Avrupa Yeşil Mutabakatı-(Europear Green Deal)

Geçici süreyle alınan ilave gümrük vergileri kalıcı hale geldi.
19 Ocak 2021
Silahlı terör örgütüne üye olma, örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme
3 Temmuz 2021
Hepsini göster

Avrupa Birliği (AB) tarafından 2019 yılının Aralık ayında açıkladığı Avrupa Yeşil Mutabakatı (Euro- pear Green Deal) ilk bakışta sadece Avrupa Birliğine üye ülkelerin uygulayacağı gibi gözükse de aslında ihracatımızın %45’ini yaptığımız ve en büyük tedarikçisi (Tedarik Zinciri) olan Türkiye’yi ekonomik, siyasi ve üye adayı olarak bizleri çok yakından ilgilendirmektedir. Yine burada etkilenecek en önemli aktörlerden biri de reel sektördür. O zaman bir tarafta Devletimiz, diğer tarafta da özel sektörün, Üniversitelerin ve Sivil Toplum Kuruluşların (STK) bu oluşum içersin de bir an önce yer alması gerekmektedir.

Devletin yapması gerekli olan ise, mevcut yatırım, üretim, doğrudan yabancı sermaye, sürdürülebilir finans, Dijital dönüşüm, ar-ge, tasarım, inovasyon, uluslararası rekabet, marka (Marka Değeri Yaratma), patent, orta yüksek ve yüksek teknolojili gibi ürünlerin üretimine yönelik konularda özellikle 2012/3305 sayılı Yatırımlarda Devlet Yardımları Bakanlar Kurulu Kararı; Yatırım Teşvik Mevzuatı, 2006/12 Sayılı Dahilde İşleme Rejimi İhracat, Devlet Destekleri ki Yurt Dışı Fuar, Küresel Tedarik Zin- ciri, Pazara Giriş, Pazar Araştırmaları, Yurt Dışında Ofis Mağaza gibi teşvikler, Organize Sanayi Bölgeleri (OSB), Endüstri Bölgeleri (EB), Serbest Bölgeler (SB), Uluslararası anlaşmalar ile 4458 Sayılı Gümrük Kanunu ile Türkiye’nin Dış Ticaret Politikalarının gözden geçirilerek ve bu doğrultuda yasal düzenlemelerin bir an önce yapılması için çalışmalara başlanması gerekmektedir.

Burada sadece üretimden değil aynı şekilde içinde bulunduğumuz bu yeni düzende tüketim (Yeşil Tüketim) alışkanlıklarımızı da gözden geçirmemiz gerekmektedir. Bu tarzda karbon emisyonun düşürülmesi hatta sıfırlanması için sanayicimize yeni yatırım teşvikler ve bu teşviklerde finansmana erişim, makine ve teçhizat tedariki, vergisel avantajların sağlanması gerekmektedir. Bunun öncesinde firmaların mevcut durumlarının tespit edilmesi çok önem arz etmektedir. Devletimizin rekabetçi sürdürebilirlikle ilgili eylem planını bir an önce hayata geçirmesi gerekmektedir.

Bununla ilgili olarak ilk Sivil Toplum Kuruluşlarından DEİK (DIŞ EKONOMİK İLİŞKİLER KURULU) geçtiğimiz günlerde SANAYİ SEKTÖRÜNÜN KARBONSUZ EKO- NOMİYE GEÇİŞ SÜRECİNİN DESTEKLENMESİ PROJE’ sini hayata geçirmiş bulunmaktadır. Bunu bir tehdit olarak değil, ekonomimiz bir fırsat olarak görüp, şimdiden çalışmalara başlanması gerekmektedir. Bu işletmelerin Yeni Bir İş Yapma Modelidir.

Temiz enerji

Avrupa Birliği’nin 2050 yılındaki hedefi, dünyanın ilk iklim nötr kıtası olmak ve sera gazı emisyonu-nu sıfırlamaktır. Böy lece Avrupa Birliği birçok üretim alanında endüstriden tarıma kadar kirliliğin önlenmesi adına temiz enerji ile bu amaçlarına ulaşmak için önemli bir adım atmış olacaktır. Avrupa Birliği Yeşil Mutabakat ile, karbon nötr olma hedefini iklim yasasından, yeni sanayi stratejisine, döngüsel ekonomiden, sıfır atık ve enerji verimliliği ki temiz enerji ile yenilebilir enerji, küresel virüs salgının bize bir kez daha hatırlattığı ve önemine işaret ettiği doğal tarımdan dış ticaretin bütün kılcal damarlarına kadar her alanda geliştirdiği politikalar ile bir bütünlük oluşturmaktadır.

Yeşil sanayii politikası

Yeşil sanayi politikası aslında yeni bir kavram değil. Bugünkü tartışmaların farkı, kapsamın genişlemesi ve artık geleneksel sanayi politikasının yerini tamamen alacak yeni sanayi politikasının gündeme yerleşmesidir. Uygulamada iklim politikası ve rekabetçi sürdürülebilirlik ayrı, sanayi politikası ayrı yerlerden giderken, artık birleşmeleri gündemde. Geleneksel sanayi politikasının çerçevesini özetle verimlilik artışları vasıtasıyla ekonomik büyüme oluştururken, artık tek odak verimlilik ve büyüme değil. Rekabetçi sürdürülebilirlik yeni bir gösterge olarak bu çerçevenin odağına yerleşiyor. Rekabetçi sürdürülebilirliğe katkı sağlayarak verimlilik artışlarını gerçekleştirmek, yeşil sanayi politikasının temelini oluşturuyor.

AB, Yeşil Mutabakat sonrasında, Avrupa›nın sanayi yapısında çok ciddi değişimler geçirmesi ve bunun ulusal ve uluslararası seviyede yol haritalarıyla uygulanması gereğini ortaya koydu. Bunun kısa vadede kazananları ve kaybedenleri olacağının da farkında oldukları-

nı her fırsatta belirtiyor- lar. Unutmamız gerekli olan, Dünya Ekonomik Forumu’nun 2021 Ocak ayında bildirdiği Küresel Risk Raporu’nda en önemli riskin iklim ve bunun getireceği ekonomik hasarlar olacağıdır. Buna istinaden ABD’nin 2050 yılın da yüzde 100 temiz enerjiye geçişi ve İngiltere’nin 2050 yılında sıfır emisyonlu piyasa hedefi olduğudur.

Başta devletimiz olmak üzere, sanayicilerimizin, ka- munun, üniversitelerin, sivil toplum kuruluşları (STK) ve uluslararası temsilcilerimizin; iklim değişikliği ve sürdürülebilir sanayi alanında, döngüsel ekonomi, işin geleceği, güvenli çalışma ortamı ve sürdürebilir finans olarak bu konulara yoğunlaşılmış çalışmaların yapılması ülke- mizin en önemli menfaatlerinden biri olacaktır.

 

KAYNAKÇA:

  • DEİK (Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu) Avrupa Yeşil Mutabakatı Kapsamında Sanayi Sektörünün Karbonsuz Ekonomiye Geçiş Süreci- nin Desteklenmesi Projesi Anket Çalışması 29/Ocak/2021
  • İSO (İstanbul Sanayi Odası) Sürdürebilirlik Günleri Eğitim Semi- nerleri Serisi Başladı 08/Ekim/2020
  • İSO (İstanbul Sanayi Odası) Türkiye Ve AB (Avrupa Birliği) Pers- pektifinden Sürdürebilirlik ve İş Dünyası Web Semineri Düzenlendi 09/ Aralık/2020
  • Arslanhan Selin Yeniden Keşif 02/ Şubat/2021
  • İSO (İstanbul Sanayi Odası)’nın Mart Meclisinde ‘’Avrupa Ye- şil Mutabakatı, Sanayimize Yansımaları ve İSO (İstanbul Sanayi Oda- sı)’nın Sürdürebilirlik Vizyonu’’ Konuşuldu 24/Mart/2021
  • Interpress Aydınlık Günlük Ulusal Gazete Yayın Tari- hi:26.03.2021 Sayfa:6 Medya Tiraj:2006 Stxcm:63
Cem Özvardar
Cem Özvardar
İstanbul Kültür Üniversitesi İktisadi Ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası Ticaret ve Finansman Bölümü Öğretim Görevlisi