlu borcun itfasına yetecek taşınır mal veya vadesi gelmiş sağlam alacak gösterirse taşınmaz üzerinde haciz baki kalmak üzere önce gösterilen taşınır veya alacak da haczolunur.

Şu kadar ki, bu suretle mahcuz kalan taşınmazın idare ve işletmesine ve hasılat ve menfaatlerine icra dairesi müdahale etmez.

Hasılatı paraya çevirme masraflarını ve icabında muhafaza ve idare masraflarını tecavüz etmeyeceği muhakkak olan şeyler haczolunmaz.

Haczi koyan memur borçlu ile alacaklının menfaatlerini mümkün olduğu kadar telif etmekle mükelleftir.

Açıklama:

(*) 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

(**) 09/11/1988 tarih ve 3494 sayılı Kanun ile değiştirilen fıkra için Tarihçeye bakınız.

(***) 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 20. maddesi ile ikinci fıkranın birinci cümlesinde yer alan “Borçlu” kelimesinden sonra gelmek üzere “yahut borçlu ile birlikte malı elinde bulunduran şahıslar” ibaresi ve “borçluyu” kelimesinden sonra “yahut borçlu ile birlikte malı elinde bulunduran şahısları” ibaresi eklenmiş ve metne işlenmiştir.

(****) Madde, 4949 sayılı kanunla değişik haliyle 30/07/2003 tarihinden sonra yapılacak hacizlerde uygulanır.

Tarihçe:

1 – 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 85 – Borçlunun kendi yedinde veya üçüncü şahısta olan menkul mallar ile gayrimenkullerinden ve alacak ve haklardan alacaklının ana, faiz ve masraflar da dahil olmak üzere bütün alacaklarına yetecek miktarı haczolunur.

            Borçlu tarafından başkasının olduğu beyan veya üçüncü şahıs tarafından ihtiyaten haciz yahut istihkak iddia edilmiş bulunan malların haczi en sonraya bırakılır.

            Ancak haczolunan gayrimenkul artırmaya çıkarılmadan borçlu borcun itfasına yetecek menkul mal veya vadesi gelmiş sağlam alacak gösterirse gayrimenkul üzerinde haciz baki kalmak üzere önce gösterilen menkul veya alacak da haczolunur.

            Şu kadar ki bu suretle mahcuz kalan gayrimenkulün idare ve işletmesine ve hasılat ve menfaatlerine icra dairesi müdahale etmez.

            Haczi koyan memur borçlu ile alacaklının menfaatlerini mümkün olduğu kadar telif etmekle mükelleftir.

————————-

2 – 09/11/1988 tarih ve 3494 sayılı Kanun ile değiştirilen fıkra metni:

            Borçlu tarafından başkasının olduğu beyan veya üçüncü şahıs tarafından ihtiyaten haciz yahut istihkak iddia edilmiş bulunan malların haczi en sonraya bırakılır.

Taşınır mallarda haczin neticeleri :

Madde 86 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/48 md.)(*)

Borçlu, alacaklının muvafakati ve icra memurunun müsaadesi alınmaksızın mahcuz taşınır mallarda tasarruf edemez. Haczi koyan memur hilafına hareketin cezai mesuliyeti müstelzim olduğunu borçluya ihtar eder.

Haczedilmiş olan taşınır mal üzerinde üçüncü şahsın zilyedlik hükümlerine dayanarak iyi niyetle iktisabettiği haklar saklıdır.

İyi niyet kaidelerine aykırı olarak mahcuz taşınır mal üzerinde üçüncü şahsın iktisabettiği, haklar, alacaklının hacizle o mala taallük eden haklarını ihlal ettiği nispette batıldır.

Açıklama:

(*) 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 86 – Borçlu, alacaklının muvafakati ve icra memurunun müsaadesi alınmaksızın mahcuz mallarda tasarruf edemez. Haczi koyan memur hilafına hareketin cezai mesuliyeti müstelzim olduğunu borçluya ihtar eder.

            Haczedilmiş olan mal üzerinde üçüncü şahsın zilyetlik hükümlerine istinaden hüsnüniyetle iktisap ettiği haklar mahfuzdur.

            Hüsnüniyet kaidelerine muhalif olarak mahcuz mal üzerinde üçüncü şahsın iktisap ettiği haklar alacaklının hacziyle o mala taalluk eden haklarını ihlal ettiği nispette batıldır.

Kıymet takdiri :

Madde 87 – Haczi yapan memur, haczettiği malın kıymetini takdir eder. İcabında ehli vukufa müracaat edebilir.

Mahcuz malları muhafaza tedbirleri :

1 – Taşınırlar hakkında:

Madde 88 – (Değişik madde: 02.07.2012 – 6352 S.K./17. md.)(*)

Haczolunan paraları, banknotları, hamiline ait senetleri, poliçeler ve sair cirosu kabil senetler ile altın, gümüş ve diğer kıymetli şeyleri icra dairesi muhafaza eder.

Diğer taşınır mallar, masrafı peşinen alacaklıdan alınarak muhafaza altına alınır. Alacaklı muvafakat ederse, istenildiği zaman verilmek şartıyla, muvakkaten borçlu yedinde veya üçüncü şahıs nezdinde bırakılabilir. Üçüncü şahsın elinde bulunan taşınır mallar haczedildiğinde, üçüncü şahsın kabulü halinde üçüncü şahsa yediemin olarak bırakılır. Mallar satış mahalline getirilmediği takdirde muhafaza altına alınabilir veya yediemin değişikliği yapılabilir.

Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası andlaşma hükümleri saklı kalmak kaydıyla, yabancı devlet başkanı, parlamento başkanı, hükümet başkanı veya hükümet üyelerini taşıyan ulaşım araçları, bu kişiler Türkiye’de bulundukları sürece, muhafaza altına alınamaz ve yediemine bırakılamaz.

İcra dairesi üçüncü bir şahsa rehnedilmiş olan malları da muhafaza altına alabilir. Ticari işletme rehni kapsamındaki taşınırlar ise icra dairesince satılmalarına karar verilmesinden sonra muhafaza altına alınabilir. Bu mallar paraya çevrilmediği takdirde geri verilir.

Haczedilen mallar, Adalet Bakanlığı tarafından yetki verilen gerçek veya tüzel kişilere ait lisanslı yediemin depolarında muhafaza edilir. Yetki verilen gerçek veya tüzel kişiler, bu yetkilerini Adalet Bakanlığının onayıyla alt işleticilere aynı standartları sağlamak koşuluyla devredebilirler. Bu devir, yetki verilen gerçek veya tüzel kişilerin sorumluluklarını ortadan kaldırmaz. Bu depoların yönetmelikte belirlenen nitelik ve şartlara uygunluğunun saptanması sonucunda işletme belgesi Adalet Bakanlığı tarafından verilir. Haczedilen malların muhafaza işlemleri; lisanslı yediemin depolarının kuruluşuna, bu depolarda bulunması gereken asgari niteliklere, depo için alınacak teminata, mallar için muhtemel rizikolara karşı yapılacak sigortaya; işletici olma niteliklerine, işletici lisansına, Adalet Bakanlığı tarafından bu lisansın verilmesine; Adalet Bakanlığının lisanslı işletmelerle ilgili görev ve yetkilerine; faaliyetin durdurulması ya da iptali gibi idari tedbir ve tasarruflara; bu depoların denetimine ve diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar, Adalet Bakanlığı tarafından çıkarılan yönetmelikte düzenlenir. Haczedilen malların muhafazası aşamasındaki ücretler Adalet Bakanlığı tarafından düzenlenecek tarifeyle belirlenir.

İcra dairesi, depo ve garajlarda ve yediemin olarak kendisine haczedilen malın bırakılmış olduğu üçüncü kişilerde saklanıp da hukuken artık muhafazasına gerek kalmayan malı, vereceği uygun süre içinde geri almasını ilgililere resen bildirir. Verilen süre içinde eşya geri alınmazsa, icra müdürü tetkik merciinin kararı ile taşınır mal satışlarına ilişkin hükümler uyarınca bunları satar. Elde edilen miktardan muhafaza ve satış giderleri ödenir. Artan miktar 9 uncu madde hükmüne göre muhafaza olunur. Bu konuda ortaya çıkan ihtilaflar tetkik mercii tarafından basit yargılama usulüne göre çözülür.

İcra müdürlüklerinin talebi üzerine kolluk kuvvetleri tarafından yakalanan araçlar, en geç üç iş günü içinde en yakın icra müdürlüğüne teslim edilir. Aracı teslim alan icra müdürlüğü, aracın yakalanmasını isteyen icra müdürlüğüne bildirimde bulunur.

Açıklama:

(*) Maddenin değiştirilen metinleri için Tarihçeye bakınız. Son değişiklik 05.01.2013 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Tarihçe:

1 – 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 21. maddesi ile değiştirilen dördüncü ve beşinci fıkralar:

            (Ek fıkra: 06/06/1985 – 3222/11 md.) Adalet Bakanlığı mahcuz malların muhafazası için uygun göreceği yerlerde depo ve garaj açabilir. Alınacak depo ve garaj ücretleri Adalet Bakanlığınca belirlenir. Bu yerlerin çalışma esas ve usulleri, yönetmelikte gösterilir.

            (Ek fıkra: 06/06/1985 – 3222/11 md.) İcra dairesi, depo ve garajlarda saklanıpta, hukuken artık depo ve garajda muhafazasına gerek kalmayan malı, vereceği münasip süre içinde geri almasını ilgililere resen bildirir. Verilen süre içinde eşya geri alınmazsa, icra memuru tetkik merciinin kararı ile menkul satışlarına ilişkin hükümler uyarınca bunları satar. Elde edilen miktardan muhafaza ve satış giderleri ödenir. Artan miktar icra dairesinde muhafaza olunur. Bu hükümden ortaya çıkan ihtilaflar tetkik mercii tarafından basit yargılama usulüne göre çözümlenir.

———————————————–

2 -02.07.2012 kabul tarihli, 05.07.2012 tarih ve 28344 sayılı R.G.de yayımlanan 6352 sayılı Kanunun 17. maddesiyle değiştirilen madde:

            Madde 88 – Haczolunan paraları, banknotları, hamiline ait senetleri, poliçeler ve sair cirosu kabil senetlerle altın ve gümüş ve diğer kıymetli şeyleri icra dairesi muhafaza eder.

            Diğer taşınır mallar masrafı peşinen alacaklıdan alınarak münasip bir yerde muhafaza altına alınır. Alacaklı muvafakat ederse istenildiği zaman verilmek şartiyle muvakkaten borçlu yedinde veya üçüncü şahıs nezdinde bırakılabilir. (Ek cümle: 17/07/2003 – 4949 S.K./21. md.)(**) Üçüncü şahsın elinde bulunan taşınır mallar haczedilince, (…)(***) üçüncü şahsın kabulü halinde üçüncü şahsa yediemin olarak bırakılır.

            İcra dairesi üçüncü bir şahsa rehnedilmiş olan malları da muhafaza altına alabilir. (Ek cümle: 17/07/2003 – 4949 S.K./21. md.)(**) Ticari işletme rehni kapsamındaki taşınırlar ise, icra dairesince satılmalarına karar verilmesinden sonra muhafaza altına alınabilir. Bu mallar paraya çevrilmediği takdirde geri verilir.

            (Değişik fıkra: 17/07/2003 – 4949 S.K./21. md.)(*) Adalet Bakanlığı, mahcuz malların muhafazası için uygun göreceği yerlerde depo ve garaj açabileceği gibi; Adalet Teşkilatını Güçlendirme Vakfına da açtırabilir veya işletme hakkını verebilir. (Ek 2 adet cümle: 14/07/2004 – 5219 S.K./4. md.) Alınacak depo ve garaj ücretleri Adalet Bakanlığınca belirlenir. Bu yerlerin çalışma esas ve usulleri yönetmelikte gösterilir.

            (Değişik fıkra: 17/07/2003 – 4949 S.K./21. md.)(*) İcra dairesi, depo ve garajlarda ve yediemin olarak kendisine hacizli malın bırakılmış olduğu üçüncü kişilerde saklanıp da hukuken artık muhafazasına gerek kalmayan malı, vereceği uygun süre içinde geri almasını ilgililere resen bildirir. Verilen süre içinde eşya geri alınmazsa, icra müdürü icra mahkemesinin kararı ile taşınır mal satışlarına ilişkin hükümler uyarınca bunları satar. Elde edilen miktardan muhafaza ve satış giderleri ödenir. Artan miktar 9 uncu madde hükmüne göre muhafaza olunur. Bu konuda ortaya çıkan ihtilaflar icra mahkemesi tarafından basit yargılama usulüne göre çözülür.

            (*) 4949 sayılı kanunla yapılan değişiklik 31/10/2003 tarihinden itibaren uygulanır.

            (**) 4949 sayılı kanunla yapılan değişiklik 30/07/2003 tarihinden sonra yapılacak hacizlerde uygulanır.

            (***) a) Burada yer alan “alacaklının muvafakatı ve” ibaresi, Anayasa Mahkemesinin 12/01/2012 günlü, E. 20101/90, K. 2012/4 sayılı kararla iptal edildiğinden, ibarenin uygulanmalarından doğacak sonradan giderilmesi güç veya olanaksız durum ve zararların önlenmesi ve iptal kararının sonuçsuz kalmaması için kararın Resmi Gazete’de yayımlanacağı güne kadar YÜRÜRLÜĞÜNÜN DURDURULMASINA,  21/01/2012 tarih ve 28180 sayılı R.G.de yayımlanan, 12/01/2012 günlü, E. 20101/90, K. 2012/1 (Yürürlüğü Durdurma) sayılı Anayasa Mahkemesi Kararıyla karar verilmiştir.

            b) Burada yer alan “alacaklının muvafakatı ve” ibaresi, 19/05/2012 tarih ve 28297 sayılı R.G.de yayımlanan, 12/01/2012 karar günlü, E: 2010/90, K. 2012/4 sayılı Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edilmiştir.

2 – Alacaklar ve üçüncü şahıs elinde haczedilen mallar hakkında:

Madde 89 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/49 md.)(*)

Hamiline ait olmıyan veya cirosu kabil bir senetle müstenit bulunmıyan alacak veya sair bir talep hakkı veya borçlunun üçüncü şahıs elindeki taşınır bir malı haczedilirse icra memuru; borçlu olan hakiki veya hükmi şahsa bundan böyle borcunu ancak icra dairesine ödiyebileceğini ve takip borçlusuna yapılan ödemenin muteber olmadığını veya malı elinde bulunduran üçüncü şahsa bundan böyle taşınır malı ancak icra dairesine teslim edebileceğini, malı takip borçlusuna vermemesini, aksi takdirde malın bedelini icra dairesine ödemek zorunda kalacağını bildirir (Haciz ihbarnamesi). Bu haciz ihbarnamesinde, ayrıca 2,3 ve 4 üncü fıkra hükümleri de üçüncü şahsa bildirilir.

Üçüncü şahıs; borcu olmadığı veya malın yedinde bulunmadığı veya haciz ihbarnamesinin tebliğinden önce borç ödenmiş veya mal istihlak edilmiş veya kusuru olmaksızın telef olmuş veya malın borçluya ait olmadığı veya malın kendisine rehnedilmiş olduğu veya alacak borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğu gibi bir iddiada ise, keyfiyeti, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine yazılı veya sözlü olarak bildirmeye mecburdur.

(Değişik fıkra: 17/07/2003 – 4949 S.K./22. md.)(*)(**) Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz etmezse, mal yedinde veya borç zimmetinde sayılır ve kendisine gönderilen haciz ihbarnamesine süresinde itiraz etmediği, bu nedenle de malın yedinde veya borcun zimmetinde sayıldığı ikinci bir ihbarname ile bildirilir. Bu ikinci ihbarnamede ayrıca, üçüncü şahsın ihbarnamenin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde ikinci fıkrada belirtilen sebeplerle itirazda bulunması, itirazda bulunmadığı takdirde zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmesi istenir. İkinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa onbeş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir. Bu bildirimi alan üçüncü şahıs, icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ettiği takdirde, hakkında yürütülen cebri icra işlemleri menfi tespit davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar durur. Bu süre içinde 106 ncı maddede belirtilen süreler işlemez. Bu davada üçüncü şahıs, takip borçlusuna borçlu olmadığını veya malın takip borçlusuna ait olmadığını ispat etmeye mecburdur. Üçüncü şahıs açtığı bu davayı kaybederse, mahkemece, dava konusu şeyin yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere bir tazminata mahkum edilir. Bu fıkraya göre açılacak menfi tespit davaları maktu harca tabidir.(*4*)

Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesine müddeti içinde itiraz ederse, alacaklı, üçüncü şahsın verdiği cevabın aksini icra mahkemesinde ispat ederek üçüncü şahsın 338 inci maddenin 1 inci fıkrası hükmüne göre cezalandırılmasını ve ayrıca tazminata mahkum edilmesini istiyebilir. İcra mahkemesi, tazminat hakkındaki davayı genel hükümlere göre halleder.

Üçüncü şahıs, kusuru olmaksızın bir mani sebebiyle müddeti içinde haciz ihbarnamesine itiraz etmediği takdirde 65 inci madde hükmü uygulanır. (Değişik cümle: 17/07/2003 – 4949 S.K./22. md.)(*)(***) Her halde üçüncü şahıs, borçlu ile kötü niyetli alacaklıya karşı dava açarak ödemek zorunda kaldığı paranın veya teslim ettiği malın iadesini isteyebilir.

Malın teslimi mümkün olmazsa, alacaklı icra mahkemesine müracaatla değerini üçüncü şahsa ödetmek hakkını haizdir.

(Değişik fıkra: 02.07.2012 – 6352 S.K./18. md.)(*)(*5*) Haciz ihbarnamesi, borçlunun hak ve alacaklarının bulunabileceği bir tüzel kişinin veya müessesenin şubesine veya tüm şubelerini kapsayacak şekilde merkezine tebliğ edilir. Haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiği merkez, tüm şubeleri veya birimlerini kapsayacak şekilde beyanda bulunmakla yükümlüdür.

Üçüncü şahsın beyanı hiçbir harç ve resme tabi değildir.

Bu madde hükmü, memuriyeti hasebiyle hakikate muhalif beyanda bulunan memurlar hakkında da uygulanır.

Açıklama:

(*) Maddenin değişen metinleri için Tarihçeye bakınız.

(**) 4949 sayılı kanunla değiştirilen fıkra hükmü, 30/07/2003 tarihinde eski düzenlemeye göre ikinci ihbarnamenin henüz gönderilmemiş ya da gönderilmiş ama menfi tespit davası açma süresinin dolmamış bulunduğu hacizlerde uygulanır.

(***) 4949 sayılı kanunla değiştirilen cümle hükmü, 30/07/2003 tarihinde eski düzenlemeye göre ikinci haciz ihbarnamesi gönderilmiş ve menfi tespit davası açma süresi sona ermişse açılacak davalarda uygulanır.

(*4*) Fıkrada yer alan “yüzde kırkından” ibaresi, 02.07.2012 kabul tarihli, 05.07.2012 tarih ve 28344 sayılı R.G.de yayımlanan 6352 sayılı Kanunun 18. maddesiyle “yüzde yirmisinden” şeklinde değiştirilmiştir.

(*5*) 02.07.2012 kabul tarihli, 05.07.2012 tarih ve 28344 sayılı R.G.de yayımlanan 6352 sayılı Kanunun 18. maddesiyle değiştirilen 7. fıkra, 05.01.2013 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Tarihçe:

1 – 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 89 – Hamiline ait olmıyan yahut cirosu kabil senede müstenit bulunmıyan alacak veya sair bir hak haczedilirse icra memuru borçlu olan hakiki veya hükmi üçüncü şahsa bundan böyle borcunu ancak icra dairesine ödiyebileceğini ve aşağıdaki fıkralar hükmünü bildirir.

            Borçlunun alacağı veya üçüncü şahıstaki bir malı haczedilip de üçüncü şahıs borcu olmadığı veya malın yedinde bulunmadığı veya haczin tebliğinden evvel borç ödenmiş veya mal istihlak edilmiş, yahut kusuru olmaksızın telef olmuş veya alacak borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğu gibi bir iddiada ise keyfiyeti, haczin kendisine tebliğinden on gün içinde icra dairesine yazılı veya şifahi beyanla bildirmeğe mecburdur. Bildirmediği halde mal yedinde ve borç zimmetinde mevcut sayılarak teslimi veya ödenmesi istenir.

            Üçüncü şahıs kusuru olmaksızın bir mani sebebiyle müddeti içinde itiraz ve iddiasını bildirmediği takdirde 65 inci madde hükmü cari olur. Her halde üçüncü şahsın umumi hükümler dairesinde borçluya karşı müracaat ve tazminat hakkı mahfuzdur.

            Malın teslimi mümkün olmazsa alacaklı mahkemeye müracaatla kıymetini ona ödetir.

            Haciz istiyen kimse üçüncü şahıs tarafından verilen cevabın hilafını tetkik merciinde ispatla ceza ve tazminat istemek hakkını haizdir.

            Bu madde hükmü memuriyeti hasebiyle hakikate muhalif beyanda bulunan memurlar hakkında da tatbik olunur.

            Üçüncü şahıstaki mal veya alacağın haczinden doğan ihtilaflara dair tetkik mercii tarafından verilecek kararlar on gün içinde temyiz olunabilir.

————————-

2 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 89 – Hamiline ait olmayan yahut cirosu kabil senede müstenit bulunmayan alacak veya sair bir hak haczedilirse icra memuru borçlu olan hakiki veya hükmi üçüncü şahsa bundan böyle borcunu ancak icra dairesine ödeyebileceğini ve aşağıdaki fıkralar hükmünü bildirir.

            Borçlunun alacağı veya üçüncü şahıstaki bir malı haczedilip de üçüncü şahıs borcu olmadığı veya malın yedinde bulunmadığı veya haczin tebliğinden evvel borç ödenmiş veya mal istihlak edilmiş, yahut kusuru olmaksızın telef olmuş veya alacak borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğu gibi bir iddiada ise keyfiyeti, haczin kendisine tebliğinden yedi gün içinde icra dairesine yazılı veya şifahi beyanla bildirmeğe mecburdur. Bildirmediği halde mal yedinde ve borç zimmetinde mevcut sayılarak teslimi veya ödenmesi istenir.

            Üçüncü şahıs kusuru olmaksızın bir mani sebebiyle müddeti içinde itiraz ve iddiasını bildirmediği takdirde 65 inci madde hükmü cari olur. Her halde 3 üncü şahsın umumi hükümler dairesinde borçluya karşı müracaat ve tazminat hakkı mahfuzdur.

            Malın teslimi mümkün olmazsa alacaklı mahkemeye müracaatla kıymetini ona ödetir.

            Haciz isteyen kimse üçüncü şahıs tarafından verilen cevabın hilafını tetkik merciinde isbatla ceza ve tazminat istemek hakkını haizdir.

            Bu madde hükmü memuriyeti hasebiyle hakikate muhalif beyanda bulunan memurlar hakkında tatbik olunur.

————————-

3 – 09/11/1988 tarih ve 3494 sayılı Kanun ile değiştirilen cümle metni:

            Üçüncü şahıs, açtığı menfi tesbit davasını kaybederse, mahkemece dava konusu şeyin yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere bir tazminat ile de mahkum edilir.

————————-

4 – 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 22. maddesi ile değiştirilen üçüncü fıkra ile beşinci fıkranın son cümlesi:

            Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz etmezse, mal yedinde veya borç zimmetinde sayılır ve bu durum üçüncü şahsa ikinci bir ihbarname ile bildirilir. Bu ihbarnamede ayrıca, üçüncü şahsın ihbarnamenin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra takibinin yapıldığı yer mahkemesinde takip alacaklısı aleyhine bir menfi tesbit davası açabileceği, açmadığı takdirde zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmesi istenir. Üçüncü şahıs, müddet içinde menfi tesbit davası açarsa, dava açtığını tevsik eden evrakı aynı müddet içinde icra dairesine ibraz etmeye mecburdur. Bu halde, üçüncü şahıs dava neticesine kadar zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslim etmeye zorlanamaz. Bu davada, üçüncü şahıs takip borçlusuna borçlu bulunmadığını veya malın takip borçlusuna ait olmadığını ispat etmeye mecburdur. (Değişik cümle : 09/11/1988 – 3494/9 md.) Üçüncü şahıs, açtığı menfi tespit davasını kaybederse, mahkemece dava konusu şeyin yüzde kırkından aşağı olmamak üzere bir tazminat ile de mahkum edilir.

            Her halde, üçüncü şahsın genel hükümlere göre borçluya karşı müracaat ve tazminat hakkı saklıdır.

———————————————–

5 – 02.07.2012 kabul tarihli, 05.07.2012 tarih ve 28344 sayılı R.G.de yayımlanan 6352 sayılı Kanunun 18. maddesiyle değiştirilen 7. fıkra:

            Haciz ihbarnamesi, bir hükmi şahsın veya müessesenin merkez ve şubelerinden hangisine tebliğ edilmiş ise, beyanda bulunma mükellefiyeti yalnız ihbarnameyi tebellüğ eden merkez veya şubeye aittir.

3 – Diğer haklar için :

Madde 90 – İcra dairesi haczedilen hakların muhafazasına ve alacaklardan günü gelenlerin tahsiline çalışır ve lazım gelen masrafların peşin ödenmesini istiyebilir.

4 – Taşınmazlar hakkında :

Madde 91 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/50 md.)(*)

(Değişik fıkra: 09/11/1988 – 3494/10 md.)(**) Taşınmazın haczi ile tasarruf hakkı Medeni Kanunun 920 nci maddesi anlamında tahdide uğrar. Sicile kaydedilmek üzere haciz keyfiyeti, ne miktar meblağ için yapıldığı ve alacaklının adı ile tebliğe yarar adresi icra dairesi tarafından tapu siciline bildirilir. Adresi değişen alacaklı masrafını vermek sureti ile yeni adresinin tapuya bildirilmesini icra dairesinden istemeye mecburdur.(*4*)

Hacze yeni alacaklılar iştirak eder veya haciz kalkarsa bu hususlar da tapu siciline haber verilir.(*5*)

(Ek fıkra: 17/07/2003 – 4949 S.K./23. md.)(***) Hacizli taşınmazın el değiştirmesi halinde 148/a maddesi uygulanır.

Açıklama:

(*) 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

(**) 09/11/1988 tarih ve 3494 sayılı Kanun ile değiştirilen fıkra için Tarihçeye bakınız.

(***) 4949 sayılı kanunla eklenen fıkra hükmü, 30/07/2003 tarihinden sonra vuku bulacak el değiştirmelerde uygulanır.

(*4*) Fıkrada yer alan “tapuya ve mahcuz gemi ise kayıtlı bulunduğu daireye” ibaresi, 14.01.2011 kabul tarihli, 14.02.2011 tarih ve 27846 sayılı R.G.de yayımlanan 6103 sayılı Kanunun 41. maddesiyle, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmek üzere “tapu siciline” şeklinde değiştirilmiştir.

(*5*) Fıkrada yer alan “yukarda adı geçen dairelere” ibaresi, 14.01.2011 kabul tarihli, 14.02.2011 tarih ve 27846 sayılı R.G.de yayımlanan 6103 sayılı Kanunun 41. maddesiyle, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmek üzere “tapu siciline” şeklinde değiştirilmiştir.

Tarihçe:

1 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 91 – Gayrimenkulün hacziyle tasarruf hakkı tahdit edilmiş olur. Sicille kaydedilmek üzere haciz keyfiyeti ve ne miktar meblağ için yapıldığı icra dairesi tarafından tapuya ve mahcuz gemi ise kayıtlı bulunduğu daireye bildirilir.

            Hacze yeni alacaklılar iştirak eder veya haciz kalkarsa bu cihetler de tapu idaresine haber verilir.

————————-

2 – 09/11/1988 tarih ve 3494 sayılı Kanun ile değiştirilen fıkra metni:

            Gayrimenkulün haczi ile tasarruf hakkı Medeni Kanunun 920 nci maddesi anlamında tahdide uğrar. Sicile kaydedilmek üzere haciz keyfiyeti ve ne miktar meblağ için yapıldığı icra dairesi tarafından tapuya ve mahcuz gemi ise kayıtlı bulunduğu daireye bildirilir.

I-Taşınmaz haczinin şümulü, II-Alacakları rehinle sağlanmış alacaklıların mahfuz hakları, III-İdare ve işletme.

Madde 92 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/51 md.)(*)(***)

Bir taşınmazın haczi hasılat ve menfaatlerine de şamildir. Haciz taşınmaz kendilerine rehnedilmiş olan alacaklıların haklarına halel getirmez.

İcra dairesi, taşınmaz kendilerine rehnedilmiş olan alacaklılarla kiracılara hacizden haber verir.

(Değişik fıkra: 17/07/2003 – 4949 S.K./24. md.)(**) Daire, taşınmazın idare ve işletmesi ile eklentinin korunması için gerekli tedbirleri alır. Bu tedbirler meyanında icra dairesi, eğer taşınmazda kiracı varsa bu kiracıya, işleyecek kiraları icra dairesine ödemesini emreder. Zarar görme ihtimali bulunan eklenti, rehin alacaklısının talebi üzerine, işletmenin faaliyetine engel olmayacak şekilde muhafaza altına alınır. İdare ve muhafaza masrafları satış bedelinden öncelikle ödenir.

(Mülga fıkra: 14.01.2011 – 6103 S.K./41. md.)(*4*)

Açıklama:

(*) 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

(**) 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 24. maddesi ile değiştirilen fıkra için Tarihçeye bakınız.

(***) Madde, 4949 sayılı kanunla değişik haliyle 30/07/2003 tarihinden sonra yapılacak hacizlerde uygulanır.

(*4*) 14.01.2011 kabul tarihli, 14.02.2011 tarih ve 27846 sayılı R.G.de yayımlanan 6103 sayılı Kanunun 41. maddesiyle, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmek üzere yürürlükten kaldırılan 4. fıkra için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 92 – Bir gayrimenkulün haczi hasılat ve menfaatlerine de şamildir. Haciz gayrimenkul kendilerine rehnedilmiş olan alacaklıların haklarına halel getirmez.

            İcra dairesi, gayrimenkul kendilerine rehnedilmiş olan alacaklılarla kiracılara hacizden haber verir.

            Daire, gayrimenkulün idare ve işletilmesi için lüzum gördüğü tedbirleri alır.

            Ticaret Kanununun 1023 üncü maddesi hükmü mahfuzdur.

—————————

2 – 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 24. maddesi ile değiştirilen fıkra metni:

            Daire gayrimenkulün idare ve işletmesi için lüzum gördüğü tedbirleri alır. Bu tedbirler meyanında işliyecek kiraların icra dairesine ödenmesini emreder.

———————————————–

3 – 14.01.2011 kabul tarihli, 14.02.2011 tarih ve 27846 sayılı R.G.de yayımlanan 6103 sayılı Kanunun 41. maddesiyle yürürlükten kaldırılan 4. fıkra:

            Ticaret Kanununun 892 nci maddesi hükmü saklıdır.

Mahsullerin toplanması, borçlunun hakkı:

Madde 93 – İcra dairesi mahsullerin toplanması için lazım gelen tedbirleri alır.

Borçlunun geçineceği yoksa kendisinin ve ailesinin geçinmeleri için kafi miktar mahsulden veya satıldıkça bedelinden münasip miktar kendisine bırakılır.

İştirak halinde tasarruf edilen mallar :

Madde 94 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/52 md.)(*)(***)

Bir intifa hakkı veya taksim edilmemiş bir miras veya bir şirket yahut iştirak halinde tasarruf edilen bir mal hissesi haczedilirse icra dairesi, yerleşim yerleri bilinen ilgili üçüncü şahıslara keyfiyeti ihbar eder. Bu suretle borçlunun muayyen bir taşınmazdaki tasfiye sonundaki hissesi haczedilmiş olursa icra memuru haciz şerhinin taşınmazın kaydına işlenmesi için tapu sicil muhafızlığına tebligat yapar. (Ek cümleler: 17/07/2003 – 4949 S.K./25. md.)(**) Anonim şirketlerde paylar için pay senedi veya pay ilmühaberi çıkarılmamışsa, borçlunun şirketteki payı icra dairesi tarafından şirkete tebliğ olunarak haczedilir. Bu haczin şirket pay defterine işlenmesi zorunludur; ancak haciz, şirket pay defterine işlenmemiş olsa bile şirkete tebliğ tarihinde yapılmış sayılır. Haciz, icra dairesi tarafından tescil edilmek üzere Ticaret Siciline bildirilir. Bu durumda haczedilen payların devri, alacaklının haklarını ihlal ettiği oranda batıldır. Haczedilen payların satışı, taşınır malların satışı usulüne tabidir. Diğer taşınırlarda icra dairesi başkasına devre mani tedbirleri alır.

Borçlunun reddetmediği miras veya başka bir sebeple iktisap eyleyip henüz tapuya veya gemi siciline tescil ettirmediği mülkiyet veya diğer aynı hakların borçlu namına tescili alacaklı tarafından istenebilir. Bu talep üzerine icra dairesi alacaklının bu muameleyi takip edebileceğini tapu veya gemi sicili dairesine ve icabında mahkemeye bildirir.

Borçlunun zilyed bulunduğu bir taşınmaz üzerindeki fevkalade zamanaşımı ile iktisabını istemek hakkının haczedilmesi halinde, icra dairesi zilyedliğin başkasına devrine mani olacak tedbirleri alır ve alacaklıya bir ay içinde taşınmazın borçlusu adına tescili için dava açması yetkisini verir. Mahkemenin tescil kararı ile taşınmaz bu alacaklı lehine mahcuz sayılır.

İkinci fıkra hükmü, almaya hak kazandığı veya almakta bulunduğu emekli veya yetim maaşını istifa için icap eden yoklama muamelesini yaptırmıyanlar hakkında yetkili makama bildirmek suretiyle tatbik olunur.

Alacaklının bu sebeple yapacağı kanuni masraflar ayrıca takip ve hükme hacet kalmaksızın dairece borçludan tahsil olunur.

Açıklama:

(*) Maddenin değişen metinleri için Tarihçeye bakınız.

(**) 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 25. maddesi ile, birinci fıkranın “Menkullerde başkasına devre mani tedbirler alır.” şeklindeki üçüncü cümlesi yürürlükten kaldırılmış ve fıkranın ikinci cümlesinden sonra gelmek üzere metne işlenen cümleler eklenmiştir.

(***) Madde, 4949 sayılı kanunla değişik haliyle 30/07/2003 tarihinden sonra yapılacak hacizlerde uygulanır.

Tarihçe:

1 – 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 94 – Bir intifa hakkı veya taksim edilmemiş bir miras ya bir şirket yahut iştirak halinde tasarruf edilen bir mal hissesi haczedilirse icra dairesi ikametgahları malum olan alakadar üçüncü şahıslara haber verir.

            Borçlunun reddetmediği miras veya başka bir sebeple iktisap eyleyip henüz tapuya tescil ettirmediği mülkiyet ve diğer ayni hakların borçlu namına tescili alacaklı tarafından istenebilir. Bu talep üzerine icra dairesi alacaklının bu muameleyi takip edebileceğini tapu idaresine bildirir.

            Alacaklının bu sebeple yapacağı kanuni masraflar ayrıca takip ve hükme hacet kalmaksızın dairece borçludan tahsil olunur.

————————-

2 – 29/06/1956 tarih ve 6763 sayılı Kanun ile değiştirilen ikinci fıkra metni:

            Borçlunun reddetmediği miras veya başka bir sebeple iktisap ekleyip henüz tapuya tescil ettirmediği mülkiyet ve diğer ayni hakların borçlu namına tescili alacaklı tarafından istenebilir. Bu talep üzerine icra dairesi alacaklının bu muameleyi takip edebileceğini tapu dairesine ve icabında mahkemeye bildirir:

————————-

3 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 94 – Bir intifa hakkı veya taksim edilmemiş bir miras veya bir şirket yahut iştirak halinde tasarruf edilen bir mal hissesi haczedilirse icra dairesi ikametgahları malum olan alakadar üçüncü şahıslara haber verir.

            (Değişik fıkra: 29/6/1956 – 6763 S.K.) Borçlunun reddetmediği miras veya başka bir sebeple iktisap eyleyip henüz tapuya veya gemi siciline tescil ettirmediği mülkiyet veya diğer ayni hakların borçlu namına tescili, alakalı tarafından istenebilir. Bu talep üzerine icra dairesi alacaklının bu muameleyi takibedebileceğini tapu veya gemi sicili dairelerine ve icabında mahkemeye bildirir.

Bu hüküm, almağa hak kazandığı veya almakta bulunduğu tekaüt veya eytam maaşını istifa için icap eden yoklama muamelesini yaptırmayanlar hakkında, salahiyetli makama bildirmek suretiyle tatbik olunur.

            Alacaklının bu sebeple yapacağı kanuni masraflar ayrıca takip ve hükme hacet kalmaksızın dairece borçludan tahsil olunur.

Mahcuz malların muhafazası masrafları:

Madde 95 – Alacaklı haczedilen malların muhafaza ve idare ve işletilmesi masraflarını istenildiği takdirde peşin vermeğe mecburdur.

İstihkak iddiasına itiraz :

A – Borçlunun zilyedliği:

1 – Hazırlık safhası:

Madde 96 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/53 md.)(*)

Borçlu, elinde bulunan bir malı başkasının mülkü veya rehni olarak gösterdiği yahut üçüncü bir şahıs tarafından o mal üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı iddia edildiği takdirde, icra dairesi bunu haciz ve icra zabıtlarına geçirir ve keyfiyeti iki tarafa bildirir.

İcra dairesi aynı zamanda istihkak iddiasına karşı itirazları olup olmadığını bildirmek üzere alacaklı ve borçluya üç günlük mühlet verir. Sükutları halinde istihkak iddiasını kabul etmiş sayılırlar.

Malın haczine muttali olan borçlu veya üçüncü şahıs, ıttıla tarihinden itibaren yedi gün içinde istihkak iddiasında bulunmadığı takdirde, aynı takipte bu iddiayı ileri sürmek hakkını kaybeder. İstihkak iddiasının yapıldığı veya istihkak davasının açıldığı tarihte istihkak müddeisi ile birlikte oturan kimseler yahut bu şahısların iş ortakları, iddianın yapıldığı tarihte veya istihkak davası 97 nci maddenin 9 uncu fıkrası gereğince açılmışsa davanın açıldığı tarihte malın haczine ıttıla kesbetmiş sayılırlar.

Açıklama:

(*) 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 96 – Borçlu, elinde bulunan bir malı başkasının mülkü veya rehni olarak gösterdiği yahut üçüncü bir şahıs tarafından o mal üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı iddia edildiği takdirde icra dairesi bunu haciz ve icra zabıtlarına geçirir ve keyfiyeti iki tarafa bildirir.

            İcra Dairesi aynı zamanda istihkak iddiasına karşı itirazları olup olmadığını bildirmek üzere alacaklı ve borçluya üç günlük mühlet verir. Sükutları halinde istihkak iddiasını kabul etmiş sayılırlar.

2 – Üçüncü şahsın istihkak iddiası :

Madde 97 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/54 md.)(*)

İstihkak iddiasına karşı alacaklı veya borçlu tarafından itiraz edilirse, icra memuru dosyayı hemen icra mahkemesine verir. İcra mahkemesi, dosya üzerinde veya lüzum görürse ilgilileri davet ederek mürafaa ile yapacağı inceleme neticesinde varacağı kanaate göre takibin devamına veya talikine karar verir.

İstihkak davasının sırf satışı geri bırakmak gayesiyle kötüye kullanıldığını kabul etmek için ciddi sebepler bulunduğu takdirde icra mahkemesi takibin taliki talebini reddeder.

Takibin talikine karar verilirse, haksız çıktığı takdirde alacaklının muhtemel zararına karşı davacıdan 36 ncı maddede gösterilen teminat alınır.

Teminatın cins ve miktarı mevcut delillerin mahiyetine göre takdir olunur.

(Değişik fıkra: 02/03/2005 – 5311 S.K./9. md.)(***) Takibin devamına dair verilen icra mahkemesi kararı kesindir.

Üçüncü şahıs, icra mahkemesi kararının tefhim veya tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesinde istihkak davası açmaya mecburdur. Bu müddet zarfında dava edilmediği takdirde üçüncü şahıs alacaklıya karşı iddiasından vazgeçmiş sayılır.

Kiralanan taşınmaz veya gemilerdeki hapis hakkına tabi eşya ile ilgili istihkak davaları Borçlar Kanununun 268 inci maddesinin 1 inci fıkrasında yazılı hükümlere uygun olmadıkça talik emri verilemez.(*4*)

Dava esnasında 106 ncı maddedeki müddetler cereyan etmez.

Yukardaki hükümler dairesinde kendisine istihkak talebinde bulunmak imkanı verilmemiş olan üçüncü şahıs, haczedilen şey hakkında veya satılıp da bedeli henüz alacaklıya verilmemişse bedeli hakkında, hacze ıttıla tarihinden itibaren yedi gün içinde, icra mahkemesinde istihkak davası açabilir. Aksi takdirde aynı takipte bu iddiayı ileri sürmek hakkını kaybeder. Bu halde davacının talebi üzerine icra hakimi takibin talik edilip edilmemesi hakkında yukardaki hükümler dairesinde acele karar vermeye mecburdur. Bu karar diğer taraf dinlenmeksizin de verilebilir.

İstihkak davası neticelenmeden mahcuz mal paraya çevrilmiş bulunursa icra hakimi işbu bedelin yargılama neticesine kadar ödenmemesi veya teminat karşılığında veya halin icabına göre teminatsız derhal alacaklıya verilmesi hususunda ayrıca karar verir.

İstihkak davasına umumi hükümler dairesinde ve basit yargılama usulüne göre bakılır.

Mahcuz eşya ile ilgili olarak icra memuruna dermeyan edilen iddiada üçüncü şahıs ve borçlunun birleşmeleri alacaklıya müessir değildir. Üçüncü şahsın bu iddiasını ispat etmesi lazımdır. Ancak üçüncü şahsın mahcuz eşyanın kendisinin mülkü veya kendisine merhun olduğu hakkındaki iddiasının borçlu tarafından kabulü kendi aleyhine delil teşkil eder ve ileride bu ikrara aykırı hiçbir iddiada bulunamaz.

(Değişik fıkra: 09/11/1988 – 3494/11 md.)(**) İstihkak davası üzerine takibin talikine karar verilip de neticede dava reddolunursa alacaklının alacağından bu dava dolayısıyla istifası geciken miktarın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere davacıdan tazminat alınmasına hükmolunur.(*5*)

(Değişik fıkra: 02/03/2005 – 5311 S.K./9. md.)(***) Davanın reddi hakkındaki karara karşı istinaf veya temyiz yoluna başvuran istihkak davacısı icra dairesinden 36 ncı maddeye göre mühlet isteyebilir.

İstihkak davası sabit olur ve birinci fıkra gereğince istihkak iddiasına karşı itiraz eden alacaklı veya borçlunun kötü niyeti tahakkuk ederse haczolunan malın değerinin yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere itiraz edenden tazminat alınmasına asıl dava ile birlikte hükmolunur.

Koca aleyhine yapılmış bir hacizde karı şahsi malları üzerindeki haklarını Medeni Kanunun 160 ıncı maddesi hükmüne tabi olmaksızın kendisi takip edebilir.

İstihkak davasına karşı haczi yaptıran alacaklı bu kanunun 11 inci babı hükümlerine dayanarak ve muvakkat veya kati aciz belgesi ibrazına mecbur olmaksızın mütekabilen iptal davası açabilir. Dava ve mütekabil davada tarafların gösterecekleri bütün delilleri hakim serbestçe takdir eder.

İstihkak davaları süratle ve diğer davalardan önce görülerek karara bağlanır.

Açıklama:

(*) Maddenin değişen metinleri için Tarihçeye bakınız.

(**) 09/11/1988 tarih ve 3494 sayılı Kanun ile değiştirilen fıkra için Tarihçeye bakınız.

(***) 02/03/2005 kabul tarihli, 18/03/2005 tarih ve 25759 sayılı R.G.de yayımlanan 5311 sayılı Kanunun 9. maddesi ile, 01/04/2005 tarihinden geçerli olmak üzere (5328 sayılı kanunla yürürlük tarihi 01/06/2005 olarak değiştirilmiştir.) değiştirilen 5. ve 14. fıkralar için Tarihçeye bakınız.

(*4*) Fıkrada yer alan “Kiralanan yer veya sicile kayıtlı gemilerdeki” ibaresi, 14.01.2011 kabul tarihli, 14.02.2011 tarih ve 27846 sayılı R.G.de yayımlanan 6103 sayılı Kanunun 41. maddesiyle, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmek üzere “Kiralanan taşınmaz veya gemilerdeki” şeklinde değiştirilmiştir.

(*5*) Fıkrada yer alan “yüzde kırkından” ibaresi, 02.07.2012 kabul tarihli, 05.07.2012 tarih ve 28344 sayılı R.G.de yayımlanan 6352 sayılı Kanunun 19. maddesiyle “yüzde yirmisinden” şeklinde değiştirilmiştir.

Tarihçe:

1 – 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 97 – İstihkak iddiasına karşı alacaklı veya borçlu tarafından itiraz edilirse icra dairesi üçüncü şahsa yedi gün içinde mahkemeye müracaat etmesini tembih eder.

Mahkemeye müracaat olundukta ilerde haksız çıktığı takdirde alacaklının muhtemel zararına karşı davacıdan kafi teminat alınmak şartıyle mahkeme takibin talikini emreder.

            Kiralanan yerdeki hapis hakkına tabi eşyaya müteallik istihkak davaları Borçlar Kanununun 268 inci maddesinin 1 inci fıkrasında yazılı hükümlere muvafık olmadıkça talik emri verilemez.

            Dava esnasında 106 ncı maddedeki müddetler cereyan etmez.

            Muayyen müddet içinde dava etmiyen üçüncü şahıs alacaklıya karşı iddiasından vazgeçmiş sayılır.

            Birinci fıkradaki hükümler dairesinde kendisine istihkak talebinde bulunmak imkanı verilmemiş olan üçüncü şahıs haczedilen şey hakkında ve satılıpta bedeli henüz alacaklıya verilmemişse bedeli hakkında istihkak davası açabilir. Bu halde mahkemece ikinci fıkra hükmü tatbik olunur.

            İstihkak davası üzerine mahkemece takibin talikına karar verilipte neticede dava reddolunursa alacaklının alacağından bu dava dolayısiyle istifası geciken miktarının yüzde onundan aşağı olmamak üzere davacıdan tazminat alınmasına asıl dava ile birlikte hükmolunur.

            Davasının reddi hakkındaki kararı temyiz eden istihkak davacısı icra dairesinden 36 ncı maddeye göre mühlet istiyebilir.

            İstihkak davası sabit olur ve birinci fıkra mucibince istihkak iddiasına karşı itiraz eden alacaklı veya borçlunun suiniyeti de tahakkuk ederse haczolunan malın değer bahasının yüzde onundan aşağı olmamak üzere itiraz edenden tazminat alınmasına asıl dava ile birlikte hükmolunur.

            Koca aleyhine yapılmış bir hacizde karı şahsi malları üzerindeki haklarını Kanunu Medeninin 160 ncı maddesi hükmüne tabi olmaksızın kendisi takip edebilir.

————————-

2 – 29/06/1956 tarih ve 6763 sayılı Kanun ile değiştirilen yedinci fıkra metni:

            Kiralanan yerlerdeki hapis hakkına tabi eşyaya müteallik istihkak davaları Borçlar Kanununun 268 inci maddesinin birinci fıkrasında yazılı hükümlere muvafık olmadıkça talik emri verilemez.

————————-

3 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 97 – İstihkak iddiasına karşı alacaklı veya borçlu tarafından itiraz edilirse icra memuru dosyayı hemen icra merciine verir. Merci dosya üzerine veya lüzumlu görürse alakalı olanları davet ederek mürafaa ile yapacağı tetkikat neticesinde tahassür edecek hale göre takibin devamına veya talikine karar verir.

            İstihkak davasının sırf satışı tehir etmek gayesiyle suiistimal edildiğini kabul etmek için ciddi sebepler bulunduğu takdirde merci takibin taliki talebini reddeder.

            Takibin talikine karar verilirse, haksız çıktığı takdirde alacaklının muhtemel zararına karşı davacıdan kavi teminat alınır.

            Teminatın cinsi ve miktarı mevcut delillerin mahiyetine göre takdir olunur.

            Takibin talikına dair verilen kararın temyizi kabildir. Takibin devamına dair verilen merci kararı temyiz olunamaz.

            Üçüncü şahıs, merci kararının tefhim veya tebliğinden itibaren yedi gün içinde tetkik merciinde istihkak davası açmağa mecburdur. Bu müddet zarfında dava edilmediği takdirde üçüncü şahıs alacaklıya karşı iddiasından vazgeçmiş sayılır.

            (Değişik fıkra: 29/06/1956 – 6763 S.K.) Kiralanan yer veya sicille kayıtlı gemilerdeki hapis hakkına tabi eşyaya müteallik istihkak davaları Borçlar Kanununun 268 inci maddesinin birinci fıkrasında yazılı hükümlere uygun olmadıkça talik emri verilemez.

            Dava esnasında 106 ncı maddedeki müddetler cereyan etmez.

Yukarıdaki hükümler dairesinde kendisine istihkak talebinde bulunmak imkanı verilmemiş olan üçüncü şahıs haczedilen şey hakkında veya satılıp da bedeli henüz alacaklıya verilmemişse bedeli hakkında tetkik merciinde istihkak davası açabilir. Bu halde davacının talebi üzerine merci hakimi takibin talik edilip edilmemesi hakkında acele karar ittihazına ve takibin taliki hakkında ikinci fıkra hükmünü tatbike mecburdur. Diğer taraf dinlenmeksizin de bu karar verilebilir.

            İstihkak davası neticelenmeden mahcuz mal paraya çevrilmiş bulunursa merci hakimi işbu bedelin muhakeme neticesine kadar mevkuf tutulması veya teminat mukabilinde veya teminatsız derhal alacaklıya verilmesi hususunda ayrıca karar verir.

            İstihkak davası umumi hükümler dairesinde ve basit usulü muhakemeye tevfikan rüyet olunur.

            Mahcuz eşyaya müteallik olarak icra memuruna dermeyan edilen iddiada üçüncü şahıs ve borçlunun birleşmeleri alacaklıya müessir değildir. Üçüncü şahsın bu iddiasını ispat eylemesi lazımdır. Ancak üçüncü şahsın mahcuz eşyanın kendisinin mülkü veya kendisine merhum olduğu hakkındaki iddiasının borçlu tarafından kabulü kendi aleyhlerine delil teşkil eder ve ileride bu ikrar hilafına hiç bir iddiada bulunamazlar.

            İstihkak davası üzerine takibin talikine karar verilip de neticede dava reddolunursa alacaklının alacağından bu dava dolayısiyle istifası geciken miktarının yüzde onundan aşağı olmamak üzere davacıdan tazminat alınmasına hükmolunur.

            Davanın reddi hakkındaki kararı temyiz eden istihkak davacısı icra dairesinden 36 ncı maddeye göre mühlet isteyebilir.

            İstihkak davası sabit olur ve birinci fıkra mucibince istihkak iddiasına karşı itiraz eden alacaklı veya borçlunun suiniyeti tahakkuk ederse haczolunan malın değer pahasının % 10 undan aşağı olmamak üzere itiraz edenden tazminat alınmasına asıl dava ile birlikte hükmolunur.

            Koca aleyhinde yapılmış bir hacizde karı şahsi malları üzerindeki haklarını Kanunu Medeninin 160 ncı maddesi hükmüne tabi olmaksızın kendisi takip edebilir.

            İstihkak davasına karşı haczi yaptıran alacaklı bu kanunun 11 inci babı hükümlerine istinaden ve muvakkat veya kati aciz vesikası ibrazına mecbur olmaksızın mütekabilen iptal davası açabilir. Dava ve mütekabil davada tarafların ikame edecekleri bilcümle delilleri hakim serbestçe takdir eder.

            İstihkak davaları süratle ve diğer davalara takdimen rüyet ve intaç olunur.

————————-

4 – 09/11/1988 tarih ve 3494 sayılı Kanun ile değiştirilen fıkra metni:

            İstihkak davası üzerine takibin talikine karar verilip de neticede dava reddolunursa alacaklının alacağından bu dava dolayısiyle istifası geciken miktarının yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere davacıdan tazminat alınmasına hükmolunur.

————————-

5 – 02/03/2005 kabul tarihli, 18/03/2005 tarih ve 25759 sayılı R.G.de yayımlanan 5311 sayılı Kanunun 9. maddesi ile değiştirilen 5. ve 14. fıkralar:

            Takibin devamına dair verilen icra mahkemesi kararı temyiz olunamaz.

            Davanın reddi hakkındaki kararı temyiz eden istihkak davacısı icra dairesinden 36 ncı maddeye göre mühlet istiyebilir.

İstihkak davalarında mülkiyet karinesi:

Madde 97/a – (Ek madde: 18/02/1965 – 538/55 md.)

Bir taşınır malı elinde bulunduran kimse onun maliki sayılır. Borçlu ile üçüncü şahısların taşınır malı birlikte ellerinde bulundurmaları halinde dahi mal borçlu elinde addolunur. Birlikte oturulan yerlerdeki mallardan mahiyetleri itibariyle kadın, erkek ve çocuklara aidiyetleri açıkça anlaşılanlar veya örf ve adet, sanat, meslek veya meşgale icabı olanlar bunların farz olunur. Bu karinenin aksini ispat külfeti iddia eden kişiye düşer.

İstihkak davacısı malı ne suretle iktisap ettiğini ve borçlunun elinde bulunmasını gerektiren hukuki ve fiili sebep ve hadiseleri göstermek ve bunları ispat etmekle mükelleftir.

3 – Çalınmış ve zayi olmuş şeyler:

Madde 98 – Çalınmış ve zayi edilmiş şeyler hakkında Kanunu Medeninin 902,903 ve 904 üncü maddeleri hükmü mahfuzdur.

İcra dairesi tarafından pazarlık suretiyle yapılan satış Kanunu Medeninin 902 nci maddesinde mezkur resmi artırma hükmündedir.

B – Üçüncü şahsın zilyetliği:

Madde 99 – (Değişik madde: 02.07.2012 – 6352 S.K./20. md.)(*)

Haczedilen şey, borçlunun elinde olmayıp da üzerinde mülkiyet veya diğer bir ayni hak iddia eden üçüncü kişi nezdinde bulunursa, bu kişi yedieminliği kabul ettiği takdirde bu mal muhafaza altına alınmaz. İcra müdürü, üçüncü kişi aleyhine icra mahkemesinde istihkak davası açması için alacaklıya yedi gün süre verir. Bu süre içinde icra mahkemesine istihkak davası açılmaz ise üçüncü kişinin iddiası kabul edilmiş sayılır. Alacaklı tarafından süresinde açılan dava sonuçlanıncaya kadar, haczedilen malın satışı yapılamaz. Haczin, üçüncü kişinin yokluğunda yapılması ve üçüncü kişi lehine istihkak iddiasında bulunulması halinde de bu fıkra hükmü uygulanır.

Açıklama:

(*) Maddenin değiştirilen metinleri için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 99 – Haczedilen şey borçlunun elinde olmayıpta üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı iddia eden üçüncü bir şahıs nezdinde bulunursa icra dairesi o şahıs aleyhine mahkemeye müracaat için alacaklıya yedi gün mühlet verir.

            Bu mühlet içinde dava ikame edilmezse üçüncü şahsın iddiası kabul edilmiş sayılır.

———————————————–

2 – 02.07.2012 kabul tarihli, 05.07.2012 tarih ve 28344 sayılı R.G.de yayımlanan 6352 sayılı Kanunun 20. maddesiyle değiştirilen madde:

            Madde 99 – (Değişik madde: 03/07/1940 – 3890/1 md.)

            Haczedilen şey borçlunun elinde olmayıpta üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı iddia eden üçüncü bir şahıs nezdinde bulunursa icra memuru o şahıs aleyhine icra mahkemesine müracaat için alacaklıya yedi gün mühlet verir. Bu mühlet içinde icra hakimliğine dava ikame edilmezse üçüncü şahsın iddiası kabul edilmiş sayılır.

Hacze iştirak derecelerinin teşkili:

Madde 100 – İlk haciz üzerine satılan malın tutarı vezneye girinceye kadar aynı derecede hacze iştirak edebilecek alacaklılar:

1 – İlk haciz ilamsız takibe müstenitse takip talebinden ve ilama istinat ediyorsa dava ikamesinden mukaddem yapılmış bir takip üzerine alınan aciz vesikasına,

2 – Yukarki fıkrada yazılı tarihlerden önce açılmış bir dava üzerine alınan ilama,

3 – Aynı tarihlerden mukaddem tarihli resmi veya tarih ve imzası tasdikli bir senede,

4 – Aynı tarihlerden mukaddem tarihli resmi dairelerin veya salahiyetli makamların salahiyetleri dahilinde ve usulüne göre verdikleri makbuz veya vesikaya istinat eden alacaklılardır.

Bu suretle iştirak halinde icra dairesi müracaat üzerine aynı derecedeki alacaklıların bütün alacaklarına yetecek nispette ilave suretiyle hacizler yapar.

Bunların haricindeki alacaklılar ancak, evvelki dereceden artacak bedeller için hacze iştirak edebilirler.

Önce icrası lazım gelen merasime lüzum olmaksızın iştirak:

Madde 101 – (Değişik madde: 03/07/1940 – 3890/1 md.)(*)

Borçlunun eşi ve çocukları ve vasi veya kayyımı olduğu şahıslar evlenme, velayet veya vesayetten mütevellit alacaklar için önce icrası lazım gelen takip merasimine lüzum olmaksızın ilk haciz üzerine satılan malın tutarı vezneye girinceye kadar aynı derecede hacze iştirak edebilirler. Şu kadar ki bu hak ancak haciz, vesayetin veya velayetin veya evliliğin devamı esnasında veya zevalini takip eden sene içinde yapıldığı takdirde istimal olunabilir. Bir dava veya takibin devam ettiği müddet hesaba katılmaz. Borçlunun reşit çocukları Kanunu Medeninin 321 inci maddesine müstenit alacaklarından dolayı önce icrası lazım gelen takip merasimine hacet kalmaksızın her zaman aynı derecede hacze iştirak edebilirler. Sulh mahkemesi dahi küçükler, vesayet altında bulunanlar veya kendilerine kayyım tayin edilmiş olanlar namına aynı suretle hacze iştirak edebilirler.

(Değişik fıkra: 18/02/1965 – 538/56 md.)(**) İcra dairesi iştirak taleplerini borçlu ve alacaklılara bildirir. Onlara, itiraz etmeleri için yedi günlük bir mühlet verir. İtiraz halinde iştirak talebinde bulunan kimsenin hacze iştiraki muvakkaten kabul olunur ve yedi gün içinde dava açması lüzumu bildirilir. Bu süre içinde dava açmazsa iştirak hakkı düşer. Açılacak davaya basit yargılama usulüne göre bakılır.

Nafaka ilamına istinat eden alacaklı önce takip merasiminin icrasına lüzum olmaksızın her zaman aynı derecede hacze iştirak edebilir. Suiniyet hali müstesnadır.

Açıklama:

(*) 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

(**) 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen fıkra için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 101 – Borçlunun karısı veya kocası ve çocukları ve vasi veya kayyımı olduğu şahıslar evlenme, vesayet veya velayetten mütevellit alacakları için önce icrası lazımgelen takip merasimine lüzum olmaksızın ilk haciz üzerine satılan malın tutarı vezneye girinceye kadar aynı derecede hacze iştirak edebilirler.

Şu kadar ki bu iştirak evliliğin veya vesayet, velayet ve kayyımlığın devamı esnasında yahut zevalini takip eden sene içinde talep edilmek şarttır. İştirak talebine esas olan haktan dolayı açılan dava veya yapılan takibin devam ettiği müddet hesaba katılmaz.

            Borçlunun reşit çocukları Kanunu Medeninin 321 inci maddesinde mezkur alacak için önce icrası lazımgelen takip merasimine hacet kalmaksızın her zaman aynı derecede hacze iştirak edebilirler.

            Sulh mahkemesi dahi, küçüklerle vesayet altında bulunanlar veya kendilerine kayyım tayin edilmiş olanlar namına aynı suretle hacze iştirak edebilir.

            Şu kadar ki bu iştirak evliliğin veya vesayet, velayet ve kayyımlığın devamı esnasında yahut zevalini takip eden sene içinde talep edilmek şarttır. İştirak talebine esas olan haktan dolayı açılan dava veya yapılan takibin devam ettiği müddet hesaba katılmaz.

            Borçlunun reşit çocukları Kanunu Medeninin 321 inci maddesinde mezkur alacak için önce icrası lazımgelen takip merasimine hacet kalmaksızın her zaman aynı derecede hacze iştirak edebilirler.

            Sulh mahkemesi dahi, küçüklerle vesayet altında bulunanlar veya kendilerine kayyım tayin edilmiş olanlar namına aynı suretle hacze iştirak edebilir.

İcra dairesi bu suretle vaki hacze iştirak taleplerinden borçluyu ve alacaklıları haberdar ederek itirazları varsa beş gün içinde bildirmelerini ihtar eder.

            İtiraz vukuunda iştirak talebinde bulunan kimsenin hacze iştiraki muvakkaten kabul olunur ve yedi gün içinde dava açması lüzumu bildirilir. Bu müddet içinde dava açmazsa iştirak hakkı düşer. Bu dava seri muhakeme usuliyle görülür.

            Nafaka ilamına istinat eden alacaklı önce takip merasiminin icrasına lüzum olmaksızın her zaman aynı derecede hacze iştirak edebilir. Suiniyet hali müstesnadır.

————————-

2 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen fıkra metni:

            İcra dairesi iştirak taleplerini borçlu ve alacaklılara bildirir. Onlara, itiraz etmeleri için yedi günlük bir mühlet verir. İtiraz vukuunda iştirak talebinde bulunan kimsenin hacze iştiraki muvakkaten kabul olunur ve yedi gün içinde dava açması lüzumu bildirilir. Bu müddet içinde dava açmazsa iştirak hakkı düşer. Bu dava seri muhakeme usuliyle görülür.

Haciz tutanağı tanzimi:

Madde 102 – Taşınır bir malı haciz için mahallinde bir tutanak tutulur. Zabıt varakasında alacaklı ve borçlunun isim ve şöhretleri, alacağın miktarı, haczin hangi gün ve saatte yapıldığı, haczedilen mallar ve takdir edilen kıymetleri ve varsa üçüncü şahısların iddiaları yazılır ve haczi icra eden memur tarafından imza edilir.

Haczi talep edilen mal taşınmaz ise icra dairesi 91 inci madde mucibince haczi ait olduğu daireye tebliğ eder ve mahallinde tutulacak tutanakta taşınmazın nevi ve mahiyeti ve hududu ve lüzumlu vasıfları dercolunur.

Evvelce ihtiyaten haczedilen şeylere icra haczi vazedildiği surette zabıt varakasına ihtiyati haciz sahibinin dahi iştirak hakkı işaret olunur.

Haczi kabil mallar kafi gelmezse veya hiç bulunmazsa bu hal tutanağa kaydolunur.

Davet:

Madde 103 – (Değişik madde: 09/11/1988 – 3494/12 md.)(*)

Tutanak tutulurken alacaklı, borçlu veya namlarına Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebellüğe yetkili kimse bulunmazsa, bulunmayan alacaklı veya borçlu üç gün içinde tutanağı tetkik ve diyeceği varsa söylemesi için icra dairesine davet olunur. Kanunen ilavesi gereken müddetler mahfuzdur. Haciz sırasında borçlu veya alacaklı adına Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebellüğe yetkili kimse bulunduğu takdirde haciz tutanağının bir örneği bulunan şahsa verilir. Borçluya veya alacaklıya ayrıca haber verilmez.

Açıklama:

(*) 09/11/1988 tarih ve 3494 sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 09/11/1988 tarih ve 3494 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 103 – Tutanak tutulurken hazır bulunmıyan alacaklı veya borçlu üç gün içinde tutanağı tetkik ve diyeceği varsa söylemesi için icra dairesince davet olunur. Kanunen zammı lazım gelen müddetler mahfuzdur.

Hacze iştirak halinde davet:

Madde 104 – Yeni alacaklıların iştiraki ve bu yüzden ilave suretiyle yapılan yeni hacizler tutanağın altına işaret olunur.

Hacze iştirak eden her yeni alacaklı isterse tutanağın tam bir suretini alabilir.

Evvelce haciz vazedenlerle borçlular dahi yeni iştirak ve ilaveler kendilerine bildirilmek üzere 103 üncü madde mucibince davet olunurlar.

Borç ödemeden aciz vesikası:

Madde 105 – Haczi kabil mal bulunmazsa haciz tutanağı 143 üncü maddedeki aciz vesikası hükmündedir.

İcraca takdir edilen kıymete göre haczi kabil malların kifayetsizliği anlaşıldığı surette dahi tutanak muvakkat aciz vesikası yerine geçerek alacaklıya 277 nci maddede yazılı hakları verir.

III. PARAYA ÇEVİRME

1 – Satış Talebi

Talep için müddetler:

Madde 106 – (Değişik madde: 03/07/1940 – 3890/1 md.)(*)

(Değişik fıkra: 02.07.2012 – 6352 S.K./21. md.)(**) Alacaklı, haczolunan mal taşınır ise hacizden itibaren altı ay, taşınmaz ise hacizden itibaren bir yıl içinde satılmasını isteyebilir.

Borçlunun üçüncü şahıslardaki alacağı taşınır hükmündedir.

Açıklama:

(*) 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

(**) 02.07.2012 kabul tarihli, 05.07.2012 tarih ve 28344 sayılı R.G.de yayımlanan 6352 sayılı Kanunun 21. maddesiyle, 05.01.2013 tarihinde yürürlüğe girmek üzere değiştirilen 1. fıkra için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 106 – Haczolunan mal menkul ise hacizden nihayet altı ay ve gayrimenkul ise nihayet iki sene içinde satılmasını alacaklı isteyebilir.

            Borçlunun üçüncü şahıslardaki alacağı menkul hükmündedir.

———————————————–

2 – 02.07.2012 kabul tarihli, 05.07.2012 tarih ve 28344 sayılı R.G.de yayımlanan 6352 sayılı Kanunun 21. maddesiyle değiştirilen 1. fıkra:

            Alacaklı haczolunun mal taşınır ise hacizden nihayet bir sene ve taşınmaz ise nihayet iki sene içinde satılmasını isteyebilir.

Talep hakkı:

Madde 107 – Her alacaklı mensup olduğu derece namına satış talebinde bulunabilir. 100 üncü maddenin son fıkrası mucibince hacizleri evvelki dereceden artacak bedeller için muteber olan alacaklılardan her biri dahi mensup olduğu derece namına satış isteyebilir.

Muvakkat haciz halinde:

Madde 108 – Haczi muvakkat olan alacaklı satış talebinde bulunamaz ve hakkında 106 ncı maddedeki müddetler cerayan etmez.

(Ek fıkra: 06/06/1985 – 3222/12 md.) Muvakkaten veya ihtiyaten haczedilen mallar ancak 113 üncü maddenin son fıkrasında yazılı hallerde satılabilir.

Satışın tatili:

Madde 109 – (Değişik madde: 03/07/1940 – 3890/1 md.)(*)

Satış bedeli, haklarında haciz katileşmiş olan alacakların mecmu miktarına baliğ olursa satış tatil edilir.

(İkinci fıkra mülga: 06/06/1985 – 3222/47 md.)(**)

Açıklama:

(*) 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

(**) 06/06/1985 tarih ve 3222 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılan fıkra için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 109 – Satış bedeli, haklarında haciz katileşmiş olan alacakların mecmu miktarına baliğ olursa satış tatil edilir.

            Muvakkaten haczedilmiş olan mallar ancak 113 üncü maddenin son fıkrasında yazılı hallerde satılabilir.

————————-

2 – 06/06/1985 tarih ve 3222 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılan fıkra metni:

            Muvakkaten haczedilmiş olan mallarla ihtiyaten haczedilen mallar ancak 113 üncü maddenin son fıkrasında yazılı hallerde satılabilir.

Haczin kalkması:

Madde 110 – (Değişik madde: 02.07.2012 – 6352 S.K./22. md.)(*)

Bir malın satılması kanuni müddet içinde istenmez veya icra müdürü tarafından verilecek karar gereği gerekli gider onbeş gün içinde depo edilmezse veya talep geri alınıp da kanuni müddet içinde yenilenmezse o mal üzerindeki haciz kalkar. Hacizli malın satılması yönündeki talep bir defa geri alınabilir.

Haczedilen resmi sicile kayıtlı malların, icra dairesiyle yapılacak yazışmalar sonucunda haczinin kalktığının tespit edilmesi halinde, sicili tutan idare tarafından haciz şerhi terkin edilir ve işlem ilgili icra dairesine bildirilir.

Birinci fıkra gereğince haczin kalkmasına sebebiyet veren alacaklı o mala yönelik olarak, haczin konulması ve muhafazası gibi tüm giderlerden sorumlu olur.

Açıklama:

(*) 02.07.2012 kabul tarihli, 05.07.2012 tarih ve 28344 sayılı R.G.de yayımlanan 6352 sayılı Kanunun 22. maddesiyle değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 02.07.2012 kabul tarihli, 05.07.2012 tarih ve 28344 sayılı R.G.de yayımlanan 6352 sayılı Kanunun 22. maddesiyle değiştirilen madde:

            Madde 110 – Bir malın satılması kanuni müddet içinde istenmez veya talep geri alınıpta bu müddet içinde yenilenmezse o mal üzerindeki haciz kalkar.

Taksitle ödeme:

Madde 111 – Borçlu alacaklının satış talebinden evvel borcunu muntazam taksitlerle ödemeği taahüt eder ve birinci taksiti de derhal verirse icra muamelesi durur.

Şu kadar ki borçlunun kafi miktar malı haczedilmiş bulunması ve her taksitin borcun dörtte biri miktarından aşağı olmaması ve nihayet aydan aya verilmesi ve müddetin üç aydan fazla olmaması şarttır.

(Değişik fıkra: 17/07/2003 – 4949 S.K./26. md.)(**)(***) Borçlu ile alacaklının borcun taksitlendirilmesi için icra dairesinde yapacakları sözleşme veya sözleşmelerin devamı süresince 106 ve 150/e maddelerindeki süreler işlemez. Ancak bu sözleşme veya sözleşmelerin toplam süresinin on yılı aşması halinde, aştığı tarihten itibaren süreler kaldığı yerden işlemeye başlar.

(Değişik fıkra: 09/11/1988 – 3494/13 md.)(*) Taksitlerden biri zamanında verilmezse icra muamelesi ve süreler kaldığı yerden devam eder.

Açıklama:

(*) 09/11/1988 tarih ve 3494 sayılı Kanun ile değiştirilen fıkra için Tarihçeye bakınız.

(**) 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 26. maddesi ile değiştirilen fıkra için Tarihçeye bakınız.

(***) 4949 sayılı kanunla yapılan değişiklik, 30/07/2003 tarihinden önce yapılan sözleşmelerde uygulanır.

Tarihçe:

1 – 09/11/1988 tarih ve 3494 sayılı Kanun ile değiştirilen fıkra metni:

            Taksitlerden biri zamanında verilmezse icra muamelesi kaldığı yerden başlar.

————————

2 – 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 26. maddesi ile değiştirilen fıkra metni:

            (Ek fıkra: 09/11/1988 – 3494/13 md.) Borçlu ile alacaklının icra dairesinde yapacakları borcun taksitlendirilmesine ilişkin sözleşmenin devamı süresince 106 ncı maddedeki süreler işlemez.

2 – Taşınırların satışı:

Müddetler:

Madde 112 – Taşınır mallar satış talebinden nihayet iki ay içinde satılır.(*)

Yetişmemiş mahsüller, borçlunun muvafakati olmadıkça satılamaz.

Açıklama:

(*) Fıkrada yer alan “bir ay” ibaresi, 02.07.2012 kabul tarihli, 05.07.2012 tarih ve 28344 sayılı R.G.de yayımlanan 6352 sayılı Kanunun 23. maddesiyle, 05.01.2013 tarihinde yürürlüğe girmek üzere “iki ay” olarak değiştirilmiştir.

Vaktinden evvel satış:

Madde 113 – Alacaklı talep etmeden borçlunun talebiyle de satış yapılabilir.

İcra memuru kıymeti süratle düşen veyahut muhafazası masraflı olan malların satılmasına her zaman karar verebilir.

Artırma hazırlık tedbirleri:

Madde 114 – (Değişik fıkra: 17/07/2003 – 4949 S.K./27. md.)(*)(**) Satış açık artırma ile yapılır. Birinci ve ikinci artırmanın yapılacağı yer, gün ve saat daha önceden ilan edilir.

İlanın şekli, artırmanın tarzı, yer ve günü ve gazete ile yapılıp yapılmıyacağı icra memurluğunca alakadarların menfaatlerine en muvafık geleni nazarı dikkate alınarak tayin olunur. (Ek cümle: 17/07/2003 – 4949 S.K./27. md.)(**) İlanın yurt düzeyinde yayımlanan bir gazete ile yapılmasına karar verilmesi halinde bu ilan satış talebi tarihinde tirajı ellibinin (50.000) üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan gazetelerden biriyle yapılır.(***)

(Ek fıkra: 18/02/1965 – 538/57 md.) Gazete ile yapılacak ilanlara satış şartnamesi eklentileriyle geçirilmeyip, satılacak şeyin cinsi, mahiyeti, önemli vasıfları, muhammen kıymeti, bulunduğu yer ve ikinci artırmanın gün ve saati, satış şartnamesinin vesair bilginin nereden ve ne suretle öğrenilebileceği, talep halinde ve ilanda gösterilen masrafı verilmek şartiyle şartnamenin bir örneğinin gönderilebileceği hususları yazılmakla iktifa olunur. İcra dairesince yapılması zaruri ilanlar dışında, taraflar şartnamenin tamamını, masrafı kendilerine ait olmak üzere, diledikleri vasıtalarla ilan edebilirler. Ancak hususi mahiyetteki bu ilan resmi muameleye tesir etmez. (Ek cümle: 02.07.2012 – 6352 S.K./24. md.)(*4*) Satış ilanı elektronik ortamda da yapılır.

(Ek fıkra: 02.07.2012 – 6352 S.K./24. md.)(*4*) Açık artırmaya elektronik ortamda teklif verme yoluyla başlanır. Elektronik ortamda teklif verme, birinci ihale tarihinden on gün önce başlar, ihalenin tamamlanacağı günden önceki gün sonunda sona erer; ikinci ihalede ise elektronik ortamda teklif verme birinci ihaleden sonraki beşinci gün başlar, en az on gün sonrası için belirlenecek ikinci ihalenin tamamlanacağı günden önceki gün sonunda sona erer. Elektronik ortamda verilecek teklifler haczedilen malın tahmin edilen kıymetinin yüzde ellisinden az olamaz; teklif vermeden önce, haczedilen malın tahmin edilen kıymetinin yüzde yirmisi nispetinde teminat gösterilmesi zorunludur.

(Ek fıkra: 02.07.2012 – 6352 S.K./24. md.)(*4*) Satışa çıkarılan taşınır üzerinde hakkı olan alacaklının alacağı yukarıdaki fıkrada yazılı oranda ise artırmaya iştiraki halinde ayrıca pey akçesi ve teminat aranmaz.

Açıklama:

(*) 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 27. maddesi ile değiştirilen fıkra için Tarihçeye bakınız.

(**) 4949 sayılı kanunla yapılan değişiklik, 30/07/2003 tarihinden sonra yapılacak ve ilan metni Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte(30/07/2003) Basın-İlan Kurumuna henüz gönderilmemiş bulunan satışlarda uygulanır.

(***) Fıkrada yer alan “yurt düzeyinde tirajı en yüksek beş gazeteden” ibaresi, 12/02/2004 kabul tarihli, 21/02/2004 tarih ve 25380 sayılı R.G.de yayımlanan 5092 sayılı Kanunun 1. maddesi ile “tirajı ellibinin (50.000) üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan gazetelerden” şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

(*4*) 02.07.2012 kabul tarihli, 05.07.2012 tarih ve 28344 sayılı R.G.de yayımlanan 6352 sayılı Kanunun 24. maddesiyle 3. fıkraya eklenen cümle ve maddeye eklenen 2 adet fıkra, 05.01.2013 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Tarihçe:

1 – 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 27. maddesi ile değiştirilen fıkra metni:

            Satış açık artırma ile yapılır. Artırmanın yapılacağı yer, gün ve saat daha evvel ilan olunur.

İhalenin yapılması: (*)

Açıklama:

(*) “İhalenin yapılması ve geri bırakılması:” olan madde başlığı, 02.07.2012 kabul tarihli, 05.07.2012 tarih ve 28344 sayılı R.G.de yayımlanan 6352 sayılı Kanunun 25. maddesiyle, 05.01.2013 tarihinde yürürlüğe girmek üzere metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.

Madde 115 – (Değişik madde: 02.07.2012 – 6352 S.K./25. md.)(*)

Birinci ve ikinci ihale icra memuru tarafından, ilanda belirlenen yer, gün ve saatte, elektronik ortamda verilen en yüksek teklif üzerinden başlatılır. Satışa çıkarılan mal üç defa bağırıldıktan sonra, elektronik ortamda verilen en yüksek teklif de değerlendirilerek, en çok artırana ihale edilir. Şu kadar ki, artırma bedelinin malın tahmin edilen bedelinin yüzde ellisini bulması ve satış isteyenin alacağına rüçhanı olan diğer alacaklar o malla temin edilmişse bu suretle rüçhanı olan alacakların mecmuundan fazla olması ve bundan başka paraya çevirme ve paraların paylaştırılması masraflarını aşması gerekir.

Birinci ihalede, alıcı çıkmazsa veya bu maddede yazılı miktara ulaşılmazsa satış icra memuru tarafından geri bırakılır.

İkinci ihalede, alıcı çıkmazsa veya bu maddede yazılı şartlar gerçekleşmezse satış talebi düşer.

Açıklama:

(*) Maddenin değiştirilen metinleri için Tarihçeye bakınız. Son değişiklik 05.01.2013 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Tarihçe:

1 – 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 115 – Satılığa çıkarılan mal üç defa bağırıldıktan sonra en çok artırana ihale edilir. Şu kadar ki artırma bedeli malın tahmin edilmiş kıymetinin yüzde yetmiş beşini bulmak ve satışı isteyenin alacağına rüçhanı olan diğer alacaklar o mal ile temin edilmişse bu suretle rüçhanı olan alacakların mecmuundan fazla olmak şarttır.

            Artırma bu miktara baliğ olmazsa satış icra memuru tarafından geri bırakılır ve artıranlar taahhütlerinden kurtulurlar.

———————————————–

2 – 02.07.2012 kabul tarihli, 05.07.2012 tarih ve 28344 sayılı R.G.de yayımlanan 6352 sayılı Kanunun 25. maddesiyle değiştirilen madde:

            Madde 115 – (Değişik madde: 03/07/1940 – 3890/1 md.)

            Satılığa çıkarılan mal üç defa bağırıldıktan sonra en çok artırana ihale edilir. Şu kadar ki, artırma bedelinin malın tahmin edilen kıymetinin yüzde altmışını bulması ve satış isteyenin alacağına rüçhanı olan diğer alacaklar o malla temin edilmişse bu suretle rüçhanı olan alacakların mecmuundan fazla olması ve bundan başka paraya çevirme ve paraların paylaştırılması masraflarını tecavüz etmesi şarttır.(*)(**)

            Artırma bu miktara baliğ olmazsa satış icra memuru tarafından geri bırakılır ve artıranlar taahhütlerinden kurtulur.

            (*) Fıkrada yer alan “%75’ini” ibaresi, 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 28. maddesi ile “yüzde altmışını” şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

            (**) 4949 sayılı kanunla yapılan değişiklik, 30/07/2003 tarihinden sonra yapılacak ve ilan metni Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte Basın-İlan Kurumuna henüz gönderilmemiş bulunan satışlarda uygulanır.

İkinci artırma:

Madde 116 – (Mülga madde: 02.07.2012 – 6352 S.K./105. md.)(*)

Açıklama:

(*) Maddenin değiştirilen ve yürürlükten kaldırılan metinleri için Tarihçeye bakınız. 02.07.2012 kabul tarihli, 05.07.2012 tarih ve 28344 sayılı R.G.de yayımlanan 6352 sayılı Kanunun 105. maddesiyle yürürlükten kaldırma hükmü 05.01.2013 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Tarihçe:

1 – 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 116 – İkinci artırma ilk artırmayı takip eden on beş gün içinde yapılır. 174 üncü madde hükmü tatbik olunur.

            İkinci artırmada mal en çok artıranın üstünde bırakılır. Şu kadar ki satış isteyenin alacağına rüçhanı olan diğer alacaklar o mal ile temin edilmiş ise bu suretle rüçhanı olan alacakların mecmuundan fazla olmak şarttır.

            Böyle fazla bir bedel ile alıcı çıkmazsa satış talebi düşer.

————————-

2 – 06/06/1985 tarih ve 3222 sayılı Kanun ile değiştirilen fıkra metni:

            İkinci artırmada mal en çok artıranın üstünde bırakılır. Şu kadar ki, artırma bedeli, satış isteyenin alacağına rüçhanı olan diğer alacaklar o malla temin edilmişse bu suretle rüçhanı olan alacakların mecmuundan fazla olmak ve bundan başka paraya çevirme ve paraların paylaştırılması masraflarını tecavüz etmek şarttır.

————————-

3 – 09/11/1988 tarih ve 3494 sayılı Kanun ile değiştirilen fıkra metni:

            İkinci artırmada mal en çok artıranın üstünde bırakılır. Şu kadar ki, artırma bedelinin malın tahmin edilen kıymetinin yüzde ellisini bulması ve satış isteyenin alacağına rüçhanı olan alacakların toplamından fazla olması ve bundan başka paraya çevirme ve paraların paylaştırılması masraflarını geçmesi şarttır.

————————-

4 – 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 29. maddesi ile değiştirilen fıkra metni:

            İkinci artırma ilk artırmayı takip eden beş gün içinde yapılır. Bu halde dahi 114 üncü madde hükmü tatbik olunur.

———————————————–

5 – 02.07.2012 kabul tarihli, 05.07.2012 tarih ve 28344 sayılı R.G.de yayımlanan 6352 sayılı Kanunun 105. maddesiyle yürürlükten kaldırılan madde:

            Madde 116 – (Değişik madde: 03/07/1940 – 3890/1 md.)

            (Değişik fıkra: 17/07/2003 – 4949 S.K./29. md.)(*) İkinci artırma, ilk artırmayı izleyen beşinci gün yapılır. Beşinci günün resmi tatil gününe rastlaması halinde ikinci artırma resmi tatili izleyen ilk iş günü yapılır. Bu halde de 114 üncü madde hükmü uygulanır.

            (Değişik fıkra: 09/11/1988 – 3494/14 md.) İkinci artırmada mal en çok artıranın üstünde bırakılır. Şu kadar ki, artırma bedelinin malın tahmin edilen kıymetinin yüzde kırkını bulması ve satış isteyenin alacağına rüçhanı olan alacakların toplamından fazla olması ve bundan başka paraya çevirme ve paraların paylaştırılması masraflarını geçmesi şarttır.

            Böyle fazla bir bedelle alıcı çıkmazsa satış talebi düşer.

            (*) 4949 sayılı kanunla yapılan değişiklik, 30/07/2003 tarihinden sonra yapılacak ve ilan metni Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte Basın-İlan Kurumuna henüz gönderilmemiş bulunan satışlarda uygulanır.

Altın ve gümüş eşya:

Madde 117 – Altın ve gümüş eşya maden halindeki kıymetlerinden daha aşağı bir bedel ile satılamaz.

Satış bedelinin ödenmemesi, ihale farklarının tahsili sureti:

Madde 118 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/58 md.)(*)

Satış peşin para ile yapılır. Ancak icra memuru müşteriye yedi günü geçmemek üzere bir mühlet verebilir. (Ek cümle: 02.07.2012 – 6352 S.K./26. md.)(*4*) Daire dışında tahsil edilen paralar en geç tahsilatın yapıldığı günü takip eden ilk iş günü çalışma saati sonuna kadar banka hesabına yatırılmak üzere, icra veya mahkeme kasalarında muhafaza edilir. (Değişik cümle: 17/07/2003 – 4949 S.K./30. md.)(*)(**) Satılan mal ihale kesinleşmeden teslim olunmaz. (Mülga cümle: 02.07.2012 – 6352 S.K./26. md.)(*)(***)

(Değişik fıkra: 09/11/1988 – 3494/15 md.)(*) İhaleye katılıp daha sonra ihale bedelini yatırmamak suretiyle ihalenin feshine sebep olan tüm alıcılar ve kefilleri, teklif ettikleri bedel ile son ihale bedeli arasındaki farktan ve diğer zararlardan ve ayrıca temerrüt faizinden müteselsilen sorumludurlar. İhale farkı ve temerrüt faizi ayrıca hükme hacet kalmaksızın dairece tahsil olunur. Bu fark, varsa öncelikle teminat bedelinden tahsil olunur.

Açıklama:

(*) Maddenin değiştirilen ve yürürlükten kaldırılan metinleri için Tarihçeye bakınız.

(**) 4949 sayılı kanunla yapılan değişiklik, 30/07/2003 tarihinden sonra yapılacak satışlarda uygulanır.

(***) Fıkranın son cümlesi, 02.07.2012 kabul tarihli, 05.07.2012 tarih ve 28344 sayılı R.G.de yayımlanan 6352 sayılı Kanunun 26. maddesiyle, 05.01.2013 tarihinde yürürlüğe girmek üzere yürürlükten kaldırılmıştır.

(*4*) 02.07.2012 kabul tarihli, 05.07.2012 tarih ve 28344 sayılı R.G.de yayımlanan 6352 sayılı Kanunun 26. maddesiyle fıkraya eklenen 3. cümle, 05.01.2013 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Tarihçe:

1 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 118 – Satış peşin para ile yapılır. Ancak icra memuru müşteriye yedi günü geçmemek üzere bir mühlet verebilir. Satılan mal bedeli alınmadan teslim olunmaz. Verilen mühlet içinde müşteri bedelin hepsini vermezse icra dairesince mal yeniden artırmaya çıkarılır ve 116 ncı maddenin ikinci fıkrası tatbik olunur.

            Mal kendisine ilk ihale edilen kimse ve kefilleri iki artırma arasındaki farktan ve diğer zararlardan mesuldürler. Faiz yüzde beş olarak hesap edilir.

            Bu fark ve faiz ayrıca hükme hacet kalmaksızın dairece tahsil olunur.

————————-

2 – 09/11/1988 tarih ve 3494 sayılı Kanun ile değiştirilen fıkralar:

            Mal kendisine ilk ihale edilen kimse ve kefilleri iki ihale arasındaki farktan ve diğer zararlardan mesuldürler. Gecikme faizi yüzde on olarak hesap edilir.

            Bu fark ve faiz ayrıca hükme hacet kalmaksızın dairece tahsil olunur.

————————-

3 – 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 30. maddesi ile değiştirilen cümle metni:

            Satılan mal bedeli alınmadan teslim olunmaz.

———————————————–

4 – 02.07.2012 kabul tarihli, 05.07.2012 tarih ve 28344 sayılı R.G.de yayımlanan 6352 sayılı Kanunun 26. maddesiyle yürürlükten kaldırılan 3. fıkranın son cümlesi:

            Verilen mühlet içinde müşteri bedelin hepsini vermezse icra dairesince mal yeniden artırmaya çıkarılır ve 116 ncı maddenin 2 nci fıkrası tatbik olunur.

Pazarlık suretiyle satış:

Madde 119 – Aşağıdaki hallerde satış pazarlık suretiyle yapılabilir:

1 – Bütün alakadarlar isterse,

2 – Borsa veya piyasada fiyatı bulunan kıymetli evrak veya diğer mallar için o günün piyasasında mukarrer fiyat teklif edilirse,

3 – Artırmada maden kıymetini bulmamış olan altın ve gümüş eşyaya bu kıymet verilirse,

4 – 113 üncü maddenin ikinci fıkrasında gösterilen haller bulunursa,

5 – (Değişik bend: 17/07/2003 – 4949 S.K./31. md.)(*)(**) Mahcuz malın tahmin edilen değeri birmilyar lirayı geçmezse.(***)

Açıklama:

(*) Bendin değişen metinleri için Tarihçeye bakınız.

(**) 4949 sayılı kanunla yapılan değişiklik, 30/07/2003 tarihinden sonra yapılacak satışlarda uygulanır.

(***) Bentte yer alan Birmilyar TL’nin Yeniden Değerleme Oranlarının uygulanması ile yıllara göre hesaplanmış tutarları aşağıda verilmiştir.

            Yeniden değerleme oranları:       Yıllara göre uygulanacak miktar:

            2012 yılı için %  7,80     – 2013 yılı uygulaması : 2.602 TL

            2011 yılı için % 10,26    – 2012 yılı uygulaması : 2.414 TL

            2010 yılı için %  7,7      – 2011 yılı uygulaması : 2.190 TL

            2009 yılı için %  2,2      – 2010 yılı uygulaması : 2.040 TL

            2008 yılı için %  12       – 2009 yılı uygulaması : 2.000 TL

            2007 yılı için %  7,2      – 2008 yılı uygulaması : 1.790 TL

            2006 yılı için %  7,8      – 2007 yılı uygulaması : 1.670 TL

            2005 yılı için %  9,8      – 2006 yılı uygulaması : 1.550 TL

            2004 yılı için %  11,2     – 2005 yılı uygulaması : 1.420 TL

            2003 yılı için %  28,5     – 2004 yılı uygulaması : 1.280 TL

Tarihçe:

1 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen bent metni:

            5 – Mahcuz malların muhammen kıymeti yüz lirayı geçmezse.

————————-

2 – 06/06/1985 tarih ve 3222 sayılı Kanun ile değiştirilen bent metni:

            5 – Mahcuz malların muhammen değeri bin lirayı geçmezse.

————————-

3 – 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 31. maddesi ile değiştirilen bend metni:

            5 – (Değişik bent: 06/06/1985 – 3222/14 md.) Mahcuz malın tahmin edilen değeri yüzbin lirayı geçmezse.

Ödeme yerine alacakların devri:

Madde 120 – Hacze iştirak eden bütün alacaklılar muvafakat ederlerse borçlunun borsada ve piyasada fiyatı olmıyan alacakları, ödeme yerine geçmek üzere itibari kıymetleriyle kendilerine veya hesaplarına olarak içlerinden birine devredilir. Bu halde alacaklılar, alacakları nispetinde borçlunun haklarına halef olurlar.

Aynı suretle hacze iştirak edenlerin hepsi veya içlerinden birisi borçlunun üçüncü bir şahıstaki alacağının tahsilini veya böyle bir şahsa karşı haiz olduğu dava hakkının kullanılmasını, masraf kendilerine ait olmak ve fakat haklarına halel gelmemek şartiyle üzerlerine alabilirler.

Bu suretle elde edilecek para ilk önce üzerlerine alanların alacak ve masraflarının ödenmesine karşılık tutulur.

Paraya çevirmenin diğer tarzı. İştirak halinde mülkiyet hisseleri:

Madde 121 – Bir intifa hakkı veya taksim edilmemiş bir miras veya bir şirket yahut iştirak halinde tasarruf olunan bir mal hissesi gibi yukarki maddelerde gösterilmeyen başka nevi malların satılması lazım gelirse icra memuru satışın nasıl yapılacağını icra mahkemesinden sorar.

İcra mahkemesi, yerleşim yerleri malum olan alakadarları davet ve gelenlerini dinlendikten sonra açık artırma yaptırabileceği gibi satış için bir memur da tayin edebilir, yahut iktiza eden diğer bir tedbiri alabilir.

Aile mal ortaklığı:

Madde 122 – Aile mal ortaklığında bir hissenin satışı 121 inci maddeye göre yapılır. Kanunu Medeninin 331 inci maddesi hükümleri mahfuzdur.

3 – Taşınmazların satışı:

Satış müddeti:

Madde 123 – Taşınmazlar, satış talebinden nihayet üç ay içinde icra dairesi tarafından açık artırma ile satılır.(*)

Açıklama:

(*) Maddede yer alan “iki ay” ibaresi, 02.07.2012 kabul tarihli, 05.07.2012 tarih ve 28344 sayılı R.G.de yayımlanan 6352 sayılı Kanunun 27. maddesiyle, 05.01.2013 tarihinde yürürlüğe girmek üzere “üç ay” olarak değiştirilmiştir.

Artırma şartları:

1 – Şartnamenin açık bulundurulması:

Madde 124 – İcra dairesi taşınmazın bulunduğu yerin adetlerine göre en elverişli tarzda artırma şartlarını tesbit eder.

Bunları ihtiva eden şartname artırmadan evvel en az on gün müddetle icra dairesinde herkesin görmesi için açık bulundurulur.

(Değişik fıkra: 02.07.2012 – 6352 S.K./28. md.)(*) Şartnameye, artırmaya iştirak edeceklerin taşınmazın tahmin edilen kıymetinin yüzde yirmisi nispetinde pey akçesi veya milli bir bankanın teminat mektubunu tevdi etmeleri, elektronik ortamda teklif vererek artırmaya katılacakların teminat göstermeleri gerektiği ve elektronik ortamda teklif vermeye ilişkin hususlar yazılır.

Satılığa çıkarılan taşınmaz üzerinde hakkı olan alacaklının alacağı yukarki fıkrada yazılı nispet raddesinde ise artırmaya iştiraki halinde ayrıca pey akçesi ve teminat aranmaz.

Açıklama:

(*) Fıkranın değişen metinleri için Tarihçeye bakınız. Son değişiklik 05.01.2013 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Tarihçe:

1 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen 3. fıkra:

            Artırmaya iştirak edeceklerin, gayrimenkulün muhammen kıymetinin yüzde yedi buçuğu nispetinde pey akçesi veya milli bir bankanın teminat mektubunu tevdi etmeleri şartnameye yazılır.

————————-

2 – 09/11/1988 tarih ve 3494 sayılı Kanun ile değiştirilen 3. fıkra:

            Artırmaya iştirak edeceklerin, gayrimenkulün muhammen kıymetinin yüzde onu nispetinde pey akçesi veya milli bir bankanın teminat mektubunu tevdi etmeleri şartnameye yazılır.

———————————————–

3 – 02.07.2012 kabul tarihli, 05.07.2012 tarih ve 28344 sayılı R.G.de yayımlanan 6352 sayılı Kanunun 28. maddesiyle değiştirilen 3. fıkra:

            (Değişik fıkra: 09/11/1988 – 3494/16 md.) Artırmaya iştirak edeceklerin taşınmazın muhammen kıymetinin yüzde yirmisi nispetinde pey akçesi veya milli bir bankanın teminat mektubunu tevdi etmeleri şartnameye yazılır.

2 – Münderecatı:

Madde 125 – Artırma şartnamesinde taşınmazın, üzerindeki irtifak hakları, taşınmaz mükellefiyetleri, ipotekler, ipotekli borç senetleri, irat senetleriyle birlikte satıldığı ve borçlunun bu taşınmaz ile temin edilmiş şahsi borçlarının da alıcıya intikal eyliyeceği tasrih olunur.

İpotek ve ipotekli borç senediyle temin edilmiş olupta bu suretle müşteriye devrolunan borçtan asıl borçlunun kurtulması alacaklının müracaat hakkının mahfuz olduğunu ihaleden itibaren bir sene içinde kendisine bildirmemiş olmasına bağlıdır. (K. M. 803)

Taşınmaz rehinle temin edilmiş muaccel borçlar, müşteriye devredilmeyip satış bedelinden tercihen ödenir.

Artırma şartnamesinde hangi masrafların müşteriye ait olacağı tasrih olunur.

Artırma ilanı, artırma hazırlıkları ve ilgililere ihtar: (*)

Açıklama:

(*) “Artırmanın ilanı ve ilgililere ihtar:” olan madde başlığı, 02.07.2012 kabul tarihli, 05.07.2012 tarih ve 28344 sayılı R.G.de yayımlanan 6352 sayılı Kanunun 29. maddesiyle, 05.01.2013 tarihinde yürürlüğe girmek üzere metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.

Madde 126 – (Değişik madde: 02.07.2012 – 6352 S.K./29. md.)(*)

Satış, açık artırma ile yapılır. Birinci ve ikinci ihalenin yapılacağı yer, gün ve saat önceden ilan edilir.

İlan, birinci ihale tarihinden en az bir ay önce yapılır. İlan edilen metnin esasa müessir olmayan maddi hatalar nedeniyle tekrarlanması gerektiğinde, ihale tarihi değiştirilmeksizin hata ilanen düzeltilir. Ancak bu düzeltme ilanının tarihi ile ihale tarihi arasında yedi günden az zaman kalmış ise daha önce ilan edilen günden yedi iş günü sonrası için tespit edilecek günde satış yapılacağı düzeltme ilanında belirtilir. Bu düzeltme ilanı ilgililere ayrıca tebliğ edilmez.

Yapılacak ilana, satılacak şeyin cinsi, mahiyeti, önemli vasıfları, tahmin edilen kıymeti, bulunduğu yer; birinci ve ikinci ihalenin yapılacağı yer, gün ve saat; artırmaya iştirak edeceklerin haczedilen malın tahmin edilen kıymetinin yüzde yirmisi nispetinde pey akçesi veya milli bir bankanın teminat mektubunu tevdi etmeleri gerektiği; diğer bilgilerin nereden ve ne suretle öğrenilebileceği hususları yazılır. Ayrıca, ipotek sahibi alacaklılarla diğer ilgililerin taşınmaz üzerindeki haklarını, hususiyle faiz ve masrafa dair olan iddialarını evrakı müsbiteleri ile onbeş gün içinde icra dairesine bildirmeleri gerektiği yazılır; aksi halde, hakları tapu siciliyle sabit olmadıkça, satış bedelinin paylaşmasından hariç kalacakları da ilave edilir. Bu ihtar irtifak hakkı sahiplerine de yapılır.

Açık artırmaya elektronik ortamda teklif verme yoluyla başlanır. Elektronik ortamda teklif verme, birinci ihale tarihinden yirmi gün önce başlar, ihalenin tamamlanacağı günden önceki gün sonunda sona erer; ikinci ihalede ise elektronik ortamda teklif verme birinci ihaleden sonraki beşinci gün başlar, en az yirmi gün sonrası için belirlenecek ikinci ihalenin tamamlanacağı günden önceki gün sonunda sona erer. Elektronik ortamda verilecek teklifler haczedilen malın tahmin edilen kıymetinin yüzde ellisinden az olamaz; teklif vermeden önce, haczedilen malın tahmin edilen kıymetinin yüzde yirmisi nispetinde teminat gösterilmesi zorunludur.

Satışa çıkarılan taşınmaz üzerinde hakkı olan alacaklının alacağı yukarıdaki fıkrada yazılı oranda ise artırmaya iştiraki halinde ayrıca pey akçesi ve teminat aranmaz.

114 üncü maddenin ikinci ve üçüncü fıkraları taşınmazın satış ilanı hakkında da uygulanır.

Açıklama:

(*) Maddenin değişen metinleri için Tarihçeye bakınız. Son değişiklik 05.01.2013 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Tarihçe:

1 – 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 126 – Artırma en az, satıştan bir ay evvel ilan olunur.

            İlanda:

            1 – Satışın yapılacağı yer, gün ve saat;

            2 – Artırma şartnamesinin hangi tarihten itibaren herkes tarafından görülebileceği;

            3 – Tayin edilen zamanda artırma bedeli, gayrimenkulün muhammen kıymetinin yüzde yetmiş beşini bulmadığı takdirde en son artıranın taahhüdü baki kalmak üzere artırmanın on beş gün daha temdit edilmiş olacağı ve on beşinci günü aynı saatte gayrimenkulün en çok artırana ihale edileceği;

            4 – İpotek sahibi alacaklılarla diğer alakadarların gayrimenkul üzerindeki haklarını hususile faiz ve masrafa dair olan iddialarını evrakı müsbiteleriyle yirmi gün içinde icra dairesine bildirmeleri yazılır. Aksi halde hakları tapu sicilleriyle sabit olmadıkça satış bedelinin paylaşmasından hariç kalacakları da ilave edilir.

            Bu ihtar irtifak hakkı sahiplerine de yapılır.

            114 üncü maddenin ikinci fıkrası hükmü gayrimenkulün satış ilanı hakkında da caridir.

————————-

2 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 126 – Artırma satıştan en az yirmi gün evvel ilan olunur.

            İlanda:

            1 – Satışın yapılacağı yer, gün ve saat,

            2 – Artırma şartnamesinin hangi tarihten itibaren herkes tarafından görülebileceği,

            3 – Tayin edilen zamanda artırma bedeli gayrimenkulün muhammen kıymetinin % 75 ini bulmadığı takdirde en çok artıranın taahhüdü baki kalmak üzere artırmanın on gün daha temdit edilmiş olacağı ve onuncu günü aynı saatte gayrimenkulün en çok artırana ihale edileceği,

            4 – İpotek sahibi alacaklılarla diğer alakadarların gayrimenkul üzerindeki haklarını hususiyle faiz ve masrafa dair olan iddialarını evrakı müspiteleriyle onbeş gün içinde icra dairesine bildirmeleri yazılır. Aksi halde hakları tapu sicilleriyle sabit olmadıkça satış bedelinin paylaşmasından hariç kalacakları da ilave edilir.

            Bu ihtar irtifak hakkı sahiplerine de yapılır.

            114 üncü maddenin ikinci fıkrası hükmü gayrimenkulün satış ilanı hakkında da caridir.

————————-

3 – 09/11/1988 tarih ve 3494 sayılı Kanun ile değiştirilen fıkra metni:

            Artırma, Satıştan en az bir ay önce ilan olunur.

———————————————–

4 – 02.07.2012 kabul tarihli, 05.07.2012 tarih ve 28344 sayılı R.G.de yayımlanan 6352 sayılı Kanunun 29. maddesiyle değiştirilen madde:

            Madde 126 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/61 md.)

            (Değişik fıkra: 09/11/1988 – 3494/17 md.) Artırma, satıştan en az bir ay önce ilan edilir. İlan edilen metnin esasa müessir olmayan maddi hatalar nedeniyle tekrarlanması gerektiğinde, satış tarihi değiştirilmeksizin hata ilanen düzeltilir. Bu düzeltme ilanı ilgililere ayrıca tebliğ edilmez. Ancak satış tarihi ile ilan tarihi arasında yedi günden az zaman kalmış ise bu takdirde satışın daha önce ilan edilen günden en az yedi gün sonrası için tespit edilen günlerde yapılacağı düzeltme ilanında belirtilir.

            İlanda:

            1. Satışın yapılacağı yer, gün ve saat,

            2. Artırma şartnamesinin hangi tarihten itibaren herkes tarafından görülebileceği,

            3. Tayin edilen zamanda artırma bedeli taşınmazın muhammen kıymetinin yüzde altmışını bulmadığı takdirde, en çok artıranın taahhüdü baki kalmak üzere, artırmanın on gün daha uzatılmış olacağı ve onuncu günü aynı yerde, aynı saatte taşınmazın en çok artırana ihale edileceği (Onuncu günün resmi tatile rastlaması halinde ikinci artırma tarihi olarak tatilin bitimini izleyen ilk iş gününün belirlenmesi ve bu ikinci ihalenin yapılacağı yer, gün ve saatin ilanda açıkça gösterilmesi zorunludur.),(*)(**)

            4. İpotek sahibi alacaklılarla diğer ilgililerin taşınmaz üzerindeki haklarını, hususiyle faiz ve masrafa dair olan iddialarını evrakı müsbiteleri ile onbeş gün içinde icra dairesine bildirmeleri yazılır. Aksi halde, hakları tapu siciliyle sabit olmadıkça, satış bedelinin paylaşmasından hariç kalacakları da ilave edilir.

            Bu ihtar irtifak hakkı sahiplerine de yapılır.

            114 üncü maddenin 2 nci ve son fıkrası hükümleri taşınmazın satış ilanı hakkında da uygulanır.

            (*) (3) numaralı bendde yer alan “yüzde yetmişbeşini” ibaresi, 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 32. maddesi ile “yüzde altmışını” şeklinde ve aynı benddeki “(Bu ikinci ihalenin yapılacağı yer, gün ve saatin ilanda açıkça gösterilmesi mecburidir.)” şeklindeki parantez içi hükmü metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.

            (**) 4949 sayılı kanunla yapılan değişiklik, 30/07/2003 tarihinden sonra yapılacak ve ilan metni Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte Basın-İlan Kurumuna henüz gönderilmemiş bulunan satışlarda uygulanır.

Ayrıca tebliğler:

Madde 127 – (Değişik madde: 02.07.2012 – 6352 S.K./30. md.)(*)

İlanın birer sureti borçluya ve alacaklıya ve taşınmazın tapu siciline kayıtlı bulunan ilgililerinin tapuda kayıtlı adresleri varsa bu adreslerine tebliğ olunur. Adresin tapuda kayıtlı olmaması halinde, varsa adres kayıt sistemindeki adresleri tebligat adresleri olarak kabul edilir. Bunların dışında ayrıca adres tahkiki yapılmaz, gazetede veya elektronik ortamda yapılan satış ilanı tebligat yerine geçer.

Açıklama:

(*) Maddenin değişen metinleri için Tarihçeye bakınız. Son değişiklik 05.01.2013 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Tarihçe:

1 – 09/11/1988 tarih ve 3494 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 127 – Malum ikametgahları veya mümessilleri varsa ilanın birer sureti borçluya ve alacaklıya ve gayrimenkulün tapu sicilinde kayıtlı bütün alakadarlarına tebliğ olunur.

———————————————–

2 – 02.07.2012 kabul tarihli, 05.07.2012 tarih ve 28344 sayılı R.G.de yayımlanan 6352 sayılı Kanunun 30. maddesiyle değiştirilen madde:

            Madde 127 – (Değişik madde: 09/11/1988 – 3494/18 md.)

            İlanın birer sureti borçluya ve alacaklıya ve taşınmazın tapu siciline kayıtlı bulunan alakadarlarının tapuda kayıtlı adresleri varsa bu adreslerine tebliğ olunur. Adresin tapuda kayıtlı olmaması halinde ayrıca adres tahkiki yapılmaz, gazetedeki satış ilanı tebligat yerine geçer.

Mükellefiyetlerin listesi:

Madde 128 – İcra memuru satışa başlamazdan evvel taşınmaz üzerindeki tapu siciline mukayyet veya resmi senede müstenit olan mükellefiyetlerin hepsinin bir listesini yapar ve bu listeyi haczedenlerle borçluya tebliğ eder ve itirazlarını bildirmeleri için üç gün mühlet verir. 96 ve 97 nci maddeler hükümleri burada da caridir.

(Değişik fıkra: 09/11/1988 – 3494/19 md.)(*) İcra dairesi taşınmazın kıymetini takdir ettirir, taşınmazın kıymetinin takdirinde, taşınmaz üzerindeki mükellefiyetlerin kıymete olan etkisi de nazara alınır. (Ek cümle: 17/07/2003 – 4949 S.K./33. md.) Taşınmazın önceden takdir edilen kıymetini etkileyen mükellefiyetlerin ortaya çıkması halinde, icra dairesi satışa esas olmak üzere taşınmazın kıymetini yeniden takdir ettirir. Kıymet takdirine ilişkin rapor borçluya, haciz koydurmuş alacaklılara ve diğer ipotekli alacaklılara tebligatın yapıldığı icra dosyasındaki, ayrıca bildirilmiş bulunması hali müstesna olmak üzere, tapudaki mevcut adresleri esas alınmak sureti ile tebliğ edilir. (Mülga cümle: 17/07/2003 – 4949 S.K./103. md.)(**)

(Ek fıkra: 21/02/2007 – 5582 S.K./2. md.) İcra dairesi, 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 38/A maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan konut finansmanından kaynaklanan alacaklar ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığının rehinle temin edilmiş alacaklarının takibinde, satışı istenen taşınmaz için kıymet takdirini, aynı Kanunun 22 nci maddesinin birinci fıkrasının (r) bendi uyarınca yetki verilmiş kişi veya kurumlara yaptırır.

(Ek fıkra: 17/07/2003 – 4949 S.K./33. md.)(***) Satışa çıkarılan taşınmazda eklenti niteliğinde teşvikli mal varsa icra müdürlüğü bu malların kıymetini ayrıca takdir ettirir. Satıştan önce ilgili kurumlardan bu mallar üzerindeki vergi, resim, harç gibi yükümlülükler sorulur. Satış isteyen alacaklının talebi üzerine bu mallar satış dışında tutulabileceği gibi, üzerlerindeki vergi, resim, harç gibi malın aynından kaynaklanan kamu alacakları dikkate alınarak 129 uncu madde hükümlerine göre taşınmazla birlikte ihale de edilebilir.

Açıklama:

(*) 09/11/1988 tarih ve 3494 sayılı Kanun ile değiştirilen fıkra için Tarihçeye bakınız.

(**) 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 103. maddesi ile yürürlükten kaldırılan cümle için Tarihçeye bakınız.

(***) 4949 sayılı kanunla yapılan değişiklik, 30/07/2003 tarihinden sonra yapılan kıymet takdirlerinde uygulanır.

Tarihçe:

1 – 09/11/1988 tarih ve 3494 sayılı Kanun ile değiştirilen fıkra metni:

            İcra dairesi mükellefiyetlere göre gayrimenkulün kıymetini takdir ettirerek ipotekle temin edilmiş olanlara ve alacaklılara tebliğ eder.

————————-

2 – 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 103. maddesi ile yürürlükten kaldırılan cümle metni:

            Kesinleşen kıymet takdiri için iki yıl geçmedikçe yeniden kıymet takdiri istenemez.

Kıymet takdirine ilişkin şikayet:

Madde 128/a – (Ek madde: 17/07/2003 – 4949 S.K./34. md.)(*)

Kıymet takdirinin tebliğ edildiği ilgililer, raporun tebliğinden itibaren yedi gün içinde raporu düzenleten icra dairesinin bulunduğu yerdeki icra mahkemesinde şikayette bulunabilirler. Şikayet tarihinden itibaren yedi gün içinde gerekli masraf ve ücretin mahkeme veznesine yatırılması halinde yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılabilir; aksi halde başka bir işleme gerek olmaksızın şikayet kesin olarak reddedilir.

(Ek fıkra: 21/02/2007 – 5582 S.K./3. md.) 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 38/A maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan konut finansmanından kaynaklanan alacaklar ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığının rehinle temin edilmiş alacaklarının takibinde, birinci fıkra uyarınca yaptırılmasına karar verilen bilirkişi incelemesi, aynı Kanunun 22 nci maddesinin birinci fıkrasının (r) bendi uyarınca yetki verilmiş kişi veya kurumlara yaptırılır.

(Değişik cümle: 12/02/2004 – 5092 S.K./2. md.)(**) Kesinleşen kıymet takdirinin yapıldığı tarihten itibaren iki yıl geçmedikçe yeniden kıymet takdiri istenemez. Ancak, doğal afetler ve imar durumundaki çok önemli değişiklikler meydana getiren benzer hallerde yeniden kıymet takdiri istenebilir.

Kıymet takdirine ilişkin şikayet yetkisiz icra mahkemesine yapılırsa, icra mahkemesi evrak üzerinde inceleme yaparak başvuru tarihinden itibaren en geç on gün içinde yetkisizlik kararı verir.

Bu madde gereğince icra mahkemesinin verdiği kararlar kesindir.

Açıklama:

(*) Madde, 30/07/2003 tarihinden sonra yapılan kıymet takdirlerinde uygulanır.

(**) 12/02/2004 kabul tarihli, 21/02/2004 tarih ve 25380 sayılı R.G.de yayımlanan 5092 sayılı Kanunun 2. maddesi ile değiştirilen cümle için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 12/02/2004 kabul tarihli, 21/02/2004 tarih ve 25380 sayılı R.G.de yayımlanan 5092 sayılı Kanunun 2. maddesi ile değiştirilen cümle metni:

            Kesinleşen kıymet takdirinin yapıldığı tarihten itibaren bir yıl geçmedikçe yeniden kıymet takdiri istenemez.

İhale:

Madde 129 – (Değişik madde: 02.07.2012 – 6352 S.K./31. md.)(*)

Birinci ve ikinci ihale icra memuru tarafından, ilanda belirlenen yer, gün ve saatte, elektronik ortamda verilen en yüksek teklif üzerinden başlatılır. Taşınmaz üç defa bağırıldıktan sonra, elektronik ortamda verilen en yüksek teklif de değerlendirilerek, en çok artırana ihale edilir. Şu kadar ki, artırma bedelinin malın tahmin edilen bedelinin yüzde ellisini bulması ve satış isteyenin alacağına rüçhanı olan diğer alacaklar o malla temin edilmişse bu suretle rüçhanı olan alacakların mecmuundan fazla olması ve bundan başka paraya çevirme ve paraların paylaştırılması masraflarını aşması gerekir.

Birinci ihalede, alıcı çıkmazsa veya bu maddede yazılı miktara ulaşılmazsa satış icra memuru tarafından geri bırakılır.

İkinci ihalede, alıcı çıkmazsa veya bu maddede yazılı şartlar gerçekleşmezse satış talebi düşer.

Açıklama:

(*) Maddenin değişen metinleri için Tarihçeye bakınız. Son değişiklik 05.01.2013 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Tarihçe:

1 – 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 129 – Gayrimenkul üç defa bağırıldıktan sonra en çok artırana ihale edilir. Şu kadar ki artırma bedeli gayrimenkul için tahmin edilmiş olan kıymetin en az yüzde yetmiş beşini bulmak lazımdır.

            Şayet satış isteyenin alacağına rüçhanı olan diğer alacaklılar o gayrimenkulle temin edilmiş ise artırma bedelinin bu suretle rüçhanı olan alacakların mecmuundan fazlaya çıkması da şarttır.

            Artırmada yukarki iki fıkrada yazılı miktar elde edilmemişse en çok artıranın taahhüdü baki kalmak üzere gayrimenkul, artırma ilanında gösterilen on beş gün nihayetinde en çok artırana ihale edilir. Şu kadar ki ikinci fıkradaki bedel yine elde edilemezse ihale yapılmaz ve satış talebi düşer.

————————-

2 – 06/06/1985 tarih ve 3222 sayılı Kanun ile değiştirilen 2. fıkra metni:

            Şayet yukarıdaki fıkrada yazılı miktar elde edilmemişse gayrimenkul en çok artıranın taahhüdü baki kalmak üzere artırma ilanında gösterilen müddet sonunda en çok artırana ihale edilir. Şu kadar ki artırma bedeli satış isteyenin alacağına rüçhanı olan alacakların mecmuundan fazla olmak ve bundan başka paraya çevirme ve paylaştırma masraflarını tecavüz etmek lazımdır. Böyle fazla bir bedelle alıcı çıkmazsa satış talebi düşer.

————————-

3 – 09/11/1988 tarih ve 3494 sayılı Kanun ile değiştirilen 2. fıkra metni:

            Şayet yukarıdaki fıkrada yazılı miktar elde edilmemişse gayrimenkul en çok artıranın taahhüdü baki kalmak üzere artırma ilanında gösterilen müddet sonunda en çok artırana ihale edilir. Şu kadar ki, artırma bedelinin malın tahmin edilen kıymetinin yüzde ellisini bulması ve satış isteyenin alacağına rüçhanı olan alacakların toplamından fazla olması ve bundan başka paraya çevirme ve paylaştırma masraflarını geçmesi lazımdır. Böyle fazla bir bedelle alıcı çıkmazsa satış talebi düşer.

———————————————–

4 – 02.07.2012 kabul tarihli, 05.07.2012 tarih ve 28344 sayılı R.G.de yayımlanan 6352 sayılı Kanunun 31. maddesiyle değiştirilen madde:

            Madde 129 – (Değişik madde: 03/07/1940 – 3890/1 md.)

            Taşınmaz üç defa bağrıldıktan sonra en çok artırana ihale edilir. Şu kadar ki artırma bedeli taşınmaz için tahmin edilmiş olan kıymetin en az yüzde altmışını bulmak ve satış istiyenin alacağına rüçhanı olan diğer alacaklılar o taşınmaz ile temin edilmişse bu suretle rüçhanı olan alacakların mecmuundan fazla olmak ve bundan başka paraya çevirme ve paylaştırma masraflarına tecavüz etmek şarttır.(*)(**)

            (Değişik fıkra: 09/11/1988 – 3494/20 md.) Yukarıdaki fıkrada yazılı miktar elde edilmemişse taşınmaz en çok artıranın taahhüdü saklı kalmak üzere artırma ilanında gösterilen müddet sonunda en çok artırana ihale edilir. Şu kadar ki, artırma bedelinin malın tahmin edilen kıymetinin yüzde kırkını bulması ve satış isteyenin alacağına rüçhanı olan alacakların toplamından fazla olması ve bundan başka paraya çevirme ve paylaştırma masraflarını geçmesi lazımdır. Böyle fazla bedelle alıcı çıkmazsa satış talebi düşer.

            (*) Fıkrada yer alan “yetmişbeşini” ibaresi, 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 35. maddesi ile “altmışını” şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

            (**) 4949 sayılı kanunla yapılan değişiklik, 30/07/2003 tarihinden sonra yapılacak ve ilan metni Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte Basın-İlan Kurumuna henüz gönderilmemiş bulunan satışlarda uygulanır.

Ödeme usulü:

Madde 130 – (Değişik madde: 03/07/1940 – 3890/1 md.)(*)

Satış bedeli peşin ödenir. Ancak icra memuru alıcıya on günü geçmemek üzere bir mühlet verebilir.(**)(***)

Açıklama:

(*) 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

(**) İkinci cümlede yer alan “yirmi günü” ibaresi, 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 36. maddesi ile “on günü” şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

(***) 4949 sayılı kanunla yapılan değişiklik, 30/07/2003 tarihinden sonra yapılacak satışlarda uygulanır.

Tarihçe:

1 – 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 130 – Satış bedeli peşin ödenir. Ancak icra memuru alıcıya yedi günü geçmemek üzere bir mühlet verebilir.

Ödeme müddeti içinde taşınmazın idaresi:

Madde 131 – Satış bedelinin ödenmesi için mühlet verilmiş ise para verilinceye kadar hasar ve masrafı müşteriye ait olmak üzere taşınmaz, icra dairesi tarafından idare olunur. Bu müddet içinde icra dairesinin müsaadesi olmaksızın tapuca hiç bir tescil yapılamaz. İcra dairesi satış bedelini temin için ayrıca teminat gösterilmesini isteyebilir.

Sonradan tesis edilen taşınmaz mükellefiyetleri ve ipotekli ve mahcuz taşınmazların kiralanmasında hüküm:

Madde 132 – Alacak bir taşınmaz ile temin edildikten sonra borçlu o taşınmaz üzerinde alacaklının rızası olmaksızın bir irtifak hakkı yahut bir taşınmaz mükellefiyeti tesis ederse bu tesis alacaklının hakkına tesir etmez ve alacaklı taşınmazın o hak ile birlikte veya o haktan ari olarak artırmağa çıkarılmasını isteyebilir.

Taşınmaz haktan ari olarak satılıp ta bedeli alacaklının alacağından fazla çıkarsa o hakkın takdir edilecek kıymeti ödenmek üzere bedelin fazlası hak sahibine tahsis edilir.

İpotek yapılmış olan taşınmazı borçlu alacaklının rızası olmaksızın başkasına kiraya verir ve keyfiyeti tapuya tescil ettirirse bu tescil ipotekli alacaklının hakkına tesir etmez.

Bu hüküm haczedilmiş olan taşınmazlarda da caridir.

İhalenin feshi ve farkının tahsili:

Madde 133 – (Değişik madde: 06/06/1985 – 3222/16 md.)(*)

Taşınmaz kendisine ihale olunan kimse derhal veya verilen mühlet içinde parayı vermezse, ihale kararı icra memuru tarafından kaldırılarak teminat akçesi alıcının ikinci fıkra gereğince mesul bulunduğu meblağa mahsup edilmek üzere alıkonulur. Kendisinden evvel en yüksek teklifte bulunan kimsenin ileri sürdüğü pey, 129 uncu maddenin aradığı şartlara uygun bulunması ve bu kimsenin adresinin de malum olması halinde bir muhtıra tebliğ edilerek arzettiği bedelle taşınmaz kendisine teklif edilir ve üç gün zarfında almaya razı olursa ona ihale olunur. Razı olmaz veya cevapsız bırakılırsa veya bulunmazsa taşınmaz icra dairesince hemen artırmaya çıkarılır. Bu artırma ilgililere tebliğ edilmeyip yalnızca satıştan en az yedi gün önce yapılacak ilanla yetinilir. Bu artırmada, teklifin, 129 uncu maddedeki hükümlere uyması şartıyla taşınmaz ençok artırana ihale olunur.(***)(****)

(Değişik fıkra: 09/11/1988 – 3494/21 md.)(**) İhaleye katılıp daha sonra ihale bedeli ni yatırmamak suretiyle ihalenin feshine sebep olan tüm alıcılar ve kefilleri teklif ettikleri bedel ile son ihale bedeli arasındaki farktan ve diğer zararlardan ve ayrıca temerrüt faizinden müteselsilen mesuldürler. İhale farkı ve temerrüt faizi ayrıca hükme hacet kalmaksızın dairece tahsil olunur. Bu fark, varsa öncelikle teminat bedelinden tahsil olunur.

Açıklama:

(*) Maddenin değişen metinleri için Tarihçeye bakınız.

(**) 09/11/1988 tarih ve 3494 sayılı Kanun ile değiştirilen fıkra için Tarihçeye bakınız.

(***) 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 37. maddesi ile birinci fıkranın ikinci cümlesinde yer alan “ilk fıkrasına” ibaresi “aradığı şartlara” şeklinde ve beşinci cümlesinde yer alan “maddenin ikinci fıkrasındaki” ibaresi de “maddedeki” şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

(****) 4949 sayılı kanunla yapılan değişiklik, 30/07/2003 tarihinden sonra yapılacak satışlarda uygulanır.

Tarihçe:

1 – 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 133 – Gayri menkul kendisine ihale olunan kimse derhal veya verilen mühlet içinde parayı vermezse ihale kararı feshedilir ve kendisinden evvel en yüksek teklifte bulunan kimse arzetmiş olduğu bedelle almağa razı olursa ona ihale edilir. O da razı olmaz veya bulunamazsa icra dairesince hemen on beş gün müddetle arttırmağa çıkarılır. Bu artırmayı alakadarlara tebliğe hacet olmayıp yalnız ilanla iktifa olunur ve en çok artırana ihale edilir.

            Her iki halde birinci ihale edilen kimse iki ihale arasındaki farktan ve diğer zararlardan mesuldür.

            İhale farkı ve geçen günlerin faizi ayrıca hükme hacet kalmaksızın dairece tahsil olunur. Faiz yüzde beşten hesap olunur.

————————-

2 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 133 – Gayrimenkul kendisine ihale olunan kimse derhal veya verilen mühlet içinde parayı vermezse ihale kararı feshedilir ve kendisinden evvel en yüksek teklifte bulunan kimse arzetmiş olduğu bedelle almağa razı olursa ona ihale edilir. 0 da razı olursa ihale edilir. 0 da razı olmaz veya bulunmazsa icra dairesince hemen yedi gün müddetle artırmaya çıkarılır. Bu artırmayı alakadarlara tebliğe hacet olmayıp yalnız ilanla iktifa olunur ve en çok artırana ihale edilir.

            Her iki halde kendisine birinci defa ihale edilen kimse iki ihale arasındaki farktan ve diğer zararlardan mesuldür.

            İhale farkı ve geçen günlerin faizi ayrıca hükme hacet kalmaksızın idarece tahsil olunur. Faiz yüzde beşten hesap olunur.

————————-

3 – 06/06/1985 tarih ve 3222 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 133 – Gayrimenkul kendisine ihale olunan kimse derhal veya verilen mühlet içinde parayı vermezse, ihale kararı icra memuru tarafından feshedilerek teminat akçesi alıcının son fıkra gereğince mesul bulunduğu meblağa mahsup edilmek üzere alıkonulur. Kendisinden evvel en yüksek teklifte bulunan kimsenin ileri sürdüğü pey 129 uncu maddenin ilk fıkrasına uygun bulunması ve bu kimsenin adresinin de malum olması halinde, bir muhtıra tebliğ edilerek arz ettiği bedelle gayrimenkul kendisine teklif edilir ve üç gün zarfında almaya razı olursa ona ihale olunur. Razı olmaz veya cevapsız bırakırsa veya bulunamazsa, gayrimenkul icra dairesince hemen yedi gün müddetle artırmaya çıkarılır. Bu artırma ilgililere tebliğ edilmeyip yalnız ilanla iktifa olunur; bu artırmada teklifin 129 uncu maddenin 2 nci fıkrasındaki hükümlere uyması şartiyle gayrimenkul en çok artırana ihale olunur.

            Her iki halde de kendisine birinci defa ihale edilen kimse ve kefilleri iki ihale arasındaki bakiye farktan ve diğer zararlardan ve ayrıca yüzde on hesabiyle gecikmiş faizlerden mesuldür. İhale farkı ve geçen günlerin faizi ayrıca hükme hacet kalmaksızın dairece tahsil olunur.

————————-

4 – 09/11/1988 tarih ve 3494 sayılı Kanun ile değiştirilen fıkra metni:

            İhaleye katılıp daha sonra ihale bedelini yatırmamak suretiyle ihalenin feshine sebep olan tüm alıcılar ve kefilleri, teklif ettikleri bedel ile son ihale bedeli arasındaki farktan ve diğer zararlardan ve ayrıca temerrüt faizinden müteselsilen mesuldürler. İhale farkı ve temerrüt faizi ayrıca hükme hacet kalmaksızın dairece tahsil olunur.

İhalenin neticesi ve feshi:

Madde 134 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/63 md.)(*)

İcra dairesi tarafından taşınmaz kendisine ihale edilen alıcı o taşınmazın mülkiyetini iktisap etmiş olur. (Ek cümle: 17/07/2003 – 4949 S.K./38. md.) İhale kesinleşinceye kadar taşınmazın ne şekilde muhafaza ve idare edileceği icra dairesi tarafından kararlaştırılır.

(Değişik fıkra: 09/11/1988 – 3494/22 md.)(**) İhalenin feshini, Borçlar Kanununun 226 ncı maddesinde yazılı sebepler de dahil olmak üzere yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler yurt içinde bir adres göstermek koşuluyla icra mahkemesinden şikayet yolu ile ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde isteyebilirler. İlgililerin ihale yapıldığı ana kadar cereyan eden muamelelerdeki yolsuzluklara en geç ihale günü ıttıla peyda ettiği kabul edilir. İhalenin feshi talebi üzerine icra mahkemesi talep tarihinden itibaren yirmi gün içinde duruşma yapar ve taraflar gelmeseler bile icap eden kararı verir. Talebin reddine karar verilmesi halinde icra mahkemesi davacıyı feshi istenilen ihale bedelinin yüzde onu oranında para cezasına mahkum eder. (Ek cümle: 17/07/2003 – 4949 S.K./38. md.) Ancak işin esasına girilmemesi nedeniyle talebin reddi halinde para cezasına hükmolunamaz.(***)

(Ek fıkra: 21/02/2007 – 5582 S.K./4. md.) 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 38/A maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan konut finansmanından kaynaklanan alacaklar ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığının rehinle temin edilmiş alacaklarının takibinde, ikinci fıkrada yer alan oran yüzde yirmi olarak uygulanır.

(Ek fıkra: 17/07/2003 – 4949 S.K./38. md.)(*****) İhalenin feshine ilişkin şikayet görevsiz veya yetkisiz icra mahkemesi veya mahkemeye yapılırsa, icra mahkemesi veya mahkeme evrak üzerinde inceleme yaparak başvuru tarihinden itibaren en geç on gün içinde görevsizlik veya yetkisizlik kararı verir. Bu kararlar kesindir.

(Ek fıkra: 17/07/2003 – 4949 S.K./38. md.) Taşınmazı satın alanlar, ihaleye alacağına mahsuben iştirak etmemiş olmak kaydıyla, ihalenin feshi talep edilmiş olsa bile, satış bedelini derhal veya 130 uncu maddeye göre verilen süre içinde nakden ödemek zorundadırlar. İcra müdürü, ödenen ihale bedeli ile ilgili olarak, ihalenin feshine yönelik şikayet sonucunda verilecek karar kesinleşinceye kadar para bankalarda nemalandırılır. İhalenin feshine ilişkin şikayetin kabulüne veya reddine ilişkin kararın kesinleşmesi üzerine, ihale bedeli nemaları ile birlikte hak sahiplerine ödenir.

İhale kesinleşmedikçe ihale bedeli alacaklılara ödenmez.

Satış ilanı tebliğ edilmemiş veya satılan malın esaslı vasıflarındaki hataya veya ihalede fesada bilahara vakıf olunmuşsa şikayet müddeti ıttıla tarihinden başlar. Şu kadar ki, bu müddet ihaleden itibaren bir seneyi geçemez.

İhalenin feshini şikayet yolu ile talep eden ilgili, vaki yolsuzluk neticesinde kendi menfaatlerinin muhtel olduğunu ispata mecburdur.

Tescil için tapu idaresine yapılacak tebligat, şikayet için muayyen müddetin geçmesinden veya şikayet edilmişse şikayeti neticelendiren kararın kesinleşmesinden sonra yapılır.

(Mülga fıkra: 17/07/2003 – 4949 S.K./103. md.)(****)

Açıklama:

(*) 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

(**) 09/11/1988 tarih ve 3494 sayılı Kanun ile değiştirilen fıkra için Tarihçeye bakınız.

(***) İkinci fıkranın ilk cümlesinde yer alan “yurt içinde bir adres göstermek koşuluyla” ibaresi, 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 38. maddesi ile metne ilave edilmiştir.

(****) 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 103. maddesi ile yürürlükten kaldırılan fıkra için Tarihçeye bakınız.

(*****) 4949 sayılı kanunla yapılan değişiklik, 30/07/2003 tarihinden sonra yapılan ihalenin feshi taleplerinde uygulanır.

Tarihçe:

1 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 134 – İcra Dairesi tarafından gayrimenkul kendisine ihale edilen alıcı o gayrimenkulün mülkiyetini iktisap etmiş olur.

            İhalenin feshi yalnız tetkik merciinden şikayet yoliyle istenebilir. İhale tarihi şikayet için muayyen müddete başlangıç sayılır.

            Tetkik merciinin vereceği karar on gün içinde temyiz olunabilir.

            Tescil için tapu idaresine yapılacak tebligat şikayet için muayyen müddetin geçmesinden ve eğer şikayet edilmişse şikayetin intacından sonra yapılır.

————————-

2 – 09/11/1988 tarih ve 3494 sayılı Kanun ile değiştirilen fıkra metni:

            İhalenin feshi, Borçlar Kanununun 226 ncı maddesinde yazılı sebepler de dahil olmak üzere, yalnız tetkik merciinden şikayet yoluyla ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde istenebilir. İlgililerin ihale yapıldığı ana kadar cereyan eden muamelelerdeki yolsuzluklara en geç ihale günü ıttıla peyda ettiği kabul edilir.

————————-

3 – 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 103. maddesi ile yürürlükten kaldırılan fıkra metni:

            Şikayet halinde, alıcı bedeli nakden ödeyecek yerde, bu bedeli karşılıyacak muteber bir banka kefaleti gösterebilir. Alıcı daha önce ihale bedelini ödemişse şikayet halinde muteber bir banka kefaleti karşılığında ödediği paranın kendisine verilmesini istiyebilir.

Tescil için tapuya tebliğ ve zorla çıkarma:

Madde 135 – Taşınmaz alıcıya ihale edilip bedeli alındıktan sonra alıcı namına tescil edilmesi için 134 üncü maddede yazılı müddete riayet edilerek tapuya müzekkere yazılır.

(Değişik fıkra: 06/06/1985 – 3222/17 md.)(*) Taşınmaz borçlu tarafından veya hacizden evvelki bir tarihte yapıldığı resmi bir belge ile belgelenmiş bir akte dayanmayarak başkaları tarafından işgal edilmekte ise onbeş gün içinde tahliyesi için borçluya veya işgal edene bir tahliye emri tebliğ edilir. Bu müddet içinde tahliye edilmezse zorla çıkarılıp taşınmaz alıcıya teslim olunur.

Açıklama:

(*) 06/06/1985 tarih ve 3222 sayılı Kanun ile değiştirilen fıkra için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 06/06/1985 tarih ve 3222 sayılı Kanun ile değiştirilen fıkra metni:

            Gayrimenkul borçlu tarafından veya hacizden evvelki bir tarihte yapıldığı tevsik edilmiş bir akte müstenit olmıyarak başkaları tarafından işgal edilmekte ise on beş gün içinde tahliyesi için borçluya veya işgal edene bir tahliye emri tebliğ edilir. Bu müddet içinde tahliye edilmezse zorla çıkarılıp gayrimenkul alıcıya teslim olunur.

Taşınmazların satışına ilişkin hükümlerin gemilere uygulanması: (*)

Açıklama:

(*) “Gemiler hakkında:” olan madde başlığı, 14.01.2011 kabul tarihli, 14.02.2011 tarih ve 27846 sayılı R.G.de yayımlanan 6103 sayılı Kanunun 41. maddesiyle, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmek üzere metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.

Madde 136 – (Değişik madde: 14.01.2011 – 6103 S.K./41. md.)(*)

Taşınmaz malların satışına ilişkin hükümler, bayrağı dikkate alınmaksızın gemi siciline kayıtlı bütün gemiler hakkında da uygulanır. Bu hükümlerde geçen “tapu sicili” terimi gemi sicilini, “ipotek” terimi gemi ipoteklerini ve “irtifak hakkı” terimi sicile kayıtlı gemiler üzerindeki intifa hakkını ifade eder.

Açıklama:

(*) Maddenin değişen metinleri için Tarihçeye bakınız. Son değişiklik 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girer.

Tarihçe:

1 – 29/06/1956 tarih ve 6763 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 136 – Bu faslın hükümleri gemilere de şamildir.

———————————————–

2 – 14.01.2011 kabul tarihli, 14.02.2011 tarih ve 27846 sayılı R.G.de yayımlanan 6103 sayılı Kanunun 41. maddesiyle değiştirilen madde:

            Madde 136 – (Değişik madde: 29/06/1956 – 6763/42 md.)

            Taşınmaz malların satışına ait olan hükümler, gemi siciline kayıtlı gemiler hakkında da tatbik olunur. Bu hükümlerde geçen (Tapu sicili) tabirleri, gemi sicilini ve (İrtifak hakkı) tabiri ise sicile kayıtlı gemiler üzerindeki intifa hakkını anlatır.

Aile yurtları:

Madde 137 – Aile yurtlarına dair Kanunu Medeni hükümleri mahfuzdur.

4 – Paranın paylaştırılması:

Paraların paylaştırılması zamanı, masraflar ve vekalet ücreti:

Madde 138 – Mahcuz mallar tamamiyle satıldıkta bedelleri alakadarlara hisselerine göre paylaştırılır ve bir kısmı satıldıkta icabına göre bedeli hisseleri nispetinde alakadarlara avans olarak dağıtılır.

Haciz, paraya çevirme ve paylaştırma gibi bütün alacaklıları alakadar eden masraflar önce satış tutarından alınır ve artan para takip masrafları ve işlemiş faizler dahil olduğu halde alacakları nispetinde paylaştırılır.

(Değişik fıkra: 18/02/1965 – 538/64 md.)(*) Vekil vasıtasiyle yapılan takiplerde vekalet ücretinin miktarı, alacaklı ile borçlu arasında yapılmış sözleşmeye bakılmaksızın, icra memuru tarafından avukatlık ücret tarifesine göre hesaplanır. Bu şekilde tayin olunan vekalet ücreti de takip masraflarına dahildir.

Muvakkat hacizler için ayrılmış hisseler vaziyet anlaşılıncaya kadar sağlam bir bankaya, banka bulunmıyan yerlerde mahkeme veya icra sandıklarına yatırılır.

Açıklama:

(*) 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen fıkra için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen fıkra metni:

            Takip, avukat veya dava vekili marifetiyle yapılmış ve ücret talep edilmişse alacağın yüzde üçünden aşağı olmamak üzere icra memuru tarafından takdir olunacak ücrette takip masrafına dahildir.

İcra dairesinin tamamlama hacizleri:

Madde 139 – Satış tutarı bütün alacakları ödemiye yetmezse icra memuru kendiliğinden yeni hacizler yaparak haczi tamamlar; ancak bu suretle haczolunan mallar üzerinde sonra gelen derecelerin evvelce koydurdukları hacizler varsa bu hacizlerin doğurduğu haklara halel gelmez. Yeniden haczedilen mallar ayrıca satış talebine hacet kalmaksızın ve mümkün olduğu kadar çabuk satılır.

Sıra cetveli:

Madde 140 – Satış tutarı bütün alacaklıların alacağını tamamen ödemiye yetmezse icra dairesi alacaklıların bir sıra cetvelini yapar.

Alacaklılar 206 ncı madde mucibince iflas halinde hangi sıraya girmeleri lazım geliyorsa o sıraya kabul olunurlar.

Bununla beraber ilk üç sıraya kayıt için muteber olan tarih haciz talebi tarihidir.

Cetvel suretlerinin tebliği:

Madde 141 – Sıra cetvelinin birer sureti icra dairesi tarafından alakadarlara tebliğ edilir.

Cetvele itiraz:

Madde 142 – (Değişik madde: 03/07/1940 – 3890/1 md.)(*)

Cetvel suretinin tebliğinden yedi gün içinde her alacaklı takibin icra edildiği mahal mahkemesinde alakadarlar aleyhine dava etmek suretiyle cetvel mündericatına itiraz edebilir.

Dava basit muhakeme usuliyle görülür.

İtiraz alacağın esas ve miktarına taallük etmeyip yalnız sıraya dairse şikayet yoliyle icra mahkemesine arzolunur.

Açıklama:

(*) 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 142 – Cetvel suretinin tebliğinden yedi gün içinde her alacaklı takibin icra edildiği mahal mahkemesinde alakadarlar aleyhine dava etmek suretiyle cetvel münderecatına itiraz edebilir.

            Dava seri muhakeme usuliyle görülür.

            İtiraz alacağın esas ve miktarına taalluk etmeyip yalnız sıraya dairse şikayet yoliyle tetkik merciine arzolunur.

            Merciin bu hususa dair vereceği kararlar on gün içinde temyiz olunabilir.

Teminat karşılığı ödeme:

Madde 142/a – (Ek madde: 17/07/2003 – 4949 S.K./39. md.)(*)

Sıra cetveline karşı 142 nci madde uyarınca şikayet veya itiraz yapılmışsa, tebligatı alan ve sıra cetvelinde hak sahibi görünen her alacaklı, bir bankanın kesin teminat mektubunu dosyaya ibraz ederek payına düşen meblağı tahsil edebilir. 36 ncı maddenin ikinci fıkrası burada da uygulanır.

Teminat mektubunda, alacaklının dosyadan tahsil ettiği meblağ ile bu meblağın kısmen veya tamamen icra dosyasına iadesinin gerekmesi halinde iade tarihine kadar geçecek süreye ait olan faizin, icra dairesinin ilk yazılı talebi üzerine dosyaya ödenmesi taahhüt edilmelidir. Bu esaslar dahilinde teminat mektubuyla garanti edilecek miktar icra dairesince belirlenir.

Açıklama:

(*) Madde, Kanunun yürürlüğe girmesinden(30/07/2003) sonra düzenlenen sıra cetvellerinde veya Kanun yürürlüğe girdiği sırada derdest bir şikayet ve/veya itiraza konu teşkil etmiş olan sıra cetvellerinde uygulanır.

Borç ödemeden aciz vesikası:

Madde 143 – (Değişik madde: 03/07/1940 – 3890/1 md.)(*)

(Değişik fıkra: 17/07/2003 – 4949 S.K./40. md.)(**)(***) Alacaklı alacağının tamamını alamamış ve aciz vesikası düzenlenmesi için gerekli şartlar yerine gelmişse, icra dairesi kalan miktar için hemen bir aciz vesikası düzenleyip alacaklıya ve bir suretini de borçluya verir; bu belgeler hiçbir harç ve vergiye tabi değildir. Aciz vesikasının bir nüshası da her il merkezinde Adalet Bakanlığınca tespit edilen icra dairesi tarafından tutulan özel sicile kaydedilmek üzere bu icra dairesine gönderilir. Aciz vesikası sicili aleni olup ne şekilde tutulacağı ve hangi hususları içereceği Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan yönetmelikle belirlenir.

Bu vesika ile 105 inci maddedeki vesika borcun ikrarını mutazammın senet mahiyetinde olup alacaklıya 277 nci maddede yazılı hakları verir.

Alacaklı aciz vesikasını aldığı tarihten bir sene içinde takibe teşebbüs ederse yeniden ödeme emri tebliğine lüzum yoktur.

Aciz vesikasında yazılı alacak miktarı için faiz istenemez.

Kefiller, müşterek borçlular ve borcu tekeffül edenler bu miktar için vermeğe mecbur oldukları faizlerden dolayı borçluya rücu edemezler.

(Değişik fıkra: 17/07/2003 – 4949 S.K./40. md.)(**)(****) Bu borç, borçluya karşı, aciz vesikasının düzenlenmesinden itibaren yirmi yıl geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Borçlunun mirasçıları, mirasın açılmasından itibaren bir sene içinde alacaklı hakkını aramamışsa, borcun zamanaşımına uğradığını ileri sürebilirler.

(Ek fıkra: 17/07/2003 – 4949 S.K./40. md.)(***) Borçlu, aciz vesikasını düzenlemiş olan icra dairesine borcunu işlemiş faizleriyle birlikte her zaman ödeyebilir. İcra dairesi ödenen parayı alacaklıya verir veya gerektiğinde 9 uncu madde hükümleri dahilinde bir bankaya yatırır. Borcun bu şekilde tamamının ödenmesinden sonra aciz vesikası sicilden terkin edilir ve borçluya borcunu ödeyerek aciz vesikasını sicilden terkin ettirdiğine dair bir belge verilir. Aynı şekilde, icra takibi batıl ise veya iptal edilirse yahut borçlunun borçlu olmadığı mahkeme kararıyla sabit olursa ya da alacaklı icra takibini geri alırsa, aciz vesikası sicilden terkin edilir ve borçluya buna ilişkin bir belge verilir.

Açıklama:

(*) 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

(**) 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 40. maddesi ile değiştirilen birinci ve altıncı fıkralar için Tarihçeye bakınız.

(***) 4949 sayılı kanunla birinci fıkrada yapılan değişiklik ve eklenen yedinci fıkra hükmü, 31/01/2004 tarihinden itibaren uygulanır.

(****) 4949 sayılı kanunla altıncı fıkrada yapılan değişiklik hükmü, 30/07/2003 tarihinden itibaren uygulanır.

Tarihçe:

1 – 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 143 – Alacaklı alacağının tamamını alamamışsa kalan miktar için kendisine aciz vesikası verilir.

            Bu vesika ile 105 inci maddedeki vesika borcun ikrarını mutazammın senet mahiyetinde olup alacaklıya 277 nci maddede yazılı hakları verir.

            Alacaklı aciz vesikasını aldığı tarihten bir sene içinde takibe teşebbüs ederse yeniden ödeme emri tebliğine lüzum yoktur.

            Aciz vesikasında yazılı alacak miktarı için faiz istenmez. Kefiller, müşterek borçlular ve borcu tekeffül edenler bu miktar için vermeğe mecbur oldukları faizlerden dolayı borçluya rücu edemezler.

            Bu borç borçluya karşı müruru zamana tabi değildir. Fakat borçlunun mirasçıları, mirası kabullerinden bir sene içinde alacaklı hakkını aramamış ise, müruru zaman iddia edebilirler.

—————————–

2 – 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 40. maddesi ile değiştirilen birinci ve altıncı fıkralar:

            Alacaklı alacağının tamamını alamamışsa kalan miktar için kendisine bir aciz vesikası verilir. Bu vesika hiç bir harç ve resme tabi değildir.

            Bu borç borçluya karşı zamanaşımına tabi değildir. Fakat borçlunun mirasçıları, mirası kabullerinden bir sene içinde alacaklı hakkını aramamışsa, zamanaşımı iddia edebilirler.

Senedin geri verilmesi ve ilamın icrası vesikası:

Madde 144 – Alacağı tamamen ödenmiş olan alacaklıya ait senet icra dairesince borçluya verilir.

Alacağının yalnız bir kısmı ödenmiş olan alacaklı, senedini geri alabilir. Şu kadar ki, icra dairesi senede bundan sonra ne miktar para için muteber olacağını yazar yahut senedin mahiyetine göre alakadar dairelere yazdırır.

İlamların icrasında borçlu isterse kendisine ilamın tamamen veya kısmen icra edilmiş olduğuna dair bedava ve pulsuz bir vesika verilir.

Bir taşınmazı paraya çeviren icra dairesi o taşınmaz üzerindeki irtifak haklarına, taşınmaz mükellefiyetlerine ve taşınmaz rehin haklarına dair kayıtların tapu sicilinden terkin ve nakillerini de yaptırır.

(Mülga fıkra: 14.01.2011 – 6103 S.K./41. md.)(*)

Açıklama:

(*) 14.01.2011 kabul tarihli, 14.02.2011 tarih ve 27846 sayılı R.G.de yayımlanan 6103 sayılı Kanunun 41. maddesiyle, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmek üzere yürürlükten kaldırılan 5. fıkra için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 14.01.2011 kabul tarihli, 14.02.2011 tarih ve 27846 sayılı R.G.de yayımlanan 6103 sayılı Kanunun 41. maddesiyle yürürlükten kaldırılan 5. fıkra:

            (Ek fıkra: 29/06/1956 – 6763/42 md.) Gemi siciline kayıtlı olan bir gemiyi paraya çeviren icra dairesi onun üzerindeki ipotek ve intifa haklarına ait kayıtların sicilden terkin ve nakillerini de yaptırır.

BEŞİNCİ BAP: Rehnin Paraya Çevrilmesi İle Takip

I – TAŞINIR REHNİNİN PARAYA ÇEVRİLMESİ

Takip talebi:

Madde 145 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/65 md.)(*)

Alacağı taşınır rehni ile sağlanmış alacaklı, takip talebinde 58 inci maddede yazılı hususlardan başka merhunun ne olduğunu ve merhun üçüncü şahıs tarafından verilmiş veya merhunun mülkiyeti üçüncü şahsa geçmiş ise onun ve merhun üzerinde sonra gelen rehin hakkı mevcut ise bu hakka sahip olan şahsın ismini de bildirir.

Açıklama:

(*) 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 145 – Menkul rehini veya ipotekle temin edilmiş olan bir alacaktan dolayı takip talebinde bulunan şahıs 58 inci maddede yazılanlardan başka merhunun ne olduğunu ve merhum üçüncü şahıs tarafından verilmiş veya rehinin mülkiyeti üçüncü bir şahsa geçmiş ise onun da ismini zikre mecburdur.

            Menkul bir rehinin paraya çevrilmesi için takip talebinde bulunan alacaklı merhum üzerinde sonra gelen bir rehin hakkı bulunan üçüncü şahıs varsa onun da ismini talebinde beyan eder ve icra dairesi keyfiyeti üçüncü şahsa bir ihbarname ile bildirir.

Ödeme emri :

Madde 146 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/66 md.)(*)

Takip talebi üzerine, icra dairesi, keyfiyeti merhun üzerinde sonra gelen rehin hakkı sahibine bir ihbarname ile bildirir ve borçlu ile rehin maliki üçüncü şahsa aşağıdaki kayıtlara uygun olmak üzere birer ödeme emri gönderir:

1. Ödeme müddeti onbeş gündür.

2. Yedi gün içinde itiraz olunmaz ve 1 numaralı bendde yazılı müddet içinde borç ödenmezse rehnin satılacağı bildirilir.

Açıklama:

(*) 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 146 – Takip talebi üzerine icra dairesi aşağıdaki kayıtlara uygun olmak üzere 60 ıncı maddeye göre ödeme emri yazar:

            1 – Ödeme müddeti, menkul rehinde on beş gün, gayrimenkul rehinde otuz gündür.

            2 – On gün içinde itiraz olunmaz veya 1 numaralı fıkrada yazılı müddetler içinde borç ödenmezse rehinin satılacağı ihtar edilir.

            Rehin kiraya verilmiş bir gayrimenkul ise icra dairesi kiracılara da takipten haber verir.

Ödeme emrine itiraz :

Madde 147 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/67 md.)(*)

Ödeme emrine itiraz hakkında 62 den 72 nci maddeye kadar olan hükümler uygulanır. Ancak;

1. Rehin hakkına açıkça itiraz edilmemişse, alacaklının rehin hakkı takip safhası içinde artık tartışma konusu olamaz.

2. Sırf rehin hakkına itiraz olunduğu takdirde, alacaklı, rehnin paraya çevrilmesi yoliyle takipten vazgeçerek, takibin haciz yolu ile devamını istiyebilir. Bu takdirde, borçluya mal beyanında bulunması için yedi gün mühlet verilir.

Açıklama:

(*) 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 147 – Rehin üçüncü bir şahıs tarafından verilmiş veya rehinin mülkiyeti üçüncü bir şahsa geçmiş ise ikametgahı belli olmak şartiyle ödeme emri onlara da tebliğ olunur.

            Kanunu Medeninin 800 ve 801 inci maddelerine göre ipotekten kurtarma muamelesi başlamış bulunursa bu muamelenin sonunda alacaklı kurtarılan gayrimenkul üzerinde takip ettiği alacağı için rehin hakkının baki olduğunu icra dairesine karşı ispat etmedikçe o gayrimenkul satılamaz.

            Ödeme emrine itiraz hakkında 63 ten 71 inci maddeye kadar olan hükümler tatbik olunur. Şu kadar ki noterden tasdikli veya imzası ikrar edilmiş bir senede müstenit olmayan rehin iddialarına karşı borçlu tarafından itiraz vukuunda takip durur. Alacaklı mahkemeye müracaatla rehin hakkının tanınması için dava açabilir.

II – İPOTEĞİN PARAYA ÇEVRİLMESİ

Takip talebi :

Madde 148 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/68 md.)(*)

Taşınmaz ipotek alacaklısı, yetkili veya taşınmazın bulunduğu yer icra dairesine elindeki ipotek belgesinin akit tablosunun tapu idaresince verilmiş resmi bir örneğini ibrazla alacağın miktarını bildirir ve 58 inci maddeye göre takip talebinde bulunur.

Açıklama:

(*) Maddenin değişen metinleri için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 148 – Alacaklı menkul rehin satışını ödeme emrinin tebliğinden sonra nihayet altı ay içinde ve gayrimenkul rehnin satışını da aynı tarihten sonra nihayet iki sene içinde isteyebilir.

            Satış yukardaki fıkrada gösterilen müddetler içinde talep olunmaz veya talep geri alınıpta bu müddetler içinde yenilenmezse takip düşer.

            İtiraz vukuunda davanın açılmasından hüküm katileşinceye kadar geçen müddet hesaba katılmaz.

————————-

2 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 148 – Alacaklı menkul rehin satışını ödeme emrinin tebliğinden sonra nihayet bir sene içinde ve gayrı menkul rehin satışını da aynı tarihten sonra nihayet iki sene içinde isteyebilir.

            Satış yukarıdaki fıkrada gösterilen müddetler içinde talep olunmaz veya talep geri alınıp da bu müddetler içinde yenilenmezse takip düşer.

            İtiraz vukuunda davanın açılmasından hüküm katileşinceye kadar geçen müddet hesaba katılmaz.

Adres gösterme zorunluluğu:

Madde 148/a – (Ek madde: 17/07/2003 – 4949 S.K./41. md.)(*)

İpotek sözleşmesinin tarafları veya ipotekli taşınmazı daha sonra satın alanlar ya da bunların halefleri, tapu sicili müdürlüğüne yurt içinde bir tebligat adresi bildirmek zorundadırlar. Aksi takdirde ilgililerin tescil talebi, tapu sicili müdürlüğünce reddolunur.

Adresin değiştirilmesi tapu sicil müdürlüğüne bildirilmesi halinde sonuç doğurur. Yeni adresin bildirilmemesi halinde tebligatların eski adrese ulaştığı tarih tebellüğ tarihi sayılır.(**)

Açıklama:

(*) 4949 sayılı kanunla eklenen madde, 30/07/2003 tarihinden sonra akdedilecek ipotek sözleşmelerinin tapu siciline tescilinde uygulanır.

(**) 25/11/2010 kabul tarihli, 10/12/2010 tarih ve 27781 sayılı R.G.de yayımlanan 6083 sayılı “Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun”un 10. maddesi gereğince, diğer mevzuatta “Tapu Sicil Müdürü”ne veya “Tapu Sicil Müdürlüğü”ne yapılmış atıflar, ilgisine göre “Tapu Müdürü”ne veya “Tapu Müdürlüğü”ne yapılmış sayılır.

1 – İcra emri:

Madde 149 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/69 md.)(*)

İcra memuru, ibraz edilen akit tablosunun kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva ettiğini ve alacağın muaccel olduğunu anlarsa, borçluya ve taşınmaz üçüncü şahıs tarafından rehnedilmiş veya taşınmazın mülkiyeti üçüncü şahsa geçmişse ayrıca bunlara birer icra emri gönderir.

Bu icra emrinde borcun otuz gün içinde ödenmesi ve bu müddet içinde borç ödenmez ve icra mahkemesinden icranın geri bırakılmasına dair bir karar getirilmezse, alacaklının taşınmazın satışını istiyebileceği bildirilir.

Açıklama:

(*) Maddenin değişen metinleri için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 149 – Satılması talep edilen rehin hakkında 87 nci maddenin 1 inci fıkrası ile 92 nci maddenin 2 nci fıkrası ve 93, 96 ve 97 nci maddenin hükümleri kıyas yoliyle tatbik olunur.

————————-

2 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 149 – Satılması talep edilen rehin hakkında 87 nci madde ile 92 nci maddenin ikinci fıkrası ve 93, 96 ve 97 nci maddelerin hükümleri kıyas yoliyle tatbik olunur.

İcranın geri bırakılması:

Madde 149/a – (Ek madde: 18/02/1965 – 538/70 md.)

İcranın geri bırakılması hakkında 33 üncü maddenin 1, 2 ve 4 üncü fıkraları uygulanır.

(Değişik fıkra: 02/03/2005 – 5311 S.K./10. md.)(*) İcra mahkemesinin geri bırakılma isteminin reddine ilişkin kararına karşı istinaf yoluna başvuran borçlu veya üçüncü şahıs, takip konusu alacağın yüzde onbeşi nispetinde teminat yatırmadığı takdirde satış durmaz. Bölge adliye mahkemesince talebin reddi halinde bu teminat, ayrıca hükme hacet kalmaksızın alacaklıya tazminat olarak ödenir.

(Ek fıkra: 21/02/2007 – 5582 S.K./5. md.) 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 38/A maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan konut finansmanından kaynaklanan alacaklar ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığının rehinle temin edilmiş alacaklarının takibinde, ikinci fıkrada yer alan oran yüzde otuz olarak uygulanır. İstinaf talebinin reddi halinde, teminat olarak alınan tutarın yarısı tazminat olarak alacaklıya ödenir. Alacaklının satış talebinden sonra takdir edilen ve kesinleşen kıymete göre, merhunun alacağı karşılamayacağı anlaşılırsa kalan tutar teminatın geriye kalan kısmından karşılanır, varsa teminatın kalan kısmı teminatı yatırana iade edilir.

Açıklama:

(*) 02/03/2005 kabul tarihli, 18/03/2005 tarih ve 25759 sayılı R.G.de yayımlanan 5311 sayılı Kanunun 10. maddesi ile, 01/04/2005 tarihinden geçerli olmak üzere (5328 sayılı kanunla yürürlük tarihi 01/06/2005 olarak değiştirilmiştir.)değiştirilen fıkra için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 02/03/2005 kabul tarihli, 18/03/2005 tarih ve 25759 sayılı R.G.de yayımlanan 5311 sayılı Kanunun 10. maddesi ile değiştirilen fıkra metni:

            İcranın geri bırakılması hakkındaki talebi reddeden icra mahkemesi kararını temyiz eden borçlu veya üçüncü şahıs, takip konusu alacağın yüzde onbeşi nispetinde teminat yatırmadığı takdirde satış durmaz. Temyiz talebinin reddi halinde bu teminat, ayrıca hükme hacet kalmaksızın alacaklıya tazminat olarak ödenir.

2 – Ödeme emri:

Madde 149/b – (Ek madde: 18/02/1965 – 538/70 md.)

149 uncu maddede yazılı haller dışındaki muaccel alacaklar için icra memuru, borçluya ve varsa taşınmaz sahibi üçüncü şahsa aşağıdaki kayıtlara uygun olmak üzere 60 ıncı maddeye göre birer ödeme gönderir.

1. Ödeme müddeti otuz gündür.

2. Yedi gün içinde itiraz olunmaz ve 1 numaralı bendde yazılı müddet içinde borç ödenmezse alacaklının taşınmazın satışını istiyebileceği bildirilir.

Ödeme emrine itiraz:

Madde 150 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/71 md.)(*)

Borçlu veya üçüncü şahıs ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde itirazda bulunabilirler. Ancak, rehin hakkı itiraz konusu yapılamaz. İpoteğin iptali hakkında dava açılması halinde 72 nci madde hükümleri kıyasen uygulanır.

Açıklama:

(*) 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 150 – Rehin 112 nci maddeden 137 nci maddeye kadar olan hükümlere göre satılır.

İtirazın incelenmesi usulü ve hükümleri:

Madde 150/a – (Ek madde: 18/02/1965 – 538/72 md.)

Ödeme emrine itiraz hakkında 62 den 72 nci maddeye kadar olan hükümler uygulanır.

Ancak;

1. İpotek, bir cari hesap veya işleyecek kredi vesaire gibi bir mukavelenin teminatı olarak verilmişse, icra mahkemesi bu mukavele ve bununla ilgili sair belge ve makbuzları 68 inci maddedeki esaslara göre incelemek yetkisini haizdir.

2. (Değişik bent: 02/03/2005 – 5311 S.K./11. md.)(*) İtirazın kaldırılması kararına karşı istinaf yoluna başvurulması halinde 149/a maddesinin ikinci fıkrası hükmü kıyas yoluyla uygulanır.

Açıklama:

(*) 02/03/2005 kabul tarihli, 18/03/2005 tarih ve 25759 sayılı R.G.de yayımlanan 5311 sayılı Kanunun 11. maddesi ile, 01/04/2005 tarihinden geçerli olmak üzere (5328 sayılı kanunla yürürlük tarihi 01/06/2005 olarak değiştirilmiştir.) değiştirilen (2) numaralı bent için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 02/03/2005 kabul tarihli, 18/03/2005 tarih ve 25759 sayılı R.G.de yayımlanan 5311 sayılı Kanunun 11. maddesi ile değiştirilen (2) numaralı bent metni:

            2. İtirazın kaldırılması kararının temyizi halinde 149 a maddesinin son fıkrası hükmü kıyasen uygulanır.

Kiracılara haber verme:

Madde 150/b – (Ek madde: 18/02/1965 – 538/72 md.; Değişik madde: 06/06/1985 – 3222/18 md.)(*)

Rehin, kiraya verilmiş bir taşınmaz ise icra memuru, alacaklının talebi üzerine takibin kesinleşmesini beklemeden kiracıları da takipten haberdar eder ve işleyecek kiraların icra dairesine ödenmesini emreder. (Ek cümle: 17/07/2003 – 4949 S.K./42. md.)(**) Şu kadar ki, bu şekilde işlem yapılması 132 ve 135 inci maddelerdeki hakları ortadan kaldırmaz. Kiracı ihtara rağmen kira paralarını icra dairesine yatırmazsa hakkında 356 ncı madde hükmü kıyasen uygulanır.

Açıklama:

(*) 06/06/1985 tarih ve 3222 sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

(**) 4949 sayılı kanunla eklenen cümle, 30/07/2003 tarihinden sonra başlatılacak rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takiplerde uygulanır.

Tarihçe:

1 – 06/06/1985 tarih ve 3222 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 150/b – Rehin kiraya verilmiş bir gayrimenkul ise icra memuru, alacaklının talebi üzerine takibin kesinleşmesini beklemeden kiracıları da takipten haberdar eder ve işleyecek kiraların icra dairesine ödenmesini emreder.

Tapu idaresine haber verme:

Madde 150/c – (Ek madde: 18/02/1965 – 538/72 md.)

İcra memuru, ipoteğin paraya çevrilmesi hakkındaki takibin başladığını tapu idaresine haber vermeye mecburdur. Tapu memuru, keyfiyeti taşınmazın siciline şerh verir. Taşınmazı bu şerh tarihinden sonra iktisap edenlere icra veya ödeme emri tebliğ olunmaz.

Satış hazırlıkları:

Madde 150/d – (Ek madde: 18/02/1965 – 538/72 md.; Değişik madde: 09/11/1988 – 3494/23 md.)(*)

İcra dairesi, takip talebi üzerine satış hazırlıklarına başlar. Bu maksatla tapudan kayıt örneklerini ve belediyeden imar durumunu getirtir, takibin kesinleşmesini beklemeden kıymet takdirini yaptırır.

Açıklama:

(*) 09/11/1988 tarih ve 3494 sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 09/11/1988 tarih ve 3494 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 150/d – İcra dairesi, takip talebi üzerine satış hazırlıklarına başlar. Bu maksatla tapudan kayıt örneklerini ve belediyeden imar durumunu getirtir.

III – MÜŞTEREK HÜKÜMLER

Paraya çevirme müddeti:

Madde 150/e – (Ek madde: 18/02/1965 – 538/72 md.)

(Değişik fıkra: 02.07.2012 – 6352 S.K./32. md.)(*) Alacaklı, taşınır rehnin satışını ödeme veya icra emrinin tebliğinden itibaren altı ay içinde, taşınmaz rehnin satışını da aynı tarihten itibaren bir yıl içinde isteyebilir.

Satış yukarıdaki fıkrada gösterilen müddetler içinde istenmez veya talep geri alınıp da bu müddetler içinde yenilenmezse takip düşer.

78 inci maddenin 2 nci fıkrası hükmü rehnin paraya çevrilmesi yoliyle takipte de kıyasen uygulanır.

Açıklama:

(*) 02.07.2012 kabul tarihli, 05.07.2012 tarih ve 28344 sayılı R.G.de yayımlanan 6352 sayılı Kanunun 32. maddesiyle, 05.01.2013 tarihinde yürürlüğe girmek üzere değiştirilen 1. fıkra için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 02.07.2012 kabul tarihli, 05.07.2012 tarih ve 28344 sayılı R.G.de yayımlanan 6352 sayılı Kanunun 32. maddesiyle değiştirilen 1. fıkra:

            Alacaklı, taşınır rehnin satışını ödeme veya icra emrinin tebliğinden itibaren nihayet bir sene içinde, taşınmaz rehnin satışını da aynı tarihten itibaren nihayet iki sene içinde isteyebilir.

Muvakkat rehin açığı belgesi:

Madde 150/f – (Ek madde: 18/02/1965 – 538/72 md.)

Alacaklının satış talebinden sonra takdir edilen ve kesinleşen kıymete göre merhunun alacağı karşılamıyacağı anlaşılırsa, alacaklının talebi üzerine kendisine açık kalan miktar için bir muvakkat rehin açığı belgesi verilir.

Alacaklı, bu belgeye dayanarak borçlunun diğer mallarının haczini icra memurundan talebedebilir ve 100 üncü maddedeki esaslar dahilinde diğer alacaklıların haczine iştirak edebilir. Bu takdirde alacaklı, rehnin satışı neticesinde, alacağının tahsil edilemiyen kısmını borçlunun diğer mahcuz mallarından rüçhansız olarak alır.

Paraya çevirme usulü:

Madde 150/g – (Ek madde: 18/02/1965 – 538/72 md.; Değişik madde: 09/11/1988 – 3494/24 md.)(*)

Satılması istenen rehin hakkında 92 nci maddenin üçüncü fıkrası ve 93, 96, 97, 97/a, 98 ve 99 uncu maddeler ile 112’den 137 nci maddeye kadar olan hükümler kıyas yolu ile uygulanır.

Açıklama:

(*) 09/11/1988 tarih ve 3494 sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 09/11/1988 tarih ve 3494 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 150/g – Satılması istenen rehin hakkında 87 nci madde ile 92 nci maddenin 3 üncü fıkrası ve 93, 96, 97, 97/a, 98 ve 99 uncu maddeler ile 112 den 137 nci maddeye kadar olan hükümler kıyas yolu ile uygulanır.

Alacağın veya rehnin ilamla tesbit edilmiş olması:

Madde 150/h – (Ek madde: 18/02/1965 – 538/72 md.)

Alacağın veya rehin hakkının yahut her ikisinin bir ilamda veya ilam mahiyetini haiz belgelerde tesbit edilmiş olması halinde, ilamların icrasına dair hükümler kıyasen uygulanır.

Borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen nakdi kredileri ve gayri nakdi kredileri teminen alınan ipotekler:

Madde 150/ı – (Değişik madde: 17/07/2003 – 4949 S.K./43. md.)(*)(**)

Borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen nakdi veya gayrinakdi bir krediyi kullandıran tarafın ibraz ettiği ipotek akit tablosu kayıtsız ve şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva etmese dahi, krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafa ait cari hesabın kesilmesine veya kısa, orta, uzun vadeli kredi hesabının muaccel kılınmasına ilişkin hesap özetinin veya gayrinakdi kredinin ödenmiş olması nedeniyle tazmin talebinin veya borcun ödenmesine ilişkin ihtarın noter aracılığıyla krediyi kullanan tarafa kredi sözleşmesinde yazılı ya da ipotek akit tablosunda belirtilen adrese gönderilmek suretiyle tebliğ edildiğini veya 68/b maddesi gereğince tebliğ edilmiş sayıldığını gösteren noterden tasdikli bir sureti icra müdürüne ibraz ederse icra müdürü 149 uncu madde uyarınca işlem yapar. Şu kadar ki, krediyi kullanan tarafın hesap özetine ve borcun ödenmesine ilişkin ihtara ya da gayrinakdi kredi nedeniyle tazmin talebine, kendisine tebliğ edildiği veya 68/b maddesi gereğince tebliğ edilmiş sayıldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde noter aracılığıyla itiraz etmiş olduğunu ispat etmek suretiyle icra mahkemesine şikayette bulunmak hakkı saklıdır. Bu takdirde krediyi kullandıran taraf alacağını 68/b maddesi çerçevesinde diğer belgelerle ispatlayabiliyorsa, krediyi kullanan tarafın şikayeti reddedilir. İcra mahkemesinde yapılan inceleme sırasında, borçlu, borcun sona erdiğine veya ertelendiğine ilişkin resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge sunmadıkça takibin durdurulmasına karar verilemez. Hesap özetinin, tazmin talebinin veya ihtarın ipotekli taşınmaz maliki üçüncü kişiye tebliğ edilmesi veya tebliğ edilmiş sayılması Türk Medeni Kanununun 887 nci maddesinde öngörülen ödeme istemi yerine geçer.

Açıklama:

(*) 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 43. maddesi ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

(**) 4949 sayılı kanunla değiştirilen madde, 30/07/2003 tarihinden sonra başlatılacak rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takiplerde uygulanır.

Tarihçe:

1 – 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 43. maddesi ile değiştirilen madde metni:

            Madde 150/ı – (Ek madde: 09/11/1988 – 3494/25 md.)

            Borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen nakdi veya gayri nakdi bir krediyi kullandıran tarafın ibraz ettiği ipotek akit tablosu kayıtsız ve şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva etmese dahi, krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafa ait cari hesabın kesilmesine veya kısa, orta, uzun vadeli kredi hesabının muaccel kılınmasına ilişkin hesap özetinin veya gayri nakdi kredinin ödenmiş olması nedeniyle tazmin talebinin noter marifetiyle krediyi kullanan tarafa gönderildiğine dair noterden tasdikli bir sureti icra memuruna ibraz ederse icra memuru bu Kanunun 149 uncu maddesi uyarınca işlem yapar. Şu kadar ki, krediyi kullanan tarafın noter marifetiyle sekiz gün içinde bu hesap özetine veya gayri nakdi kredi nedeniyle tazmin talebine itiraz etmiş olduğunu isbat etmek suretiyle tetkik merciine şikayette bulunmak hakkı saklıdır. Bu takdirde krediyi kullandıran taraf bu Kanunun 68/b maddesi çerçevesinde alacağını diğer belgelerle ispatlayabiliyorsa krediyi kullanan tarafın şikayeti reddedilir.

Paylaştırma :

Madde 151 – Rehin bedelinden masrafların çıkarılmasında ve artanın alacaklılar arasında paylaştırılmasında 138 inci madde hükmü tatbik olunur.

Satış tutarı alacaklıların alacağını ödemeğe yetmezse icra memuru 206 ncı maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarına göre alacaklıların her birine ait sıra ve payları tayin eder.

141, 142 ve 144 üncü maddelerin hükümleri burada da caridir.

Rehin açığı belgesi:

Madde 152 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/73 md.)(*)

Rehin, satış istiyenin alacağına derece itibariyle rüçhanı olan diğer rehinli alacakların tutarından fazla bir bedelle alıcı çıkmamasından dolayı satılamazsa veya satılıp da tutarı takip olunan alacağa yetmezse, alacaklıya bütün veya geri kalan alacağı için bir belge verilir.

Alacağın irat senedinden veya bir taşınmaz mükellefiyetinden doğmıyan alacaklı, bu suretle tahsil edemediği alacağı için borçlunun sıfatına göre iflas veya haciz yoluna gidebilir.

Alacaklı, satış yapılmamışsa artırma gününden, satış yapılması halinde satışın kesinleşmesi tarihinden itibaren bir sene içinde haciz yolu ile takip talebinde bulunursa yeniden icra veya ödeme emri tebliğine lüzum yoktur.

Rehin açığı belgesi, borç ikrarını mutazammın senet mahiyetindedir.

Açıklama:

(*) 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 152 – Rehin , satış isteyenin alacağına derece itibariyle rüçhanı olan diğer rehinli alacaklıların mecmuundan fazla bir bedel ile alıcı çıkmamasından dolayı satılamazsa veya satılıpta tutarı takip olunan alacağa yetmezse alacaklıya bütün veya geri kalan alacağı için bir vesika verilir.

            Bu suretle mahrum kalan alacaklı, alacağı irat senedinden veya diğer bir gayrimenkul mükellefiyetinden doğmadıkça borçlunun sıfatına göre iflas veya haciz yoluna gidebilir.

İpotekli alacakta alacaklının gaip bulunması veya borcu almaktan imtinaı:

Madde 153 – İpotekle temin edilmiş ve vadesi gelmiş bir alacağın borçlusu icra dairesine müracaatla alacaklısının gaip ve yerleşim yerinin meçhul bulunduğunu veya borcu almaktan ve ipoteği çözmekten imtina ettiğini beyan ederse icra dairesi on beş gün içinde daireye gelerek parayı almasını ve ipoteği çözmesini alacaklıya usulüne göre tebliğ eder. Alacaklı bu müddet içinde gelmediği veya gelipte kanunen makbul bir sebep beyan etmeksizin parayı almaktan ve ipoteği çözmekten imtina eylediği takdirde borçlu borcunu icra dairesine tamamiyle yatırırsa icra mahkemesi verilen paranın alacaklı namına hıfzına ve ipotek kaydının terkinine karar verir. Bu karar tapu dairesine tebliğ edilerek ipotekli taşınmazın sicilline geçirilir.

Vadesi gelmeyen borcun ipotek senedi mucibince işlemiş ve işleyecek bütün faizleri ile birlikte tediyesini deruhde eden borçlu hakkında da yukarıki hüküm cereyan eder.

(Mülga fıkra: 14.01.2011 – 6103 S.K./41. md.)(*)

Açıklama:

(*) 14.01.2011 kabul tarihli, 14.02.2011 tarih ve 27846 sayılı R.G.de yayımlanan 6103 sayılı Kanunun 41. maddesiyle, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmek üzere yürürlükten kaldırılan 3. fıkra için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 14.01.2011 kabul tarihli, 14.02.2011 tarih ve 27846 sayılı R.G.de yayımlanan 6103 sayılı Kanunun 41. maddesiyle yürürlükten kaldırılan 3. fıkra:

            (Ek fırka: 29/06/1956 – 6763/42 md.) Türk Ticaret Kanununun gemi ipoteği hakkındaki 930 ve 931 inci maddeleri mahfuzdur.

ALTINCI BAP: İflas yoliyle takip

I – YETKİ :

İflas takiplerinde yetkili merci:

Madde 154 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/74 md.)(*)

İflas yoliyle takipte yetkili merci, borçlunun muamele merkezinin bulunduğu mahaldeki icra dairesidir.

Merkezleri yurt dışında bulunan ticari işletmeler hakkında yetkili merci, Türkiye’deki şubenin, birden ziyade şubenin bulunması halinde merkez şubenin bulunduğu yerdeki icra dairesidir.

Borçlu ile alacaklı yetkili icra dairesini yazılı anlaşma ile tayin etmişlerse, o yerin icra dairesi dahi iflas takibi için yetkili sayılır.Şu kadar ki, iflas davaları için yetki sözleşmesi yapılamaz ve iflas davası mutlaka borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yer ticaret mahkemesinde açılır.

Açıklama:

(*) 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 154 – İflas yoliyle takipte salahiyetli merci, borçlunun merkezi muamelatının bulunduğu mahaldeki icra dairesidir.

            (Ek fıkra: 29/06/1956 – 6763 S. K.) Merkezleri Türkiye dışında bulunan ticari işletmeler hakkında salahiyetli merci, Türk Ticaret Kanununun 42 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince tayin edilen temsilcinin ikametgahının bulunduğu yerdeki icra dairesidir.

II – İFLAS YOLİYLE ADİ TAKİP :

Ödeme emri ve münderecatı:

Madde 155 – (Değişik madde: 03/07/1940 – 3890/1 md.)(*)

Borçlu iflas yoliyle takibe tabi şahıslardan olup da alacaklı isterse ödeme emrine yedi gün içinde borç ödenmediği takdirde alacaklının mahkemeye müracaatla iflas talebinde bulunabileceği ve borçlunun gerek borcu olmadığına ve gerek kendisinin iflasa tabi kimselerden bulunmadığına dair itirazı varsa bu müddet içinde istida ile icra dairesine bildirmesi lüzumu ve konkordato teklif edebileceği ilave olunur.

Açıklama:

(*) 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 155 – Borçlu iflas yoliyle, takibe tabi şahıslardan olupta alacaklı isterse ödeme emrine on gün içinde borç ödenmediği takdirde alacaklının mahkemeye müracaatla iflas talebinde bulunabileceği ve borçlunun gerek borcu ve gerek kendisinin iflasa tabi kimselerden olmadığına dair itirazı varsa gene bu müddet içinde istida ile icra dairesine bildirmesi lüzumu ve konkordato teklif edebileceği ilave olunur.

İflas talebi ve müddeti:

Madde 156 – (Değişik madde: 03/07/1940 – 3890/1 md.)(*)

Ödeme emrindeki müddet içinde borçlu tarafından itiraz olunmamışsa alacaklı bir dilekçe ile Ticaret Mahkemesinden iflas kararı isteyebilir.

Bu dilekçeye borçlunun ödeme emrine itiraz etmediğini mübeyyin ödeme emri nüshasının raptedilmesi lazımdır.

Borçlu ödeme emrine itiraz etmişse takip durur ve alacaklı bu itirazın kaldırılması ile beraber borçlunun iflasına karar verilmesini bir dilekçe ile Ticaret Mahkemesinden isteyebilir.

İflas istemek hakkı ödeme emrinin tebliği tarihinden bir sene sonra düşer.

Açıklama:

(*) 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 156 – Ödeme emrindeki müddet içinde borçlu tarafından itiraz olunmamışsa alacaklı bir istida ile ticaret mahkemesinden iflas kararı isteyebilir.

            Bu istidaya borçlunun ödeme emrine itiraz etmediğine dair icra dairesinden alınacak vesikanın raptedilmesi lazımdır.

            Borçlu ödeme emrine itiraz etmişse takip durur ve alacaklı bu itirazın refiyle beraber borçlunun iflasına karar verilmesini bir istida ile ticaret mahkemesinden isteyebilir.

            İflas istemek hakkı ödeme emrinin tebliği tarihinden bir sene sonra düşer.

Talebin geri alınması ve yenilenmesi:

Madde 157 – İflas talebini geri alan alacaklı bir ay geçmedikçe bu talebini yenileyemez.

Yargılama usulü:

Madde 158 – (Değişik madde: 09/11/1988 – 3494/26 md.)(*)

Alacaklının iflas takibi kesinleştiğinde l66 ncı maddenin ikinci fıkrasındaki usulle ilan edilir. İflas talebinin ilanından itibaren onbeş gün içinde diğer alacaklılar davaya müdahele veya itiraz ederek iflası gerektiren bir hal bulunmadığını ileri sürerek mahkemeden talebin reddini isteyebilirler.

Mahkeme, icra dosyasını celbeder ve basit yargılama usulüne göre duruşma yaparak, gerek iflas talebini gerek itiraz ve defileri umumi hükümler dairesinde tetkik ve intac eder. Şu kadar ki, borçlu takibe karşı usulü dairesinde itiraz etmemiş veya itiraz ve defileri varit görülmemişse mahkeme yedi gün içinde faiz ve icra masrafları ile birlikte borcunu ifa veya o miktar meblağın mahkeme veznesine depo edilmesini borçluya veya iflas davasında kendisini temsil etmiş olan vekiline, dava vicahda devam ediyorsa duruşmada, aksi takdirde Tebligat Kanunu hükümleri dairesinde yapılacak tebliğ ile emreder. Borçlu imtina ederse ilk oturumda iflasına karar verilir.

Açıklama:

(*) Maddenin değişen metinleri için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 158 – Alacaklının iflas talebi üzerine ticaret mahkemesi icra dosyasını celbederek ve seri usulü muhakameye göre duruşma yaparak gerek iflas talebini ve gerek itiraz ve defileri tetkik ve intaç eder. Şu kadar ki borçlunun itiraz ve defileri varit görülmezse mahkeme on gün içinde borcun ifa veya o miktar meblağın mahkeme veznesine depo edilmesini borçluya emreder. Borçlu imtina ederse iflasına karar verilir.

————————-

2 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 158 – Alacaklının iflas talebi üzerine Ticaret Mahkemesi icra dosyasını celbederek ve seri usulü muhakemeye göre duruşma yaparak gerek iflas talebini gerek itiraz ve defileri umumi hükümler dairesinde tetkik ve intaç eder. Şu kadar ki, borçlunun itiraz ve defileri varit görülmezse mahkeme yedi gün içinde borcun ifa veya o miktar meblağın mahkeme veznesine depo edilmesini borçluya emreder. Borçlu imtina ederse iflasına karar verilir.

————————-

3 – 09/11/1988 tarih ve 3494 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 158 – Alacaklının iflas talebi üzerine Ticaret Mahkemesi icra dosyasını celbeder ve basit yargılama usulüne göre duruşma yaparak, gerek iflas talebini gerek itiraz ve defileri umumi hükümler dairesinde tetkik ve intaç eder. Şu kadar ki, borçlu takibe karşı usulü dairesinde itiraz etmemiş veya itiraz ve defileri varit görülmemişse mahkeme yedi gün içinde faiz ve icra masrafları ile birlikte borcunu ifa veya o miktar meblağın mahkeme veznesine depo edilmesini borçluya veya iflas davasında kendisini temsil etmiş olan vekiline, dava vicahda devam ediyorsa duruşmada, aksi takdirde Tebligat Kanunu hükümleri dairesinde yapılacak tebliğ ile emreder. Borçlu imtina ederse ilk oturumda iflasına karar verilir.

Muhafaza tedbirleri:

Madde 159 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/76 md.(*)

İflas talebi halinde mahkeme, ilk önce alacaklıların menfaati için zaruri gördüğü bütün muhafaza tedbirlerini emredebilir. Borçlu ödeme emrine itiraz etmemişse, alacaklının talebi üzerine, mahkeme mutlaka bu tedbirlere karar vermeye mecburdur. Bu emirler iflas dairesince yerine getirilir.

Mahkeme, defter tutmadan gayrı bir muhafaza tedbiri isteyen alacaklıdan, ileride haksız çıktığı takdirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayabilecekleri zararları karşılamak üzere, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 96 ncı maddesinde yazılı bir teminat alınmasını isteyebilir. Borçlu ödeme emrine itiraz etmemiş veya alacak bir ilama bağlı ise teminat aranmaz. Devlet ve adli yardıma nail kimseler de teminat göstermek mecburiyetinde değillerdir.

Bu maddeye göre alınan muhafaza tedbirleri borçlu aleyhindeki icra takiplerine tesir etmez.

Açıklama:

(*) 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 159 – İflas takibi halinde mahkeme ilk önce alacaklıların menfaati için zaruri gördüğü bütün muhafaza tedbirlerini emredebilir. Bu emirler iflas dairesince tenfiz olunur.

Masrafların peşin verilmesi:

Madde 160 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/77 md.)(*)

İflas isteyen alacaklı ilk alacaklılar toplantısına kadar olan masraflardan sorumludur.

(Değişik fıkra: 09/11/1988 – 3494/27 md.)(**) Mahkeme, bu masraflar ile iflas kararının kanun yolları için gerekli bütün tebliğ masraflarının peşin verilmesini ister.

Açıklama:

(*) 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

(**) 09/11/1988 tarih ve 3494 sayılı Kanun ile değiştirilen fıkra için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 160 – İflas isteyen alacaklı ilk alacaklılar toplanmasına kadar olan masraflardan mesuldür.

            Mahkeme masraflarının peşin verilmesini isteyebilir.

————————-

2 – 09/11/1988 tarih ve 3494 sayılı Kanun ile değiştirilen fıkra metni:

            Mahkeme, masrafların peşin verilmesini ister.

Defter tutulması:

1 – Usulü:

Madde 161 – İflas talebinde bulunan alacaklı isterse, mahkeme borçluya ait malların bir defterinin tutulmasına karar verebilir. Bu defter iflas dairesi tarafından tutulur.

Borçlunun mallarını göstermemesi ve kilitli yerlerini açmaması gibi hallerde 80 ve 81 inci maddeler hükmü tatbik olunur.

2 – Neticeleri:

Madde 162 – (Değişik madde: 06/06/1985 – 3222/19 md.)(*)

Borçlunun ve ailesinin idareleri için iflas memurunun bıraktığı mallar müstesna olmak üzere borçlu, defteri yapılmış olan malları aynen veya istenildiği zamanki kıymetiyle vermeye mecburdur.

Açıklama:

(*) 06/06/1985 tarih ve 3222 sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 06/06/1985 tarih ve 3222 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 162 – Borçlunun ve ailesinin idareleri için iflas memurunun bıraktığı mallar müstesna olmak üzere borçlu, defteri yapılmış olan malları aynen veya kıymetiyle istenildiği zaman vermeğe mecburdur.

3 – Devam müddeti:

Madde 163 – Takipte bulunan bütün alacaklılar razı olurlarsa yapılan defter iflas memuru tarafından iptal olunur.

Defterin hükmü mahkemece temdit edilmemişse yapıldığı tarihten dört ay sonra kendiliğinden ortadan kalkar.

Kanun yollarına başvurma:(*)

Açıklama:

(*) “Yargıtaya müracaat:” olan madde başlığı, 02/03/2005 kabul tarihli, 18/03/2005 tarih ve 25759 sayılı R.G.de yayımlanan 5311 sayılı Kanunun 12. maddesi ile, 01/04/2005 tarihinden geçerli olmak üzere metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.

Madde 164 – (Değişik madde: 02/03/2005 – 5311 S.K./12. md.)(*)(**)

Ticaret mahkemesince verilen nihai kararlar, 160 ıncı maddenin son fıkrasına göre alınan masraftan karşılanmak suretiyle mahkemece re’sen taraflara tebliğ olunur.

Bu kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi kararına karşı da tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir. İstinaf ve temyiz incelemeleri, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre yapılır.

İflas kararına karşı kanun yoluna başvurulması, iflasın ilanına ve masanın teşkiline mani değildir. Yalnız ikinci alacaklılar toplantısı, iflas kararı kesinleşmedikçe yapılamaz.

Bölge adliye mahkemesince iflas kararı kaldırılırsa, borçlunun malları üzerindeki tedbirler devam eder. Şu kadar ki, ticaret mahkemesi davanın seyrine göre bu tedbirleri değiştirmeye veya kaldırmaya yetkilidir.

Açıklama:

(*) Maddenin değiştirilen metinleri için Tarihçeye bakınız.

(**) Değişiklik , 01/04/2005 tarihinden geçerli olmak üzere (5328 sayılı kanunla yürürlük tarihi 01/06/2005 olarak değiştirilmiştir.) yürürlüğe girer.

Tarihçe:

1 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 164 – Ticaret mahkemesince verilen nihai kararlar aleyhine tebliğinden on gün içinde temyize müracaat olunabilir.

————————-

2 – 09/11/1988 tarih ve 3494 sayılı Kanun ile değiştirilen fıkra metni:

            Ticaret Mahkemesince verilen nihai kararlar tebliğinden itibaren on gün içinde temyiz edilebilir.

————————-

3 – 02/03/2005 kabul tarihli, 18/03/2005 tarih ve 25759 sayılı R.G.de yayımlanan 5311 sayılı Kanunun 12. maddesi ile değiştirilen madde metni:

            Madde 164 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/78 md.)

            (Değişik fıkra: 09/11/1988 – 3494/28 md.) Ticaret mahkemesince verilen nihai kararlar tebliğden itibaren on gün içinde temyiz edilebilir. Kararlar 160 ıncı maddenin son fıkrasına göre alınacak masraftan karşılanmak suretiyle mahkemece resen taraflara tebliğ olunur.

            İflas kararının temyizi iflasın ilanına ve masanın teşkiline mani değildir.

            Yalnız ikinci alacaklılar toplantısı, iflas kararı kesinleşmedikçe yapılamaz.

            İflas kararı bozulursa borçlunun malları üzerindeki tedbirler devam eder.

            Şu kadar ki, ticaret mahkemesi davanın seyrine göre bu tedbirleri değiştirmeye veya kaldırmaya yetkilidir.

İflas tarihi:

Madde 165 – İflas hükümle açılır ve bu hükümde açılma anı gösterilir.

(Ek fıkra: 09/11/1988 – 3494/29 md.) İflasa karar verilmesinden sonra iflas davasından feragat geçersizdir.

İflas kararının tebliği ve ilanı:

Madde 166 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/79 md.)(*)

İflas kararı, iflas dairesine bildirilir.

(Değişik fıkra: 09/11/1988 – 3494/30 md.)(**) Daire, kararı kendiliğinden ve derhal tapuya, ticaret sicil memurluğuna, gümrük ve posta idarelerine, Türkiye Bankalar Birliğine, mahalli ticaret odalarına, sanayi odalarına, menkul kıymet borsalarına, Sermaye Piyasası Kuruluna ve diğer lazım gelenlere bildirir. Daire, ayrıca kararı, karar tarihinde, tirajı ellibinin (50.000) üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan gazetelerden biri ile birlikte iflas edenin muamele merkezinin bulunduğu yerdeki bir gazetede ve Ticaret Sicili Gazetesinde ilan eder. Tirajı ellibinin (50.000) üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan gazetenin yayınlandığı yer aynı zamanda muamele merkezi ise mahalli gazetede ilan yapılmaz.(***)(****)(*5*)

İflasın kapandığı veya kaldırıldığı da aynı suretle bildirilir ve ilan olunur.

Açıklama:

(*) 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

(**) Fıkranın değişen metinleri için Tarihçeye bakınız.

(***) 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 44. maddesi ile ikinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan “kararı,” kelimesinden sonra “karar tarihinde,” ibaresi eklenmiş, ikinci ve üçüncü cümlesinde yer alan “trajı” kelimeleri “tirajı” olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

(****) 4949 sayılı kanunla yapılan değişiklik, 30/07/2003 tarihinden sonra verilen iflas kararlarında uygulanır.

(*5*) Fıkrada yer alan “yurt düzeyinde tirajı en yüksek beş gazeteden” ibaresi, 12/02/2004 kabul tarihli, 21/02/2004 tarih ve 25380 sayılı R.G.de yayımlanan 5092 sayılı Kanunun 3. maddesi ile “tirajı ellibinin (50.000) üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan gazetelerden” şeklinde,  “en yüksek” ibaresi de “ellibinin (50.000) üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan” şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

Tarihçe:

1 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 166 – İflas kararı, iflas dairesine bildirilir.

            Daire, kararı hemen tapuya, ticaret sicil memurluğuna gümrük ve posta idarelerine ve diğer lazım gelenlere bildirmekle beraber ilan eder.

            İflasın kapandığı veya kaldırıldığı da aynı suretle bildirilir ve ilan edilir.

————————-

2 – 06/06/1985 tarih ve 3222 sayılı Kanun ile değiştirilen fıkra metni:

            Daire, kararı kendiliğinden ve derhal tapuya, ticaret sicili memurluğuna, gümrük ve posta idarelerine, mahalli ticaret odalarına, sanayi odalarına ve borsalara ve diğer lazım gelenlere bildirmekle beraber ilan eder.

————————-

3 – 09/11/1988 tarih ve 3494 sayılı Kanun ile değiştirilen fıkra metni:

            Daire, kararı kendiliğinden ve derhal tapuya, ticaret sicil memurluğuna, gümrük ve posta idarelerine, mahalli ticaret odalarına, sanayi odalarına ve borsalara ve diğer lazım gelenlere bildirir. Daire, ayrıca kararı, yurt düzeyinde tirajı en yüksek beş gazeteden biri ile birlikte iflas edenin muamele merkezinin bulunduğu yerdeki bir gazetede ve Ticaret Sicili Gazetesinde ilan eder. Tirajı en yüksek gazetenin yayınlandığı yer aynı zamanda muamele merkezi ise mahalli gazetede ilan yapılmaz.

III – KAMBİYO SENETLERİ (ÇEK, POLİÇE VE EMRE MUHARRER SENET) HAKKINDAKİ HUSUSİ TAKİP USULLERİ:(*)

Açıklama:

(*) III üncü fasıl başlığı 18/02/1965 tarih ve 538 sayılı Kanunun 80 inci maddesi ile değiştirilmiş ve değişiklik metne işlenmiştir.

Takibin kabulü şartları:

Madde 167 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/80 md.)(*)

Alacağı çek, poliçe veya emre muharrer senete müstenit olan alacaklı, alacak rehinle temin edilmiş olsa bile, bu bölümdeki hususi usullere göre haciz yolu ile veya borçlu iflasa tabi şahıslardan ise iflas yolu ile takipte bulunabilir.

Alacaklı, takip talebinde 58 inci maddedeki hususlardan başka iflasa tabi borçlusu aleyhine haciz ve iflas yollarından hangisini istediğini bildirmeğe ve takip talebine kambiyo senedinin aslını ve borçlu adedi kadar tasdikli örneğini eklemeğe mecburdur.

Açıklama:

(*) 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 167 – Alacağı çek veya poliçe yahut emre muharrer senede müstenit olan şahıs bu alacak rehinle temin edilmiş olsa bile borçlunun sıfatına bakılmaksızın çek ve poliçe ve emre muharrer senetler için bu fasılda yazılı takip usulünün tatbikını istiyebilir.

            Alacaklı talebine senedi rapteder ve borç ödenmediği takdirde haciz yahut iflastan hangisini isteyeceğini bildirir.

A) Haciz yolu ile takip:

Ödeme emri:

Madde 168 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/81 md.)

İcra memuru senedin kambiyo senedi olduğunu ve vadesinin geldiğini görürse, borçluya senet sureti ile birlikte hemen bir ödeme emri gönderir. Bu ödeme emrine şunlar yazılır:

1. (Değişik bend: 02.07.2012 – 6352 S.K./33. md.)(*5*) Alacaklının veya vekilinin banka hesap numarası hariç olmak üzere, takip talebine yazılması lazım gelen kayıtlar,

2. (Değişik bend: 02.07.2012 – 6352 S.K./33. md.)(*5*) Borcun ve takip masraflarının on gün içinde ödeme emrinde yazılı olan icra dairesine ait banka hesabına ödenmesi ihtarı,

3. Takibin müstenidi olan senet kambiyo senedi vasfını haiz değilse, beş gün içinde icra mahkemesine şikayet etmesi lüzumu,

4. (Değişik bent: 09/11/1988 – 3494/31 md.)(**) Takip müstenidi kambiyo senedindeki imza kendisine ait olmadığı iddiasında ise bunu beş gün içinde açıkça bir dilekçe ile icra mahkemesine bildirmesi; aksi takdirde kambiyo senedindeki imzanın bu fasıl gereğince yapılacak icra takibinde kendisinden sadır sayılacağı ve imzasını haksız yere inkar ederse sözü edilen senede dayanan takip konusu alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkum edileceği ve icra mahkemesinden itirazının kabulüne dair bir karar getirmediği takdirde cebri icraya devam olunacağı ihtarı.

5. (Değişik bent: 06/06/1985 – 3222/21 md.)(*) Borçlu olmadığı veya borcun itfa edildiği veya mehil verildiği veya alacağın zaman aşımına uğradığı veya yetki itirazını sebepleri ile birlikte beş gün içinde icra mahkemesine bir dilekçe ile bildirerek icra mahkemesinden itirazın kabulüne dair bir karar getirmediği takdirde cebri icraya devam olunacağı ihtarı.

6. (Değişik bend: 17/07/2003 – 4949 S.K./45. md.)(***)(****) İtiraz edilmediği ve borç ödenmediği takdirde on gün içinde 74 üncü maddeye, itiraz edilip de reddedildiği takdirde ise üç gün içinde 75 inci maddeye göre mal beyanında bulunması ve bulunmazsa hapisle tazyik edileceği, mal beyanında bulunmaz veya hakikate aykırı beyanda bulunursa ayrıca hapisle cezalandırılacağı ihtarı.

60 ıncı maddenin son iki fıkrası burada da tatbik olunur.

Açıklama:

(*) 06/06/1985 tarih ve 3222 sayılı Kanun ile değiştirilen beşinci bent için Tarihçeye bakınız.

(**) 09/11/1988 tarih ve 3494 sayılı Kanun ile değiştirilen bent için Tarihçeye bakınız.

(***) 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 45. maddesi ile değiştirilen (6) numaralı bend için Tarihçeye bakınız.

(****) 4949 sayılı kanunla değiştirilen bend, 30/07/2003 tarihinden sonra başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takiplerde uygulanır.

(*5*) 02.07.2012 kabul tarihli, 05.07.2012 tarih ve 28344 sayılı R.G.de yayımlanan 6352 sayılı Kanunun 33. maddesiyle, 05.01.2013 tarihinde yürürlüğe girmek üzere değiştirilen (1) ve (2) numaralı bentler için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 29/06/1956 tarih ve 6763 sayılı Kanun ile değiştirilen bent metni:

            Borç ve masrafların beş gün içinde ödenmesi ve takibin mevzuu teminat ise bu müddet içinde teminatın verilmesi.

————————-

2 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 168 – Alacaklı takibi neticesinde iflas isteyeceğini talebinde bildirmişse icra memuru hemen tebliğ edeceği ödeme emrinde:

            1 – 58 inci maddedeki kayıtlar;

            2 – (Değişik bent: 29/06/1956 – 6763 S. K.) Borç ve masrafların beş gün içinde ödenmesi;

            3 – Borçlunun itirazı varsa beş gün içinde istida ile icra dairesine bildirmesi;

            4 – Borç ödenmediği veya müddeti içinde itiraz edilmediği halde borçlunun 171 inci madde hükmüne maruz kalacağı yazılır.

            Alacaklı talebinde haciz istiyeceğini bildirmişse ödeme emri 58 ve 60 ıncı maddelere göre yazılır. Ancak ödeme, itiraz ve mal beyanı müddetlerinin beş gün olduğu gösterilir.

————————-

3 – 06/06/1985 tarih ve 3222 sayılı Kanun ile değiştirilen beşinci bent metni:

            Borçlu olmadığı veya borcun itfa veya imhal edildiği veya alacağın zamanaşımına uğradığı hakkında itiraz etmek istiyorsa, bunu sebepleriyle birlikte beş gün içinde tetkik merciine bir dilekçe ile bildirerek merciden itirazın kabulüne dair bir karar getirmedikçe cebri icraya devam olunacağı ihtarı,

————————-

4 – 09/11/1988 tarih ve 3494 sayılı Kanun ile değiştirilen bent metni:

            Takip müstenidi kambiyo senedindeki imza kendisine ait olmadığı iddiasında ise bunu beş gün içinde ayrıca ve açıkça bir dilekçe ile icra dairesine bildirmesi; aksi takdirde kambiyo senedindeki imzanın bu fasıl gereğince yapılacak icra takibinde kendisinden sadır sayılacağı ve imzasını haksız yere inkar ederse 100 liradan 5 000 liraya kadar para cezası ile mahkum edileceği ihtarı,

————————-

5  – 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 45. maddesi ile değiştirilen (6) numaralı bend metni:

            6. İtiraz edilmediği ve borç ödenmediği takdirde on gün içinde 74 üncü maddeye göre mal beyanında bulunması ve bulunmazsa hapisle tazyik edileceği, mal beyanında bulunmaz veya hakikate aykırı beyanda bulunursa ayrıca hapisle cezalandırılacağı ihtarı.

———————————————–

6 – 02.07.2012 kabul tarihli, 05.07.2012 tarih ve 28344 sayılı R.G.de yayımlanan 6352 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değiştirilen (1) ve (2) numaralı bentler:

            1. Takip talebindeki kayıtlar,

            2. Borcun ve takip masraflarının on gün içinde ödenmesi ihtarı,

a) Borca itiraz:

Madde 169 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/82 md.)(*)

Borçlu, 168 inci maddenin 5 numaralı bendine göre borca karşı yapacağı itirazını bir dilekçe ile icra mahkemesine bildirir. Bu itiraz satıştan başka icra takip muamelelerini durdurmaz.

Açıklama:

(*) 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 169 – Borçlu isterse itiraz eylediğine dair kendisine bedava ve pulsuz bir vesika verilir.

İtirazın incelenmesi:

Madde 169/a – (Ek madde: 18/02/1965 – 538/83 md.)(***)

(Değişik fıkra: 17/07/2003 – 4949 S.K./46. md.)(**) İcra mahkemesi hakimi, itiraz sebeplerinin tahkiki için iki tarafı en geç otuz gün içinde duruşmaya çağırır. Hakim, duruşma sonucunda borcun olmadığının veya itfa veya imhal edildiğinin resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispatı halinde itirazı kabul eder. İcra mahkemesi hakimi yetki itirazının incelenmesinde taraflar gelmese de gereken kararı verir.

(Değişik fıkra: 17/07/2003 – 4949 S.K./46. md.) İcra mahkemesi hakimi, borçlunun itiraz dilekçesine ekli olarak ibraz ettiği belgelerden borcun itfa veya imhal edildiği veya senedin metninden zamanaşımına uğradığı veya borçlunun borçlu olmadığı yahut icra dairesinin yetkili olmadığı kanaatine varırsa, daha evvel itirazın esası hakkındaki kararına kadar icra takibinin muvakkaten durdurulmasına karar verebilir.

(Değişik fıkra: 09/11/1988 – 3494/32 md.)(*) Borçlunun ibraz ettiği belge altındaki imza alacaklı tarafından inkar edilirse, icra hakimi, 68/a maddesindeki usule göre yapacağı inceleme neticesinde imzanın alacaklıya ait olduğuna kanaat getirdiği takdirde, borçlunun itirazının kabulüne karar verir ve alacaklıyı, sözü edilen belgenin taalluk ettiği değer veya miktarın yüzde onu oranında para cezasina mahkum eder. Alacaklı birinci fıkra gereğince çağrıldığı duruşmaya gelmediği takdirde icra hakimi alacağın itiraz edilen kısmı için icranın muvakkaten durdurulmasına karar verir. Bunun üzerine alacaklı en geç altı ay içinde icra mahkemesi önünde duruşma talep ederek makbuz altındaki imzanın kendisine ait olmadığını ispat etmek suretiyle, takibin devamına karar alabilir. İcra mahkemesi, imzanın alacaklıya ait olmadığına karar verirse borçluyu, sözü edilen belgenin taalluk ettiği değer veya miktarın yüzde onu oranında para cezasına mahkum eder.

İcra hakimi, borçlunun zamanaşımı itirazını alacaklının ibraz ettiği kambiyo senedindeki tarihe göre varit görür ve alacaklı da zamanaşımının kesildiğini veya tatil edildiğini resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispat edemezse, itirazın kabulüne; aksi halde reddine karar verir.

İtirazın kabulü kararı ile takip durur. Alacaklının genel hükümlere göre dava açmak hakkı mahfuzdur. Alacaklı, genel mahkemede dava açarsa, inkar tazminatı ve para cezasının tahsili dava sonuna kadar tehir olunur ve bu davayı kazanırsa hakkında verilmiş olan inkar tazminatı ve para cezası kalkar.

(Ek fıkra: 09/11/1988 – 3494/32 md.) (Değişik cümle: 17/07/2003 – 4949 S.K./46. md.)(**) Borçlunun itirazının icra mahkemesince esasa ilişkin nedenlerle kabulü halinde kötü niyeti veya ağır kusuru bulunan alacaklı, takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere; takip muvakkaten durdurulmuş ise bu itirazın reddi halinde borçlu, diğer tarafın isteği üzerine takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilir. Borçlu, menfi tespit ve istirdat davası açarsa yahut alacaklı genel mahkemede dava açarsa, hükmolunan tazminatın tahsili dava sonuna kadar tehir olunur ve dava lehine sonuçlanan taraf için, daha önce hükmedilmiş olan tazminat kalkar.(*5*)

(Değişik fıkra: 02/03/2005 – 5311 S.K./13. md.)(*4*) İtirazın reddi kararına karşı istinaf yoluna başvurulması, hiçbir icra muamelesini durdurmaz. Şu kadar ki, borçlu 33 üncü maddenin üçüncü fıkrasına göre teminat gösterirse icra durur.

Açıklama:

(*) 09/11/1988 tarih ve 3494 sayılı Kanun ile değiştirilen fıkra için Tarihçeye bakınız.

(**) 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 46. maddesi ile değiştirilen birinci ve ikinci fıkra ile altıncı fıkranın ilk cümlesi için Tarihçeye bakınız.

(***) 4949 sayılı kanunla yapılan değişiklik hükmü, Kanun yürürlüğe girdiği sırada(30/07/2003) derdest itiraz yargılamalarında uygulanır.

(*4*) 02/03/2005 kabul tarihli, 18/03/2005 tarih ve 25759 sayılı R.G.de yayımlanan 5311 sayılı Kanunun 13. maddesi ile, 01/04/2005 tarihinden geçerli olmak üzere (5328 sayılı kanunla yürürlük tarihi 01/06/2005 olarak değiştirilmiştir.) değiştirilen son fıkra için Tarihçeye bakınız.

(*5*) Fıkrada yer alan “yüzde kırktan” ibaresi, 02.07.2012 kabul tarihli, 05.07.2012 tarih ve 28344 sayılı R.G.de yayımlanan 6352 sayılı Kanunun 34. maddesiyle “yüzde yirmisinden” şeklinde değiştirilmiştir.

Tarihçe:

1 – 09/11/1988 tarih ve 3494 sayılı Kanun ile değiştirilen fıkra metni:

            Borçlunun ibraz ettiği belge altındaki imza alacaklı tarafından inkar edilirse, merci hakimi, 68/a. maddesindeki usule göre yapacağı inceleme neticesinde imzanın alacaklıya ait olduğuna kanaat getirdiği takdirde, borçlunun itirazının kabulüne karar verir ve alacaklıyı yüzde onbeşten aşağı olmamak üzere inkar tazminatına ve 100 liradan 5 000 liraya kadar para cezasına mahkum eder. Alacaklı 1 inci fıkra gereğince çağırıldığı duruşmaya gelmediği takdirde merci hakimi, alacağın itiraz edilen kısmı için icranın muvakkaten durdurulmasına karar verir. Bunun üzerine alacaklı en geç altı ay içinde merci önünde duruşma talep ederek makbuz altındaki imzanın kendisine ait olmadığını ispat etmek suretiyle, takibin devamına karar alabilir. Merci, imzanın alacaklıya ait olmadığına karar verirse borçluyu 100 liradan 5000 liraya kadar para cezasına mahkum eder.

————————-

2 – 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 46. maddesi ile değiştirilen birinci ve ikinci fıkra ile altıncı fıkranın ilk cümlesi:

            Merci hakimi, itiraz sebeplerinin tahkiki için iki tarafı en geç onbeş gün içinde duruşmaya çağırır. Hakim, duruşma neticesinde borcun olmadığının veya itfa veya imhal edildiğinin resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispatı halinde itirazı kabul eder.

            Merci hakimi borçlunun itiraz dilekçesine ekli olarak ibraz ettiği belgelerden borcun itfa veya imhal edildiği veya senedin metninden zamanaşımına uğradığı kanaatine varırsa, daha evvel itirazın esası hakkındaki kararına kadar icra takibinin muvakkaten durdurulmasına karar verebilir.

            Borçlunun itirazının kabulü halinde alacaklı, bu talebin reddi halinde borçlu, diğer tarafın isteği üzerine yüzde kırktan aşağı olmamak üzere tazminata mahküm edilir.

————————-

3 – 02/03/2005 kabul tarihli, 18/03/2005 tarih ve 25759 sayılı R.G.de yayımlanan 5311 sayılı Kanunun 13. maddesi ile değiştirilen son fıkra için metni:

            İtirazın reddi kararının temyizi hiçbir icra muamelesini durdurmaz. Şu kadar ki, borçlu 33 üncü maddenin 3 üncü fıkrasına göre teminat gösterirse icra durur.

b) İmzaya itiraz:

Madde 170 – (Değişik madde: 09/11/1988 – 3494/33 md.)(*)

Borçlu, 168 inci maddenin 4 numaralı bendine göre kambiyo senedindeki imzanın kendisine ait olmadığı yolundaki itirazını bir dilekçe ile icra mahkemesine bildirir. Bu itiraz satıştan başka icra takip muamelelerini durdurmaz.

İcra mahkemesi duruşmadan önce yapacağı incelemede, borçlunun itiraz dilekçesi kapsamından veya eklediği belgelerden edindiği kanaata göre itirazı ciddi görmesi halinde alacaklıya tebliğe gerek görmeden itirazla ilgili kararına kadar icra takibinin geçici olarak durdurulmasına evrak üzerinde karar verebilir.

(Değişik fıkra: 17/07/2003 – 4949 S.K./47. md.)(**)(***) İcra mahkemesi, 68/a maddesinin dördüncü fıkrasına göre yapacağı inceleme sonunda, inkar edilen imzanın borçluya ait olmadığına kanaat getirirse itirazın kabulüne karar verir. İtirazın kabulü kararı ile takip durur. Alacaklının genel hükümlere göre dava açma hakkı saklıdır. İnkar edilen imzanın borçluya ait olduğu anlaşılırsa ve itiraz ile birlikte takip ikinci fıkraya göre durdurulmuşsa, borçlu sözü edilen senede dayanan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına ve takip konusu alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkum edilir ve itiraz reddedilir. Borçlu menfi tespit veya istirdat davası açarsa, hükmolunan tazminatın ve para cezasının tahsili dava sonuna kadar tehir olunur ve davanın borçlu lehine sonuçlanması halinde daha önce hükmedilmiş olan tazminat ve para cezası kalkar.(*4*)

(Değişik cümle: 17/07/2003 – 4949 S.K./47. md.)(**)(***) İcra mahkemesi, itirazın kabulüne karar vermesi halinde, senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğu takdirde alacaklıyı senede dayanan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata ve alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkum eder. Alacaklı genel mahkemede dava açarsa, para cezasının tahsili dava sonuna kadar tehir olunur ve bu davayı kazanırsa hakkında verilmiş olan para cezası kalkar.

Açıklama:

(*) Maddenin değişen metinleri için Tarihçeye bakınız.

(**) 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 47. maddesi ile değiştirilen üçüncü fıkra ile dördüncü fıkranın ilk cümlesi için Tarihçeye bakınız.

(***) 4949 sayılı kanunla maddede yapılan değişiklikler, 30/07/2003 tarihinden sonra yapılacak itirazlarda uygulanır.

(*4*) Fıkrada yer alan “yüzde kırkından” ibaresi, 02.07.2012 kabul tarihli, 05.07.2012 tarih ve 28344 sayılı R.G.de yayımlanan 6352 sayılı Kanunun 35. maddesiyle “yüzde yirmisinden” şeklinde değiştirilmiştir.

Tarihçe:

1 – 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 170 – Borçlu tarafından ödeme emrine müddeti içinde itiraz edilip edilmediğine dair alacaklının talebiyle itirazı müteakip veya müddet geçtikten sonra icra dairesince bir vesika verilir.

————————-

2 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 170 – İcra dairesi 60, 64 üncü maddeler mucibince alacaklıya ödeme emrinin bir nüshasını verir.

————————-

3 – 09/11/1988 tarih ve 3494 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 170 – Kambiyo senedindeki imzaya 168 inci maddenin 4 numaralı bendi gereğince yapılan itirazla icra takibi durur.

            Alacaklı, 67 nci maddeye göre umumi mahkemelerde dava açmak istemezse, ödeme emrine itiraz tarihinden itibaren altı ay içinde tetkik merciinden itirazın muvakkaten kaldırılmasını istiyebilir. Tetkik mercii alacaklının bu talebini 68/a. maddesine göre karara bağlar. 67 nci maddenin dördüncü fıkrası hükmü burada da caridir.

Tetkik mercii hakimi, 62 ve 68/a. maddelerine göre yapacağı inceleme neticesinde münker imzanın borçluya ait olduğuna kanaat getirirse, itirazın muvakkaten kaldırılması kararı ile birlikte borçluyu yüzde onbeşten aşağı olmamak üzere inkar tazminatına ve 100 liradan 5 000 liraya kadar para cezasına mahkum eder. Borçlu, borçtan kurtulma, menfi tesbit, veya istirdat davası açarsa, bu inkar tazminatı ve para cezasının tahsili dava sonuna kadar tehir olunur ve borçlu açtığı davayı kazanırsa inkar tazminatı ve ceza kalkar.

            Borçlu inkar ettiği imzayı en geç itirazın kaldırılması için yapılan duruşmanın ilk celsesinde kabul ederse hakkında inkar tazminatı ve para cezası hükmolunmaz ve kendisine yargılama giderleri yükletilmez. Şu kadar ki, kötü niyetle takibe sebebiyet veren borçlu yargılama giderleri ile mülzem olur. İcra dairesinin yetki çevresi içinde ödeme emri tebliğ edilen borçlu hakkında bu fıkra hükmü uygulanmaz.

            İtirazı muvakkaten kaldırılan borçlu, 69 uncu maddeye göre borçtan kurtulma davası açabilir. Yalnız bu davanın dinlenebilmesi için, borçlunun senet bedelini ilk duruşma gününe kadar icra veznesine depo ettiğini ispat etmesi veya bu alacak kıymetinde mahkemece kabul edilecek menkul rehin veya esham veya tahvilat veya gayrimenkul rehni veya muteber bir banka kefaleti göstermesi veya borçlunun alacağı karşılayacak malının mahcuz bulunması lazımdır. Bu teminat borçlu tarafından borca yeter menkul veya gayrimenkul mallarının icra dairesince haczettirilmesi suretiyle de gösterilebilir.

————————-

4 – 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 47. maddesi ile değiştirilen üçüncü fıkra ile dördüncü fıkranın ilk cümlesi:

            Tetkik mercii, 62 ila 68/a maddelerine göre yapacağı inceleme sonunda, inkar edilen imzanın borçluya ait olmadığına kanaat getirirse itirazın kabulüne karar verir. İtirazın kabulü kararı ile takip durur. Alacaklının genel hükümlere göre dava açma hakkı saklıdır. İnkar edilen imzanın borçluya ait olduğu anlaşılırsa itirazın reddi ile birlikte borçlu sözü edilen senede dayanan takip konusu alacığın yüzde kırkından aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilir. Borçlu, borçtan kurtulma, menfi tespit ve istirdat davası açarsa hükmolunan tazminatın tahsili dava sonuna kadar tehir olunur ve davanın borçlu lehine sonuçlanması halinde daha önce hükmedilmiş olan tazminat kalkar.

            Tetkik mercii itirazın kabulüne karar vermesi halinde, senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğu takdirde alacaklıyı senede dayanan takip konusu alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahküm eder.

Borçlunun kambiyo hukuku bakımından şikayeti:

Madde 170/a – (Ek madde: 18/02/1965 – 538/85 md.)

Borçlu, alacaklının bu fasıl hükümlerine göre takip hakkı olmadığını 168 inci maddenin 3 üncü bendine göre şikayet yolu ile ileri sürebilir.

İcra mahkemesi müddetinde yapılan şikayet veya itiraz dolayısıyle, usulü dairesinde kendisine intikal eden işlerde takibin müstenidi olan kambiyo senedinin bu vasfı haiz olmadığı veya alacaklının kambiyo hukuku mucibince takip hakkına sahip bulunmadığı hususlarını re’sen nazara alarak bu fasla göre yapılan takibi iptal edebilir.

(Ek fıkra: 09/11/1988 – 3494/34 md.) Her ne suretle olursa olsun, imza inkarı itirazı geri alınmış veya borç kısmen veya tamamen kabul edilmiş ise bu madde hükmü uygulanmaz.

Uygulanacak diğer hükümler:

Madde 170/b – (Değişik madde: 17/07/2003 – 4949 S.K./48. md.)(*)(**)

61 inci maddenin ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkraları ve 62 ila 72 nci maddeler bu fasıl hükümlerine aykırı olmadıkça, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip hakkında da uygulanır.

Açıklama:

(*) 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 48. maddesi ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

(**) 4949 sayılı kanunla değiştirilen madde, 30/07/2003 tarihinden sonra başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takiplerde uygulanır.

Tarihçe:

1 – 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 48. maddesi ile değiştirilen madde metni:

            Madde 170/b – (Ek madde: 18/02/1985 – 538/85 md.)

            63 ila 72 nci maddeler bu fasıl hükümlerine aykırı olmadıkça, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip hakkında da uygulanır.

B) İFLAS YOLU İLE TAKİP:

Ödeme emri:

Madde 171 – (Değişik madde: 18/02/1985 – 538/86 md.)(*)

İcra memuru, senedin kambiyo senedi olduğunu ve vadesinin geldiğini görürse borçluya senet sureti ile birlikte hemen bir ödeme emri gönderir.

Ödeme emrine şunlar yazılır:

1. (Değişik bend: 02.07.2012 – 6352 S.K./36. md.)(**) Alacaklının veya vekilinin banka hesap numarası hariç olmak üzere, takip talebine yazılması lazım gelen kayıtlar,

2. (Değişik bend: 02.07.2012 – 6352 S.K./36. md.)(**) Borcun ve takip masraflarının beş gün içinde ödeme emrinde yazılı olan icra dairesine ait banka hesabına ödenmesi ihtarı,

3. Kambiyo senedine ve borca dair her türlü itiraz ve şikayetlerini sebepleriyle birlikte diğer tarafa tebliğ edilecek nüshadan bir fazla dilekçe ile beş gün içinde icra dairesine bildirmesi ihtarı,

4. Beş gün içinde borç ödenmediği, itiraz ve şikayet edilmediği takdirde, alacaklının ticaret mahkemesinden borçlunun iflasını talep edebileceği ihtarı,

60 ıncı maddenin son iki fıkrası burada da tatbik olunur.

Açıklama:

(*) 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

(**) 02.07.2012 kabul tarihli, 05.07.2012 tarih ve 28344 sayılı R.G.de yayımlanan 6352 sayılı Kanunun 36. maddesiyle, 05.01.2013 tarihinde yürürlüğe girmek üzere değiştirilen (1) ve (2) numaralı bentler için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 171 – İtiraz üzerine takip durur.

            İflas istiyeceğini bildirmiş olan alacaklı itirazın refiyle beraber borçlunun iflasına karar verilmesini arzuhal ile ticaret mahkemesinden talep edebilir. Mahkemece 158 inci madde hükümleri tatbik olunur.

            164 üncü madde hükmü burada da caridir.

———————————————–

2 – 02.07.2012 kabul tarihli, 05.07.2012 tarih ve 28344 sayılı R.G.de yayımlanan 6352 sayılı Kanunun 36. maddesiyle değiştirilen (1) ve (2) numaralı bentler:

            1. Takip talebindeki kayıtlar,

            2. Borcun ve takip masraflarının beş gün içinde ödenmesi ihtarı,

İtiraz veya şikayet:

Madde 172 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/87 md.)(*)

Ödeme emrine itiraz veya şikayet etmek istiyen borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren beş gün içinde her türlü itiraz veya şikayetini sebepleri ile birlikte diğer tarafa tebliğ edilecek nüshadan bir fazla dilekçe ile icra dairesine bildirmeye mecburdur. Bu dilekçenin bir nüshası derhal alacaklıya tebliğ olunur.

Açıklama:

(*) Maddenin değişen metinleri için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 172 – Haciz istiyeceğini bildirmiş olan alacaklı itirazın ref’i hakkındaki talebini icra dairesine bildirir. Daire, bu talep üzerine dosyayı ticaret mahkemesine gönderir. Mahkemece 18 inci madde hükmü tatbik olunur.

            63 üncü madde ile 65 inci maddeden 72 nci maddeye kadar olan hükümler bu halde de caridir.

————————-

2 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 172 – Haciz isteyeceğini bildirmiş olan alacaklı itirazın refi hakkındaki talebini icra dairesine bildirir. Daire bu talep üzerine dosyayı tetkik merciine gönderir. Tetkik merciine on sekizinci madde hükmü tatbik olunur.

            63 üncü madde ile 65 inci maddeden 72 nci maddeye kadar olan hükümler bu halde de caridir.

İflas davası:

a) İtiraz veya şikayet olunmaması:

Madde 173 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/88 md.)(*)

Borçlu beş gün içinde borcu ödemez, itiraz veya şikayette de bulunmazsa, alacaklı, bu durumu tevsik eden ödeme emri nüshası ile ticaret mahkemesinden borçlunun iflasına karar verilmesini istiyebilir.

(Ek fıkra: 09/11/1988 – 3494/35 md.) İflas takibi kesinleştiğinde 166 ncı maddenin ikinci fıkrasındaki usulle ilan edilir. İflas talebinin ilanından itibaren onbeş gün içinde diğer alacaklılar davaya müdahale veya itiraz ederek iflası gerektiren bir hal bulunmadığını ileri sürerek mahkemeden talebin reddini isteyebilirler.

Mahkeme, takip dosyasını getirtir ve basit yargılama usulü ile yapacağı inceleme sonunda borcun ödenmediği, itiraz ve şikayette de bulunmadığını tesbit ederse yedi gün içinde faiz ve icra masrafları ile birlikte borcun ifa veya o miktar meblağın mahkeme veznesine depo edilmesini 158 inci madde uyarınca emreder. Bu emir yerine getirilmezse borçlunun iflasına karar verilir. Şu kadar ki, borçlu ödeme emrinde yazılı müddetin geçmesinden sonra borcu ödediğine dair resmi bir belge ibraz ederse iflas yolu ile takip talebi ve iflas davası düşer.

Borçlu, ticaret mahkemesine 65 inci maddeye göre gecikmiş itirazda bulunabilir. Mahkeme mazereti yerinde görürse iflas davasını 174 üncü madde uyarınca karara bağlar.

Açıklama:

(*) 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 173 – Bir çek veya poliçe yahut emre muharrer senedin takip edilen borçlusu birden ziyade olupta hepsi iflasa tabi şahıslardan ise alacaklının cümlesi hakkında aynı talepte bulunması lazımdır. Bu halde borçlu tarafından itiraz vukuunda talebin mahiyetine göre 171 inci veya 172 nci madde hükümleri tatbik olunur.

            Bu senetle takip edilen borçlular içinde iflasa tabi olmıyan bir şahıs bulunupta alacaklı borçluların sıfatına göre bir kısmı hakkında iflas ve diğerleri için de haciz talep etmişse borçlular tarafından vaki olacak itirazın ref’i ile beraber iflasa tabi olanların iflasına ve olmıyanlardan alacağının tahsiline karar verilmesini ticaret mahkemesinden arzuhal ile talep eder. Bu takdirde mahkeme 158 inci maddeye ve borçluların sıfatlarına göre iflasa ve alacağın tahsiline hükmeder.

            164 üncü madde hükmü bu hallerde de caridir.

b) İtiraz veya şikayet olunması:

Madde 174 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/89 md.)(*)

Alacaklı, borçlunun itiraz ve şikayetinin kaldırılmasını ve iflasına karar verilmesini ticaret mahkemesinden istiyebilir. Mahkeme 158 inci madde uyarınca iflas davasını karara bağlar.

Açıklama:

(*) 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 174 – Her kim takibe itiraz etmemesi yüzünden borçlu olmadığı bir parayı ödemişse 72 nci madde mucibince geri alma hakkını haizdir.

            172 nci maddeye göre itirazın reddinden sonra ödenmiş olan böyle bir para hakkında da hüküm aynıdır.

c) İstirdat davası:

Madde 175 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/90 md.)(*)

İflas takibine itiraz etmemesi yüzünden borçlu olmadığı bir parayı ödeyen kimse 72 nci madde uyarınca geri almak hakkını haizdir.

Açıklama:

(*) 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 175 – İtiraz etmiyen veya itirazı 172 nci maddeye göre reddedilen borçlu iflasa tabi kimselerden değilse yahut iflas talep edilmemişse alacaklı icabında itirazın reddi hakkındaki kararı göstererek haciz talebinde bulunabilir ve takibe haciz yoliyle devam olunur.

d) Uygulanacak hükümler:

Madde 176 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/91 md.)(*)

156 ncı maddenin son fıkrası ile 157 ila 166 ncı madde hükümleri burada da uygulanır.

Açıklama:

(*) 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 176 – İflas talebi, çek ve poliçe ve emre muharrer senede müstenit olduğu hallerde de 157, 159, 160, 165 ve 166 ncı maddeler hükümleri cereyan eder.

C) MÜŞTEREK HÜKÜMLER

Alacaklı ve borçluya verilecek belgeler:

Madde 176/a – (Ek madde: 18/02/1965 – 538/92 md.)

İcra dairesi 60 ve 64 üncü maddeler gereğince alacaklıya ödeme emrinin bir nüshasını verir.

Borçluya, itiraz eylediğine dair bedava ve pulsuz bir belge verilir.

Birden fazla borçlu bulunması:

Madde 176/b – (Ek madde: 18/02/1965 – 538/92 md.)

Bir çek, poliçe veya emre muharrer senedin takip edilen borçlusu birden ziyade olup da hepsi iflasa tabi şahıslardan ise, alacaklının bunlar hakkında aynı talepte (Haciz veya iflas) bulunması lazımdır. Bu halde, borçlu tarafından itiraz vukuunda talebin mahiyetine göre 169, 169 a. ve 170 inci veya 174 üncü maddeler hükümleri uygulanır.

Bir senetle takip edilen borçlular içinde iflasa tabi olmıyan bir şahıs bulunup da alacaklı iflasa tabi olanlar aleyhine iflas, tabi olmıyanlar aleyhine haciz yoluna gitmek isterse, bu yollara mahsus ayrı iki takip talebinde bulunmaya mecburdur. Bu halde takip taleplerinden birine kambiyo senedinin icra memuru tarafından tasdik edilmiş bir sureti eklenir. İcra memuru, senedin bu suretine, senedin aslının kendisinde bulunduğunu yazar.

IV – DOĞRUDAN DOĞRUYA İFLAS HALLERİ

Evvelce takibe hacet kalmaksızın iflas:

A – Alacaklının talebi:

Madde 177 – Aşağıdaki hallerde alacaklı evvelce takibe hacet kalmaksızın iflasa tabi borçlunun iflasını isteyebilir.

1 – Borçlunun malum yerleşim yeri olmaz, taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle kaçar, alacaklıların haklarını ihlal elen hileli muamelelerde bulunur veya bunlara teşebbüs eder yahut haciz yoliyle yapılan takip sırasında mallarını saklarsa;

2 – Borçlu ödemelerini tatil eylemiş bulunursa;

3 – 301 inci maddedeki hal varsa;

4 – İlama müstenit alacak icra emriyle istenildiği halde ödenmemişse

Türkiye’de bir yerleşim yeri veya mümessili bulunan borçlu dinlenmek için kısa bir müddette mahkemeye çağırılır.

(Ek fıkra: 09/11/1988 – 3494/36 md.) Bu Kanunun 178 inci maddesinin ikinci fıkrası burada da uygulanır.

B – Borçlunun müracaatiyle:

Madde 178 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/93 md.)(*)

(Değişik fıkra: 09/11/1988 – 3494/37 md.)(**) İflasa tabi bir borçlu, aciz halinde bulunduğunu bildirerek yetkili mahkemeden iflasını isteyebilir. Borçlu, bu halde bütün aktif ve pasifi ile alacaklılarının isim ve adreslerini gösteren mal beyanını iflas talebine eklemek zorundadır. Bu belge mahkemeye ibraz edilmedikçe iflasa karar verilemez.

(Ek fıkra: 09/11/1988 – 3494/37 md.) İflas talebi 166 ncı maddenin ikinci fıkrasındaki usulle ilan edilir. Alacaklılar iflas talebinin ilanından itibaren onbeş gün içinde davaya müdahale veya itiraz ederek, borçlunun iflas talebini, hakkındaki takipleri ertelemek ve borçlarını ödemeyi geciktirmek için yaptığını ileri sürerek mahkemeden talebin reddini isteyebilirler.

İflasa tabi bir borçlu aleyhine alacaklılardan birinin haciz yolu ile takibi neticesinde yapılan haciz borçlunun yarı mevcudunun elinden çıkmasına sebep olup da kalanı muaccel ve vadesi bir sene içinde hulül edecek diğer borçlarını ödemeye yetişmiyorsa borçlu derhal aczini bildirerek iflasını istemeye mecburdur.

Açıklama:

(*) 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

(**) Birinci fıkranın değişen metinleri için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 178 – Borçlu aciz halinde bulunduğunu bildirerek salahiyetli mahkemeden iflasını isteyebilir.

            İflasa tabi bir borçlu aleyhine alacaklılarından birinin haciz yoliyle takibi neticesinde yapılan haciz borçlunun yarı mevcudunun elinden çıkmasına sebep olupta kalanı muaccel ve vadesi bir sene içinde hulül edecek diğer borçlarını ödemiye yetişmiyorsa borçlu derhal aczini bildirerek iflasını istemeğe mecburdur.

————————-

2 – 06/06/1985 tarih ve 3222 sayılı Kanun ile değiştirilen birinci fıkra metni:

            İflasa tabi bir borçlu, aciz halinde bulunduğunu bildirerek yetkili mahkemeden iflasını isteyebilir.

————————-

3 – 09/11/1988 tarih ve 3494 sayılı Kanun ile değiştirilen birinci fıkra metni:

            İflasa tabi bir borçlu, aciz halinde bulunduğunu bildirerek yetkili mahkemeden iflasını isteyebilir. Borçlu, bu halde bütün aktif ve pasifi ile alacaklılarının isim ve adreslerini gösteren mal beyanını iflas talebine eklemek zorundadır. İflas talebi, 166 ncı maddenin 2 nci fıkrasındaki usulle ilan edilir.

Sermaye şirketleri ile kooperatiflerin iflası:(*)

Açıklama:

(*) “Anonim, limited ve kooperatif şirketlerin iflası:” olan madde başlığı, 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 49. maddesi ile metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.

Madde 179 – (Değişik madde: 17/07/2003 – 4949 S.K./49. md.)(*)(**)

Sermaye şirketleri ile kooperatiflerin borçlarının aktifinden fazla olduğu idare ve temsil ile vazifelendirilmiş kimseler veya şirket ya da kooperatif tasfiye halinde ise tasfiye memurları veya bir alacaklı tarafından beyan ve mahkemece tespit edilirse, önceden takibe hacet kalmaksızın bunların iflasına karar verilir. Şu kadar ki, idare ve temsil ile vazifelendirilmiş kimseler ya da alacaklılardan biri, şirket veya kooperatifin mali durumunun iyileştirilmesinin mümkün olduğuna dair bir iyileştirme projesini mahkemeye sunarak iflasın ertelenmesini isteyebilir. Mahkeme projeyi ciddi ve inandırıcı bulursa, iflasın ertelenmesine karar verir. İyileştirme projesinin ciddi ve inandırıcı olduğunu gösteren bilgi ve belgelerin de mahkemeye sunulması zorunludur.

Mahkeme, gerekli görürse idare ve temsille vazifelendirilmiş kimseleri ve alacaklıları dinleyebilir. İflasın ertelenmesi talepleri öncelikle ve ivedilikle sonuçlandırılır.

Açıklama:

(*) Maddenin değiştirilen metinleri için Tarihçeye bakınız.

(**) 4949 sayılı kanunla değiştirilen madde, 30/07/2003 tarihinden sonra yapılacak iflasın ertelenmesi taleplerinde uygulanır.

Tarihçe:

1 – 29/06/1956 tarih ve 6763 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 179 – Anonim veya ticari kooperatif bir şirketin borçları mevcut ve alacağından ziyade olduğu idare meclisi ve şirket tasfiye halinde ise tasfiye memurları tarafından beyan veya alacaklı tarafından ispat edilirse önce takibe hacet kalmaksızın iflasına karar verilir.

————————————

2 – 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 49. maddesi ile değiştirilen madde metni:

            Madde 179 – (Değişik madde: 29/06/1956 – 6763/42 md.)

            Anonim, limited ve kooperatif şirketlerin borçları mevcut ve alacaklarından fazla olduğu idare ve temsil ile vazifelendirilmiş kimseler ve şirket tasfiye halinde ise tasfiye memurları tarafından beyan veya alacaklı tarafından ispat edilirse önceden takibe hacet kalmaksızın bunların iflasına karar verilir.

Erteleme tedbirleri:

Madde 179/a – (Değişik madde: 14.01.2011 – 6103 S.K./41. md.)(*)

Mahkeme, iflasın ertelenmesi isteminde bulunulması üzerine, envanter düzenlenmesi ve yönetim kurulunun yerine geçmesi ya da yönetim kurulu kararlarını onaylanması için derhal bir kayyım atar; ayrıca şirketin ve kooperatifin malvarlığının korunması için gerekli diğer önlemleri alır.

Kayyımın atanmasına ilişkin karar, kayyımın mahkemece belirlenmiş görevleri ve temsil yetkisi ile bunların sınırları ve iflasın ertelenmesine ilişkin talep 166 ncı maddenin ikinci fıkrasındaki usul ile mahkeme tarafından ilan ve ticaret siciline tescil ettirilir. Mahkeme bu arada erteleme talebini karara bağlar.

İflas ertelenmişse kayyım her üç ayda bir şirketin projeye uygun olarak iyileştirme gösterip göstermediğini mahkemeye rapor eder, mahkeme bu rapor üzerine veya gerek gördüğünde alacağı bilirkişi raporuna göre, erteleme istemini değerlendirir ve iyileştirmenin mümkün olamayacağı kanaatine varırsa erteleme kararını kaldırır.

Açıklama:

(*) 14.01.2011 kabul tarihli, 14.02.2011 tarih ve 27846 sayılı R.G.de yayımlanan 6103 sayılı Kanunun 41. maddesiyle, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmek üzere değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 14.01.2011 kabul tarihli, 14.02.2011 tarih ve 27846 sayılı R.G.de yayımlanan 6103 sayılı Kanunun 41. maddesiyle değiştirilen madde:

            Madde 179/a – (Ek madde: 17/07/2003 – 4949 S.K./50. md.)(*)

            İflasın ertelenmesine karar veren mahkeme, şirketin veya kooperatifin malvarlığının korunması için gerekli her türlü tedbiri iyileştirme projesini de göz önünde tutarak alır.

            Mahkeme erteleme kararı ile birlikte kayyım atanmasına karar verir. Mahkeme, yönetim organının yetkilerini tümüyle elinden alıp kayyıma verebileceği gibi yönetim organının karar ve işlemlerinin geçerliliğini kayyımın onayına bağlı kılmakla da yetinebilir.

            İflasın ertelenmesi kararında kayyımın görev ve yetkileri ayrıntılı olarak gösterilir.

            Mahkeme erteleme kararının hüküm fıkrasını 166 ncı maddenin ikinci fıkrasındaki usulle ilan eder ve gerekli bildirimleri yapar.

            (*) 4949 sayılı kanunla eklenen madde, Kanun yürürlüğe girdiği (30/07/2003) sırada derdest iflasın ertelenmesi taleplerinde uygulanır.

Erteleme kararının etkileri:

Madde 179/b – (Ek madde: 17/07/2003 – 4949 S.K./50. md.)(*)

Erteleme kararı üzerine borçlu aleyhine 6183 sayılı Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur; bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemez.

Erteleme sırasında taşınır, taşınmaz veya ticari işletme rehniyle temin edilmiş alacaklar nedeniyle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabilir veya başlamış olan takiplere devam edilebilir; ancak bu takip nedeniyle muhafaza tedbirleri alınamaz ve rehinli malın satışı gerçekleştirilemez. Bu durumda erteleme süresince işleyecek olup mevcut rehinle karşılanamayacak faizler teminatlandırılmak zorundadır.

206 ncı maddenin birinci sırasında yazılı alacaklar için haciz yoluyla takip yapılabilir.

(Değişik fıkra: 12/02/2004 – 5092 S.K./4. md.)(**) Erteleme süresi azami bir yıldır. Bu süre kayyımın verdiği raporlar dikkate alınarak mahkemece uygun görülecek süreler ile uzatılabilir; ancak uzatma süreleri toplamı dört yılı geçemez. Kayyım, mahkemenin belirleyeceği sürelerde iflası ertelenenin faaliyetleri ve işletmenin durumu konusunda düzenli olarak mahkemeye rapor verir.

İflasın ertelenmesi talebinin reddi ya da erteleme süresi sonunda iyileşmenin mümkün olmadığının tespiti üzerine mahkeme, şirketin veya kooperatifin iflasına karar verir. Erteleme süresi dolmamakla birlikte, mahkeme kayyımın verdiği raporlardan şirketin veya kooperatifin mali durumunun iyileştirilmesinin mümkün olmadığı kanaatine varırsa, erteleme kararını kaldırarak şirketin veya kooperatifin iflasına karar verebilir.

Açıklama:

(*) 4949 sayılı kanunla eklenen madde, Kanun yürürlüğe girdiği(30/07/2003) sırada derdest iflasın ertelenmesi taleplerinde uygulanır.

(**) 12/02/2004 kabul tarihli, 21/02/2004 tarih ve 25380 sayılı R.G.de yayımlanan 5092 sayılı Kanunun 4. maddesi ile değiştirilen fıkra için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 12/02/2004 kabul tarihli, 21/02/2004 tarih ve 25380 sayılı R.G.de yayımlanan 5092 sayılı Kanunun 4. maddesi ile değiştirilen fıkra metni:

            Erteleme süresi azami bir yıldır. Bu süre kayyımın verdiği rapor dikkate alınarak bir yıl daha uzatılabilir. Kayyım, mahkemenin belirleyeceği sürelerde faaliyetleri ve işletmenin durumu konusunda düzenli olarak mahkemeye rapor verir.

Reddolunan miraslar:

Madde 180 – Reddolunan mirasların tasfiyesi sekizinci bap hükümlerine göre ait olduğu mahkemece yapılır. Terekenin resmen tasfiyesine dair Kanunu Medeni hükümleri mahfuzdur.

Usul:

Madde 181 – 159, 160, 164, 165 ve 166 ncı maddeler bu fasıl hükmüne göre vukua gelen iflaslara da tatbik olunur.

V – İFLASIN KALDIRILMASI

İflasın kaldırılması:

Madde 182 – Borçlu bütün alacaklılarının taleplerinin geri aldıklarına dair bir beyanname veya tekmil alacakların itfa olunduğu hakkında bir vesika gösterir veya akdolunun konkordato tasdik edilirse mahkeme, iflasın kalkmasına ve borçlunun serbestçe tasarrufu için mallarının kendisine iadesine karar verir.

(Değişik fıkra: 02/03/2005 – 5311 S.K./14. md.)(*) İflasın kaldırılmasına, alacak hakkındaki taleplerin kaydı için muayyen müddetin bitmesinden iflasın kapanmasına kadar karar verilir. İflasın kaldırılması hakkında verilen hükme karşı tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi kararına karşı tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir. İstinaf ve temyiz incelemeleri, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre yapılır.

İflasın kaldırıldığı ilan olunur.

Açıklama:

(*) 02/03/2005 kabul tarihli, 18/03/2005 tarih ve 25759 sayılı R.G.de yayımlanan 5311 sayılı Kanunun 14. maddesi ile, 01/04/2005 tarihinden geçerli olmak üzere (5328 sayılı kanunla yürürlük tarihi 01/06/2005 olarak değiştirilmiştir.) değiştirilen fıkra için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 02/03/2005 kabul tarihli, 18/03/2005 tarih ve 25759 sayılı R.G.de yayımlanan 5311 sayılı Kanunun 14. maddesi ile değiştirilen fıkra metni:

            İflasın kalkmasına, alacak hakkındaki taleplerin kaydi için muayyen müddetin bitmesinden iflasın kapanmasına kadar karar verilir.

Reddolunmuş bir miras tasfiyesinin durdurulması:

Madde 183 – Bir tereke 180 inci madde mucibince tasfiye halinde bulunur ve tasfiyenin kapanmasından evvel mirasçılardan biri gelerek mirası kabul eylediğini bildirirse borçların ödenmesi için mirasçının teminat göstermesi mukabilinde mahkeme tasfiyeyi durdurur.

YEDİNCİ BAP: İflasın hukuki neticeleri

I – BORÇLUNUN MALLARI HAKKINDA İFLASIN NETİCELERİ:

İflas masası:

Madde 184 – İflas açıldığı zamanda müflisin haczi kabil bütün malları hangi yerde bulunursa bulunsun bir masa teşkil eder ve alacakların ödenmesine tahsis olunur. İflasın kapanmasına kadar müflisin uhdesine geçen mallar masaya girer.

Müflis namına gelen mektuplar iflas idaresi tarafından açılır ve sair mevrudelerin de masaya gönderilmesi posta idaresine bildirilir.

Rehinli mallar ve üretime yönelik yerler(*):

Açıklama:

(*) “Masaya girecek rehinler:” olan madde başlığı 09/11/1988 tarih ve 3494 sayılı Kanun ile metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.

Madde 185 – Üzerinde rehin bulunan mallar rehin sahibi alacaklının rüçhan hakkı mahfuz kalmak suretiyle masaya girer ve iflas idaresi tarafından en yakın ve münasip zamanda paraya çevrilip muhafaza ve satış masrafları çıkarıldıktan sonra rehinli alacaklıya hakkı verilir. (Ek cümle: 17/07/2003 – 4949 S.K./51. md.)(*) Ancak, rehin sahibi alacaklı, istediği takdirde iflastan sonra da masaya karşı rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir.

Rehinin kıymeti rehinle temin edilen alacağa kafi gelmiyeceği borsa rayiciyle tahakkuk eder ve mürtehin rehnin satılmasını istemezse rehin, masadan muvakkaten çıkarılır.

Rehinli alacak sahibi bu işlere ait muamelelerden dolayı icra mahkemesine şikayet hakkını haizdir.

(Ek fıkra: 09/11/1988 – 3494/38 md.) Fabrikaların, imalathanelerin ve bunlara benzer üretime yönelik yerlerin, üzerinde rehin bulunmasa dahi, iflas idaresince derhal satışı yapılır.

(Ek fıkra: 09/11/1988 – 3494/38 md.) Bu maddeye göre yapılacak satışlar, 166 ncı maddenin ikinci fıkrasındaki usulle ilan edilir.

Açıklama:

(*) 4949 sayılı kanunla eklenen cümle, Kanun yürürlüğe girdiği(30/07/2003) sırada devam eden iflas tasfiyelerinde uygulanır.

İhtiyaten veya icraen haczedilen şeyler:

Madde 186 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/94 md.)(*)

İhtiyaten haczedilmiş mallarla iflas açıldığı zaman paraya çevrilmemiş mahcuz mallar masaya girer.

İflasın açılmasından evvel paraya çevrilmiş bulunan mahcuz malların bedeli, 138 ila 144 üncü maddeler hükümlerine göre haciz koyduran alacaklılara paylaştırılır. Artan kısım iflas masasına intikal eder.

Açıklama:

(*) 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 186 – İhtiyaten haczedilmiş mallarla iflas açıldığı zaman paraya çevrilmemiş mahcuz mallar masaya girer.

            İflas açılmadan evvel paraya çevrilerek alacaklılara paylaştırılmayan veya alacaklı namına icra veznesine yatırılmayan mahcuz malların bedeli de masaya intikal eder.

İptal davasına tabi haklar:

Madde 187 – 201 inci madde ile 277 den 284 üncüye kadar olan maddeler mucibince iptal davasına mevzu olabilecek bütün şeylerin masaya intikali için iflas idaresi lazımgelen davaları açar.

Bedelinin tahsili için verilmiş emre veya hamiline muharrer senetler:

Madde 188 – Sırf bedelini tahsil etmek için yahut tayin edilen ilerdeki bir tediyeye karşılık olarak müflise devredilmiş olan hamiline veya emre muharrer senetleri devredenler geriye istiyebilir.

Başkasına ait malın satış bedeli:

Madde 189 – Müflis başkasına ait bir malı satıp da iflasın açılmasından evvel parasını almamış ise mal sahibi, bu mal için yapılan masrafların masaya tesviyesi mukabilinde alıcıda olan alacağın kendisine temlikini yahut satılan şeyin bedeli masaya ödenmiş ise bu bedelin kendisine verilmesini istiyebilir.

Satıcının geri alma hakkı:

Madde 190 – Satıldığı ve gönderildiği halde iflasına hükmolunmazdan evvel müflisin eline geçmiyen mallar için masa tarafından bedeli verilmiş olmadıkça satıcı istirdat iddiasında bulunabilir.

(Değişik fıkra: 29/06/1956 – 6763/42 md.)(*) Bu mallar iflasın ilanından evvel taşıma senedi, konişmento, makbuz senedi, varant gibi emtiayı temsil eden bir senetle iyi niyet sahibi üçüncü bir şahsa satılmış veya rehnedilmiş olurlarsa artık geri alınamazlar.

Açıklama:

(*) 29/06/1956 tarih ve 6763 sayılı Kanun ile değiştirilen fıkra için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 29/06/1956 tarih ve 6763 sayılı Kanun ile değiştirilen fıkra metni:

            Bu mallar iflasın ilanından evvel irsaliye mektubu, konşimento veya tahmiliye senedi ile hüsnü niyet sahibi üçüncü bir şahsa satılmış veya rehnedilmiş olursa bunlar geri alınamaz.

Müflisin tasarrufa ehliyetsizliği ve poliçe ödenmesi hükümleri:

Madde 191 – Borçlunun iflas açıldıktan sonra masaya ait mallar üzerinde her türlü tasarrufu alacaklılara karşı hükümsüzdür.

İflas açılmadan evvel borçlu tarafından imza edilmiş emre muharrer bir senet veya üzerine keşide olunmuş bir poliçe iflasın ilanından evvel vadesinde müflis tarafından ödenmiş olursa iflastan haberdar olmıyan ve ödemenin reddi halinde üçüncü bir şahsa rücu hakkını kullanabilecek vaziyette bulunan hamilden ödenen meblağ geri alınamaz.

Müflise ödeme:

Madde 192 – İflasın açılmasından sonra müflis hiçbir ödeme kabul edemez. Müflise ödemede bulunan kimse müflisin alacaklılarına karşı ancak masaya giren para veya kıymet nispetinde borcundan kurtulur. Bununla beraber iflasın ilanından evvel müflise ödemede bulunan borçlu iflastan haberi yoksa borcundan kurtulur.

Takibin durması ve düşmesi:

Madde 193 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/95 md.)(*)

(Değişik fıkra: 09/11/1988 – 3494/39 md.)(*) İflasın açılması, borçlu aleyhinde haciz yoluyla yapılan takiplerle teminat gösterilmesine ilişkin takipleri durdurur.

İflas kararının kesinleşmesi ile bu takipler düşer.

İflasın tasfiyesi müddetince müflise karşı birinci fıkradaki takiplerden hiçbiri yapılamaz.

(Ek fıkra: 09/11/1988 – 3494/39 md.) Rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takiplere iflastan sonra da takip alacaklıları tarafından iflas masasına karşı devam edilir ve satış bedeli 151 inci maddeye göre rehinli alacaklılara paylaştırılır. Artan kısım iflas masasına intikal eder. Şu kadar ki, takip alacaklısı, iflastan önce başlamış olduğu rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takipten vazgeçerek, rehnin 185 inci maddeye göre satılmasını isteyebilir.

Açıklama:

(*) 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

(**) 09/11/1988 tarih ve 3494 sayılı Kanun ile değiştirilen fıkra için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 193 – Borçluya karşı yapılmakta olan takipler iflasın ilanından sonra düşer. İflasın tasfiyesi müddetince müflise karşı hiç bir takip yapılamaz.

————————-

2 – 09/11/1988 tarih ve 3494 sayılı Kanun ile değiştirilen fıkra metni:

            İflasın açılması borçlu aleyhinde haciz ve rehnin paraya çevrilmesi yoliyle yapılan takiplerle teminat gösterilmesine ilişkin takipleri durdurur.

Hukuk davalarının tatili:

Madde 194 – (Değişik fıkra: 09/11/1988 – 3494/40 md.)(*) Acele haller müstesna olmak üzere müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları durur ve ancak alacaklıların ikinci toplanmasından on gün sonra devam olunabilir. Bu hüküm şeref ve haysiyete tecavüzden, vücut üzerinde ika olunan zararlardan doğan tazminat davaları ile evlenme, ahvali şahsiye veya nafaka işlerine müteallik ihtilaflara, rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takiplerle ilgili olarak açılmış olan hukuk davalarına tatbik olunmaz.

Dava durduğu müddetçe zamanaşımı ve hakkı düşüren müddetler işlemez.

Açıklama:

(*) 09/11/1988 tarih ve 3494 sayılı Kanun ile değiştirilen fıkra için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 09/11/1988 tarih ve 3494 sayılı Kanun ile değiştirilen fıkra metni:

            Müstacel haller müstesna olmak üzere müflisin müddei veya müddeaaleyh olduğu hukuk davaları durur ve ancak alacaklıların ikinci toplanmasından on gün sonra devam olunabilir. Bu hüküm şeref ve haysiyete tecavüzden, vücut üzerinde ika olunan zararlardan doğan tazminat davalariyle evlenme, ahvali şahsiye veya nafaka işlerine müteallik ihtilaflara tatbik olunamaz.

II. ALACAKLILARIN HAKLARI ÜZERİNE İFLASIN TESİRLERİ

Müflisin borçlarının muacceliyet kesbetmesi:

Madde 195 – Borçlunun taşınmaz mallarının rehni suretiyle temin edilmiş olan alacaklar müstesna olmak üzere iflasın açılması müflisin borçlarını muaccel kılar. İflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ile takip masrafları anaya zammolunur.

(Değişik fıkra: 09/11/1988 – 3494/41 md.)(*) Müflisin vadesi gelmemiş faizsiz borçlarından yıllık kanuni faiz hesabıyla iskonto yapılır.

Açıklama:

(*) 09/11/1988 tarih ve 3494 sayılı Kanun ile değiştirilen fıkra için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 09/11/1988 tarih ve 3494 sayılı Kanun ile değiştirilen fıkra metni:

            Müflisin vadesi gelmemiş faizsiz borçlarından senevi % 5 hesabiyle iskonto yapılır.

Faiz:

Madde 196 – (Değişik madde: 09/11/1988 – 3494/42 md.)(*)

İflasın açılması ile birlikte, iflas masasına giren alacaklarda faiz işleme ye devam eder.

Rehinle temin edilmemiş alacaklarda ticari olmayan işlerdeki faiz oranı uygulanır.

Ancak, bu maddeye göre alacaklılara tahakkuk edecek faiz ödemeleri, 195 inci maddeye göre hesaplanan ana paralar ödendikten sonra bakiyesi üzerinden yapılır.

Açıklama:

(*) 09/11/1988 tarih ve 3494 sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 09/11/1988 tarih ve 3494 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 196 – Faizlerin kesilmesi:

            Rehin ile temin edilmemiş bütün alacakların faizleri iflasın açılması ile müflise karşı işlemez.

Şarta muallak alacaklar:

Madde 197 – Alacaklı talikı bir şarta veya gayri muayyen bir vadeye muallak bulunan alacağını da kaydettirebilir. Fakat hissesini şartın tahakkukunda veya vadenin hulülünde alır.

Kaydı hayatla irat mukavelenamesinden doğan iddialarda Borçlar Kanununun 509 uncu maddesinin 3 üncü fıkrası hükmü caridir.

Mevzuu para olmıyan alacakların paraya çevrilmesi:

Madde 198 – Mevzuu para olmıyan alacak ona muadil bir kıymette para alacağına çevrilir. Şu kadar ki iflas idaresi taahhüdün aynen ifasına deruhte edebilir. Bu takdirde alacaklı talep ederse iflas idaresi teminat gösterir.

Borçlar Kanununun 290 ncı maddesi hükümleri mahfuzdur.

Tamam olmuş satışların ifası:

Madde 199 – İflasın açılmasından evvel borçluya bir mal satıp teslim eden satıcı fesih ve geri almak hakkını açıkça muhafaza etmiş olsa bile, akti feshedemez ve sattığını geri alamaz.

Takas:

Madde 200 – Alacaklı alacağını müflisin kendinde olan alacağı ile takas edebilir. Aşağıdaki hallerde takas yapılamaz.

1 – Müflisin borçlusu iflas açıldıktan sonra müflisin alacaklısı olursa;

2 – Müflisin alacaklısı iflas açıldıktan sonra müflisin veya masanın borçlusu olursa;

3 – Alacaklının alacağı hamile muharrer bir senede müstenit ise.

(Değişik fıkra: 29/06/1956 – 6763/42 md.)(*) Anonim, limited ve kooperatif şirketlerin iflasları halinde esas mukavele gereğince verilmesi lazımgelen hisse senedi bedellerinin henüz ödenmemiş olan kısımları veya konması taahhüt edilen ve fakat konmamış olan sermayeler bu şirketlerin borçlariyle takas edilemez.

Açıklama:

(*) 29/06/1956 tarih ve 6763 sayılı Kanun ile değiştirilen fıkra için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 29/06/1956 tarih ve 6763 sayılı Kanun ile değiştirilen fıkra metni:

            Anonim veya ticari kooperatif bir şirketin iflası halinde nizamname mucibince verilmesi lazımgelen aksiyon bakayaları veya hisseleri şirketin borçlariyle takas edilemez.

Takasa itiraz:

Madde 201 – Müflisin borçlusu iflasın açılmasından evvel alacaklısının aciz halinde bulunduğunu bilerek masanın zararına kendisine veya üçüncü bir şahsa takas suretiyle bir menfaat temin etmek için müflise karşı bir alacak ihdas ederse bu takasa mahkemede itiraz olunabilir.

Müflisin kefil olduğu borçlar:

Madde 202 – Müflisin kefil olduğu borçlar vadeleri gelmese bile masaya zimmet olarak kaydolunur.

Masa ödediği para nispetinde asıl ve müşterek borçluların alacaklıları yerine geçer (Borçlar Kanunu 496.) Asıl borçlunun veya müşterek borçlulardan birinin iflası halinde 203 ve 204 üncü maddeler tatbik olunur.

Müşterek borçluların bir zamanda iflası:

Madde 203 – Bir borcu birlikte taahhüt edenlerin iflas muameleleri bir zamana tesadüf ederse alacaklı alacağının tamamını müflislerin her birinin masasından istiyebilir.

Toplanan hisseler alacak yekünundan fazla ise bu fazla müşterek borçlusuna karşı mükellef olduğu hisseden ziyade ödemede bulunmuş olan masalara intikal eder.

Ödedikleri hisselerin mecmuu alacak miktarını geçmedikçe masaların yekdiğerine rücu hakları yoktur.

Müflisle birlikte borçlu tarafından borcun kısmen ödenmesi:

Madde 204 – Alacaklı müflisle birlikte borçlu olandan alacağının bir kısmını almış ise müşterek borçlunun müflise rücu hakkı olsun olmasın borcun tamamı masaya kaydolunur.

İflas masasına kaydolunmak hakkı alacaklının ve müşterek borçlunundur.

Alacaklı masaca yapılan taksimde alacağının tamamına düşen hisseden alacağını tamamlıyacak kadarını alır; geriye kalan paradan müşterek borçluya, rücu hakkı olduğu miktara düşen hisse verilir. Artan para da masaya kalır.

Kollektif şirketin ve gayrimahdut mesuliyetli şeriklerin iflası:

Madde 205 – Bir kollektif şirket ile şeriklerden birisinin iflas muameleleri bir zamana tesadüf ederse şirketin alacaklıları bütün alacaklarını şerikin de masasına kaydettirirler; ancak şirket masasından alamadıkları miktarı müflis şerikin masasından istiyebilirler. Bu miktarın mütaaddit şerikler tarafından ödenmesi halinde 203 ve 204 üncü maddeler tatbik olunur. Şirket iflas etmeksizin şeriklerden birisi iflas ederse şirketin alacaklıları alacaklarının tamamıyle masaya kabul olunurlar. Müflis şerikin masası 202 nci maddede yazılı olduğu gibi şirket alacaklıları yerine geçer.

Adi ve rehinli alacakların sırası:

Madde 206 – (Değişik madde: 03/07/1940 – 3890/1 md.)(*)

Alacakları rehinli olan alacaklıların satış tutarı üzerinde, gümrük resmi ve akar vergisi gibi Devlet tekliflerinden muayyen eşya ve akardan alınması lazım gelen resim ve vergi o akar veya eşya bedelinden istifa olunduktan sonra rüçhan hakları vardır.

Bir alacak birden ziyade rehinle temin edilmiş ise satış tutarı borca mahsup edilirken her rehinin idare ve satış masrafı ve bu rehinlerden bir kısmı ile temin edilmiş başka alacaklar da varsa bunlar nazara alınıp paylaştırmada lazım gelen tenacübe riayet edilir.

Alacakları taşınmaz rehniyle temin edilmiş olan alacaklıların sırası ve bu teminatın faiz ve eklentisine şümulü Kanunu Medeninin taşınmaz rehnine müteallik hükümlerine göre tayin olunur. (Mülga cümle: 14.01.2011 – 6103 S.K./41. md.)(*4*)

(Değişik fıkra: 17/07/2003 – 4949 S.K./52. md.)(**)(***) Teminatlı olup da rehinle karşılanmamış olan veya teminatsız bulunan alacaklar masa mallarının satış tutarından, aşağıdaki sıra ile verilmek üzere kaydolunur:

Birinci sıra:

A) İşçilerin, iş ilişkisine dayanan ve iflasın açılmasından önceki bir yıl içinde tahakkuk etmiş ihbar ve kıdem tazminatları dahil alacakları ile iflas nedeniyle iş ilişkisinin sona ermesi üzerine hak etmiş oldukları ihbar ve kıdem tazminatları,

B) İşverenlerin, işçiler için yardım sandıkları veya sair yardım teşkilatı kurulması veya bunların yaşatılması maksadıyla meydana gelmiş ve tüzel kişilik kazanmış bulunan tesislere veya derneklere olan borçları,

C) İflasın açılmasından önceki son bir yıl içinde tahakkuk etmiş olan ve nakden ifası gereken aile hukukundan doğan her türlü nafaka alacakları.

İkinci sıra:

Velayet ve vesayet nedeniyle malları borçlunun idaresine bırakılan kimselerin bu ilişki nedeniyle doğmuş olan tüm alacakları;

Ancak bu alacaklar, iflas, vesayet veya velayetin devam ettiği müddet yahut bunların bitmesini takip eden yıl içinde açılırsa imtiyazlı alacak olarak kabul olunur. Bir davanın veya takibin devam ettiği müddet hesaba katılmaz.

Üçüncü sıra:

Özel kanunlarında imtiyazlı olduğu belirtilen alacaklar.

Dördüncü sıra:

İmtiyazlı olmayan diğer bütün alacaklar.

(Ek fıkra: 17/07/2003 – 4949 S.K./52. md.) Bir ve ikinci sıradaki müddetlerin hesaplanmasında aşağıdaki süreler hesaba katılmaz:

1. İflasın açılmasından önce mühlet de dahil olmak üzere geçirilen konkordato süresi.

2. İflasın ertelenmesi süresi.

3. Alacak hakkında açılmış olan davanın devam ettiği süre.

4. Terekenin iflas hükümlerine göre tasfiyesinde, ölüm tarihinden tasfiye kararı verilmesine kadar geçen süre.

(Ek fıkra: 14.01.2011 – 6103 S.K./41. md.)(*5*) Gemilerin paraya çevrilmesi halinde yapılacak sıra cetveli, bayrağına ve sicile kayıtlı olup olmadığına bakılmaksızın bütün gemiler için Türk Ticaret Kanununun 1389 ila 1397 nci maddesi hükümlerine göre düzenlenir.

Açıklama:

(*) 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

(**) 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 52. maddesi ile değiştirilen fıkra için Tarihçeye bakınız.

(***) 4949 sayılı kanunla yapılan değişiklik, 30/07/2003 tarihinden sonra düzenlenecek sıra cetvellerinde uygulanır.

(*4*) 14.01.2011 kabul tarihli, 14.02.2011 tarih ve 27846 sayılı R.G.de yayımlanan 6103 sayılı Kanunun 41. maddesiyle, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmek üzere yürürlükten kaldırılan cümle için Tarihçeye bakınız.

(*5*) 14.01.2011 kabul tarihli, 14.02.2011 tarih ve 27846 sayılı R.G.de yayımlanan 6103 sayılı Kanunun 41. maddesiyle eklenen fıkra,  01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girer.

Tarihçe:

1 – 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 206 – Alacakları rehinli olan alacaklıların satış tutarı üzerinde gümrük resmi ve akar vergisi gibi Devlet tekliflerinden muayyen eşya ve akardan alınması lazımgelen resim ve vergi o akar veya eşya bedelinden istifade olunduktan sonra rüçhan hakları vardır.

Bir alacak birden ziyade rehinle temin edilmiş ise satış tutarı borca mahsup edilirken her rehinin idare ve satış masrafı ve bu rehinlerden bir kısmı ile temin edilmiş başka alacaklar da varsa bunlar nazara alınıp paylaştırmada lazımgelen tenasübe riayet edilir.

            Alacakları gayrimenkul rehinle temin edilmiş olan alacaklıların sırası ve bu teminatın faiz ve teferruatına şümulü Kanunu Medeninin gayrimenkul rehinine müteallik hükümlerine göre tayin olunur.

            Teminatlı olupta rehinle kapatılamamış olan veya teminatsız bulunan alacaklar masa mallarının satış tutarından aşağıdaki sıra ile verilmek üzere kaydolunur:

            Birinci Sıra

            A – İflasın açılmasından bir evvelki sene için hizmetçi ücretleri;

            B – İflasın açılmasından evvelki altı ay için yazıhanenin memur, katip ve müstahdemleriyle müessesede daimi çalışan memur ve müstahdemlerin ücretleri;

            C – İflasın açılmasından evvelki üç ay için gündelik veya parça üzerine çalışan fabrika işçileriyle sair işçilerin ücretleri;

            D – Cenaze masrafları;

            E – ilama müstenit ve paylaştırmağa kadar işleyecek karı koca ve çocuk nafakaları.

            İkinci Sıra

            A – Vesayet ve velayet hasebiyle malları borçlunun idaresine bırakılan kimselerin bu yüzden alacakları;

            Ancak bu alacaklar iflas vesayet veya velayeti devam ettiği müddet yahut bunların bitmesini takip eden sene içinde açılırsa imtiyazlı olarak kabul olunur. Bir davanın veya takibin devam eylediği müddet hesaba katılmaz.

            Borçlunun vesayet dairesi azası sıfatiyle mesuliyetinden doğan alacaklar vesayetten doğan alacaklar gibidir (K. M. 409, 413). Yalnız yukarda zikrolunan müddetle tahdit, burada cari değildir.

            B – Patronların amele sandıklarına olan borçları.

            Üçüncü Sıra

            İflasın açılmasından bir evvelki sene için Hükümet tarafından ruhsatnameli doktor, eczacı ve ebelerin alacakları ve borçlu ile ailesi efradının tedavi ve bakım masrafları.

            Dördüncü Sıra

            Müflisin karısının mal birliği veya mal ortaklığındaki mevcut olmayan şahsi mallarından dolayı alacağının nısfı, karının istirdat hakkını kullanarak geri aldığı ve şahsi malları hakkında haiz olduğu teminatın tasfiyesiyle elde ettiği miktar tenzil edildikten sonra mümtazdır.

            Beşinci Sıra

            Devlet hazinesinden doğrudan doğruya veya bilvasıta tahsil olunan vergi ile Devlet tekliflerinden olan mütenevvi resimler.

            Altıncı Sıra

            Kararın şahsi mallarının mümtaz olmayan kısmı da dahil olmak üzere sair bütün alacakları.

————————-

2 – 29/06/1956 tarih ve 6763 sayılı Kanunun 42 nci maddesi ile değiştirilen (B) bendi ve “üçüncü sıra” metni:

            – (B) – Patronların amele sandıklarına olan borçları.

            – Üçüncü Sıra:

            İflasın açılmasından bir evvelki sene için Hükümet tarafından ruhsatnameli doktor, eczacı ve ebelerin alacaklı ve borçlu ile ailesi efradının tedavi ve bakım masrafları.

————————-

3 – 06/06/1985 tarih ve 3222 sayılı Kanun ile değiştirilen fıkra metni:

            Birinci Sıra:

            A – İflasın açılmasından bir evvelki sene için hizmetçi ücretleri;

            B – İflasın açılmasından evvelki altı ay için yazıhanenin memur, katip ve müstahdemleriyle müessesede daimi çalışan memur ve müstahdemlerin ücretleri;

            C – İflasın açılmasından evvelki altı ay için gündelik veya parça üzerine çalışan fabrika işçileriyle sair işçilerin ücretleri;

            D – Cenaze masrafları;

            E – İlama müstenit ve paylaştırmaya kadar işleyecek karı koca ve çocuk nafakaları;

————————-

4 – 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 52. maddesi ile değiştirilen fıkra metni:

            Teminatlı olup da rehinle kapatılmamış olan veya teminatsız bulunan alacaklar masa mallarının satış tutarından, aşağıdaki sıra ile verilmek üzere kaydolunur.

            Birinci sıra:

            A) İflasın açılmasından evvelki bir yıl için hizmetçi ücretleri;

            B) İflasın açılmasından evvelki bir yıl için yazıhanenin memur, katip ve müstahdemleri ile müessesede daimi çalışan memur ve müstahdemlerin ücretleri;

            C) İflasın açılmasından evvelki bir yıl için gündelik veya parça üzerine çalışan fabrika işçileri ile sair işçilerin kanun ve sözleşmelerden doğan ücret ve para ile ölçülebilen hak ve menfaatleri;

            D) Cenaze masrafları;

            E) İlama müstenid ve paylaştırmaya kadar işleyecek karı, koca ve çocuk nafakaları;

            F) İşçi ihbar ve kıdem tazminatları.

            İkinci sıra:

            A Vesayet ve velayet hasebiyle malları borçlunun idaresine bırakılan kimselerin bu yüzden alacakları;

            Ancak bu alacaklar iflas, vesayet veya velayeti devam ettiği müddet yahut bunların bitmesini takip eden sene içinde açılırsa imtiyazlı olarak kabul olunur. Bir davanın veya takibin devam eylediği müddet hesaba katılmaz. Borçlunun vesayet dairesi azası sıfatiyle mesuliyetinden doğan alacaklar vesayetten doğan alacaklar gibidir (Kanunu Medeni 409, 413). Yalnız yukarıda zikrolunan müddetle tahdit, burada cari değildir.

            B – (Değişik bent: 29/06/1956 – 6763/42 md.) Patronların, müstahdem ve işçiler için yardım sandıkları veya sair yardım teşkilatı kurulması veya bunların yaşatılması maksadiyle meydana gelmiş ve hükmi şahsiyet kazanmış bulunan tesislere veya derneklere olan borçları.

            Üçüncü sıra :

            İflasın açılmasından bir evvelki yıl için Hükümet tarafından ruhsatnameli doktor, eczacı ve ebelerin alacakları ve borçlu ile ailesi efradının tedavi ve bakım masrafları, acentaların iflasın açılmasından önceki bir yıl içinde acentalık mukavelesinden doğmuş olan alacakları.

            Dördüncü sıra:

            Müflisin karısının mal birliği veya mal ortaklığındaki mevcut olmıyan şahsi mallarından dolayı alacağının nısfı;

            Karının istirdat hakkını kullanarak geri aldığı ve şahsi malları hakkında haiz olduğu teminatın tasfiyesiyle elde ettiği miktar tenzil edildikten sonra mümtazdır.

            Beşinci sıra:

            Devlet Hazinesinden doğrudan doğruya veya bilvasıta tahsil olunan vergi ile Devlet tekliflerinden olan mütenevvi resimler.

            Altıncı sıra:

            Karının şahsi mallarının mümtaz olmıyan kısmı da dahil olmak üzere sair bütün alacakları.

———————————————–

5 – 14.01.2011 kabul tarihli, 14.02.2011 tarih ve 27846 sayılı R.G.de yayımlanan 6103 sayılı Kanunun 41. maddesiyle yürürlükten kaldırılan cümle:

            (Ek cümle: 29/06/1956 – 6763/42 md.) Alacakları gemi ipoteği ile temin edilmiş olan alacaklılarla gemi alacaklıları hakkında Türk Ticaret Kanununun bu cihetlere ait hususi hükümleri tatbik olunur.

Sıralar arasındaki münasebet:

Madde 207 – Her sıranın alacaklıları aralarında müsavi hakka maliktirler. Bir sıra evvelki alacaklılar alacaklarını tamamen almadıkça sonra gelen sıradakiler bir şey alamazlar.

SEKİZİNCİ BAP: İflasın tasfiyesi

I. MASANIN TEŞKİLİ:

Defter tanzimi:

Madde 208 – İflasın açılması kendisine tebliğ olunur olunmaz iflas dairesi müflisin mallarının defterini tutmağa başlar ve muhafazaları için lazımgelen tedbirleri alır.

Başka bir kaza dahilinde bulunan mallar hakkında bu muamele ora iflas dairesi vesatatiyle yapılır.

(Ek fıkra: 09/11/1988 – 3494/43 md.) İflas dairesi iflas kararının kendisine tebliğinden itibaren en geç üç ay içinde tasfiyenin adi veya basit şekilde yapılacağına karar vermek zorundadır.

Müflisin vazifeleri:

Madde 209 – Müflis defter tutulurken bulunarak mallarını iflas dairesine göstermeğe ve emrine hazır bulundurmağa mecburdur.

Müflisi hazır bulundurmak mümkün olmazsa bu mecburiyet onunla bir arada yaşamış kimselerin reşit olanlarına düşer.

İflas dairesi bu mecburiyet kendilerine teveccüh eden kimselere kanunun hükmünü ihtar eder.

Teminat tedbirleri:

Madde 210 – İflas dairesi müflisin mağazalarını, eşya depolarını, imalathanelerini, perakende satış dükkanlarını ve buna mümasil yerlerini kapatıp mühürler.

Şu kadar ki masa hakkında faydalı olacağı anlaşılırsa daire, bu yerleri ilk alacaklılar toplanmasına kadar kontrolü altında idare edebilir.

Daire, paraları, kıymetli evrakı, ticari ve ev idaresine ait defterleri ve sair her hangi ehemmiyeti haiz evrakı muhafaza altına alır.

Başka malları defter tutuluncaya kadar mühürler. Daire lüzum görürse defter tutulduktan sonra tekrar mühürler.

Daire müflisin kullandığı yerler haricinde bulunan eşyayı da muhafaza altına alır.

Haczi caiz olmıyan eşya hakkında:

Madde 211 – Daire 82 nci maddede sayılan malları deftere kaydetmekle beraber müflisin elinde bırakır.

Üçüncü şahıslara ait mallar:

Madde 212 – Üçüncü şahısların mülkü olarak gösterilen yahut bunlar tarafından mülkiyeti iddia olunan mallar, bu cihetler de şerh verilerek deftere kaydolunur.

Taşınmazlar üzerinde üçüncü şahısların hakları:

Madde 213 – Müflisin taşınmazları üzerinde sicilden anlaşılan üçüncü şahıslara ait haklar re’sen deftere işaret olunur.

Kıymet takdiri:

Madde 214 – Deftere geçirilen her malın kıymeti takdir olunur.

Defterin müflis tarafından tanınması:

Madde 215 – Daire doğruluğu ve noksansızlığı hakkında beyanda bulunmak üzere tutulan defteri müflise gösterir.

Müflisin cevabı deftere yazılır ve kendisine imza ettirilir.

Müflisin mükellefiyetleri:

Madde 216 – Kendisine ayrıca müsaade edilmiyen müflis tasfiyenin devamı müddetince iflas idaresinin emri altında bulunmakla mükelleftir ve icabında zabıta kuvvetleriyle getirilir. İflas idaresi müflise hususiyle emri altında tuttukça münasip miktarda muavenette bulunabilir.

Tasfiyenin tatili:

Madde 217 – Masaya ait hiç bir mal bulunmazsa iflas dairesi tasfiyenin tatiline karar verir ve ilan eder. Bu ilanda alacaklılar tarafından otuz gün içinde iflasa mütaallik muamelelerin tatbikına devam edilmesi istenilerek masrafı peşin verilmediği takdirde iflasın kapatılacağı yazılır.

II. ALACAKLILARI DAVET

Basit tasfiye:

Madde 218 – İflas dairesince defteri tutulan mallar bedelinin tasfiye masraflarını koruyamıyacağı anlaşılırsa basit tasfiye usulü tatbik olunur.

Bu takdirde iflas dairesi, alacaklıları yirmi günden az ve iki aydan çok olmamak üzere tayin edilecek müddet içinde alacaklarını ve iddialarını bildirmeğe ilanla davet eder. Bu müddet içinde alacaklılardan biri masrafları peşin vermek suretiyle tasfiyenin adi şekilde yapılmasını isteyebilir.

Basit tasfiyede iflas dairesi alacaklıların menfaatlerine muvafık surette malları paraya çevirir ve başka merasime mahal kalmaksızın alacakları tahkik ve sıralarını tayin ederek bedellerini dağıtır.

Tasfiyenin kapandığı ilan olunur.

Adi tasfiye ve iflasın açılmasının ilanı:

Madde 219 – (Değişik fıkra: 09/11/1988 – 3494/44 md.)(*) Tasfiye adi şekilde yapılacak ise, iflas dairesi 208 inci maddeye göre vereceği karar tarihinden itibaren en geç on gün içerisinde keyfiyeti 166 ncı maddenin ikinci fıkrasındaki usulle ilan eder. Bu maddedeki sürelerin hesabında son ilan tarihi esas alınır.

İlanda:

1 – Müflisin hüviyeti, yerleşim yeri ve iflasın açıldığı tarih;

2 – Alacaklılara ve istihkak iddiasında bulunanlara alacaklarını ve istihkaklarını ilandan bir ay içinde kaydettirmeleri ve delillerinin (senetler ve defterler hulasaları v.s.) asıl veya musaddak suretlerini tevdi eylemeleri, (pek uzak yerlerde veya yabancı memleketlerde ikamet eden alacaklılar için müddet uzatılabilir.)

3 – Hilafına haraket cezai mes’uliyeti müstelzim olmak üzere müflisin borçlularının aynı müddet içinde kendilerini ve borçlarını bildirmeleri;

4 – Müflisin mallarını her ne sıfatla olursa olsun ellerinde bulunduranların o mallar üzerindeki hakları mahfuz kalmak şartiyle bunları aynı müddet içinde daire emrine tevdi etmeleri ve etmezlerse makbul mazeretleri bulunmadıkça cezai mes’uliyete uğrayacakları ve rüçhan haklarından mahrum kalacakları;

5 – İlandan nihayet on gün içinde toplanmak üzere alacaklıların ilk içtimaa gelmeleri ve müflis ile müşterek borçlu olanlar ve kefillerinin ve borcu tekeffül eden sair kimselerin toplanmada bulunmağa hakları olduğu yazılır.

Açıklama:

(*) Fıkranın değişen metinleri için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 06/06/1985 tarih ve 3222 sayılı Kanun ile değiştirilen fıkra metni:

            Tasfiye adi şekilde yapılacaksa iflas dairesi keyfiyeti ilan eder.

————————-

2 – 09/11/1988 tarih ve 3494 sayılı Kanun ile değiştirilen fıkra metni:

            Tasfiye adi şekilde yapılacaksa iflas dairesi keyfiyeti 166 ncı maddenin 2 nci fıkrasındaki usulle, ilan eder. Bu maddedeki sürelerin hesabında son ilan tarihi esas alınır.

Reddedilen miraslarda alacaklıları davet:

Madde 220 – (Değişik madde: 03/07/1940 – 3890/1 md.)(*)

Reddedilen bir mirasın tasfiyesi lazım geldikte miras hükümleri mucibince evvelce alacaklılar davet edilmiş ise yukarıdaki maddeye göre kayıt müddeti on güne indirilir. Evvelce alacaklarını kayıt ettirenler için yeniden müracaata lüzum yoktur.

Açıklama:

(*) 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 220 – Reddedilen bir mirasın, ölünün sıfatına göre iflas dairesince tasfiyesi lazım geldikte miras hükümleri mucibince evvelce alacaklılar davet edilmiş ise yukardaki maddeye göre kayıt müddeti olan güne indirilir. Evvelce alacaklarını kaydettirenler için yeniden müracaata lüzum yoktur.

III. MASANIN İDARESİ

İlk alacaklılar toplanması:

Madde 221 – (Değişik madde: 06/06/1985 – 3222/25 md.)(*)

(Değişik fıkra: 09/11/1988 – 3494/45 md.)(**) İlk alacaklılar toplantısına iflas müdürü veya yardımcılarından biri başkanlık eder. Müdür, alacaklı oldukları tercihan ellerinde noter veya ipotek senedi gibi resmi senetle yahut 68/b ve 150/ı maddelerinde belirtilen belgelerle sabit olan kişilerden bir veya iki alacaklı veya mümesilleriyle birlikte bir büro teşkil eder.

Kendileri veya mümessilleri bulunan alacaklılar, malum alacaklar tutarının en az dörtte birini temsil etmesi halinde toplantı nisabı hasıl olur. Toplantıda bulunanlar beş kişiden az ise bunların, alacak tutarının yarısına sahip olması şarttır.

Kararlar, alacak tutarı ekseriyeti ile alınır.

Reylerin muteber olup olmayacağı hakkındaki ihtilafı büro halleder. Büronun işlemlerine karşı ilgililer toplantı tarihinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesine şikayette bulunabilirler. Şikayet sebebinin yerinde görülmesi ancak karar ekseriyetinin bozulması halinde nazara alınır. Aksi takdirde şikayet red olunur.

Açıklama:

(*) 06/06/1985 tarih ve 3222 sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

(**) 09/11/1988 tarih ve 3494 sayılı Kanun ile değiştirilen fıkra için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 06/06/1985 tarih ve 3222 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 221 – İlk alacaklılar toplanmasında iflas memuru yahut muavinlerinden biri reislik eder. Bu memur tarafından tayin olunacak iki alacaklı veya mümessilleri bulunamazsa bir alacaklı veya mümessili ile bir (büro) teşkil edilir.

            Kendileri veya mümessilleri hazır bulunan alacaklılar, malum alacaklılar adedinin en az dörtte birine baliğ olursa toplanma nisabı hasıl olur. Toplanmada bulunanlar beş kişiden azsa alacaklıların yarısını temsil etmeleri şarttır.

            Kararlar ekseriyeti mutlaka ile verilir. Reis reye iştirak etmez, ancak reyler müsavi gelirse reis reyiyle bir tarafa iltihak eder.

            Reylerin muteber olup olmıyacağı hakkındaki ihtilafı büro halleder.

————————-

2 – 09/11/1988 tarih ve 3494 sayılı Kanun ile değiştirilen fıkra metni:

            İlk alacaklılar toplantısında iflas memuru veya yardımcılarından biri başkanlık eder. Memur, alacaklı oldukları tercihan ellerinde noter veya ipotek senedi gibi resmi senetle sabit olan kişilerden bir veya iki alacaklı veya mümessilleriyle birlikte bir büro teşkil eder.

Toplantı veya karar nisabının oluşmaması:(*)

Açıklama:

(*) “İlk alacaklılar toplanması mümkün olmazlarsa:” olan madde başlığı, 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 53. maddesi ile metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.

Madde 222 – (Değişik madde: 17/07/2003 – 4949 S.K./53. md.)(*)(**)

Alacaklılar toplanması mümkün olmazsa veya karar nisabı oluşmazsa durum tespit olunur. Bu halde daire, ikinci alacaklılar toplanmasına kadar masayı idare eder ve tasfiyeye başlar.

Açıklama:

(*) 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 53. maddesi ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

(**) 4949 sayılı kanunla yapılan değişiklik, 30/07/2003 tarihinden sonra yapılacak ilk alacaklılar toplanmalarında uygulanır.

Tarihçe:

1 – 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 53. maddesi ile değiştirilen madde metni:

            Madde 222 – Alacaklılar toplanması mümkün olmazsa keyfiyet tesbit olunur. Bu halde daire ikinci alacaklılar toplanmasına kadar masayı idare eder ve tasfiyeye başlar.

İflas idaresi ve iflas dairesinin vazifeleri:

Madde 223 – (Değişik madde: 06/06/1985 – 3222/26 md.)(*)

İflas idaresi üç kişiden oluşur. Toplanan alacaklıların yapacağı seçimde, bu sayının iki katı, bu konuda yeterli bilgi ve tecrübeye sahip kişi aday gösterilir. Bu adaylardan dört adedi alacak tutarına göre ekseriyeti teşkil edenlerce, iki adedi ise alacaklılar sayısı itibariyle ekseriyeti teşkil edenlerce seçilir ve icra mahkemesine bildirilir. İcra mahkemesi, iflas idaresini teşkil edecek üç kişiden ikisini alacak ekseriyetine sahip olanların gösterdiği dört aday, birini ise alacaklı ekseriyetinin gösterdiği iki aday arasından seçer.

Tasfiye, iflas dairesince, yukarıdaki fıkraya göre teşkil edilen iflas idaresine havale olunur.

(Değişik fıkra: 17/07/2003 – 4949 S.K./54. md.)(**)(***) İflas idaresi toplantıları, idare memurlarının veya herhangi bir alacaklının gündem belirlemek suretiyle yapacağı talep üzerine iflas dairesi müdürünün toplantı gününden en az yedi gün önce göndereceği çağrı üzerine yapılır. İflas idaresi, kararlarını çoğunlukla alır; ancak toplantıya her üç iflas idare memurunun da katılmaması halinde iflas dairesi müdürü iflas idaresinin görevini yüklenir ve iflas idaresi adına tek başına karar alır. Toplantıya iflas idaresi memurlarından birinin veya ikisinin iştiraki halinde iflas dairesi müdürü de bu toplantıya katılır. Karar alınamaması halinde iflas dairesi müdürünün oyu doğrultusunda işlem yapılır. İflas masasına alacaklı olarak müracaat eden alacaklılar, tebligata elverişli adres göstermek ve Adalet Bakanlığınca çıkarılacak tarifede gösterilecek yazı ve tebliğ masrafları için avans vermek suretiyle iflas idaresince alınacak kararların kendilerine tebliğini isteyebilirler. Bu muameleyi yaptırmış alacaklılar hakkında iflas idare memurunun kararlarına karşı kanun yolları kendilerine tebliğ tarihinden itibaren işlemeye başlar.

İflas idaresine, Adalet Bakanlığınca hazırlanan ve iki yılda bir yenilenen ücret tarifesine göre ücret ödenir.(****)

İflas idaresi iflas dairesinin murakabesi altındadır. Bu halde iflas dairesi aşağıdaki görevleri yerine getirir:

1. Alacaklılar toplantısının kararlarına, alacaklıların menfaatine uygun görmediği bütün tedbirlere ve idarece kabul edilen alacaklar ile istihkak iddialarının kabulüne dair olan kararlardan kanuna ve hadiseye uygun görmediklerine yedi gün içinde icra mahkemesine müracaatla itiraz etmek.

2. İflası idare edenlerin ücretleriyle masrafları da dahil olmak üzere hesap pusulalarını icra mahkemesinin tasdikine arz etmek.

Açıklama:

(*) Maddenin değişen metinleri için Tarihçeye bakınız.

(**) 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 54. maddesi ile değiştirilen fıkra için Tarihçeye bakınız.

(***) 4949 sayılı kanunla yapılan değişiklik, 30/07/2003 tarihinden sonra yapılacak iflas idaresi toplantılarında uygulanır.

(****) Adalet Bakanlığınca belirlenen “İflas İdaresi Ücreti, Yazı ve Tebliğ Masrafı Tarifesi Hakkında Tebliğ”leri için Kanunun sonunda yer alan Tebliğler bölümüne bakınız.

Tarihçe:

1 – 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 223 – Toplanan alacaklılar, lazımgelen bilgi ve tecrübeyi haiz Türk vatandaşlarından intihap edecekleri bir veya bir kaç şahıstan bir iflas idaresi teşkil ve tasfiyeyi buna havale eylerler. Bu idare iflas idaresinin murakabesi altındadır.

————————-

2 – 06/06/1985 tarih ve 3222 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 223 – Toplanan alacaklılar, lazım gelen bilgi ve tecrübeyi haiz Türk vatandaşlarından intihap edecekleri bir veya bir kaç şahıstan bir iflas idaresi teşkil ve tasfiyeyi buna havale eylerler. Bu idare İflas Dairesinin murakabesi altındadır.

            Bu halde İflas Dairesi şu vazifelerle mükelleftir:

            1 – Alacaklılar toplantısının kararlarına, alacaklıların menfaatine uygun görmediği bütün tedbirlere ve hususiyle idarece kabul edilen alacaklar ile istihkak iddialarının kabulüne dair olan kararların kanuna ve hadiseye uygun görmediklerine karşı yedi gün içinde tetkik merciine müracaatla itiraz etmek,

            2 – İflası idare edenlerin ücretleriyle masrafları da dahil olmak üzere hesap pusulalarını merciin tasdikine arzetmek.

————————-

3 – 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 54. maddesi ile değiştirilen fıkra metni:

            İflas idaresi kararlarını çoğunlukla alır. İflas masasına alacaklı olarak müracaat eden alacaklılar, tebligatı kabule elverişli adres göstermek ve Adalet Bakanlığınca çıkarılacak tarifede gösterilecek yazı ve tebliğ masrafları için avans vermek suretiyle iflas idaresince alınacak kararların kendilerine tebliğini isteyebilirler. Bu muameleyi yaptırmış alacaklılar hakkında iflas idare memurunun kararlarına karşı kanun yolları kendilerine tebliğ tarihinden itibaren işlemeye başlar.

Toplanmada verilen kararlar:

Madde 224 – Alacaklılar toplanması, bilhassa müflisin sanat veya ticaretinin devamı, imalathaneleriyle mağazalarının, perakende satış yerlerin açılması, muallak davalar ve pazarlıkla satışlar hakkında müstacel kararlar verebilir.

Müflis bir konkordato teklif ederse alacaklılar tasfiyeyi tatil edebilirler.

Kararlar aleyhine müracaat:

Madde 225 – (Değişik madde: 03/07/1940 – 3890/1 md.)(*)

Alacaklılar toplanmasının kararlarından dolayı her alacaklı tarafından yedi gün içinde icra mahkemesine şikayet olunabilir. İcra mahkemesi iflas Dairesinin mütalaasını aldıktan ve icabında şikayet edeni ve dinlenmelerini istiyen alacaklıları da dinledikten sonra kısa bir zamanda kararını verir.

Açıklama:

(*) 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 225 – Alacaklılar toplanmasının kararlarından dolayı her alacaklı tarafından beş gün içinde tetkik merciine şikayet olunabilir. Merci, iflas dairesinin mütalaasını aldıktan ve icabında şikayet edeni ve dinlenmelerini istiyen alacaklıları da dinledikten sonra kısa bir zamanda kararını verir.

İflas idaresinin vazifesi:

Madde 226 – Masanın kanuni mümessili iflas idaresidir. İdare masanın menfaatlerini gözetmek ve tasfiyeyi yapmakla mükelleftir.

(Değişik fıkra: 06/06/1985 – 3222/27 md.)(*) İdare, ikimilyar liraya kadar olan alacaklardan doğrudan doğruya, daha ziyade alacaklardan alacaklılar toplanmasının vereceği yetkiyle sulh olabilir ve tahkim yapabilir.(**)(***)(*4*)

Açıklama:

(*) 06/06/1985 tarih ve 3222 sayılı Kanun ile değiştirilen fıkra için Tarihçeye bakınız.

(**) Fıkrada yer alan “ikiyüzbin” ibaresi, 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 55. maddesi ile “ikimilyar” şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

(***) 4949 sayılı kanunla yapılan değişiklik, 30/07/2003 tarihinden sonra yapılacak sulh ve tahkimlerde uygulanır.

(*4*) Fıkrada yer alan ikimilyar TL’nin Yeniden Değerleme Oranlarının uygulanması ile yıllara göre hesaplanmış tutarları aşağıda verilmiştir.

            Yeniden değerleme oranları:       Yıllara göre uygulanacak miktar:

            2012 yılı için %  7,80     – 2013 yılı uygulaması : 5.253 TL

            2011 yılı için % 10,26    – 2012 yılı uygulaması : 4.873 TL

            2010 yılı için %  7,7      – 2011 yılı uygulaması : 4.420 TL

            2009 yılı için %  2,2      – 2010 yılı uygulaması : 4.110 TL

            2008 yılı için %  12       – 2009 yılı uygulaması : 4.030 TL

            2007 yılı için %  7,2      – 2008 yılı uygulaması : 3.600 TL

            2006 yılı için %  7,8      – 2007 yılı uygulaması : 3.360 TL

            2005 yılı için %  9,8      – 2006 yılı uygulaması : 3.120 TL

            2004 yılı için %  11,2     – 2005 yılı uygulaması : 2.850 TL

            2003 yılı için %  28,5     – 2004 yılı uygulaması : 2.570 TL

Tarihçe:

1 – 06/06/1985 tarih ve 3222 sayılı Kanun ile değiştirilen fıkra metni:

            İdare üç yüz liraya kadar olan alacaklardan doğrudan doğruya, daha ziyade alacaklardan alacaklılar toplanmasının vereceği salahiyetle sulh olabilir ve tahkim yapabilir.

İflas idaresinin vazife ve mes’uliyeti:

Madde 227 – (Değişik madde: 06/06/1985 – 3222/28 md.)(*)

8 inci maddenin bir ve ikinci fıkraları ve 9, 11, 16 ve 359 uncu maddelerin icra dairelerine ait hükümleri iflas idaresi hakkında da uygulanır.

(Mülga fıkra: 02/03/2005 – 5311 S.K./28. md.)(**)

İcra mahkemesi, iflas idaresi üzerinde gözetim yetkisine sahip olup gerektiğinde iflas idaresini teşkil edenlerin görevine son verebilir. İcra mahkemesi, görevine son verilen veya istifa edenin yerine, önceki adaylar arasından 223 üncü maddedeki esaslar dairesinde yenisini seçer.

İflas idaresini teşkil edenler kusurlarından ileri gelen zarardan sorumludurlar. Bu davalara adliye mahkemelerinde bakılır.

İflas idaresini teşkil edenler Türk Ceza Kanununun uygulanmasında memur sayılırlar.

Açıklama:

(*) 06/06/1985 tarih ve 3222 sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

(**) 02/03/2005 kabul tarihli, 18/03/2005 tarih ve 25759 sayılı R.G.de yayımlanan 5311 sayılı Kanunun 28. maddesi ile, 01/04/2005 tarihinden geçerli olmak üzere (5328 sayılı kanunla yürürlük tarihi 01/06/2005 olarak değiştirilmiştir.) yürürlükten kaldırılan fıkra için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 06/06/1985 tarih ve 3222 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 227 – 5 inci madde ile 8 inci maddenin 1 ve 2 nci fıkraları 9, 11,ve 16 ncı maddelerin icra dairelerine ait hükümleri iflas idaresi hakkında da caridir.

——————————-

2 – 02/03/2005 kabul tarihli, 18/03/2005 tarih ve 25759 sayılı R.G.de yayımlanan 5311 sayılı Kanunun 28. maddesi ile yürürlükten kaldırılan fıkra metni:

            (Ek fıkra: 09/11/1988 – 3494/46 md.) İflas idaresi, icra mahkemesinin şikayet üzerine verdiği kararlara uymak zorunda olup bunlara karşı iflas idaresi olarak itiraz veya temyiz yoluna başvuramaz.

Üçüncü şahısların istihkak iddiaları:

Madde 228 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/96 md.)(*)

Üçüncü şahıslar tarafından istihkak iddiasında bulunulan eşyanın kendilerine verilip verilmiyeceğini iflas idaresi kararlaştırır.

İflas idaresi; istihkak iddiasını reddederse, üçüncü şahsa icra mahkemesinde istihkak davası açması için yedi günlük bir mühlet tayin ve tebliğ eder. Bu mühleti geçiren üçüncü şahıs, masaya karşı istihkak iddiasından vazgeçmiş sayılır.

İstihkak davasına, genel hükümler dairesinde ve basit yargılama usulüne göre bakılır.

İcra mahkemesi, icabında istihkak davacısından masanın muhtemel zararına karşı teminat istiyebilir.

Açıklama:

(*) Maddenin değişen metinleri için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 228 – Üçüncü şahıslar tarafından istihkak iddiasında bulunulan eşyanın kendilerine verilip verilmiyeceğini iflas idaresi kararlaştırır.

            İdare istihkak iddiasını reddederse davanın açılması için yedi gün mühlet tayin ve tebliğ eder. Bu mühleti geçiren üçüncü şahıs masaya karşı istihkak iddiasından vazgeçmiş sayılır.

            Mahkeme icabında istihkak davasından masanın muhtemel zararına karşı teminat istiyebilir.

————————-

2 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 228 – Üçüncü şahıslar tarafından istihkak iddiasında bulunulan eşyanın kendilerine verilip verilmiyeceğini İflas İdaresi kararlaştırır.

            İdare İstihkak iddiasını reddederse davanın açılması için yedi gün mühlet tayin ve tebliğ eder. Bu mühleti geçiren üçüncü masaya karşı istihkak iddiasından vazgeçmiş sayılır.

            Mahkeme icabında istihkak davacısından masanın muhtemel zararına karşı teminat isteyebilir.

Masa alacaklarının tahsili, müstacel satış:

Madde 229 – İflas idaresi, masanın vadesi gelmiş alacaklarını tahsil ve lüzumunda takip veya dava eder.

Kıymeti düşecek yahut muhafazası masraflı olacak şeyler geciktirilmeksizin satılır. Borsa veya piyasada fiyatı bulunan esham ve eşya derhal paraya çevrilebilir. Sair mallar ancak ikinci alacaklılar toplanmasından sonra satılır.

Üzerinde rehin hakkı bulunan mallar 185 inci madde hükmüne tabidir.

IV. ALACAKLARIN TAHKİKİ VE SIRALARIN TAYİNİ

İddia edilen alacakların tetkiki:

Madde 230 – İdare, alacak ve istihkak iddialarının kaydı için tayin olunan müddet bittikten sonra iddiaları tahkik ve tetkik eder. Müflisi bulundurmak mümkünse her iddia hakkında ne diyeceğini sorar ve icabına göre kabul veya ret kararı verir.

Tapu sicilline yazılı alacaklar:

Madde 231 – Tapu sicilline yazılı olan alacaklar; kayıt için müracaat edilmemiş olsa bile işliyen faizle kabul olunurlar.

Alacaklılar sıra cetvelinin müddet ve şekli:

Madde 232 – (Değişik madde: 09/11/1988 – 3494/47 md.)(*)

Alacakların kaydı için muayyen müracaat müddeti geçtikten sonra ve iflas idaresinin seçilmesinden itibaren en geç üç ay içinde iflas idaresi tarafından 206 ve 207 nci maddelerde yazılı hükümlere göre alacaklıların sırasını gösteren bir cetvel yapılır ve iflas dairesine bırakılır. Zorunlu hallerde üç ayın hitamından önce iflas idaresinin icra mahkemesine başvurması halinde icra mahkemesi bir defaya mahsus olmak üzere bu süreyi en çok üç ay daha uzatabilir. Süre içinde sıra cetvelinin verilmemesi halinde iflas dairesinin durumu icra mahkemesine intikal ettirmesi üzerine iflas idaresi üyelerinin vazifesine son verilir ve sebketmiş hizmetleri için kendilerine bir ücret tahakkuk ettirilmeyeceği gibi bir daha aynı iflas idaresinde görev alamazlar.

Açıklama:

(*) 09/11/1988 tarih ve 3494 sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 09/11/1988 tarih ve 3494 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 232 – Alacakların kaydı için muayyen müracaat müddeti geçtikten sonra yirmi gün içinde iflas idaresi tarafından 206 ve 207 nci maddelerde yazılı hükümlere göre alacaklıların sırasını gösteren bir cetvel yapılır.

Reddedilen alacaklar:

Madde 233 – (Değişik madde: 09/11/1988 – 3494/48 md.)(*)

Sıra cetvelinde kabul edilmeyen alacaklar red sebepleri ile birlikte gösterilir. Ancak, iflas idaresi ipotekle temin edilmiş alacakla ilgili olarak bunu doğuran sebep veya ipotek limiti miktarı bakımından red kararı vermeyip, kabul etmediği ikinci alacaklılar toplantısına bildirir. İpoteğin iptali veya miktarının tenzili iddiasını takip hakkı, isteyen alacaklıya 245 inci madde hükmü çerçevesinde devrolunur.

Açıklama:

(*) 09/11/1988 tarih ve 3494 sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 09/11/1988 tarih ve 3494 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 233 – Sıra cetvelinde kabul edilmiyen alacaklarla ret sebepleri de gösterilir.

Alacaklılar sıra cetveli, ilan ve ihbar:

Madde 234 – (Değişik fıkra: 06/06/1985 – 3222/29 md.)(*) İflas idaresi sıra cetvelini iflas dairesine verir ve alacaklıları 166 ncı maddenin 2 nci fıkrasındaki usule göre ilan yoluyla haberdar eder.

İddialarının tamamı veya bir kısmı reddedilen yahut iddia ettikleri sıraya kabul edilmiyen alacaklılara doğrudan doğruya haber verilir.

Açıklama:

(*) 06/06/1985 tarih ve 3222 sayılı Kanun ile değiştirilen fıkra için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 06/06/1985 tarih ve 3222 sayılı Kanun ile değiştirilen fıkra metni:

            İflas idaresi sıra cetvelini iflas dairesine verir ve alacaklıları ilanla haberdar eder.

Sıra cetveline itiraz ve neticeleri:

Madde 235 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/97 md.)(*)

(Değişik fıkra: 09/11/1988 – 3494/49 md.)(**) Sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren onbeş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecburdurlar. 223 üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmü mahfuzdur. Bu davaya bakan mahkeme, davacının isteği halinde ikinci alacaklılar toplantısına katılıp katılmaması ve ne nisbette katılması gerektiği konusunda 297 nci maddenin son fıkrasına kıyasen onbeş gün zarfında karar verir.

İtiraz eden, talebinin haksız olarak ret veya tenzil edildiğini iddia ederse dava masaya karşı açılır. Muteriz başkasının kabul edilen alacağına veya ona verilen sıraya itiraz ediyorsa davasını o alacaklı aleyhine açar.

Bir alacağın terkini hakkında açılan dava kazanılırsa, bu alacağa tahsis edilen hisse dava masrafları da dahil olduğu halde sıraya bakılmaksızın alacağı nisbetinde itiraz edene verilir ve artanı da diğer alacaklılara sıra cetveline göre dağıtılır. Dava basit yargılama usulü ile görülür.

Ancak, itiraz alacağın esas veya miktarına taallük etmeyip yalnız sıraya dair ise şikayet yoliyle icra mahkemesine arz olunur.

Açıklama:

(*) Maddenin değişen metinleri için Tarihçeye bakınız.

(**) 09/11/1988 tarih ve 3494 sayılı Kanun ile değiştirilen fıkra için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 235 – Sıra cetveline itiraz edenler cetvelin verilmesinin ilanından beş gün içinde iflasa karar veren mahkemeye müracaata mecburdur.

            İtiraz eden talebinin haksız olarak ret veya tenzil edildiğini yahut istediği sıraya kaydedilmediğini iddia ederse dava masaya karşı açılır. Muteriz başkasının kabul edilen alacağına itiraz eyliyorsa davasını o alacaklı aleyhine açar.

            Bir alacağın terkini hakkında açılan dava kazanılırsa bu alacağa tahsis edilen hisse dava masrafları da dahil olduğu halde sıraya bakılmaksızın alacağı nispetinde itiraz edene verilir ve artanı da diğer alacaklılara sıra cetveline göre dağıtılır. Dava seri muhakeme usuliyle görülür.

            Ancak itiraz alacağın esas ve miktarına taalluk etmeyip yalnız sıraya dair ise şikayet yoliyle tetkik merciine arzolunur.

————————-

2 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 235 – Sıra cetveline itiraz edenler cetvelin verilmesini ilanından yedi gün içinde iflasa karar veren mahkemeye müracaata mecburdurlar.

            İtiraz eden, talebinin haksız olarak red veya tenzil edildiğini yahut istediği sıraya kaydedilmediğini iddia ederse dava masaya karşı açılır. Muteriz başkasının kabul edilen alacağına itiraz eyliyorsa davasını o alacaklı aleyhine açar.

            Bir alacağın terkini hakkında açılan dava kazanılırsa bu alacağa tahsis edilen hisse dava masrafları da dahil olduğu halde sıraya bakılmaksızın alacağı nispetinde itiraz edene verilir ve artanı da diğer alacaklılara sıra cetveline göre dağıtılır. Dava seri muhakeme usulü ile görülür.

            Ancak itiraz alacağın esas veya miktarını taalluk etmeyip yalnız sıraya dair ise şikayet yoliyle tetkik merciine arzolunur.

————————-

3 – 09/11/1988 tarih ve 3494 sayılı Kanun ile değiştirilen fıkra metni:

            Sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin verilmesinin ilanından yedi gün içinde iflasa karar veren mahkemeye müracaatla dava açmaya mecburdurlar.

Geç kalan müracaatlar:

Madde 236 – Vaktinde deftere kaydettirilmiyen alacaklar iflasın kapanmasına kadar kabul olunur.

Geç kalmadan ileri gelen masraflar alacaklıya aittir. Alacaklı bu masrafları peşin vermeğe cebrolunabilir.

Müracaattan evvel kararlaştırılmış paylaşmıya alacaklının iştirak hakkı yoktur.

İflas idaresi alacağı kabul ederse alacaklılar sıra cetvelini düzeltir ve bunu ilan ile alacaklılara bildirir.

235 inci madde hükmü burada da caridir.

V. MASANIN TASFİYESİ

İkinci alacaklılar toplanması:

Madde 237 – (Değişik fıkra: 09/11/1988 – 3494/50 md.)(*) İflas idaresi, alacakların tespit işini yaptıktan sonra, 232 nci maddedeki sürenin bitiminde alacakları tamamen veya kısmen idarece kabul edilen alacaklılar ile sıra cetveline kayıt davası açmış alacaklılardan 235 inci maddeye göre katılmalarına karar verilmiş olanları da ikinci toplantıya ilanla davet eder.

İlan, en az yirmi gün evvel yapılır ve ilanın birer nüshası alacaklılara gönderilir.

Konkordato teklifi hakkında müzakere cereyan edecekse davette bu cihet de bildirilmelidir.

Toplanmıya iflas memuru veya muavini reislik eder. 221 inci maddenin 2 ve 3 üncü fıkraları burada da caridir.

Açıklama:

(*) 09/11/1988 tarih ve 3494 sayılı Kanun ile değiştirilen fıkra için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 09/11/1988 tarih ve 3494 sayılı Kanun ile değiştirilen fıkra metni:

            İflas idaresi alacakların tahkiki işini yaptıktan sonra; alacaklıları ikinci toplanmıya ilanla davet eder. Bu toplanmıya alacakları tamamen veya kısmen idarece kabul edilen alacaklılar çağrılır.

İkinci alacaklılar toplanmasının yetkisi:

Madde 238 – İflas idaresi tasfiyenin cereyanı şekline ve alacaklarla borçların vaziyetine dair alacaklılar toplanmasına mufassal bir rapor verir.

Alacaklılar toplanması iflas idaresini vazifelerinde bırakmak isterse bu hususta ve masanın menfaati için zaruri gördüğü diğer hususlarda icap eden kararları verir.

Toplantı ve karar nisabının oluşmaması:(*)

Açıklama:

(*) “Toplanma mümkün olmazsa:” olan madde başlığı, 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 56. maddesi ile metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.

Madde 239 – (Değişik madde: 17/07/2003 – 4949 S.K./56. md.)(*)

Alacaklıların toplanması mümkün olmazsa veya karar nisabı oluşmazsa durum tespit olunur. Bu halde iflas idaresi tasfiye kapanıncaya kadar işe devam eder.

Açıklama:

(*) 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 56. maddesi ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 56. maddesi ile değiştirilen madde metni:

            Madde 239 – Alacaklılar toplanması mümkün olmazsa keyfiyet tesbit edilir ve bu halde iflas idaresi tasfiye kapanıncaya kadar işe devam eder.

Yeniden alacaklılar toplanması:

Madde 240 – (Değişik madde: 06/06/1985 – 3222/30 md.)(*)

Alacaklıların ekseriyeti ister yahut iflas idaresi lüzumuna kani olursa yeniden alacaklılar toplanması için davet yapılabilir. Yeniden alacaklılar toplantısının gündemindeki konular hakkında alacaklıların oyu, kendilerinin bilinen adreslerine taahhütlü bir mektupla yazılacak davet üzerine ve imzası noterlikçe tasdikli cevap yazısı ile elde edilebilir.

Nisap hakkında 221 inci madde hükümleri uygulanır.

Açıklama:

(*) 06/06/1985 tarih ve 3222 sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 06/06/1985 tarih ve 3222 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 240 – Alacaklıların ekseriyeti ister yahut iflas idaresi lüzumuna kani olursa yeniden alacaklılar toplanması için davet yapılabilir.

Malların paraya çevrilmesi usulü:

Madde 241 – Masaya ait mallar iflas idaresi marifetiyle açık artırma yahut alacaklılar karar verirlerse pazarlık suretiyle satılır.

Üzerlerinde rehin hakkı bulunan eşya ancak rehin sahibi alacaklıların da muvafakati halinde pazarlık suretiyle satılabilir.

Artırmanın ilanı:

Madde 242 – Satış ilanında artırmanın yapılacağı yer gün ve saat yazılır. Satılan taşınmaz ise ilan en aşağı bir ay evvel yapılır. İlanda satış şartlarının iflas dairesinde ne günden itibaren görüleceği dahi gösterilir.

İpotek alacaklısına ilandan bir nüsha verilir ve kendisine tahmin edilen bedel bildirilir.

Artırma ve İhale:

Madde 243 – İflas idaresi tarafından artırma ile satılacak taşınır ve taşınmaz malların ihalesi 115 ve 129 uncu maddelerin 185 inci maddeye muhalif olmıyan hükümlerine göre yapılır.

Taşınır satışlarında 242 nci madde hükmü tatbik olunur.(*)

Açıklama:

(*) Fıkrada yer alan “116 ve 242 nci maddeler” ibaresi, 02.07.2012 kabul tarihli, 05.07.2012 tarih ve 28344 sayılı R.G.de yayımlanan 6352 sayılı Kanunun 37. maddesiyle, 05.01.2013 tarihinde yürürlüğe girmek üzere “242 nci madde” olarak değiştirilmiştir.

Artırma suretiyle satışın şartları:

Madde 244 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/98 md.)(*)

117, 118, 124, 125, 130, 131, 133, 134 ve 135 inci maddeler burada da uygulanır. İcra dairesine ait vazifeler iflas idaresi tarafından görülür.

Açıklama:

(*) 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 244 – 117, 118, 124, 125, 130, 131, 134 ve 135 inci maddeler burada da tatbik olunur. İcra dairesinin vazifeleri iflas idareleri tarafından görülür.

Münazaalı hakların talep eden alacaklılara temliki :

Madde 245 – Alacaklıların masa tarafından neticelendirilmesine lüzum görmedikleri bir iddianın takibi hakkı istiyen alacaklıya devrolunur. Hasıl olan neticeden masraflar çıkarıldıktan sonra devralanın alacağı verilir ve artanı masaya yatırılır.

Aile yurtları:

Madde 246 – Aile yurtları hakkındaki Kanunu Medeni hükümleri mahfuzdur.

VI. PARALARIN PAYLAŞTIRILMASI

Pay cetveli ve son hesap :

Madde 247 – Satılan malların bedeli tahsil edilip alacaklıların sıra cetveli katileşince iflas idaresi paraların pay cetvelini ve son hesabını yapar.

İflas masrafları ve masanın borçları:

Madde 248 – İflasın açılmasından ve tasfiyeden doğan masraflar önce çıkarılır. Rehinlerin bedelinden yalnız rehinin muhafaza ve paraya çevrilmesi masrafları çıkarılır.

Pay cetvelinin iflas dairesine bırakılması:

Madde 249 – Pay cetveli ve son hesap iflas dairesine bırakılır ve orada on gün kalır.

İflas idaresince bırakılma keyfiyeti ve payının miktarı her alacaklıya bildirilir.

Dağıtma :

Madde 250 – (Değişik madde: 17/07/2003 – 4949 S.K./57. md.)(*)(**)(***)

Dağıtıma yukarıdaki maddede yazılı bırakılma müddeti bittikten sonra başlanır. Şikayet vaki olmuşsa, dağıtım bu şikayet üzerine verilecek kararın dağıtıma etkili olabileceği oranda ertelenebilir. 144 üncü madde hükümleri burada da uygulanır. Taliki bir şarta veya belirli olmayan bir vadeye bağlı alacaklar için ayrılan paylar hakkında 9 uncu madde hükümleri uygulanır.

Açıklama:

(*) 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 57. maddesi ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

(**) Madde, 4949 sayılı kanunla değişik haliyle 31/10/2003 tarihinden itibaren uygulanır.(Geçici Madde 5.in 1 ve 35 numaralı bendlerine bakınız.)

(***) Madde, 4949 sayılı kanunla değişik haliyle, 30/07/2003 tarihinden sonra düzenlenen pay cetvellerinde veya Kanun yürürlüğe girdiği(30/07/2003) sırada derdest bir şikayete konu teşkil etmiş olan pay cetvellerinde uygulanır.(Geçici Madde 5.in 1 ve 35 numaralı bendlerine bakınız.)

Tarihçe:

1 – 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 57. maddesi ile değiştirilen madde metni:

            Madde 250 – Yukarki maddede yazılı bırakılma müddeti bittikten ve şikayet vaki olmuşsa halledildikten sonra idare paraları dağıtmağa başlar 144 üncü madde hükümleri burada da tatbik olunur. Taliki bir şarta veya muayyen olmıyan bir vadeye muallak alacaklar için ayrılan paylar sağlam bir bankaya, bulunmıyan yerlerde mahkeme veya icra sandıklarına yatırılır.

Borç ödemeden aciz vesikası :

Madde 251 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/99 md.)(*)

İdare, paraları dağıtırken alacağının tamamını alamamış olan her alacaklıya ödenmemiş miktar için aciz vesikası verir. Vesikada müflisin alacağı kabul veya reddettiği yazılır. Kabul halinde vesika 68 inci maddenin 1 inci fıkrasında yazılı senet mahiyetinde olur.

(Değişik cümle: 17/07/2003 – 4949 S.K./58. md.)(**)(***) 196 ncı madde hükmü saklı kalmak kaydıyla, aciz vesikası 143 üncü maddede yazılı olan hukuki sonuçları doğurur. Fakat, müflis yeni mal iktisap etmedikçe hakkında yeniden takip talebinde bulunulamaz. Müflis, bu yeni takip üzerine kendisine gönderilen ödeme emrine yeni mal iktisap etmediği yolunda itiraz ederse, ihtilaf icra mahkemesinde genel hükümler ve basit yargılama usulüne göre karara bağlanır. (Ek cümle: 17/07/2003 – 4949 S.K./58. md.)(****) Müflise yeni mal iktisap etmediği itirazında bulunma imkanını sağlamak niyetiyle üçüncü kişinin hak sahibi kılındığı ama müflisin fiilen tasarruf ettiği mallar, üçüncü kişi bu durumu biliyor veya bilmesi gerekiyorsa, yeni mal sayılır.

Açıklama:

(*) 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

(**) 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 58. maddesi ile değiştirilen cümle için Tarihçeye bakınız.

(***) 4949 sayılı kanunla değiştirilen cümle, yollama yaptığı 143 üncü maddenin birinci fıkrası ve yedinci fıkrası bakımından 31/01/2004 tarihinden itibaren, yollama yaptığı 143 üncü maddenin altıncı fıkrası bakımındansa 30/07/2003 tarihinden itibaren uygulanır.

(****) 4949 sayılı kanunla eklenen cümle, 30/07/2003 tarihinden itibaren uygulanır.

Tarihçe:

1 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 251 – İdare, paraları dağıtırken alacağının tamamını alamamış olan her alacaklıya ödenmemiş miktar için aciz vesikası verir. Vesikada müflisin alacağı kabul veya reddettiği yazılır. Kabul halinde vesika 68 inci maddenin 1 inci fıkrasında yazılı senet mahiyetinde olur.

            Aciz vesikası 143 üncü maddede yazılı olan hakları verir, fakat müflis mal iktisap etmedikçe hakkında yeniden takip talebinde bulunulamaz ve ihtilaf vukuunda mahkeme seri muhakeme usuliyle kararını verir.

———————————-

2 – 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 58. maddesi ile değiştirilen cümle metni:

            Aciz vesikası 143 üncü maddede yazılı olan hakları verir.

Muvakkat dağıtmalar:

Madde 252 – İtiraz müddetinin bitmesinden sonra muvakkat dağıtmalar yapılabilir.

İtiraz üzerine mahkemece henüz intaç edilmemiş bulunan ihtilaflı alacaklar için pay ayrılıp 250 nci madde hükmü dairesinde muhafaza edilir.

Kaydettirilmemiş alacaklar :

Madde 253 – Evvelce kaydedilmemesinden dolayı tasfiyeye girmemiş olan alacaklara aciz vesikası verilen alacaklar hakkındaki hükümler tatbik olunur.

VII. İFLASIN KAPANMASI

Nihai rapor ve kapanma kararı :

Madde 254 – Paralar dağıtıldıktan sonra idare iflasa hükmeden mahkemeye son bir rapor verir.

Mahkeme iflasın idaresinde hata ve noksan görürse icra mahkemesine bundan haber verir.

Mahkeme, tasfiyenin bittiğini anladıktan sonra kapanma kararı verir.

(Ek fıkra: 02/03/2005 – 5311 S.K./15. md.)(*) İflasın kapanması hakkında verilen hükme karşı tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi kararına karşı tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir. İstinaf ve temyiz incelemeleri, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre yapılır.

İflas dairesi kapanmayı ilan eder.

Açıklama:

(*) 02/03/2005 kabul tarihli, 18/03/2005 tarih ve 25759 sayılı R.G.de yayımlanan 5311 sayılı Kanunun 15. maddesi ile eklenen fıkra, 01/04/2005 tarihinden geçerli olmak üzere (5328 sayılı kanunla yürürlük tarihi 01/06/2005 olarak değiştirilmiştir.) yürürlüğe girer.

İflas kapandıktan sonra :

Madde 255 – İflas kapandıktan sonra tasfiyeden hariç kalmış bir mal bulunduğu haber alınırsa iflas dairesi o mala vaziyed edip sattıktan sonra başka bir merasime hacet kalmaksızın bedelini eksik alan alacaklılara sıralarına göre dağıtılır.

Evvelce bankaya yatırılmış olupta tasarrufu kabil bir hale gelen paralar hakkında da hüküm böyledir.

Şüpheli bir hak mevzuubahis oldukta iflas dairesi alacaklılara keyfiyeti ilan eder yahut mektupla bildirir ve 245 inci madde mucibince muamele yapılır.

İflasın tasfiyesi müddeti :

Madde 256 – İflas açıldıktan altı ay içinde tasfiye edilmek lazımdır. Bu müddet içinde tasfiye muamelesi bitmediği takdirde alacaklılar toplanıp basit tasfiye usulünün tatbikına karar verebilir. Bu karar da ekseriyeti meblağiyenin husulü şarttır. Böyle bir karar verilmemişse icra mahkemesi icabına göre müddeti uzatır.

DOKUZUNCU BAP: İhtiyati haciz

İhtiyati haciz şartları :(*)

Açıklama:

(*) “İhtiyati haciz:” olan madde başlığı, 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 59. maddesi ile metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.

Madde 257 – Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.(*)

Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:

1 – Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;

2 – Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;(**)(***)

Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.

(Mülga fıkra: 14.01.2011 – 6103 S.K./41. md.)(*4*)

(Mülga fıkra: 14.01.2011 – 6103 S.K./41. md.)(*4*)

Açıklama:

(*) Fıkrada yer alan “borcun” ibaresi, 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 59. maddesi ile “para borcunun” şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

(**) Bendde yer alan “kaçarsa” ibaresi, 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 59. maddesi ile “kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa” şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

(***) 4949 sayılı kanunla yapılan değişiklik, 30/07/2003 tarihinden itibaren yapılacak ihtiyati haciz taleplerinde uygulanır.

(*4*) 14.01.2011 kabul tarihli, 14.02.2011 tarih ve 27846 sayılı R.G.de yayımlanan 6103 sayılı Kanunun 41. maddesiyle, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmek üzere yürürlükten kaldırılan 4. ve 5. fıkra için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 14.01.2011 kabul tarihli, 14.02.2011 tarih ve 27846 sayılı R.G.de yayımlanan 6103 sayılı Kanunun 41. maddesiyle yürürlükten kaldırılan 4. ve 5. fıkra:

            (Ek fıkra: 29/06/1956 – 6763/42 md.) Gemi alacaklıları, donatanın yalnız mahdut aynı surette mesul olduğu haller de, ancak mesuliyete mevzu teşkil eden mal ve haklara ihtiyati haciz koydurabilirler. Donatanın aynı zamanda şahsan mesul olduğu haller bundan müstesnadır. Şu kadar ki, donatanın şahsi mesuliyeti bir miktar ile mahdut ise gemi alacaklıları ancak bu miktar için donatanın diğer mallarını haczettirebilirler.

            (Ek fıkra: 29/06/1956 – 6763/42 md.) Yük alacaklıları hakkında da yukarki fıkra hükmü kıyas yoluyla tatbik olunur.

İhtiyati haciz kararı :

Madde 258 – İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur.

Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir.

(Değişik fıkra: 02/03/2005 – 5311 S.K./16. md.)(*) İhtiyati haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.

Açıklama:

(*) 02/03/2005 kabul tarihli, 18/03/2005 tarih ve 25759 sayılı R.G.de yayımlanan 5311 sayılı Kanunun 16. maddesi ile, 01/04/2005 tarihinden geçerli olmak üzere (5328 sayılı kanunla yürürlük tarihi 01/06/2005 olarak değiştirilmiştir.) değiştirilen fıkra için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 02/03/2005 kabul tarihli, 18/03/2005 tarih ve 25759 sayılı R.G.de yayımlanan 5311 sayılı Kanunun 16. maddesi ile değiştirilen fıkra metni:

            (Ek fıkra: 17/07/2003 – 4949 S.K./60. md.)(*) İhtiyati haciz talebinin reddi halinde alacaklı kanun yoluna başvurabilir.

            (*) 4949 sayılı kanunla yapılan değişiklik, 30/07/2003 tarihinden itibaren yapılacak ihtiyati haciz taleplerinde uygulanır.

İhtiyati hacizde teminat :

Madde 259 – (Değişik madde: 03/07/1940 – 3890/1 md.)(*)

İhtiyati haciz istiyen alacaklı hacizde haksız çıktığı taktirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan mesul ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 96 ncı maddesinde yazılı teminatı vermeğe mecburdur.

Ancak alacak bir ilama müstenid ise teminat aranmaz.

Alacak ilam mahiyetinde bir vesikaya müstenid ise mahkeme teminata lüzum olup olmadığını takdir eder.

Tazminat davası ihtiyati haczi koyan mahkemede dahi görülür.

Açıklama:

(*) 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 259 – İhtiyati haciz isteyen alacaklı hacizde haksız çıktığı takdirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrıyacakları bütün zararlardan mesul ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 96 ncı maddesinde yazılı teminatı vermeğe mecburdur.

            Ancak alacak katileşmiş bir ilama müstenit ise teminat aranmaz.

            Alacak ilam mahiyetinde bir vesikaya müstenit ise mahkeme teminata lüzum olup olmadığını takdir eder.

            Tazminat davası ihtiyati haczi koyan mahkemede dahi görülür.

İhtiyati haciz kararının muhtevası :

Madde 260 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/100 md.)(*)

İhtiyati haciz kararında :

1. Alacaklının ve icabında mümessilinin ve borçlunun adı, soyadı ve yerleşim yeri,

2. Haczin ne gibi belgelere müsteniden ve ne miktar alacak için konulduğu,

3. Haciz konulmasının sebebi,

4. Haczolunacak şeyler,

5. Alacaklının zararın tazminiyle mükellef olduğu ve gösterilen teminatın nelerden ibaret bulunduğu,

Yazılır.

Açıklama:

(*) 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 260 – Mahkeme ihtiyati haciz kararını icra dairesine gönderir.

            Kararda :

            1 – Alacaklının ve icabında mümessilinin ve borçlunun isim ve ikametgahı;

            2 – Haczin ne miktar alacak için konulduğu;

            3 – Haczin konulmasının sebebi;

            4 – Haczolunacak şeyler;

            5 – Alacaklının zararın tazminiyle mükellef olduğu ve gösterilen teminatın nelerden ibaret bulunduğu yazılır.

İhtiyati haciz kararının icrası :

Madde 261 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/101 md.)(*)

Alacaklı, ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesinden kararın infazını istemeye mecburdur. Aksi halde ihtiyati haciz kararı kendiliğinden kalkar.

İhtiyati haciz kararları, 79 dan 99 uncuya kadar olan maddelerdeki haczin ne suretle yapılacağına dair hükümlere göre icra edilir.

(Ek fıkra: 17/07/2003 – 4949 S.K./61. md.)(**) İhtiyati haczin infazı ile ilgili şikayetler infazı yapan icra dairesinin bağlı olduğu icra mahkemesine yapılır.

Açıklama:

(*) 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

(**) 4949 sayılı kanunla yapılan değişiklik, 30/07/2003 tarihinden itibaren yapılacak ihtiyati haciz taleplerinde uygulanır.

Tarihçe:

1 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 261 – İhtiyati haciz kararları; 80 den 99 uncuya kadar olan maddelerde, haczin ne suretle yapılacağına dair olan hükümlere göre icra olunur.

Zabıt tutma ve haciz tutanağının tebliği :

Madde 262 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/102 md.)(*)

Haczi icra eden memur bir tutanak düzenler. Bunda haczolunan şeyler ve kıymetleri gösterilir ve derhal icra dairesine verilir.

İcra dairesi, ihtiyati haciz tutanağının birer suretini üç gün içinde haciz sırasında hazır bulunmıyan alacaklı ve borçluya ve icabında üçüncü şahsa tebliğ eder.

Açıklama:

(*) Maddenin değişen metinleri için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 262 – Haczi icra eden memur bir zabıt varakası tutar. Bunda haczolunan şeyler ve kıymetleri gösterilir ve derhal icra dairesine verilir.

            İcra dairesi ihtiyati haciz kararnamesinin bir suretini üç gün içinde alacaklı ve borçluya ve icabında üçüncü şahsa tebliğ eder.

————————-

2 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 262 – Haczi icra eden memur bir zabıt varakası tutar. Bunda haczolunan şeyler ve kıymetleri gösterilir ve derhal icra dairesine verilir.

            İcra dairesi ihtiyati haciz zabıt varakasının bir suretini üç gün içinde alacaklı ve borçluya ve icabında üçüncü şahsa tebliğ eder.

Borçlu tarafından gösterilecek teminat :

Madde 263 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/103 md.)(*)

Haczolunan mallar istenildiği zaman para veya ayın olarak verilmek ve bu hususu temin için malların kıymetleri depo edilmek veya icra memuru tarafından kabul edilecek esham ve tahvilat veya taşınır ve taşınmaz rehin veya muteber bir banka kefaleti gösterilmek şartiyle borçluya ve mal üçüncü şahıs elinde haczolunmuşsa bir taahhüt senedi alınarak bu şahsa bırakılabilir. İstenilecek teminat her halde borç ve masraf tutarını geçemez.

Açıklama:

(*) 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 263 – Haczolunan mallar, istenildiği zaman para veya ayın olarak verilmek ve bu hususu temin için malların kıymetleri depo edilmek yahut icra dairesinin bulunduğu mahalde ikametgah sahibi bir şahıs müteselsil kefil gösterilmek şartiyle borçluya ve mal üçüncü şahıs yedinde haczolunmuşsa bir taahhüt senedi alınarak kendisine bırakılabilir.

İhtiyati haczi tamamlıyan merasim :

Madde 264 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/104 md.)(*)

Dava açılmadan veya icra takibine başlanmadan evvel ihtiyati haciz yaptırmış olan alacaklı; haczin tatbikinden, haciz gıyabında yapılmışsa haciz zabıt varakasının kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde ya takip talebinde (Haciz veya iflas) bulunmaya veya dava açmaya mecburdur.

İcra takibinde, borçlu ödeme emrine itiraz ederse bu itiraz hemen alacaklıya tebliğ olunur. Alacaklı, tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını istemeye veya mahkemede dava açmaya mecburdur. İcra mahkemesi, itirazın kaldırılması talebini reddederse alacaklının kararın tefhim veya tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dava açması lazımdır.

(Değişik fıkra: 17/07/2003 – 4949 S.K./62. md.)(**)(***) İhtiyati haciz, alacak davasının mahkemede görüldüğü sırada konulmuş veya alacaklı birinci fıkraya göre mahkemede dava açmış ise, esas hakkında verilecek hükmün mahkemece tebliğinden itibaren bir ay içinde alacaklı takip talebinde bulunmaya mecburdur.

Alacaklı bu müddetleri geçirir veya davasından yahut takip talebinden vazgeçerse veya takip talebi kanuni müddetlerin geçmesiyle düşerse veya dava dosyası muameleden kaldırılıp da bir ay içinde dava yenilenmezse veya davasında haksız çıkarsa ihtiyati haciz hükümsüz kalır ve alakadarlar isterse lazım gelenlere bildirilir.

Borçlu müddeti içinde ödeme emrine itiraz etmez veya itirazı icra mahkemesince kesin olarak kaldırılır veya mahkemece iptal edilirse, ihtiyati haciz kendiliğinden icrai hacze inkılabeder.

Açıklama:

(*) Maddenin değişen metinleri için Tarihçeye bakınız.

(**) 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 62. maddesi ile değiştirilen fıkra için Tarihçeye bakınız.

(***) 4949 sayılı kanunla yapılan değişiklik, 30/07/2003 tarihinden itibaren yapılacak ihtiyati haciz taleplerinde uygulanır.

Tarihçe:

1 – 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 264 – Dava açılmadan veya icra takibine başlanmadan evvel ihtiyati haciz yaptırmış olan alacaklı kararın kendisine tebliğinden yedi gün içinde ya takip talebinde bulunmağa veya dava açmağa mecburdur.

            Borçlu itiraz ederse itirazı alacaklıya hemen tebliğ olunur. Alacaklı tebliğ tarihinden beş gün içinde tetkik merciinden itirazın refini istemeğe yahut dava açmağa mecburdur. Tetkik mercii itirazın ref’i talebini reddederse alacaklının karar tarihinden beş gün içinde dava açması lazımdır.

            İhtiyati haciz, alacak davasının mahkemede görüldüğü sırada konulmuşsa mahkemece esas hakkında verilecek hükmün tefhiminden itibaren iki ay içinde alacaklı takip talebinde bulunmağa mecburdur.

Alacaklı bu müddetleri geçirir veya davasından yahut takip talebinden vazgeçerse veya davası yahut takip talebi, kanuni müddetlerin geçmesiyle düşerse veya davasında haksız çıkarsa ihtiyati haciz hükümsüz kalır ve alakadarlar isterse lazım gelenlere bildirilir.

————————-

2 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 264 – Dava açılmadan veya icra takibine başlamadan evvel ihtiyati haciz yaptırmış olan alacaklı zabıt varakasının kendisine tebliğinden yedi gün içinde ya takip talebinde bulunmağa veya dava açmağa mecburdur.

            Borçlu itiraz ederse alacaklıya itirazı hemen tebliğ olunur. Alacaklı tebliğ tarihinden yedi gün içinde tetkik merciinden itirazın refini istemeğe yahut dava açmağa mecburdur. Tetkik mercii itirazın ref talebini reddederse alacaklının karar tarihinden yedi gün içinde dava açması lazımdır.

            İhtiyati haciz, alacak davasının mahkemede görüldüğü sırada konulmuş ise esas hakkında verilecek hükmün sulh mahkemelerinde tefhim ve asliye mahkemelerinde tebliğinden itibaren bir ay içinde alacaklı takip talebinde bulunmağa mecburdur.

            Alacaklı bu müddetleri geçirir veya davasından yahut takip talebinden vazgeçerse veya davası yahut takip talebi, kanuni müddetlerin geçmesile düşerse veya davasında haksız çıkarsa ihtiyati haciz hükümsüz kalır ve alakadarlar isterse lazım gelenlere bildirilir.

————————-

3 – 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 62. maddesi ile değiştirilen fıkra metni:

            İhtiyati haciz, alacak davasının mahkemede görüldüğü sırada konulmuş veya alacaklı birinci fıkraya göre mahkemede dava açmış ise, esas hakkında verilecek hükmün sulh mahkemelerinde tefhim ve asliye mahkemelerinde tebliğinden itibaren bir ay içinde alacaklı takip talebinde bulunmaya mecburdur.

İhtiyati haciz kararına itiraz ve temyiz:(*)

Açıklama:

(*) “İhtiyati haciz kararına itiraz:” olan madde başlığı, 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 63. maddesi ile metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.

Madde 265 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/105 md.)(*)

(Değişik fıkra: 17/07/2003 – 4949 S.K./63. md.)(**)(***) Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir.

(Ek fıkra: 17/07/2003 – 4949 S.K./63. md.) Menfaati ihlal edilen üçüncü kişiler de ihtiyati haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde ihtiyati haczin dayandığı sebeplere veya teminata itiraz edebilir.

Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder.

İtiraz eden, dilekçesine istinat ettiği bütün belgeleri bağlamaya mecburdur. Mahkeme, itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. Şu kadar ki, iki taraf da gelmezse evrak üzerinde inceleme yapılarak karar verilir.

(Değişik fıkra: 02/03/2005 – 5311 S.K./17. md.)(*4*) İtiraz üzerine verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir. İstinaf yoluna başvuru, ihtiyati haciz kararının icrasını durdurmaz.

Açıklama:

(*) Maddenin değişen metinleri için Tarihçeye bakınız.

(**) 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 63. maddesi ile değiştirilen fıkra için Tarihçeye bakınız.

(***) 4949 sayılı kanunla yapılan değişiklik, 30/07/2003 tarihinden itibaren yapılacak ihtiyati haciz taleplerinde uygulanır.

(*4*) 02/03/2005 kabul tarihli, 18/03/2005 tarih ve 25759 sayılı R.G.de yayımlanan 5311 sayılı Kanunun 17. maddesi ile, 01/04/2005 tarihinden geçerli olmak üzere (5328 sayılı kanunla yürürlük tarihi 01/06/2005 olarak değiştirilmiştir.) değiştirilen fıkra için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 265 – İhtiyati haciz kararı temyiz edilemez.

            Ancak kendisi dinlenmeden kararı verilen ihtiyati haczin istinat ettiği sebebi borçlu kabul etmezse haciz kararnamesinin tebliği tarihinden beş gün içinde mahkemeye müracaat eder; dava seri muhakeme usulüne tabidir ve dava esnasında 264 üncü maddedeki müddetler cereyan etmez.

————————-

2 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 265 – İhtiyati haciz kararı temyiz edilemez.

            Ancak kendisi dinlenmeden 257 nci maddenin ikinci fıkrasına tevfikan verilen ihtiyati haczin istinat ettiği sebepleri borçlu kabul etmezse haciz zabıt varakasının tebliği tarihinden yedi gün içinde mahkemeye müracaat eder.

            Mahkeme sebepler üzerinde tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder.

            İtiraz kabul edilirse haciz kalkar.

————————-

3 – 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 63. maddesi ile değiştirilen fıkra metni:

            İhtiyati haciz kararı temyiz edilemez. Ancak, borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbikı, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir.

————————-

4 – 02/03/2005 kabul tarihli, 18/03/2005 tarih ve 25759 sayılı R.G.de yayımlanan 5311 sayılı Kanunun 17. maddesi ile değiştirilen fıkra metni:

            (Ek fıkra: 17/07/2003 – 4949 S.K./63. md.)(*) İtiraz üzerine verilen karara karşı temyiz yoluna başvurulabilir. Yargıtay bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir. Temyiz, ihtiyati haciz kararının uygulanmasını durdurmaz.

            (*) 4949 sayılı kanunla yapılan değişiklik, 30/07/2003 tarihinden itibaren yapılacak ihtiyati haciz taleplerinde uygulanır.

İhtiyati haczin kaldırılması:

Madde 266 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/106 md.)(*)

Borçlu, para veya mahkemece kabul edilecek rehin veya esham yahut tahvilat depo etmek veya taşınmaz rehin yahut muteber bir banka kefaleti göstermek şartı ile ihtiyati haczin kaldırılmasını mahkemeden istiyebilir. Takibe başlandıktan sonra bu yetki, icra mahkemesine geçer.

Açıklama:

(*) 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 266 – Borçlu nakit veya mahkemece kabul edilecek rehin veya esham yahut tahvilat depo etmek veya gayrimenkul rehin yahut muteber bir banka kefaleti göstermek şartiyle ihtiyati haczin kaldırılmasını mahkemeden isteyebilir.

İhtiyati hacizde iflas yolu ile takip:

Madde 267 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/107 md.)(*)

Alacaklı, iflasa tabi borçlusu aleyhine 264 üncü maddenin, birinci fıkrası gereğince iflas yolu ile takipte bulunmuş veya iflas yolu ile takipte bulunduktan sonra borçlunun mallarını ihtiyaten haczettirmiş ise, aşağıdaki hükümler tatbik olunur.

Borçlu ödeme emrine itiraz ederse bu itiraz hemen alacaklıya tebliğ olunur. Alacaklı, tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde ticaret mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılmasiyle beraber borçlunun iflasına karar verilmesini istemeye mecburdur.

Borçlu ödeme emrine itiraz etmezse, bu durum hemen alacaklıya tebliğ olunur. Alacaklı, tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde ticaret mahkemesine başvurarak borçlunun iflasına karar verilmesini istemeye mecburdur.

264 üncü maddenin 4 üncü fıkrası hükmü kıyasen uygulanır.

Açıklama:

(*) 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 267 – İhtiyati haciz üzerine itiraz edilmemiş veya itiraz reddolunmuş ise takip, borçlunun sıfatına ve alacaklının talebine göre icrai haciz veya iflas yoliyle devam eder.

İcrai hacizlere iştirak:

Madde 268 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/108 md.)(*)

(Değişik fıkra: 17/07/2003 – 4949 S.K./64. md.)(**)(***) 261 inci maddeye göre ihtiyaten haczedilen mallar, ihtiyati haciz kesin hacze dönüşmeden önce diğer bir alacaklı tarafından bu Kanuna veya diğer kanunlara göre haczedilirse, ihtiyati haciz sahibi alacaklı, bu hacze 100 üncü maddedeki şartlar dairesinde kendiliğinden ve muvakkaten iştirak eder. Rehinden önce ihtiyati veya icrai haciz bulunması halinde amme alacağı dahil hiçbir haciz rehinden önceki hacze iştirak edemez.

İhtiyati haciz masrafları satış tutarından alınır.

İhtiyati haciz diğer rüçhan hakkını vermez.

Açıklama:

(*) 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

(**) 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 64. maddesi ile değiştirilen fıkra için Tarihçeye bakınız.

(***) 4949 sayılı kanunla yapılan değişiklik, 30/07/2003 tarihinden itibaren yapılacak ihtiyati haciz taleplerinde uygulanır.

Tarihçe:

1 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 268 – İhtiyaten haczedilen mallar haciz yoliyle takip hükümlerine göre icrai hacze inkılap etmezden evvel bir diğer alacaklı tarafından haczedilirse ihtiyati haciz sahibi bu hacze kendiliğinden ve muvakkaten iştirak eder.

            İhtiyati haciz masrafları satış tutarından alınır.

            İhtiyati haciz diğer rüçhan hakkını vermez.

—————————-

2 – 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 64. maddesi ile değiştirilen fıkra metni:

            261 inci maddeye göre ihtiyaten haczedilen mallar haciz yolu ile takip hükümlerine göre icrai hacze inkılap etmezden evvel bir diğer alacaklı tarafından haczedilirse, ihtiyati haciz sahibi bu hacze kendiliğinden ve muvakkaten iştirak eder.

ONUNCU BAP: Kiralar hakkında hususi hükümler ve kiralanan taşınmazların tahliyesi

Adi kira ve hasılat kiraları için ödeme emri ve itiraz müddeti:

Madde 269 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/109 md.)(*)

Takip adi kiralara veya hasılat kiralarına mütedair olur ve alacaklı da talep ederse ödeme emri, Borçlar Kanununun 260 ve 288 inci maddelerinde yazılı ihtarı ve kanuni müddet geçtikten sonra icra mahkemesinden borçlunun kiralanan şeyden çıkarılması istenebileceği tebliğini ihtiva eder.

Bu tebliğ üzerine borçlu, yedi gün içinde, itiraz sebeplerini 62 nci madde hükümleri dahilinde icra dairesine bildirmeye mecburdur. Borçlu itirazında, kira akdini ve varsa buna ait mukavelenamedeki imzasını açık ve kesin olarak reddetmezse, akdi kabul etmiş sayılır.

İtiraz takibi durdurur. İtirazın tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde itirazın kaldırılmasını istemiyen alacaklı, bir daha aynı alacaktan dolayı ilamsız icra yoliyle takip yapamaz.

Borçlar Kanununun 260 ıncı maddesinin kiralayana altı günlük mühletin hitamında akdi feshe müsaade ettiği hallerde itiraz müddeti üç gündür.

Açıklama:

(*) Maddenin değişen metinleri için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 269 – Takip adi kiralara veya hasılat kiralarına mütedair olupta alacaklı da talep ederse ödeme emri Borçlar Kanununun 260 ve 288 inci maddelerinde yazılan ihtarı ve kanuni müddet geçtikten sonra sulh mahkemesinden borçlunun kiralanan şeyden çıkarılması istenebileceği tebliğini ihtiva eder.

            Bu tebliğ üzerine borçlu borcunu ödemez veya itiraz etmez yahut itirazı tetkik mercii tarafından refedilirse alacaklı itirazın vuku bulmadığına veya refolunduğuna dair vesikasını göstererek sulh hakiminden tahliyenin icrasını isteyebilir.

            Borçlu borçtan kurtulma davası açmamış ise hakim tahliye emri verir. Bu emrin temyizi kabil değildir.

            Borçlar Kanununun 260 ıncı maddesinin kiralayana altı günlük mühletin hitamında akti feshe müsaade ettiği hallerde, itiraz müddeti üç gündür.

————————-

2 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 269 – Takip adi kiralara veya hasılat kiralarına mütedair olup da alacaklı da talep ederse ödeme emri, Borçlar Kanununun 260 ve 288 inci maddelerinde yazılı ihtarı ve kanuni müddet geçtikten sonra tetkik merciinden borçlunun kiralanan şeyden çıkarılması istenebileceği tebliğini ihtiva eder.

            Bu tebliğ üzerine borç ödenmez veya itiraz edilmez veya itiraz varit görülmezse alacaklının talebi üzerine tetkik merciince tahliyeye karar verilir.

            Borçlar Kanununun 260 ıncı maddesinin kiralayana altı günlük mühletin hitamında akdi feshe müsaade ettiği hallerde itiraz müddeti üç gündür.

İtiraz etmemenin sonuçları:

Madde 269/a – (Değişik madde: 17/07/2003 – 4949 S.K./65. md.)(*)(**)

Borçlu itiraz etmez, ihtar müddeti içinde kira borcunu da ödemezse ihtar müddetinin bitim tarihini takip eden altı ay içinde alacaklının talebi üzerine icra mahkemesince tahliyeye karar verilir.

Açıklama:

(*) 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 65. maddesi ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

(**) Madde, 4949 sayılı kanunla değişik haliyle, 30/07/2003 tarihinden sonra yapılacak takiplerde uygulanır.

Tarihçe:

1 – 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 65. maddesi ile değiştirilen madde metni:

            Madde 269/a – (Ek madde: 18/02/1965 – 538/110 md.)

            Borçlu itiraz etmez, ihtar müddeti içinde kira borcunu da ödemezse alacaklının talebi üzerine tetkik merciince tahliyeye karar verilir.

İtiraz ve kaldırılması usulü:

Madde 269/b – (Ek madde: 18/02/1965 – 538/110 md.)

Borçlu itirazında kira akdini ve varsa mukavelenamede kendisine izafe olunan imzayı reddettiği takdirde alacaklı; noterlikçe re’sen tanzim veya imzası tastik edilmiş bir mukavelenameye istinat ediyorsa icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını ve ihtar müddeti içinde paranın ödenmemesi sebebiyle kiralananın tahliyesini istiyebilir.

Borçlunun akde ve şartlarına dair mukabil iddia ve def’ilerini aynı kuvvet ve mahiyette belgelerle tevsik etmesi lazımdır.

Akdi reddeden borçlu bu itiraz sebebiyle bağlıdır. İtirazın varit olmadığı tahakkuk ettikten sonra ödeme, takas veya sair bir def’ide bulunamaz.

Takip yukarda yazılı belgelere istinat etmemesi sebebiyle alacaklı umumi hükümler dairesinde dava açmaya mecbur kalırsa ihtarlı ödeme emri, Borçlar Kanununun 260 ve 288 inci maddelerinde yazılı ihtar yerine geçer.

(Değişik fıkra: 09/11/1988 – 3494/51 md.)(*) Kira sözleşmesindeki imzanın inkarından dolayı alacaklı umumi mahkemede dava açmaya mecbur kalır ve lehine karar alırsa, borçlu ayrıca yüzbin liradan beşyüzbin liraya kadar para cezasına mahkum edilir.

Açıklama:

(*) 09/11/1988 tarih ve 3494 sayılı Kanun ile değiştirilen fıkra için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 09/11/1988 tarih ve 3494 sayılı Kanun ile değiştirilen fıkra metni:

            Kira mukavelenamesindeki imzanın inkarından dolayı alacaklı umumi mahkemede dava açmaya mecbur kalır ve lehine karar alırsa, borçlu ayrıca 50 liradan 5 000 liraya kadar para cezasına mahkum edilir.

Kira akdi dışındaki itirazlar ve tahliye:

Madde 269/c – (Ek madde: 18/02/1965 – 538/110 md.)

Borçlu akdi reddetmeyip kiranın ödendiğini veya sair bir sebeple istenemiyeceğini bildirerek itiraz etmiş veya takas istemişse, itiraz sebeplerini ve isteğini noterlikçe re’sen tanzim veya imzası tasdik edilmiş veya alacaklı tarafından ikrar olunmuş bir belge yahut resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya vesika ile ispat etmeğe mecburdur.

Senet veya makbuzun alacaklı tarafından inkarı halinde 68 inci madde hükmü kıyasen uygulanır.

İcra mahkemesinin tahliyeye mütedair kararının infazı için kesinleşmesi beklenmez. Ancak tahliye için, kararın borçluya tefhimi veya tebliği tarihinden itibaren ongün geçmesi lazımdır. Borçlu tahliye kararı hakkında 36 ncı madde hükmünden faydalanabilir.

Kıyasen uygulanacak maddeler:

Madde 269/d – (Ek madde: 18/02/1965 – 538/110 md.)

62, 63, 65, 66, 68, 70 ve 72 nci maddeler hükümleri kıyas yolu ile burada da uygulanır.

Hapis hakkı için defter yapılması:

Madde 270 – Kiralıyan evvelce yapılması lazımgelen icrai takibi yapmadan haiz olduğu hapis hakkının muvakkaten muhafazası için icra dairesinin yardımını isteyebilir. (B.K. 267, 269, 281)

Teahhurunda tehlike varsa zabıtanın yahut nahiye müdürünün de yardımı istenebilir.

İcra dairesi üzerlerinde hapis hakkı bulunan eşyanın bir defterini yapar ve rehinleri paraya çevirme yoliyle takip talebinde bulunması için kiralıyana on beş günü geçmemek üzere münasip bir mühlet verir.

Kaçırılan eşyayı takip hakkı:

Madde 271 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/111 md.)(*)

Gizlice veya cebirle götürülmüş eşya, götürülmelerinden on gün içinde icra dairesinin emri ile ve zabıta kuvvetiyle geri alınabilir. İyi niyet sahibi üçüncü şahısların hakları saklıdır.

İhtilaf halinde mahkeme basit yargılama usulü ile meseleyi halleder ve karara bağlar.

Açıklama:

(*) 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 271 – Gizlice veya cebirle götürülmüş eşya götürülmelerinden on gün içinde icra dairesinin emriyle ve zabıta kuvvetiyle geri alınabilir. Hüsnüniyet sahibi üçüncü şahısların hakları mahfuzdur.

            İhtilaf halinde mahkeme seri muhakeme usuliyle meseleyi halleder ve karara bağlar.

Mukavelename ile kiralanan taşınmazların tahliyesi:

1 – Tahliye emri ve münderecatı:

Madde 272 – (Değişik madde: 03/07/1940 – 3890/1 md.)(*)

Mukavelename ile kiralanan bir taşınmazın müddeti bittikten bir ay içinde mukavelenin icra dairesine ibrazı ile tahliyesi istenebilir.

Bunun üzerine icra memuru bir tahliye emri tebliği suretiyle taşınmazın on beş gün içinde tahliye ve teslimini emreder.

Tahliye emrinde:

Kiralayanın ve kiracının ve varsa mümessillerinin isim, şöhret ve yerleşim yerleri ve mukavele tarihi ve kiranın yenilendiğine veya uzatıldığına dair bir itirazı varsa yedi gün içinde daireye müracaatla beyan etmez ve itirazda bulunmaz veya kendiliğinden tahliye etmezse zorla çıkarılacağı yazılır.

Açıklama:

(*) 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 272 – Mukavelename ile kiralanan bir gayrimenkulün müddeti bittikten bir ay içinde mukavelenin icra dairesine ibraziyle tahliyesi istenebilir.

            Bunun üzerine icra memuru bir tahliye emri tebliği suretiyle gayrimenkulün on beş gün içinde tahliye ve teslimini emreder.

            Tahliye emrinde:

            Kiralıyanın ve kiracının ve varsa mümessillerinin isim, şöhret ve ikametgahları ve mukavele tarihi ve kiranın yenilendiğine veya uzatıldığına dair bir itirazı varsa beş gün içinde daireye müracaatla beyan etmesi ve itirazda bulunmaz veya kendiliğinden tahliye etmezse zorla çıkarılacağı yazılır.

2 – Tahliye ve teslim:

Madde 273 – Müddeti içinde itiraz olunmaz veya itiraz refolunursa kiralanan taşınmaz müddetin hitamında zorla tahliye ve kiralıyana teslim olunur. Ancak tahliye emrindeki müddetin geçmesi lazımdır.

Tahliye edilecek yerde kiralıyana ait olmıyan eşya bulunursa 26 ncı maddenin hükmü kıyas yoliyle tatbik olunur.

İtiraz:

1 – Müddet ve şekli:

Madde 274 – (Değişik madde: 03/07/1940 – 3890/1 md.)(*)

İtiraz etmek isteyen kiracı itirazını tahliye emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya şifahen icra dairesine bildirir.

Bu suretle yapılan itiraz tahliye takibini durdurur.

63, 64 ve 65 inci maddeler hükmü tahliye takiplerinde de caridir.

Açıklama:

(*) 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 274 – İtiraz etmek isteyen kiracı itirazını tahliye emrinin tebliğinden itibaren beş gün içinde istida ile veya şifahen icra dairesine bildirir.

            Bu suretle yapılan itiraz tahliye takibini durdurur.

            63, 64 ve 65 inci maddeler hükmü tahliye takiplerinde de caridir.

2 – İtirazın kaldırılması:

Madde 275 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/112 md.)(*)

İtiraz vukuunda kiralıyan icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebilir.

Tahliye talebi noterlikçe res’en tanzim veya tarih ve imzası tasdik edilmiş yahut ikrar olunmuş bir mukaveleye müstenit olup da kiracı kiranın yenilendiğine veya uzatıldığına dair aynı kuvvet ve mahiyette bir vesika gösteremezse itiraz kaldırılır.

Aksi takdirde itirazın kaldırılması talebi reddolunur.

İtirazın kaldırılması üzerine tahliye ve teslim icra edildikten veya kaldırılma talebi reddolundukten sonra kiracının veya kiralıyanın umumi hükümlere göre mahkemeye müracaat hakları saklıdır.

(Değişik fıkra: 09/11/1988 – 3494/52 md.)(**) Mahkemede açılan davada icra takibi sırasında inkar olunan imzanın kendisine ait olduğu anlaşılan kiracı veya kiralayan yüzbin liradan beşyüzbin liraya kadar para cezasına mahküm edilir.

Açıklama:

(*) 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

(**) 09/11/1988 tarih ve 3494 sayılı Kanun ile değiştirilen fıkra için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 275 – İtirazın vukuunda kiralıyan tetkik merciinden itirazın ref’ini istiyebilir.

            Tahliye talebi noterlikçe re’sen tanzim veya tarih ve imzası tasdik edilmiş yahut ikrar olunmuş bir mukaveleye müstenit olupta kiracı kiranın yenilendiğine veya uzatıldığına dair aynı kuvvet ve mahiyette bir vesika gösteremezse itiraz refolunur.

            Aksi takdirde refi talebi reddolunur.

            İtirazın ref’i üzerine tahliye ve teslim icra edildikten veya refi talebi reddolunduktan sonra kiracının ve kiralıyanın umumi hükümlere göre mahkemeye müracaat hakları mahfuzdur.

————————-

2 – 09/11/1988 tarih ve 3494 sayılı Kanun ile değiştirilen fıkra metni:

            Mahkemede açılan davada, icra takibi sırasında inkar olunan imzanın kendisine ait olduğu anlaşılan kiracı veya kiralıyan 50 liradan 5 000 liraya kadar para cezasına mahkum edilir.

Kiralanan taşınmazda üçüncü şahıs bulunursa:

Madde 276 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/113 md.)(*)

Tahliyesi istenen yerde kiracıdan başka bir şahıs bulunur ve işgalde haklı olduğuna dair resmi bir vesika gösteremezse derhal tahliye olunur.

Şu kadar ki, bu şahıs resmi bir vesika gösterememekle beraber daireye ibraz olunan mukavele tarihinden evvelki bir zamandan beri orayı işgal etmekte bulunduğunu beyan eder ve bu beyanı icra memuru tarafından mahallinde yapılacak tahkikatla teeyyüt ederse memur, tahliyeyi tehirle üç gün içinde keyfiyeti icra mahkemesine bildirir.

İcra mahkemesi, tarafları dinliyerek icabına göre tahliyeyi emreder veya taraflardan birinin yedi gün içinde mahkemeye müracaat etmesi lüzumuna karar verir. Bu müddet içinde mahkemeye müracaat edilirse, davanın neticesine göre hareket olunur. 36 ncı madde hükümleri burada da uygulanır. Dava etmiyen taraf iddiasından vazgeçmiş sayılır.

Borçlunun nesep ve sebepten usul ve füruu, karı veya kocası, ikinci dereceye kadar kan ve sıhri hısımları ve iş ortakları ile borçluya tebaan mecurda oturdukları anlaşılan diğer şahıslar, bu madde hükmünün tatbikında üçüncü şahıs sayılmazlar.

Açıklama:

(*) 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 276 – Tahliyesi istenen yerde kiracıdan başka bir şahıs bulunur ve işgalde haklı olduğuna dair resmi bir vesika gösteremezse derhal tahliye olunur.

            Şu kadar ki bu şahıs resmi bir vesika gösterememekle beraber daireye ibraz olunan mukavele tarihinden evvelki bir zamandan beri orayı işgal etmekte bulunduğunu beyan eder ve bu beyanı icra memuru tarafından mahallinde yapılacak tahkikatla teeyyüt ederse memur, tahliyeyi tehirle üç gün içinde keyfiyeti tetkik merciine bildirir.

            Merci, tarafları dinleyerek icabına göre tahliyeyi emreder veya taraflardan birinin yedi gün içinde mahkemeye müracaat etmesi lüzumuna karar verir. Bu müddet içinde mahkemeye müracaat edilirse takip, davanın neticesine kalır.

            Dava etmiyen taraf iddiasından vazgeçmiş sayılır.

ONBİRİNCİ BAP: İptal davası

İptal davası ve davacılar:

Madde 277 – (Değişik madde: 03/07/1940 – 3890/1 md.)(*)

İptal davasından maksat 278, 279 ve 280 inci maddelerde yazılı tasarrufların butlanına hükmettirmektir. Bu davayı aşağıdaki şahıslar açabilirler:

1 – Elinde muvakkat yahut kati aciz vesikası bulunan her alacaklı,

2 – İflas idaresi yahut 245 inci maddede ve 255 inci maddenin 3 üncü fıkrasında yazılı hallerde alacaklıların kendileri.

Açıklama:

(*) 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 277 – İptal davasından maksat 278, 279 ve 280 inci maddelerde yazılı tasarrufların butlanına hükmettirmektir.

            1 – Elinde muvakkat yahut kati aciz vesikası bulunan her alacaklı;

            2 – İflas idaresi yahut 245 inci maddede ve 255 inci maddenin üçüncü fıkrasında yazılı hallerde alacaklıların kendileri dava açabilirler.

İvazsız tasarrufların butlanı:

Madde 278 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/114 md.)(*)

Mütat hediyeler müstesna olmak üzere, hacizden veya haczedilecek mal bulunmaması sebebiyle acizden yahut iflasın açılmasından haczin veya aciz vesikası verilmesinin sebebi olan yahut masaya kabul olunan alacaklardan en eskisinin tesis edilmiş olduğu tarihe kadar geriye doğru olan müddet içinde yapılan bütün bağışlamalar ve ivazsız tasarruflar batıldır.

Ancak, bu müddet haciz veya aciz yahut iflastan evvelki iki seneyi geçemez.

Aşağıdaki tasarruflar bağışlama gibidir.

1. (Değişik bent: 09/11/1988 – 3494/53 md.)(**) Karı ve koca ile usul ve füru, neseben veya sıhren üçüncü dereceye kadar (bu derece dahil) hısımlar, evlat edinenle evlatlık arasında yapılan ivazlı tasarruflar,

2. Akdin yapıldığı sırada, kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği akitler,

3. Borçlunun kendisine yahut üçüncü bir şahıs menfaatine kaydı hayat şartiyle irat ve intifa hakkı tesis ettiği akitler ve ölünceye kadar bakma akitleri,

Açıklama:

(*) Maddenin değişen metinleri için Tarihçeye bakınız.

(**) 09/11/1988 tarih ve 3494 sayılı Kanun ile değiştirilen bent için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 278 – Mutat hediyeler müstesna olmak üzere hacizden veya haczedilecek mal bulunmaması sebebiyle acizden yahut iflasın açılmasından haczin veya aciz vesikası verilmesinin sebebi olan yahut masaya kabul olunan alacaklardan en eskisinin tesis edilmiş olduğu tarihe kadar geriye doğru olan müddet içinde yapılan bütün bağışlamalar ve ivazsız tasarruflar batıldır.

            Ancak bu müddet haciz veya aciz yahut iflastan evvelki iki seneyi geçemez.

            Aşağıdaki tasarruflar bağışlama gibidir:

            1 – Ana, baba ile evlat ve karı koca arasında yapılan ivazlı tasarruflar;

            2 – Kendi verdiğinin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fi yat kabul ettiği akitler;

            3 – Borçlunun kendisine yahut üçüncü bir şahıs menfaatine kaydi hayat şartiyle irat veya intifa hakkı tesis ettiği akitler.

————————-

2 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 278 – Mutat hediyeler müstesna olmak üzere, hacizden veya haciz edilecek mal bulunmaması sebebiyle acizden yahut iflasın açılmasından haczin veya aciz vesikası verilmesinin sebebi olan yahut masaya kabul olunan alacaklardan en eskisinin tesis edilmiş olduğu tarihe kadar geriye doğru olan müddet içinde yapılan bütün bağışlamalar ve ivazsız tasarruflar batıldır.

            Ancak, bu müddet haciz veya aciz yahut iflastan evvelki iki seneyi geçemez.

            Aşağıdaki tasarruflar bağışlama gibidir:

            1 – Ana baba ile evlat ve karı koca arasında yapılan ivazlı tasarruflar,

            2 – Kendi verdiğinin akdin yapıldığı sıradaki değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği akitler,

            3 – Borçlunun kendisine yahut üçüncü bir şahıs menfaatine kaydı hayat şartiyle irat ve intifa hakkı tesis ettiği akitler.

————————-

3 – 09/11/1988 tarih ve 3494 sayılı Kanun ile değiştirilen bent metni:

            Karı ve koca ile usul ve füru, neseben veya sıhren ikinci dereceye kadar (Bu derece dahil) hısımlar, evlat edinenle evlatlık arasında yapılan ivazlı tasarruflar.

Acizden dolayı butlan:

Madde 279 – Aşağıdaki tasarruflar borcunu ödemiyen bir borçlu tarafından hacizden veya mal bulunmaması sebebiyle hacizden yahut iflasın açılmasından evvelki bir sene içinde yapılmışsa yine batıldır:

1 – Borçlunun teminat göstermeği evvelce taahhüt etmiş olduğu haller müstesna olmak üzere borçlu tarafından mevcut bir borcu temin için yapılan rehinler;

2 – Para veya mutat ödeme vasıtalarından gayrı bir suretle yapılan ödemeler;

3 – Vadesi gelmemiş borç için yapılan ödemeler.

4. (Ek bent: 09/11/1988 – 3494/54 md.) Kişisel hakların kuvvetlendirilmesi için tapuya verilen şerhler.

Bu tasarruflardan istifade eden kimse borçlunun hal ve vaziyetini bilmediğini ispat eylerse iptal davası dinlenmez.

Zarar verme kastından dolayı iptal:(*)

Açıklama:

(*) “Diğer butlan halleri:” olan madde başlığı, 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 66. maddesi ile metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.

Madde 280 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/115 md.)(*)

(Değişik fıkra: 17/07/2003 – 4949 S.K./66. md.)(***)(*****) Malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun, alacaklılarına zarar verme kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumun ve zarar verme kastının, işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde iptal edilebilir. Şu kadar ki, işlemin gerçekleştiği tarihten itibaren beş yıl içinde borçlu aleyhine haciz veya iflas yoluyla takipte bulunulmuş olmalıdır.

(Mülga fıkra: 17/07/2003 – 4949 S.K./103. md.)(****)

(Değişik fıkra: 09/11/1988 – 3494/55 md.)(**) Üçüncü şahıs, borçlunun karı veya kocası, usul veya füruu ile üçüncü dereceye kadar (bu derece dahil) kan ve sıhri hısımları, evlat edineni veya evlatlığı ise borçlunun birinci fıkrada beyan olunan durumunu bildiği farz olunur. Bunun hilafını üçüncü şahıs, ancak 279 uncu maddenin son fıkrasına göre isbat edebilir.

Ticari işletmenin veya işyerindeki mevcut ticari emtianın tamamını veya mühim bir kısmını devir veya satın alan yahut bir kısmını iktisapla beraber işyerini sonradan işgal eden şahsın, borçlunun alacaklılarını ızrar kasdını bildiği ve borçlunun da bu hallerde ızrar kasdiyle hareket ettiği kabul olunur. Bu karine, ancak iptal davasını açan alacaklıya devir, satış veya terk tarihinden en az üç ay evvel keyfiyetin yazılı olarak bildirildiğini veya ticari işletmenin bulunduğu yerde görülebilir levhaları asmakla beraber Ticaret Sicili Gazetesiyle; bu mümkün olmadığı takdirde bütün alacaklıların ıttılaını temin edecek şekilde münasip vasıtalarla ilan olunduğunu ispatla çürütülebilir.

Açıklama:

(*) 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

(**) 09/11/1988 tarih ve 3494 sayılı Kanun ile değiştirilen fıkra için Tarihçeye bakınız.

(***) 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 66. maddesi ile değiştirilen fıkra için Tarihçeye bakınız.

(****) 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 103. maddesi ile yürürlükten kaldırılan fıkra için Tarihçeye bakınız.

(*****) 4949 sayılı kanunla yapılan değişiklik, 30/07/2003 tarihinden önce açılmış ve derdest olan iptal davalarında uygulanır.

Tarihçe:

1 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 280 – Borçlu tarafından alacaklıları ızrar kastiyle yapılan bir taraflı muamelelerle borçlunun bu kastını bilen veya bilmesi lazımgelen kimselerle yahut alacaklıların bazılariyle uyuşarak diğerlerinin zararına yapılan bütün muameleler tarihleri ne olursa olsun batıldır.

————————-

2 – 09/11/1988 tarih ve 3494 sayılı Kanun ile değiştirilen fıkra metni:

            Üçüncü şahıs, borçlunun karı veya kocası, usul veya füru ile üçüncü dereceye kadar kan ve ikinci dereceye kadar sıhri hısımları (Bu dereceler dahil) evlat edineni veya evlatlığı ise borçlunun 1 inci fıkrada beyan olunan durumunu bildiği farz olunur. Bunun hilafını üçüncü şahıs, ancak 279 uncu maddenin son fıkrasına göre ispat edebilir.

————————-

3 – 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 66. maddesi ile değiştirilen fıkra metni:

            Tediye kabiliyetini kısmen veya tamamen kaybetmiş veya hakkında 178 inci maddenin 2 nci fıkrasındaki şartlar tahakkuk etmiş olan borçlunun, iyi niyetli bir şahıstan veya basiretli bir tacirden beklenilmiyecek tasarruflarla mevcudunu eksilttiği ve üçüncü şahsın bu durumu ve muamelenin mahiyetini bildiği veya bilmesi gerektiği hallerde yapılmış olan tasarrufları batıldır. Şu kadar ki, tasarrufun vukuu tarihinden itibaren alacaklı iki sene içinde borçlu aleyhine haciz veya iflas takibinde bulunmuş olmalıdır.

————————-

4 – 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 103. maddesi ile yürürlükten kaldırılan fıkra metni:

            Borçlunun birinci fıkradaki tasarrufu, alacaklıları ızrar kasdiyle yapması ve bu kasda üçüncü şahsın vukufu halinde, tasarruf tarihi ne olursa olsun batıl sayılır.

İptal davalarında yargılama usulü:

Madde 281 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/116 md.)(*)

Mahkeme, iptal davalarını basit yargılama usulü ile görüp hükme bağlar ve bu davalara mütaallik ihtilafları hal ve şartları gözönünde tutarak serbestçe takdir ve halleder.

Hakim, iptale tabi tasarrufların konusu olan mallar hakkında alacaklının talebi üzerine ihtiyati haciz kararı verebilir. Teminatın lüzum ve miktarı mahkemece takdir ve tayin olunur. Şu kadar ki, davanın elden çıkarılmış mallar yerine kaim olan kıymete taalluku halinde, teminat göstermeksizin ihtiyati haciz kararı verilemez.

Davalılardan herhangi biri davacının alacağını ödediği takdirde, dava reddolunur. Bu halde hakim, duruma göre herbirini masrafla ilzam veya bu masrafı aralarında takdir ettiği surette taksim eder.

Açıklama:

(*) Maddenin değişen metinleri için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 281 – Mahkeme 278, 279 ve 280 inci maddelerdeki hususlardan doğan ihtilafları seri usulü muhakeme ile görüp hükme bağlar.

————————-

2 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 281 – Mahkeme 278, 279 ve 280 inci maddelerdeki hususlardan doğan ihtilafları seri usulü muhakeme ile görüp hükme bağlar. Mahkeme bu maddelere müteallik ihtilafları ahval ve şeraiti nazarı itibara alarak serbestçe takdir ve halleder.

İptal davasında davalı:

Madde 282 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/117 md.)(*)

İcra ve iflas Kanununun 11 inci babındaki iptal davaları borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılır. Bunlardan başka, kötü niyet sahibi üçüncü şahıslar aleyhine de iptal davası açılabilir. İptal davası iyi niyetli üçüncü şahısların haklarını ihlal etmez.

Açıklama:

(*) 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 282 – İptal davası borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine göre yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılır. Bunlardan başka suiniyet sahibi üçüncü şahıslar aleyhine de iptal davası açılabilir.

            İptal davası hüsnüniyet sahibi üçüncü şahısların haklarını ihlal etmez.

İadenin şümulü:

Madde 283 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/118 md.)(*)

Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, bu davaya konu teşkil eden mal üzerinde cebri icra yolu ile, hakkını almak yetkisini elde eder ve davanın konusu taşınmazsa, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın tashihine mahal olmadan o taşınmazın haciz ve satışını istiyebilir.

İptal davası, üçüncü şahsın elinden çıkarmış olduğu mallar yerine geçen değere taallük ediyorsa, bu değerler nispetinde üçüncü şahıs nakden tazmine (Davacının alacağından fazla olmamak üzere) mahkum edilir.

İptal davası üzerine üçüncü şahıs da, mamelekinde hasıl olacak eksikliğin borçludan tahsilini aynı davada istiyebilir. Bu talep, iptal davasının tefrik edilerek daha önce hükme bağlanmasına mani değildir.

İptal davasını kaybeden üçüncü şahıs, karşılık olarak şeyi veya bedelini borçludan veya iflas masasından geri istiyebilir.

Batıl bir tasarruf neticesinde kendisine ödenilen şeyi geri veren alacaklı eski haklarını muhafaza eder.

Kendisine bağış yapılan iyi niyetli ise yalnız dava zamanında elinde bulunan miktarı geri vermeye mecburdur.

Açıklama:

(*) 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 283 – Batıl bir tasarruftan istifade eden kimse elde ettiğini geri vermeğe mecburdur.

            O kimsenin karşılık olarak verdiği şeyin aynı veya bedeli kendisine geri verilir.

            Batıl bir tasarruf neticesinde kendisine ödenilen şeyi geri veren alacaklı eski haklarını muhafaza eder.

            Bağışlanan, hüsnüniyet sahibi ise dava zamanında elinde bulunan miktarı geri vermeğe mecburdur.

Hak düşürücü müddet:

Madde 284 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/119 md.)(*)

İptal davası hakkı, batıl tasarrufun vukuu tarihinden itibaren beş sene geçmekle düşer.

Açıklama:

(*) 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 284 – İptal davası hakkı batıl tasarrufun vukuu tarihinden itibaren üç sene geçmekle düşer.

ONİKİNCİ BAP: Konkordato İle Sermaye Şirketleri ve Kooperatiflerin Uzlaşma Yoluyla Yeniden Yapılandırılması(*)

Açıklama:

(*) “Konkordato” olan bab başlığı, 12/02/2004 kabul tarihli, 21/02/2004 tarih ve 25380 sayılı R.G.de yayımlanan 5092 sayılı Kanunun 8. maddesi ile metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.

I. ADİ KONKORDATO (*)

Açıklama:

(*) Üst başlık, 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 67. maddesi ile kanun metnine ilave edilmiştir.

Konkordato talebi:

Madde 285 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/120 md.)(*)(****)

(Değişik fıkra: 17/07/2003 – 4949 S.K./67. md.)(**) Konkordato hükümlerinden yararlanmak isteyen herhangi bir borçlu, icra mahkemesine gerekçeli bir dilekçe ve bir konkordato projesi verir. Bu projeye ayrıntılı bir bilanço, gelir tablosu ve defter tutmaya mecbur şahıslardan ise defterlerinin durumunu bildiren bir cetvel ekler. Bu cetvelde, özellikle Türk Ticaret Kanununun 66 ncı maddesi hükmünce tutulması mecburi olan defterlerin hepsinin tutulmuş olup olmadıkları gösterilir.

(Ek fıkra: 17/07/2003 – 4949 S.K./67. md.) İflas talebinde bulunabilecek her alacaklı, gerekçeli bir dilekçeyle, icra mahkemesinden borçlu hakkında konkordato işlemlerinin başlatılmasını isteyebilir.

(Ek fıkra: 17/07/2003 – 4949 S.K./67. md.) Konkordato talebi üzerine icra mahkemesi, gerekli gördüğü takdirde, borçlunun malvarlığının muhafazası için 290 ıncı maddenin ikinci fıkrasındaki tedbirleri emreder.

Yetkili icra mahkemesi, iflasa tabi olanlar için 154 üncü maddenin 1 inci veya 2 nci fıkrasında yazılı yerdeki, iflasa tabi olmıyan borçlunun yerleşim yerindeki icra mahkemesidir.

Borçlu, bilançosunda yazılı mal ve kıymetleri, konkordato mühletinin verilmemesi halinde, bilançoyu icra mahkemesine sunduğu tarihten bir sene içinde takibe uğradığı takdirde 162 nci madde uyarınca göstermeye mecburdur. Konkordato mühleti kaldırılmış veya konkordato tasdik edilmemişse, bunların kesinleşmesi tarihlerinden itibaren bir sene ve konkordato feshedilmişse feshin kesinleşmesinden altı ay müddetle borçlu için aynı mecburiyet vardır.

(Mülga fıkra: 17/07/2003 – 4949 S.K./103. md.)(***)

Açıklama:

(*) 29/06/1956 tarih ve 6763 sayılı Kanun ile değiştirilen birinci fıkra için Tarihçeye bakınız.

(**) 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 67. maddesi ile değiştirilen fıkra için Tarihçeye bakınız.

(***) 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 103. maddesi ile yürürlükten kaldırılan fıkra için Tarihçeye bakınız.

(****) 4949 sayılı kanunla yapılan değişiklik, 30/07/2003 tarihinden sonra yapılacak konkordato taleplerinde uygulanır.

Tarihçe:

1 – 29/06/1956 tarih ve 6763 sayılı Kanun ile değiştirilen birinci fıkra metni:

            Konkordato hükümlerinden istifade etmek isteyen her hangi bir borçlu tetkik merciine bir konkordato projesi verir ve bu projeye mufassal bir bilanço ve defter tutmağa mecbur şahıslardan ise defterlerinin vaziyetini gösterir bir cetvel rapteder.

————————-

2 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 285 – (Değişik fıkra: 29/06/1956 – 6763 S.K.) Konkordato hükümlerinden istifade etmek isteyen her hangi bir borçlu, tetkik merciine bir konkordato projesi verir ve bu projeye mufassal bir bilanço ve defter tutmaya mecbur şahıslardan ise defterlerinin vaziyetini bildiren bir cetvel ekler. Bu cetvelde, bilhassa Ticaret Kanununun 66 ncı maddesi hükmünce tutulması mecburi olan defterlerin hepsinin tutulmuş olup olmadıkları gösterilir.

            Mevcut malları ve alacakları borçlarının en az yüzde otuzunu ödemiye yetişmiyen borçlu konkordato istiyemez.

————————-

3 – 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 67. maddesi ile değiştirilen fıkra metni:

            Konkordato hükümlerinden istifade etmek istiyen herhangi bir borçlu, tetkik merciine bir konkordato projesi verir ve bu projeye mufassal bir bilanço ve defter tutmaya mecbur şahıslardan ise defterlerinin vaziyetini bildiren bir cetvel ekler. Bu cetvelde, bilhassa Ticaret Kanununun 66 ncı maddesi hükmünce tutulması mecburi olan defterlerin hepsinin tutulmuş olup olmadıkları gösterilir.

————————-

4 – 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 103. maddesi ile yürürlükten kaldırılan fıkra metni:

            Mevcut malları ve alacakları borçlarının en az yüzde ellisini ödemeye yetişmiyen borçlu konkordato istiyemez.

Konkordato talebinin nazara alınması şartları:

Madde 286 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/121 md.)(*)(***)

(Değişik fıkra: 17/07/2003 – 4949 S.K./68. md.)(**) İcra mahkemesi borçluyu ve talepte bulunmuş ise alacaklıyı dinledikten sonra borçlunun durumunu, malvarlığı ve gelirlerini, taahhütlerini yerine getirmesine engel olan sebepleri ve konkordatonun başarı ihtimalini göz önünde tutarak, projenin alacaklıları zarara sokmak kastından ari olup olmadığına göre konkordato talebinin uygun olup olmadığına karar verir.

Borçlu, 287 nci madde gereğince mühlet verilmesi hakkındaki icra mahkemesi kararını beş gün içinde masraflarını verip tatbike koydurmazsa verilen mühlet kendiliğinden kalkar.

(Ek fıkra: 17/07/2003 – 4949 S.K./68. md.) Konkordato talebinin reddine ilişkin kararı, tefhiminden itibaren on gün içinde borçlu veya talep sahibi alacaklı temyiz edebilir.

Açıklama:

(*) 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

(**) 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 68. maddesi ile değiştirilen fıkra için Tarihçeye bakınız.

(***) 4949 sayılı kanunla yapılan değişiklik, 30/07/2003 tarihinden sonra yapılacak konkordato taleplerinde uygulanır.

Tarihçe:

1 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 286 – Tetkik mercii borçluyu dinledikten sonra onun vaziyetini ve hesaplarının halini ve işlerindeki doğruluğunu ve taahhütlerini ifa etmesine mani olan sebepleri gözönünde tutarak projenin alacaklıları ızrar kastından ari ve borçlunun mevcudiyle mütenasip olup olmadığına ve mevcudunun yüzde otuzu ödemeğe yetişip yetişmiyeceğine göre talebin muvafık olup olmadığına karar verir.

——————————

2 – 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 68. maddesi ile değiştirilen fıkra metni:

            Tetkik mercii borçluyu dinledikten sonra onun durumunu ve hesaplarının halini ve işlerindeki doğruluğunu ve taahhütlerini yerine getirmesine mani olan sebepleri göz önünde tutarak, projenin alacaklıları zarara sokmak kasdından ari ve borçlunun mevcudiyle mütenasip olup olmadığına ve mevcudunun yüzde elliyi ödemeye yetişip yetişmediğine göre, talebinin uygun olup olmadığına karar verir.

Mühlet:

Madde 287 – (Değişik madde: 17/07/2003 – 4949 S.K./69. md.)(*)(**)

Konkordato talebi 166 ncı maddenin ikinci fıkrasındaki usule göre ilan edilir. Konkordato talebinin ilanından itibaren on gün içinde alacaklılar itiraz ederek konkordato mühleti verilmesini gerektiren bir hal bulunmadığını ileri sürerek icra mahkemesinden konkordato talebinin reddini isteyebilir.

Talep uygun görülürse icra mahkemesi borçluya en fazla üç aylık bir mühlet verir ve aynı zamanda gerekli bilgi ve tecrübeye sahip Türk vatandaşlarından bir veya birkaç komiser tayin eder. Birden fazla komiser tayin edilmesi halinde icra mahkemesi bu kişilerin görev ve yetki alanlarını belirler.

Konkordato komiseri, kusurundan doğan zararlardan sorumludur.

Komiser, borçlunun faaliyetine nezaret eder ve 290 ve devamı maddelerde verilen görevleri yapar. Ayrıca komiser, icra mahkemesinin talebi halinde ara raporlar verir ve alacaklıları konkordato süreci hakkında bilgilendirir.

8, 10, 11, 16, 21 ve 359 uncu maddeler hükümleri kıyas yoluyla komiserler hakkında da uygulanır.

İşin niteliği gerekli kılıyorsa komiserin teklifi üzerine mühlet, alacaklılar da dinlendikten sonra en fazla iki ayı geçmemek üzere uzatılabilir.

Borçlunun malvarlığının muhafaza edilmesi için gerekli ise veya konkordatonun gerçekleşmeyeceği açıkça anlaşılıyorsa, konkordato mühleti komiserin talebi üzerine mühletin sona ermesinden önce kaldırılabilir. Bu takdirde borçlu ve alacaklılar dinlenir. 299, 300 ve 301 inci maddeler kıyas yoluyla uygulanır.

İhtiyati tedbir yoluyla da olsa, borçluya karşı başlamış olan takiplerin konkordato mühletinin bitiminden sonraki dönem içinde durdurulmasına veya borçluya karşı yeni takip yapılamayacağına karar verilemez.

Açıklama:

(*) 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 69. maddesi ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

(**) 4949 sayılı kanunla yapılan değişiklik, 30/07/2003 tarihinden sonra yapılacak konkordato taleplerinde uygulanır.

Tarihçe:

1 – 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 69. maddesi ile değiştirilen madde metni:

            Madde 287 – (Ek fıkra: 09/11/1988 – 3494/56 md.) Konkordato talebi 166 ncı maddenin ikinci fıkrasındaki usule göre ilan edilir. Konkordato talebinin ilanından itibaren on gün içinde alacaklılar itiraz ederek konkordato mühleti verilmesini gerektiren bir hal bulunmadığını ileri sürerek tetkik merciinden konkordato talebinin reddini isteyebilirler.

            Talep muvafık görülürse tetkik mercii borçluya iki aylık bir mühlet verir ve aynı zamanda lazımgelen bilgi ve tecrübeye malik Türk vatandaşlarından bir komiser tayin eder.

            Komiser borçlunun tasarruflarına nezaret eder ve 290 ve mütaakıp maddelerle verilen vazifeleri yapar.

            8, 11 ve 16 ncı maddeler hükümleri komiserler hakkında da caridir.

            Komiserin teklifi üzerine mühlet iki ayı geçmemek üzere münasip bir müddet uzatılabilir.

            (Ek fıkra: 09/11/1988 – 3494/56 md.) İhtiyati tedbir yoluyla da olsa, borçluya karşı başlamış olan takiplerin konkordato mühletinin bitiminden sonraki dönem içinde durdurulmasına veya borçluya karşı yeni takip yapılamayacağına karar verilemez.

Mühletin ilanı:

Madde 288 – (Değişik madde: 17/07/2003 – 4949 S.K./70. md.)(*)(**)

İcra mahkemesince mühlet, karar tarihinde tirajı ellibinin (50.000) üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan gazetelerden birinde ilan olunur ve icra dairesi ile tapu dairesine bildirilir. Borçlu bir tacir ise ticaret sicili memurluğuna ve deniz ticaretiyle meşgul ise ayrıca gemi sicil memurluğuna da haber verilir. Borçlunun gemisi sicile kayıtlı olduğu takdirde gemi sicil memuru, konkordato mehli hakkında sicile şerh verir. (Mülga cümle: 14.01.2011 – 6103 S.K./41. md.)(*4*) Mühlet kararı ayrıca diğer lazım gelen yerlere bildirilir.(***)

Açıklama:

(*) Maddenin değiştirilen metinleri için Tarihçeye bakınız.

(**) 4949 sayılı kanunla yapılan değişiklik, 30/07/2003 tarihinden sonra yapılacak konkordato taleplerinde uygulanır.

(***) Maddede yer alan “yurt düzeyinde tirajı en yüksek beş gazeteden” ibaresi, 12/02/2004 kabul tarihli, 21/02/2004 tarih ve 25380 sayılı R.G.de yayımlanan 5092 sayılı Kanunun 5. maddesi ile “tirajı ellibinin (50.000) üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan gazetelerden” şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

(*4*) 14.01.2011 kabul tarihli, 14.02.2011 tarih ve 27846 sayılı R.G.de yayımlanan 6103 sayılı Kanunun 41. maddesiyle, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmek üzere yürürlükten kaldırılan cümle için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 288 – Tetkik merciince mühlet ilan olunur ve icra dairesiyle tapu idaresine bildirilir. Borçlu tüccardan ise ticaret sicil memurluğuna ve deniz ticaretiyle meşgul ise liman dairesine de haber verilir.

            Konkordato talebi üzerine verilecek mühlet kararına ilan tarihinden beş gün içinde her alacaklı istida ile itiraz edebilir. Tetkik mercii bu itirazların hepsini tarafları dinliyerek bir kararla halleder. Verilecek karar, tefhimi tarihinden on gün içinde temyiz olunabilir.

            İtiraz ve temyiz, mühletin cereyanını durdurmaz.

            Konkordato talebinin muvafık olmadığına ve mühletin kaldırılmasına dair olan kararlar tefhimi tarihinden on gün içinde borçlu tarafından temyiz olunabilir.

————————-

2 – 29/06/1956 tarih ve 6763 sayılı Kanun ile değiştirilen birinci fıkra metni:

            Tetkik merciince mühlet ilan olunur ve icra dairesiyle tapu idaresine bildirilir. Borçlu tüccardan ise ticaret sicil memurluğuna ve deniz ticareti ile meşgul ise liman idaresine de haber verilir.

————————-

3 – 06/06/1985 tarih ve 3222 sayılı Kanun ile değiştirilen birinci fıkra metni:

            Tetkik merciince mühlet ilan olunur ve icra dairesiyle tapu dairesine bildirilir. Borçlu bir tacir ise ticaret sicili memurluğuna ve deniz ticaretiyle meşgul ise ayrıca gemi sicil memurluğuna da haber verilir. Borçlunun gemisi sicile kayıtlı olduğu takdirde gemi sicil memuru, konkordato mehli hakkında sicile şerh verir. Bu şerh Türk Ticaret Kanununun 879 uncu maddesindeki şerhin hukuki neticesini meydana getirir.

————————-

4 – 09/11/1988 tarih ve 3494 sayılı Kanun ile değiştirilen fıkra metni:

            Tetkik mercii bu itirazların hepsini tarafları dinleyerek bir kararla halleder. İtiraz ve temyiz mühletin cereyanını durdurmaz.

————————-

5 – 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 70. maddesi ile değiştirilen madde metni:

            Madde 288 – (Değişik madde: 03/07/1940 – 3890/1 md.)

            (Değişik fıkra: 06/06/1985 – 3222/31 md.) Tetkik merciince mühlet yurt sathında trajı en yüksek beş gazeteden birinde ilan olunur ve icra dairesiyle tapu dairesine bildirilir. Borçlu bir tacir ise ticaret sicili memurluğuna ve deniz ticaretiyle meşgul ise ayrıca gemi sicil memurluğuna da haber verilir. Borçlunun gemisi sicile kayıtlı olduğu takdirde gemi sicil memuru, konkordato mehli hakkında sicile şerh verir. Bu şerh Türk Ticaret Kanununun 879 uncu maddesindeki şerhin hukuki neticesini meydana getirir.

            Konkordato talebi üzerine verilecek mühlet kararına ilan tarihinden itibaren yedi gün içinde her alacaklı dilekçe ile itiraz edebilir.

            (Değişik fıkra: 09/11/1988 – 3494/57 md.) Tetkik mercii bu itirazların hepsini tarafları dinleyerek bir kararla halleder. Alacaklının itirazının reddine dair kararlar ile 287 nci maddeye göre borçluya mühlet verilmesine veya verilmiş mühletin uzatılmasına dair merci kararları temyiz olunamaz. İtiraz mühletin cereyanını durdurmaz.

———————————————–

6 – 14.01.2011 kabul tarihli, 14.02.2011 tarih ve 27846 sayılı R.G.de yayımlanan 6103 sayılı Kanunun 41. maddesiyle yürürlükten kaldırılan cümle:

            Bu şerh Türk Ticaret Kanununun 879 uncu maddesindeki şerhin hukuki neticesini meydana getirir.

Mühletin alacaklılar bakımından sonuçları:(*)

Açıklama:

(*) “Mühletin neticeleri:” olan madde başlığı, 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 71. maddesi ile metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.

Madde 289 – (Değişik madde: 17/07/2003 – 4949 S.K./71. md.)(*)(**)

Mühlet içinde borçlu aleyhine 6183 sayılı Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur, ihtiyati haciz kararları uygulanmaz, bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemez.

Mühlet sırasında taşınır veya taşınmaz rehniyle temin edilmiş alacaklar nedeniyle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabilir veya başlamış olan takiplere devam edilebilir; ancak bu takip nedeniyle muhafaza tedbirleri alınamaz ve rehinli malın satışı gerçekleştirilemez.

206 ncı maddenin birinci sırasında yazılı alacaklar için haciz yoluyla takip yapılabilir.

Konkordato aksine hüküm içermediği takdirde mühlet, rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesini durdurur.

Takas bu Kanunun 200 ve 201 inci maddelerine tabidir. Bu maddelerin uygulanmasında konkordato mühletinin veya iflasın ertelenmesi kararının ilanı tarihi esas alınır.

Açıklama:

(*) Maddenin değiştirilen metinleri için Tarihçeye bakınız.

(**) 4949 sayılı kanunla yapılan değişiklik, 30/07/2003 tarihinden sonra yapılacak konkordato taleplerinde uygulanır.

Tarihçe:

1 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 289 – Rehinli alacaklar müstesna olmak üzere mühlet içinde borçlu aleyhine hiç bir takip yapılmaz ve bir takip muamelesiyle kesilebilen müruru zaman ve hakkı düşüren müddetler cereyan etmez.

—————————–

2 – 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 71. maddesi ile değiştirilen madde metni:

            Madde 289 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/122 md.)

            Rehinli alacaklar müstesna olmak üzere, mühlet içinde borçlu aleyhine hiç bir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur; bir takip muamelesiyle kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler cereyan etmez.

            Ancak 206 ncı maddenin birinci sırasında yazılı alacaklar için haciz yolu ile yapılan takipler, birinci fıkra hükmünden müstesnadır.

Mühletin borçlu bakımından sonuçları:(*)

Açıklama:

(*) “Borçlunun tasarruf yetkisinin uzatılması:” olan madde başlığı, 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 72. maddesi ile metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.

Madde 290 – (Değişik madde: 17/07/2003 – 4949 S.K./72. md.)(*)(**)

Borçlu, komiserin nezareti altında işlerine devam edebilir. Şu kadar ki, icra mahkemesi bazı işlemlerin geçerli olarak ancak komiserin katılımı ile yapılmasına veya borçlunun yerine komiserin işletmenin faaliyetini devam ettirmesine karar verebilir.

Borçlu, icra mahkemesinin izni dışında mühlet kararından itibaren rehin tesis edemez, kefil olamaz, taşınmaz ve işletmenin devamlı tesisatını kısmen dahi olsa devredemez ve takyit edemez ve ivazsız tasarruflarda bulunamaz. Aksi halde yapılan işlemler hükümsüzdür.

Borçlu bu hükme yahut komiserin ihtarlarına aykırı davranırsa veya iyi niyetinden şüpheyi haklı gösterir bir harekette bulunursa icra mahkemesi komiserin raporu üzerine, mümkün ise borçluyu ve gerektiğinde alacaklıları dinledikten sonra borçlunun malları üzerindeki tasarruf yetkisini veya mühleti kaldırabilir.

299, 300 ve 301 inci maddeler hükmü kıyas yoluyla uygulanır.

Açıklama:

(*) Maddenin değiştirilen metinleri için Tarihçeye bakınız.

(**) 4949 sayılı kanunla yapılan değişiklik, 30/07/2003 tarihinden sonra yapılacak konkordato taleplerinde uygulanır.

Tarihçe:

1 – 06/06/1985 tarih ve 3222 sayılı Kanun ile değiştirilen fıkra metni:

            Borçlu, komiserin nezareti altında işlerine devam edebilir. Ancak mühletin ilanından itibaren borçlu rehnetmek ve bir gayrimenkul satmak ve ipotek yapmak, kefil olmak ve ivazsız tasarruflarda bulunmaktan memnudur. Aksi takdirde yapılan akitler hükümsüzdür.

—————————–

2 – 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 72. maddesi ile değiştirilen madde metni:

            Madde 290 – (Değişik fıkra: 06/06/1985 – 3222/32 md.) Borçlu, komiserin nezareti altında işlerine devam edebilir. Fakat, borçlu, mühletin ilanından itibaren, rehin ve ipotek tesis edemez, gayrimenkul satamaz, kefil olamaz ve ivazsız tasarruflarda bulunamaz. Aksi takdirde yapılan akitler hükümsüzdür. Ancak konkordato tasdik kararı için gerekli harcı karşılamak üzere buna yeter miktardaki malları üzerinde komiserin nezareti altında tasarrufta bulunabilir.

            Borçlu bu hükme yahut komiserin ihtarlarına mugayir veya hüsnü niyetinden şüpheyi haklı gösterir bir harekette bulunursa, tetkik mercii komiserin raporu üzerine mümkün ise borçluyu dinledikten sonra mühleti kaldırabilir.

            299 ve 300 üncü maddeler hükmü tatbik olunur.

Defter tutulması ve rehinli malların kıymetinin takdiri:(*)

Açıklama:

(*) “Defter tutulması:” olan madde başlığı, 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 73. maddesi ile metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.

Madde 291 – (Değişik madde: 17/07/2003 – 4949 S.K./73. md.)(*)(**)

Komiser, tayinini müteakip borçlunun mevcudunun bir defterini yapar ve malların kıymetlerini takdir eder. Borçlunun başka yerlerde malları varsa bu muamele o yer icra dairesi marifetiyle yaptırılabilir.

Komiser rehinli malların kıymetinin takdirine ilişkin kararını alacaklıların incelemesine hazır tutar; kıymet takdiri kararı alacaklılar toplantısından önce yazılı olarak rehinli alacaklılara ve borçluya bildirilir.

İlgililer, on gün içinde ve masrafları önceden vermek kaydıyla, icra mahkemesinden rehinli malların kıymetini yeniden takdir etmesini isteyebilir. Eğer yeni kıymet takdiri bir alacaklı tarafından istenmiş ve takdir edilen kıymet, kayda değer bir şekilde değişmişse alacaklı borçludan masraflarının ödenmesini talep edebilir.

Açıklama:

(*) 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 73. maddesi ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

(**) 4949 sayılı kanunla yapılan değişiklik, 30/07/2003 tarihinden sonra yapılacak konkordato taleplerinde uygulanır.

Tarihçe:

1 – 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 73. maddesi ile değiştirilen madde metni:

            Madde 291 – Komiser, tayinini mütaakıp borçlunun mevcudunun bir defterini yapar ve malların kıymetlerini takdir eder. Borçlunun başka yerde malları varsa bu muamele ora icra dairesi marifetiyle yaptırılabilir.

Alacaklıları davet ve alacakların bildirilmesi:(*)

Açıklama:

(*) “Alacakların bildirilmesi:” olan madde başlığı, 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 74. maddesi ile metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.

Madde 292 – (Değişik madde: 17/07/2003 – 4949 S.K./74. md.)(*)(**)

Alacaklılar, komiser tarafından ilan tarihinden itibaren yirmi gün içinde alacaklarını bildirmeye mühlet kararının yayımlandığı gazetede yapılacak ilanla davet olunur. Ayrıca, ilanın birer sureti adresi belli olan alacaklılara posta ile gönderilir. İlanda, hilafına hareket eden alacaklıların bilançoda kayıtlı olmadıkça konkordato müzakeresine kabul edilmeyecekleri ihtarı da yazılır.

Aynı ilanda komiser; yukarıdaki fıkrada yazılı müddet geçtikten sonra olmak üzere, konkordato teklifini müzakere etmek için alacaklıları muayyen bir gün ve saatte toplanmaya davet eder ve toplantıdan önceki on gün içinde belgeleri inceleyebileceklerini bildirir.

Açıklama:

(*) Maddenin değiştirilen metinleri için Tarihçeye bakınız.

(**) 4949 sayılı kanunla yapılan değişiklik, 30/07/2003 tarihinden sonra yapılacak konkordato taleplerinde uygulanır.

Tarihçe:

1 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 292 – Alacaklılar komiser tarafından yirmi gün içinde alacaklarını bildirmeğe ilanla davet olunur. İlanda hilafına hareket edenlerin konkordato müzakeresine kabul edilmiyecekleri ihtarı da yazılır.

            Yukarki fıkrada yazılı müddet geçtikten sonra komiser, konkordato teklifini müzakere etmek için alacaklıları toplanmağa davet eder ve toplanmağa takaddüm eden on gün içinde vesikaları tetkik edebileceklerini kendilerine haber verir.

————————-

2 – 06/06/1985 tarih ve 3222 sayılı Kanun ile değiştirilen fıkra metni:

            Alacaklılar komiser tarafından yirmi gün içinde alacaklarını bildirmeye ilanla davet olunur. İlanın birer sureti adresi belli olan alacaklılara posta ile gönderilir. İlanda hilafına hareket edenlerin konkordato müzakeresine kabul edilmiyecekleri ihtarı da yazılır.

————————-

3 – 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 74. maddesi ile değiştirilen madde metni:

            Madde 292 – (Değişik madde: 18/02/1965 tarih ve 538/123 md.)

            (Değişik fıkra: 06/06/1985 – 3222/33 md.) Alacaklılar, komiser tarafından ilan tarihinden itibaren yirmi gün içinde alacaklarını bildirmeye yurt sathında trajı en yüksek beş gazeteden birinde yapılacak ilanla davet olunur. Ayrıca, ilanın birer sureti adresi belli olan alacaklılara posta ile gönderilir. İlanda, hilafına hareket eden alacaklıların bilançoda kayıtlı olmadıkça konkordato müzakeresine kabul edilmeyecekleri ihtarı da yazılır.

            Aynı ilanda komiser; yukarıdaki fıkrada yazılı müddet geçtikten sonra olmak üzere, konkordato teklifini müzakere etmek için alacaklıları muayyen bir gün ve saatte toplanmaya davet eder ve toplanmaya tekaddüm eden on gün içinde vesikaları tetkik edebileceklerini kendilerine haber verir.

Alacaklılar hakkında borçlunun beyana daveti:

Madde 293 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/124 md.)(*)

Komiser, borçluyu iddia olunan alacaklar hakkında beyanda bulunmaya davet eder. Komiser, alacakların varit olup olmadığı hakkında borçlunun defterleri ve vesikaları üzerinde gerekli incelemelerde bulunarak bunların neticesini aşağıdaki madde gereğince vereceği rapora derceder.

Açıklama:

(*) 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 293 – Komiser borçluyu iddia olunan alacaklar hakkında beyanda bulunmağa davet eder.

Alacaklıların toplanması:

Madde 294 – Komiser alacaklılar toplanmasına reislik eder ve borçlunun vaziyeti hakkında bir rapor verir.

Borçlu lazımgelen malümatı vermek üzere toplanmada hazır bulunmağa mecburdur.

Müzakere neticesinde tutulan konkordato zaptı derhal imza olunur. İmzayı mütaakıp on gün içinde vukua gelen iltihaklar kabul olunur.

Müşterek borçlulara karşı haklar:

Madde 295 – Konkordatoya muvafakat etmiyen alacaklı müşterek borçlulara ve borçlunun kefillerine ve borcu tekeffül edenlere karşı bütün haklarını muhafaza eder.

Konkordatoya muvafakat etmiş olan alacaklı dahi kendi haklarını yukardaki kimselere ödeme mukabilinde temlik teklif etmek ve onlara toplanmanın günü ile yerinden en aşağı on gün evvel haber vermek şartiyle bu hükümden istifade eder.

Alacaklı müracaat hakkına halel gelmeksizin yukardaki kimselere konkordato müzakeresine iştirak etmek salahiyetini verebilir ve onların kararını kabul taahhüdünde bulunabilir.

Konkordatonun mahkemede incelenmesi:(*)

Açıklama:

(*) “Konkordatonun mahkemede tetkiki:” olan madde başlığı, 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 75. maddesi ile metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.

Madde 296 – (Değişik madde: 17/07/2003 – 4949 S.K./75. md.)(*)(**)

Toplanmayı takip eden on gün bittikten sonra komiser konkordatoya ilişkin bütün belgeleri ve bu süre içinde iltihak eden olmuşsa bunları da dikkate alarak, konkordatonun kabul edilip edilmediğine ve tasdikinin uygun olup olmadığına dair gerekçeli raporunu ticaret mahkemesine tevdi eder ve durumu ilgili icra mahkemesine bildirir.

Mahkeme, komiseri dinledikten sonra ve her halde mühlet içinde kısa bir zamanda kararını verir. Karar vermek için tayin olunan duruşma günü, mühlet kararının yayımlandığı gazetede ilan edilir. İtiraz edenlerin haklarını müdafaa için duruşmada bulunabilecekleri de ilana yazılır.

Açıklama:

(*) Maddenin değiştirilen metinleri için Tarihçeye bakınız.

(**) 4949 sayılı kanunla yapılan değişiklik, 30/07/2003 tarihinden sonra yapılacak konkordato taleplerinde uygulanır.

Tarihçe:

1 – 06/06/1985 tarih ve 3222 sayılı Kanun ile değiştirilen fıkra metni:

            Mahkeme komiseri dinledikten sonra kısa bir zamanda kararını verir. Karar vermek için tayin olunan celse ilanla bildirilir. İtiraz edenlerin haklarını müdafaa için celsede bulunabilecekleri de ilana yazılır.

—————————-

2 – 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 75. maddesi ile değiştirilen madde metni:

            Madde 296 – Toplanmayı takip eden on gün bittikten sonra komiser konkordatoya müteallik bütün evrak ve bu müddet içinde iltihak eden olmuşsa bunları da nazara alarak konkoradatonun kabul edilip edilmediğine ve tasdikı muvafık olup olmadığına dair esbabı mucibeli mütalaanamesini mahkemeye verilmek üzere icra dairesine tevdi eder.

            (Değişik fıkra: 06/06/1985 – 3222/34 md.) Mahkeme, komseri dinledikten sonra kısa bir zamanda kararını verir. Karar vermek için tayin olunan celse, yurt sathında trajı en yüksek beş gazeteden birinde ilan edilir. İtiraz edenlerin haklarını müdafaa için celsede bulunabilecekleri de ilana yazılır.

Konkordatonun kabulü için lazımgelen ekseriyet:

Madde 297 – (Değişik fıkra: 17/07/2003 – 4949 S.K./76. md.)(*)(**) Konkordato, kaydedilmiş olan alacaklıların yarısını ve alacakların üçte ikisini aşan bir çoğunluk tarafından imza edilmiş ise kabul edilmiş sayılır.

İmtiyazlı alacaklılarla borçlunun karısı, kocası ve ana, baba ve evladı ne alacak ve ne de alacaklı ekseriyetini teşkilde hesaba katılmazlar.

Rehinle temin edilmiş alacaklar komiser tarafından takdir edilen kıymet neticesinde teminatsız kaldıkları kısım için hesaba katılırlar.

Nizalı veya taliki şarta bağlı veyahut muayyen olmıyan bir vadeye tabi alacakların hesaba katılıp katılmamasına ve ne nispette katılacağına icra mahkemesi karar verir. Şu kadar ki bu iddialar hakkında ilerde mahkemece verilecek hükümler mahfuzdur.

Açıklama:

(*) 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 76. maddesi ile değiştirilen fıkra için Tarihçeye bakınız.

(**) 4949 sayılı kanunla yapılan değişiklik, 30/07/2003 tarihinden sonra yapılacak konkordato taleplerinde uygulanır.

Tarihçe:

1 – 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 76. maddesi ile değiştirilen fıkra metni:

            Konkordato kaydedilmiş olan alacakların üçte ikisine malik ve alacaklılarının üçte ikisine baliğ olan bir ekseriyet tarafından imza edilmişse kabul olunmuş sayılır.

Konkordatonun tasdiki:

Madde 298 – (Değişik madde: 17/07/2003 – 4949 S.K./77. md.)(*)(**)

Yukarıdaki hükümler dairesinde yapılan konkordato teklifinin tasdiki aşağıdaki şartların tahakkukuna bağlıdır:

1- Teklif edilen meblağın borçlunun kaynakları ile orantılı olması (Mahkeme borçluya intikal edebilecek malları da dikkate alabilir.).

2- Malvarlığının terki suretiyle konkordatoda, paraya çevirme halinde elde edilen hasılat veya üçüncü kişi tarafından teklif edilen meblağın, iflas yoluyla tasfiye halinde elde edilebilecek bedelden fazla olacağının öngörülmesi.

3- Konkordato işlemlerinin yerine getirilmesini, alacakları kabul edilmiş olan imtiyazlı alacakların tamamen ödenmesini ve mühlet sırasında komiserin onayıyla akdedilmiş borçların ifasını sağlamak için, bu alacaklılardan her biri özel olarak ve açıkça kendi alacağı bakımından vazgeçmedikçe, yeterli teminatın gösterilmesi.

4- Konkordatonun tasdikinin gerektirdiği yargılama masrafları ve ilam harçlarının tasdik kararından önce, borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmiş olması.

Hakim, konkordato teklifini yetersiz bulması halinde resen veya talep üzerine gerekli gördüğü düzeltmeyi yapabilir.

Açıklama:

(*) 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 77. maddesi ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

(**) 4949 sayılı kanunla yapılan değişiklik, 30/07/2003 tarihinden sonra yapılacak konkordato taleplerinde uygulanır.

Tarihçe:

1 – 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 77. maddesi ile değiştirilen madde metni:

            Madde 298 – Yukardaki hükümler dairesinde yapılan konkordatonun tasdikı aşağıdaki şartların tahakkukuna bağlıdır:

            1 – Borçlu alacaklıların zararına olarak doğruluk haricinde yahut pek büyük hiffetle hiç bir muamele yapmamış olmak;

            2 – Teklif olunan para borçlunun serveti ile mütenasip bulunmak, (Mahkeme miras yoliyle borçluya düşebilecek malları da nazarı itibara alabilir);

            3 – Konkordato hükmünün ifası ve kendilerinin ihbar etmiş olan imtiyazlı alacaklıların bütün alacaklarının tesviyesi için kafi teminat verilmiş olmak (alacaklılar teminat verilmesinden açık bir beyan ile vazgeçebilirler).

            4. (Ek bent: 18/02/1965 – 538/125 md.) Konkordatonun tasdikının gerektirdiği yargılama masrafları ve ilam harçlarının tasdik kararından önce, borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmiş olmak.

Rehinli taşınır veya taşınmazın paraya çevrilmesinin ertelenmesi:

Madde 298/a – (Ek madde: 17/07/2003 – 4949 S.K./78. md.)(*)

Konkordatoyu tasdik eden hakim, borçlunun talebi üzerine, tasdik kararından itibaren en fazla bir yılı geçmemek ve erteleme süresince işleyecek olup mevcut rehinle karşılanamayan faizler teminatlandırılmak kaydıyla, rehinli taşınır veya taşınmazın konkordato talebinden önceki bir alacak nedeniyle satışını erteleyebilir. Ancak, bu ertelemenin yapılabilmesi için rehinli alacağın konkordato talebinden önceki yıla ait faizlerinin ödenmiş olması lazımdır. Borçlu ayrıca taşınmazın veya ticari işletme rehni konusu unsurların işletmenin çalışması için kendisine gerekli olduğunu ve paraya çevirmenin ekonomik varlığını tehlikeye sokacağını gerçeğe yakın bir şekilde ispat etmelidir.

İlgili rehinli alacaklılar yazılı görüşlerini konkordatonun tasdikine ilişkin görüşmelerden önce sunmaya davet edilirler; bu alacaklılar ayrıca tasdik duruşmasına bizzat çağırılırlar.

Borçlu, rehinli taşınır veya taşınmazı rızasıyla devreder, iflas eder veya ölürse, paraya çevirmenin ertelenmesi kendiliğinden hükümsüz hale gelir.

İlgili alacaklının talebi üzerine ve borçluyu dinledikten sonra, konkordatoyu tasdik eden hakim paraya çevirmenin ertelenmesi kararını, alacaklı şu hallerden birinin mevcudiyetini gerçeğe yakın bir şekilde ispat ederse iptal eder:

1- Borçlu paraya çevirmenin ertelenmesini yanlış bilgiler vermek suretiyle elde etmişse.

2- Serveti ve gelirleri artmış ve borcu ekonomik varlığını tehlikeye sokmadan ödeyebilecekse.

3- Rehinli taşınır veya taşınmazın paraya çevrilmesi borçlunun ekonomik varlığını artık tehlikeye sokmayacaksa.

Açıklama:

(*) 4949 sayılı kanunla eklenen madde, 30/07/2003 tarihinden sonra yapılacak konkordato taleplerinde uygulanır.

Kanun yollarına başvurma:(*)

Açıklama:

(*) “Temyize müracaat:” olan madde başlığı, 02/03/2005 kabul tarihli, 18/03/2005 tarih ve 25759 sayılı R.G.de yayımlanan 5311 sayılı Kanunun 18. maddesi ile, 01/04/2005 tarihinden geçerli olmak üzere metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.

Madde 299 – (Değişik madde: 02/03/2005 – 5311 S.K./18. md.)(*)

Konkordato hakkında verilen hükme karşı tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde borçlu ve itiraz eden her alacaklı tarafından istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi kararına karşı tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir. İstinaf ve temyiz incelemeleri, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre yapılır.

Açıklama:

(*) Maddenin değiştirilen metinleri için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 299 – Konkordato hakkında verilen hüküm tefhiminden on gün içinde borçlu ve itiraz eden her alacaklı tarafından temyiz olunabilir.

——————————-

2 – 02/03/2005 kabul tarihli, 18/03/2005 tarih ve 25759 sayılı R.G.de yayımlanan 5311 sayılı Kanunun 18. maddesi ile, 01/04/2005 tarihinden geçerli olmak üzere (5328 sayılı kanunla yürürlük tarihi 01/06/2005 olarak değiştirilmiştir.) değiştirilen madde metni:

            Madde 299 – (Değişik madde: 03/07/1940 – 3890/1 md.)

            Konkordato hakkında verilen hüküm tefhiminden on gün içinde borçlu ve itiraz eden her alacaklı tarafından temyiz olunabilir.

Tasdikin ilanı:

Madde 300 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/126 md.)(*)

(Değişik fıkra: 06/06/1985 – 3222/35 md.)(**) Hüküm kesinleşince mühlet kararının yayımlandığı gazetede ilan edilir; icra dairesi ile tapu dairesine, mahalli ticaret odalarına sanayi odalarına ve borsalara ve borçlunun sıfatına göre evvelce ihbar edilmiş ise ticaret sicili memurluğuna ve gemi sicil memurluğuna tebliğ olunur.(***)(****)

İlandan itibaren 287 nci maddeye göre verilen mühletin hükümleri biter.

Açıklama:

(*) 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

(**) 06/06/1985 tarih ve 3222 sayılı Kanun ile değiştirilen fıkra için Tarihçeye bakınız.

(***) Fıkrada yer alan “yurt sathında trajı en yüksek beş gazeteden birinde” ibaresi, 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 79. maddesi ile “mühlet kararının yayımlandığı gazetede” şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

(****) 4949 sayılı kanunla yapılan değişiklik, 30/07/2003 tarihinden sonra yapılacak konkordato taleplerinde uygulanır.

Tarihçe:

1 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 300 – Hüküm katileşince ilan ve icra dairesiyle tapu idaresine ve borçlunun sıfatına göre evvelce ihbar edilmiş ise ticaret sicil memurluğuna ve liman dairesine tebliğ olunur.

            İlandan itibaren 287 nci maddeye göre verilen mühletin hükümleri biter.

————————-

2 – 06/06/1985 tarih ve 3222 sayılı Kanun ile değiştirilen fıkra metni:

            Hüküm kesinleşince ilan edilir; icra dairesi ile tapu idaresine, mahalli ticaret odalarına, sanayi odalarına ve borsalara ve borçlunun sıfatına göre evvelce ihbar edilmiş ise ticaret sicili memurluğuna ve gemi sicil memurluğuna tebliğ olunur.

Konkordatonun reddinden sonra iflas ve ihtiyati haciz:

Madde 301 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/127 md.)(*)

(Değişik fıkra: 17/07/2003 – 4949 S.K./80. md.)(**)(***) Konkordato tasdik olunmaz yahut mühlet kaldırılırsa, borçlu iflasa tabi kişilerden olmasa bile, alacaklılardan birinin 300 üncü maddeye göre yapılacak ilandan itibaren on gün içinde vuku bulacak talebi üzerine borçlunun derhal iflasına karar verilir.

Konkordatonun tasdikını reddeden mahkeme, teminat aramaksızın borçlunun bütün kabili haciz mallarının ihtiyaten haczine karar verir. Bu karar masrafı avans olarak yatıran herhangi bir alacaklının talebiyle tatbik olunur. Yukarıdaki fıkraya göre açılan iflas davası 264 üncü madde gereğince ihtiyati haczi tamamlıyan merasimdendir.

Açıklama:

(*) Maddenin değişen metinleri için Tarihçeye bakınız.

(**) 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 80. maddesi ile değiştirilen fıkra için Tarihçeye bakınız.

(***) 4949 sayılı kanunla yapılan değişiklik, 30/07/2003 tarihinden sonra yapılacak konkordato taleplerinde uygulanır.

Tarihçe:

1 – 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 301 – Konkordato tasdik olunmaz, yahut mühlet kaldırılırsa alacaklılardan birinin on gün içinde vukubulacak talebiyle iflas yoliyle takibe tabi olan borçlunun derhal iflasına karar verilir.

————————-

2 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 301 – Konkordato tasdik olunmaz yahut mühlet kaldırılırsa alacaklılardan birinin yedi gün içinde vuku bulacak talebiyle iflas yolu ile takibe tabi olan borçlunun derhal iflasına karar verilir.

————————-

3 – 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 80. maddesi ile değiştirilen fıkra metni:

            Konkordato tasdik olunmaz yahut mühlet kaldırılırsa alacaklılardan birinin yedi gün içinde vukubulacak talebi üzerine iflas yolu ile takibe tabi borçlunun derhal iflasına karar verilir.

İtirazlı alacaklar hakkında dava:

Madde 302 – (Değişik madde: 06/06/1985 – 3222/36 md.)(*)

Ticaret mahkemesi, konkordatonun tasdiki kararında alacakları itiraza uğramış olan alacaklılara, dava açmak için, konkordatonun tasdiki kararının yüze karşı verilmesi halinde tefhim, aksi takdirde tebliğ tarihinden itibaren başlamak üzere on günlük bir müddet tayin eder. (Değişik cümle: 12/02/2004 – 5092 S.K./6. md.)(*4*) Bu müddet içerisinde dava açmayanların teminattan yararlanma ve konkordatoyu feshettirme hakları düşer. (Ek cümle: 17/07/2003 – 4949 S.K./81. md.) İcra takibi sonucunda kesinleşmiş alacaklar ile ilama bağlı alacaklara ilişkin haklar saklıdır.(**)(***)

Açıklama:

(*) Maddenin değişen metinleri için Tarihçeye bakınız.

(**) Maddede yer alan “yedi” ibaresi, 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 81. maddesi ile “on” şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

(***) 4949 sayılı kanunla yapılan değişiklik, 30/07/2003 tarihinden sonra yapılacak konkordato taleplerinde uygulanır.

(*4*) 12/02/2004 kabul tarihli, 21/02/2004 tarih ve 25380 sayılı R.G.de yayımlanan 5092 sayılı Kanunun 6. maddesi ile değiştirilen cümle için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 302 – Mahkeme konkordatonun tasdiki kararında alacakları itiraza uğramış olan alacaklılara, dava etmek için on günlük bir mühlet tayin eder. Bu mühlet içinde dava etmiyenlerin hakları düşer.

————————-

2 – 06/06/1985 tarih ve 3222 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 302 – Mahkeme konkordatonun tasdiki kararında alacakları itiraza uğramış olan alacaklılara, dava etmek için yedi günlük bir mühlet tayin eder. Bu mühlet içinde dava etmeyenlerin hakları düşer.

————————-

3 – 12/02/2004 kabul tarihli, 21/02/2004 tarih ve 25380 sayılı R.G.de yayımlanan 5092 sayılı Kanunun 6. maddesi ile değiştirilen cümle metni:

            Bu müddet içerisinde dava açmayanların hakları düşer.

Konkordatonun hükümleri:

Madde 303 – (Değişik madde: 17/07/2003 – 4949 S.K./82. md.)(*)(**)

Tasdik edilen konkordato, alacakları mühlet kararından önce veya komiserin onayı olmaksızın konkordatonun tasdikine kadar doğmuş bütün alacaklar için mecburidir. Rehinli alacaklıların rehnin kıymetini karşılayan miktardaki alacakları ile bu Kanunun 206 ncı maddesinin birinci fıkrasında sayılan Devlet alacakları müstesnadır.

Mühlet içinde komiserin onayıyla akdedilmiş borçlar, malvarlığının terki suretiyle konkordatoda yahut sonraki bir iflasta masa borcu sayılır.

Konkordatonun tasdiki kararında alacaklıların hangi ölçüde alacaklarından vazgeçtiği, borçlunun borçlarını nasıl ödeyeceği ve gerekirse sağlanacak teminatlar belirtilir. Kararda komiser veya uzman bir kişi tasdik edilen konkordatonun yerine getirilmesini sağlamak için gerekli gözetim, yönetim ve tasfiye tedbirlerini almakla görevlendirilebilir. Bu takdirde görevlendirilen kişi, borçlunun işletmesinin durumu ve borçlarını konkordato projesi uyarınca ödeme kabiliyetini muhafaza edip etmediği konusunda iki ayda bir tasdik kararını veren mahkemeye rapor tevdi eder; alacaklılar bu raporu inceleyebilirler.

Açıklama:

(*) 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 82. maddesi ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

(**) 4949 sayılı kanunla yapılan değişiklik, 30/07/2003 tarihinden sonra yapılacak konkordato taleplerinde uygulanır.

Tarihçe:

1 – 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 82. maddesi ile değiştirilen madde metni:

            Madde 303 – Tasdik edilen konkordato, bütün alacaklar için mecburidir. Rehinli alacaklıların rehin kıymetine tekabül eden miktardaki alacakları ile Devletin amme hukukundan doğan alacakları müstesnadır.

Konkordatonun neticelenmiyen takipler üzerine tesiri:

Madde 304 – Konkordatonun tasdikı konkordato mühletlerinden evvel vazolunupta henüz paraya çevrilmemiş olan hacizleri hükümden düşürür.

Nizalı alacaklılara ait paralar:

Madde 305 – İcra mahkemesi emrederse nizalı alacaklılar hakkında ayrılan paylar hüküm katileşinceye kadar borçlu tarafından sağlam bir bankaya ve bulunmıyan yerde icra veznesine yatırılır.

Konkordato haricinde yapılan vaitler:

Madde 306 – Borçlu tarafından konkordato şartlarından fazla olarak alacaklılardan birine yapılan her vait hükme hacet kalmaksızın batıldır.

Konkordatonun alacaklılardan birinin müracatiyle onun hakkında feshi:

Madde 307 – Kendisine karşı konkordato şartları ifa edilmiyen her alacaklı konkordato mucibince iktisap etmiş olduğu yeni hakları muhafaza etmekle beraber konkordatoyu tasdik eden mahkemeye müracaatla kendisi hakkında konkordatoyu feshettirebilir.

(Değişik fıkra: 02/03/2005 – 5311 S.K./19. md.)(*) Fesih talebi üzerine verilecek hükmün tebliğinden itibaren on gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi kararına karşı tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir.

Açıklama:

(*) 02/03/2005 kabul tarihli, 18/03/2005 tarih ve 25759 sayılı R.G.de yayımlanan 5311 sayılı Kanunun 19. maddesi ile, 01/04/2005 tarihinden geçerli olmak üzere (5328 sayılı kanunla yürürlük tarihi 01/06/2005 olarak değiştirilmiştir.) değiştirilen fıkra için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 02/03/2005 kabul tarihli, 18/03/2005 tarih ve 25759 sayılı R.G.de yayımlanan 5311 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değiştirilen fıkra metni:

            Fesih talebi üzerine verilecek hükmün tebliğinden on gün içinde temyizi kabildir.

Konkordatonun tamamen feshi:

Madde 308 – Her alacaklı suiniyetle muallel bulunan bir konkordatonun feshini tasdik kararını vermiş olan mahkemeden istiyebilir.

299, 300 ve 301 inci maddelerin hükümleri bu halde de caridir.

II. İFLASTAN SONRA KONKORDATO (*)

Açıklama:

(*) Üst başlık, 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 83. maddesi ile kanun metnine ilave edilmiştir.

Şartları ve hükümleri:(*)

Açıklama:

(*) “İflastan sonra konkordato:” olan madde başlığı, 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 83. maddesi ile metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.

Madde 309 – İflasına hükmedilmiş olan bir borçlu konkordato teklifi ederse iflas idaresi mütalaasiyle beraber ikinci alacaklılar toplanmasında veya daha sonra müzakere edilmek üzere alacaklılara bu teklifi bildirir.

294 den 299 uncu ve 302 den 308 inciye kadar olan maddeler burada da tatbik olunur. Komisere ait vazifeler iflas idaresi tarafından yapılır.

(Değişik fıkra: 17/07/2003 – 4949 S.K./83. md.)(**)(***) Paraya çevirme ticaret mahkemesi tasdik hakkında bir karar verinceye kadar ertelenir.

(Değişik fıkra: 06/06/1985 – 3222/37 md.)(*) Konkordato üzerine verilen karar iflas idaresine bildirilir.

Konkordatonun tasdikı halinde idare iflasa hükmeden mahkemeden iflasın kaldırılmasını ister.

Açıklama:

(*) 06/06/1985 tarih ve 3222 sayılı Kanun ile değiştirilen fıkra için Tarihçeye bakınız.

(**) 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 83. maddesi ile değiştirilen fıkra için Tarihçeye bakınız.

(***) 4949 sayılı kanunla yapılan değişiklik, 30/07/2003 tarihinden sonra yapılacak konkordato taleplerinde uygulanır.

Tarihçe:

1 – 06/06/1985 tarih ve 3222 sayılı Kanun ile değiştirilen fıkra metni:

            Konkordato üzerine verilen karar iflas dairesine bildirilir.

—————————-

2 – 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 83. maddesi ile değiştirilen fıkra metni:

            285 inci maddenin son fıkrası hükmü burada cari değildir.

III. MALVARLIĞININ TERKİ SURETİYLE KONKORDATO (*)

Genel olarak:

Madde 309/a – (Ek madde: 17/07/2003 – 4949 S.K./84. md.)(*)(**)

Malvarlığının terki suretiyle konkordato ile alacaklılara, borçlunun malvarlığı üzerinde tasarruf etmek veya bu malların tamamını ya da bir kısmını üçüncü kişiye devretmek yetkisi verilir.

Alacaklılar haklarını konkordato tasfiye memurları ve alacaklılar kurulu aracılığıyla kullanırlar. Konkordato tasfiye memurları ve alacaklılar kurulu konkordato talebi hakkında karar veren alacaklılar tarafından seçilir. Konkordato tasfiye memuru icra mahkemesinin seçime ilişkin kararı onaylamasından sonra göreve başlar. Konkordato komiseri de tasfiye memuru olabilir.

Açıklama:

(*) 4949 sayılı kanunla eklenen madde, 30/07/2003 tarihinden sonra yapılacak konkordato taleplerinde uygulanır.

(**) 4949 sayılı kanunun 104 maddesi gereğince, 309/a ila 309/l maddelerinin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Adalet Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikte gösterilir.

Zorunlu içeriği:

Madde 309/b – (Ek madde: 17/07/2003 – 4949 S.K./84. md.)

Malvarlığının terki suretiyle konkordato aşağıdaki hususları içerir:

1- Alacaklıların malların tasfiyesi ya da üçüncü kişiye devri suretiyle karşılanamayan alacaklarından feragat edip etmedikleri, feragat etmiyorlarsa borçlunun sorumluluğunun ne olduğu.

2- Konkordato tasfiye memurları ile alacaklılar kurulu üyelerinin belirlenmesi ve bunların yetkileri.

3- Kanun tarafından belirlenmemişse, malların tasfiye usulü ve eğer mallar üçüncü kişiye devredilecekse, bu devrin şekli ve teminatlandırılması.

4- Alacaklılara yönelik ilanların Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi yanında tasdik tarihinde tirajı ellibinin (50.000) üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan gazetelerden biriyle yapılacağı.(*)

Konkordato kapsamı dışında kalan mallar varsa bunlar açıkça belirtilir.

Açıklama:

(*) Bendde yer alan “yurt düzeyinde yayınlanan tirajı en yüksek beş gazeteden” ibaresi, 12/02/2004 kabul tarihli, 21/02/2004 tarih ve 25380 sayılı R.G.de yayımlanan 5092 sayılı Kanunun 7. maddesi ile “tirajı ellibinin (50.000) üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan gazetelerden” şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

Tasdikin sonuçları:

Madde 309/c – (Ek madde: 17/07/2003 – 4949 S.K./84. md.)

Malvarlığının terki suretiyle konkordatonun tasdikine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren, borçlu malları üzerinde tasarruf edemez ve bu mallar hakkında tasarruf yetkisine sahip kişilerin imza yetkisi sona erer.

Borçlu ticaret siciline kayıtlı ise ticaret unvanına “konkordato tasfiyesi halinde” sözcükleri eklenir. Konkordato masası, konkordato kapsamına girmeyen borçlardan dolayı bu unvan altında takip edilir.

Konkordato tasfiye memurları konkordato masasının muhafazası ve paraya çevrilmesi veya lüzumu halinde malların devri için gerekli bütün işlemleri yerine getirir.

Konkordato tasfiye memurları mahkemelerde konkordato masasını temsil eder. 228 inci madde kıyas yoluyla uygulanır.

Konkordato tasfiye memurlarının hukuki durumu:

Madde 309/ç – (Ek madde: 17/07/2003 – 4949 S.K./84. md.)

Konkordato tasfiye memurları alacaklılar kurulunun nezaret ve denetimine tabidir. Konkordato tasfiye memurlarının malvarlığının paraya çevrilmesine ilişkin kararlarına karşı öğrenilmesinden itibaren yedi gün içinde alacaklılar kurulu nezdinde itiraz edilebilir ve bu kurulun kararlarına karşı da şikayet yoluna başvurulabilir.

8, 9, 10, 11, 21 ve 359 uncu maddeler konkordato tasfiye memurlarının işlemlerinde de kıyas yoluyla uygulanır.

Paylaştırmaya katılacak alacaklıların belirlenmesi:

Madde 309/d – (Ek madde: 17/07/2003 – 4949 S.K./84. md.)

Tasfiyeden elde edilen hasılatın paylaşımına katılacak olan alacaklıları ve sıralarını belirlemek üzere konkordato tasfiye memurları, alacaklılara yeni bir davet yapmaya gerek kalmaksızın, sadece ticari defterlere ve yapılan alacak kayıtlarına dayanarak bir sıra cetveli hazırlar ve bu sıra cetvelini alacaklıların incelemesine hazır tutar.

230 ila 236 ncı maddeler kıyas yoluyla uygulanır.

Paraya çevirme:

Madde 309/e – (Ek madde: 17/07/2003 – 4949 S.K./84. md.)

Konkordato masasını oluşturan malvarlığı ayrı ayrı veya bir bütün halinde paraya çevrilir. Paraya çevirme, eğer bir alacak söz konusu ise bu alacağın tahsili veya talep hakkının satılması, diğer mallar için pazarlık veya açık artırma yoluyla gerçekleştirilir.

Paraya çevirmenin usulü ve zamanı konkordato tasfiye memurlarının teklifi üzerine alacaklılar kurulunca kararlaştırılır.

Rehinli taşınmazlar:

Madde 309/f – (Ek madde: 17/07/2003 – 4949 S.K./84. md.)

Malların üçüncü kişiye devredildiği haller dışında, rehinli taşınmazların konkordato tasfiye memurları tarafından pazarlık suretiyle satışı ancak, rehinli taşınmazın satış bedelinden alacağını tahsil edemeyen rehinli alacaklıların muvafakatıyla mümkündür. Aksi takdirde, söz konusu taşınmazlar ancak açık artırma yoluyla paraya çevrilebilir. Taşınmaz üzerindeki irtifaklar, taşınmaz yükleri, ipotekler ve şerh edilmiş kişisel hakların varlığı ve sırası, sıra cetveline göre belirlenir.

Taşınır rehinleri:

Madde 309/g – (Ek madde: 17/07/2003 – 4949 S.K./84. md.)

Alacağı taşınır rehniyle temin edilmiş olan alacaklılar rehinli taşınırları konkordato tasfiye memurlarına tevdi etmek zorunda değildirler. Konkordatoda başka bir süre öngörülmedikçe, rehinli alacaklılar rehinli taşınırı uygun gördükleri zamanda, rehnin paraya çevrilmesi yoluyla veya rehin sözleşmesinde yetki verilmişse pazarlık yoluyla ya da borsada satmak suretiyle paraya çevirebilirler.

Ancak, rehnin paraya çevrilmesi konkordato masasının yararına ise, konkordato tasfiye memurları rehinli alacaklıya rehinli malı altı ay içinde paraya çevirmesi için yetki verebilir. Konkordato tasfiye memurları rehinli alacaklıya, aynı zamanda 336/a maddesinde öngörülen cezayı da hatırlatarak, bu süre içinde paraya çevirme işlemini gerçekleştirmediği takdirde rehinli malı kendilerine teslim etmesini, haklı bir sebep olmaksızın teslim etmezse rüçhan hakkından mahrum kalacağını ihtar eder.

Tahsili güç ve ihtilaflı hakların alacaklılara devri:

Madde 309/ğ – (Ek madde: 17/07/2003 – 4949 S.K./84. md.)

Alacaklılar kurulu, konkordato tasfiye memurlarının teklifi üzerine ihtilaflı veya tahsili güç bir alacaktan, özellikle bir iptal davasından, borçlunun organlarına veya çalışanlarına karşı sorumluluk davasından vazgeçerse, alacaklıları yazıyla veya ilan yoluyla haberdar eder ve 245 inci maddeye uygun olarak bu iddiaların takibi hakkını devretmeyi teklif eder.

Paraların paylaştırılması:

Madde 309/h – (Ek madde: 17/07/2003 – 4949 S.K./84. md.)

Konkordato tasfiye memurları, geçici de olsa her dağıtımdan önce, bir pay cetveli düzenler ve payının miktarını her alacaklıya bildirir; konkordato tasfiye memurları pay cetvelini on gün süreyle iflas dairesinde alacaklıların incelemesine hazır tutar. Pay cetveline karşı şikayet yoluna başvurulabilir.

Konkordato tasfiye memurları, pay cetveli ile birlikte masrafları da içeren son hesabı iflas dairesine tevdi ederler.

Rehin açığı:

Madde 309/ı – (Ek madde: 17/07/2003 – 4949 S.K./84. md.)

Geçici pay cetvelinin tevdii sırasında rehni paraya çevrilmiş bulunan rehinli alacaklılar, alacaklarının açık kalan kısmı için geçici dağıtıma katılırlar. Açık kalan kısım konkordato tasfiye memurları tarafından belirlenir ve bu karara karşı şikayet yoluna gidilebilir.

Geçici pay cetvelinin tevdii sırasında rehin paraya çevrilmemişse, rehinli alacaklı komiser tarafından açık kalacağı öngörülmüş olan miktar için dağıtıma katılır. Rehnin paraya çevrilmesinden elde edilen bedelin öngörülen miktarın altında kaldığını ispatlayan rehinli alacaklı, buna tekabül eden ödemelere hak kazanır.

Rehnin paraya çevrilmesinden elde edilen bedel ile o zamana kadar yapılan geçici ödemeler toplamı alacak tutarını aşarsa, rehinli alacaklı fazlayı iade etmek zorundadır.

Tevdi:

Madde 309/i – (Ek madde: 17/07/2003 – 4949 S.K./84. md.)

Konkordato tasfiye memurları tarafından belirlenen sürede hak sahipleri tarafından tahsil edilmeyen paylar 9 uncu madde hükümlerine göre bankaya yatırılır.

Beş yıl içinde hak sahipleri tarafından tahsil edilmeyen paylar iflas dairesi tarafından dağıtılır; 255 inci madde kıyas yoluyla uygulanır.

Faaliyet raporu:

Madde 309/j – (Ek madde: 17/07/2003 – 4949 S.K./84. md.)

Tasfiye sona erince konkordato tasfiye memurları bir nihai rapor düzenler. Bu nihai rapor alacaklılar kurulunun onayına sunulur. Kurul onayladığı nihai raporu tasdik makamı olan ticaret mahkemesine gönderir ve tasdik makamı da alacaklıların incelemesine hazır tutar.

Tasfiyenin bir yıldan uzun sürmesi halinde konkordato tasfiye memurları, her yıl en geç Aralık ayı sonuna kadar, tasfiye edilen malvarlığının ve henüz paraya çevrilmemiş malların durumunu belirten bir cetvel ve faaliyetleri hakkında bir rapor düzenleyip alacaklılar kuruluna tevdi eder. Bu cetvel ve rapor, takip eden yılın Şubat ayı sonuna kadar alacaklıların incelemesine hazır bulundurulmak üzere alacaklılar kurulu aracılığıyla tasdik makamına sunulur.

Hukuki işlemlerin iptali:

Madde 309/k – (Ek madde: 17/07/2003 – 4949 S.K./84. md.)

Borçlu tarafından konkordatonun tasdikinden önce yapılmış hukuki işlemler 277 ila 284 üncü maddelere göre iptale tabidir.

Konkordato mühletinin verilmesi veya mühletten önce bu Kanuna göre vuku bulan iflasın ertelenmesi tarihleri, iptal davası açma sürelerinin hesaplanmasında haczin veya iflasın açılmasının yerini tutar.

Konkordato masasına yöneltilen taleplerin tasarrufun iptali yoluyla kısmen veya tamamen reddini sağlamak mümkün ise konkordato tasfiye memurları, def’i yoluyla iptal talebinde bulunmaya yetkili ve yükümlüdürler.

Uygulanacak ortak hükümler:

Madde 309/l – (Ek madde: 17/07/2003 – 4949 S.K./84. md.)(*)(**)

Niteliğine aykırı düşmedikçe 285 ila 308 inci maddeler malvarlığının terki suretiyle konkordatoda da uygulanır.

Açıklama:

(*) 4949 sayılı kanunla eklenen madde, 30/07/2003 tarihinden sonra yapılacak konkordato taleplerinde uygulanır.

(**) 4949 sayılı kanunun 104 maddesi gereğince, 309/a ila 309/l maddelerinin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Adalet Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikte gösterilir.

IV. SERMAYE ŞİRKETLERİ VE KOOPERATİFLERİN UZLAŞMA YOLUYLA YENİDEN YAPILANDIRILMASI(*)

Açıklama:

(*) 12/02/2004 kabul tarihli, 21/02/2004 tarih ve 25380 sayılı R.G.de yayımlanan 5092 sayılı Kanunun 8. maddesi ile Kanun metnine eklenmiştir.

Uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırma:

Madde 309/m – (Ek madde: 12/02/2004 – 5092 S.K./8. md.)

Muaccel para borçlarını ödeyemeyecek durumda olan veya mevcut ve alacakları borçlarını karşılamaya yetmeyen ya da bu hallerden birine düşme tehlikesiyle karşı karşıya kalması kuvvetle muhtemel olan bir sermaye şirketi veya kooperatif, önceden müzakere edilmiş ve projeden etkilenen alacaklılar tarafından gerekli çoğunluk sağlanarak kabul edilmiş olan yeniden yapılandırma projesi ile birlikte, muamele merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesine, uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırma için başvurabilir.

309/m ila 309/ü maddelerinde geçen “projeden etkilenen alacaklılar” terimi, yeniden yapılandırma projesi ile alacakları, hakları veya menfaatleri yeniden yapılandırılacak alacaklıları ifade eder.

“Gerekli çoğunluk” terimi, projeden etkilenip oylamaya katılan alacaklıların sayı itibarıyla en az yarısını aşan ve oy kullanan alacaklıların alacaklarının en az üçte ikisini oluşturan ve projenin kabulü için gerekli olan çoğunluğu ifade eder. Projenin birden fazla alacaklı sınıfı içermesi halinde, her alacaklı sınıfının kendi içinde projeyi gerekli çoğunluk ile kabul etmiş olması gerekir.

Yeniden yapılandırma projesi:

Madde 309/n – (Ek madde: 12/02/2004 – 5092 S.K./8. md.)

Asliye ticaret mahkemesine sunulacak yeniden yapılandırma projesi, aşağıdaki hususları içerir:

1- Projeden etkilenen alacaklıların tabi olacağı koşullar ve benzer alacaklara sahip olan alacaklılar arasında eşitliğin ne şekilde sağlanacağı.

2- Projenin, borçlunun taraf olduğu sözleşmelere etkisi.

3- Projenin, borçlunun malvarlığı üzerindeki tasarruf yetkisine etkisi.

4- Borçların yeniden yapılandırılması için gerekli görülüyorsa, borçlunun kredi gibi finansman kaynaklarına başvurup başvurmayacağı.

5- Borçlunun işletmesinin kısmen ya da tamamen devri, diğer bir şirket veya şirketlerle birleşmesi, sermaye yapısının veya ana sözleşmesinin değiştirilmesi, borçlu işletmenin yönetiminde yer alacak kişilerin belirlenmesi, borçların vadelerinin uzatılması, faiz oranlarının değiştirilmesi, menkul kıymet ihracı gibi projenin uygulanabilirliğini sağlayabilecek yöntemler.

6- Tasdik kararından sonra projenin uygulanmasının kim tarafından ve nasıl denetleneceği.

7- Projeyi reddeden alacaklının alacağının, bu alacaklı projede kendi sınıfı için öngörülen haktan daha azını açıkça kabul etmediği sürece, nitelik itibarıyla benzerlik gösteren alacaklarla eşit muameleye tabi olacağı.

Hukuki nitelikleri büyük ölçüde birbirine benzer olan alacakların aynı sınıfta yer almaları şartıyla, proje, alacaklıları birden fazla sınıf içerisinde gruplandırabilir.

Madde 309/o – (Ek madde: 12/02/2004 – 5092 S.K./8. md.)

Başvuruya eklenecek belgeler şunlardır:

1- Yeniden yapılandırma projesi.

2- Borçlunun mali durumunu gösterir belgeler, ayrıntılı bilanço, defterlerinin vaziyetini bildiren bir cetvel, gelir tablosu ve borçlunun mali durumunu açıklayıcı diğer bilgi ve belgeler.

3- Projenin, borçluyu yeniden ödeme kabiliyetine kavuşturarak muaccel borçlarını ödeme planına göre ödeyebilecek ve nakit akışını gerçekleştirecek duruma getireceğini gösteren belgeler.

4- Projeden etkilenen ve etkilenmeyen alacaklılar ile bunların alacaklarının listesi.

5- Başvuru öncesi müzakere sürecini tanımlayan ve projeden etkilenen alacaklıların proje hakkında karar vermelerine olanak sağlayan yeterli bilgilendirmenin iadeli taahhütlü mektup ya da noter ihbarnamesi gibi uygun araçlarla yerine getirildiğini gösteren delilleri de içeren açıklamalar.

6- Projeden etkilenip de onay veren alacaklıların, bu beyanlarını içeren, imzası ve tarihi noterlikçe onaylı tutanaklar.

7- Projeye göre alacaklıların eline geçecek miktar ile borçlunun iflası halinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktarı karşılaştırmalı olarak gösteren belge.

8- Sayı ve meblağ itibarıyla çoğunluk koşulunun gerçekleştiğini gösteren cetvel.

9- Borçlunun ödeme kabiliyetine kavuşabileceğini ve projede yer alan koşullara uymasının mümkün olduğunu gösteren ve gerekli nitelikleri haiz bir bağımsız denetim kuruluşu tarafından hazırlanmış bulunan finansal analiz raporları ile dayanakları.

Başvuru üzerine ve ara dönemde mahkemece yapılacak işlem ve alınacak tedbirler:

Madde 309/ö – (Ek madde: 12/02/2004 – 5092 S.K./8. md.)

Mahkeme, başvurudan itibaren otuz gün içinde gerçekleşecek olan duruşmanın gününü belirler; başvuruyu, 288 inci maddede öngörülen usule göre ilanen duyurur ve projeden etkilenip adresi bilinen tüm alacaklılara tebliğ eder. Yapılacak olan ilan ve tebligatta, başvurunun kapsam ve sonuçları, başvuru dosyasının hangi tarihten itibaren nerede görülebileceği ve itirazların da ileri sürülebileceği duruşmanın günü ve saati gösterilir.

Mahkeme, ayrıca, borçlunun veya alacaklılardan birinin talebi üzerine, başvuru hakkında verilecek nihai kararın verilmesine kadar geçecek olan dönem için borçlunun malvarlığını korumaya yönelik ve borçlunun faaliyetleri bakımından gerekli gördüğü tedbirleri derhal alır. Bu durumda mahkeme, tespit edilen duruşma gününü beklemeksizin ayrıca bir duruşma günü tayin edebilir, alacaklılar ve borçlu tarafından seçilmiş, atanmasından projenin tasdikine veya reddine ilişkin kararın verilmesine kadar borçlunun faaliyetlerinin sevk ve idaresini bizzat üstlenecek ya da bu faaliyetleri denetleyecek olan ve lazım gelen bilgi ve tecrübeye sahip ve gerekli nitelikleri haiz bir veya birkaç ara dönem denetçisi tayin edebilir. Alacaklılar ve borçlunun ara dönem denetçisi seçmedikleri ya da herhangi bir denetçi üzerinde anlaşmaya varamadıkları, ancak şartların ara dönem denetçisi atanmasını gerekli kıldığı hallerde mahkeme, niteliği ve yetkileri yönetmelikle belirlenecek olan bir veya birkaç ara dönem denetçisini resen atayabilir.

Mahkeme, projeden etkilenen alacaklıların borçluya karşı başlattıkları takiplerin ve bu takiplerle ilgili olan davaların, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre yapılan takipleri ve davaları da kapsayacak şekilde durdurulmasına, yeni icra takibi yapılmasının etkilenen alacaklılar için yasaklanmasına, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarının uygulanmamasına ara dönem için karar verebilir. Bu durumda, bir takip muamelesiyle kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren süreler işlemez.

Ara dönemde borçlu, işletmenin devamı için zorunluysa veya malvarlığının kıymetinin korunması ya da artırılması için gerekli görülmesi halinde, kredi gibi finansman araçlarına başvurabilir. Bir finansman kaynağının kullanılabilmesi için teminat verilmesi gerekiyorsa, bu teminat öncelikle borçlunun daha önce üzerinde rehin tesis edilmemiş taşınır veya taşınmaz malları üzerinde sağlanır.

Finansman kaynağı terimi, borçluya hammadde gibi işletmenin faaliyet gösterebilmesi için gerekli mal ve hizmetleri sağlayanları da kapsar.

Başvurunun mahkemece incelenmesi ve kanun yolları:

Madde 309/p – (Ek madde: 12/02/2004 – 5092 S.K./8. md.)

Tasdik duruşmasında mahkeme, ara dönem denetçisini, borçlu işletmenin yetkililerini ve duruşmada hazır bulunan alacaklıları dinler. Mahkeme, borçlunun yeniden yapılandırmaya iyiniyetle başvurduğunu, 309/m ila 309/o maddelerindeki şartların yerine geldiğini ve projeyi reddetmiş olan her alacaklının projeyle eline geçecek miktarın en az iflas tasfiyesi sonunda eline geçecek miktara eşit olduğunu tespit ettiği takdirde, en geç otuz gün içinde başvurunun tasdikine, aksi halde reddine karar verir.

Mahkeme, tasdik kararı ile birlikte, borçlu ile alacaklıların bu konudaki görüşlerini de dikkate alarak, yetkileri sadece projenin yerine getirilmesine ilişkin esasları denetleyip alacaklılara durumu düzenli olarak rapor etmekten ibaret olan bir veya birkaç proje denetçisi tayin edebilir. Borçlu ve alacaklılar, denetçi seçmedikleri ya da herhangi bir denetçi üzerinde anlaşmaya varamadıkları takdirde, mahkeme, nitelikleri ve görev alanı yönetmelikle belirlenecek olan bir denetçiyi resen atayabilir.

Tasdik veya ret kararının tebliğinden itibaren on gün içinde borçlu ve tasdik duruşması sırasında itirazda bulunmuş olan alacaklılar kararı temyiz edebilirler. Bu konudaki temyiz incelemesi ivedilikle yapılır ve verilecek karara karşı, karar düzeltme yoluna başvurulamaz.

Tarafların itirazı ve temyiz maktu harca tabidir.

Kararın sonuçları:

Madde 309/r – (Ek madde: 12/02/2004 – 5092 S.K./8. md.)

Yeniden yapılandırma projesi, tüm hüküm ve sonuçlarını, başvurunun tasdikine ilişkin kararın verildiği andan itibaren doğurmaya başlar. Projenin koşulları, projeden etkilenen alacaklılarla yapılmış olan tüm sözleşme hükümlerinden önce gelir.

Kararın temyiz incelemesi sonunda Yargıtayca bozulması üzerine, projenin tasdik kararının icrası kendiliğinden durur. Bozma kararına kadar yapılan işlemler geçerliliğini muhafaza eder.

Projeden etkilenip etkilenmediğine bakılmaksızın, borçlunun taraf olduğu sözleşmelerde projenin tadiline veya feshine yol açabilecek veyahut borçlunun yeniden yapılandırma yoluna başvurmasının temerrüt hali oluşturacağına ya da akde aykırılık teşkil edeceğine ilişkin hükümler bulunması halinde, bu hükümler borçlunun yeniden yapılandırma yoluna başvurması durumunda uygulanmaz.

Başvurunun tasdiki talebinin reddine ilişkin mahkeme kararının verilmesi halinde, mahkemece verilmiş tedbirler kalkar, durmuş olan dava ve takiplere devam edilir.

Uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırmanın feshi:

Madde 309/s – (Ek madde: 12/02/2004 – 5092 S.K./8. md.)

Sermaye şirketleri ve kooperatiflerin uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırılmasında, 307 nci madde ile 308 inci maddenin birinci fıkrası kıyasen uygulanır. Yeniden yapılandırmanın tamamen feshine karar verilir ve bu karar kesinleşirse, durum mahkemece 288 inci maddede öngörülen usule göre ilanen duyurulur. İlandan itibaren on gün içinde, projeden etkilenen alacaklılar tasdik kararını vermiş olan mahkemeden borçlunun derhal iflasına karar verilmesini isteyebilirler.

Uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırma projesinin tadili:

Madde 309/ş – (Ek madde: 12/02/2004 – 5092 S.K./8. md.)

Projenin bir kısmının ihlali halinde, bu ihlal sadece bazı alacaklıları etkiliyorsa, hakları ihlal edilen bu alacaklıların borçlu ile projenin tadili konusunda anlaşmaya varmaları durumunda, tadil edilmiş proje mahkemenin tasdikine sunulur. Projenin devamı için bu tadilatın yapılması zorunlu ise ve tadil edilmiş proje hakları ihlal edilmiş olan alacaklıları projeden etkilenen diğer alacaklılardan daha uygun bir duruma getirmiyorsa, mahkeme tadil edilmiş projeyi tasdik eder. Yeniden yapılandırma projesinin tasdikine ilişkin usul projenin tadili hakkında da uygulanır.

Uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırma projesinin ihlali ve muhtelif hükümler:

Madde 309/t – (Ek madde: 12/02/2004 – 5092 S.K./8. md.)

Borçlunun projeden doğan yükümlülüklerini tamamen veya kısmen zamanında yerine getirmemesi halinde durum proje denetçisi, borçlu veya projeden etkilenen alacaklılar tarafından projeyi tasdik etmiş olan mahkemeye bildirilir. Aynı hak, projenin tasdikinden önce borçluya teminat mukabili veya teminatsız olarak kredi gibi finansman kaynağı yaratıp bundan kaynaklanan alacağını kısmen veya tamamen elde edemeyen alacaklı için de söz konusudur. Bu bildirim üzerine mahkeme, borçlunun malvarlığının korunabilmesi için, borçlunun malvarlığı üzerindeki tasarruflarını önleyici tedbirler de dahil olmak üzere, gerekli muhafaza tedbirlerini alır ve bir duruşma günü tayin ederek 288 inci maddede öngörülen usule göre ilanen duyurur. Mahkeme, projeden etkilenen veya etkilenmeyen alacaklıların vaki itirazlarını inceledikten sonra, borçlunun yükümlülüklerini kısmen veya tamamen yerine getirmediğini, projenin uygulanmayıp tadilinin de söz konusu olmadığını veya finansman alacaklısının alacağını tamamen ya da kısmen elde edemediğini tespit edince derhal borçlunun iflasına hükmeder.

Sermaye şirketleri ve kooperatiflerin uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırılmasına, bankalar ve sigorta şirketleri borçlu sıfatı ile başvuramazlar.

Ara dönem denetçisi ve proje denetçisi hakkında 334/a madde hükümleri uygulanır.

Harç, vergi istisnaları ve teşvik belgeleri:

Madde 309/u – (Ek madde: 12/02/2004 – 5092 S.K./8. md.)

Tasdik edilen proje kapsamındaki;

1- Yapılacak işlemler ve düzenlenecek kağıtlar, 488 sayılı Damga Vergisi Kanununa göre ödenecek damga vergisi ve 492 sayılı Harçlar Kanununa göre ödenecek harçlardan,

2- Alacaklılar tarafından her ne nam altında olursa olsun tahsil edilecek tutarlar, 6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu gereği ödenecek banka ve sigorta muameleleri vergisinden,

3- Borçluya kullandırılan ve kullandırılacak krediler, Kaynak Kullanımı Destekleme Fonundan,

4- Diğer benzeri işlemler, kağıtlar ve krediler vergi, resim, harç ve fon yükümlülüklerinden (4306 sayılı Kanun uyarınca ödenmesi gereken Eğitime Katkı Payı hariç),

İstisna edilmiştir.

İstisna, alacaklıların tasdik edilen proje kapsamında edindikleri varlıkları elden çıkardıkları hallerde de uygulanır.

Tasdik edilen proje hükümleri uyarınca tahsilinden vazgeçilen alacak tutarları 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre alacaklı için değersiz alacak, borçlu için ise vazgeçilen alacak olarak dikkate alınır.

Tasdik edilen proje hükümleri uyarınca uygulamaya konulan işlemlerin gerçekleşmemesi halinde dahi, bu madde uyarınca uygulanmış istisnalar geri alınmaz.

Uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırma projesine göre borçları yeni bir itfa planına bağlanan borçlular tarafından alınmış olan teşvik belgelerinin süreleri ile ihracat taahhüt süreleri, projeler ile belirlenen süreler kadar uzatılmış sayılır.

Sermaye şirketleri ve kooperatiflerin uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırılmasının uygulanması sırasında aranacak noter onaylı belgelere ilişkin noter harcı maktu olarak alınır.

Yönetmelik:

Madde 309/ü – (Ek madde: 12/02/2004 – 5092 S.K./8. md.)

Bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren iki ay içinde Adalet Bakanlığınca sermaye şirketleri ve kooperatiflerin uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırılmasının uygulanmasına ilişkin yönetmelik yürürlüğe konulur.

ON ÜÇÜNCÜ BAP: Taksiratlı ve hileli iflas

I – TAKSİRATLI İFLAS

Taksiratlı iflas halleri:

Madde 310 – Aşağıdaki hallerden biri kendisinde bulunan müflis taksiratlı sayılır ve Türk Ceza Kanununa göre cezalandırılır:

1 – Ziyanları için makul sebepler gösteremezse;

2 – Evinin masrafları hadden fazla ise;

3 – Kumar yahut mücerret baht oyunlarında ve borsa muamelelerinde külliyetli para sarfetmişse;

4 – Borcunun, mevcudu ile alacağından çok olduğunu bildiği halde bu vaziyetinden haberleri olmıyan kimselerden ehemmiyetli miktarda veresiye mal satın yahut borç para almış ise;

5 – (Değişik bent: 29/06/1956 – 6763/42 md.)(*) Ticaret Kanununun 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının 1 ila 3 üncü bentlerinde sayılan defterleri hiç veya kanunun emrettiği şekilde tutmamış ise;

6 – Mevcudu ile alacağından çok fazla mebaliğ için senetler imza etmiş ise;

7 – (Değişik bent: 18/02/1965 – 538/128 md.)(**) İflas takibi sırasında mahkeme, iflas idaresi veya iflas dairesi tarafından çağrıldığı halde makbul bir mazeret olmaksızın gelmemiş ise;

8 – İşlerini terkederek kaçmış ise;

9 – Evvelki bir konkordato şartlarını ifa etmeden yeniden iflasına hükmolunmuş ise;

10 – 178 inci maddenin son fıkrası hükmüne riayet etmeyipte bir sene içinde iflası vuku bulmuşsa.

Açıklama:

(*) 29/06/1956 tarih ve 6763 sayılı Kanun ile değiştirilen bent için Tarihçeye bakınız.

(**) 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen yedinci fıkra için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 29/06/1956 tarih ve 6763 sayılı Kanun ile değiştirilen bent metni:

            Ticaret Kanunu mucibince tutulması mecburi olan defterleri kanundaki tarif dairesinde tutmamış veya hiç defterleri bulunmamış ise;

————————-

2 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen yedinci fıkra metni:

            İflas takibi sırasında mahkeme veya iflas idaresi tarafından çağrıldığı halde makbul bir mazereti olmaksızın gelmemiş ise;

II – HİLELİ İFLAS

Hileli iflas halleri:

Madde 311 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/129 md.)(*)

İflasından evvel veya sonra alacaklılarını zarara sokmak kasdiyle ve hususiyle aşağıdaki suretlerle hileli muamelelerde bulunan kimse hileli müflis sayılır ve Türk Ceza Kanununa göre cezalandırılır:

1. Alacaklıların müşterek rehini makamında olan mallarını tamamen veya kısmen kaçırır, gizler veya tahrip ederse;

2. Alacaklıların zararına olarak hakikata aykırı makbuzlar verir veya yazı ile borç ikrar ederse;

3. Muvazaalı satışlar, muameleler yahut bağışlamalar yaparsa;

4. Evlenme mukavelesinde hakikaten getirilmemiş bir çeyizi getirilmiş gibi tanır ve karı da bu mukaveleyi kocasının alacaklılarına karşı istimale kalkışırsa;

5. Hakikata aykırı borç ikrar etmek yahut muvazaalı muameleler ve mukaveleler yapmak suretiyle alacaklılarını zarara sokarsa;

6. Borcu mevcudu ile alacağından ziyade olduğunu bildiği halde ehemmiyetli kıymeti haiz ticari mallarını yahut fabrikasının mahsullerini hem satış gününün piyasasından, hem de malolduğu veya satınalındığı kıymetten pek aşağı bir fiyatla satmak suretiyle mevcudunu israf ederse;

7. Konkordato mukavelesi haricinde alacaklıya hususi menfaatler temin ederse;

8. Hakikate aykırı muhasebe ve sahte bilançolarla aktifini hakikatte olduğundan fazla veya noksan gösterirse.

(Değişik fıkra: 06/06/1985 – 3222/38 md.)(**) Bir numaralı bentte yazılı malların kıymetine göre Türk Ceza Kanununun 522 nci maddesi tatbik olunur.

Bir numaralı bentte yazılı suçları yapanlar müflisin evi halkından kimseler ise müflis gibi cezalandırılırlar.

Türk Ceza Kanununun iştirak hükümleri dışında kalsa dahi, müflisin aktifini azaltmak maksadiyle ona ait taşınır ve taşınmaz malları kısmen veya tamamen saklıyan veya kaçıran ve muvaza ile temellük eden veya bu hususlarda yataklık veya tavassut eden veya iflas masasına müracaat ile kısmen veya tamamen asılsız alacaklarını kaydettiren veya müflisin tediye kabiliyetini azaltmak maksadiyle kendi adına veya müstear adla ticari faaliyetlere girişen kimseler hakkında dahi aynı cezalar uygulanır.

Açıklama:

(*) 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

(**) 06/06/1985 tarih ve 3222 sayılı Kanun ile değiştirilen fıkra için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 311 – İflasından evvel veya sonra alacaklılarını zarara sokmak kastile hususile aşağıdaki suretlerle hileli muamelelerde bulunan kimse hileli müflis sayılır ve Türk Ceza Kanununa göre cezalandırılır:

            1 – Alacaklıların müşterek rehini makamında olan mallarını tamamen veya kısmen kaçırır, gizler veya tahrip ederse;

            2 – Alacaklıların zararına olarak hakikat hilafında makbuzlar verir veya yazı ile borç ikrar ederse;

            3 – Muvazaalı satışlar, muameleler yahut bağışlamalar yaparsa;

            4 – Evlenme mukavelesinde hakikaten getirilmemiş bir çeyizi getirilmiş gibi tanır ve karı da bu mukaveleyi kocasının alacaklarına karşı istimale kalkışırsa;

            5 – Hakikat hilafında borç ikrar etmek yahut muvazaalı muameleler ve mukaveleler yapmak suretile alacaklılarını zarara sokarsa;

            6 – Borcu mevcudu ile alacağından ziyade olduğunu bildiği halde ehemmiyetli kıymeti haiz ticari mallarını yahut fabrikasının mahsullerini hem satış gününün piyasasından hem de mal olduğu veya satın alındığı kıymetten pek aşağı bir fiatla satmak suretile mevcudunu israf ederse;

            7 – Konkordato mukavelesi haricinde alacaklıya hususi menfaatler temin ederse;

            Birinci numarada yazılı malların kıymeti iki yüz liradan aşağı ise Türk Ceza Kanununun 522 inci maddesi tatbik olunur.

            Bir numaralı bentte yazılı suçları yapanlar müflisin evi halkından kimseler ise müflis gibi cezalandırılırlar.

————————-

2 – 06/06/1985 tarih ve 3222 sayılı Kanun ile değiştirilen fıkra metni:

            Bir numaralı bentte yazılı malların kıymeti 1.000 liradan aşağı ise Türk Ceza Kanununun 522 nci maddesi tatbik olunur.

ON DÖRDÜNCÜ BAP: İtibarın yerine gelmesi

İtibarın yerine gelmesi:

A – Hileli müflis:

Madde 312 – Hileli müflis itibarının yerine gelmesini Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun memnu hakların iadesine dair faslındaki hükümlere göre elde edebilir. Ancak mezkur fasılda yazılı şartların ifasından başka istidasına, masaya kabul edilmiş bütün alacaklıların alacakları tamamen itfa edildiğine dair makbuzlarını veya sair vesikalarını raptetmesi lazımdır.(*)

Açıklama:

(*) 31/03/2005 tarih ve 25772 mükerrer sayılı R.G.de yayımlanan, 23/03/2005 kabul tarihli ve 5320 sayılı kanunun 3. maddesi gereğince mevzuatta 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununa yapılan yollamalar, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanuna yapılmış sayılır.

B – Taksiratlı müflis:

Madde 313 – Taksiratlı müflis infazı lazımgelen cezasını çektikten veya kanuni sebeplerle ceza düştükten sonra iflas kararını veren mahkemeye arzuhal ile müracaat ederek itibarının yerine gelmesini talep edebilir. İstida masaya kabul edilmiş bütün alacaklıların alacaklarını gösteren iflas dairesinden alınmış bir defterle bu borçların tamamen itfa edildiğine dair makbuzlar veya sair ispat edici evrak ile tevsik edilir.

C – Adi müflis:

Madde 314 – Adi müflis masaya kabul edilmiş bütün alacaklıların alacaklarını itfa ettiğine dair makbuz veya vesikaları göstererek iflasa karar veren mahkemeden itibarının yerine gelmesini isteyebilir.

İlan:

Madde 315 – Yukarki maddelere göre talebin kabulü üzerine verilen hüküm, Resmi Gazete ile ilan olunur.

Ölümden sonra itibarın yerine gelmesi:

Madde 316 – Hileli veya taksiratlı yahut adi müflisin itibarının yerine gelmesine ölümünden sonra mirasçılarından birinin talebiyle de hükmolunabilir.

ON BEŞİNCİ BAP: Fevkalade hallerde mühlet ve tatil

I – FEVKALADE MÜHLET

Bu babın tatbiki şartları:

Madde 317 – Fevkalade hallerde hususile devamlı iktisadi buhranlarda İcra Vekilleri Heyeti 318 den 329 uncuya kadar olan maddeler hükümlerinin muayyen bir müddet için bu hallerden müteessir olan mıntaka borçlularına tatbik edilmesine karar verebilir.

Fevkalade mühletin kabulü, borçlunun dilekçesi:

Madde 318 – İcra Vekilleri Heyetince bu suretle tayin edilen mıntakalarda 317 nci maddede gösterilen haller sebebiyle kusuru olmaksızın taahhütlerini ifa edemiyen borçlu mühletin hitamında borçlarını tamamen tediye edebileceğini ahval ümit ettiriyorsa icra mahkemesinden nihayet altı ayı geçmemek üzere fevkalade bir mühlet istiyebilir.

Borçlu dilekçesine mali vaziyetini gösteren vesikaları, alacaklıların listesini raptetmeğe ve icra mahkemesi tarafından talep olunan bütün malümatı vermeğe ve kendisinden istenebilecek evrakın hepsini göstermeğe mecburdur. Borçlu iflas yoliyle takibe tabi ise istidasına fazla olarak bilanço ve defterlerini de rapteder.

(Ek fıkra: 17/07/2003 – 4949 S.K./85. md.)(*) Dilekçenin verilmesinden sonra icra mahkemesi, 326 ncı maddede öngörülen alacaklar hariç, tedbir yoluyla derdest takipleri durdurabilir. İcra mahkemesi, takiplerin durdurulması süresinin fevkalade mühletten indirilip indirilmeyeceğini ve indirilecekse ne ölçüde indirileceğini belirler.

Açıklama:

(*) 4949 sayılı kanunla yapılan değişiklik, 30/07/2003 tarihinden sonra yapılacak fevkalade mühlet taleplerinde uygulanır.

İcra mahkemesince yapılacak tetkikler:

Madde 319 – İcra mahkemesi lüzum gördüğü tahkikleri de yaptıktan sonra mühlet talebi ilk bakışta esassız gibi görünmezse bir gün tayin ve o gün için ilan tarikiyle bütün alacaklıları davet ve icabında ehli hibreye de müracaat eyler.

Alacaklılar tayin olunan günden evvel dosyayı tetkik edebilirler; alacaklıların mühlet talebine karşı tahriri itirazlarını dermeyan etmek yetkileri de vardır.

İcra mahkemesi kısa bir müddette kararını verir; mühlet vermekle beraber borçluyu bir veya mütaaddit taksitlerle ödemeğe de mecbur edebilir.

İstinaf yoluna başvurma:(*)

Açıklama:

(*) “Temyize müracaat:” olan madde başlığı, 02/03/2005 kabul tarihli, 18/03/2005 tarih ve 25759 sayılı R.G.de yayımlanan 5311 sayılı Kanunun 20. maddesi ile, 01/04/2005 tarihinden geçerli olmak üzere metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.

Madde 320 – (Değişik madde: 02/03/2005 – 5311 S.K./20. md.)(*)

Karar hakkında tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde borçlu ile alacaklılardan her biri istinaf yoluna başvurabilir.

İcra mahkemesi tarafından verilmiş olan fevkalade mühletin hükmü, bölge adliye mahkemesinin kesin kararına kadar geçerlidir.

Açıklama:

(*) 02/03/2005 kabul tarihli, 18/03/2005 tarih ve 25759 sayılı R.G.de yayımlanan 5311 sayılı Kanunun 20. maddesi ile, 01/04/2005 tarihinden geçerli olmak üzere (5328 sayılı kanunla yürürlük tarihi 01/06/2005 olarak değiştirilmiştir.) değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 02/03/2005 kabul tarihli, 18/03/2005 tarih ve 25759 sayılı R.G.de yayımlanan 5311 sayılı Kanunun 20. maddesi ile değiştirilen madde metni:

            Madde 320 – Karar hakkında tebliğ tarihinden on gün içinde borçlu ile alacaklılardan her biri tarafından temyize müracaat olunabilir.

            İcra mahkemesi tarafından verilmiş olan fevkalade mühletin hükmü temyizin kati kararına kadar muteberdir.

Defter tanzimi, komiser:

Madde 321 – İcra mahkemesi, mühlet kararını vermezden evvel veya verirken defter tutulmasını emreder ve alacaklıların haklarını korumak maksadiyle diğer bütün tedbirleri alır.

İcra mahkemesi mühlet vermekle beraber borçlunun muamelelerine nezaret etmek üzere bir komiser tayin edebilir.

Kararın tebliği:

Madde 322 – Mühlet kararı katileşince icra dairesine tebliğ ve hemen ilan olunur.

Neticeler, takipler ve müddetler:

Madde 323 – (Değişik madde: 17/07/2003 – 4949 S.K./86. md.)(*)(**)

Mühlet içinde borçluya karşı takip yapılabilir ve bu takiplere hacze veya depo emrine kadar devam edilebilir. Haczedilen ücretler mühlet sırasında da tahsil edilir; mühlet sırasında veya mühletten önce başlatılmış bir takip çerçevesinde ayni teminat kapsamına girdiği takdirde kiralar için de aynı kural geçerlidir. Buna mukabil, rehnin paraya çevrilmesi talebi, haciz veya depo emri mühletin verilmesinden önce vuku bulmuş olsa bile, satış yapılamaz veya iflasa karar verilemez.

106, 150/e, 156, 206, 278, 279 ve 280 inci maddelerde öngörülen süreler mühlet süresince uzatılır. Aynı kural, ayni teminatlarda, taşınmaz rehni ile temin edilmiş alacakların faizleri için de geçerlidir.

Açıklama:

(*) 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 86. maddesi ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

(**) 4949 sayılı kanunla yapılan değişiklik, 30/07/2003 tarihinden sonra yapılacak fevkalade mühlet taleplerinde uygulanır.

Tarihçe:

1 – 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 86. maddesi ile değiştirilen madde metni:

            Madde 323 – Mühlet içinde borçlu aleyhine hiç bir takip yapılamaz ve bir takip muamelesiyle kesilebilecek müruru zaman veya hakkı düşüren sair müddetler durur.

            206 ncı maddede ikinci ve üçüncü sıra alacaklılar lehinde vazedilmiş bir senelik ve 278 ve 279 uncu maddelerde yazılan iki ve bir senelik müddetler fevkalade mühletin devamı müddetince uzatılır. Rehinle temin edilmiş alacakların faizleri için rehin hakkı da yine fevkalade mühletin devamınca uzatılır.(M.K.790).

Borçlunun tasarruf hakları:

A – Umumiyetle:

Madde 324 – Borçlu işlerine devam edebilir. Ancak mühletin devamınca alacaklıların kanuni menfaatlerine dokunacak yahut alacaklılardan bir kısmını diğerlerinin zararına olarak tercih suretiyle yapılacak muameleler memnudur.

B – Yetkili makam tarafından alınan hususi tedbirler hakkında:

Madde 325 – İcra mahkemesi fevkalade mühleti verirken komiserin, yoksa bizzat icra mahkemesinin muvafakati olmaksızın borçlunun taşınmazlarını temlik yahut bunlar üzerinde ayni haklar tesis, rehinler ihdas, ivazsız tasarruflar icra etmiyeceğine ve fevkalade mühletten evvel doğmuş borçlara karşı ödemeler yapamıyacağına ve kefalet edemiyeceğine ve ederse hükümsüz olacağına karar verebilir.

Ancak 206 ncı maddede mezkur ikinci ve üçüncü sıradaki borçların ödenmesi ve 319 uncu maddenin üçüncü fıkrasında bahsolunan taksitlerin tediyesi için muvafakat almağa lüzum yoktur.

Fevkalade mühlet kararında yukardaki kayıtlar bulunursa bunlar da ilana yazılır ve fevkalade mühlet tapu siciline temlik hakkının tahdidi suretiyle geçirilir.

Fevkalade mühlete tabi olmıyan alacaklar:

Madde 326 – (Değişik fıkra: 17/07/2003 – 4949 S.K./87. md.)(*)(**) Mühlet, beşyüzmilyon liradan aşağı alacaklara ve 206 ncı maddenin birinci sırasındaki alacaklara uygulanmaz.(***)

Bu alacaklar, borçlu iflas yoliyle takibe tabi bulunmuş olsa bile fevkalade mühlet esnasında ancak haciz yoliyle yahut rehinin paraya çevrilmesi suretiyle takip olunabilir.

Açıklama:

(*) 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 87. maddesi ile değiştirilen fıkra için Tarihçeye bakınız.

(**) 4949 sayılı kanunla yapılan değişiklik, 30/07/2003 tarihinden sonra yapılacak fevkalade mühlet taleplerinde uygulanır.

(*4*) Fıkrada yer alan beşyüzmilyon TL’nin Yeniden Değerleme Oranlarının uygulanması ile yıllara göre hesaplanmış tutarları aşağıda verilmiştir.

            Yeniden değerleme oranları:       Yıllara göre uygulanacak miktar:

            2012 yılı için %  7,80     – 2013 yılı uygulaması : 1.270 TL

            2011 yılı için % 10,26    – 2012 yılı uygulaması : 1.179 TL

            2010 yılı için %  7,7      – 2011 yılı uygulaması : 1.070 TL

            2009 yılı için %  2,2      – 2010 yılı uygulaması : 1.000 TL

            2008 yılı için %  12       – 2009 yılı uygulaması : 980 TL

            2007 yılı için %  7,2      – 2008 yılı uygulaması : 880 TL

            2006 yılı için %  7,8      – 2007 yılı uygulaması : 830 TL

            2005 yılı için %  9,8      – 2006 yılı uygulaması : 770 TL

            2004 yılı için %  11,2     – 2005 yılı uygulaması : 710 TL

            2003 yılı için %  28,5     – 2004 yılı uygulaması : 640 TL

Tarihçe:

1 – 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 87. maddesi ile değiştirilen fıkra metni:

            Fevkalade mühlet yirmi liradan aşağı alacaklarla muayyen müddetlerde verilen nafakalar, rehinli alacaklar, 206 ncı madde mucibince birinci sıraya dahil bulunan maaş ve ücretler hakkında cari değildir.

Uzatma:

Madde 327 – 317 nci madde hükümlerine göre tayin olunan müddet içinde borçlunun istidası üzerine icra mahkemesi tarafından verilen fevkalade mühlet; bunu icap ettiren sebepler borçlunun kusuru olmaksızın devam ediyorsa nihayet dört ay uzatılabilir.

Borçlu dilekçesine alacaklıların mütemmim bir listesini ve eğer iflas yoliyle takibe tabi ise mütemmim bir bilanço raptetmeğe mecburdur.

İcra mahkemesi alacaklıların itirazlarını yazı ile bildirmeleri için bir müddet tayin ederek uzatma talebini ilanla tebliğ eder.

Bir komiser tayin edilmiş ise o da rapor vermeğe davet olunur.

Müddet bittikten sonra icra mahkemesi kararını verir ve bu karar aynı şartlara göre ilan olunur. Fevkalade mühlette olduğu gibi bu karar hakkında da istinaf yoluna başvurulabilir.(*)

Bölge adliye mahkemesi bu halde dosya üzerine kararını verir.(**)

Açıklama:

(*) Fıkrada yer alan “temyize müracaat olunabilir.” ibaresi, 02/03/2005 kabul tarihli, 18/03/2005 tarih ve 25759 sayılı R.G.de yayımlanan 5311 sayılı Kanunun 21. maddesi ile, 01/01/2004 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, “istinaf yoluna başvurulabilir.” şeklinde değiştirilmiştir.

(**) Fıkrada yer alan “Temyiz” ibaresi, 02/03/2005 kabul tarihli, 18/03/2005 tarih ve 25759 sayılı R.G.de yayımlanan 5311 sayılı Kanunun 21. maddesi ile, 01/01/2004 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, “Bölge adliye mahkemesi” şeklinde değiştirilmiştir.

Refi:

Madde 328 – İcra mahkemesi aşağıdaki hallerde alacaklılardan birinin veya komiserin talebi üzerine mühletin kalkmasına karar verebilir:

1 – Borçlu tayin olunan taksitleri vaktinde ödemezse;

2 – Borçlu komiserin talimatı hilafına hareket eder ve alacakların kanuni menfaatlerini ihlal yahut bazılarını diğerlerinin zararına olarak iltizam eylerse;

3 – Borçlunun icra mahkemesine verdiği malümatın hakikata muhalif olduğunu yahut borçlunun bütün taahütlerini ifaya muktedir bulunduğunu alacaklılardan biri ispat ederse.

Borçlu dinlenmeğe yahut itirazlarını yazı ile bildirmeğe davet olunur. İcra mahkemesi icabı halinde mütemmim malümat elde ettikten sonra dosya üzerine kararını verir. Müracaat vukuunda bölge adliye mahkemesi de aynı veçhile hareket eder. Refi kararı mühlet kararının tabi olduğu şartlar dairesinde ilan olunur.(*)

Refi kararı ikinci ve üçüncü numaralara göre verilmiş ise borçluya konkordato mühleti veya yeni bir fevkalade mühlet verilemez.

Açıklama:

(*) Fıkrada yer alan “temyiz de” ibaresi, 02/03/2005 kabul tarihli, 18/03/2005 tarih ve 25759 sayılı R.G.de yayımlanan 5311 sayılı Kanunun 22. maddesi ile, 01/01/2004 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, “bölge adliye mahkemesi de” şeklinde değiştirilmiştir.

Fevkalade mühlet izinde kondordato ve yeniden mühlet verilmemesi:

Madde 329 – Fevkalade mühletin devamı esnasında konkordato talep etmek arzusunda bulunan borçlu vesikalarını ve komiserin mütalaanamesiyle birlikte kondordato projesini mühletin bitmesinden evvel vermeğe mecburdur.

Fevkalade müddetin bitmesinden sonra başlıyan altı ay içinde konkordato mühleti verilemiyeceği gibi yeniden fevkalade mühlet de verilemez.

İflasın ertelenmesi ile ilişki:

Madde 329/a – (Ek madde: 17/07/2003 – 4949 S.K./88. md.)(*)

Bir sermaye şirketi veya kooperatif fevkalade mühlet elde ettiği takdirde, mühletin bitiminden itibaren bir yıllık süre içinde 179 ve devamı maddeleri uyarınca iflasın ertelenmesinden yararlanamaz.

Bir sermaye şirketi veya kooperatifin iflası 179 ve devamı maddeleri uyarınca ertelendiği takdirde, bu ertelemenin bitiminden itibaren bir yıllık süre içinde fevkalade mühlet verilemez.

Açıklama:

(*) 4949 sayılı kanunla yapılan değişiklik, 30/07/2003 tarihinden sonra yapılacak fevkalade mühlet taleplerinde uygulanır.

II FEVKALADE HALLERDE TATİL

İcra takiplerinin durdurulması halleri:

Madde 330 – Salgın hastalık, umumi bir musibet veya harb halinde İcra Vekilleri Heyetinin karariyle memleketin bir kısmında veya bazı iktisadi zümreler lehine muayyen bir müddet için icra takipleri durdurulabilir.

ON ALTINCI BAP : Cezai Hükümler

Alacaklısını zarara sokmak kasdiyle mevcudunu eksilten borçluların cezası:

Madde 331 – (Değişik madde: 31/05/2005 – 5358 S.K./1. md.)(*)

Haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlu; alacaklısını zarara sokmak maksadıyla, mallarını veya bunlardan bir kısmını mülkünden çıkararak, telef ederek veya kıymetten düşürerek hakiki surette yahut gizleyerek muvazaa yoluyla başkasının uhdesine geçirerek veya asıl olmayan borçlar ikrar ederek mevcudunu suni surette eksiltirse, aleyhine aciz belgesi aldığını veya alacaklı alacağını alamadığını ispat ettiği takdirde, altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.

İflas takibinden veya doğrudan doğruya iflas hallerinde iflas talebinden önce birinci fıkradaki fiilleri işleyen borçlu hakkında da bu fiiller başka bir suç oluştursa dahi bu hükümler uygulanır.

Konkordato mühleti veya iflasın ertelenmesi talebinden önceki iki yıl içinde ya da konkordato mühleti talebi veya iflasın ertelenmesi süresinden sonra birinci fıkradaki fiilleri işleyen borçlu hakkında da bu hükümler uygulanır.

Taşınmaz rehni kapsamında bulunan eklentinin rehin alacaklısına zarar vermek kastı ile taşınmaz dışına çıkarılması halinde, eklentinin zilyedi iki yıldan dört yıla kadar hapis ve bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.

Bu suçlar alacaklının şikayeti üzerine takip olunur.

Açıklama:

(*) Maddenin değiştirilen metinleri için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 331 – Haciz yoliyle takip olunan borçlu alacaklısını zarara sokmak maksadiyle mallarını veya bunlardan bir kısmını, mülkünden çıkararak, telef ederek veya kıymetten düşürerek hakiki surette, yahut gizliyerek, muvazaa yoliyle başkasının uhdesine geçirerek veya aslı olmayan borçlar ikrar ederek suni surette mevcudunu eksiltir ise aleyhinde aciz vesikası istihsal eden alacaklının vaki olacak şikayeti üzerine üç aydan üç seneye kadar hapis ile cezalandırılır ve zararın miktarına göre Türk Ceza Kanununun 522 nci maddesi hükümleri dahi tatbik olunur.

            Borçlunun lehine bu hareketlere bilerek yardım ve iştirak eden kimseler Türk Ceza Kanununun (65) inci maddesi delaletiyle bu maddeye göre cezalandırılır.

—————————-

2 – 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 89. maddesi ile değiştirilen madde metni:

            Madde 331 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/130 md.)

            Haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlu, alacaklısını zarara sokmak maksadiyle, mallarını veya bunlardan bir kısmını mülkünden çıkararak telef ederek veya kıymetten düşürerek hakiki surette yahut gizliyerek muvazaa yolu ile başkasının uhdesine geçirerek veya aslı olmıyan borçlar ikrar ederek mevcudunu suni surette eksiltirse, aleyhine aciz belgesi istihsal edildiği veya alacaklı alacağını istifa edemediğini ispat ettiği takdirde, üç aydan üç yıla kadar hapis ile cezalandırılır.

            Konkordato mühleti talebinden önceki iki yıl içinde birinci fıkradaki fiilleri işliyen borçlu hakkında da bu hükümler uygulanır.

            (Ek fıkra: 09/11/1988 – 3494/58 md.) Gayrimenkul rehni kapsamında bulunan teferruatın rehin alacaklısına zarar vermek kasdı ile gayrimenkul dışına çıkarılması halinde, teferruatın zilyedi 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

            Zararın miktarına göre Türk Ceza Kanununun 522 nci maddesi hükümleri dahi uygulanır.

            Bu suçlar alacaklının şikayeti üzerine takip olunur.

            Borçlu lehine bu hareketlere bilerek yardım ve iştirak eden kimseler, Türk Ceza Kanununun 65 inci maddesi delaletiyle bu maddeye göre cezalandırılır.

—————————-

3 – 31/05/2005 kabul tarihli, 01/06/2005 tarih ve 25832 (Mük.) sayılı R.G.de yayımlanan 5358 sayılı Kanunun 1. maddesi ile değiştirilen madde:

            Madde 331 – (Değişik madde: 17/07/2003 – 4949 S.K./89. md.)

            Haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlu; alacaklısını zarara sokmak maksadıyla, mallarını veya bunlardan bir kısmını mülkünden çıkararak, telef ederek veya kıymetten düşürerek hakiki surette yahut gizleyerek muvazaa yoluyla başkasının uhdesine geçirerek veya asıl olmayan borçlar ikrar ederek mevcudunu suni surette eksiltirse, aleyhine aciz belgesi aldığını veya alacaklı alacağını alamadığını ispat ettiği takdirde, altı aydan üç yıla kadar hapis ve birmilyar liradan yüzmilyar liraya kadar adli para cezasıyla cezalandırılır.

            İflas takibinden veya doğrudan doğruya iflas hallerinde iflas talebinden önce birinci fıkradaki fiilleri işleyen borçlu hakkında da, bu fiiller başka bir suç oluştursa dahi bu hükümler uygulanır.

            Konkordato mühleti veya iflasın ertelenmesi talebinden önceki iki yıl içinde ya da konkordato mühleti talebi veya iflasın ertelenmesi süresinden sonra birinci fıkradaki fiilleri işleyen borçlu hakkında da bu hükümler uygulanır.

            Taşınmaz rehni kapsamında bulunan eklentinin rehin alacaklısına zarar vermek kasdı ile taşınmaz dışına çıkarılması halinde, eklentinin zilyedi iki yıldan dört yıla kadar hapis ve birmilyar liradan yüzmilyar liraya kadar adli para cezası ile cezalandırılır.

            Zararın miktarına göre Türk Ceza Kanununun 522 nci maddesi hükümleri dahi uygulanır.

            Bu suçlar alacaklının şikayeti üzerine takip olunur.

            Borçlu lehine bilerek yardımda bulunanlar ile bu maddede yazılı fiillere iştirak edenler de asli fail gibi cezalandırılırlar.

Aczine kendi fiiliyle sebebiyet veren veya vaziyetinin fenalığını bilerek ağırlaştıran borçlunun cezası:

Madde 332 – (Değişik madde: 31/05/2005 – 5358 S.K./2. md.)(*)

Haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlu, adet üzere tecviz edilemiyecek bir hiffetle hareket ederek veya haddinden ziyade masraflar yaparak yahut cüretli talih oyunlarına veya basiretsizce spekülasyonlara girişerek yahut işlerinde ağır ihmallerde bulunarak aczine kendi fiili ile sebebiyet verir yahut vaziyetinin fenalığını bildiği halde o gibi hareketlerle bu fenalığı ağırlaştırırsa, aleyhine aciz belgesi istihsal edildiği veya alacaklı alacağını istifa edemediğini ispat ettiği takdirde, onbeş günden altı aya kadar hapis cezasiyle cezalandırılır.

Konkordato mühleti talebinden önceki iki yıl içinde birinci fıkradaki fiilleri işleyen borçlu hakkında da bu hükümler uygulanır.

Bu suç alacaklının şikayeti üzerine takip olunur. Borçluyu fazla borç altına girmeye veya talih oyunu ile spekülasyonlarda bulunmaya sevk etmiş yahut ağır faiz almak suretiyle zaafından istifade etmiş olan alacaklıların şikayet hakkı yoktur.

Açıklama:

(*) Maddenin değişen metinleri için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 332 – Haciz yoliyle takip olunan borçlu, adet üzere tecviz edilemiyecek bir hiffetle hareket ederek veya haddinden ziyade masraflar yaparak yahut ücretli talih oyunlarına veya basiretsizce spekülasyonlara girişerek yahut işlerinde ağır ihmallerde bulunarak aczine kendi fiiliyle sebebiyet verir yahut vaziyetinin fenalığını bildiği halde o gibi hareketlerle bu fenalığı ağırlaştırırsa o borçlu hakkında aciz vesikası istihsal eden alacaklının şikayeti üzerine tetkik mercii tarafından on beş günden altı aya kadar hapis ile cezalandırılır.

            Borçluyu fazla borç altına girmeğe veya talih oyunu ile spekülasyonlarda bulunmağa sevketmiş yahut ağır faiz almak suretiyle zaafından istifade etmiş olan alacaklı bu şikayet hakkına malik değildir.

———————————

2 – 31/05/2005 kabul tarihli, 01/06/2005 tarih ve 25832 (Mük.) sayılı R.G.de yayımlanan 5358 sayılı Kanunun 2. maddesi ile değiştirilen madde:

            Madde 332 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/131 md.)

            Haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlu, adet üzere tecviz edilemiyecek bir hiffetle hareket ederek veya haddinden ziyade masraflar yaparak yahut cüretli talih oyunlarına veya basiretsizce spekülasyonlara girişerek yahut işlerinde ağır ihmallerde bulunarak aczine kendi fiili ile sebebiyet verir yahut vaziyetinin fenalığını bildiği halde o gibi hareketlerle bu fenalığı ağırlaştırırsa, aleyhine aciz belgesi istihsal edildiği veya alacaklı alacağını istifa edemediğini ispat ettiği takdirde, onbeş günden altı aya kadar hafif hapis cezasiyle cezalandırılır.(*)

            Konkordato mühleti talebinden önceki iki yıl içinde birinci fıkradaki fiilleri işliyen borçlu hakkında da bu hükümler uygulanır.

            Bu suç alacaklının şikayeti üzerine takip olunur. Borçluyu fazla borç altına girmeye veya talih oyunu ile spekülasyonlarda bulunmaya sevk etmiş yahut ağır faiz almak suretiyle zaafından istifade etmiş olan alacaklıların şikayet hakkı yoktur.

            (*) 04/11/2004 kabul tarihli, 13/11/2004 tarih ve 25642 sayılı R.G.de yayımlanan 5252 sayılı Kanunun 7. maddesi gereğince;

            (1) Kanunlarda, “hafif hapis” veya “hafif para” cezası olarak öngörülen yaptırımlar, idari para cezasına dönüştürülmüştür. İdari para cezasının hesaplanmasında 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 52 nci maddesi hükümleri uygulanır. İlgili kanunda “hafif hapis” cezasının üst sınırının belirtilmediği hallerde, idari para cezasının hesaplanmasında esas alınacak gün sayısının üst sınırı, yediyüzotuzdur.

            (2) Kanunlarda, “hafif hapis cezası” ile “hafif para cezası”nın seçimlik olarak veya birlikte öngörüldüğü hallerde, idari para cezası yaptırımının belirlenmesinde “hafif hapis cezası” esas alınır.

            (3) Kanunlarda, sadece “hafif para cezası”nın öngörüldüğü ve cezanın alt veya üst sınırının belirtilmediği hallerde, idari para cezası, yüzyirmimilyon Türk Lirasından az, onsekizmilyar Türk Lirasından fazla olamaz.

            (4) Bu madde hükmüne göre idari para cezasına karar vermeye Cumhuriyet savcısı yetkilidir.

İflas ve konkordato işlerinde hususi menfaat temin edenlerin cezası:

Madde 333 – (Değişik madde: 31/05/2005 – 5358 S.K./3. md.)(*)

Her kim iflas bürosu veya idaresinin yahut bir alacaklının veya alacaklılar toplanmasındaki mümessilinin reyini yahut konkordatoya muvafakatini kazanmak için ona hususi bir menfaat temin veya vaat ederse altı aydan iki seneye kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Menfaat temin eden alacaklı yahut mümessili de aynı ceza ile cezalandırılır.

Suçun iflas bürosu veya idaresi üyesi tarafından işlenmesi halinde, ceza yarı oranında artırılır.

Açıklama:

(*) 31/05/2005 kabul tarihli, 01/06/2005 tarih ve 25832 (Mük.) sayılı R.G.de yayımlanan 5358 sayılı Kanunun 3. maddesi ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 31/05/2005 kabul tarihli, 01/06/2005 tarih ve 25832 (Mük.) sayılı R.G.de yayımlanan 5358 sayılı Kanunun 3. maddesi ile değiştirilen madde:

            Madde 333 – Her kim iflas bürosu veya idaresi yahut bir alacaklının veya alacaklılar toplanmasındaki mümessilinin reyini yahut konkordatoya muvafakatini kazanmak için ona hususi bir menfaat temin veya vadederse Cumhuriyet Savcılığınca yapılacak takibat üzerine altı aydan üç seneye kadar hapsolunur.

            Kendisine menfaat temin veya vadettiren alacaklı yahut mümessili de aynı ceza ile cezalandırılır.

            İflas bürosu veya idaresi azası hakkında bu ceza beş seneyi geçmemek üzere iki kat olarak hükmolunur.

Ticari işletmede yöneticinin sorumluluğu:

Madde 333/a – (Değişik madde: 31/05/2005 – 5358 S.K./4. md.)(*)

Ticaret şirketlerinde hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olanların alacaklıları zarara uğratmak kastıyla ticari işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödemeyerek alacaklıları zarara soktukları takdirde, bu işlem ve eylemlerin başka bir suç oluşturmaması halinde, alacaklının şikayeti üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.

Birinci fıkradaki suç taksirle işlendiği takdirde, alacaklının şikayeti üzerine, fail hakkında zararın ağırlığına göre ikibin güne kadar adli para cezasına hükmolunur.

Açıklama:

(*) 31/05/2005 kabul tarihli, 01/06/2005 tarih ve 25832 (Mük.) sayılı R.G.de yayımlanan 5358 sayılı Kanunun 4. maddesi ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 31/05/2005 kabul tarihli, 01/06/2005 tarih ve 25832 (Mük.) sayılı R.G.de yayımlanan 5358 sayılı Kanunun 4. maddesi ile değiştirilen madde:

            Madde 333/a – (Ek madde: 17/07/2003 – 4949 S.K./90. md.)

            Ticaret şirketlerinde hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olanların alacaklıları zarara uğratmak kastıyla ticari işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödemeyerek alacaklıları zarara soktukları takdirde, bu işlem ve eylemlerin başka bir suç oluşturmaması halinde altı aydan iki yıla kadar hapis ve dörtmilyar liradan dörtyüz milyar liraya kadar adli para cezası ile cezalandırılır.

            Birinci fıkradaki suç taksirle işlendiği takdirde, faile zararın ağırlığına göre, ikimilyar liradan ikiyüzmilyar liraya kadar adli para cezası verilir.

            Bu maddede yazılı suçların takibi alacaklının şikayetine bağlıdır.

Konkordatoda veya sermaye şirketleri ile kooperatiflerin uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırılmasında yetkili kimseleri hataya düşüren ya da konkordato veya uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırma koşullarına uymayan borçlunun cezası:(*)

Açıklama:

(*) “Konkordatoda yetkili kimseleri hataya düşüren borçlunun cezası:” olan madde başlığı, 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 91. maddesi ile “Konkordatoda yetkili kimseleri hataya düşüren veya konkordato koşullarına uymayan borçlunun cezası:” olarak, 12/02/2004 kabul tarihli, 21/02/2004 tarih ve 25380 sayılı R.G.de yayımlanan 5092 sayılı Kanunun 9. maddesi ile de metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.

Madde 334 – (Değişik madde: 31/05/2005 – 5358 S.K./5. md.)(*)

Konkordato mühleti elde etmek veya konkordato veya sermaye şirketleri ile kooperatiflerin uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırma projesini tasdik ettirmek için hileli tutum ve davranışlarıyla mali durumu hakkında alacaklıları, komiseri, ara dönem denetçisini veya yetkili memuru hataya düşürmek veya konkordato projesine ya da sermaye şirketleri ve kooperatiflerin uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırılması projesine uymamak yoluyla kasten zarara sebebiyet veren borçlu, ilgilinin şikayeti üzerine altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Açıklama:

(*) Maddenin değiştirilen metinleri için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 91. maddesi ile değiştirilen madde metni:

            Madde 334 – Konkordato mühleti istihsal etmek veya konkordatoyu tasdik ettirmek için hakıkate muhalif hesap veya bilanço göstererek mali vaziyeti hakkında alacaklıları, komiseri veya yetkili memuru hataya düşüren borçlu alakalının tetkik merciine vakı olacak müracaatı üzerine üç aydan bir seneye kadar hafif hapis ile cezalandırılır.

————————-

2 – 12/02/2004 kabul tarihli, 21/02/2004 tarih ve 25380 sayılı R.G.de yayımlanan 5092 sayılı Kanunun 9. maddesi ile değiştirilen madde metni:

            Madde 334 – (Değişik madde: 17/07/2003 – 4949 S.K./91. md.)

            Konkordato mühleti elde etmek veya konkordatoyu tasdik ettirmek için gerçeğe aykırı hesap veya bilanço göstererek mali durumu hakkında alacaklıları, komiseri veya yetkili memuru hataya düşürmek veya konkordato projesine uymamak suretiyle kasten zarara sebebiyet veren borçlu, ilgilinin tetkik merciine yapacağı şikayet üzerine altı aydan bir yıla kadar hafif hapis cezası ile cezalandırılır.

————————-

3 – 31/05/2005 kabul tarihli, 01/06/2005 tarih ve 25832 (Mük.) sayılı R.G.de yayımlanan 5358 sayılı Kanunun 5. maddesi ile değiştirilen madde:

            Madde 334 – (Değişik madde: 12/02/2004 – 5092 S.K./9. md.)

            Konkordato mühleti elde etmek veya konkordato veya sermaye şirketleri ile kooperatiflerin uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırma projesini tasdik ettirmek için gerçeğe aykırı hesap veya bilanço göstererek mali durumu hakkında alacaklıları, komiseri, ara dönem denetçisini veya yetkili memuru hataya düşürmek veya konkordato projesine ya da sermaye şirketleri ve kooperatiflerin uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırılması projesine uymamak yoluyla kasten zarara sebebiyet veren borçlu, ilgilinin icra mahkemesine yapacağı şikayet üzerine altı aydan bir yıla kadar hafif hapis cezası ile cezalandırılır.(*)

            (*) 04/11/2004 kabul tarihli, 13/11/2004 tarih ve 25642 sayılı R.G.de yayımlanan 5252 sayılı Kanunun 7. maddesi gereğince;

            (1) Kanunlarda, “hafif hapis” veya “hafif para” cezası olarak öngörülen yaptırımlar, idari para cezasına dönüştürülmüştür. İdari para cezasının hesaplanmasında 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 52 nci maddesi hükümleri uygulanır. İlgili kanunda “hafif hapis” cezasının üst sınırının belirtilmediği hallerde, idari para cezasının hesaplanmasında esas alınacak gün sayısının üst sınırı, yediyüzotuzdur.

            (2) Kanunlarda, “hafif hapis cezası” ile “hafif para cezası”nın seçimlik olarak veya birlikte öngörüldüğü hallerde, idari para cezası yaptırımının belirlenmesinde “hafif hapis cezası” esas alınır.

            (3) Kanunlarda, sadece “hafif para cezası”nın öngörüldüğü ve cezanın alt veya üst sınırının belirtilmediği hallerde, idari para cezası, yüzyirmimilyon Türk Lirasından az, onsekizmilyar Türk Lirasından fazla olamaz.

            (4) Bu madde hükmüne göre idari para cezasına karar vermeye Cumhuriyet savcısı yetkilidir.

Konkordato komiserinin sorumluluğu:

Madde 334/a – (Mülga madde: 31/05/2005 – 5358 S.K./23. md.)(*)

Açıklama:

(*) 31/05/2005 kabul tarihli, 01/06/2005 tarih ve 25832 (Mük.) sayılı R.G.de yayımlanan 5358 sayılı Kanunun 23. maddesi ile yürürlükten kaldırılan madde için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 31/05/2005 kabul tarihli, 01/06/2005 tarih ve 25832 (Mük.) sayılı R.G.de yayımlanan 5358 sayılı Kanunun 23. maddesi ile yürürlükten kaldırılan madde:

            Madde 334/a – (Ek madde: 17/07/2003 – 4949 S.K./92. md.)

            Konkordato komiserleri, işledikleri eylemler bakımından Türk Ceza Kanununun 279 uncu maddesi anlamında memur sayılırlar.

Kiracının cezalandırılacağı haller:

Madde 335 – Üzerlerinde kiralayanın hapis hakkı tanınmış ve 270 inci madde mucibince defteri yapılmış eşyayı kaçıran veya gizleyen borçlu ile tahliyesi emrolunan yeri kiralayana zarar vermek maksadiyle işgal ettiren şahıs Türk Ceza Kanununun (276) ncı maddesine göre cezalandırılır.

Müflisin mallarını vermeyenler hakkındaki cezalar:

Madde 336 – (Değişik madde: 31/05/2005 – 5358 S.K./6. md.)(*)

Müflisin mallarını ellerinde bulunduran veya müflise borçlu olan üçüncü şahıslar, iflasın açıldığına dair ilana muttali oldukları tarihten itibaren bir ay içinde makbul bir mazeret olmaksızın o malları iflas idaresi emrine vermezler veya borçlarını bildirmezlerse, doksan güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.

Açıklama:

(*) 31/05/2005 kabul tarihli, 01/06/2005 tarih ve 25832 (Mük.) sayılı R.G.de yayımlanan 5358 sayılı Kanunun 6. maddesi ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 31/05/2005 kabul tarihli, 01/06/2005 tarih ve 25832 (Mük.) sayılı R.G.de yayımlanan 5358 sayılı Kanunun 6. maddesi ile değiştirilen madde:

            Madde 336 – Müflisin mallarını ellerinde bulunduran veya müflise borçlu olan üçüncü şahıslar iflasın açıldığına dair ilana muttali oldukları tarihten itibaren bir ay içinde makbul bir mazeret olmaksızın o malları iflas idaresi emrine vermezler veya borçlarını bildirmezlerse icra mahkemesince elli liraya kadar adli para cezasiyle cezalandırılırlar.

Kendisine teslim edilen malları vermeyenler hakkındaki cezalar:

Madde 336/a – (Mülga madde: 31/05/2005 – 5358 S.K./23. md.)(*)

Açıklama:

(*) 31/05/2005 kabul tarihli, 01/06/2005 tarih ve 25832 (Mük.) sayılı R.G.de yayımlanan 5358 sayılı Kanunun 23. maddesi ile yürürlükten kaldırılan madde için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 31/05/2005 kabul tarihli, 01/06/2005 tarih ve 25832 (Mük.) sayılı R.G.de yayımlanan 5358 sayılı Kanunun 23. maddesi ile yürürlükten kaldırılan madde:

            Madde 336/a – (Ek madde: 17/07/2003 – 4949 S.K./93. md.)

            Bu Kanun uyarınca, muhafaza edilmek üzere kendisine rehin, haciz veya diğer herhangi bir sebeple teslim olunan malları icra dairesinin talebine rağmen yedi gün içinde icra dairesine teslim etmeyen kimse, alacaklının şikayeti üzerine icra mahkemesince iki aydan altı aya kadar hafif hapisle cezalandırılır.(*)

            (*) 04/11/2004 kabul tarihli, 13/11/2004 tarih ve 25642 sayılı R.G.de yayımlanan 5252 sayılı Kanunun 7. maddesi gereğince;

            (1) Kanunlarda, “hafif hapis” veya “hafif para” cezası olarak öngörülen yaptırımlar, idari para cezasına dönüştürülmüştür. İdari para cezasının hesaplanmasında 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 52 nci maddesi hükümleri uygulanır. İlgili kanunda “hafif hapis” cezasının üst sınırının belirtilmediği hallerde, idari para cezasının hesaplanmasında esas alınacak gün sayısının üst sınırı, yediyüzotuzdur.

            (2) Kanunlarda, “hafif hapis cezası” ile “hafif para cezası”nın seçimlik olarak veya birlikte öngörüldüğü hallerde, idari para cezası yaptırımının belirlenmesinde “hafif hapis cezası” esas alınır.

            (3) Kanunlarda, sadece “hafif para cezası”nın öngörüldüğü ve cezanın alt veya üst sınırının belirtilmediği hallerde, idari para cezası, yüzyirmimilyon Türk Lirasından az, onsekizmilyar Türk Lirasından fazla olamaz.

            (4) Bu madde hükmüne göre idari para cezasına karar vermeye Cumhuriyet savcısı yetkilidir.

Yükümlülüklerin yerine getirilmemesi: (*)

Açıklama:

(*) “Mal beyanı için gelmiyenlerin ve beyanda bulunmıyanların ve istenen malı teslim etmiyenlerin cezası:” olan madde başlığı, 31/05/2005 kabul tarihli, 01/06/2005 tarih ve 25832 (Mük.) sayılı R.G.de yayımlanan 5358 sayılı Kanunun 7. maddesi ile metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.

Madde 337 – (Değişik madde: 31/05/2005 – 5358 S.K./7. md.)(*)

(İptal fıkra: Anayasa Mah. 28.02.2008 tarih ve E. 2006/71, K. 2008/69)(**)

162, 209 ve 216 ncı maddeler hükümlerine muhalefet edenler hakkında da iflas idaresinin vereceği müzekkere üzerine, aynı ceza verilir. Bu maddelerde belirtilen yükümlülüklerin yerine getirilmesi halinde, verilen ceza düşer.

Açıklama:

(*) Maddenin değişen metinleri için Tarihçeye bakınız.

(**) 16/04/2008 tarih ve 26849 sayılı R.G.de yayımlanan, 28.02.2008 tarih, 2006/71 Esas ve 2008/69 Karar sayılı Anyasa Mahkemesi Kararıyla, 17/04/2009 tarihinde yürürlüğe girmek üzere iptal edilmiştir. İptal edilen 1. fıkra için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 337 – Müddeti içinde beyanda bulunmak üzere mazereti olmaksızın icra dairesine gelmeyen veya yazı ile beyanda bulunmayan borçlularla 162, 209, 216 ncı maddeler hükümlerine muhalefet eden borçlu veya müflis icra dairesinin veya iflas idaresinin vereceği müzekkere üzerine tetkik mercii tarafından bir aya kadar hafif hapis cezasiyle mahkum edilir.

————————-

2 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 337 – Müddeti içinde beyanda bulunmak üzere mazereti olmaksızın icra dairesine gelmeyen veya yazı ile beyanda bulunmayan borçlular bu yüzden zarar gören alacaklının şikayeti üzerine tetkik mercii tarafından bir aya kadar hafif hapis veya beş liradan iki yüz liraya kadar hafif para cezası ile mahkum edilir.

            162, 209, 216 ncı maddeler hükümlerine muhalefet eden müflis hakkında da iflas idaresinin vereceği müzekkere üzerine tetkik mercii tarafından aynı ceza hükmolunur.

————————-

3 – 06/06/1985 tarih ve 3222 sayılı Kanun ile değiştirilen fıkra metni:

            Müddeti içinde beyanda bulunmak üzere mazereti olmaksızın icra dairesine gelmiyen veya yazılı beyanda bulunmıyan borçlular, bu yüzden zarar gören alacaklının şikayeti üzerine tetkik mercii tarafından bir aya kadar hafif hapis ve 25 liradan 1.000 liraya kadar hafif para cezası ile mahkum edilir. Borçlunun haczi kabil mallarını alacaklının bildiği veya bilmesi lazım geldiği ispat olunursa borçluya ceza verilmez.

————————-

4 – 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 94. maddesi ile değiştirilen fıkra metni:

            (Değişik fıkra: 06/06/1985 – 3222/39 md.) Müddeti içinde beyanda bulunmak üzere mazereti olmaksızın icra dairesine gelmeyen veya yazılı beyanda bulunmayan borçlular, alacaklının şikayeti üzerine, tetkik mercii tarafından on günden bir aya kadar hafif hapis cezasıyla mahküm edilir. Borçlunun haczi kabil mallarını alacaklının bildiği veya bilmesi lazım geldiği ispat olunursa borçluya ceza verilmez.

————————-

5 – 31/05/2005 kabul tarihli, 01/06/2005 tarih ve 25832 (Mük.) sayılı R.G.de yayımlanan 5358 sayılı Kanunun 7. maddesi ile değiştirilen madde:

            Madde 337 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/132 md.)

            (Değişik fıkra: 17/07/2003 – 4949 S.K./94. md.) Müddeti içinde beyanda bulunmak üzere mazereti olmaksızın icra dairesine gelmeyen veya yazılı beyanda bulunmayan borçlular, alacaklının şikayeti üzerine, icra mahkemesi tarafından on günden bir aya kadar hafif hapis cezasıyla cezalandırılırlar. Borçlunun haczi kabil mallarını alacaklının bildiği veya bilmesi lazım geldiği takdirde yahut borcu karşılayacak miktarda malın haczedilmesi halinde borçluya ceza verilmez.(*)

            162, 209, 216 ncı maddeler hükümlerine muhalefet eden müflis hakkında da iflas idaresinin vereceği müzekkere üzerine icra mahkemesi tarafından aynı ceza hükmolunur.

            (*) 04/11/2004 kabul tarihli, 13/11/2004 tarih ve 25642 sayılı R.G.de yayımlanan 5252 sayılı Kanunun 7. maddesi gereğince;

            (1) Kanunlarda, “hafif hapis” veya “hafif para” cezası olarak öngörülen yaptırımlar, idari para cezasına dönüştürülmüştür. İdari para cezasının hesaplanmasında 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 52 nci maddesi hükümleri uygulanır. İlgili kanunda “hafif hapis” cezasının üst sınırının belirtilmediği hallerde, idari para cezasının hesaplanmasında esas alınacak gün sayısının üst sınırı, yediyüzotuzdur.

            (2) Kanunlarda, “hafif hapis cezası” ile “hafif para cezası”nın seçimlik olarak veya birlikte öngörüldüğü hallerde, idari para cezası yaptırımının belirlenmesinde “hafif hapis cezası” esas alınır.

            (3) Kanunlarda, sadece “hafif para cezası”nın öngörüldüğü ve cezanın alt veya üst sınırının belirtilmediği hallerde, idari para cezası, yüzyirmimilyon Türk Lirasından az, onsekizmilyar Türk Lirasından fazla olamaz.

            (4) Bu madde hükmüne göre idari para cezasına karar vermeye Cumhuriyet savcısı yetkilidir.

———————————————–

6 – 28.02.2008 tarih, 2006/71 Esas ve 2008/69 Karar sayılı Anyasa Mahkemesi Kararıyla iptal edilen 1. fıkra:

            Müddeti içinde beyanda bulunmak üzere mazereti olmaksızın icra dairesine gelmeyen veya yazılı beyanda bulunmayan borçlu, alacaklının şikayeti üzerine, on gün disiplin hapsi ile cezalandırılır. Alacaklının alacağını karşılayacak miktarda malın haczedilmesi veya borcun ödenmesi halinde, bu ceza düşer.

Ticareti terk edenlerin cezası:

Madde 337/a – (Değişik madde: 31/05/2005 – 5358 S.K./8. md.)(*)

44 üncü maddeye göre mal beyanında bulunmayan veya beyanında mevcudunu eksik gösteren veya aktifinde yer almış malı veya yerine kaim olan değerini haciz veya iflas sırasında göstermeyen veya beyanından sonra bu malları üzerinde tasarruf eden borçlu, bundan zarar gören alacaklının şikayeti üzerine, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Birinci fıkradaki fiillerin işlenmesinden alacaklının zarar görmediğini ispat eden borçluya ceza verilmez.

Borçlunun iflası halinde, birinci fıkradaki durum ayrıca taksiratlı iflas hali sayılır.

Açıklama:

(*) 31/05/2005 kabul tarihli, 01/06/2005 tarih ve 25832 (Mük.) sayılı R.G.de yayımlanan 5358 sayılı Kanunun 8. maddesi ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 31/05/2005 kabul tarihli, 01/06/2005 tarih ve 25832 (Mük.) sayılı R.G.de yayımlanan 5358 sayılı Kanunun 8. maddesi ile değiştirilen madde:

            Madde 337/a – (Ek madde: 18/02/1965 – 538/133 md.)

            44 üncü maddeye göre mal beyanında bulunmıyan veya beyanında mevcudunu eksik gösteren veya aktifinde yer almış malı veya yerine kaim olan değerini haciz veya iflas sırasında gösteremiyen veya beyanından sonra bu malları üzerinde tasarruf eden borçlu hakkında, bundan zarar gören alacaklının şikayeti üzerine, icra mahkemesi tarafından 3 aydan 1 seneye kadar hafif hapis cezasına hükmolunur.(*)

            Birinci fıkradaki fiillerin işlenmesinden alacaklının zarar görmediğini ispat eden borçluya ceza verilmez.

            Borçlunun iflası takdirinde birinci fıkradaki durum ayrıca taksiratlı iflas hali sayılır.

            (*) 04/11/2004 kabul tarihli, 13/11/2004 tarih ve 25642 sayılı R.G.de yayımlanan 5252 sayılı Kanunun 7. maddesi gereğince;

            (1) Kanunlarda, “hafif hapis” veya “hafif para” cezası olarak öngörülen yaptırımlar, idari para cezasına dönüştürülmüştür. İdari para cezasının hesaplanmasında 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 52 nci maddesi hükümleri uygulanır. İlgili kanunda “hafif hapis” cezasının üst sınırının belirtilmediği hallerde, idari para cezasının hesaplanmasında esas alınacak gün sayısının üst sınırı, yediyüzotuzdur.

            (2) Kanunlarda, “hafif hapis cezası” ile “hafif para cezası”nın seçimlik olarak veya birlikte öngörüldüğü hallerde, idari para cezası yaptırımının belirlenmesinde “hafif hapis cezası” esas alınır.

            (3) Kanunlarda, sadece “hafif para cezası”nın öngörüldüğü ve cezanın alt veya üst sınırının belirtilmediği hallerde, idari para cezası, yüzyirmimilyon Türk Lirasından az, onsekizmilyar Türk Lirasından fazla olamaz.

            (4) Bu madde hükmüne göre idari para cezasına karar vermeye Cumhuriyet savcısı yetkilidir.

Hakikata muhalif beyanda bulunanların cezası:

Madde 338 – (Değişik madde: 31/05/2005 – 5358 S.K./9. md.)(*)

Bu Kanuna göre istenen beyanı, hakikate aykırı surette yapan kimse, alacaklının şikayeti üzerine, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Hakkında aciz vesikası alınmış borçlu, asgari ücretin üstünde bir geçim sürdürdüğü, aciz vesikası hamili alacaklının alacağının aciz vesikasına bağlanmasından en geç beş sene içinde müracaatı üzerine sabit olursa, asgari ücretin üstünde kalan gelirlerinden icra tetkik merciinin dörtte birden az olmamak üzere tespit edeceği kısmını merci kararının kesinleşmesinden itibaren en geç bir ay içinde ve aciz vesikasındaki borcun ödenmesine kadar her ay icra dairesine yatırmaya mecburdur. Bu mükellefiyeti yerine getirmeyen borçlu hakkında bir yıla kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra borçlu borcun tamamını veya o tarihe kadar icra veznesine yatırmak zorunda olduğu meblağı öderse tahliye edilir; ödemelerini tekrar keserse, hakkında tazyik hapsine yeniden karar verilir. Ancak, bir borçtan dolayı tazyik hapsinin süresi bir yılı geçemez.

Borçlunun nafaka borçluları dahil üçüncü şahıstan yardım görmesi, asgari ücretin üstünde eline geçen para ve menfaatlerin icra mahkemesi kararı ile belirlenecek kısmını, icra veznesine yatırmak mükellefiyetini ortadan kaldırmaz.

İkinci fıkradaki hükmün tatbikini birden fazla aciz vesikası hamili alacaklı talep etmiş ise, bunlar talep tarihi sırasıyla öncelik hakkını haizdir.

Açıklama:

(*) Maddenin değişen metinleri için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 06/06/1985 tarih ve 3222 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 338 – Bu kanuna göre istenen beyanı hakikate muhalif surette yapan kimse bu yüzden zarara uğrıyan alacaklının şikayeti üzerine tetkik mercii tarafından bir aydan bir seneye kadar hafif hapis ile cezalandırılır.

            Elinde aciz vesikası olan alacaklı yaşayış tarzına göre borçlusunun haliyle mütenasip ödemede bulunmadığını, bilinemeyen kazancını ketmederek veya malik olduğu geçim membaından borcuna karşı mümkün olabilecek bir şey ayırmayarak kendisinin zararını devam ettirdiğini iddia ile tetkik merciine şikayet edebilir.

            Merci borçlunun yaşayış tarzından bu iddianın haklı olduğuna kanaat hasıl ederse hakikate muhalif beyanda bulunmuş addiyle borçluyu birinci fıkraya tevfikan cezalandırır. Şu kadar ki alacaklının muvafakatı veya borçlunun müracaatı üzerine tetkik merciinin haliyle mütenasip olduğunu takdir ve tayin edeceği miktar üzerinden ödemede bulunacağını taahhüt eden borçlu hakkında hükmolunan cezanın infazı talik olunur. Makbul sebep olmaksızın bu taahhüdün ihlali halinde cezanın infazı bir daha talik edilemez. 354 üncü madde hükmü mahfuzdur.

—————————————

2 – 31/05/2005 kabul tarihli, 01/06/2005 tarih ve 25832 (Mük.) sayılı R.G.de yayımlanan 5358 sayılı Kanunun 9. maddesi ile değiştirilen madde:

            Madde 338 – (Değişik madde: 06/06/1985 – 3222/40 md.)

            Bu Kanuna göre istenen beyanı hakikate aykırı surette yapan kimse, alacaklının şikayeti üzerine icra mahkemesi tarafından bir aydan altı aya kadar hafif hapis cezasıyla cezalandırılır.(*)(**)

            Hakkında aciz vesikası alınmış borçlu, asgari ücretin üstünde bir geçim sürdürdüğü, aciz vesikası hamili alacaklının alacağının aciz vesikasına bağlanmasından en geç beş sene içinde müracatı üzerine sabit olursa, asgari ücretin üstünde kalan gelirlerinden icra mahkemesinin dörtte birden az olmamak üzere tespit edeceği kısmını icra mahkemesi kararının kesinleşmesinden itibaren en geç bir ay içinde ve aciz vesikasındaki borcun ödenmesine kadar her ay icra dairesine yatırmaya mecburdur. Bu mükellefiyeti yerine getirmeyen borçlu bir aydan bir seneye kadar hafif hapis cezasıyla cezalandırılır. Hafif hapis cezasının tatbikine başlandıktan sonra borçlu o tarihe kadar icra veznesine yatırmak zorunda olduğu meblağı öderse tahliye edilir.(**)

            Borçlu ödemelerini tekrar keserse, geri kalan cezası infaz olunur, ancak bakiye borcun tamamını ödediği takdirde cezadan kurtulur.

            Borçlunun nafaka borçluları dahil üçüncü şahıstan yardım görmesi, asgari ücretin üstünde eline geçen para ve menfaatlerin icra mahkemesi kararı ile belirlenecek kısmını, icra veznesine yatırmak mükellefiyetini ortadan kaldırmaz.

            İkinci fıkradaki hükmün tatbikini birden fazla aciz vesikası hamili alacaklı talep etmiş ise, bunlar talep tarihi sırasıyla öncelik hakkını haizdir.

            (*) Fıkrada yer alan “bir seneye” ibaresi, 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 95. maddesi ile “altı aya” şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

            (*) 04/11/2004 kabul tarihli, 13/11/2004 tarih ve 25642 sayılı R.G.de yayımlanan 5252 sayılı Kanunun 7. maddesi gereğince;

            (1) Kanunlarda, “hafif hapis” veya “hafif para” cezası olarak öngörülen yaptırımlar, idari para cezasına dönüştürülmüştür. İdari para cezasının hesaplanmasında 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 52 nci maddesi hükümleri uygulanır. İlgili kanunda “hafif hapis” cezasının üst sınırının belirtilmediği hallerde, idari para cezasının hesaplanmasında esas alınacak gün sayısının üst sınırı, yediyüzotuzdur.

            (2) Kanunlarda, “hafif hapis cezası” ile “hafif para cezası”nın seçimlik olarak veya birlikte öngörüldüğü hallerde, idari para cezası yaptırımının belirlenmesinde “hafif hapis cezası” esas alınır.

            (3) Kanunlarda, sadece “hafif para cezası”nın öngörüldüğü ve cezanın alt veya üst sınırının belirtilmediği hallerde, idari para cezası, yüzyirmimilyon Türk Lirasından az, onsekizmilyar Türk Lirasından fazla olamaz.

            (4) Bu madde hükmüne göre idari para cezasına karar vermeye Cumhuriyet savcısı yetkilidir.

Beyandan sonra mal ve kazançta olan tezayüdü bildirmeyen borçlunun cezası:

Madde 339 – (Değişik madde: 31/05/2005 – 5358 S.K./10. md.)(*)

Sonradan kazandığı malları veya kazancında ve gelirinde vaki tezayütleri bu Kanun mucibince bildirmeye mecbur olan borçlu makbul bir mazereti olmaksızın yedi gün içinde icra dairesine taahhütlü mektupla veya şifahi surette bildirmezse ve bu mal veya kazancı asıl veya bedel itibariyle mevcut olduğu takdirde, on gün; mal veya kazancını asıl veya bedel itibariyle makbul bir sebep olmaksızın elden çıkarmışsa, bir aya kadar disiplin hapsi ile cezalandırılır.

Bu cezalara alacaklının şikayeti üzerine karar verilir. Kişi, icra takibine konu olan borcu tamamen ödediği takdirde, bu ceza düşer.

Açıklama:

(*) 31/05/2005 kabul tarihli, 01/06/2005 tarih ve 25832 (Mük.) sayılı R.G.de yayımlanan 5358 sayılı Kanunun 10. maddesi ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 31/05/2005 kabul tarihli, 01/06/2005 tarih ve 25832 (Mük.) sayılı R.G.de yayımlanan 5358 sayılı Kanunun 10. maddesi ile değiştirilen madde:

            Madde 339 – Sonradan kazandığı malları veya kazancında ve gelirinde vaki tezayütleri bu kanun mucibince bildirmeğe mecbur olan borçlu makbul bir mazereti olmaksızın yedi gün içinde icra dairesine taahhütlü mektupla veya şifahi surette bildirmezse bu mal veya kazancı asıl veya bedel itibariyle mevcut olduğu takdirde beş günden bir aya kadar ve mal veya kazancını asıl veya bedel itibariyle makbul bir sebep olmaksızın elden çıkarmışsa on beş günden altı aya kadar hafif hapis ile cezalandırılır.(*)

            Bu cezalar alacaklının şikayeti üzerine icra mahkemesi tarafından hükmolunur.

            (*) 04/11/2004 kabul tarihli, 13/11/2004 tarih ve 25642 sayılı R.G.de yayımlanan 5252 sayılı Kanunun 7. maddesi gereğince;

            (1) Kanunlarda, “hafif hapis” veya “hafif para” cezası olarak öngörülen yaptırımlar, idari para cezasına dönüştürülmüştür. İdari para cezasının hesaplanmasında 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 52 nci maddesi hükümleri uygulanır. İlgili kanunda “hafif hapis” cezasının üst sınırının belirtilmediği hallerde, idari para cezasının hesaplanmasında esas alınacak gün sayısının üst sınırı, yediyüzotuzdur.

            (2) Kanunlarda, “hafif hapis cezası” ile “hafif para cezası”nın seçimlik olarak veya birlikte öngörüldüğü hallerde, idari para cezası yaptırımının belirlenmesinde “hafif hapis cezası” esas alınır.

            (3) Kanunlarda, sadece “hafif para cezası”nın öngörüldüğü ve cezanın alt veya üst sınırının belirtilmediği hallerde, idari para cezası, yüzyirmimilyon Türk Lirasından az, onsekizmilyar Türk Lirasından fazla olamaz.

            (4) Bu madde hükmüne göre idari para cezasına karar vermeye Cumhuriyet savcısı yetkilidir.

Borçlunun ödeme şartını ihlali halinde ceza:

Madde 340 – (Değişik madde: 31/05/2005 – 5358 S.K./11. md.)(*)

111 inci madde mucibince veya alacaklının muvafakati ile icra dairesinde kararlaştırılan borcu ödeme şartını, makbul bir sebep olmaksızın ihlal eden borçlunun, alacaklının şikayeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra borçlu borcun tamamını veya o tarihe kadar icra veznesine yatırmak zorunda olduğu meblağı öderse tahliye edilir; ödemelerini tekrar keserse, hakkında tazyik hapsine yeniden karar verilir. Ancak, bir borçtan dolayı tazyik hapsinin süresi üç ayı geçemez.

Açıklama:

(*) Maddenin değişen metinleri için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 340 – 111 inci madde mucibince veya alacaklının muvafakatile icra dairesinde kararlaştırılan borcu ödeme şartını makbul bir sebep olmaksızın ihlal eden borçlu, bu yüzden zarara uğrayana alacaklının şikayeti üzerine tetkik mercii tarafından bir aya kadar hapis ile cezalandırılır.

————————-

2 – 06/06/1985 tarih ve 3222 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 340 – 111 inci madde mucibince veya alacaklının muvafakati ile icra dairesinde kararlaştırılan borcu ödeme şartını makul bir sebep olmaksızın ihlal eden borçlu, bu yüzden zarara uğrıyan alacaklının şikayeti üzerine tetkik mercii tarafından beş günden bir aya kadar hafif hapis ile cezalandırılır.

————————-

3 – 31/05/2005 kabul tarihli, 01/06/2005 tarih ve 25832 (Mük.) sayılı R.G.de yayımlanan 5358 sayılı Kanunun 11. maddesi ile değiştirilen madde:

            Madde 340 – (Değişik madde: 06/06/1985 – 3222/41 md.)

            111 inci madde mucibince veya alacaklının muvafakatı ile icra dairesinde kararlaştırılan borcu ödeme şartını, makbul bir sebep olmaksızın ihlal eden borçlu, alacaklının şikayeti üzerine icra mahkemesi tarafından bir aydan üç aya kadar hafif hapis cezası ile cezalandırılır.(*)

            (*) 04/11/2004 kabul tarihli, 13/11/2004 tarih ve 25642 sayılı R.G.de yayımlanan 5252 sayılı Kanunun 7. maddesi gereğince;

            (1) Kanunlarda, “hafif hapis” veya “hafif para” cezası olarak öngörülen yaptırımlar, idari para cezasına dönüştürülmüştür. İdari para cezasının hesaplanmasında 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 52 nci maddesi hükümleri uygulanır. İlgili kanunda “hafif hapis” cezasının üst sınırının belirtilmediği hallerde, idari para cezasının hesaplanmasında esas alınacak gün sayısının üst sınırı, yediyüzotuzdur.

            (2) Kanunlarda, “hafif hapis cezası” ile “hafif para cezası”nın seçimlik olarak veya birlikte öngörüldüğü hallerde, idari para cezası yaptırımının belirlenmesinde “hafif hapis cezası” esas alınır.

            (3) Kanunlarda, sadece “hafif para cezası”nın öngörüldüğü ve cezanın alt veya üst sınırının belirtilmediği hallerde, idari para cezası, yüzyirmimilyon Türk Lirasından az, onsekizmilyar Türk Lirasından fazla olamaz.

            (4) Bu madde hükmüne göre idari para cezasına karar vermeye Cumhuriyet savcısı yetkilidir.

Çocuk teslimi emrine muhalefetin cezası:

Madde 341 – (Değişik madde: 31/05/2005 – 5358 S.K./12. md.)(*)

Çocuk teslimi hakkındaki ilamın veya ara kararının gereğini yerine getirmeyen veya yerine getirilmesini engelleyen kişinin, lehine hüküm verilmiş kimsenin şikayeti üzerine, altı aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra ilamın veya ara kararının gereği yerine getirilirse, kişi tahliye edilir.

Açıklama:

(*) Maddenin değiştirilen metinleri için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 06/06/1985 tarih ve 3222 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 341 – Çocuk teslimi hakkındaki ilamın icrası sırasında çocuğu gizleyen veya ilamın icrasından sonra tekrar kaçıran borçlu ile bu fiillere bilerek iştirak edenler, lehine hüküm verilmiş olan kimsenin şikayeti üzerine tetkik mercii tarafından bir aya kadar hafif hapis cezasına mahkum edilirler.

—————————-

2 – 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 96. maddesi ile değiştirilen madde metni:

            Madde 341 – (Değişik madde: 06/06/1985 – 3222/42 md.)

            Çocuk teslimi hakkındaki ilamın icrası sırasında çocuğu gizleyen veya ilamın icrasından sonra tekrar kaçıran borçlu ile bu fiillere bilerek iştirak edenler, lehine hüküm verilmiş kimsenin şikayeti üzerine, tetkik mercii tarafından, bir aydan üç aya kadar hafif hapis cezasıyla cezalandırılır.

—————————-

3 – 31/05/2005 kabul tarihli, 01/06/2005 tarih ve 25832 (Mük.) sayılı R.G.de yayımlanan 5358 sayılı Kanunun 12. maddesi ile değiştirilen madde:

            Madde 341 – (Değişik madde: 17/07/2003 – 4949 S.K./96. md.)

            Çocuk teslimi hakkındaki ilamın veya ara kararının icrası sırasında çocuğu gizleyen ya da ilamın veya ara kararının icrasından sonra tekrar kaçıran borçlu ile bu fiillere bilerek iştirak edenler, lehine hüküm verilmiş kimsenin şikayeti üzerine, icra mahkemesi tarafından, iki aydan altı aya kadar hafif hapis cezasıyla cezalandırılırlar.(*)

            (*) 04/11/2004 kabul tarihli, 13/11/2004 tarih ve 25642 sayılı R.G.de yayımlanan 5252 sayılı Kanunun 7. maddesi gereğince;

            (1) Kanunlarda, “hafif hapis” veya “hafif para” cezası olarak öngörülen yaptırımlar, idari para cezasına dönüştürülmüştür. İdari para cezasının hesaplanmasında 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 52 nci maddesi hükümleri uygulanır. İlgili kanunda “hafif hapis” cezasının üst sınırının belirtilmediği hallerde, idari para cezasının hesaplanmasında esas alınacak gün sayısının üst sınırı, yediyüzotuzdur.

            (2) Kanunlarda, “hafif hapis cezası” ile “hafif para cezası”nın seçimlik olarak veya birlikte öngörüldüğü hallerde, idari para cezası yaptırımının belirlenmesinde “hafif hapis cezası” esas alınır.

            (3) Kanunlarda, sadece “hafif para cezası”nın öngörüldüğü ve cezanın alt veya üst sınırının belirtilmediği hallerde, idari para cezası, yüzyirmimilyon Türk Lirasından az, onsekizmilyar Türk Lirasından fazla olamaz.

            (4) Bu madde hükmüne göre idari para cezasına karar vermeye Cumhuriyet savcısı yetkilidir.

İcra dairesince teslim edilen taşınmaz veya gemiye tekrar girenlerin cezası:

Madde 342 – (Değişik madde: 31/05/2005 – 5358 S.K./13. md.)(*)

İcra dairesi marifetiyle alacaklıya veya alıcıya teslim edilen bir taşınmaza veya gemiye haklı bir sebep olmaksızın tekrar giren borçlu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 290 ıncı maddesi mucibince umumi hükümler dairesinde cezalandırılır.

Açıklama:

(*) 31/05/2005 kabul tarihli, 01/06/2005 tarih ve 25832 (Mük.) sayılı R.G.de yayımlanan 5358 sayılı Kanunun 13. maddesi ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 31/05/2005 kabul tarihli, 01/06/2005 tarih ve 25832 (Mük.) sayılı R.G.de yayımlanan 5358 sayılı Kanunun 13. maddesi ile değiştirilen madde:

            Madde 342 – İcra dairesi marifetiyle alacaklıya veya alıcıya teslim edilen bir taşınmaza veya gemiye haklı bir sebep olmaksızın tekrar giren borçlu icra mahkemesi tarafından Türk Ceza Kanununun (309) uncu maddesi mucibince umumi hükümler dairesinde cezalandırılır.

30 ve 31 inci maddeler hükmüne muhalefet edenlerin cezası:

Madde 343 – (Değişik madde: 31/05/2005 – 5358 S.K./14. md.)(*)

Yalnız kendisi tarafından yapılacak olan bir işin yapılması veya bir işin yapılmaması yahut bir irtifak hakkının tesisi veya kaldırılması hakkındaki ilam hükümlerine makbul mazerete müstenit olmayarak muhalefet eden borçluların, lehine hüküm verilmiş kimsenin şikayeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra ilamın gereği yerine getirilirse, borçlu tahliye edilir.

Açıklama:

(*) Maddenin değişen metinleri için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 343 – Yalnız kendisi tarafından yapılacak olan bir işin yapılması veya bir işin yapılamaması yahut bir irtifak hakkının tahmili veya kaldırılması hakkındaki ilam hükümlerine makbul mazerete müstenit olmayarak muhalefet eden borçlular, hüküm lehine verilmiş olan kimsenin şikayeti üzerine tetkik mercii tarafından bir aya kadar hafif hapis cezasına mahkum edilirler.

————————-

2 – 06/06/1985 tarih ve 3222 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 343 – Yalnız kendisi tarafından yapılacak olan bir işin yapılması veya bir işin yapılmaması yahut bir irtifak hakkının tahmili veya kaldırılması hakkındaki ilam hükümlerine makul mazerete müstenit olmıyarak muhalefet eden borçlular, hüküm lehine verilmiş olan kimsenin şikayeti üzerine tetkik mercii tarafından beş günden bir aya kadar hafif hapis cezasına mahkum edilirler.

————————-

3 – 31/05/2005 kabul tarihli, 01/06/2005 tarih ve 25832 (Mük.) sayılı R.G.de yayımlanan 5358 sayılı Kanunun 14. maddesi ile değiştirilen madde:

            Madde 343 – (Değişik madde: 06/06/1985 – 3222/43 md.)

            Yalnız kendisi tarafından yapılacak olan bir işin yapılması veya bir işin yapılmaması yahut bir irtifak hakkının tesisi veya kaldırılması hakkındaki ilam hükümlerine makbul mazerete müstenit olmayarak muhalefet eden borçlular, hüküm lehine verilmiş olan kimsenin şikayeti üzerine, icra mahkemesi tarafından bir aydan üç aya kadar hafif hapis cezasına mahkum edilirler.(*)

            (*) 04/11/2004 kabul tarihli, 13/11/2004 tarih ve 25642 sayılı R.G.de yayımlanan 5252 sayılı Kanunun 7. maddesi gereğince;

            (1) Kanunlarda, “hafif hapis” veya “hafif para” cezası olarak öngörülen yaptırımlar, idari para cezasına dönüştürülmüştür. İdari para cezasının hesaplanmasında 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 52 nci maddesi hükümleri uygulanır. İlgili kanunda “hafif hapis” cezasının üst sınırının belirtilmediği hallerde, idari para cezasının hesaplanmasında esas alınacak gün sayısının üst sınırı, yediyüzotuzdur.

            (2) Kanunlarda, “hafif hapis cezası” ile “hafif para cezası”nın seçimlik olarak veya birlikte öngörüldüğü hallerde, idari para cezası yaptırımının belirlenmesinde “hafif hapis cezası” esas alınır.

            (3) Kanunlarda, sadece “hafif para cezası”nın öngörüldüğü ve cezanın alt veya üst sınırının belirtilmediği hallerde, idari para cezası, yüzyirmimilyon Türk Lirasından az, onsekizmilyar Türk Lirasından fazla olamaz.

            (4) Bu madde hükmüne göre idari para cezasına karar vermeye Cumhuriyet savcısı yetkilidir.

Nafakaya ilişkin kararlara uymayanların cezası:(*)

Açıklama:

(*) “Nafaka hükmüne uymayanların cezası:” olan madde başlığı, 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 97. maddesi ile metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.

Madde 344 – (Değişik madde: 31/05/2005 – 5358 S.K./15. md.)(*)

Nafakaya ilişkin kararların gereğini yerine getirmeyen borçlunun, alacaklının şikayeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra kararın gereği yerine getirilirse, borçlu tahliye edilir.

Borçlunun, nafakanın kaldırılması veya azaltılması talebiyle dava açmış olması halinde, ileri sürdüğü sebepler göz önünde bulundurularak, tazyik hapsinin uygulanması bu davanın sonuna bırakılabilir.

Açıklama:

(*) Maddenin değişen metinleri için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 344 – Nafaka vermeğe mahkum olupta ilamda gösterilen ödeme şartlarına riayet etmiyen borçlu alacaklının şikayeti üzerine tetkik mercii tarafından bir aya kadar hafif hapse mahkum edilir. Cezanın infazından sonra işliyecek nafaka hakkında aynı hüküm cereyan eder.

            Ancak borçlu nafakanın kaldırılması veya azaltılması hakkında dava açmışsa bu madde hükmünün tatbikı muhakemenin neticesine bırakılır.

————————-

2 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 344 – Nafaka vermeğe mahkum olup da ilamda gösterilen ödeme şartlarına riayet etmeyen borçlu, alacaklının şikayeti üzerine tetkik merciine tarafların hal ve vaziyetlerine göre üç günden üç aya kadar hafif hapse mahkum edilir. Cezanın infazından sonra işliyecek nafaka hakkında aynı hüküm cereyan eder.

            Ancak borçlu nafakanın kaldırılması veya azaltılması hakkında dava açmış ve borçlunun dermeyen ettiği sebepler tetkik merciince cezanın tehiri talebini kabul ettirecek mahiyette bulunmuş olursa bu madde hükmünün tatbiki muhakeme neticesine bırakılabilir.

————————-

3 – 31/05/2005 kabul tarihli, 01/06/2005 tarih ve 25832 (Mük.) sayılı R.G.de yayımlanan 5358 sayılı Kanunun 15. maddesi ile değiştirilen madde:

            Madde 344 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/136 md.)

            Nafaka vermeye mahkum olup da ilamda gösterilen ödeme şartlarına riayet etmiyen borçlu, alacaklının şikayeti üzerine icra mahkemesince tarafların hal ve vaziyetlerine göre on günden üç aya kadar hafif hapse mahkum edilir. Cezanın infazından sonra işliyecek nafaka hakkında aynı hüküm cereyan eder.(*)

            Ancak borçlu, nafakanın kaldırılması veya azaltılması hakkında dava açmış ve borçlunun ileri sürdüğü sebepler, icra mahkemesince cezanın tehiri talebini kabul ettirecek mahiyette bulunmuş olursa, bu madde hükmünün uygulanması yargılama sonucuna bırakılabilir.

            (Ek fıkra: 17/07/2003 – 4949 S.K./97. md.) Mahkemece ara kararı ile hükmedilen nafakayı ödemeyen borçlular hakkında da birinci fıkra hükmü uygulanır.

            (*) 04/11/2004 kabul tarihli, 13/11/2004 tarih ve 25642 sayılı R.G.de yayımlanan 5252 sayılı Kanunun 7. maddesi gereğince;

            (1) Kanunlarda, “hafif hapis” veya “hafif para” cezası olarak öngörülen yaptırımlar, idari para cezasına dönüştürülmüştür. İdari para cezasının hesaplanmasında 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 52 nci maddesi hükümleri uygulanır. İlgili kanunda “hafif hapis” cezasının üst sınırının belirtilmediği hallerde, idari para cezasının hesaplanmasında esas alınacak gün sayısının üst sınırı, yediyüzotuzdur.

            (2) Kanunlarda, “hafif hapis cezası” ile “hafif para cezası”nın seçimlik olarak veya birlikte öngörüldüğü hallerde, idari para cezası yaptırımının belirlenmesinde “hafif hapis cezası” esas alınır.

            (3) Kanunlarda, sadece “hafif para cezası”nın öngörüldüğü ve cezanın alt veya üst sınırının belirtilmediği hallerde, idari para cezası, yüzyirmimilyon Türk Lirasından az, onsekizmilyar Türk Lirasından fazla olamaz.

            (4) Bu madde hükmüne göre idari para cezasına karar vermeye Cumhuriyet savcısı yetkilidir.

Hükmi şahısların muamelelerinde kimlerin ceza göreceği :

Madde 345 – Bu kanunda yazılı suçlar, hükmi bir şahsın idare veya muamelelerini ifa sırasında işlenmiş ise ceza o hükmi şahsın müdürlerinden, mümessil ve vekillerinden, tasfiye memurlarından, idare meclisi reis ve azasından veya murakıp ve müfettişlerinden fiili yapmış olan hakkında hükmolunur.

(İkinci fıkra mülga: 29/06/1956 – 6763/42 md.)(*)

Açıklama:

(*) 29/06/1956 tarih ve 6763 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılan fıkra için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 29/06/1956 tarih ve 6763 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılan fıkra metni:

            Zikrolunan suçlar, kollektif veya komandit şirketlerden birinin muamelelerini ifa sırasında işlenmiş ise ceza; fiili yapmış olan şerik hakkında hükmolunur.

Sermaye şirketlerinin iflasını istemek mecburiyetinde olanların cezası :

Madde 345/a – (Değişik madde: 31/05/2005 – 5358 S.K./16. md.)(*)

İdare ve temsil ile görevlendirilmiş kimseler veya tasfiye memurları, 179 uncu maddeye göre şirketin mevcudunun borçlarını karşılamadığını bildirerek şirketin iflasını istemezlerse, alacaklılardan birinin şikayeti üzerine, on günden üç aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Açıklama:

(*) 31/05/2005 kabul tarihli, 01/06/2005 tarih ve 25832 (Mük.) sayılı R.G.de yayımlanan 5358 sayılı Kanunun 16. maddesi ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 31/05/2005 kabul tarihli, 01/06/2005 tarih ve 25832 (Mük.) sayılı R.G.de yayımlanan 5358 sayılı Kanunun 16. maddesi ile değiştirilen madde:

            Madde 345/a – (Ek madde: 18/02/1965 – 538/137 md.)

            İdare ve temsil ile görevlendirilmiş kimseler veya tasfiye memurları, kasden veya ihmal ile 179 uncu maddeye göre şirketin mevcudunun borçlarını karşılamadığını bildirerek şirketin iflasını istemezlerse, alacaklılardan birinin şikayeti üzerine, icra mahkemesince on günden üç aya kadar hafif hapis veya 1.000 liradan 10.000 liraya kadar adli para cezasi ile cezalandırılırlar.(*)

            (*) 04/11/2004 kabul tarihli, 13/11/2004 tarih ve 25642 sayılı R.G.de yayımlanan 5252 sayılı Kanunun 7. maddesi gereğince;

            (1) Kanunlarda, “hafif hapis” veya “hafif para” cezası olarak öngörülen yaptırımlar, idari para cezasına dönüştürülmüştür. İdari para cezasının hesaplanmasında 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 52 nci maddesi hükümleri uygulanır. İlgili kanunda “hafif hapis” cezasının üst sınırının belirtilmediği hallerde, idari para cezasının hesaplanmasında esas alınacak gün sayısının üst sınırı, yediyüzotuzdur.

            (2) Kanunlarda, “hafif hapis cezası” ile “hafif para cezası”nın seçimlik olarak veya birlikte öngörüldüğü hallerde, idari para cezası yaptırımının belirlenmesinde “hafif hapis cezası” esas alınır.

            (3) Kanunlarda, sadece “hafif para cezası”nın öngörüldüğü ve cezanın alt veya üst sınırının belirtilmediği hallerde, idari para cezası, yüzyirmimilyon Türk Lirasından az, onsekizmilyar Türk Lirasından fazla olamaz.

            (4) Bu madde hükmüne göre idari para cezasına karar vermeye Cumhuriyet savcısı yetkilidir.

Artırmadan çekilme :

Madde 345/b – (Değişik madde: 31/05/2005 – 5358 S.K./17. md.)(*)

Bu Kanuna göre yapılan ihalelerde kendisine veya başkasına vaat olunan veya sağlanan yarar karşılığında artırmadan çekilen veya artırmaya katılmayan kimseye bir yıla kadar hapis ve bin güne kadar adli para cezası verilir.

Aracılara da aynı ceza verilir.

Açıklama:

(*) 31/05/2005 kabul tarihli, 01/06/2005 tarih ve 25832 (Mük.) sayılı R.G.de yayımlanan 5358 sayılı Kanunun 17. maddesi ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 31/05/2005 kabul tarihli, 01/06/2005 tarih ve 25832 (Mük.) sayılı R.G.de yayımlanan 5358 sayılı Kanunun 17. maddesi ile değiştirilen madde:

            Madde 345/b – (Ek madde: 09/11/1988 – 3494/59 md.)

            Bu Kanuna göre yapılan ihalelerde kendisine veya başkasına vaad olunan veya sağlanan yarar karşılığında artırmadan çekilen veya artırmaya katılmayan kimseye bir aydan altı aya kadar hafif hapis ve ikimilyon liradan beşmilyon liraya kadar adli para cezası verilir.(*)(**)

            Aracılara da aynı ceza verilir.

            (*) Fıkrada yer alan “hapis” ibaresi, 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 98. maddesi ile “hafif hapis” şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

            (**) 04/11/2004 kabul tarihli, 13/11/2004 tarih ve 25642 sayılı R.G.de yayımlanan 5252 sayılı Kanunun 7. maddesi gereğince;

            (1) Kanunlarda, “hafif hapis” veya “hafif para” cezası olarak öngörülen yaptırımlar, idari para cezasına dönüştürülmüştür. İdari para cezasının hesaplanmasında 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 52 nci maddesi hükümleri uygulanır. İlgili kanunda “hafif hapis” cezasının üst sınırının belirtilmediği hallerde, idari para cezasının hesaplanmasında esas alınacak gün sayısının üst sınırı, yediyüzotuzdur.

            (2) Kanunlarda, “hafif hapis cezası” ile “hafif para cezası”nın seçimlik olarak veya birlikte öngörüldüğü hallerde, idari para cezası yaptırımının belirlenmesinde “hafif hapis cezası” esas alınır.

            (3) Kanunlarda, sadece “hafif para cezası”nın öngörüldüğü ve cezanın alt veya üst sınırının belirtilmediği hallerde, idari para cezası, yüzyirmimilyon Türk Lirasından az, onsekizmilyar Türk Lirasından fazla olamaz.

            (4) Bu madde hükmüne göre idari para cezasına karar vermeye Cumhuriyet savcısı yetkilidir.

Görev ve birleştirilme yasağı: (*)

Açıklama:

(*) “Davaların birleştirilmemesi :” olan madde başlığı, 31/05/2005 kabul tarihli, 01/06/2005 tarih ve 25832 (Mük.) sayılı R.G.de yayımlanan 5358 sayılı Kanunun 18. maddesi ile metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.

Madde 346 – (Değişik madde: 31/05/2005 – 5358 S.K./18. md.)(*)

Bu Kanun hükümlerine göre disiplin veya tazyik hapsine icra mahkemesi karar verir.

İcra mahkemesinin görevine giren bu işler, diğer mahkemelerde görülen ceza davaları ile birleştirilemez.

Bu Bapta yer alan suçlarla ilgili davalara, icra mahkemesinde bakılır.

Açıklama:

(*) Maddenin değişen metinleri için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 346 – Kanunun bu babında yazılı cezalar tescil edilmez.

            Tetkik merciinin salahiyetine giren ceza davaları diğer mahkemelere ait olan davalarla birleştirilemez.

            Ancak katileşen cezalar infaz sırasında içtima kaidelerine göre birleştirilir.

————————-

2 – 31/05/2005 kabul tarihli, 01/06/2005 tarih ve 25832 (Mük.) sayılı R.G.de yayımlanan 5358 sayılı Kanunun 18. maddesi ile değiştirilen madde:

            Madde 346 – (Değişik madde: 03/07/1940 – 3890/1 md.)

            İcra mahkemesinin salahiyetine giren ceza davaları diğer mahkemelere ait olan davalarla birleştirilemez.

            Ancak katileşen cezalar infaz sırasında içtima kaidelerine göre birleştirilir.

Şikayet süresi :

Madde 347 – (Değişik madde: 31/05/2005 – 5358 S.K./19. md.)(*)

Bu Bapta yer alan fiillerden dolayı şikayet hakkı, fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl geçmekle düşer.

Açıklama:

(*) Maddenin değişen metinleri için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 347 – Şikayet hakkı, suçun vukuuna ıttıla tarihinden üç ay ve herhalde vukuundan bir sene geçmekle düşer.

——————————–

2 – 31/05/2005 kabul tarihli, 01/06/2005 tarih ve 25832 (Mük.) sayılı R.G.de yayımlanan 5358 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değiştirilen madde:

            Madde 347 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/138 md.)

            İcra mahkemesince bakılan suçlardan dolayı şikayet hakkı, suçun vukuuna ıttıla tarihinden itibaren üç ay ve her halde vukuundan bir sene geçmekle düşer.

Yetki :

Madde 348 – (Değişik madde: 31/05/2005 – 5358 S.K./20. md.)(*)

Bu Bapta yer alan fiillerden dolayı yetkili icra mahkemesi, icra takibinin yapıldığı yerdeki mahkemedir.

Açıklama:

(*) 31/05/2005 kabul tarihli, 01/06/2005 tarih ve 25832 (Mük.) sayılı R.G.de yayımlanan 5358 sayılı Kanunun 20. maddesi ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 31/05/2005 kabul tarihli, 01/06/2005 tarih ve 25832 (Mük.) sayılı R.G.de yayımlanan 5358 sayılı Kanunun 20. maddesi ile değiştirilen madde:

            Madde 348 – Ceza hususlarında yetkili icra mahkemesi icra takibinin yapıldığı yerdeki icra mahkemesidir.

Muhakeme usulü :

Madde 349 – Şikayet dilekçe ile veya şifahi beyanla yapılır. Dilekçeyi veya dava beyanını alan icra mahkemesi duruşma için hemen bir gün tayin edip şikayetçinin imzasını alır ve maznuna celpname gönderir. Şahit gösterilmişse o da celbolunur.

İki taraf tayin olunan gün ve saatte icra mahkemesinin huzuruna gelmeğe veya vekil göndermeğe mecburdurlar.

İcabında icra mahkemesi, tarafların bizzat hazır bulunmasını emredebilir.

Maznun başka yerde ikamet ediyorsa istinabe yoliyle sorguya çekilir.

Maznun, şikayeti alan veya istinabe edilen icra mahkemesinin huzuruna gelmez veya müdafi göndermezse yahut bizzat bulunmasına lüzum görülürse zabıta marifetiyle getirilir. Bu suretle de bulundurulamazsa muhakeme gıyabında görülür.

Şikayetçi muayyen zamanda gelmez ve vekil de göndermezse şikayet hakkı düşer.

Gelmeyen şahitlere yapılacak muamele ile borçlunun gıyabında verilen karara karşı eski hale getirme talebi hakkında Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununda yazılı hükümler tatbik olunur.(*)

Açıklama:

(*) 31/03/2005 tarih ve 25772 mükerrer sayılı R.G.de yayımlanan, 23/03/2005 kabul tarihli ve 5320 sayılı kanunun 3. maddesi gereğince mevzuatta 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununa yapılan yollamalar, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanuna yapılmış sayılır.

Duruşma :

Madde 350 – İcra mahkemesi iki tarafı ve delillerini dinler ve gerek tarafların gerek şahitlerin ifadelerini duruşma tutanağına geçirir.

Cumhuriyet Savcısı hazır bulundurulmaz.

Tahkikat:

Madde 351 – Şikayetçi dilekçe veya beyanında gösterilmiş olduğu delillerle bağlıdır.

Maznun müdafası için tahkikatın tevsiini ancak bir kere istiyebilir.

Karar:

Madde 352 – İcra mahkemesi iki tarafın ifadelerini ve bütün delillerini ve iddia ve müdafaalarını dinledikten sonra nihayet beş gün içinde kararını verir ve hulasasını Cumhuriyet Savcısına bildirir.

(Ek fıkra: 17/07/2003 – 4949 S.K./99. md.) Takibi şikayete bağlı suçlarda dava ve cezanın 354 üncü maddede yazılı sebeplerle düşeceği kararda belirtilir.

Ceza kararnamesi:

Madde 352/a – (Mülga madde: 31/05/2005 – 5358 S.K./23. md.)(*)

Açıklama:

(*) 31/05/2005 kabul tarihli, 01/06/2005 tarih ve 25832 (Mük.) sayılı R.G.de yayımlanan 5358 sayılı Kanunun 23. maddesi ile yürürlükten kaldırılan madde için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 31/05/2005 kabul tarihli, 01/06/2005 tarih ve 25832 (Mük.) sayılı R.G.de yayımlanan 5358 sayılı Kanunun 23. maddesi ile yürürlükten kaldırılan madde:

            Madde 352/a – (Ek madde: 17/07/2003 – 4949 S.K./100. md.)(*)

            Bu Kanunda yazılı olup cezasının üst sınırı altı aya kadar hafif hapis veya yalnızca hafif veya adli para cezası veya bunlardan biri veya ikisi olan suçların failleri hakkında duruşma yapılmaksızın ceza kararnamesiyle karar verilebilir.(**)

            Şikayet dilekçesini veya dava beyanını alan icra mahkemesi, işin ceza kararnamesiyle sonuçlandırılabileceği kanısına varırsa 349 uncu madde hükmünü uygulamaz. Bu takdirde Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 386 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 387, 388, 389 uncu maddeleri ve 390 ıncı maddenin birinci ve ikinci fıkraları ile 391 inci maddesi hükümleri uygulanır. İcra mahkemesi, şikayet konusu ile ilgili dosyayı, sanığın nüfus kayıt örneğini ve sabıka kaydını getirtir.

            Hakim, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 388 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen hususlara ek olarak borcun ödenmesi halinde 354 üncü maddeye göre bütün sonuçlarıyla birlikte cezanın düşeceği hususunu ceza kararnamesine yazar.

            Hafif hapis cezası içeren ceza kararnamesine itiraz halinde bu Kanun hükümlerine göre yargılama yapılır.(**)

            Ceza kararnamesiyle sadece para cezasına hükmolunduğu hallerde itiraz, icra mahkemesinin yargı çevresinde bulunduğu ağır ceza mahkemesi başkanı tarafından incelenir. İtiraz dilekçesinin verilmesi, aleyhine itiraz olunan ceza kararnamesinin yerine getirilmesini durdurur. Hakim evrak üzerinde yapacağı inceleme sonucunda itirazı yerinde görürse itiraz konusu hakkında karar verir. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir.

            (*) 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 100. maddesi ile kanun metnine “Madde 352/a” maddesi eklenmiş ve mevcut “Madde 352/a” maddesi de “Madde 352/b” olarak değiştirilmiştir.

            (**) 04/11/2004 kabul tarihli, 13/11/2004 tarih ve 25642 sayılı R.G.de yayımlanan 5252 sayılı Kanunun 7. maddesi gereğince;

            (1) Kanunlarda, “hafif hapis” veya “hafif para” cezası olarak öngörülen yaptırımlar, idari para cezasına dönüştürülmüştür. İdari para cezasının hesaplanmasında 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 52 nci maddesi hükümleri uygulanır. İlgili kanunda “hafif hapis” cezasının üst sınırının belirtilmediği hallerde, idari para cezasının hesaplanmasında esas alınacak gün sayısının üst sınırı, yediyüzotuzdur.

            (2) Kanunlarda, “hafif hapis cezası” ile “hafif para cezası”nın seçimlik olarak veya birlikte öngörüldüğü hallerde, idari para cezası yaptırımının belirlenmesinde “hafif hapis cezası” esas alınır.

            (3) Kanunlarda, sadece “hafif para cezası”nın öngörüldüğü ve cezanın alt veya üst sınırının belirtilmediği hallerde, idari para cezası, yüzyirmimilyon Türk Lirasından az, onsekizmilyar Türk Lirasından fazla olamaz.

            (4) Bu madde hükmüne göre idari para cezasına karar vermeye Cumhuriyet savcısı yetkilidir.

Madde 352/b – (Mülga madde: 31/05/2005 – 5358 S.K./23. md.)(*)

Açıklama:

(*) 31/05/2005 kabul tarihli, 01/06/2005 tarih ve 25832 (Mük.) sayılı R.G.de yayımlanan 5358 sayılı Kanunun 23. maddesi ile yürürlükten kaldırılan madde için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 31/05/2005 kabul tarihli, 01/06/2005 tarih ve 25832 (Mük.) sayılı R.G.de yayımlanan 5358 sayılı Kanunun 23. maddesi ile yürürlükten kaldırılan madde:

            Madde 352/b – (Ek madde: 06/06/1985 – 3222/44 md.)(*)

            Bu Kanun uyarınca hükmolunan cezalar tecil edilemez, hürriyeti bağlayıcı cezalar 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanunun 4 üncü maddesinde yazılı para cezasına ve tedbirlere çevrilemez, failleri hakkında Türk Ceza Kanununun 119 uncu maddesi hükmü uygulanmaz.

            (*) 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 100. maddesi ile “Madde 352/a” olan madde numarası “Madde 352/b” olarak değiştirilmiştir.

İtiraz: (*)

Açıklama:

(*) “Temyiz :” olan madde başlığı, 02/03/2005 kabul tarihli, 18/03/2005 tarih ve 25759 sayılı R.G.de yayımlanan 5311 sayılı Kanunun 23. maddesi ile 01/04/2005 tarihinden geçerli olmak üzere “İstinaf yoluna başvurma :” şeklinde, 31/05/2005 kabul tarihli, 01/06/2005 tarih ve 25832 (Mük.) sayılı R.G.de yayımlanan 5358 sayılı Kanunun 21. maddesi ile de metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.

Madde 353 – (Değişik madde: 31/05/2005 – 5358 S.K./21. md.)(*)

(Değişik fıkra: 31/03/2011 – 6217 S.K./5. md.)(*) İcra mahkemesinin verdiği tazyik ve disiplin hapsine ilişkin kararlara karşı, tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edilebilir. Mahkeme itirazı incelemesi için dosyayı o yerde icra mahkemesinin birden fazla dairesinin bulunması halinde, numara olarak kendisini izleyen daireye, son numaralı daire için birinci daireye, o yerde icra mahkemesinin tek dairesi bulunması halinde asliye ceza mahkemesine, icra mahkemesi hakimi ile asliye ceza mahkemesi hakiminin aynı hakim olması halinde ise en yakın asliye ceza mahkemesine gönderir. İtiraz incelemesi neticesinde verilen karar kesindir.

İcra mahkemesinin bu Bapta yer alan suçlardan dolayı verdiği hükümlerle ilgili olarak 04/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun kanun yollarına ilişkin hükümleri uygulanır.

Açıklama:

(*) Maddenin değişen metinleri için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 353 – Tetkik merciinin kararı tefhim veya tebliği tarihinden beş gün içinde maznun ve şikayetçi ve Cumhuriyet Müddeiumumisi tarafından temyiz olunabilir. Bu tebliğin maznunun zatına yapılması şarttır.

            Temyiz, istida veya tetkik merciine zaptettirilecek şifahi beyanla olur. Depo ve layiha aranmaz.

            İstida veya beyan üzerine evrak hemen Temyiz Mahkemesine gönderilir.

————————-

2 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 353 – Tetkik merciinin kararı tefhim veya tebliği tarihinden yedi gün içinde maznun ve şikayetçi ve Cumhuriyet Müddeiumumisi tarafından temyiz olunabilir. Bu tebliğin maznunun zatına yapılması şarttır.

            Temyiz, istida veya tetkik merciine zaptettirilecek şifahi beyanla olur. Depo ve layiha aranmaz. İstida veya beyan üzerine evrak hemen Temyiz Mahkemesine gönderilir.

————————-

3 – 02/03/2005 kabul tarihli, 18/03/2005 tarih ve 25759 sayılı R.G.de yayımlanan 5311 sayılı Kanunun 23. maddesi ile, 01/04/2005 tarihinden geçerli olmak üzere (5328 sayılı kanunla yürürlük tarihi 01/06/2005 olarak değiştirilmiştir.) değiştirilen madde metni:

            Madde 353 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/139 md.)

            İcra mahkemesinin kararı tefhim veya tebliğ tarihinden yedi gün içinde sanık veya şikayetçi veya Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz olunabilir.

            Temyiz, dilekçe veya icra mahkemesine zaptettirilecek sözlü beyanla olur. Depo ve layiha aranmaz. Dilekçe veya beyan üzerine evrak hemen Yargıtay’a gönderilir.

————————-

4 – 31/05/2005 kabul tarihli, 01/06/2005 tarih ve 25832 (Mük.) sayılı R.G.de yayımlanan 5358 sayılı Kanunun 21. maddesi ile değiştirilen madde:

            Madde 353 – (Değişik madde: 02/03/2005 – 5311 S.K./23. md.)

            İcra mahkemesinin duruşma yaparak verdiği kararlara karşı tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde sanık veya şikayetçi veya Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf yoluna başvurulabilir.

            Başvuru, dilekçeyle veya tutanağa geçirilecek sözlü beyanla icra mahkemesine yapılır. Dilekçe veya beyan üzerine dosya hemen bölge adliye mahkemesine gönderilir.

            Bölge adliye mahkemesi ceza dairesinin bu kararlarına karşı temyiz yoluna başvurulamaz.

————————-

5 – 31/03/2011 kabul tarihli, 14/04/2011 tarih ve 27905 sayılı R.G.de yayımlanan 6217 sayılı Kanunun 5. maddesi ile değiştirilen 1. fıkra:

            İcra mahkemesinin bu Bap hükümlerine göre verdiği tazyik ve disiplin hapsine ilişkin kararlara karşı, tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde, yargı çevresinde bulunduğu ağır ceza mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz üzerine verilen karar kesindir.

Davanın ve cezanın düşmesi ile ceza verilemeyecek haller: (*)

Açıklama:

(*) “Davanın ve cezanın düşmesi” olan madde başlığı, 31/03/2011 kabul tarihli, 14/04/2011 tarih ve 27905 sayılı R.G.de yayımlanan 6217 sayılı Kanunun 6. maddesi ile metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.

Madde 354 – Kanunun bu babında yazılı suçlardan takibi şikayete bağlı olanların müştekisi feragat eder veya borcun itfa edildiği sabit olursa dava ve bütün neticeleriyle beraber ceza düşer.

(Mülga fıkra: 17/07/2003 – 4949 S.K./103. md.)(*)

(Ek fıkra: 31/05/2005 – 5358 S.K./22. md.) İcra mahkemesinin bu Bap hükümlerine göre verdiği tazyik veya disiplin hapsine ilişkin karar, kesinleştiği tarihten itibaren iki yıl geçtikten sonra yerine getirilmez.

(Ek fıkra: 31/03/2011 – 6217 S.K./6. md.) Nafaka alacaklarına ilişkin takipler hariç, alacak miktarı Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından her yıl belirlenen aylık en yüksek brüt asgari ücret tutarının altında kalan takiplerde bu Kanunda öngörülen disiplin ve tazyik hapsi uygulanmaz.

Açıklama:

(*) 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 103. maddesi ile yürürlükten kaldırılan fıkra için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 103. maddesi ile yürürlükten kaldırılan fıkra metni:

            Ancak kendi temyizi neticesinde haksız çıkan borçlunun birinci fıkrada yazılı hallerde yalnız cezasının yarısı düşer.

ONYEDİNCİ BAP: Hususi hükümler

Maaş ve ücretlerin kesilmesinde usul :

Madde 355 – Devlet işlerinde veya hususi müesseselerde bulunan borçlu memur veya müstahdemlerin maaş ve ücretlerinden kesilmesi için icra dairelerinden yapılacak tebligatın kanuni muhatapları haczin icra edildiğini ve borçlunun maaş ve ücreti miktarını nihayet bir hafta içinde bildirmeğe ve borç bitinceye kadar icra dairesinin tebligatı mucibince haczolunan miktarı tevkif edip hemen daireye göndermeğe mecburdurlar.

Memurun maaş, ücret veya memuriyetinde yahut başka bir şubeden maaş almağı mucip olacak surette vukubulacak tebeddülleri ve hizmetine nihayet verildiği takdirde bu keyfiyeti de malmemuru veya daire amiri yahut hususi müesseselerin kanuni muhatapları derhal icra dairesine bildirmeğe ve ikinci halde haciz muamelesinden o şube veya amirini haberdar etmeğe mecburdur.

Yukarıdaki maddeye riayet etmeyenler hakkında hükümler:

Madde 356 – Yukardaki madde hükümlerine riayet etmemiş olanların kesmedikleri veya ilk vasıta ile göndermedikleri para ayrıca mahkemeden hüküm alınmasına hacet kalmaksızın icra dairesince maaşlarından veya sair mallarından alınır.

Bunların borçluya kanun hükümleri dairesinde rücu hakkı vardır. Yukarki madde hükümlerine riayet etmiyen her hangi bir memur veya amir hakkında istenecek malümatın icra dairesine hemen verilmesi bunların mensup olduğu dairenin vazifesidir.

Cumhuriyet savcılığınca takip:

Madde 357 – İcra dairesince kanuna göre yapılan tebliğ ve emirleri derhal yapmağa ve neticesini geciktirmeksizin icra dairesine bildirmeğe alakadarlar mecburdur. Makbul sebep haricinde tebliğ ve emirleri yapmıyanlar hakkında ait olduğu dairece tahkikatı evveliyeye hacet kalmaksızın Cumhuriyet Savcılığınca doğrudan doğruya takibat yapılır.

Üçüncü şahsa bırakılan mallar:

Madde 358 – Üçüncü şahıs icraca haczolunup kendisine bırakılan malları icra dairesinden istendiği anda evvelki vaziyetinde iade ile mükelleftir.

Bu suretle eline bırakılan malların kendisine atfolunamıyacak bir sebepten dolayı telef veya ziyaını ispat edemiyen üçüncü şahıs hakkında ceza takibinden başka evvelce tesbit edilmiş olan kıymetler, hükme hacet kalmaksızın icra dairesince re’sen tanzim ettirilir.

Bu kıymetleri tanzim ile mükellef olanlar, icra dairesinin bu baptaki talep ve kararına karşı icra mahkemesine, 16 ncı maddede tayin edilen müddet içinde şikayette bulunabilirler.

İcra dairelerinin muhabereleri:

Madde 359 – İcra memurları yaptıkları muameleden dolayı her daire ve makam ile doğrudan doğruya muhabere edebilirler.

Haczedilen malların istinabe suretiyle satışı:

Madde 360 – Haczedilen mallar başka bir yerde bulunduğu takdirde satış, istinabe suretiyle yapılır. Artırma ve ihaleye mütedair ihtilaflar istinabe olunan icra dairesinin tabi bulunduğu icra mahkemesince hallolunur.

Fazla verilen paranın geri alınması:

Madde 361 – İcra dairelerince borçludan fazla para tahsil olunarak alacaklıya verildiği yahut yanlışlıkla bir tarafa para tediye olunduğu hesap neticesinde anlaşılırsa verilen para ayrıca hükme hacet kalmaksızın o kimseden geri alınır.

Emanetler hakkında zamanaşımı:

Madde 362 – İcra veznesine tevdi yahut dairece tahsil olunan para veya icra muamelesi sebebiyle hıfzedilmekte olan eşya tevdi veya tahsil yahut hıfız tarihinden itibaren on seneye kadar alakadarları tarafından müracaat olunmazsa talep hakkı Hazine lehine düşer.

KANUN YOLLARINA BAŞVURMA VE SON MADDELER (*)

Açıklama:

(*) “SON MADDELER” olan bölüm başlığı, 02/03/2005 kabul tarihli, 18/03/2005 tarih ve 25759 sayılı R.G.de yayımlanan 5311 sayılı Kanunun 24. maddesi ile, 01/04/2005 tarihinden geçerli olmak üzere metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.

İstinaf yoluna başvurma ve incelenmesi :(*)

Açıklama:

(*) “Temyizi kabil kararlar, kötü niyetle temyiz halinde yapılacak işlem:” olan madde başlığı, 02/03/2005 kabul tarihli, 18/03/2005 tarih ve 25759 sayılı R.G.de yayımlanan 5311 sayılı Kanunun 24. maddesi ile, 01/04/2005 tarihinden geçerli olmak üzere metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.

Madde 363 – (Değişik madde: 02/03/2005 – 5311 S.K./24. md.)(*)

İcra mahkemesince 85 inci maddenin uygulanma biçimi, icra dairesi tarafından hesaplanan vekalet ücreti, 103 üncü maddenin uygulanma biçimi ve bu maddede düzenlenen davetiyenin içeriği, yediemin ücreti, yediemin değiştirilmesi, hacizli taşınır malların muhafaza şekli, kıymet takdirine ilişkin şikayet, ihaleye katılabilmek için teminat yatırılması ve teminatın miktarı, satışın durdurulması, satış ilanının iptali, süresinde satış istenmemesi nedeniyle satışın düşürülmesi, 263 üncü maddenin uygulanma biçimi, iflas idaresinin oluşturulması, icra mahkemesinin iflas idaresinin işlemleri hakkında şikayet üzerine verdiği kararlara karşı, iflas idare memurunun ücret ve masrafları hakkındaki hesap pusulası ve 36 ncı maddeye göre icranın geri bırakılmasına ilişkin kararları dışındaki kararlarına karşı, ait olduğu alacak, hak veya malın değer veya miktarının bin lirayı geçmesi şartıyla istinaf yoluna başvurulabilir. İstinaf yoluna başvuru süresi tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren on gündür.(**)

İcra mahkemesi kararları aleyhine işlemleri uzatmak gibi kötü niyetle istinaf yoluna başvurulduğu anlaşılırsa Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 422 nci maddesi hükmü uygulanır.

Kesin bir karara karşı kötü niyetle istinaf yoluna başvuranlar hakkında da yukarıdaki fıkra hükmü uygulanır.

İstinaf yoluna başvuru satıştan başka icra işlemlerini durdurmaz. İcranın devamı için gereken evrak alıkonularak bunların birer örneği bölge adliye mahkemesine gönderilecek dosyaya konulur.

Açıklama:

(*) Maddenin değiştirilen metinleri için Tarihçeye bakınız.

(**) Fıkrada yer alan bin TL’nin Yeniden Değerleme Oranlarının uygulanması ile yıllara göre hesaplanmış tutarları aşağıda verilmiştir.

            Yeniden değerleme oranları:       Yıllara göre uygulanacak miktar:

            2012 yılı için %  7,80     – 2013 yılı uygulaması : 1.820 TL

            2011 yılı için %10,26     – 2012 yılı uygulaması : 1.690 TL

            2010 yılı için %  7,7      – 2011 yılı uygulaması : 1.540 TL

            2009 yılı için %  2,2      – 2010 yılı uygulaması : 1.430 TL

            2008 yılı için %  12       – 2009 yılı uygulaması : 1.400 TL

            2007 yılı için %  7,2      – 2008 yılı uygulaması : 1.250 TL

            2006 yılı için %  7,8      – 2007 yılı uygulaması : 1.170 TL

            2005 yılı için %  9,8      – 2006 yılı uygulaması : 1.090 TL

Tarihçe:

1 – 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 363 – İcra kararlarının, muameleleri uzatmak gibi suiniyetle temyiz edildiği anlaşılırsa Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 422 nci maddesi hükmü tatbik olunur.

————————-

2 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 363 – Tetkik merciinin vereceği kararlardan:

            1 – İlamın icrasının geri bırakılması hakkında vukubulan talebin kabul veya reddine ve ilamın sureti infazına,

            2 – Salahiyetsizliğe,

            3 – Ödeme veya tahliye emirlerine karşı vaki itirazların ve takibin iptali veya taliki talebinin red veya kabulüne,

            4 – Gerek bu kanuna gerek diğer kanun hükümlerine istinatla bir malın haczi caiz olup olmadığına,

            5 – Maaş veya ücretlerin haczinde miktara veya bunun tezyit veya tenzili taleplerine,

            6 – Üçüncü şahıslardaki mal veya alacağın haczinden doğan ihtilaflara,

            7 – İstihkak davalarına,

            8 – İştirak taleplerinin red veya kabulüne,

            9 – Gayrimenkul malların ihale kararlarının feshine veya fesih talebinin reddine,

            10 – Sıraya taalluk eden itirazın red veya kabulüne,

            11 – İhtiyati tedbir veya ihtiyati haciz kararlarının kalkıp kalkmadığına,

            12 – Konkordato talebi üzerine verilecek mühlete karşı alacaklılar tarafından vukubulan itirazla konkordato talebinin muvafık olup olmadığına ve mühletin kaldırılmasına dair olan talebin kabul veya reddine,

            13 – Fevkalade mühlet talebinin red veya kabulüne,

            14 – Fevkalade mühletin uzatılması talebinin red veya kabulüne,

            15 – 356 ncı madde mucibince maaş ve mallardan tazmin suretiyle yapılacak tahsilat hakkında vukubulan şikayetlerin red veya kabulüne,

            16 – Yedieminden tazminat hakkındaki taleplerin red veya kabulüne,

            Müteallik kararlar tebliği tarihinden itibaren on gün içinde temyiz edilebilir. Bunun haricindeki merci kararları katidir.

            İcra kararlarının, muameleleri uzatmak gibi suiniyetle temyiz edildiği anlaşılırsa Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 422 nci maddesi hükmü tatbik olunur.

            Temyizi kabil olmayan bir kararı suiniyetle temyiz edenler hakkında dahi bu fıkra hükmi caridir.

————————-

3 – 16/07/1981 tarih ve 2494   sayılı Kanun ile değiştirilen fıkra metni:

            Müteallik kararlar ile bu kanunda temyiz kabiliyeti kabul edilen kararlar tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde temyiz edilebilir. Şu kadar ki, 1, 2, 3 ve 5 inci bendlerde takip mevzuu alacağın 4, 6, 7, 8, 9, 11, 15 ve 16 ıncı bendlerde merci kararının taalluk ettiği malın veya hakkın kıymeti; 10 uncu bentte sırası itiraza uğrıyan alacağın tutarı 250 lirayı geçmesi şarttır.

————————-

4 – 06/06/1985 tarih ve 3222 sayılı Kanun ile değiştirilen bent metni:

            Gayrimenkul malların ihale kararlarının feshine veya fesih talebinin reddine;

————————-

5 – 06/06/1985 tarih ve 3222 sayılı Kanun ile değiştirilen fıkra metni:

            (Değişik fıkra: 16/07/1981 – 2494 S.K.) İlişkin kararlarla bu Kanunda temyiz kabiliyeti kabul edilen kararlar tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde temyiz edilebilir. Şu kadar ki 1, 2, 3 ve 5 nci bentlerde takip konusu alacağı; 4, 6, 7, 8, 9, 11, 15, 16 ve 17 nci bentlerde merci kararının taalluk ettiği malın veya hakkın değerinin ve 10 uncu bentte sırası itiraza uğrayan alacağın tutarının onbin lirayı geçmesi şarttır.

————————-

6 – 09/11/1988 tarih ve 3494 sayılı Kanun ile değiştirilen 12. bent metni:

            Konkordato talebi üzerine verilecek mühlete karşı alacaklılar tarafından vukubulan itirazla konkordato talebinin muvafık olup olmadığına ve mühletin kaldırılmasına dair olan talebin kabul veya reddine;

————————-

7 – 09/11/1988 tarih ve 3494 sayılı Kanun ile değiştirilen ikinci fıkra metni:

            İlişkin kararlarla bu Kanunda temyiz kabiliyeti kabul edilen kararlar tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde temyiz edilebilir. Şu kadar ki 1, 2, 3 ve 5 inci bentlerde takip konusu alacağın; 4, 6, 7, 8, 9, 11, 15, 16 ve 17 nci bentlerde merci ara kararının taalluk ettiği malın veya hakkın değerinin ve 10 uncu bentte sırası itiraza uğrayan alacağın tutarının yüzbin lirayı geçmesi şarttır.

————————-

8 – 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 103. maddesi ile yürürlükten kaldırılan (12) numaralı bend metni:

            12. (Değişik bent: 09/11/1988 – 3494/60 md.) 287 nci maddeye göre mehil verilmesine dair isteğin reddine ve 288 inci madde uyarınca verilmiş mehlin kaldırılmasına;

————————-

9 – 02/03/2005 kabul tarihli, 18/03/2005 tarih ve 25759 sayılı R.G.de yayımlanan 5311 sayılı Kanunun 24. maddesi ile, 01/04/2005 tarihinden geçerli olmak üzere (5328 sayılı kanunla yürürlük tarihi 01/06/2005 olarak değiştirilmiştir.) değiştirilen madde metni:

            Madde 363 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/140 md.)

            İcra mahkemesinin vereceği kararlardan:

            1. İlamın icrasının geri bırakılması hakkında vukubulan talebin kabul veya reddine ve paradan gayrı ilamların infazı suretine veya 40 ıncı maddeye göre icranın iadesi talebinin kabul veya reddine;

            2. Göreve ve yetkisizliğe;

            3. Ödeme veya tahliye emirlerine veya bunların tebliğ şekline ve 71 inci maddeye müsteniden takibin iptali veya taliki talebinin ret veya kabulüne;

            4. Gerek bu kanuna ve gerek diğer kanun hükümlerine dayanarak bir malın haczi caiz olup olmadığına;

            5. Maaş veya ücretlerin haczinde miktara veya bunun artırılması veya eksiltilmesi taleplerine;

            6. Üçüncü şahıslardaki mal ve alacağın haczinden doğan ihtilaflara;

            7. İstihkak davalarına ve istihkak davalarına ilişkin takibin taliki kararlarına;

            8. İştirak taleplerinin ret veya kabulüne;

            9. (Değişik bent: 06/06/1985 – 3222/45 md.) Taşınır ve taşınmaz malların ihale kararlarının feshine veya fesih talebinin reddine;

            10. Sıraya dair şikayet ve itirazın ret veya kabulüne;

            11. İhtiyati haciz kararlarının kalkıp kalkmadığına,

            12. (Mülga bend: 17/07/2003 – 4949 S.K./103. md.)

            13. Fevkalade mühlet talebinin ret veya kabulüne;

            14. Fevkalade mühletin uzatılması talebinin ret veya kabulüne;

            15. 356 ncı madde mucibince maaş ve mallardan tazmin suretiyle yapılacak tahsilat hakkında vukubulan şikayetlerin ret veya kabulüne;

            16. Yedieminden tazminat hakkındaki taleplerin ret veya kabulüne;

            17. (Ek bent: 16/07/1981 – 2494/38 md.) 223 üncü maddenin ikinci fıkrasının ikinci bendine göre iflası idare edenlerin ücretleriyle masrafları da dahil olmak üzere hesap pusulalarının tasdikine;

            18. (Ek bent: 09/11/1988 – 3494/60 md.) Takip tarihinden sonra işleyen faiz, masraf ve sair alacak kalemlerinin hesabına dair şikayetlerin kabul veya reddine;

            (Değişik fıkra: 09/11/1988 – 3494/60 md.) İlişkin kararlarla bu Kanunda temyiz kabiliyeti kabul edilen kararlar tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde temyiz edilebilir. Şu kadar ki, 1, 2, 3 ve 5 inci bentlerde takip konusu alacakta ihtilaflı kalan değer veya miktarın; 4, 6, 7, 8, 9, 11, 15, 16 ve 17 nci bentlerde icra mahkemesi kararının taalluk ettiği malın veya hakkın değerinin; 10 uncu bentte sırası itiraza uğrayan alacağın tutarının ve 18 inci bentte de yanlışlığı öne sürülen alacak miktarının ikimilyar lirayı geçmesi şarttır.(*)

            İcra kararlarının, muameleleri uzatmak gibi kötü niyetle temyiz edildiği anlaşılırsa Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 422 nci maddesi hükmü uygulanır.

            Temyizi kabil olmıyan bir kararı kötü niyetle temyiz edenler hakkında dahi bu fıkra hükmü tatbik olunur.

            (*)  a) Fıkrada yer alan “beşyüzbin” ibaresi 08/06/2000 tarih ve 4578 sayılı kanunun 1. maddesi ile “yüzmilyon” olarak değiştirilmiştir (4578 sayılı kanunun Geçici 1. maddesine göre değişiklik, 13/06/2000 tarihinden sonra açılacak dava ve işlerde uygulanır.). Daha sonra, 17/07/2003 kabul tarihli, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R.G.de yayımlanan 4949 sayılı Kanunun 101. maddesi ile “ikimilyar” şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

                        b) Yeniden değerleme oranına göre belirlenen rakamlar aşağıda verilmiştir.         

                                   06/03/1965’den itibaren  0,5 YTL

                                   13/06/2000’den itibaren  100 YTL

                                   30/07/2003’den itibaren  2.000 YTL

                                   01/01/2004’den itibaren  2.570,00 YTL

                                   01/01/2005’den itibaren  2.850,00 YTL

                                   01/01/2006’dan itibaren  3.120,00 YTL

                                   01/01/2007’den itibaren  3.360,00 YTL

                                   01/01/2008’den itibaren  3.600,00 YTL

                                   01/01/2009’dan itibaren  4.030,00 TL

                                   01/01/2010’dan itibaren  4.110,00 TL

                                   01/01/2011’den itibaren  4.420,00 TL

                                   01/01/2012’den itibaren  4.870,00 TL

Temyiz yoluna başvurma ve incelenmesi :(*)

Açıklama:

(*) “Temyiz:” olan madde başlığı, 02/03/2005 kabul tarihli, 18/03/2005 tarih ve 25759 sayılı R.G.de yayımlanan 5311 sayılı Kanunun 25. maddesi ile, 01/04/2005 tarihinden geçerli olmak üzere metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.

Madde 364 – (Değişik madde: 02/03/2005 – 5311 S.K./25. md.)(*)

Bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerince verilen ve miktar veya değeri onbin lirayı geçen nihai kararlara karşı temyiz yoluna başvurulabilir.

Yukarıda belirtilen kararlara karşı temyiz yoluna başvurma ve incelemesi Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre yapılır. Bu durumda da 363 üncü maddenin ikinci ve üçüncü fıkra hükümleri uygulanır.

Temyiz yoluna başvurma, satıştan başka icra işlemlerini durdurmaz.

Açıklama:

(*) 02/03/2005 kabul tarihli, 18/03/2005 tarih ve 25759 sayılı R.G.de yayımlanan 5311 sayılı Kanunun 25. maddesi ile, 01/04/2005 tarihinden geçerli olmak üzere (5328 sayılı kanunla yürürlük tarihi 01/06/2005 olarak değiştirilmiştir.) değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 02/03/2005 kabul tarihli, 18/03/2005 tarih ve 25759 sayılı R.G.de yayımlanan 5311 sayılı Kanunun 25. maddesi ile değiştirilen madde metni:

            Madde 364 – Bu Kanuna göre temyiz edilen takip hukukuna mütaallik kararlarla icra mahkemelerinin cezaya mütaallik hükümleri teşkil edilecek (Temyiz İcra ve İflas Dairesi) nde tetkik edilir.

            Takip hukukuna mütaallik temyiz, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunundaki şartlar dairesinde yapılır.

            Temyiz, satıştan başka icra muamelelerini durdurmaz.

            İcranın devamı için lüzumlu evrak alıkonarak bunların birer sureti Yargıtayca gönderilecek dosyaya konur.

İstinaf dilekçesinin reddi :(*)

Açıklama:

(*) “İcra mahkemesinin temyiz talebini reddetmesi:” olan madde başlığı, 02/03/2005 kabul tarihli, 18/03/2005 tarih ve 25759 sayılı R.G.de yayımlanan 5311 sayılı Kanunun 26. maddesi ile, 01/04/2005 tarihinden geçerli olmak üzere metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.

Madde 365 – (Değişik madde: 02/03/2005 – 5311 S.K./26. md.)(*)

İstinaf yoluna başvurma, yasal süre geçtikten sonra yapılır veya istinaf yoluna başvurulmasına olanak bulunmayan bir karara veya vazgeçme nedeniyle itiraz veya şikayetin reddine yahut süresi geçmiş bir şikayete ilişkin olursa, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri gereğince istem icra mahkemesince reddedilir.

İstinaf yoluna başvuran kişi ret kararını kabul etmezse, istinaf dilekçesi diğer tarafa tebliğ edildikten sonra, karar sureti ve verilirse cevap dilekçesiyle birlikte yetkili bölge adliye mahkemesine gönderilir. Şu kadar ki bu halde satış dahil hiçbir icra işlemi durmaz.

Bölge adliye mahkemesi, birinci fıkra kapsamına girdiği halde reddine karar verilmemiş başvuruyu geri çevirmeyip doğrudan kesin karara bağlar.

Açıklama:

(*) Maddenin değiştirilen metinleri için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 365 – Temyiz kanuni müddet geçtikten sonra yapılır veya temyizi kabul olmayan bir karara taalluk ederse tetkik mercii temyiz talebinin reddine karar verir.

            Temyiz eden şahıs ret kararını kabul etmezse temyiz arzuhali diğer tarafa tebliğ edildikten sonra karar sureti verilirse cevap layihasiyle birlikte Temyiz Mahkemesine gönderilir. Şu kadar ki bu halde satış geri bırakılmaz.

——————————

2 – 02/03/2005 kabul tarihli, 18/03/2005 tarih ve 25759 sayılı R.G.de yayımlanan 5311 sayılı Kanunun 26. maddesi ile, 01/04/2005 tarihinden geçerli olmak üzere (5328 sayılı kanunla yürürlük tarihi 01/06/2005 olarak değiştirilmiştir.) değiştirilen madde metni:

            Madde 365 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/141 md.)

            Temyiz, kanuni müddet geçtikten sonra yapılır veya temyizi kabil olmıyan bir karara veya vazgeçme sebebiyle itiraz ve şikayetin reddine veyahut müddeti geçmiş bir şikayete taallük ederse, icra mahkemesi temyiz talebinin reddine karar verir.

            Temyiz eden şahıs ret kararını kabul etmezse temyiz dilekçesi diğer tarafa tebliğ edildikten sonra, karar sureti ve verilirse cevap lahiyası ile birlikte Yargıtaya gönderilir. Şu kadar ki, bu halde satış dahil hiçbir icra muamelesi durmaz.

            (Ek fıkra: 06/06/1985 – 3222/46 md.) Yargıtay, birinci fıkra kapsamına girdiği halde reddine karar verilmemiş temyiz talebini, geri çevirmeyip doğrudan karara bağlar.

Bölge adliye mahkemesi ve Yargıtay kararları :(*)

Açıklama:

(*) “Yargıtay kararları:” olan madde başlığı, 02/03/2005 kabul tarihli, 18/03/2005 tarih ve 25759 sayılı R.G.de yayımlanan 5311 sayılı Kanunun 27. maddesi ile, 01/04/2005 tarihinden geçerli olmak üzere metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.

Madde 366 – (Değişik madde: 02/03/2005 – 5311 S.K./27. md.)(*)

İstinaf ve temyiz incelemeleri, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa göre yapılır ve onbeş gün içinde karara bağlanır.

İlgili ister ve ücretini verir veya gönderirse karar özeti en seri vasıtalarla mahalline bildirilir.

Yargıtayın icra ve iflas işlerine bakan hukuk dairesinin kararlarına karşı genel hükümlere göre direnme kararı verilebilir. Direnme kararları, Hukuk Genel Kurulunda acele işlerden sayılır.

Yargıtayın bozma kararı veya bölge adliye mahkemesinin kaldırma, düzelterek veya yeniden esas hakkında vereceği kararları üzerine icra ve iflas işlerinde 40 ıncı madde hükmü kıyas yoluyla uygulanır.

Açıklama:

(*) Maddenin değişen metinleri için Tarihçeye bakınız.

Tarihçe:

1 – 03/07/1940 tarih ve 3890 sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 366 – Tetkikat, temyiz edilen karara hasredilir ve on gün içinde karara bağlanır.

            Alakadarlardan biri ister ve ücretini verir yahut gönderirse kararın hulasası telgrafla mahalline bildirilir.

            Temyiz İcra ve İflas Dairesinin kararlarına karşı ısrar ve tashihi karar caiz değildir.

            Nakız kararı üzerine icra ve iflas işlerinde 40 ıncı maddenin birinci fıkrası hükmü cari olur.

————————-

2 – 18/02/1965 tarih ve 538  sayılı Kanun ile değiştirilen madde metni:

            Madde 366 – Tetkikat, temyiz edilen karara hasredilir ve on beş gün içinde karara bağlanır.

            Alakadarlardan biri ister ve ücretini verir yahut gönderirse kararın hülasası telgrafla mahalline bildirilir.

            Temyiz İcra ve İflas Dairesinin kararlarına karşı tetkik mercileri ısrar edemezler. İstihkak davaları umumi hükümlere tabidir. On gün zarfında tashihi karar caizdir.

            Ticaret mahkemeleri yalnız iflasa ve konkordato talebinin kabul veya reddine dair kararlarda ısrar edebilirler. Temyiz icra ve iflas dairesinin ceza hükümlerine müteallik kararları aleyhine Başmüddeiumumilikçe itiraz olunabilir.

            Nakız kararı üzerine icra ve iflas işlerinde 40 ıncı maddenin birinci fıkrası hükmü cari olur.

————————-

3 – 02/03/2005 kabul tarihli, 18/03/2005 tarih ve 25759 sayılı R.G.de yayımlanan 5311 sayılı Kanunun 27. maddesi ile, 01/04/2005 tarihinden geçerli olmak üzere (5328 sayılı kanunla yürürlük tarihi 01/06/2005 olarak değiştirilmiştir.) değiştirilen madde metni:

            Madde 366 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/142 md.)

            Tetkikat, temyiz edilen karara hasredilir ve onbeş gün içinde karara bağlanır.

            İlgililerden biri ister ve ücretini verir veya gönderirse kararın özeti telgrafla mahalline bildirilir.

            Yargıtay İcra ve İflas Dairesinin hukuk ve ceza kararlarına karşı genel hükümlere göre ısrar olunabilir. Bu dairenin hukuka mütaallik kararları aleyhine on gün içinde karar tashihi yoluna gidilebilir. Cezaya ait kararlar hakkında Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 322 nci maddesi uygulanır.

            Israr kararları hukuk ve ceza genel kurullarında acele işlerden sayılır. Bu halde Ceza Genel Kuruluna İcra ve İflas Dairesi de katılır.

            Yargıtay İcra ve İflas Dairesinin ceza hükümlerine mütaallik kararları aleyhine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca itiraz olunabilir. Bu itiraz, Ceza Genel Kurulunda İcra ve İflas Dairesinin de iştiraki ile tetkik olunur.

            Bozma kararı üzerine icra ve iflas işlerinde 40 ıncı madde hükmü kıyasen uygulanır.

Borçlunun mevcudu hakkında malümat vermek mecburiyeti:

Madde 367 – İcra veya İflas dairelerinin borçlunun mevcuduna dair istiyeceği bütün malümatı hakiki ve hükmi her şahıs derhal vermeğe ve talep halinde mevcudu bu dairelere teslime mecburdur.

İlga edilen kanunlar:

Madde 368 – Noter Kanununun 69 ve 71 inci maddeleri ve icarı akar nizamnamesiyle buna müzeyyel kanunun mecur tahliyesine ve 49 uncu madde ile kabul edilen hususlardan gayrı hususi kanun ve nizamların rehinin paraya çevrilmesine mütaallik hükümleri ile 1424 numaralı İcra ve İflas Kanunu ve mezkur kanunun 342 nci maddesiyle ilga edilmiş olan kanun ve hükümler ve 1425 numaralı kanun mülgadır.

Ek Madde 1 – (Ek madde: 17/07/2003 – 4949 S.K./102. md.)

Bu Kanunun 119, 226, 326 ve 363 üncü maddelerindeki parasal sınırlar; her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların onmilyon lirayı aşmayan kısımları dikkate alınmaz.

363 üncü maddenin yukarıdaki fıkra uyarınca her takvim yılı başından geçerli olmak üzere uygulanan parasal sınırın artışına ilişkin hükmü, artışın yürürlüğe girdiği tarihten önce icra mahkemesince nihai olarak karara bağlanmış olan davalar ile Yargıtay’ın bozma kararı üzerine yeniden bakılan davalarda uygulanmaz.

Geçici maddeler:

Geçici Madde 1 – (*)

1 – Cezai hükümlerin şümul dairesi Türk Ceza Kanununun ikinci maddesi hükümlerine tabidir.

2 – Bu kanunun mer’i olmasından evvel konulmuş haciz veya rehinin paraya çevrilmesi hakkında yapılmış taleplere, bu kanunun hükümleri tatbik olunmaz.

3 – İlamların icrası hakkındaki ikinci babın hükümleri bu kanunun mer’iyetinden evvel icraya tevdi edilmiş olan ilamlara da şamildir.

4 – 4 Eylül 1929 tarihinden evvel taşınmazlara konulmuş olan ihtiyati veya icrai hacizler üzerine 4 Eylül 1932 tarihine kadar hiç bir muamele ve takip yapılmamışsa bu hacizler kendiliğinden kalkar.

Takip ve muamelesi derdest olupta henüz intaç olunmıyanlar mezkur tarihten sonra bu kanun hükmüne tabi olur.

5 – 4 Eylül 1929 tarihinden evvel verilen iflas kararlarına mütaallik tasfiyeler 4 eylül 1932 tarihine kadar intaç edilmemişse dosyaları iflas dairelerine tevdi olunur. Dairelerce bu kanunun sekizinci babı hükümlerine tevfikan tasfiyeye devam olunur.

6 – 13 Eylül 1331 ve 15 Nisan 1339 tarihli kanunlarla emvali milliye meyanına giren ebniyeden ari araziden 1341 senesi Muvazenei Umumiye Kanununun 6 ve 23 üncü maddelerine tevfikan alınagelmekte olan Hazine alacakları hakkındaki hükümler bakidir.

7 – Bu kanunun neşrinden evvel icra veznesine tevdi yahut dairece tahsil edilmiş olan paranın ve icra muamelesi sebebiyle hıfzedilmekte olan eşyanın tevdi veya tahsil yahut hıfız tarihinden on sene geçmiş olsa bile bu kanunun meriyete girmesinden itibaren üç sene geçmedikçe sahiplerinin talep hakkı düşmez.

Açıklama:

(*) 2004 sayılı Kanunun numarasız geçici maddesi olup teselsül için numaralandırılmıştır.

Geçici Madde 2 – (Ek madde: 09/11/1988 – 3494/62. md.)

Bu Kanun ile diğer kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde yer alan icra memuru unvanı “icra müdürü”, icra memur yardımcısı unvanı “icra müdür yardımcısı”, iflas memuru unvanı “iflas müdürü” olarak değiştirilmiştir. Bu değişiklik sebebiyle ilgililerin yeniden atanmaları gerekmez. Bunlar, yeni unvanları yan ödeme kararnamelerinde yer alıncaya kadar eski unvanları üzerinden yan ödeme almaya devam ederler.

Geçici Madde 3 – (Ek madde: 17/07/2003 – 4949 S.K./105. md.)

2004 sayılı İcra ve İflas Kanununda yer alan “icra reisi”, “icra hakim yardımcısı” ve “icra hakimliği” ibareleri “icra tetkik mercii hakimi”; “ikametgah”, “menkul”, “gayrimenkul” ve “teferruat” ibareleri sırasıyla “yerleşim yeri”, “taşınır”, “taşınmaz” ve “eklenti” olarak değiştirilmiştir.

Geçici Madde 4 – (Ek madde: 17/07/2003 – 4949 S.K./105. md.)

Adalet Bakanlığı veya Adalet Teşkilatını Güçlendirme Vakfınca mahcuz malların muhafazası için depo ve garajlar açılıncaya kadar, özel depo ve garajlarda, Adalet Bakanlığınca çıkartılan ilgili yönetmelik ve ücret tarifelerinin uygulanmasına devam olunur.

Geçici Madde 5 – (Ek madde: 17/07/2003 – 4949 S.K./105. md.)

Bu Kanun ile değiştirilen 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun;(*)

1 – 4, 13, 26 ve 250 nci maddeleri ile 88 inci maddesinin dördüncü ve beşinci fıkralarında değişiklik yapan hükümleri, Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren üç ay sonra,

2 – 14 üncü maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren 6 ay sonra,

3 – 18 inci maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra yapılacak şikayetler hakkında,

4 – 24, 79, 85, 92 ve 94 üncü maddeleri ile 88 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında değişiklik yapan hükümleri, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra yapılacak hacizlerde,

5 – 25/b maddesi, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra ilam hükmünün zorla icra edileceği çocuk teslimlerinde ve çocukla şahsi münasebet tesislerinde,

6 – 30 uncu maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra ilam hükmünü ortadan kaldıracak borçlu eylemlerinde,

7 – 32 nci maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra gönderilecek icra emirlerinde,

8 – 44 üncü maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra verilecek mal beyanlarında,

9 – 58 ve 269/a maddelerinde değişiklik yapan hükümleri, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra yapılacak takiplerde,

10 – 62, 67, 68/a ve 170 inci maddelerinde değişiklik yapan hükümleri, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra yapılacak itirazlarda,

11 – 63 üncü maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra yapılacak itirazın kaldırılması duruşmalarında,

12 – 68 inci maddesinin son fıkrasının ilk cümlesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra yapılacak itirazın kaldırılması taleplerine,

13 – (Değişik bend: 12/02/2004 – 5092 S.K./10. md.)(**) 68/b maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra gönderilen hesap özetleri ve ihtarnamelerde,

14 – 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte eski düzenlemeye göre ikinci ihbarnamenin henüz gönderilmemiş ya da gönderilmiş ama menfi tespit davası açma süresinin dolmamış bulunduğu hacizlerde; beşinci fıkrasında değişiklik yapan hükmü, eski düzenlemeye göre ikinci haciz ihbarnamesi gönderilmiş ve menfi tespit davası açma süresi sona ermişse açılacak davalarda,

15 – 91 inci maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra vuku bulacak el değiştirmelerde,

16 – 111 inci maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden önce yapılan sözleşmelerde de,(***)

17 – 114, 115, 116, 126 ve 129 uncu maddelerinde değişiklik yapan hükümleri, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra yapılacak ve ilan metni Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte Basın-İlan Kurumuna henüz gönderilmemiş bulunan satışlarda,

18 – 118, 119, 130 ve 133 üncü maddelerinde değişiklik yapan hükümleri, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra yapılacak satışlarda,

19 – 128 ve 128/a maddelerinde değişiklik yapan hükümleri, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra yapılan kıymet takdirlerinde,

20 – 134 üncü maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra yapılan ihalenin feshi taleplerinde,

21 – 142/a maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra düzenlenen sıra cetvellerinde veya Kanun yürürlüğe girdiği sırada derdest bir şikayet ve/veya itiraza konu teşkil etmiş olan sıra cetvellerinde,

22 – 143 üncü maddenin birinci fıkrasında değişiklik yapan hükmü ve 143 üncü maddeye bu Kanunla eklenen yedinci fıkra, Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren altı ay sonra, 143 üncü maddesinin altıncı fıkrasında değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren,

23 – 148/a maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra akdedilecek ipotek sözleşmelerinin tapu siciline tescilinde,

24 – 150/b ve 150/ı maddelerinde değişiklik yapan hükümleri, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra başlatılacak rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takiplerde,

25 – 166 ncı maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra verilen iflas kararlarında,

26 – 168 ve 170/b maddelerinde değişiklik yapan hükümleri, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takiplerde,

27 – 169/a maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanun yürürlüğe girdiği sırada derdest itiraz yargılamalarında,

28 – 179 uncu maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra yapılacak iflasın ertelenmesi taleplerinde,

29 – 179/a ve 179/b maddeleri, Kanun yürürlüğe girdiği sırada derdest iflasın ertelenmesi taleplerinde,

30 – 185 inci maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanun yürürlüğe girdiği sırada devam eden iflas tasfiyelerinde,

31 – 206 ncı maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra düzenlenecek sıra cetvellerinde,

32 – 222 nci maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra yapılacak ilk alacaklılar toplanmalarında,

33 – 223 üncü maddesinde değişiklik yapan hükmü, bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra yapılacak iflas idaresi toplantılarında,

34 – 226 ncı maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra yapılacak sulh ve tahkimlerde,

35 – 250 nci maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra düzenlenen pay cetvellerinde veya Kanun yürürlüğe girdiği sırada derdest bir şikayete konu teşkil etmiş olan pay cetvellerinde,

36 – 251 inci maddenin ikinci fıkrasının birinci cümlesinde değişiklik yapan hükmü, yollama yaptığı 143 üncü maddenin birinci fıkrası ve yedinci fıkrası bakımından Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren altı ay sonra, yollama yaptığı 143 üncü maddenin altıncı fıkrası bakımından Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren; 251 inci maddenin ikinci fıkrasına eklenen dördüncü cümlesi ise Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren,

37 – 257, 258, 261, 264, 265 ve 268 inci maddelerinde değişiklik yapan hükümleri, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra yapılacak ihtiyati haciz taleplerinde,

38 – 280 inci maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden önce açılmış ve derdest olan iptal davalarında da, (****)

39 – 285, 286, 287, 288, 289, 290, 291, 292, 296, 297, 298, 300, 301, 302, 303 ve 309 uncu maddelerinde değişiklik yapan hükümleri ile bu Kanunla getirilen 298/a ve 309/a ila 309/l maddeleri hükümleri, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra yapılacak konkordato taleplerinde,

40 – 318, 323 ve 326 ncı maddelerinde değişiklik yapan hükümleri ile 329/a maddesi hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra yapılacak fevkalade mühlet taleplerinde,

Uygulanır.

Açıklama:

(*) “Bu Kanun” ibaresinden kasıt, 30/07/2003 tarih ve 25184 sayılı R. G.de yayımlanan 17/07/2003 kabul tarihli ve 4949 numaralı kanundur.

(**) 12/02/2004 kabul tarihli, 21/02/2004 tarih ve 25380 sayılı R.G.de yayımlanan 5092 sayılı Kanunun 10. maddesi ile değiştirilen (13) numaralı bend için Tarihçeye bakınız.

(***) Bendde yer alan “de” ibaresi, 12/02/2004 kabul tarihli, 21/02/2004 tarih ve 25380 sayılı R.G.de yayımlanan 5092 sayılı Kanunun 10. maddesi ile “sözleşmelerde” ibaresinden sonra gelmek üzere

(****) Bendde yer alan “da” ibaresi, 12/02/2004 kabul tarihli, 21/02/2004 tarih ve 25380 sayılı R.G.de yayımlanan 5092 sayılı Kanunun 10. maddesi ile “davalarında” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenmiştir.

Tarihçe:

1 – 12/02/2004 kabul tarihli, 21/02/2004 tarih ve 25380 sayılı R.G.de yayımlanan 5092 sayılı Kanunun 10. maddesi ile değiştirilen (13) numaralı bend metni:

            13 – 68/b maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra tesis edilen kredi işlemlerinden kaynaklanan takiplerde,

Geçici Madde 6 – (Ek madde: 12/02/2004 – 5092 S.K./11. md.)

Bu Kanunda yer alan “icra tetkik mercii”, “tetkik mercii” ve “mercii” ibareleri “icra mahkemesi”; “icra mercii hakimi” ve “mercii hakimi” ibareleri “icra hakimi” olarak değiştirilmiştir. Çeşitli mevzuatta icra tetkik mercii ve hakimine yapılmış bulunan atıflar icra mahkemesi ve hakimine yapılmış sayılır.

Geçici Madde 7 – (Ek madde: 02/03/2005 – 5311 S.K./29. md.)(*)

Bölge adliye mahkemelerinin, 26/09/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar İcra ve İflas Kanununun bu Kanunla yapılan değişiklikten önceki temyiz ve karar düzeltmeye ilişkin hükümleri uygulanır.

Açıklama:

(*) 02/03/2005 kabul tarihli, 18/03/2005 tarih ve 25759 sayılı R.G.de yayımlanan 5311 sayılı Kanunun 29. maddesi ile eklenen madde, 01/04/2005 tarihinden geçerli olmak üzere (5328 sayılı kanunla yürürlük tarihi 01/06/2005 olarak değiştirilmiştir.) yürürlüğe girer.

Geçici Madde 8 – (Ek madde: 21/02/2007 – 5582 S.K./6. md.)

Bu Kanunun 128 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile 128/a maddesinin ikinci fıkrasının yürürlüğe girmesini izleyen üçüncü yılın sonuna kadar 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 38/A maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan konut finansmanından kaynaklanan alacaklar ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığının rehinle temin edilmiş alacaklarının takibinde, taşınmaz için kıymet takdiri veya bilirkişi incelemesi, Sermaye Piyasası Kanununun 22 nci maddesinin birinci fıkrasının (r) bendi uyarınca gayrimenkul değerleme faaliyeti konusunda yetki verilmiş kişi veya kurumların yanı sıra diğer uzman bilirkişiler marifetiyle de yapılabilir.

Meriyet zamanı:

Madde 369 – Bu kanunun meriyeti 4 Eylül 1932 tarihinden başlar.

Kanunu icraya memur olanlar:

Madde 370 – Bu kanunun hükümlerini icraya İcra Vekilleri Heyeti memurdur.

Kanuna İşlenemeyen Hükümler

1) 18/02/1965 tarihli ve 538 sayılı Kanunun geçici maddeleri :

Geçici Madde 1 – Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihte takip hangi safhada ise bu safhanın tamamlanmasına kadar eski kanun hükümleri uygulanır.

Geçici Madde 2 – Alacaklının talebi ve ödeme emrinin tanzimi ile itiraz ve itirazın kaldırılması birinci safhayı; haciz ve haczi tamamlıyan muameleler ikinci safhayı; paraya çevirme son safhayı teşkil eder.

İflas yolu ile yapılan takiplerde iflas kararının kesinleşmesine kadar geçen devre birinci safha; mütaakıp devre ikinci safha sayılır.

Geçici Madde 3 – Konkordato mühletinin bu kanunun yürürlüğe girmesinden önce verilmesi halinde kanunun eski 285 inci maddesinin son fıkrası hükmü uygulanır.

Geçici Madde 4 – İstihkak davaları haczin icrası tarihinde; iptal davaları da iptali istenen muamelelerin yapıldığı tarihte yürürlükte olan kanun hükümlerine tabidir.

Geçici Madde 5 – 72 nci madde hükümleri bu kanun yürürlüğe girdikten sonra haciz ve rehnin paraya çevrilmesi yoliyle yapılmış bütün takipler hakkında uygulanır.

Geçici Madde 6 – Adalet Bakanlığı 14 üncü maddenin ikinci fıkrasında sözü geçen Resmi Kararlar Dergisinin en geç bu kanunun yayınlanmasını takip eden bir sene içinde çıkarılmasını sağlar.

2) 06/06/1985 tarihli ve 3222 sayılı Kanunun geçici maddesi:

Geçici Madde – İcra ve İflas Kanununun bu Kanunla değiştirilen hükümleri Kanunun yürürlüğe girmesinden önceki olay ve işlemler hakkında da uygulanır.

Şu kadar ki, bu Kanunun, icra ve İflas Kanununun;

a) 59, 62, 162 ve 168 inci maddelerinde değişiklik yapan hükümleri, Kanunun yürürlüğünden sonra yapılacak takipler hakkında,

b) 68 ve 68 a maddelerinde değişiklik yapan hükümleri, Kanunun yürürlüğünden sonra yapılacak itirazlar hakkında,

c) 78 inci maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğünden sonra yapılacak taksit sözleşmeleri hakkında,

d) 79 uncu maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğünden sonra yapılacak şikayetler hakkında,

e) 116, 129 ve 133 üncü maddelerinde değişiklik yapan hükümleri, Kanunun yürürlüğünden sonra vuku bulacak satış, talepleri üzerine yapılacak satışlar hakkında,

f) 135 inci maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğünden sonra kesinleşen satışlar hakkında,

g) 221 inci maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğünden sonra yapılacak alacaklılar toplantısı hakkında,

h) 223 üncü maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğünden sonra yapılacak iflas idare memuru seçimleri ile tahakkuk ettirilecek ücretler hakkında,

ı) 166, 219, 234, 240, 288, 292, 296 ve 300 üncü maddelerinde değişiklik yapan hükümleri, Kanunun yürürlüğünden sonra yapılacak ilanlar hakkında,

j) 302 nci maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğünden sonra verilecek kararlar hakkında,

k) 337, 338, 340, 341 ve 343 üncü maddelerinde değişiklik yapan hükümleri ile bu Kanunla getirilen 352 a maddesi hükmü, Kanunun yürürlüğünden sonra işlenecek suçlar hakkında,

l) 363 üncü maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğünden sonra verilecek kararlara karşı yapılacak temyiz talepleri hakkında,

Uygulanır.

3) 09/11/1988 tarihli ve 3494 sayılı Kanunun geçici maddesi:

Geçici Madde – Bu Kanunun, İcra ve İflas Kanununun 195 ve 196 ncı maddelerindeki değişiklik yapan faize dair hükümleri, bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren uygulanır.

Ayrıca;

a) 67, 68, 68/a ve 169/a maddelerini değiştiren hükümleri, Kanunun yürürlüğünden sonra yapılan itiraz ve şikayetler hakkında,

b) 69, 72, 89, 97, 158, 160, 164, 165, 173, 177, 178, 269/b, 275 ve 345/b maddelerini değiştiren hükümleri, Kanunun yürürlüğünden sonra açılan davalarda,

c) 83/c, 85, 91 ve 103 üncü maddelerini değiştiren hükümleri, Kanunun yürürlüğünden sonra yapılan haciz işlemleri hakkında,

d) 150/d ve 170/a maddelerini değiştiren hükümleri, Kanunun yürürlüğünden önce yapılan takipler hakkında,

e) 116, 118, 124, 126, 129, 133 ve 134 üncü maddelerini değiştiren hükümleri, Kanunun yürürlüğünden sonra yapılan satışlar hakkında,

f) 221 inci maddesini değiştiren hükmü, Kanunun yürürlüğünden sonra yapılan ilk alacaklılar toplantısında,

g) 287 nci maddesini değiştiren hükmü, Kanunun yürürlüğünden sonra yapılan konkordato talepleri hakkında,

h) 227, 288 ve 363 üncü maddelerini değiştiren hükümleri, Kanunun yürürlük tarihinden sonra verilen kararlara karşı yapılan temyiz talepleri hakkında,

i) 111 inci maddesini değiştiren hükmü, Kanunun yürürlüğünden önce yapılan taksit sözleşmeleri hakkında,

j) 168 ve 170 inci maddelerini değiştiren hükümleri, Kanunun yürürlüğünden sonra yapılan takipleri hakkında,

k) 193 ve 194 üncü maddelerini değiştiren hükümleri, Kanunun yürürlüğünden sonra açılan iflaslar hakkında,

l) 208, 219, 232, 233, 235 ve 237 nci maddelerini değiştiren hükümleri, bu Kanunun yürürlüğünden önce açılan iflaslar hakkında,

m) 278, 279 ve 280 inci maddelerini değiştiren hükümleri, bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra yapılan tasarruf ve şerhler hakkında,

n) 127, 128, 150/g ve 166 ncı maddelerini değiştiren hükümleri, Kanunun yürürlüğünden sonraki olay ve işlemler hakkında,

o) 68/b ve 150/ı maddelerini değiştiren hükümleri, 2 Mayıs 1985 tarihinden sonra yapılan takipler hakkında,

Uygulanır.

4) 08/06/2000 tarihli ve 4578 sayılı Kanunun geçici maddesi:

Geçici Madde 1 – 2004 sayılı Kanunun bu Kanunla değiştirilen hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra açılacak dava ve işlerde uygulanır.

Madde 104 – 2004 sayılı Kanunun 309/a ila 309/l maddelerinin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Adalet Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikte gösterilir.

İflas İdaresi Ücreti, Yazı ve Tebliğ Masrafı Tarifesi Hakkında Tebliğ

Resmi Gazete Tarihi: 10/07/2001

Resmi Gazete Sayısı: 24458

Adalet Bakanlığından:

BİRİNCİ BÖLÜM : İflas İdaresi Ücreti

Amaç

Madde 1 – Bu Tebliğin amacı; İcra ve İflas Kanununun 223 üncü maddesinin 3 ve 4 üncü fıkraları uyarınca, iflas idarelerine ödenecek ücret tarifesini ve ücretin ödenme şeklini belirlemektir.

Kapsam

Madde 2 – Tarifede yazılı iflas idaresi ücreti, iflas tasfiyesi sonuçlanıncaya kadar yapılan bütün hizmetlerin karşılığıdır. Ücretin belirlenmesinde iflas idaresi memurlarının emeği, çabası, işin önemi ve niteliği göz önünde tutulur.

Dayanak

Madde 3 – Bu Tebliğ, İcra ve İflas Kanununun 223 üncü maddesinin 3 ve 4 üncü fıkraları uyarınca hazırlanmıştır.

Ücretin ödenmesi

Madde 4 – Ödeme, iflas idaresinin seçildiği tarihte yürürlükte bulunan Tarife hükümlerine göre yapılır. Tarife gereğince takdir olunacak ücret, iflas idare memurlarının her birine ayrı ayrı ve eşit oranda ödenir.

Ücret ödeme zamanı ve avans ödenmesi

Madde 5 – İflas idaresinin ücreti, tasfiyenin sonunda ödenir. Ancak iflas idaresinin talebi üzerine tetkik mercii, gerektiğinde iflas dairesinin görüşünü de alarak, ücrete mahsuben makul ölçüde bir miktar avans ödenmesine karar verebilir.

Ücret miktarları

Madde 6 – İfa edecekleri hizmetler karşılığı olarak iflas idaresine; nihai hesapta adi alacaklılara ödenmesi öngörülen toplam alacak miktarı üzerinden aşağıda yazılı olan nispetler nazara alınarak ücret ödenir.

1 – İlk (600,000,000) lira için     %10

2 – Sonra gelen (900,000,000) lira için     %8

3 – Sonra gelen (1,500,000,000) lira için     %6

4 – Sonra gelen (3,000,000,000) lira için     %4

5 – Sonra gelen (6,000,000,000) lira için     %2

6 – Sonra gelen (12,000,000,000) lira için     %1

7 – (24,000,000,000) liradan, (36,000,000,000) liraya kadar     binde 6

8 – (36,000,000,000) liradan, (160,000,000,000) liraya kadar     binde 2

9 – (160,000,000,000) liradan yukarısı için     binde 1

Rehinli alacağın paraya çevrilmesine ilişkin hizmetler için de, (sarf edilen mesai ve gayret göz önünde tutularak) tasfiye idaresine ek ücret ödenebilir. Ancak bu surette ödenecek ek ücret, rehinli alacak miktarı üzerinden yukarıdaki nispetlere göre bulunacak miktarın %25 ini geçemez.

Tetkik merciince ücret takdiri

Madde 7 – Tetkik mercii, iflas idaresinin emek ve mesaisini, işin önemi ve niteliğini göz önünde bulundurarak bu Tarifede belirtilen miktarın üç katına kadar ücret takdir edebilir.

Tetkik mercii, iflas idaresinin emek ve mesaisini, işin önem ve niteliğini gözönünde bulundurarak Tarifede belirtilen miktarların altında ücret takdir edebileceği gibi, haklı sebeplerin mevcut olması halinde ücret ödenmemesine de karar verebilir.

İstifa, azil ve ölüm gibi hallerde ücret

Madde 8 – İflas idare memurunun istifası, azli, ölümü gibi hallerde ücret, o zamana kadar sarf ettiği emek ve mesaisi, işin önemi ve niteliği nazara alınarak tetkik merciince takdir olunur.

Yukarıdaki fıkrada anılan boşalma hallerinde iflas idaresinde görev alanlara, idareye katılma zamanından sonraki emek ve mesaileri nazara alınarak, yerlerine kaim oldukları şahsın bakiye ücretinden ödeme yapılır.

Konkordato halinde ücret

Madde 9 – Konkordato nedeniyle masa müflise intikal ettiğinde, iflas idare memurlarının o zamana kadar yukarıdaki esaslar dairesinde tetkik merciince belirlenecek ücretleri, müflis tarafından peşinen iflas dairesine yatırılır.

İKİNCİ BÖLÜM : Masraf ve Tebligat Ücreti

Masraf ve tebligat ücreti

Madde 10 – İflas idaresi, İcra ve İflas Kanununun 223 üncü maddesinin 3 üncü fıkrası gereğince kendilerine tebligat yapılmasını isteyen alacaklılardan, tasfiye sonunda mahsup ve iade edilmek üzere tahmini tebligat sayısı nazara alınarak hesaplanacak yazı ve normal tebligat masrafı toplamının üç misli kadar avansı, iflas dairesine yatırmasını ister.

Yürürlük

Madde 11 – Bu Tebliğ 15/07/2001 tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

Madde 12 – Bu Tebliğ hükümlerini Adalet Bakanı yürütür.

İflas İdaresi Ücreti, Yazı ve Tebliğ Masrafı Tarifesi Hakkında Tebliğ

Resmi Gazete Tarihi: 15/07/2003

Resmi Gazete Sayısı: 25169

Adalet Bakanlığından:

BİRİNCİ BÖLÜM : İflas İdaresi Ücreti

Amaç

Madde 1 – Bu Tebliğin amacı, İcra ve İflas Kanununun 223’üncü maddesinin 3 ve 4’üncü fıkraları uyarınca, iflas idarelerine ödenecek ücret tarifesini ve ücretin ödeme şeklini belirlemektedir.

Kapsam

Madde 2 – Tarifede yazılı iflas idaresi ücreti, iflas tasfiyesi sonuçlanıncaya kadar yapılan bütün hizmetlerin karşılığıdır. Ücretin belirlenmesinde iflas idaresi memurlarının emeği, çabası, işin önemi ve niteliği göz önünde tutulur.

Dayanak

Madde 3 – Bu Tebliğ, İcra ve İflas Kanununun 223’üncü maddesinin 3 ve 4’üncü fıkraları uyarınca hazırlanmıştır.

Ücretin ödenmesi

Madde 4 – Ödeme, iflas idaresinin seçildiği tarihte yürürlükte bulunan Tarife hükümlerine göre yapılır. Tarife gereğince takdir olunacak ücret, iflas idare memurlarının her birine ayrı ayrı ve eşit oranda ödenir.

Ücret ödeme zamanı ve avans ödenmesi

Madde 5 – İflas idaresinin ücreti, tasfiyenin sonunda ödenir. Ancak iflas idaresinin talebi üzerine tetkik mercii, gerektiğinde iflas dairesinin görünüşünü de alarak, ücrete mahsuben makul ölçüde bir miktar avans ödenmesine karar verebilir.

Ücret miktarı

Madde 6 – İfa edecekleri hizmetler karşılığı olarak iflas idaresine; nihai hesapta adi alacaklılara ödenmesi öngörülen toplam alacak miktarı üzerinden aşağıda yazılı olan nispetler nazara alınarak ücret ödenir.

1 – İlk (1.200.000.000) lira için     %10

2 – Sonra gelen (1.800.000.000) lira için     %8

3 – Sonra gelen (3.000.000.000) lira için     %6

4 – Sonra gelen (6.000.000.000) lira için     %4

5 – Sonra gelen (12.000.000.000) lira için     %2

6 – Sonra gelen (24.000.000.000) lira için     %1

7 – (48.000.000.000) liradan, (72.000.000.000) liraya kadar     binde 6

8 – (72.000.000.000) liradan, (320.000.000.000) liraya kadar     binde 2

9 – (320.000.000.000) liradan yukarısı için     binde 1

Rehinli alacağın paraya çevrilmesine ilişkin hizmetler için de, (sarf edilen mesai ve gayret göz önünde tutularak) tasfiye idaresine ek ücret ödenebilir. Ancak bu surette ödenecek ek ücret, rehinli alacak miktarı üzerinden yukarıdaki nispetlere göre bulunacak miktarın %25’ini geçemez.

Tetkik merciine ücret takdiri

Madde 7 – Tetkik mercii, iflas idaresinin emek ve mesaisini, işin önemi ve niteliğini göz önünde bulundurarak bu Tarifede belirtilen miktarın üç katına kadar ücret takdir edebilir.

Tetik mercii, iflas idaresinin emek ve mesaisini, işin önem ve niteliğine göz önünde bulundurarak Tarifede belirtilen miktarların altında ücret takdir edebileceği gibi, haklı sebeplerin mevcut olması halinde ücret ödenmemesine de karar verebilir.

İstifa, azil ve ölüm gibi hallerde ücret

Madde 8 – İflas idare memurunun istifası, azli, ölümü gibi hallerde ücret, o zamana kadar sarf ettiği emek ve mesaisi, işin önemi ve niteliği nazara alınarak, yerlerine kaim oldukları şahsın bakiye ücretinden ödeme yapılır.

Konkordato halinde ücret

Madde 9 – Konkordato nedeniyle masa müflise intikal ettiğinde, iflas idare memurlarının o zamana kadar yukarıdaki esaslar dairesinde tetkik merciince belirlenecek ücretleri, müflis tarafından peşinen iflas dairesine yatırılır.

İKİNCİ BÖLÜM : Masraf ve Tebligat Ücreti

Masraf ve tebligat ücreti

Madde 10 – İflas idaresi, İcra ve İflas Kanununun 223’üncü maddesinin 3’üncü fıkrası gereğince kendilerine tebligat yapılmasını isteyen alacaklılardan, tasfiye sonunda mahsup ve iade edilmek üzere tahmini tebligat sayısı nazara alınarak hesaplanacak yazı ve normal tebligat masrafı toplamının üç misli kadar avansı, iflas dairesine yatırmasını ister.

Yürürlük

Madde 11 – Bu Tebliğ 15/07/2003 tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

Madde 12 – Bu Tebliğ hükümlerini Adalet Bakanı yürütür.

İflas İdaresi Ücreti, Yazı ve Tebliğ Masrafı Tarifesi Hakkında Tebliğ

Resmi Gazete Tarihi: 14/07/2005

Resmi Gazete Sayısı: 25875

Adalet Bakanlığından

BİRİNCİ BÖLÜM : İflas İdaresi Ücreti

Amaç

Madde 1 – Bu Tebliğin amacı; İcra ve İflas Kanununun 223 üncü maddesinin 3 ve 4 üncü fıkraları uyarınca, iflas idarelerine ödenecek ücret tarifesini ve ücretin ödeme şeklini belirlemektedir.

Kapsam

Madde 2 – Tarifede yazılı iflas idaresi ücreti, iflas tasfiyesi sonuçlanıncaya kadar yapılan bütün hizmetlerin karşılığıdır. Ücretin belirlenmesinde iflas idaresi memurlarının emeği, çabası, işin önemi ve niteliği göz önünde tutulur.

Dayanak

Madde 3 – Bu Tebliğ, İcra ve İflas Kanununun 223 üncü maddesinin 3 ve 4 üncü fıkraları uyarınca hazırlanmıştır.

Ücretin ödenmesi

Madde 4 – Ödeme, iflas idaresinin seçildiği tarihte yürürlükte bulunan Tarife hükümlerine göre yapılır. Tarife gereğince takdir olunacak ücret, iflas idare memurlarının her birine ayrı ayrı ve eşit oranda ödenir.

Ücret ödeme zamanı ve avans ödenmesi

Madde 5 – İflas idaresinin ücreti, tasfiyenin sonunda ödenir. Ancak iflas idaresinin talebi üzerine icra hakimi, gerektiğinde iflas dairesinin görüşünü de alarak, ücrete mahsuben makul ölçüde bir miktar avans ödenmesine karar verebilir.

Ücret miktarı

Madde 6 – İfa edecekleri hizmetler karşılığı olarak iflas idaresine; nihai hesapta adi alacaklılara ödenmesi öngörülen toplam alacak miktarı üzerinden aşağıda yazılı olan nispetler nazara alınarak ücret ödenir.

1- İlk ( 1.500 ) YTL için – % 10

2- Sonra gelen ( 2.250 ) YTL için – % 8

3- Sonra gelen ( 3.750 ) YTL için – % 6

4- Sonra gelen ( 7.500 ) YTL için – % 4

5- Sonra gelen ( 15.000 ) YTL için – % 2

6- Sonra gelen ( 30.000 ) YTL için – % 1

7- ( 60.000 ) YTL’den, ( 90.000 ) YTL’ye kadar – binde 6

8- ( 90.000 ) YTL’den, ( 400.000 ) YTL’ye kadar – binde 2

9- ( 400.000 ) YTL’den yukarısı için – binde 1

Rehinli alacağın paraya çevrilmesine ilişkin hizmetler için de, (sarf edilen mesai ve gayret göz önünde tutularak) tasfiye idaresine ek ücret ödenebilir. Ancak bu surette ödenecek ek ücret, rehinli alacak miktarı üzerinden yukarıdaki nispetlere göre bulunacak miktarın %25 ini geçemez.

İcra Mahkemesince ücret takdiri

Madde 7 – İcra mahkemesi, iflas idaresinin emek ve mesaisini, işin önem ve niteliğini göz önünde bulundurarak Tarifede belirtilen miktarın üç katına kadar ücret takdir edebilir.

İcra mahkemesi, iflas idaresinin emek ve mesaisini, işin önem ve niteliğini göz önünde bulundurarak Tarifede belirtilen miktarların altında ücret takdir edebileceği gibi, haklı sebeplerin mevcut olması halinde ücret ödenmemesine de karar verebilir.

İstifa, azil ve ölüm gibi hallerde ücret

Madde 8 – İflas idare memurunun istifası, azli, ölümü gibi hallerde ücret, o zamana kadar sarf ettiği emek ve mesaisi, işin önemi ve niteliği nazara alınarak icra hakimince takdir olunur.

Yukarıdaki fıkrada anılan boşalma hallerinde iflas idaresinde görev alanlara, idareye katılma zamanından sonraki emek ve mesaileri nazara alınarak, yerlerine kaim oldukları şahsın bakiye ücretinden ödeme yapılır.

Konkordato halinde ücret

Madde 9 – Konkordato nedeniyle masa müflise intikal ettiğinde, iflas idare memurlarının o zamana kadar yukarıdaki esaslar dairesinde icra mahkemesince belirlenecek ücretleri, müflis tarafından peşinen iflas dairesine yatırılır.

İKİNCİ BÖLÜM : Masraf ve Tebligat Ücreti

Masraf ve tebligat ücreti

Madde 10 – İflas idaresi, İcra ve İflas Kanununun 223 üncü maddesinin 3 üncü fıkrası gereğince kendilerine tebligat yapılmasını isteyen alacaklılardan, tasfiye sonunda mahsup ve iade edilmek üzere tahmini tebligat sayısı nazara alınarak hesaplanacak yazı ve normal tebligat masrafı toplamının üç misli kadar avansı, iflas dairesine yatırmasını ister.

Yürürlük

Madde 11 – Bu Tebliğ 15/07/2005 tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

Madde 12 – Bu Tebliğ hükümlerini Adalet Bakanı yürütür.

İflas İdaresi Ücreti, Yazı ve Tebliğ Masrafı Tarifesi Hakkında Tebliğ

Resmi Gazete Tarihi : 11/07/2007

Resmi Gazete Sayısı : 26579

Adalet Bakanlığından:

BİRİNCİ BÖLÜM : İflas İdaresi Ücreti

Amaç

Madde 1 – (1) Bu Tebliğin amacı; İcra ve İflas Kanununun 223 üncü maddesinin 3 ve 4 üncü fıkraları uyarınca, iflas idarelerine ödenecek ücret tarifesini ve ücretin ödeme şeklini belirlemektir.

Kapsam

Madde 2 – (1) Tarifede yazılı iflas idaresi ücreti, iflas tasfiyesi sonuçlanıncaya kadar yapılan bütün hizmetlerin karşılığıdır. Ücretin belirlenmesinde iflas idaresi memurlarının emeği, çabası, işin önemi ve niteliği göz önünde tutulur.

Dayanak

Madde 3 – (1) Bu Tebliğ, İcra ve İflas Kanununun 223 üncü maddesinin 3 ve 4 üncü fıkraları uyarınca hazırlanmıştır.

Ücretin ödenmesi

Madde 4 – (1) Ödeme, iflas idaresinin seçildiği tarihte yürürlükte bulunan Tarife hükümlerine göre yapılır. Tarife gereğince takdir olunacak ücret, iflas idare memurlarının her birine ayrı ayrı ve eşit oranda ödenir.

Ücret ödeme zamanı ve avans ödenmesi

Madde 5 – (1) İflas idaresinin ücreti, tasfiyenin sonunda ödenir. Ancak iflas idaresinin talebi üzerine icra hakimi, gerektiğinde iflas dairesinin görüşünü de alarak, ücrete mahsuben makul ölçüde bir miktar avans ödenmesine karar verebilir.

Ücret miktarı

Madde 6 – (1) İfa edecekleri hizmetler karşılığı olarak iflas idaresine; nihai hesapta adi alacaklılara ödenmesi öngörülen toplam alacak miktarı üzerinden aşağıda yazılı olan nispetler nazara alınarak ücret ödenir.

_________________________________________________

1 – İlk (1770) YTL için – %10

_________________________________________________

2 – Sonra gelen (2655) YTL için – % 8

_________________________________________________

3 – Sonra gelen (4425) YTL için – % 6

_________________________________________________

4 – Sonra gelen (8850) YTL için – % 4

_________________________________________________

5 – Sonra gelen (17.700) YTL için – % 2

_________________________________________________

6 – Sonra gelen (35.400) YTL için – % 1

_________________________________________________

7 – (70.800) YTL’den, (106.200) YTL’ye kadar – binde 6

_________________________________________________

8 – (106.200) YTL’den, (472.000) YTL’ye kadar – binde 2

_________________________________________________

9 – (472.000) YTL’den yukarısı için – binde 1

_________________________________________________

(2) Rehinli alacağın paraya çevrilmesine ilişkin hizmetler için de, (sarf edilen mesai ve gayret göz önünde tutularak) tasfiye idaresine ek ücret ödenebilir. Ancak bu surette ödenecek ek ücret, rehinli alacak miktarı üzerinden yukarıdaki nispetlere göre bulunacak miktarın %25 ini geçemez.

İcra mahkemesince ücret takdiri

Madde 7 – (1) İcra mahkemesi, iflas idaresinin emek ve mesaisini, işin önem ve niteliğini göz önünde bulundurarak Tarifede belirtilen miktarın üç katına kadar ücret takdir edebilir.

(2) İcra mahkemesi, iflas idaresinin emek ve mesaisini, işin önem ve niteliğini göz önünde bulundurarak Tarifede belirtilen miktarların altında ücret takdir edebileceği gibi, haklı sebeplerin mevcut olması halinde ücret ödenmemesine de karar verebilir.

İstifa, azil ve ölüm gibi hallerde ücret

Madde 8 – (1) İflas idare memurunun istifası, azli, ölümü gibi hallerde ücret, o zamana kadar sarf ettiği emek ve mesaisi, işin önemi ve niteliği nazara alınarak icra hakimince takdir olunur.

(2) Yukarıdaki fıkrada anılan boşalma hallerinde iflas idaresinde görev alanlara, idareye katılma zamanından sonraki emek ve mesaileri nazara alınarak, yerlerine kaim oldukları şahsın bakiye ücretinden ödeme yapılır.

Konkordato halinde ücret

Madde 9- (1) Konkordato nedeniyle masa müflise intikal ettiğinde, iflas idare memurlarının o zamana kadar yukarıdaki esaslar dairesinde icra mahkemesince belirlenecek ücretleri, müflis tarafından peşinen iflas dairesine yatırılır.

İKİNCİ BÖLÜM : Masraf ve Tebligat Ücreti

Masraf ve tebligat ücreti

Madde 10 – (1) İflas idaresi, İcra ve İflas Kanununun 223 üncü maddesinin 3 üncü fıkrası gereğince kendilerine tebligat yapılmasını isteyen alacaklılardan, tasfiye sonunda mahsup ve iade edilmek üzere tahmini tebligat sayısı nazara alınarak hesaplanacak yazı ve normal tebligat masrafı toplamının üç misli kadar avansı, iflas dairesine yatırmasını ister.

Yürürlük

Madde 11 – (1) Bu Tebliğ 15/07/2007 tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

Madde 12 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Adalet Bakanı yürütür.

İflas İdaresi Ücreti, Yazı ve Tebligat Masrafı Tarifesi Hakkında Tebliğ

Resmi Gazete Tarihi: 07/07/2009

Resmi Gazete Sayısı: 27281

Adalet Bakanlığı

BİRİNCİ BÖLÜM: İflas İdaresi Ücreti

Amaç

Madde 1 – (1) Bu Tebliğin amacı; İcra ve İflas Kanununun 223 üncü maddesinin 3 ve 4 üncü fıkraları uyarınca, iflas idarelerine ödenecek ücret tarifesini ve ücretin ödeme şeklini belirlemektir.

Kapsam

Madde 2 – (l) Tarifede yazılı iflas idaresi ücreti, iflas tasfiyesi sonuçlanıncaya kadar yapılan bütün hizmetlerin karşılığıdır. Ücretin belirlenmesinde iflas idaresi memurlarının emeği, çabası, işin önemi ve niteliği göz önünde tutulur.

Dayanak

Madde 3 – (l) Bu Tebliğ, İcra ve İflas Kanununun 223 üncü maddesinin 3 ve 4 üncü fıkraları uyarınca hazırlanmıştır.

Ücretin ödenmesi

Madde 4 – (l) Ödeme, iflas idaresinin seçildiği tarihte yürürlükte bulunan Tarife hükümlerine göre yapılır. Tarife gereğince takdir olunacak ücret, iflas idare memurlarının her birine ayrı ayrı ve eşit oranda ödenir.

Ücret ödeme zamanı ve avans ödenmesi

Madde 5 – (l) İflas idaresinin ücreti, tasfiyenin sonunda ödenir. Ancak iflas idaresinin talebi üzerine icra hakimi, gerektiğinde iflas dairesinin görüşünü de alarak, ücrete mahsuben makul ölçüde bir miktar avans ödenmesine karar verebilir.

Ücret miktarı

Madde 6 – (l) İfa edecekleri hizmetler karşılığı olarak iflas idaresine; nihai hesapta adi alacaklılara ödenmesi öngörülen toplam alacak miktarı üzerinden aşağıda yazılı olan nispetler nazara alınarak ücret ödenir.

1 – İlk (2.000) TL için – % 10

2 – Sonra gelen (3.000)TL için – % 8

3 – Sonra gelen (5.000) TL için – % 6

4 – Sonra gelen (10.000) TL için – % 4

5 – Sonra gelen (20.000) TL için – % 2

6 – Sonra gelen (40.000) TL için – % 1

7 – (80.000) TL’den, (120.000) TL’ye kadar – binde 6

8 – (120.000) TL’den, (530.000) TL’ye kadar – binde 2

9 – (530.000) TL’den yukarısı için – binde 1

(2) Rehinli alacağın paraya çevrilmesine ilişkin hizmetler için de, (sarf edilen mesai ve gayret göz önünde tutularak) tasfiye idaresine ek ücret ödenebilir. Ancak bu Surette ödenecek ek ücret, rehinli alacak miktarı üzerinden yukarıdaki nispetlere göre bulunacak miktarın %25 ini geçemez.

İcra mahkemesince ücret takdiri

Madde 7 – (1) İcra mahkemesi, iflas idaresinin emek ve mesaisini, işin önem ve niteliğini göz önünde bulundurarak Tarifede belirtilen miktarın üç katına kadar ücret takdir edebilir.

(2) İcra mahkemesi, iflas idaresinin emek ve mesaisini, işin önem ve niteliğini göz önünde bulundurarak Tarifede belirtilen miktarların altında ücret takdir edebileceği gibi, haklı sebeplerin mevcut olması halinde ücret ödenmemesine de karar verebilir.

İstifa, azil ve ölüm gibi hallerde ücret

Madde 8 – (l) İflas idare memurunun istifası, azli, ölümü gibi hallerde ücret, o zamana kadar sarf ettiği emek ve mesaisi, işin önemi ve niteliği nazara alınarak icra hakimince takdir olunur.

(2) Yukarıdaki fıkrada anılan boşalma hallerinde iflas idaresinde görev alanlara, idareye katılma zamanından sonraki emek ve mesaileri nazara alınarak, yerlerine kaim oldukları şahsın bakiye ücretinden ödeme yapılır.

Konkordato halinde ücret

Madde 9 – (l) Konkordato nedeniyle masa müflise intikal ettiğinde, iflas idare memurlarının o zamana kadar yukarıdaki esaslar dairesinde icra mahkemesince belirlenecek ücretleri, müflis tarafından peşinen iflas dairesine yatırılır.

İKİNCİ BÖLÜM: Masraf ve Tebligat Ücreti

Masraf ve tebligat ücreti

Madde 10 – (1) İflas idaresi, İcra ve İflas Kanununun 223 üncü maddesinin 3 üncü fıkrası gereğince kendilerine tebligat yapılmasını isteyen alacaklılardan, tasfiye sonunda mahsup ve iade edilmek üzere tahmini tebligat sayısı nazara alınarak hesaplanacak yazı ve normal tebligat masrafı toplamının üç misli kadar avansı, iflas dairesine yatırmasını ister.

Yürürlük

Madde 11 – (l) Bu Tebliğ 15/7/2009 tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

Madde 12 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Adalet Bakanı yürütür.

İflas İdaresi Ücreti, Yazı ve Tebliğ Masrafı Tarifesi Hakkında Tebliğ

Resmi Gazete Tarihi: 02/07/2011

Resmi Gazete Sayısı: 27982

Adalet Bakanlığı

BİRİNCİ BÖLÜM: İflas İdaresi Ücreti

Amaç

Madde 1 – (1) Bu Tebliğin amacı; İcra ve İflas Kanununun 223 üncü maddesinin 3 ve 4 üncü fıkraları uyarınca, iflas idarelerine ödenecek ücret tarifesini ve ücretin ödeme şeklini belirlemektir.

Kapsam

Madde 2 – (1) Tarifede yazılı iflas idaresi ücreti, iflas tasfiyesi sonuçlanıncaya kadar yapılan bütün hizmetlerin karşılığıdır. Ücretin belirlenmesinde iflas idaresi memurlarının emeği, çabası, işin önemi ve niteliği göz önünde tutulur.

Dayanak

Madde 3 – (1) Bu Tebliğ, İcra ve İflas Kanununun 223 üncü maddesinin 3 ve 4 üncü fıkraları uyarınca hazırlanmıştır.

Ücretin ödenmesi

Madde 4 – (1) Ödeme, iflas idaresinin seçildiği tarihte yürürlükte bulunan Tarife hükümlerine göre yapılır. Tarife gereğince takdir olunacak ücret, iflas idare memurlarının her birine ayrı ayrı ve eşit oranda ödenir.

Ücret ödeme zamanı ve avans ödenmesi

Madde 5 – (1) İflas idaresinin ücreti, tasfiyenin sonunda ödenir. Ancak iflas idaresinin talebi üzerine icra hakimi, gerektiğinde iflas dairesinin görüşünü de alarak, ücrete mahsuben makul ölçüde bir miktar avans ödenmesine karar verebilir.

Ücret miktarı

Madde 6 – (1) İfa edecekleri hizmetler karşılığı olarak iflas idaresine; nihai hesapta adi alacaklılara ödenmesi öngörülen toplam alacak miktarı üzerinden aşağıda yazılı olan nispetler nazara alınarak ücret ödenir.

1 – İlk (2200) TL için – % 10

2 – Sonra gelen (3.300) TL için – % 8

3 – Sonra gelen (5.500) TL için – % 6

4 – Sonra gelen (11.000) TL için – % 4

5 – Sonra gelen (22.000) TL için – % 2

6 – Sonra gelen (41.000) TL için – % 1

7 – (85.000) TL’den, (130.000) TL’ye kadar – binde 6

8 – (130.000) TL’den, (550.000) TL’ye kadar – binde 2

9 – (550.000) TL’den yukarısı için – binde 1

(2) Rehinli alacağın paraya çevrilmesine ilişkin hizmetler için de, (sarf edilen mesai ve gayret göz önünde tutularak) tasfiye idaresine ek ücret ödenebilir. Ancak bu surette ödenecek ek ücret, rehinli alacak miktarı üzerinden yukarıdaki nispetlere göre bulunacak miktarın %25 ini geçemez.

İcra mahkemesince ücret takdiri

Madde 7 – (1) İcra mahkemesi, iflas idaresinin emek ve mesaisini, işin önem ve niteliğini göz önünde bulundurarak Tarifede belirtilen miktarın üç katına kadar ücret takdir edebilir.

(2) İcra mahkemesi, iflas idaresinin emek ve mesaisini, işin önem ve niteliğini göz önünde bulundurarak Tarifede belirtilen miktarların altında ücret takdir edebileceği gibi, haklı sebeplerin mevcut olması halinde ücret ödenmemesine de karar verebilir.

İstifa, azil ve ölüm gibi hallerde ücret

Madde 8 – (1) İflas idare memurunun istifası, azli, ölümü gibi hallerde ücret, o zamana kadar sarf ettiği emek ve mesaisi, işin önemi ve niteliği nazara alınarak icra hakimince takdir olunur.

(2) Yukarıdaki fıkrada anılan boşalma hallerinde iflas idaresinde görev alanlara, idareye katılma zamanından sonraki emek ve mesaileri nazara alınarak, yerlerine kaim oldukları şahsın bakiye ücretinden ödeme yapılır.

Konkordato halinde ücret

Madde 9 – (1) Konkordato nedeniyle masa müflise intikal ettiğinde, iflas idare memurlarının o zamana kadar yukarıdaki esaslar dairesinde icra mahkemesince belirlenecek ücretleri, müflis tarafından peşinen iflas dairesine yatırılır.

İKİNCİ BÖLÜM: Masraf ve Tebligat Ücreti

Masraf ve tebligat ücreti

Madde 10 – (1) İflas idaresi, İcra ve İflas Kanununun 223 üncü maddesinin 3 üncü fıkrası gereğince kendilerine tebligat yapılmasını isteyen alacaklılardan, tasfiye sonunda mahsup ve iade edilmek üzere tahmini tebligat sayısı nazara alınarak hesaplanacak yazı ve normal tebligat masrafı toplamının üç misli kadar avansı, iflas dairesine yatırmasını ister.

Yürürlük

Madde 11 – (1) Bu Tebliğ 15/7/2011 tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

Madde 12 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Adalet Bakanı yürütür.

Adalet Bakanlığına Ait Depo ve Garajlarda Muhafaza Edilen Mahcuz Mallar İçin Alınacak Ücret Tarifesi Hakkında Tebliğ

Resmi Gazete Tarihi: 19/02/2002

Resmi Gazete Sayısı: 24676

Adalet Bakanlığından:

Amaç ve kapsam

Madde 1 – İcra dairelerince haczedilen ve Adalet Bakanlığının depo ve garajlarında muhafaza edilen mahcuz mallar için alınacak ücret hususunda bu Tebliğde düzenlenen Tarife hükümleri uygulanır.

Hukuki dayanak

Madde 2 – Bu Tarife 19/06/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun değişik 88 ve 13/07/1987 tarihli ve 19516 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Mahcuz Malların Muhafaza Edileceği Adalet Bakanlığı Depo ve Garajlarının Çalıştırılmasına Dair Yönetmeliğin değişik 28 inci maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır.

Muhafaza ücretinin hesabı

Madde 3 – Adalet Bakanlığının depo ve garajlarındaki mahcuz malın muhafaza ücreti, o malın İcra ve İflas Kanununun 87 nci maddesine göre takdir edilen değeri üzerinden günlük binde bir olarak hesap edilir. Ancak yapılacak hesaplamalarda mahcuz malın hacmi iki metre küpün üzerinde ise belirlenecek ücretlere binde bir oranında ilave yapılabilir.

Bu yerlerde muhafaza edilen mahcuz motorlu araçlar için maktu olarak;

a) Otobüs ve kamyonlardan 2,000,000.- TL.,

b) Minibüs, midibüs ve kamyonetlerden 1,500,000.- TL.,

c) Diğer binek ve yük vasıtalarından 1,100,000.- TL.,

günlük ücret alınır.

Ancak, altı aydan sonraki muhafaza süresi için bu ücretler 1/2 oranında uygulanır.

Ücretin hesabında muhafazanın hitam bulduğu gün nazara alınmaz.

Muhafaza ücretinin azami haddi

Madde 4 – Muhafaza müddeti hitamında bu Tarifenin üçüncü maddesi uyarınca hesap edilecek ücret, mahcuz malın icra ve iflas dairelerince takdir edilen değerinin yüzde otuzunu geçemez. Ancak mahcuz malın takdir edilen değeri ikimilyar liranın üzerinde ise, ikimilyar liranın üzerindeki meblağ için hesap edilecek ücret, aşan miktarın yüzde onbeşini geçemez.

Muhafaza ücretinin alınması

Madde 5 – Muhafaza ücreti ilgili icra dairesince muhafaza hitamında bu Tarifeye göre hesap edilip, bu hususta alacaklıdan peşin alınan avanstan karşılanır ve bu suretle tahsil edilen ücret en geç onbeş gün içinde Maliye veznesine ilgili icra dairesince yatırılır ve keyfiyet depo ve garaj memurluğuna yazı ile bildirilir.

Yürürlük

Madde 6 – Bu Tebliğ 24/02/2002 tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

Madde 7 – Bu Tebliğ hükümlerini Adalet Bakanı yürütür.

Adalet Bakanlığına Ait Depo ve Garajlarda Muhafaza Edilen Mahcuz Mallar İçin Alınacak Ücret Tarifesi Hakkında Tebliğ

Resmi Gazete Tarihi: 15/02/2003

Resmi Gazete Sayısı: 25021

Adalet Bakanlığından:

Amaç ve kapsam

Madde 1 – İcra dairelerince haczedilen ve Adalet Bakanlığının depo ve garajlarında muhafaza edilen mahcuz mallar için alınacak ücret hususunda bu Tebliğde düzenlenen Tarife hükümleri uygulanır.

Hukuki dayanak

Madde 2 – Bu Tarife 19/06/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun değişik 88 ve 13/07/1987 tarihli ve 19516 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Mahcuz Malların Muhafaza Edileceği Adalet Bakanlığı Depo ve Garajlarının Çalıştırılmasına Dair Yönetmeliğin değişik 28 inci maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır.

Muhafaza ücretinin hesabı

Madde 3 – Adalet Bakanlığının depo ve garajlarındaki mahcuz malın muhafaza ücreti, o malın İcra ve İflas Kanununun 87 nci maddesine göre takdir edilen değeri üzerinden günlük binde bir olarak hesap edilir. Ancak yapılacak hesaplamalarda mahcuz malın hacmi iki metre küpün üzerinde ise belirlenecek ücretlere binde bir oranında ilave yapılabilir.

Bu yerlerde muhafaza edilen mahcuz motorlu araçlar için maktu olarak;

a) Otobüs ve kamyonlardan 2,600,000.- TL.

b) Minibüs, midibüs ve kamyonetlerden 1,950,000.- TL.

c) Diğer binek ve yük vasıtalarından 1,450,000.- TL.,

günlük ücret alınır.

Ancak, altı aydan sonraki muhafaza süresi için bu ücretler 1/2 oranında uygulanır.

Ücretin hesabında muhafazanın hitam bulduğu gün nazara alınmaz.

Muhafaza ücretinin azami haddi

Madde 4 – Muhafaza müddeti hitamında bu Tarifenin üçüncü maddesi uyarınca hesap edilecek ücret, mahcuz malın icra ve iflas dairelerince takdir edilen değerinin yüzde otuzunu geçemez. Ancak mahcuz malın takdir edilen değeri İki milyar altı yüz milyon liranın üzerinde ise, İki milyar altı yüz milyon liranın üzerindeki meblağ için hesap edilecek ücret, aşan miktarın yüzde onbeşini geçemez.

Muhafaza ücretinin alınması

Madde 5 – Muhafaza ücreti ilgili icra dairesince muhafaza hitamında bu Tarifeye göre hesap edilip, bu hususta alacaklıdan peşin alınan avanstan karşılanır ve bu suretle tahsil edilen ücret en geç onbeş gün içinde Maliye veznesine ilgili icra dairesince yatırılır ve keyfiyet depo ve garaj memurluğuna yazı ile bildirilir.

Yürürlük

Madde 6 – Bu Tebliğ 24/02/2003 tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

Madde 7 – Bu Tebliğ hükümlerini Adalet Bakanı yürütür.

Adalet Bakanlığına Ait Depo ve Garajlarda Muhafaza Edilen Mahcuz Mallar için Alınacak Ücret Tarifesi Hakkında Tebliğ

Resmi Gazete Tarihi: 09/09/2004

Resmi Gazete Sayısı: 25578

Adalet Bakanlığından:

Amaç ve kapsam

Madde 1 – İcra dairelerince haczedilen ve Adalet Bakanlığının depo ve garajlarında muhafaza edilen mahcuz mallar için alınacak ücret hususunda bu Tebliğde düzenlenen Tarife hükümleri uygulanır.

Hukuki dayanak

Madde 2 – Bu Tebliğ, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 88 inci maddesinin dördüncü fıkrası ile 13/07/1987 tarihli ve 19516 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Mahcuz Malların Muhafaza Edileceği Adalet Bakanlığı Depo ve Garajlarının Çalıştırılmasına Dair Yönetmeliğin 28 inci maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.

Muhafaza ücretinin hesabı

Madde 3 – Adalet Bakanlığının depo ve garajlarındaki mahcuz malın muhafaza ücreti, o malın İcra ve İflas Kanununun 87 nci maddesine göre takdir edilen değeri üzerinden günlük binde bir olarak hesap edilir. Ancak yapılacak hesaplamalarda mahcuz malın hacmi iki metre küpün üzerinde ise belirlenecek ücretlere binde bir oranında ilave yapılabilir.

Bu yerlerde muhafaza edilen mahcuz motorlu araçlar için maktu olarak:

a) Otobüs ve kamyonlardan 3.250.000 TL.,

b) Minibüs, midibüs ve kamyonetlerden 2.450.000 TL.,

c) Diğer binek ve yük vasıtalarından 1.850.000 TL.,

günlük ücret alınır.

Ancak, altı aydan sonraki muhafaza süresi için bu ücretler 1/2 oranında uygulanır.

Ücretin hesabında muhafazanın hitam bulduğu gün nazara alınmaz.

Muhafaza ücretinin azami haddi

Madde 4 – Muhafaza müddeti hitamında Tarifenin üçüncü maddesi uyarınca hesap edilecek ücret, mahcuz malın icra ve iflas dairelerince takdir edilen değerinin yüzde otuzunu geçemez. Ancak, mahcuz malın takdir edilen değeri üç milyar iki yüz elli milyon liranın üzerinde ise, üç milyar iki yüz elli milyon liranın üzerindeki meblağ için hesap edilecek ücret, aşan miktarın yüzde onbeşini geçemez.

Muhafaza ücretinin alınması

Madde 5 – Muhafaza ücreti ilgili icra dairesince muhafaza hitamında bu Tarifeye göre hesap edilip, bu hususta alacaklıdan peşin alınan avanstan karşılanır ve bu suretle tahsil edilen ücret en geç onbeş gün içinde Maliye veznesine ilgili icra dairesince yatırılır ve keyfiyet depo ve garaj memurluğuna yazı ile bildirilir.

Yürürlük

Madde 6 – Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

Madde 7 – Bu Tebliğ hükümlerini Adalet Bakanı yürütür.

Adalet Bakanlığına Ait Depo ve Garajlarda Muhafaza Edilen Mahcuz Mallar İçin Alınacak Ücret Tarifesi Hakkında Tebliğ

Resmi Gazete Tarihi: 16/02/2005

Resmi Gazete Sayısı: 25729

Adalet Bakanlığından

Amaç ve kapsam

Madde 1 – İcra dairelerince haczedilen ve Adalet Bakanlığının depo ve garajlarında muhafaza edilen mahcuz mallar için alınacak ücret hususunda bu Tebliğde düzenlenen Tarife hükümleri uygulanır.

Hukuki dayanak

Madde 2 – Bu Tebliğ; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 88 inci maddesinin dördüncü fıkrası ile 13/07/1987 tarihli ve 19516 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Mahcuz Malların Muhafaza Edileceği Adalet Bakanlığı Depo ve Garajlarının Çalıştırılmasına Dair Yönetmeliğin 28 inci maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.

Muhafaza ücretinin hesabı

Madde 3 – Adalet Bakanlığının depo ve garajlarındaki mahcuz malın muhafaza ücreti, o malın İcra ve İflas Kanununun 87 nci maddesine göre takdir edilen değeri üzerinden günlük binde bir olarak hesap edilir. Ancak yapılacak hesaplamalarda mahcuz malın hacmi iki metre küpün üzerinde ise belirlenecek ücretlere binde bir oranında ilave yapılabilir.

Bu yerlerde muhafaza edilen mahcuz motorlu araçlar için maktu olarak;

a) Otobüs ve kamyonlardan 3,80 YTL

b) Minibüs, midibüs ve kamyonetlerden 2,80 YTL

c) Diğer binek ve yük vasıtalarından 2,10 YTL

günlük ücret alınır.

Ancak, altı aydan sonraki muhafaza süresi için bu ücretler 1/2 oranında uygulanır.

Ücretin hesabında muhafazanın hitam bulduğu gün nazara alınmaz.

Muhafaza ücretinin azami haddi

Madde 4 – Muhafaza müddeti hitamında bu Tarifenin üçüncü maddesi uyarınca hesap edilecek ücret, mahcuz malın icra ve iflas dairelerince takdir edilen değerinin yüzde otuzunu geçemez. Ancak mahcuz malın takdir edilen değeri üç bin yedi yüz yetmiş Yeni Türk Lirasının üzerinde ise, üç bin yedi yüz yetmiş Yeni Türk Lirasının üzerindeki meblağ için hesap edilecek ücret, aşan miktarın yüzde onbeşini geçemez.

Muhafaza ücretinin alınması

Madde 5 – Muhafaza ücreti ilgili icra dairesince muhafaza hitamında bu Tarifeye göre hesap edilip, bu hususta alacaklıdan peşin alınan avanstan karşılanır ve bu suretle tahsil edilen ücret en geç onbeş gün içinde Maliye veznesine ilgili icra dairesince yatırılır ve keyfiyet depo ve garaj memurluğuna yazı ile bildirilir.

Yürürlük

Madde 6 – Bu Tebliğ 24/02/2005 tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

Madde 7 – Bu Tebliğ hükümlerini Adalet Bakanı yürütür.

Adalet Bakanlığına Ait Depo ve Garajlarda Muhafaza Edilen Mahcuz Mallar İçin Alınacak Ücret Tarifesi Hakkında Tebliğ

Resmi Gazete Tarihi: 17/02/2006

Resmi Gazete Sayısı: 26083

Adalet Bakanlığından:

Amaç ve kapsam

Madde 1 – İcra dairelerince haczedilen ve Adalet Bakanlığının depo ve garajlarında muhafaza edilen mahcuz mallar için alınacak ücret hususunda bu Tebliğde düzenlenen Tarife hükümleri uygulanır.

Hukuki dayanak

Madde 2 – Bu Tebliğ; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 88 inci maddesinin dördüncü fıkrası ile 13/07/1987 tarihli ve 19516 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Mahcuz Malların Muhafaza Edileceği Adalet Bakanlığı Depo ve Garajlarının Çalıştırılmasına Dair Yönetmeliğin 28 inci maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.

Muhafaza ücretinin hesabı

Madde 3 – Adalet Bakanlığının depo ve garajlarındaki mahcuz malın muhafaza ücreti, o malın İcra ve İflas Kanununun 87 nci maddesine göre takdir edilen değeri üzerinden günlük binde bir olarak hesap edilir. Ancak yapılacak hesaplamalarda mahcuz malın hacmi iki metre küpün üzerinde ise belirlenecek ücretlere binde bir oranında ilave yapılabilir.

Bu yerlerde muhafaza edilen mahcuz motorlu araçlar için maktu olarak;

a) İş makinelerinden 6,00 YTL

b) Otobüs ve kamyonlardan 4,20 YTL

c) Minibüs, midibüs ve kamyonetlerden 3,10 YTL

d) Diğer binek ve yük vasıtalarından 2,30 YTL

günlük ücret alınır.

Ancak, altı aydan sonraki muhafaza süresi için bu ücretler ½ oranında uygulanır.

Ücretin hesabında muhafazanın hitam bulduğu gün nazara alınmaz.

Muhafaza ücretinin azami haddi

Madde 4 – Muhafaza müddeti hitamında bu Tarifenin üçüncü maddesi uyarınca hesap edilecek ücret, mahcuz malın icra ve iflas dairelerince takdir edilen değerinin yüzde otuzunu geçemez. Ancak mahcuz malın takdir edilen değeri dört bin yüz elli Yeni Türk Lirasının üzerinde ise, dört bin yüz elli Yeni Türk Lirasının üzerindeki meblağ için hesap edilecek ücret, aşan miktarın yüzde onbeşini geçemez.

Muhafaza ücretinin alınması

Madde 5 – Muhafaza ücreti ilgili icra dairesince muhafaza hitamında bu Tarifeye göre hesap edilip, bu hususta alacaklıdan peşin alınan avanstan karşılanır ve bu suretle tahsil edilen ücret en geç onbeş gün içinde Maliye veznesine ilgili icra dairesince yatırılır ve keyfiyet depo ve garaj memurluğuna yazı ile bildirilir.

Yürürlük

Madde 6 – Bu Tebliğ 24/02/2006 tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

Madde 7 – Bu Tebliğ hükümlerini Adalet Bakanı yürütür.

Adalet Bakanlığına Ait Depo ve Garajlarda Muhafaza Edilen Mahcuz Mallar İçin Alınacak Ücret Tarifesi Hakkında Tebliğ

Resmi Gazete Tarihi : 03/02/2007

Resmi Gazete Sayısı : 26423

Adalet Bakanlığından:

Amaç ve kapsam

Madde 1 – (1) İcra dairelerince haczedilen ve Adalet Bakanlığının depo ve garajlarında muhafaza edilen mahcuz mallar için alınacak ücret hususunda bu Tebliğde düzenlenen Tarife hükümleri uygulanır.

Hukuki dayanak

Madde 2 – (1) Bu Tebliğ; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 88 inci maddesinin dördüncü fıkrası ile 13/07/1987 tarihli ve 19516 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Mahcuz Malların Muhafaza Edileceği Adalet Bakanlığı Depo ve Garajlarının Çalıştırılmasına Dair Yönetmeliğin 28 inci maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.

Muhafaza ücretinin hesabı

Madde 3 – (1) Adalet Bakanlığının depo ve garajlarındaki mahcuz malın muhafaza ücreti, o malın İcra ve İflas Kanununun 87 nci maddesine göre takdir edilen değeri üzerinden günlük binde bir olarak hesap edilir. Ancak yapılacak hesaplamalarda mahcuz malın hacmi iki metre küpün üzerinde ise belirlenecek ücretlere binde bir oranında ilave yapılabilir.

(2) Bu yerlerde muhafaza edilen mahcuz motorlu araçlar için maktu olarak;

a) İş makinelerinden  6,50 YTL

b) Otobüs ve kamyonlardan  4,60 YTL

c) Minibüs, midibüs ve kamyonetlerden  3,40 YTL

ç) Diğer binek ve yük vasıtalarından  2,50 YTL

günlük ücret alınır.

(3) Ancak, altı aydan sonraki muhafaza süresi için bu ücretler 1/2 oranında uygulanır.

(4) Ücretin hesabında muhafazanın hitam bulduğu gün nazara alınmaz.

Muhafaza ücretinin azami haddi

Madde 4 – (1) Muhafaza müddeti hitamında bu Tarifenin üçüncü maddesi uyarınca hesap edilecek ücret, mahcuz malın icra ve iflas dairelerince takdir edilen değerinin yüzde otuzunu geçemez. Ancak mahcuz malın takdir edilen değeri dört bin beş yüz yeni liranın üzerinde ise, dört bin beş yüz yeni liranın üzerindeki meblağ için hesap edilecek ücret, aşan miktarın yüzde onbeşini geçemez.

Muhafaza ücretinin alınması

Madde 5 – (1) Muhafaza ücreti ilgili icra dairesince muhafaza hitamında bu Tarifeye göre hesap edilip, bu hususta alacaklıdan peşin alınan avanstan karşılanır ve bu suretle tahsil edilen ücret en geç onbeş gün içinde Maliye veznesine ilgili icra dairesince yatırılır ve keyfiyet depo ve garaj memurluğuna yazı ile bildirilir.

Yürürlük

Madde 6 – (1) Bu Tebliğ 24/02/2007 tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

Madde 7 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Adalet Bakanlığı yürütür.

Adalet Bakanlığına Ait Depo ve Garajlarda Muhafaza Edilen Mahcuz Mallar İçin Alınacak Ücret Tarifesi Hakkında Tebliğ

Resmi Gazete Tarihi: 07/02/2008

Resmi Gazete Sayısı: 26780

Adalet Bakanlığından:

Amaç ve kapsam

Madde 1 – (1) İcra dairelerince haczedilen ve Adalet Bakanlığının depo ve garajlarında muhafaza edilen mahcuz mallar için alınacak ücret hususunda bu Tebliğde düzenlenen Tarife hükümleri uygulanır.

Hukuki dayanak

Madde 2 – (1) Bu Tebliğ; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 88 inci maddesinin dördüncü fıkrası ile 13/07/1987 tarihli ve 19516 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Mahcuz Malların Muhafaza Edileceği Adalet Bakanlığı Depo ve Garajlarının Çalıştırılmasına Dair Yönetmeliğin 28 inci maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.

Muhafaza ücretinin hesabı

Madde 3 – (1) Adalet Bakanlığının depo ve garajlarındaki mahcuz malın muhafaza ücreti, o malın İcra ve İflas Kanununun 87 nci maddesine göre takdir edilen değeri üzerinden günlük binde bir olarak hesap edilir. Ancak yapılacak hesaplamalarda mahcuz malın hacmi iki metre küpün üzerinde ise belirlenecek ücretlere binde bir oranında ilave yapılabilir.

(2) Bu yerlerde muhafaza edilen mahcuz motorlu araçlar için maktu olarak;

a) İş makinelerinden 7,00 YTL

b) Otobüs ve kamyonlardan 5,00 YTL

c) Minibüs, midibüs ve kamyonetlerden 3,70 YTL

d) Diğer binek ve yük vasıtalarından 2,70 YTL

günlük ücret alınır.

(3) Ancak, altı aydan sonraki muhafaza süresi için bu ücretler 1/2 oranında uygulanır.

(4) Ücretin hesabında muhafazanın hitam bulduğu gün nazara alınmaz.

Muhafaza ücretinin azami haddi

Madde 4 – (1) Muhafaza müddeti hitamında bu Tarifenin üçüncü maddesi uyarınca hesap edilecek ücret, mahcuz malın icra ve iflas dairelerince takdir edilen değerinin yüzde otuzunu geçemez. Ancak mahcuz malın takdir edilen değeri dört bin dokuz yüz yeni liranın üzerinde ise, dört bin dokuz yüz yeni liranın üzerindeki meblağ için hesap edilecek ücret, aşan miktarın yüzde onbeşini geçemez.

Muhafaza ücretinin alınması

Madde 5 – (1) Muhafaza ücreti ilgili icra dairesince muhafaza hitamında bu Tarifeye göre hesap edilip, bu hususta alacaklıdan peşin alınan avanstan karşılanır ve bu suretle tahsil edilen ücret en geç onbeş gün içinde Maliye veznesine ilgili icra dairesince yatırılır ve keyfiyet depo ve garaj memurluğuna yazı ile bildirilir.

Yürürlük

Madde 6 – (1) Bu Tebliğ 24/02/2008 tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

Madde 7 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Adalet Bakanı yürütür.

Adalet Bakanlığına Ait Depo ve Garajlarda Muhafaza Edilen Mahcuz Mallar İçin Alınacak Ücret Tarifesi Hakkında Tebliğ

Resmi Gazete Tarihi: 20/02/2009

Resmi Gazete Sayısı: 27147

Adalet Bakanlığı

Amaç ve kapsam

Madde 1 – (1) İcra dairelerince haczedilen ve Adalet Bakanlığının depo ve garajlarında muhafaza edilen mahcuz mallar için alınacak ücret hususunda bu Tebliğde düzenlenen Tarife hükümleri uygulanır.

(2) Adalet Bakanlığı veya Adalet Teşkilatını Güçlendirme Vakfınca mahcuz malların muhafazası için depo ve garajlar açılıncaya kadar, özel depo ve garajlarda da, bu Tebliğde düzenlenen Tarife hükümleri uygulanır.

Hukuki dayanak

Madde 2 – (1) Bu Tebliğ; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 88 inci maddesinin dördüncü fıkrası ile 17/7/2003 tarih ve 4949 sayılı Kanunun 105. maddesi ile eklenen geçici 4 üncü maddesi ve 13/7/1987 tarihli ve 19516 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Mahcuz Malların Muhafaza Edileceği Adalet Bakanlığı Depo ve Garajlarının Çalıştırılmasına Dair Yönetmeliğin 28 inci maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.

Muhafaza ücretinin hesabı

Madde 3 – (1) Adalet Bakanlığının depo ve garajlarındaki mahcuz malın muhafaza ücreti, o malın satışa esas alınacak değeri üzerinden günlük binde bir olarak hesap edilir. Ancak yapılacak hesaplamalarda mahcuz malın hacmi iki metre küpün üzerinde ise belirlenecek ücretlere binde bir oranında ilave yapılabilir.

(2) Bu yerlerde muhafaza edilen mahcuz motorlu araçlar için maktu olarak;

a) İş makinelerinden 7,00 TL

b) Otobüs ve kamyonlardan 5,00 TL

c) Minibüs, midibüs ve kamyonetlerden 3,70 TL

d) Diğer binek ve yük vasıtalarından 2,70 TL

günlük ücret alınır.

(3) Ancak, altı aydan sonraki muhafaza süresi için bu ücretler 1/2 oranında uygulanır.

(4) Ücretin hesabında muhafazanın hitam bulduğu gün nazara alınmaz.

Muhafaza ücretinin azami haddi

Madde 4 – (1) Muhafaza müddeti hitamında bu Tarifenin üçüncü maddesi uyarınca hesap edilecek ücret, mahcuz malın satışa esas alınacak değerinin yüzde otuzunu geçemez. Ancak mahcuz malın takdir edilen değeri dört bin dokuz yüz liranın üzerinde ise, dört bin dokuz yüz liranın üzerindeki meblağ için hesap edilecek ücret, aşan miktarın yüzde onbeşini geçemez.

Muhafaza ücretinin alınması

Madde 5 – (1) Muhafaza ücreti ilgili icra dairesince muhafaza hitamında bu Tarifeye göre hesap edilip, bu hususta alacaklıdan peşin alınan avanstan karşılanır ve bu suretle tahsil edilen ücret en geç onbeş gün içinde Maliye veznesine ilgili icra dairesince yatırılır ve keyfiyet depo ve garaj memurluğuna yazı ile bildirilir.

Yürürlük

Madde 6 – (1) Bu Tebliğ 24/2/2009 tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

Madde 7 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Adalet Bakanı yürütür.

Adalet Bakanlığına Ait Depo ve Garajlarda Muhafaza Edilen Mahcuz Mallar İçin Alınacak Ücret Tarifesi Hakkında Tebliğ

Resmi Gazete Tarihi: 07/02/2010

Resmi Gazete Sayısı: 27486

Adalet Bakanlığı

Amaç ve kapsam

Madde 1 – (1) İcra dairelerince haczedilen ve Adalet Bakanlığının depo ve garajlarında muhafaza edilen mahcuz mallar için alınacak ücret hususunda bu Tebliğde düzenlenen Tarife hükümleri uygulanır.

(2) Adalet Bakanlığı veya Adalet Teşkilatını Güçlendirme Vakfınca mahcuz malların muhafazası için depo ve garajlar açılıncaya kadar, özel depo ve garajlarda da, bu Tebliğde düzenlenen Tarife hükümleri uygulanır.

Hukuki dayanak

Madde 2 – (1) Bu Tebliğ; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 88 inci maddesinin dördüncü fıkrası ile 17/7/2003 tarih ve 4949 sayılı Kanunun 105. maddesi ile eklenen geçici 4 üncü maddesi ve 13/7/1987 tarihli ve 19516 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Mahcuz Malların Muhafaza Edileceği Adalet Bakanlığı Depo ve Garajlarının Çalıştırılmasına Dair Yönetmeliğin 28 inci maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.

Muhafaza ücretinin hesabı

Madde 3 – (1) Adalet Bakanlığının depo ve garajlarındaki mahcuz malın muhafaza ücreti, o malın satışa esas alınacak değeri üzerinden günlük binde bir olarak hesap edilir. Ancak yapılacak hesaplamalarda mahcuz malın hacmi iki metre küpün üzerinde ise belirlenecek ücretlere binde bir oranında ilave yapılabilir.

(2) Bu yerlerde muhafaza edilen mahcuz motorlu araçlar için maktu olarak;

a) İş makinelerinden – 7,40 TL

b) Otobüs ve kamyonlardan – 5,30 TL

c) Minibüs, midibüs ve kamyonetlerden – 3,90 TL

d) Diğer binek ve yük vasıtalarından – 2,85 TL

günlük ücret alınır.

(3) Ancak, altı aydan sonraki muhafaza süresi için bu ücretler 1/2 oranında uygulanır.

(4) Ücretin hesabında muhafazanın hitam bulduğu gün nazara alınmaz.

Muhafaza ücretinin azami haddi

Madde 4 – (1) Muhafaza müddeti hitamında bu Tarifenin üçüncü maddesi uyarınca hesap edilecek ücret, mahcuz malın satışa esas alınacak değerinin yüzde otuzunu geçemez. Ancak mahcuz malın takdir edilen değeri beş bin yüz doksan liranın üzerinde ise, beş bin yüz doksan liranın üzerindeki meblağ için hesap edilecek ücret, aşan miktarın yüzde onbeşini geçemez.

Muhafaza ücretinin alınması

Madde 5 – (1) Muhafaza ücreti ilgili icra dairesince muhafaza hitamında bu Tarifeye göre hesap edilip, bu hususta alacaklıdan peşin alınan avanstan karşılanır ve bu suretle tahsil edilen ücret en geç onbeş gün içinde Maliye veznesine ilgili icra dairesince yatırılır ve keyfiyet depo ve garaj memurluğuna yazı ile bildirilir.

Yürürlük

Madde 6 – (1) Bu Tebliğ 24/2/2010 tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

Madde 7 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Adalet Bakanı yürütür.

Adalet Bakanlığına Ait Depo ve Garajlarda Muhafaza Edilen Mahcuz Mallar İçin Alınacak Ücret Tarifesi Hakkında Tebliğ

Resmi Gazete Tarihi: 05/02/2011

Resmi Gazete Sayısı: 27837

Adalet Bakanlığı

Amaç ve kapsam

Madde 1 – (1) İcra dairelerince haczedilen ve Adalet Bakanlığının depo ve garajlarında muhafaza edilen mahcuz mallar için alınacak ücret hususunda bu Tebliğde düzenlenen Tarife hükümleri uygulanır.

(2) Adalet Bakanlığı veya Adalet Teşkilatını Güçlendirme Vakfınca mahcuz malların muhafazası için depo ve garajlar açılıncaya kadar, özel depo ve garajlarda da, bu Tebliğde düzenlenen Tarife hükümleri uygulanır.

Hukuki dayanak

Madde 2 – (1) Bu Tebliğ; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 88 inci maddesinin dördüncü fıkrası ile 17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı Kanunun 105. maddesi ile eklenen geçici 4 üncü maddesi ve 13/7/1987 tarihli ve 19516 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Mahcuz Malların Muhafaza Edileceği Adalet Bakanlığı Depo ve Garajlarının Çalıştırılmasına Dair Yönetmeliğin 28 inci maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.

Muhafaza ücretinin hesabı

Madde 3 – (1) Adalet Bakanlığının depo ve garajlarındaki mahcuz malın muhafaza ücreti, o malın satışa esas alınacak değeri üzerinden günlük binde bir olarak hesap edilir. Ancak yapılacak hesaplamalarda mahcuz malın hacmi iki metre küpün üzerinde ise belirlenecek ücretlere binde bir oranında ilave yapılabilir.

(2) Bu yerlerde muhafaza edilen mahcuz motorlu araçlar için maktu olarak;

a) İş makinelerinden 8,00 TL

b) Otobüs ve kamyonlardan 5,75 TL

c) Minibüs, midibüs ve kamyonetlerden 4,20 TL

d) Diğer binek ve yük vasıtalarından 3,10 TL

günlük ücret alınır.

(3) Ancak, altı aydan sonraki muhafaza süresi için bu ücretler 1/2 oranında uygulanır.

(4) Ücretin hesabında muhafazanın hitam bulduğu gün nazara alınmaz.

Muhafaza ücretinin azami haddi

Madde 4 – (1) Muhafaza müddeti hitamında bu Tarifenin üçüncü maddesi uyarınca hesap edilecek ücret, mahcuz malın satışa esas alınacak değerinin yüzde otuzunu geçemez. Ancak mahcuz malın takdir edilen değeri beş bin altı yüz otuz liranın üzerinde ise, beş bin altı yüz otuz liranın üzerindeki meblağ için hesap edilecek ücret, aşan miktarın yüzde onbeşini geçemez.

Muhafaza ücretinin alınması

Madde 5 – (1) Muhafaza ücreti ilgili icra dairesince muhafaza hitamında bu Tarifeye göre hesap edilip, bu hususta alacaklıdan peşin alınan avanstan karşılanır ve bu suretle tahsil edilen ücret en geç onbeş gün içinde Maliye veznesine ilgili icra dairesince yatırılır ve keyfiyet depo ve garaj memurluğuna yazı ile bildirilir.

Yürürlük

Madde 6 – (1) Bu Tebliğ 24/2/2011 tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

Madde 7 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Adalet Bakanı yürütür.

Adalet Bakanlığına Ait Depo ve Garajlarda Muhafaza Edilen Mahcuz Mallar İçin Alınacak Ücret Tarifesi Hakkında Tebliğ

Resmi Gazete Tarihi: 18/02/2012

Resmi Gazete Sayısı: 28208

Adalet Bakanlığı

Amaç ve kapsam

Madde 1 – (1) İcra dairelerince haczedilen ve Adalet Bakanlığının depo ve garajlarında muhafaza edilen mahcuz mallar için alınacak ücret hususunda bu Tebliğ hükümleri uygulanır.

(2) Adalet Bakanlığı veya Adalet Teşkilatını Güçlendirme Vakfınca mahcuz malların muhafazası için depo ve garajlar açılıncaya kadar, özel depo ve garajlarda da bu Tebliğ hükümleri uygulanır.

Dayanak

Madde 2 – (1) Bu Tebliğ; 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 88 inci maddesinin dördüncü fıkrası, geçici 4 üncü maddesi ile 13/7/1987 tarihli ve 19516 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Mahcuz Malların Muhafaza Edileceği Adalet Bakanlığı Depo ve Garajlarının Çalıştırılmasına Dair Yönetmeliğin 28 inci maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.

Muhafaza ücretinin hesabı

Madde 3 – (1) Adalet Bakanlığının depo ve garajlarındaki mahcuz malın muhafaza ücreti, o malın satışa esas alınacak değeri üzerinden günlük binde bir olarak hesap edilir. Ancak yapılacak hesaplamalarda mahcuz malın hacmi iki metre küpün üzerinde ise belirlenecek ücretlere binde bir oranında ilave yapılabilir.

(2) Bu yerlerde muhafaza edilen mahcuz motorlu araçlar için maktu olarak;

a) İş makinelerinden 8,80 TL,

b) Otobüs ve kamyonlardan 6,30 TL,

c) Minibüs, midibüs ve kamyonetlerden 4,60 TL,

ç) Diğer binek ve yük vasıtalarından 3,40 TL,

günlük ücret alınır.

(3) Ancak, altı aydan sonraki muhafaza süresi için bu ücretler 1/2 oranında uygulanır.

(4) Ücretin hesabında muhafazanın hitam bulduğu gün nazara alınmaz.

Muhafaza ücretinin azami haddi

Madde 4 – (1) Muhafaza müddeti hitamında 3 üncü madde uyarınca hesap edilecek ücret, mahcuz malın satışa esas alınacak değerinin yüzde otuzunu geçemez. Ancak mahcuz malın takdir edilen değeri altıbinikiyüz liranın üzerinde ise altıbinikiyüz liranın üzerindeki meblağ için hesap edilecek ücret, aşan miktarın yüzde onbeşini geçemez.

Muhafaza ücretinin alınması

Madde 5 – (1) Muhafaza ücreti ilgili icra dairesince muhafaza hitamında bu Tebliğe göre hesap edilip bu hususta alacaklıdan peşin alınan avanstan karşılanır ve bu suretle tahsil edilen ücret en geç onbeş gün içinde Maliye veznesine ilgili icra dairesince yatırılır ve keyfiyet depo ve garaj memurluğuna yazı ile bildirilir.

Yürürlük

Madde 6 – (1) Bu Tebliğ 24/2/2012 tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

Madde 7 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Adalet Bakanı yürütür.

Gemilere ve bunlarla ilgili ayni haklara ilişkin ilamların icrası:

Madde 31/a – (Ek madde: 14.01.2011 – 6103 S.K./41. md.)(*)

Bayrağına ve sicile kayıtlı olup olmadığına bakılmaksızın bütün gemilere ve bunlarla ilgili ayni haklara ilişkin kararlar, kesinleşmedikçe icra edilemez.

Sicile kayıtlı Türk gemilerine ve bunlarla ilgili ayni haklara ilişkin davalarda davacının lehine hüküm verilirse, mahkeme, davacının istemine gerek kalmaksızın, hükmün tefhimi ile birlikte özetini gemi sicili müdürlüğüne bildirir. Hüküm, gemi siciline şerh edilir. Davada verilen karar ileride davacının aleyhine kesinleşirse, mahkeme, bu hükmün özetini de gemi sicili müdürlüğüne derhal bildirir. Sicile kayıtlı olup olmadığına bakılmaksızın bütün yabancı bayraklı gemiler bakımından mahkeme, bu fıkrada öngörülen bildirimleri, geminin bayrağını taşıdığı devletin en yakın konsolosluğuna yapar. Hükmün gemi siciline şerh edilmesinden sonra geminin zilyetliğini elde eden kişi aleyhine yeni bir ilam alınmasına gerek olmadan, üçüncü fıkraya göre işlem yapılır.

Bayrağına ve sicile kayıtlı olup olmadığına bakılmaksızın bir geminin tahliye ve teslimine ilişkin ilam, icra dairesine verilince icra müdürü, bir icra emri tebliği suretiyle borçluya yedi gün içinde o geminin teslimini emreder. İcra emrinde; alacaklı ve borçlunun ve varsa temsilcilerinin adları ve soyadları ile yerleşim yerleri, hükmü veren mahkemenin ismi ile tahliye ve teslimine hükmolunan geminin kimliği, ilamın tarih ve numarası ve icra mahkemesinden veya istinaf ya da temyiz yahut iadei muhakeme yoluyla görülmekte olduğu mahkemeden icranın geri bırakılması hakkında bir karar getirilmedikçe cebri icraya devam olunacağı yazılır.

Borçlu, gemiye zilyet olduğu halde bu emri yerine getirmezse, ilamın hükmü zorla tenfiz olunur. Borçlu geminin zilyedi değilse, alacaklı aşağıda yazılı seçimlik haklardan birini kullanabilir:

1. Alacaklı, geminin ilamda yazılı değerinin alınmasını isteyebilir. Borçlu bu değeri ödemezse ayrıca icra emri tebliğine gerek kalmaksızın, söz konusu değer kendisinden haciz yoluyla tahsil olunur. Geminin değeri, ilamda yazılı olmadığı ve taraflar bu değer üzerinde anlaşamadıkları takdirde, icra müdürü tarafından seçilecek bilirkişi heyetine tespit ettirilir. Bilirkişi heyeti geminin kıymet takdiri sırasındaki değerini esas alır.

2. Alacaklı, gemiye zilyet olan üçüncü kişiye karşı borçlunun sahip olduğu hakları kullanabilir. Şu kadar ki, üçüncü kişi, davadan sonra ve hükümden önce gemi siciline tescil edilmiş bir sözleşmeye dayanarak gemiye zilyet ise (1) numaralı bent hükmü uygulanır.

Alacaklıya teslim olunan gemiye haklı bir sebep olmaksızın tekrar giren borçlu veya üçüncü kişi, ayrıca hükme gerek kalmadan zorla çıkarılır.

Gemide bulunup da ilama dahil olmayan eşya, çıkarılarak borçluya teslim ve bu kişi hazır değilse vekiline tevdi olunur. Bunlardan hiçbiri bulunmazsa mezkur eşya, masrafı ileride borçluya ödetilmek üzere peşin olarak alacaklıdan alınıp emin bir yerde veya alacaklının yedinde hıfzettirilir ve icra dairesince hemen yapılacak tebligat üzerine borçlu eşyanın bulunduğu mahalde ise beş, değil ise otuz gün içinde eşyayı almaktan veya masrafı ödemekten kaçınırsa yahut gerek görülürse, icra müdürü, icra mahkemesinin kararıyla bunları satıp tutarından masrafı öder; fazlası kalırsa borçlunun adına, Adalet Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikte nitelikleri belirlenen bankalardan birine yatırır.

Sicile kayıtlı Türk gemileri üzerinde ipotek veya intifa hakkının kurulmasına veya kaldırılmasına ilişkin ilam, icra dairesine verilince, icra müdürü, üçüncü fıkrada yazılı şekilde yedi günlük bir icra emri gönderir. Borçlu emri yerine getirmezse, ilamın hükmü zorla icra olunur.

Gemiye ilişkin bir işin yapılmasına veya yapılmamasına dair olan ve önceki fıkra hükümlerine girmeyen ilamların icrası hakkında 30 uncu madde uygulanır.”

Açıklama:

(*) 14.01.2011 kabul tarihli, 14.02.2011 tarih ve 27846 sayılı R.G.de yayımlanan 6103 sayılı Kanunun 41. maddesiyle eklenen madde, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girer.

Paranın paylaştırılmasına ilişkin hükümlerin gemilere uygulanması:

Madde 144/a – (Ek madde: 14.01.2011 – 6103 S.K./41. md.)(*)

Paranın paylaştırılmasına ilişkin hükümler, gemilerin satışı halinde de uygulanır. Şu kadar ki, 140 ıncı madde uyarınca yapılacak sıra cetveli, bayrağına ve sicile kayıtlı olup olmadığına bakılmaksızın, bütün gemiler hakkında Türk Ticaret Kanununun 1389 ila 1397 nci maddesi hükümlerine tabidir.

Türk gemi siciline kayıtlı olan gemiyi paraya çeviren icra dairesi, sicile kayıtlı ipotek ve intifa haklarına ait kayıtların terkin veya nakillerini yaptırır; yabancı sicile kayıtlı gemilerde, bu işlemin yapılması için geminin bayrağını taşıdığı devletin en yakın konsolosluğuna bildirimde bulunur.

Açıklama:

(*) 14.01.2011 kabul tarihli, 14.02.2011 tarih ve 27846 sayılı R.G.de yayımlanan 6103 sayılı Kanunun 41. maddesiyle eklenen madde, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girer.

Rehnin paraya çevrilmesine ilişkin hükümlerin gemilere uygulanması:

Madde 153/a – (Ek madde: 14.01.2011 – 6103 S.K./41. md.)(*)

Taşınır rehninin paraya çevrilmesine ilişkin hükümler, bayrağına ve sicile kayıtlı olup olmadığına bakılmaksızın bir gemi üzerindeki hapis hakkı ile gemi alacağının verdiği rehin hakkının paraya çevrilmesinde de uygulanır.

İpoteğin paraya çevrilmesine ilişkin hükümler, gemi ipoteğinin paraya çevrilmesine de uygulanır. Bu hükümlerde geçen “taşınmaz” terimi Türkiye’de veya yurt dışında sicile kayıtlı olan gemileri; “tapu sicili” terimi gemi sicilini ve “ipotek” terimi gemi ipoteklerini anlatır. Gemi ipoteklerinin paraya çevrilmesinde, geminin ihtiyaten haczedildiği veya geminin sicile kayıtlı olduğu yer icra dairesi yetkilidir.

Taşınır rehninin ve ipoteğin paraya çevrilmesine ilişkin müşterek hükümler, gemiler üzerindeki rehin haklarının paraya çevrilmesine de uygulanır; şu kadar ki, bu Kanunun:

1. 150/e maddesinin birinci fıkrasında öngörülen süre, bayrağına ve sicile kayıtlı olup olmadığına bakılmaksızın bütün gemiler için üç aydır.

2. 150/h maddesinin yerine Türk Ticaret Kanununun 1377 nci maddesi uygulanır.

3. 151 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yapılacak sıra cetveli, bayrağına ve sicile kayıtlı olup olmadığına bakılmaksızın bütün gemiler için Türk Ticaret Kanununun 1389 ila 1397 nci maddesi hükümlerine göre düzenlenir.

4. 153 üncü maddesinin yerine Türk Ticaret Kanununun 1052 ve 1053 üncü maddeleri uygulanır.

Açıklama:

(*) 14.01.2011 kabul tarihli, 14.02.2011 tarih ve 27846 sayılı R.G.de yayımlanan 6103 sayılı Kanunun 41. maddesiyle eklenen madde, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girer.

Geçici Madde 9 – (Ek madde: 02.07.2012 – 6352 S.K./38. md.)(*)

9 uncu maddenin ikinci fıkrası gereği ödeme yapılabilmesi için ilgilisi tarafından, anılan maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde banka hesap numarasının bildirilmesi gerekir.

Açıklama:

(*) 02.07.2012 kabul tarihli, 05.07.2012 tarih ve 28344 sayılı R.G.de yayımlanan 6352 sayılı Kanunun 38. maddesiyle kanun metnine eklenen madde, 05.01.2013 tarihinde yürürlüğe girer.

Geçici Madde 10 – (Ek madde: 02.07.2012 – 6352 S.K./38. md.)

Bu Kanunun ilgili hükümlerinin yürürlüğe girdiği tarihten önce başlatılan takip işlemleri hakkında, değişiklikten önceki hükümlerin uygulanmasına devam edilir.

Geçici Madde 11 – (Ek madde: 02.07.2012 – 6352 S.K./38. md.)(*)

Adalet Bakanlığı, 88 inci maddenin beşinci fıkrası gereğince hukuki ve teknik her türlü altyapıyı anılan maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde tamamlar. Lisanslı yediemin depoları faaliyete geçinceye kadar o yerdeki mevcut depo ve garajlarda muhafaza işlemlerine, mevcut yönetmelik ve ücret tarifeleri çerçevesinde devam olunur.

Mevcut depo ve garajlarda muhafaza edilen ancak hukuken muhafazasına gerek kalmayan malların, anılan maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir ay içinde teslim alınması için icra müdürü tarafından ilgilisine resen bildirim yapılır.

İlgilisine tebligat yapılamazsa veya verilen süre içinde mal geri alınmazsa, üç ay içinde, 88 inci maddenin altıncı fıkrası hükmü uyarınca satış işlemi yapılır.

Ancak, satış yapılamazsa Adalet Bakanlığı tarafından görevlendirilecek icra müdürünün başkanlığında kaymakamlık, belediye, ilgili yer baro başkanlığı ve ticaret odası tarafından bildirilecek birer kişinin katılımıyla oluşturulacak değer tespit komisyonu tarafından tespit edilecek değer üzerinden, yedieminin alacağına mahsup için malın mülkiyeti yediemine devredilebilir; komisyon, ekonomik bir değerinin kalmadığına karar verirse mal bir tutanakla imha edilir.

Satılan veya mülkiyeti devredilen malın bedelinden, muhafaza ve diğer giderler mahsup edildikten sonra varsa artan miktar talep halinde ilgilisine ödenir.”

Açıklama:

(*) 02.07.2012 kabul tarihli, 05.07.2012 tarih ve 28344 sayılı R.G.de yayımlanan 6352 sayılı Kanunun 38. maddesiyle kanun metnine eklenen madde, 05.01.2013 tarihinde yürürlüğe girer.

Elektronik işlemler:

Madde 8/a – (Ek madde: 02.07.2012 – 6352 S.K./3. md.)(*)

İcra ve iflas dairelerince yapılacak her türlü icra ve iflas iş ve işlemlerinde Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi kullanılır; her türlü veri, bilgi, belge ve karar, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi vasıtasıyla işlenir, kaydedilir ve saklanır.

Usulüne göre güvenli elektronik imza ile oluşturulan elektronik veriler senet hükmündedir. Güvenli elektronik imza, elle atılan imza ile aynı ispat gücünü haizdir. Güvenli elektronik imza, kanunlarda güvenli elektronik imza ile yapılamayacağı açıkça belirtilmiş olan işlemler dışında, elle atılan imza yerine kullanılabilir. Güvenli elektronik imzayla oluşturulan belge ve kararlarda, kanunlarda birden fazla nüshanın düzenlenmesi ve mühürleme işlemini öngören hükümler uygulanmaz.

Zorunlu nedenlerden dolayı fiziki olarak düzenlenen belge veya kararlar, yetkili kişilerce güvenli elektronik imzayla imzalanarak Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemine aktarılır ve gerektiğinde Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi vasıtasıyla ilgili birimlere iletilir. Bu şekilde elektronik ortama aktarılarak ilgili birimlere iletilen belge ve kararların asılları, gönderen icra ve iflas dairesinde saklanır, ayrıca fiziki olarak gönderilmez. Ancak, belge veya kararın aslının incelenmesinin zorunlu olduğu haller saklıdır.

Elektronik ortamdan fiziki örnek çıkartılması gereken hallerde, icra müdürü veya görevlendirdiği personel tarafından belgenin aslının aynı olduğu belirtilerek, imzalanır ve mühürlenir.

Elektronik ortamda yapılan işlemlerde süre gün sonunda biter.

Elektronik işlemlerin Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi vasıtasıyla yapılmasına dair usul ve esaslar, Adalet Bakanlığı tarafından çıkarılan yönetmelikle düzenlenir.

Açıklama:

(*) 02.07.2012 kabul tarihli, 05.07.2012 tarih ve 28344 sayılı R.G.de yayımlanan 6352 sayılı Kanunun 3. maddesiyle Kanuna eklenen madde, 05.01.2013 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

İflas İdaresi Ücreti, Yazı ve Tebliğ Masrafı Tarifesi Hakkında Tebliğ

Resmi Gazete Tarihi: 14/07/2013

Resmi Gazete Sayısı: 28707

Adalet Bakanlığı

BİRİNCİ BÖLÜM: İflas İdaresi Ücreti

Amaç

Madde 1 – (1) Bu Tebliğin amacı; İcra ve İflas Kanununun 223 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları uyarınca, iflas idarelerine ödenecek ücret tarifesini ve ücretin ödeme şeklini belirlemektir.

Kapsam

Madde 2 – (1) Tarifede yazılı iflas idaresi ücreti, iflas tasfiyesi sonuçlanıncaya kadar yapılan bütün hizmetlerin karşılığıdır. Ücretin belirlenmesinde iflas idaresi memurlarının emeği, çabası, işin önemi ve niteliği göz önünde tutulur.

Dayanak

Madde 3 – (1) Bu Tebliğ, İcra ve İflas Kanununun 223 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları uyarınca hazırlanmıştır.

Ücretin ödenmesi

Madde 4 – (1) Ödeme, iflas idaresinin seçildiği tarihte yürürlükte bulunan Tarife hükümlerine göre yapılır. Tarife gereğince takdir olunacak ücret, iflas idare memurlarının her birine ayrı ayrı ve eşit oranda ödenir.

Ücret ödeme zamanı ve avans ödenmesi

Madde 5 – (1) İflas idaresinin ücreti, tasfiyenin sonunda ödenir. Ancak iflas idaresinin talebi üzerine icra hakimi, gerektiğinde iflas dairesinin görüşünü de alarak, ücrete mahsuben makul ölçüde bir miktar avans ödenmesine karar verebilir.

Ücret miktarı

Madde 6 – (1) İfa edecekleri hizmetler karşılığı olarak iflas idaresine; nihai hesapta adi alacaklılara ödenmesi öngörülen toplam alacak miktarı üzerinden aşağıda yazılı olan nispetler nazara alınarak ücret ödenir.

1- İlk (2400) TL için – %10

2- Sonra gelen (3.600) TL için – %8

3- Sonra gelen (6.000) TL için – %6

4- Sonra gelen (12.000) TL için – %4

5- Sonra gelen (24.000) TL için – %2

6- Sonra gelen (45.000) TL için – %1

7- (90.000) TL’den, (140.000) TL’ye kadar – binde 6

8- (140.000) TL’den, (600.000) TL’ye kadar – binde 2

9- (600.000) TL’den yukarısı için – binde 1

(2) Rehinli alacağın paraya çevrilmesine ilişkin hizmetler için de, (sarf edilen mesai ve gayret göz önünde tutularak) tasfiye idaresine ek ücret ödenebilir. Ancak bu surette ödenecek ek ücret, rehinli alacak miktarı üzerinden yukarıdaki nispetlere göre bulunacak miktarın %25 ini geçemez.

İcra Mahkemesince ücret takdiri

Madde 7 – (1) İcra mahkemesi, iflas idaresinin emek ve mesaisini, işin önem ve niteliğini göz önünde bulundurarak Tarifede belirtilen miktarın üç katına kadar ücret takdir edebilir.

(2) İcra mahkemesi, iflas idaresinin emek ve mesaisini, işin önem ve niteliğini göz önünde bulundurarak Tarifede belirtilen miktarların altında ücret takdir edebileceği gibi, haklı sebeplerin mevcut olması halinde ücret ödenmemesine de karar verebilir.

İstifa, azil ve ölüm gibi hallerde ücret

Madde 8 – (1) İflas idare memurunun istifası, azli, ölümü gibi hallerde ücret, o zamana kadar sarf ettiği emek ve mesaisi, işin önemi ve niteliği nazara alınarak icra hakimince takdir olunur.

(2) Yukarıdaki fıkrada anılan boşalma hallerinde iflas idaresinde görev alanlara, idareye katılma zamanından sonraki emek ve mesaileri nazara alınarak, yerlerine kaim oldukları şahsın bakiye ücretinden ödeme yapılır.

Konkordato halinde ücret

Madde 9 – (1) Konkordato nedeniyle masa müflise intikal ettiğinde, iflas idare memurlarının o zamana kadar yukarıdaki esaslar dairesinde icra mahkemesince belirlenecek ücretleri, müflis tarafından peşinen iflas dairesine yatırılır.

İKİNCİ BÖLÜM: Masraf ve Tebligat Ücreti

Masraf ve tebligat ücreti

Madde 10 – (1) İflas idaresi, İcra ve İflas Kanununun 223 üncü maddesinin üçüncü fıkrası gereğince kendilerine tebligat yapılmasını isteyen alacaklılardan, tasfiye sonunda mahsup ve iade edilmek üzere tahmini tebligat sayısı nazara alınarak hesaplanacak yazı ve normal tebligat masrafı toplamının üç misli kadar avansı, iflas dairesine yatırmasını ister.

Yürürlük

Madde 11 – (1) Bu Tebliğ 15/7/2013 tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

Madde 12 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Adalet Bakanı yürütür.

Ek Madde 2 – (Ek madde: 06.02.2014 – 6518 S.K./2. md.)

Türkiye Cumhuriyeti adına 16/11/2001 tarihinde Cape Town’da imzalanan ve 10/3/2011 tarihli ve 6192 sayılı Kanunla onaylanması uygun bulunan “Taşınır Donanım Üzerindeki Uluslararası Teminatlar Hakkında Sözleşme” ve “Taşınır Donanım Üzerindeki Uluslararası Teminatlar Hakkında Sözleşmeye İlişkin Hava Aracı Donanımına Özgü Konulara Dair Protokol” çerçevesinde, “Taşınır Donanım Üzerindeki Uluslararası Teminatlar Hakkında Sözleşme”nin 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında haklarını kullanan güvence lehtarı ve 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında haklarını kullanan şartlı satıcı veya kiralayan, herhangi bir yargı kararı aranmaksızın, hak sahibi olduğunu gösteren ve Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenecek tescil belgesiyle Ankara İcra Dairesine başvurarak, tercih ettiği hakkın yerine getirilmesini talep edebilir.

Talep üzerine icra müdürü tarafından başkaca herhangi bir araştırma yapılmaksızın, hak sahibi lehine üzerinde güvence tesis edilen nesnenin zilyetliği veya kontrolünün devrine ilişkin karar verilir ve karar borçluya tebliğ edilir. Tebliğ tarihinden itibaren üç iş günü içinde borçlu taraf, bu emri yerine getirmezse icra müdürü, Sözleşme’nin anılan 8 inci ve 10 uncu maddeleri çerçevesinde gereğini yerine getirmesi için almış olduğu kararı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğüne gönderir.

Bu madde gereğince İcra Dairesince yapılan işlemler nedeniyle, 492 sayılı Harçlar Kanununun hükümlerine göre 10.000 Türk Lirası maktu harç dışında herhangi bir vergi, resim ve harç alınmaz. Harç ve giderler, talep edene aittir.

İcra Dairesince, Sözleşme ve Protokol çerçevesinde yapılacak iş ve işlemler ile takibe ilişkin esas ve usuller Adalet Bakanlığı ile Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.